Günaydın,
Canım sen kendi kendine çok sinir yapmışsın, bu gerginlik sebebiyle elin ayağına dolaşmış olacak ki, mesajlarımızı da ikişer kere alıntılamışsın.
Öncelikle sakin ol ve o klavyeyi elinden yavaşça yere bırak, sonra kendine güzel bir kahve yap ve tercih ettiğin bir müzik eşliğinde güzelce yudumla.
Bol acılı, atarlı ve giderli, vıcık vıcık mahalle ağzıyla yazılmış ve hatta sonunda cila niyetine ekstra bonus mahiyetindeki beddualı ilk mesajın gayet rahat anlaşılabilecek bir mesaj olmuştu aslında. Anlayamadığımızı nereden anladığını anlayamadım ben.

Senin için anlaşılması biraz zor bir cümle olabilir ama lütfen biraz gayret göster anlamaya.
Mesele şu ki mevcut durum hakkında görüş belirtmen gerekirken, durumdan kendine vazife çıkarıp ters bir reaksiyon göstererek hunharca saldırıya geçtin. Hak hukuk kural derken, bizi biz yapan önemli bir unsurun tarafınızdan yeterince irdelenmeyip üstünkörü es geçilmesi ve üzerine ikinci bir mesaj ile demagoji yapmanızdaki heves ise anlaşılabilir gibi değil. Üslup sert olmalı tabi ki çünkü zaten amacı da bu kendi adıma söylersem. Siz yine hakkımda kötü düşünün, çok sert eleştirilerde bulunduğumu söyleyin ya da beddua etmeye de devam edin. Hatta ''gerçek hayatta içinde bulunduğum ortama karşı nasıl pasifize edilip, buraya gelince aslan kesildiğimi'' de iddia ettiniz, sağlık olsun. Beni tanısanız yüzünüzün nasıl kızaracağını hiç düşünmeden hemde. Ölçüyü baştan siz kaçırdınız, mesnetsiz iddialarla da devam ettirmekte ısrarcısınız. O yüzden şimdi bunu söylemeyin lütfen.
Konu sahibesi herşeyden önce böyle bir tercih ile kendine karşı saygısızlık yaptığını bilmelidir. O yüzden bir an önce toparlanıp aklıselim düşünmeye başlaması her şeyden önce kendisi için ivedi bir gerekliliktir. Bu yönde görüş belirtmek ahlak bekçiliği yapmak olmadığı gibi, konuyu basite indirgeyip yumuşak hareket etmek te, zaten kafası karışmış durumda olan arkadaşımızı iyice uyuşturarak, içinde bulunduğu hoş olmayan durumdan çıkması için yol göstermeyecektir. Gerçekler bazen canımızı acıtır ve nefsimize boyun eğerek uzak durmak isteriz ondan, bu hepimizin çeşitli şekillerde yaşadığı bir şeydir aslında.
Bir söz vardır hatırlarsanız ; Dost Acı Söyler. Böyle düşünün lütfen, mesele bizim egolarımız değil.