dost emek ister
şükür yillarca binbir emekle kurulmus guzel baglarim var. bazilariyla aramiza sehirler girip yillarca konusmuyoruz bile ama bir alo diyişte / bir bulusmada yillar onceki eski bicir bicir hallerimize donuyoruz.
ama dedigim gibi bazi seyler emek isi. bazen hic modunda olmasan bile onun keyfi olsun diye çıkman, sevgilisinden ayrildiysa dinlemen, evlenecekse sehirleri aşıp gelmen lazim. acil birseye ihtiyaci varsa ilk aklina senin gelmen, senin de hic üşenmeden yapman lazim. misal (sebepsiz yere) göz altina alinip tutuklanan birinin ilk aklina kedisi gelmis, kedisini emanet etmek icin de beni dusunmus. ailesiyle bir telefon hakki varken onlardan bana ulasmasini, kedisine bakmami istemis. neyse ki ailesi de beni taniyor - ailecek de bir bagimiz var bir sekilde numarami bulup bana ulastilar. havanin erken karardigi zamanlar 6ya kadar calisip 6dan sonra evime gidip kedi tasima cantasi alip 1 metrobus 1 metro degisip istanbulun ote yakasinda bir ucuna gittim, bir de hic tanimadigim bana evi gosterecek biriyle bulustum. yanimda anahtar yok birsey yok, cilingir cagirdim - ki beni goren komsular polise de bildirebilirdi- bir sekilde eve girdim, korkudan saklanan hayvani zar zor bulup yol gostermeye gelen cocukla tirmiklar yiye yiye kafesledim, evime tasidim. baska biri alana kadar bir aydan fazla baktim - ki ailemle yasiyordum - kimin kedisi bu ne isi var evde dediler, zor durumda kaldim ama yaptim.
yani dostluk biraz boyle birsey. zor durumda kalinca aklina o insan gelmeli ve bilmelisin ki o bunu yapacak, gozun arkada kalmayacak...
bu da dedigim gibi emekle olan birsey