• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Evde sorumluluk

Annenize yazik ya. Hadi siz o gelene kdr cekeceksiniz belli. Kadin boyle bir es ve ogulla yasiyor devamli
Malesef annede de hata var. Zamanında eşine de, çocuklarına da iş yaptıracaktı, öğretecekti, yapacaksınız diyecekti. Gerekirse o işi onlar yapana kadar yapmayacaktı. Zamanında anne demediği için muhtemelen baba da, erkek kardeş de bu şekilde çıkışabiliyor. Malesef ülkemizde X kuşağının temel sorunu bu. Erkekler yapmaz, paşadır, kadın işidir düşünceleri.
Bu şekilde olan bir aile de bir anda bu işler, fikirler değişmez malesef. Konu sahibinin isyanına hak veriyorum ama bu devran hep böyle gelmiş, geçmiş. Şimdi kendisini yıpratmanın, onlarla tartışmanın bir anlamı yok. Sadece kendi sinirleri bozulacak. Diğer herkes rahatına bakmaya devam edecek. Kendi işini kolaylaştırmanın yoluna bakıp ileride ev ayırmak en mantıklısı.
 
Kız kardeşin pek de küçük değilmiş. İşten zaten yorgun geliyorum sen bütün gün evdesin. Benim geliş saatime yakın en azından malzemeleri hazırla sofra kur gibi ufak görevler verebilirsin. Erkek kardeşinin tutumu da tamamen ailenin yetiştirmesinden kaynaklı. Bir erkek arkadaşla telefonda konuşuyorduk, babası odaya girdi, annen yorgun geldi oturuyor yemeği sen hazırla dedi (20 li yaşlarında kız kardeşi var ama babası ona diyor) böyle aileler de var
 
Akedemisyen bir akrabam en son kaynanasının taziyesinde tuvaletleri yıkıyordu. Akademisyenin cinsiyetini söylememe gerek yok.

Bu söylediğinizin kadını savunmakla, kadın hakları ile falan asla ilgisi yok ki. Damatlar da kayınpederinin tabutunu falan taşımak zorunda kalıyor, cenazede pideciden pide ayran almak zorunda falan mı diyelim o zaman. Ya da belli bir eğitimin üzerinde alınca tuvalete çamaşır suyu dökme muafiyeti mi doğuyor? Aile olmak, aile kurmak falan bunların dünyanın en büyük sorunu olmadığını fark etmek değil mi ya?
 
İş bölümü yapsanız ,
Bir kağıt alıp bütün işleri yazsan..
Akşam çay yapılacak.. tatlı..
Çöpler atılacak .
Sofra toplama ,kurma .
Bulaşık Makinesi yerleştirme .
Gibi basitçe olanlarıda..
Herkes odasını ,yatağını toplarzaten .
Evet arkadaşlar şimdi işbölümü yapıyoruz . Haftanın üç günü yemekler bende . Copleride isegiderken atiyorum .
Sofra kurma ,bulaşık ,çay hadi bakalım pamuk eller cebe .🤩
Deseniz devamı gelir mi ki 🤔
 
Sulu yemekleri de birkaç gün yenecek şekilde bolca yaparsan sana kolaylık olur. İşten gelince yapmakta zorlanırsan da uyumadan önce yaparsan sabaha yemekler soğur kardeşlerin dolaba koyarlar
 
Kız kardeşin pek de küçük değilmiş. İşten zaten yorgun geliyorum sen bütün gün evdesin. Benim geliş saatime yakın en azından malzemeleri hazırla sofra kur gibi ufak görevler verebilirsin. Erkek kardeşinin tutumu da tamamen ailenin yetiştirmesinden kaynaklı. Bir erkek arkadaşla telefonda konuşuyorduk, babası odaya girdi, annen yorgun geldi oturuyor yemeği sen hazırla dedi (20 li yaşlarında kız kardeşi var ama babası ona diyor) böyle aileler de var
Öyle ailelerden Allah bin kere razı olsun . Muasır medeniyet seviyesine o aileler çıkaracak bizi bizimki de hala sana erkek işi yap demiyoruz mesela lastikleri sen değiştir dedik mi hiç sana desin djdkdkdkdkdkdkdkdkd ağlamam geliyor sinirden
 
Sulu yemekleri de birkaç gün yenecek şekilde bolca yaparsan sana kolaylık olur. İşten gelince yapmakta zorlanırsan da uyumadan önce yaparsan sabaha yemekler soğur kardeşlerin dolaba koyarlar
Yemek problem değil hallederim . Teşekkür ederim tavsiye için
 
Merhaba bi konuda fikir almak için yazıyorum biz dört kisilik bi aileyiz . Annem bi sebepten dört beş ay yanımızda olmayacak . Babam emekli ancak çamaşır asar ütü yapar evi süpürür annem çalıştığı için . Benim mesaim akşam altıda bitiyor . Kardeşim de çalışıyor . Özetle akşam altıdan sonra bütün aile evde oluyoruz . Annem iki haftaya ayrılacak yanımızdan ve ramazan geliyor . Stresi gerginliği beni şimdiden sardı . Nasıl yemek yetiştireceğim nasıl olacak hiç bilmiyorum. Bi yandan evin bütün işlerinin üzerime kalmasından korkuyorum . Misafir geliyor mesela annen gidince her şey sana kalacak yazık modunda insanlar . Gerçekten sinirlerim bozuldu . Az önce de tartıştım evdekilerle zaten . Niye her şey sanki bana yıkılacakmış gibi davranıyorsunuz herkes üzerine düşeni yapacak vs dedim . Erkek kardeşim zaten klasik mağara adamı odasından asla çıkmaz yemek memek anlamaz . Ve babamın tavrı aynen şu tabi ki yapacaksın. Tabi ki sana yıkılacak ev. Bu tavırlar daha da sinirimi bozuyor .. boşandım geldim kirasız masrafsız yaşıyorum evet ama kadınsan illa bi şekilde bedel ödemen gerekiyor . Burada kiraya çıkmayı çok düşündüm ancak kiralar gerçekten yüksek. Üstüne TOKİ çıktı bana onun ödemesi başlayacak bu sene yani hem kira hem TOKİ hem yalnız yaşamak imkansız . Ne yapacağım bilmiyorum
Anneniz börek çörek yapsın biraz.Siz de abinizi ikna edin babanızla.Akşam biraz dinlendikten sonra ertesi günün yemeğini yapın. Basit yemekler yapabilirsiniz beraberce.
 
Şu evde vazife almayan erkek kardeş evlense eşi buraya konu açsa; 'İkimizde çalışıp aynı saatte eve geliyoruz. Çamaşır ütü ev temizliğine yardımcı alıyoruz. Geri kalan vazifeler bende. Gelince telefon başına geçer. Sorumluluk almaz senin vazifen der.' yazsanız size hak verilirdi.

Erkek kardeş eline mi yapışıyor diyen adamların bekarlığı işte.
(Kızkardeşiniz evde değil gibi anladım dört kişiyiz yazmışsınız. )
1- boşanınca kaç tane erkek babasının evine geri dönüyor?

en azından benim etrafımda hiç yok..varsa da epey az bi yüzdedir.

eşitlikse kadınlarımız da dönmese mi mesela babasının evine? baksa mı başının çaresine? eski kocası (evde iş yapıyordu veya yapmıyordu bilmiyoruz) babasının evine mi dönmüş?

öyle olmuyor, kadınlar direkt baba evine dönüyor. ama yalnız şunu unutuyor kadının babasının evine dönmesini orada kira vermeden kaç yaşında kadın da olsa kalmasını normal gören toplum evin işini kadının (anne veya kız kimse artık) yapmasını da normal görüyor. bazı şeyler tek taraflı çalışmıyor.

bu kadın gitse kendi evinde yaşasaydı hiçbiri bişey diyemeyecekti...
ama burada şey var "baba evine dönerken kadınsın, ama evde kadın işi erkek işi olmasın" hımmm! biraz akıllı mıyız?

2- evlenirken adam kadına ben her işi yaparım aşkitom tabii ki ev işi ortak sen de çalışıyorsun, vırt zırt diyip kandırabilir
kadın evlenince görebilir işin gerçeğini- ona bile kanmışsın yazık, akıllı olaydın keşke biraz diyoruz hatta evlenmeden birlikte yaşayın gözleyin deniyor filan.

bu kadın kendi evini bilmeden mi eve geri dönmüş?

e o o zaman evlenmeden önce biliyormuşsun evlenmeseydin dememizle bu kadına yahu kendi ailen bilmiyor muydun dememiz arasındaki fark nedir?
hatta bu düzenin bu zamana kadar böyle gelmesinde bu kadının da katkısı var ama bir eşin diğerinin o yaşa kadar o düzenle gelmesinde bir etkisi olamaz.

3- annesi öğretmemişse bu kadın ablası olarak öğretseymiş kardeşi de mağarasından çıksaymış?

bunların hiçbiri olmamış şimdi 4-5 ay sürekli evde sen onu yaptın ben bunu yapmadım, sen mağarandan çıktın yok çıkmadın diyince evdekiler de kesin aydınlanma yaşar ve herkes aşçı kesilir...bu kadınınki kardeşim yapmayacak ben yapcam, tek bu. bu kadında yapıcı bir şekilde bakın ben de yoruluyorum hadi birlikte bi el atalım ya gibi bir tavır var mı ki? demiyorum ki böyleymiş hiç değişmez, değişmemeli, kabul et sus otur ama bu tavırla mı düzelecek? bu tavırla anca kavga çıkar.

herşey bir kenara ramazan vakti babasına yemek yapmaya, birlikte iftar yapmaya insan mutlu olur yahu. yemek yapmayı biliyorsa da bu kadar ne yapcam nasıl yetiştircem stresine girmez, bu da başka tutarsızlık.
 
Malesef annede de hata var. Zamanında eşine de, çocuklarına da iş yaptıracaktı, öğretecekti, yapacaksınız diyecekti. Gerekirse o işi onlar yapana kadar yapmayacaktı. Zamanında anne demediği için muhtemelen baba da, erkek kardeş de bu şekilde çıkışabiliyor. Malesef ülkemizde X kuşağının temel sorunu bu. Erkekler yapmaz, paşadır, kadın işidir düşünceleri.
Bu şekilde olan bir aile de bir anda bu işler, fikirler değişmez malesef. Konu sahibinin isyanına hak veriyorum ama bu devran hep böyle gelmiş, geçmiş. Şimdi kendisini yıpratmanın, onlarla tartışmanın bir anlamı yok. Sadece kendi sinirleri bozulacak. Diğer herkes rahatına bakmaya devam edecek. Kendi işini kolaylaştırmanın yoluna bakıp ileride ev ayırmak en mantıklısı.
Dediklerinize ek olarak aslinda asil gorev baba rolundeki kisinin anne ve babasina düşüyordu. Küçükken ogretmelilerdi ve ne yazikki bu yanlis ogreti nesilden nesile devam ediyor
 
1- boşanınca kaç tane erkek babasının evine geri dönüyor?

en azından benim etrafımda hiç yok..varsa da epey az bi yüzdedir.

eşitlikse kadınlarımız da dönmese mi mesela babasının evine? baksa mı başının çaresine? eski kocası (evde iş yapıyordu veya yapmıyordu bilmiyoruz) babasının evine mi dönmüş?

öyle olmuyor, kadınlar direkt baba evine dönüyor. ama yalnız şunu unutuyor kadının babasının evine dönmesini orada kira vermeden kaç yaşında kadın da olsa kalmasını normal gören toplum evin işini kadının (anne veya kız kimse artık) yapmasını da normal görüyor. bazı şeyler tek taraflı çalışmıyor.

bu kadın gitse kendi evinde yaşasaydı hiçbiri bişey diyemeyecekti...
ama burada şey var "baba evine dönerken kadınsın, ama evde kadın işi erkek işi olmasın" hımmm! biraz akıllı mıyız?

2- evlenirken adam kadına ben her işi yaparım aşkitom tabii ki ev işi ortak sen de çalışıyorsun, vırt zırt diyip kandırabilir
kadın evlenince görebilir işin gerçeğini- ona bile kanmışsın yazık, akıllı olaydın keşke biraz diyoruz hatta evlenmeden birlikte yaşayın gözleyin deniyor filan.

bu kadın kendi evini bilmeden mi eve geri dönmüş?

e o o zaman evlenmeden önce biliyormuşsun evlenmeseydin dememizle bu kadına yahu kendi ailen bilmiyor muydun dememiz arasındaki fark nedir?
hatta bu düzenin bu zamana kadar böyle gelmesinde bu kadının da katkısı var ama bir eşin diğerinin o yaşa kadar o düzenle gelmesinde bir etkisi olamaz.

3- annesi öğretmemişse bu kadın ablası olarak öğretseymiş kardeşi de mağarasından çıksaymış?

bunların hiçbiri olmamış şimdi 4-5 ay sürekli evde sen onu yaptın ben bunu yapmadım, sen mağarandan çıktın yok çıkmadın diyince evdekiler de kesin aydınlanma yaşar ve herkes aşçı kesilir...bu kadınınki kardeşim yapmayacak ben yapcam, tek bu. bu kadında yapıcı bir şekilde bakın ben de yoruluyorum hadi birlikte bi el atalım ya gibi bir tavır var mı ki? demiyorum ki böyleymiş hiç değişmez, değişmemeli, kabul et sus otur ama bu tavırla mı düzelecek? bu tavırla anca kavga çıkar.

herşey bir kenara ramazan vakti babasına yemek yapmaya, birlikte iftar yapmaya insan mutlu olur yahu. yemek yapmayı biliyorsa da bu kadar ne yapcam nasıl yetiştircem stresine girmez, bu da başka tutarsızlık.
Hangi birine güleceğimi şaşırdım sjdkdkskskk ben boşandığım an ayrı ev aramaya başladım ailem eski koca kişinin psikolojik durumu ve kendilerince sebeplerle ayrılmamı istemedi . Siz hangi ülkede yaşadığınızın farkında değilsiniz galiba. Ha yok ya da tamamen farkındasınız ancak üzerinizde sınanmamışlığın kibri var . Bence tam da bu . Merak edersen eski koca kişisi de baba evine döndü djdkdkdkdkd belki tr şartlarında memur maaşıyla kiraya çıkmak istememiştir . Bu bilgiyi de naparsan yap :))
 
Bu söylediğinizin kadını savunmakla, kadın hakları ile falan asla ilgisi yok ki. Damatlar da kayınpederinin tabutunu falan taşımak zorunda kalıyor, cenazede pideciden pide ayran almak zorunda falan mı diyelim o zaman. Ya da belli bir eğitimin üzerinde alınca tuvalete çamaşır suyu dökme muafiyeti mi doğuyor? Aile olmak, aile kurmak falan bunların dünyanın en büyük sorunu olmadığını fark etmek değil mi ya?
Aile olmak benim için de çok önemli, çok da fedakarımdır aileme karşı. Yine de erkek kardeşim kadar sevilmem mesela. Taziyelerimizde ne pide verilir ne damada böyle bir görev yüklenir. Ama kadın yapmak zorunda. Yani iş tamamen kültürel. Söylemek istediğim ise kadın hangi konuma gelirse gelsin veya çocuğu olsun, doğum yapmış olsun sürekli toplum bir beklenti içinde. Konu sahibi de çalışıyor erkek kardeşi de. Neden sadece kadından bekleniyor? Neyse amacım değerlerimizi eleştirmek veya bir iyiliğe engel olmak değil. Ama en azından benim yaşadığım yerde çok büyük adaletsizlikler var
 
1- boşanınca kaç tane erkek babasının evine geri dönüyor?

en azından benim etrafımda hiç yok..varsa da epey az bi yüzdedir.

eşitlikse kadınlarımız da dönmese mi mesela babasının evine? baksa mı başının çaresine? eski kocası (evde iş yapıyordu veya yapmıyordu bilmiyoruz) babasının evine mi dönmüş?

öyle olmuyor, kadınlar direkt baba evine dönüyor. ama yalnız şunu unutuyor kadının babasının evine dönmesini orada kira vermeden kaç yaşında kadın da olsa kalmasını normal gören toplum evin işini kadının (anne veya kız kimse artık) yapmasını da normal görüyor. bazı şeyler tek taraflı çalışmıyor.

bu kadın gitse kendi evinde yaşasaydı hiçbiri bişey diyemeyecekti...
ama burada şey var "baba evine dönerken kadınsın, ama evde kadın işi erkek işi olmasın" hımmm! biraz akıllı mıyız?

2- evlenirken adam kadına ben her işi yaparım aşkitom tabii ki ev işi ortak sen de çalışıyorsun, vırt zırt diyip kandırabilir
kadın evlenince görebilir işin gerçeğini- ona bile kanmışsın yazık, akıllı olaydın keşke biraz diyoruz hatta evlenmeden birlikte yaşayın gözleyin deniyor filan.

bu kadın kendi evini bilmeden mi eve geri dönmüş?

e o o zaman evlenmeden önce biliyormuşsun evlenmeseydin dememizle bu kadına yahu kendi ailen bilmiyor muydun dememiz arasındaki fark nedir?
hatta bu düzenin bu zamana kadar böyle gelmesinde bu kadının da katkısı var ama bir eşin diğerinin o yaşa kadar o düzenle gelmesinde bir etkisi olamaz.

3- annesi öğretmemişse bu kadın ablası olarak öğretseymiş kardeşi de mağarasından çıksaymış?

bunların hiçbiri olmamış şimdi 4-5 ay sürekli evde sen onu yaptın ben bunu yapmadım, sen mağarandan çıktın yok çıkmadın diyince evdekiler de kesin aydınlanma yaşar ve herkes aşçı kesilir...bu kadınınki kardeşim yapmayacak ben yapcam, tek bu. bu kadında yapıcı bir şekilde bakın ben de yoruluyorum hadi birlikte bi el atalım ya gibi bir tavır var mı ki? demiyorum ki böyleymiş hiç değişmez, değişmemeli, kabul et sus otur ama bu tavırla mı düzelecek? bu tavırla anca kavga çıkar.

herşey bir kenara ramazan vakti babasına yemek yapmaya, birlikte iftar yapmaya insan mutlu olur yahu. yemek yapmayı biliyorsa da bu kadar ne yapcam nasıl yetiştircem stresine girmez, bu da başka tutarsızlık.
İlk madde için genelleme üzerinden yorum yapmışsınız. Evlenip boşanması ihtimalinde evdeki erkek kardeşin hupsi gibi eve dönmeyeceğinin garantisini size veren nedir?
Ayrıca son mesajımda kız kardeşi sözkonusu etmeme sebebimin evde olmadığını düşünmem olduğunu ilave etmiştim. Konuda yalnızca cinsiyetçi bir yaklaşım bulmaktan öte yorumlar dahil en büyük kız evlat olmanın toplumsal baskısını da görmemek mümkün değil. Ben böyle yetiştirilmedim.
Mevcut bir vazifenin üçte birini yapmakla %100'ünü yapmak arasındaki farkı tabi ki vurgulayacağım. Aksi haksızlık olurdu.

Ben seçimlerinden sen sorumlusun sus otur kafasında değilim. Yanlış tercihler hakları iptal etmez. Değiştirilebilecek bir sey var mı yok mu ona bakarım. Ha yoksa da bir çare ona göre yorum yaparım. Bana göre haklısın ama bu devran böyle gelmiş böyle gider demekle ortalığı karıştırma, alıştığın şeyi yapmaya devam et, eline mi yapışacak sanki demek arasında fark var. Bu konudaki haksızsın yorumları ile çaba harcamanın faydası olmayacak yorumlarını birbirinden ayrı tutuyorum.

Daha önce yapıcı konuşma yapıp yapmadığından nasıl eminsiniz? Yani düşünüyorum annemin eğitemediği kardeşimin işbilmezliğini eğitmediğim(nasıl olacak bu aile yapısında o eğitim tam kestiremedim) için yine beni suçlasalar bunu ciddiye alamazdım.

Son olarak şunu eklemek istiyorum; Bu konu gerçekten iş yapmakla ilgili. Ama doğrudan iş bölümü ile ilgili olmamasına rağmen başka konuları, özellikle kadınların iş yapmasına getirmeniz çok dikkatimi çekiyor. Beni son alıntıladığınızda da açılan konu az iş çok iş olmamasına rağmen oraya çekmiştiniz. Bunun sizinle ilgili olduğunu düşünüyorum ben. Bir şekilde şahsileşiyor. Böyle bir konuda haklı çıkmanızın konu sahibinin yararına olmadığı doğrusunu göz önunde bulunduruyorum.
Sonuçta gelenekler, gelenekler ve gelenekler bunların bende farkındayım. Savunduğum şey her normal doğru değildir, bundan ibaret.
 
İlk madde için genelleme üzerinden yorum yapmışsınız. Evlenip boşanması ihtimalinde evdeki erkek kardeşin hupsi gibi eve dönmeyeceğinin garantisini size veren nedir?
Ayrıca son mesajımda kız kardeşi sözkonusu etmeme sebebimin evde olmadığını düşünmem olduğunu ilave etmiştim. Konuda yalnızca cinsiyetçi bir yaklaşım bulmaktan öte yorumlar dahil en büyük kız evlat olmanın toplumsal baskısını da görmemek mümkün değil. Ben böyle yetiştirilmedim.
Mevcut bir vazifenin üçte birini yapmakla %100'ünü yapmak arasındaki farkı tabi ki vurgulayacağım. Aksi haksızlık olurdu.

Ben seçimlerinden sen sorumlusun sus otur kafasında değilim. Yanlış tercihler hakları iptal etmez. Değiştirilebilecek bir sey var mı yok mu ona bakarım. Ha yoksa da bir çare ona göre yorum yaparım. Bana göre haklısın ama bu devran böyle gelmiş böyle gider demekle ortalığı karıştırma, alıştığın şeyi yapmaya devam et, eline mi yapışacak sanki demek arasında fark var. Bu konudaki haksızsın yorumları ile çaba harcamanın faydası olmayacak yorumlarını birbirinden ayrı tutuyorum.

Daha önce yapıcı konuşma yapıp yapmadığından nasıl eminsiniz? Yani düşünüyorum annemin eğitemediği kardeşimin işbilmezliğini eğitmediğim(nasıl olacak bu aile yapısında o eğitim tam kestiremedim) için yine beni suçlasalar bunu ciddiye alamazdım.

Son olarak şunu eklemek istiyorum; Bu konu gerçekten iş yapmakla ilgili. Ama doğrudan iş bölümü ile ilgili olmamasına rağmen başka konuları, özellikle kadınların iş yapmasına getirmeniz çok dikkatimi çekiyor. Beni son alıntıladığınızda da açılan konu az iş çok iş olmamasına rağmen oraya çekmiştiniz. Bunun sizinle ilgili olduğunu düşünüyorum ben. Bir şekilde şahsileşiyor. Böyle bir konuda haklı çıkmanızın konu sahibinin yararına olmadığı doğrusunu göz önunde bulunduruyorum.
Sonuçta gelenekler, gelenekler ve gelenekler bunların bende farkındayım. Savunduğum şey her normal doğru değildir, bundan ibaret.
Bence kendisi sürekli olarak ev işi yapmak zorunda kalan bi ablamız o nedenle bunu reddeden kadınların varlığı onu rahatsız ediyor. Çünkü kendisi bu rolu belli ki yıllardır kabullenmiş ve normal görüyor ( belli bir yaşa gelmiş her birey kendi yemeğini temizliğini başkalarına yıkmadan cinsiyet fark etmeksizin kendisi yapmak zorundadır . Kaldı ki her iki cinsiyette sabah sekizde çıkıp akşam altıda eve gelip para kazanıyorken aksini iddia etmek ataerkilliğin toksikligine boyun eğmekten başka bir şey değildir )
 
İşiniz biraz zor bence ya annemin ayağının kırılması, ameliyatı derken yaklaşık 50 gün hem anneme bakım hem de ev işleriyle uğraştım çalışmama rağmen, ablam da çok yardımcı olmadı bana. Benim babam da kendi işini görür yemeğini koyar bulaşığını yıkar falan ama o annelik görevi evde illa birisine kalıyor ve o kişi çöküyor bence. Erkek kardeşiniz de bizim prenses gibi aynı valla bağrış çağrış bir şekilde yaptırırsınız en azından kendi pisliğini temizlese o da sizin için bir lütuf olur. Ben bu süreçte aile üyeleriyle çok kavga ettim hiç de bir şey olmadı valla sesinizi çıkarın hepsiyle de kavga edin istediklerinizi yapmazlarsa.
 
İlk madde için genelleme üzerinden yorum yapmışsınız. Evlenip boşanması ihtimalinde evdeki erkek kardeşin hupsi gibi eve dönmeyeceğinin garantisini size veren nedir?
Ayrıca son mesajımda kız kardeşi sözkonusu etmeme sebebimin evde olmadığını düşünmem olduğunu ilave etmiştim. Konuda yalnızca cinsiyetçi bir yaklaşım bulmaktan öte yorumlar dahil en büyük kız evlat olmanın toplumsal baskısını da görmemek mümkün değil. Ben böyle yetiştirilmedim.
Mevcut bir vazifenin üçte birini yapmakla %100'ünü yapmak arasındaki farkı tabi ki vurgulayacağım. Aksi haksızlık olurdu.

Ben seçimlerinden sen sorumlusun sus otur kafasında değilim. Yanlış tercihler hakları iptal etmez. Değiştirilebilecek bir sey var mı yok mu ona bakarım. Ha yoksa da bir çare ona göre yorum yaparım. Bana göre haklısın ama bu devran böyle gelmiş böyle gider demekle ortalığı karıştırma, alıştığın şeyi yapmaya devam et, eline mi yapışacak sanki demek arasında fark var. Bu konudaki haksızsın yorumları ile çaba harcamanın faydası olmayacak yorumlarını birbirinden ayrı tutuyorum.

Daha önce yapıcı konuşma yapıp yapmadığından nasıl eminsiniz? Yani düşünüyorum annemin eğitemediği kardeşimin işbilmezliğini eğitmediğim(nasıl olacak bu aile yapısında o eğitim tam kestiremedim) için yine beni suçlasalar bunu ciddiye alamazdım.

Son olarak şunu eklemek istiyorum; Bu konu gerçekten iş yapmakla ilgili. Ama doğrudan iş bölümü ile ilgili olmamasına rağmen başka konuları, özellikle kadınların iş yapmasına getirmeniz çok dikkatimi çekiyor. Beni son alıntıladığınızda da açılan konu az iş çok iş olmamasına rağmen oraya çekmiştiniz. Bunun sizinle ilgili olduğunu düşünüyorum ben. Bir şekilde şahsileşiyor. Böyle bir konuda haklı çıkmanızın konu sahibinin yararına olmadığı doğrusunu göz önunde bulunduruyorum.
Sonuçta gelenekler, gelenekler ve gelenekler bunların bende farkındayım. Savunduğum şey her normal doğru değildir, bundan ibaret.
evet genelledim
ancak "garanti böyle olur"
ya da "eminim"
hani kesin bu böyledir anlamında, dediğim tek bir şey var mı ki? nerde?
hatta direkt "vardır da yüzdesi azdır" demişim fikrimi belirtirken...o nedenle bu nasıl eminsiniz gibi sorularınıza şaşırdım - çünkü yorumlarınızı çok rasyonel buluyorum, şaşmam ondan.

kardeşinin boşanıp boşanmayacğaını tabii ki bilemem zaten onunla değil kocasıyla karşılaşırmıştım, bence daha makul bir karşılaştırma. zira kardeşi 15 sene sonra belki boşanırsa ve babaevine dönerse. belki o zaman bu normal bişey olacak...kimbilir?

konuda zaten mesajlarım çok uzun, genelde de kimse uzun şey okumayı sevmiyor. ama ana fikrim şu benim
4-5 ay için
içinde ramazan, ramazan bayramı, kurban bayramı olacak bir süreç için (ki bu süreçlerde annenin evde olamaması mesela, çok ilginç, duygusal anlamda da kötü bence, demek artık ne olay olduysa?)
böyle adeta bir "kısa çöp uzun çöpten hakkını alsın elbette" edalarında bir evde eşitlik arayışı fazla. benim için öyle. aile huzuru için bir süre 3 kap yemek yapmak o kadar lafı edilecek bişey değil, bence böyle kısa süreçler için. ve evet, boşanıp gelmiş kızına tekrar yuva olmuş bir aile orası, ne mecburiyetleri var? yok. kızın yemek yapmaya ne mecburiyeti var? tabi ki yok. diyorum ya aile, huzur, aile içinde adaletin çok farklı bir konu olması. bilemezsiniz yarın bu kız gider annesine babasına 3 ay da kardeşi bakar.

bu benim fikrim. siz 3 kirli tabak varsa 1er tane yıkasınlar da diyebilirsiniz, olabilir.

ben bu süreci karı-koca arasındaki 30 senelik evlilikteki işbölümü ile de aynı tutmuyorum. bence farklı kulvarlar.

ve de bu kadar eşitlikçi bir insanın çalışıp da evde hep yemek yapan bir annesinin olması bana makul gelmiyor...
ondan da ötesi konuyu açan kişinin tutumu tavrı bana yapıcı, hak arayıcı ne biliyim sevgi dili kullanan biri gibi gelmedi yani konudaki tınısı bende bu. başka konusunu bilmiyorum. burada öyle hissettim. yorumlar ona göre, evet. burada yöneylem araştırması yapıp sapmasız yansız analiz çıkarmıyorum ki...bazen zarf mazrufu geçiyor da olabilir, konunun tınısı hissiyatı belki içeriğini geçmiştir...
hoş yani incelediğim pek çok araştırma hanehalkı dağılımları ve komposizyonlarını içeriyor, bakınca gerçekten kadınların baba evine dönme oranları yüksek şu anda erkelere göre, belki değişir bu kiralar yüzünden, olabilir.

"Ama doğrudan iş bölümü ile ilgili olmamasına rağmen başka konuları, özellikle kadınların iş yapmasına getirmeniz çok dikkatimi çekiyor. Beni son alıntıladığınızda da açılan konu az iş çok iş olmamasına rağmen oraya çekmiştiniz." burada neyi kast ettiğinizi çözemedim ama madem hep yaptığım bişeymiş yine yaparım herhalde :D o zaman jetonum düşer belki...
 
evet genelledim
ancak "garanti böyle olur"
ya da "eminim"
hani kesin bu böyledir anlamında, dediğim tek bir şey var mı ki? nerde?
hatta direkt "vardır da yüzdesi azdır" demişim fikrimi belirtirken...o nedenle bu nasıl eminsiniz gibi sorularınıza şaşırdım - çünkü yorumlarınızı çok rasyonel buluyorum, şaşmam ondan.

kardeşinin boşanıp boşanmayacğaını tabii ki bilemem zaten onunla değil kocasıyla karşılaşırmıştım, bence daha makul bir karşılaştırma. zira kardeşi 15 sene sonra belki boşanırsa ve babaevine dönerse. belki o zaman bu normal bişey olacak...kimbilir?

konuda zaten mesajlarım çok uzun, genelde de kimse uzun şey okumayı sevmiyor. ama ana fikrim şu benim
4-5 ay için
içinde ramazan, ramazan bayramı, kurban bayramı olacak bir süreç için (ki bu süreçlerde annenin evde olamaması mesela, çok ilginç, duygusal anlamda da kötü bence, demek artık ne olay olduysa?)
böyle adeta bir "kısa çöp uzun çöpten hakkını alsın elbette" edalarında bir evde eşitlik arayışı fazla. benim için öyle. aile huzuru için bir süre 3 kap yemek yapmak o kadar lafı edilecek bişey değil, bence böyle kısa süreçler için. ve evet, boşanıp gelmiş kızına tekrar yuva olmuş bir aile orası, ne mecburiyetleri var? yok. kızın yemek yapmaya ne mecburiyeti var? tabi ki yok. diyorum ya aile, huzur, aile içinde adaletin çok farklı bir konu olması. bilemezsiniz yarın bu kız gider annesine babasına 3 ay da kardeşi bakar.

bu benim fikrim. siz 3 kirli tabak varsa 1er tane yıkasınlar da diyebilirsiniz, olabilir.

ben bu süreci karı-koca arasındaki 30 senelik evlilikteki işbölümü ile de aynı tutmuyorum. bence farklı kulvarlar.

ve de bu kadar eşitlikçi bir insanın çalışıp da evde hep yemek yapan bir annesinin olması bana makul gelmiyor...
ondan da ötesi konuyu açan kişinin tutumu tavrı bana yapıcı, hak arayıcı ne biliyim sevgi dili kullanan biri gibi gelmedi yani konudaki tınısı bende bu. başka konusunu bilmiyorum. burada öyle hissettim. yorumlar ona göre, evet. burada yöneylem araştırması yapıp sapmasız yansız analiz çıkarmıyorum ki...bazen zarf mazrufu geçiyor da olabilir, konunun tınısı hissiyatı belki içeriğini geçmiştir...
hoş yani incelediğim pek çok araştırma hanehalkı dağılımları ve komposizyonlarını içeriyor, bakınca gerçekten kadınların baba evine dönme oranları yüksek şu anda erkelere göre, belki değişir bu kiralar yüzünden, olabilir.

"Ama doğrudan iş bölümü ile ilgili olmamasına rağmen başka konuları, özellikle kadınların iş yapmasına getirmeniz çok dikkatimi çekiyor. Beni son alıntıladığınızda da açılan konu az iş çok iş olmamasına rağmen oraya çekmiştiniz." burada neyi kast ettiğinizi çözemedim ama madem hep yaptığım bişeymiş yine yaparım herhalde :D o zaman jetonum düşer belki..
Migren hanim bende uzun yazabilen biriyim ve genelde yorumlarınızı okuyorum şikayetçi olmam bundan.
Siz teknik bir kadınsınız. Ve realist bir bakış açınız var. Bu tavrın bir çok kez kadınlardan yana olduğunu gördüm. Bu konuda ayrıştığımız yer benim idealist yaklaşmam. Sizin mevcut olana, benim olması gerekene odaklanmam. Ama bence bu konuda realizmin ötesine geçtiniz.

Temelde bağlı olduğum bir kural var; Ne olursa olsun önce haklıya hakkını teslim etmek. Yorumum haksızsın ve abartıyorsun cümlelerine tepkiden ileri geldi. Tavsiye pozisyonu kapanmış oluyor çünkü, aynı zamanda ailesi gibi hakkını yemek, bu beni rahatsız ediyor. Olması gerekeni konuşmazsak yanlışın düzelme imkanı ve ihtimali yok. Hem konu sahibinin düzelme sağlayabileceğini umut ettim. Hiç olmazsa ramazanda. Uslup yorumunuzda konunun önüne geçti muhtemelen haklısınız. Dediğim gibi benim önceliğim farklıydı ama hatalıda bulmadım öteden gelen haklı bir öfkesi var.

Geç saatte yazıyorum dolayısıyla yüzde kısmı için kafam çok bulanık dilerseniz tekrar konuşuruz. Ama şu kadarını ilave edeyim önemsediğim diğer şey bütün ihtimalleri değerlendirmek. Yani %10, %5 başka ihtimal varsa yorumumu bunu göz ardı etmeden yapmaya dikkat ediyorum. Genellemeye mümkün oldukça girmemeye çalışıyorum çünkü her konunun istisnası vardır. Özellikle konu sahibine dair bir itham ve eleştiri varsa kendi kendime boşluk dordurmak istemiyorum.

Dalgınlıkla sizin eş dediğinizi farketmedim sanırım ama aynı ev içinde olduklarından aynı aile şartlarında olacaklar eşi başka bir ortama gidecek bu şekil karşılastırma yine daha makul geldi. Birde eski eş yazsaydım; 'Baba evine dönmediğinden nasıl eminsiniz?' yazmış olacaktım. Baba evine dönmüş oda. Ama dönmeseydi de konu sahibi haklı derdim oda var konuyu bu yönden okumuyorum çünkü.

Mesela hupsiyi haksız bulmak otomatik olarak eşlerin vazife almamasını haklı bulmak bana göre. Bu çelişki sizin dikkat çekmeye çalıştığınızdan daha çarpıcı geliyor. Etkisi vahim çünkü.
Abla salatayı ben yaparım. Yada sen yemek yap sofrayı kur ben toplarım, yada iftar senden sahur benden demeyecekte senin vazifen denilecek. Bozukluğu düzeteyim derken sorunlu olacaksın.
Buda bu aile yapısında yapabildiğim en idealist yorum. 😂 Dikkat ederseniz kardeş salata yapıyor sadece. Veya abla yemek yapıyor sofra kuruyor bunlar kaldırıyor -bence pisirmek, donatmak daha uzun süre-. Yada ablaya iftarı bıraktım kardeşe sahuru. Yani olabildiğince gerçekçi olmaya çalıştım keşke ev ahalisi de hakkaniyetli olsa.

Sizin de benim de yazdığımız son paragraf için bu konuyu tekrar açmayayım fikrimi ifade etmiş oldum, fakat hızlı bir yorumdu. Tınısı nasıl geliyor bilmiyorum, yüksek sesle yazmadım bilmenizi isterim.
 
Son düzenleme:
Akedemisyen bir akrabam en son kaynanasının taziyesinde tuvaletleri yıkıyordu. Akademisyenin cinsiyetini söylememe gerek yok.

Cenazelerde görece acısı daha az olan kimseler arasında iş bölümü yapılır zaten. Akademisyen diye tuvalet temizlemesin mi meslekle ne ilgisi var ki
 
Cenazelerde görece acısı daha az olan kimseler arasında iş bölümü yapılır zaten. Akademisyen diye tuvalet temizlemesin mi meslekle ne ilgisi var ki
Haklısınız. Sadece bir cümleyle anlatınca iş meslek yüceltiyormuşum gibi olmuş. Ailenin genel yaşantısı aslında kadınları ezmek ve küçük görmek, onları değerli olan hiçbir şeye layık görmemek üzerine olduğu için gelinin tuvalet temizlemesi zoruma gitmişti. Kendim de oğullarına kıyamayan bir anne ile büyüdüğüm ve bunun kavgasını çok verdiğim için yorum yapmak istedim sanırım.
Amacım kimseyi mesleğine göre üst görmek değildi.
 
Yahu siz hiç annenize yardım etmediniz mi? Annenize acıdım bu zamana kadar her şeyle kadın uğraşmış üstüne size yemek hazırlamış.

Nice insan var hem çalışıp hem evi döndüren. Yapabildiğiniz kadar yapın. Evdekileri de yönlendirin. Mesela yemek yediniz kardeşiniz bulaşıkları toparlasın.
Küçük olan size temizliğe yardım etsin.

Önemli olan herkes aldığını yerine koysun öylelikle ev de kolay dağılmaz. Şimdiden panik, stres bana abartı geldi.
 
Back
X