- Katılım
- 16 Ocak 2023
- Mesajlar
- 84
- Emoji Skoru
- -132
- Puanlar
- 38
- Yaş
- 28
Kızlar biraz uzun olacak, kusura bakmayın. Artık gerçekten kafamın içinden çıkamadığım bir konu var, dışarıdan insanların fikrini almak istiyorum.
Eşim hayatı boyunca ailesini düşünmek zorunda kalmış biri. Kendi hayatını kurmak, kendisi için bir şey yapmak konusunda maalesef çok geri planda kalmış. Hala annesi, babası, kardeşleri derken bizim evliliğimiz sürekli ikinci planda kalıyor.
Ailesiyle işleri ve maddi konuları da iç içe. Dolayısıyla ‘onların sorunu” diyebileceğimiz bir durum da yok. Bir şey olduğunda ister istemez bizim hayatımıza da yansıyor. Ben bazen eşimle bir şey konuşurken bile önce “ailem ne der, onların durumu ne olur?” diyor.
Beni en çok yoran şey de şu Ben eşimin ailesinden kopmasını istemiyorum. Böyle bir şey beklemiyorum zaten. Ama insan evlenince kendi kurduğu aileyi de biraz önce koymaz mı?
Mesela sürekli ailesinin geçmişte yaşadığı sıkıntılardan bahsediyor. Annesinin neler çektiğini anlatıyor, onları düşündüğünü söylüyor. Ben de empati yapıyorum çünkü benim ailemde de benzer şeyler oldu. Tamam yaşadıklarınızı anlıyorum diyorum. Ama geçmişte onların yaşadığı sıkıntıları telafi etmeye çalışırken bugün bizim hayatımızı kaçırıyor gibi geliyor bana.
Bir de ailesi dışarıdan bakınca çok iç içe. Herkes birbirinin hayatında. Birbirleriyle ilgili konuşmalar, maddi meseleler, kimin ne yaptığı, kimin neye ihtiyacı olduğu vs. sürekli gündemde. İşin garip tarafı herkes birbirinin arkasından konuşuyor ama eşim hâlâ biz çok bağlı bir aileyiz, herkes birbirini çok sever kafasında. Ben dışarıdan baktığımda ise bu kadar iç içe olmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.
Bazen gerçekten kendimi eşimle değil de koskoca bir aile sistemiyle evliymişim gibi hissediyorum.
Eşim çok çalışıyor. Çalışkanlığını asla küçümsemiyorum, hatta gerçekten hakkını veriyor. Ama kendisini de çok yıpratıyor. Sağlığıyla ilgili ciddi bir durum yaşamasına rağmen bile biraz durayım demiyor. En ağır işleri yine kendisi üstleniyor. Eve bazen çok geç geliyor. Akşamları birlikte bir şey yapalım desen zaten yorgun. Pazar günü bile çoğu zaman çalışıyor.
Yani para kazanılıyor, evet. Ama o para da aile içinde o kadar çok yere gidiyor ki bazen biz bunun karşılığında kendi hayatımızı ne zaman yaşayacağız? diye düşünüyorum. Diğerleri çoluk çocuk sahibi düzen kurmuşlar.
Bizim çocuğumuz yok. Açıkçası eşim çocuk konusunda da çok istekli değil. Ben de çocuk yapmaya korkuyorum. Burada kimsem yok, ailem yanımda değil. Eşim zaten sürekli çalışıyor. Böyle bir düzende çocuğun bütün yükünün benim üzerimde kalmasından korkuyorum.
Sonradan öğrendiğim bazı ailevi maddi meseleler de oldu ve bunların bizim evliliğimizi de etkilediğini gördüm. Çok detay vermek istemiyorum çünkü burada beni tanıyan birinin çıkmasını istemiyorum ama bazı şeylerden sonra eşimin ailesi konusunda eskisi kadar rahat hissetmemeye başladım.
Eşim bana destek oluyor mu? Oluyor. Hiçbir şey yapmıyor, beni tamamen yalnız bırakıyor diyemem. Ama zamanla şunu fark ettim Bana verebildiği destek bile çoğu zaman ailesinin ihtiyaçlarından ve onların durumundan arta kalan ölçüde oluyor gibi hissediyorum.
Ben boşanmak isteyen biri değilim. Eşimi seviyorum. Kötü biri olduğunu da düşünmüyorum. Zaten mesele de bu. Karşımda kötü niyetli bir insan yok. Ailesine karşı aşırı sorumluluk hisseden, onların hayatını kendi hayatının önüne koymuş biri var.
Ben de artık “peki ben neredeyim?” diye sormaya başladım.
Bu yıl bir sınava girdim, atama gibi bir ihtimalim var ve farklı şehirleri yazmayı düşünüyorum. Aslında bu biraz da kendi hayatımı kurabilmek için benim açımdan bir fırsat. Eşim benimle gelir mi, gelmez mi bilmiyorum. Ama ilk defa “ben ne istiyorum?” diye ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Çünkü ben eşimin ailesiyle yarışmak istemiyorum. “Ya onlar ya ben” demek de istemiyorum.
Sadece evlendiği kadının da artık onun hayatında gerçekten birinci derecede ailesi olduğunu anlamasını istiyorum.
Sizce böyle bir insan nasıl kendine getirilebilir? Ailesinden koparmadan, kavga dövüş etmeden “artık bizim de bir hayatımız var” nasıl anlatılır?
Özellikle eşi ailesine aşırı düşkün olan kadınlar, siz bu dengeyi nasıl kurdunuz?
Eşim hayatı boyunca ailesini düşünmek zorunda kalmış biri. Kendi hayatını kurmak, kendisi için bir şey yapmak konusunda maalesef çok geri planda kalmış. Hala annesi, babası, kardeşleri derken bizim evliliğimiz sürekli ikinci planda kalıyor.
Ailesiyle işleri ve maddi konuları da iç içe. Dolayısıyla ‘onların sorunu” diyebileceğimiz bir durum da yok. Bir şey olduğunda ister istemez bizim hayatımıza da yansıyor. Ben bazen eşimle bir şey konuşurken bile önce “ailem ne der, onların durumu ne olur?” diyor.
Beni en çok yoran şey de şu Ben eşimin ailesinden kopmasını istemiyorum. Böyle bir şey beklemiyorum zaten. Ama insan evlenince kendi kurduğu aileyi de biraz önce koymaz mı?
Mesela sürekli ailesinin geçmişte yaşadığı sıkıntılardan bahsediyor. Annesinin neler çektiğini anlatıyor, onları düşündüğünü söylüyor. Ben de empati yapıyorum çünkü benim ailemde de benzer şeyler oldu. Tamam yaşadıklarınızı anlıyorum diyorum. Ama geçmişte onların yaşadığı sıkıntıları telafi etmeye çalışırken bugün bizim hayatımızı kaçırıyor gibi geliyor bana.
Bir de ailesi dışarıdan bakınca çok iç içe. Herkes birbirinin hayatında. Birbirleriyle ilgili konuşmalar, maddi meseleler, kimin ne yaptığı, kimin neye ihtiyacı olduğu vs. sürekli gündemde. İşin garip tarafı herkes birbirinin arkasından konuşuyor ama eşim hâlâ biz çok bağlı bir aileyiz, herkes birbirini çok sever kafasında. Ben dışarıdan baktığımda ise bu kadar iç içe olmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.
Bazen gerçekten kendimi eşimle değil de koskoca bir aile sistemiyle evliymişim gibi hissediyorum.
Eşim çok çalışıyor. Çalışkanlığını asla küçümsemiyorum, hatta gerçekten hakkını veriyor. Ama kendisini de çok yıpratıyor. Sağlığıyla ilgili ciddi bir durum yaşamasına rağmen bile biraz durayım demiyor. En ağır işleri yine kendisi üstleniyor. Eve bazen çok geç geliyor. Akşamları birlikte bir şey yapalım desen zaten yorgun. Pazar günü bile çoğu zaman çalışıyor.
Yani para kazanılıyor, evet. Ama o para da aile içinde o kadar çok yere gidiyor ki bazen biz bunun karşılığında kendi hayatımızı ne zaman yaşayacağız? diye düşünüyorum. Diğerleri çoluk çocuk sahibi düzen kurmuşlar.
Bizim çocuğumuz yok. Açıkçası eşim çocuk konusunda da çok istekli değil. Ben de çocuk yapmaya korkuyorum. Burada kimsem yok, ailem yanımda değil. Eşim zaten sürekli çalışıyor. Böyle bir düzende çocuğun bütün yükünün benim üzerimde kalmasından korkuyorum.
Sonradan öğrendiğim bazı ailevi maddi meseleler de oldu ve bunların bizim evliliğimizi de etkilediğini gördüm. Çok detay vermek istemiyorum çünkü burada beni tanıyan birinin çıkmasını istemiyorum ama bazı şeylerden sonra eşimin ailesi konusunda eskisi kadar rahat hissetmemeye başladım.
Eşim bana destek oluyor mu? Oluyor. Hiçbir şey yapmıyor, beni tamamen yalnız bırakıyor diyemem. Ama zamanla şunu fark ettim Bana verebildiği destek bile çoğu zaman ailesinin ihtiyaçlarından ve onların durumundan arta kalan ölçüde oluyor gibi hissediyorum.
Ben boşanmak isteyen biri değilim. Eşimi seviyorum. Kötü biri olduğunu da düşünmüyorum. Zaten mesele de bu. Karşımda kötü niyetli bir insan yok. Ailesine karşı aşırı sorumluluk hisseden, onların hayatını kendi hayatının önüne koymuş biri var.
Ben de artık “peki ben neredeyim?” diye sormaya başladım.
Bu yıl bir sınava girdim, atama gibi bir ihtimalim var ve farklı şehirleri yazmayı düşünüyorum. Aslında bu biraz da kendi hayatımı kurabilmek için benim açımdan bir fırsat. Eşim benimle gelir mi, gelmez mi bilmiyorum. Ama ilk defa “ben ne istiyorum?” diye ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Çünkü ben eşimin ailesiyle yarışmak istemiyorum. “Ya onlar ya ben” demek de istemiyorum.
Sadece evlendiği kadının da artık onun hayatında gerçekten birinci derecede ailesi olduğunu anlamasını istiyorum.
Sizce böyle bir insan nasıl kendine getirilebilir? Ailesinden koparmadan, kavga dövüş etmeden “artık bizim de bir hayatımız var” nasıl anlatılır?
Özellikle eşi ailesine aşırı düşkün olan kadınlar, siz bu dengeyi nasıl kurdunuz?