• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Gezi Parkı eyleminin sonuçları ;

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Ankara Dikmende de eli palalı satırlılar ortaya çıkmış.
Eki Görüntüle 752570

Ne kadar enteresan değil mi?
40 gündür milyonlar direniyor , bir tane sopalı veya palalı resimlerini görmedik ama Türk polisi tarafından öldürülüp, hapse atılıyorlar .

Ama bol bol duyduk değil mi?
Eli taşlı, sopalı "eylemciler" diye?

İşte bu samimiyetsizlikler ve iftiralar karşısında ben sükunetimi koruyamıyorum.

Aslında yaşananların bütününe bakacak olursak ne kadar acı değil mi?

Bu ülkede Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan gibi siyasiler asıldı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren gibi gençler idam edildi, Mahir Çayan ve arkadaşlarının intikamının alınması için eski başbakanlardan Nihat Erim vuruldu.
Şimdilerde Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Şehit Komiser Mustafa Sarı.


Boşuna demiyorum dış güçlere gerek yok diye, biz kendi kendimize silah doğrultmuşuz hep, yine aynı şeyi yapıyoruz, hep birilerini suçluyoruz ya hiç mi suçumuz yok olanlarda, bunca ölenlerin isimlerini anarken masumiyet görebildik mi aynadaki yansımalarımızda, birilerini parmakla gösterip işte suçlu bu demek yeterli mi?

Biz bu ülkenin halkı, yaşananlardan beraat edebilir miyiz? Suçsuz muyuz gerçekten?
Onca ölenimizin öldüğü zamanlara bir bakın, darbe zamanları, yine darbe mi istiyoruz? Sonuca ulaşınca içimiz rahat dalabilecek miyiz uykuya?

"Hala" meydanlarda direnen direnişçi halk faşizme karşıdır Mune. Darbe de bir faşizm ürünüdür.
Bu halka sokaklara çıkmaktan başka bir çare bırakmamıştır bu hükümet.
2*2=4..5 değil.
Dün gece yaşananları hep beraber gördük.

Ne yapalım sokağa çıkmayıp? Bana bir kişi çıksın "yol şudur" desin.
Yalnız rica edeceğim sandık olmasın o yol, zira o sandık halkın değil, iktidarın sandığıdır.

Son 40 yılın en büyük direnişi söz konusu, binlerce yaralı onlarca ölü.
Bu bir devlet terörüdür.
Bıçak kemiğe nasıl dayandıysa, amaçtan asla ödün verilmiyor. Canımı veririm, meydanda zulme direnmekten vazgeçmem diyen milyonlarca insan hala orantısız insanlıkla direniyorlar. Bunca zulme, bunca şiddete karşı bu insanlık olmasaydı, çoktan iç savaş başlamıştı.
İnsanlığı bir saniye olsun bırakmayan bir halk var sokakta..

Acaba bu hükümet mi darbe istiyor? Ya da iç savaş? Direniş esnasında peşpeşe yapılan icraatlere bakacak olursak, 1 tane halkı kışkırtmayan bir icraat gösterebilir misiniz bana? Ne istiyor bu hükümet?



Son olarak kendi adıma değinmek isterim ki, başbakan ve vekillerin asılması, en az denizlerin ölümü kadar acıtmıştır beni.
Siyasi idamların haklı bir sebebi olamaz.
Siyasi idamların tümü, bu ülkenin yüz karasıdır.
 
Son düzenleme:
Hayırdır neden bütun saldirganlarin elinde pala var?Döner bicaginin modasi mi gecti acaba
 
"... Ve sen ki…
Sen,
benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
19 yaşım."
 
Her biriniz birer andaç
adınızla anılacak bundan sonra
söz vermek için yazılan bu şiirler
Mayısta açan gül adınızla anılacak
alanlara çıkan ses, anımsatan özlem
yarım bırakılmış bir yaşamı
Zaman adınızla anılacak Temmuza vardığında
yerinden oynayan ana yüreği
kapının her çalınışında
Adınızla anılacak körün gözünden
perdeyi kaldıran o alev
utancın yüzü yanıp durdukça
Birer adım olacak her biriniz
biri bitse bile bir başka yürüyüş için
yeniden başladıkça bu yaralı semah
 
çocukların kanı bulaştı ellerinize
yüzünüzü kanla yudunuz
gayri toprak kusar sizi...
 
Ölüler adına
Bizim ölülerimiz adına
Bir ceza istiyorum
Vatana kan sıçratanlara
Bir ceza istiyorum
Bu ateşemri veren cellatlar için
Bir ceza istiyorum
Bu suçla
İktidara gelen hain için
Bir ceza istiyorum
Can çekişmeyi başlatanlar için
Bir ceza istiyorum
Bu suçu savunanlar için
Bir ceza istiyorum
Kanımızı emmiş ellerini
Bana uzatsınlar istemiyorum
Bir ceza istiyorum
Onları evlerinde rahat ve elçi olsunlar diye
değil
Onları burada, bu yerde
suçlu ve hüküm giymiş olarak
Görmek istiyorum
Bir ceza istiyorum.....
 
onu vurdular, gözümle gördüm onu
ak bir zambağa binmiş
gidiyordu

zambak dur, sana da bulaştı kan.

bir damla gözyaşından
doğurmuştu anası onu,

bir avuç sevinçle
büyüttü.

bir avuç hüzünle
nice zorluklar

nice ayrılıklar
ve saçlarına beyazlar
düşürerek.

onsekizindeydi
bir sevgilisi vardı,

aynı mahalleden
eyüpten.

henüz öpmemişti bile

konfeksiyonda
çalışırdı.
onu vurdular
gözümle gördüm onu

bir güvercin havalandı.

eyüpte, o basma
perdeli evde,

kurudu saksıdaki sardunya

birdenbire

çatladı
bir fotoğrafın camı.

tel çerçeveli

düştü
radyonun üzerinden

yere.

dağıldı kitapları

dağıldı şiirler
ve roma hukuku

güvercin
konamadı.

onu vurdular, gözümle gördüm onu
ak bir zambağa binmiş
gidiyordu

zambak dur, sana da bulaştı kan.
 
"Ve cellat uyandı yatağında bir gece
tanrım dedi bu ne zor bilmece
öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe."
 
öyle bir ağlasam
öyle bir ağlasam çocuklar
size hiç gözyaşı kalmasa.

öyle bir aç kalsam
öyle bir aç kalsam çocuklar
size hiç açlık kalmasa.

öyle bir ÖLSEM
öyle bir ÖLSEM çocuklar
size hiç ÖLÜM kalmasa.
 
Aslında yaşananların bütününe bakacak olursak ne kadar acı değil mi?

Bu ülkede Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan gibi siyasiler asıldı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren gibi gençler idam edildi, Mahir Çayan ve arkadaşlarının intikamının alınması için eski başbakanlardan Nihat Erim vuruldu.
Şimdilerde Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Şehit Komiser Mustafa Sarı.


Boşuna demiyorum dış güçlere gerek yok diye, biz kendi kendimize silah doğrultmuşuz hep, yine aynı şeyi yapıyoruz, hep birilerini suçluyoruz ya hiç mi suçumuz yok olanlarda, bunca ölenlerin isimlerini anarken masumiyet görebildik mi aynadaki yansımalarımızda, birilerini parmakla gösterip işte suçlu bu demek yeterli mi?

Biz bu ülkenin halkı, yaşananlardan beraat edebilir miyiz? Suçsuz muyuz gerçekten?
Onca ölenimizin öldüğü zamanlara bir bakın, darbe zamanları, yine darbe mi istiyoruz? Sonuca ulaşınca içimiz rahat dalabilecek miyiz uykuya?

Şahsi görüşüm Halkın darbeden yana olmadığıdır Munecim. Halkı ayrıştırarak, cephe oluşturan ve
Ülkeyi kaos ortamına sürükleyen Siyasilerin, yanlış politikaları değil midir?
Sade Vatandaş aşının, işinin derdindeyken siyasi çekişmelere malzeme ediliyor maalesef.
İnanır mısın, Sırf otomobil piyasasına rant sağlansın diye uygulanan politikalar yüzünden sokaklarda
halkın yürüyebileceği yer kalmadı. Kaldırımlarda bile otomobiller park etmiş durumda.
Herşeyin insana hizmet etmesi gerekirken banknota hizmet eder olmuş.
 
"Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı,
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür.”

Ece Ayhan

19 yaşındaki Ali'nin ailesine sabır dilemekten başka bir şey gelmiyor elden.
 
Son düzenleme:
"Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz''
 
[video=youtube;Di1w8dRewuw]https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Di1w8dRewuw[/video]
 
Ama bol bol duyduk değil mi?
Eli taşlı, sopalı "eylemciler" diye?

İşte bu samimiyetsizlikler ve iftiralar karşısında ben sükunetimi koruyamıyorum.



"Hala" meydanlarda direnen direnişçi halk faşizme karşıdır Mune. Darbe de bir faşizm ürünüdür.
Bu halka sokaklara çıkmaktan başka bir çare bırakmamıştır bu hükümet.
2*2=4..5 değil.
Dün gece yaşananları hep beraber gördük.

Ne yapalım sokağa çıkmayıp? Bana bir kişi çıksın "yol şudur" desin.
Yalnız rica edeceğim sandık olmasın o yol, zira o sandık halkın değil, iktidarın sandığıdır.

Son 40 yılın en büyük direnişi söz konusu, binlerce yaralı onlarca ölü.
Bu bir devlet terörüdür.
Bıçak kemiğe nasıl dayandıysa, amaçtan asla ödün verilmiyor. Canımı veririm, meydanda zulme direnmekten vazgeçmem diyen milyonlarca insan hala orantısız insanlıkla direniyorlar. Bunca zulme, bunca şiddete karşı bu insanlık olmasaydı, çoktan iç savaş başlamıştı.
İnsanlığı bir saniye olsun bırakmayan bir halk var sokakta..

Acaba bu hükümet mi darbe istiyor? Ya da iç savaş? Direniş esnasında peşpeşe yapılan icraatlere bakacak olursak, 1 tane halkı kışkırtmayan bir icraat gösterebilir misiniz bana? Ne istiyor bu hükümet?



Son olarak kendi adıma değinmek isterim ki, başbakan ve vekillerin asılması, en az denizlerin ölümü kadar acıtmıştır beni.
Siyasi idamların haklı bir sebebi olamaz.
Siyasi idamların tümü, bu ülkenin yüz karasıdır.

Sandığa iktidarın sandığı dersek oy veren milyonları yok saymış olmuyor muyuz?
Bu mu istediğimiz bizim gibi düşünmeyenleri yok saymak mı?
Gece rahatça uykuya dalabilecek miyiz'den kastım işte tamda bu, yol sandık değil diyelimki, yol sokaklara çıkmakta değil belki, yıllarca sokaklara çıkıldı sonuç ölen gençler, siyasiler, gazeteciler, emniyet mensupları, yargılamalar, yıllarca mahkumiyetler.

Sence sadece iktidarın kışkırtması mı bunlar ? Eylem yapan masum insanlar, daha ergenliğinde hayatın yolun çok başında tazeler.

Siyasiler kadar kendimi de sorumlu tutuyorum, bence hepimiz tekrar düşünmeliyiz, biryerlerde bir yanlış var, yanlış deyince bana hemen hükümeti işaret etmeyin, yanlış tek taraflı değil çünkü, iyi niyetli halkın bam teline basan bir değil çok kişi var.

Şahsi görüşüm Halkın darbeden yana olmadığıdır Munecim. Halkı ayrıştırarak, cephe oluşturan ve
Ülkeyi kaos ortamına sürükleyen Siyasilerin, yanlış politikaları değil midir?
Sade Vatandaş aşının, işinin derdindeyken siyasi çekişmelere malzeme ediliyor maalesef.
İnanır mısın, Sırf otomobil piyasasına rant sağlansın diye uygulanan politikalar yüzünden sokaklarda
halkın yürüyebileceği yer kalmadı. Kaldırımlarda bile otomobiller park etmiş durumda.
Herşeyin insana hizmet etmesi gerekirken banknota hizmet eder olmuş.

kulitta,
söylediklerine hak vermemem mümkün değil, birşeylere dikkat çekerken kastım halkı suçlamakta değil, çok ince bir çizgi var yazdıklarımda, siyasiler demişsin bak, çoğuldan bahsetmişsin, yaşananları sakin sakin düşünme fırsatı buluyorum bu aralar, başbakan iyi bir hatiptir, son zamanlarda hep aynı şeyleri söylemesinin nedenlerini düşünüyorum, kelimelerinin tükendiğini, hatipliğinden eser kalmadığını, öte yandan başka siyasileri de düşünüyorum, eylemi canlı canlı verirken arkadan sesi verilen siyasileri, sonra karşılıklı atışmaları, benim siyasetim senin siyasetini döver profili çıkıyor ortaya, bu profil içinde halkı nereye oturttular peki?

Biri diğerini indirme amacında, sandık=oy=seçmen, biz birer oy pusulası mıyız halk mıyız?
Halk yararına tek bir açıklama duymadım hiçbirinden, duyan var mı? Başbakan istifa sloganları atılıyor, istifa etse sandık gözüküyor bize, sandıktan çıkan sonuç mutlu edecek mi bizleri?
Hadi diyelim bambaşka bir parti geldi iktidara fark olacak mı? Yine birileri mağdur olmayacak mı?
Var mı bu soruların tatminkar bir cevabı?

Ve sokaktaki bizler değil mi en çok yarayı alan, evlerinin konforunda olanlar nemalanmayacak mı çıkan sonuçtan?
 
Son olarak kendi adıma değinmek isterim ki, başbakan ve vekillerin asılması, en az denizlerin ölümü kadar acıtmıştır beni.
Siyasi idamların haklı bir sebebi olamaz.
Siyasi idamların tümü, bu ülkenin yüz karasıdır.

aynen öyle..burada deniz ya da erdal olarak isim geçmiş olabiir ama ben o müze denilen yerde solculara(!) karşı asılan 3 sağcı(!) gencin de mektuplarını okudum orada da gözyaşlarımı tutamadım..bir de yaşlı bir hoca vardı sanırım irtica suçundan idam edilmişti ve suç aleti denilen şeyler tesbihi ve seccadesiydi,düşünün! şimdi kim bütün bu idamları haklı bulup bir tarafı savunabilir ki? savunan varsa da ben insanlığından şüphe ederim.

hepsi için aynı şeyi hissettim,aynı derece de üzüldüm..benim oğlumun birinin adı Deniz diğerinin Kağan..biri sol biri sağ ismi gibi değil mi ama alakası yok o devirleri geçeli çok oldu,sırf ayrı görüşten diye insanlar birbirlerini öldürmemeli gençler ibret olsun diye katledilmemeli..

ve şu anda direnişçiler darbe istiyor diyenlere de diyecek bir şeyim yok,kimse darbe istemiyor ülkeyi bu hale getiren şeyin darbelerin olduğunu herkes bliyor..tek istenilen dikkate alınmaktı ama...

neyse bu sayfaya yazmayacaktım erdal eren adını duyunca ve mune ablanın da benim msjımı alıntılayıp sanki sadece sol idamlara üzülüyormuşum gibi bir kanı algılayınca yazmak-düzeltmek istedim..iyi günler herkese,güzel günler görmek yaşamak dileğiyle..
 
Bir an kendi eşim, kendi yakınım ölmüş gibi düşündüm Ya Rabbim nasıl bir acı, dayanılacak gibi değil, Ethem'de de böyle olmuştum, eşimin uzaktan akrabası olduğu için çok etkilemişti beni...

Allahım yakınlarına sabır versin gencecik insanlar.. Bu son olsun artık... :31:[/QUOTE

Başınız sağolsun :(
 
Sandığa iktidarın sandığı dersek oy veren milyonları yok saymış olmuyor muyuz?
Bu mu istediğimiz bizim gibi düşünmeyenleri yok saymak mı?
Gece rahatça uykuya dalabilecek miyiz'den kastım işte tamda bu, yol sandık değil diyelimki, yol sokaklara çıkmakta değil belki, yıllarca sokaklara çıkıldı sonuç ölen gençler, siyasiler, gazeteciler, emniyet mensupları, yargılamalar, yıllarca mahkumiyetler.

Sence sadece iktidarın kışkırtması mı bunlar ? Eylem yapan masum insanlar, daha ergenliğinde hayatın yolun çok başında tazeler.

Siyasiler kadar kendimi de sorumlu tutuyorum, bence hepimiz tekrar düşünmeliyiz, biryerlerde bir yanlış var, yanlış deyince bana hemen hükümeti işaret etmeyin, yanlış tek taraflı değil çünkü, iyi niyetli halkın bam teline basan bir değil çok kişi var.



kulitta,
söylediklerine hak vermemem mümkün değil, birşeylere dikkat çekerken kastım halkı suçlamakta değil, çok ince bir çizgi var yazdıklarımda, siyasiler demişsin bak, çoğuldan bahsetmişsin, yaşananları sakin sakin düşünme fırsatı buluyorum bu aralar, başbakan iyi bir hatiptir, son zamanlarda hep aynı şeyleri söylemesinin nedenlerini düşünüyorum, kelimelerinin tükendiğini, hatipliğinden eser kalmadığını, öte yandan başka siyasileri de düşünüyorum, eylemi canlı canlı verirken arkadan sesi verilen siyasileri, sonra karşılıklı atışmaları, benim siyasetim senin siyasetini döver profili çıkıyor ortaya, bu profil içinde halkı nereye oturttular peki?

Biri diğerini indirme amacında, sandık=oy=seçmen, biz birer oy pusulası mıyız halk mıyız?
Halk yararına tek bir açıklama duymadım hiçbirinden, duyan var mı? Başbakan istifa sloganları atılıyor, istifa etse sandık gözüküyor bize, sandıktan çıkan sonuç mutlu edecek mi bizleri?
Hadi diyelim bambaşka bir parti geldi iktidara fark olacak mı? Yine birileri mağdur olmayacak mı?
Var mı bu soruların tatminkar bir cevabı?

Ve sokaktaki bizler değil mi en çok yarayı alan, evlerinin konforunda olanlar nemalanmayacak mı çıkan sonuçtan?

Yazdıklarını okuyunca ilk aklıma Moğollar'ın Bir şey yapmalı şarkısı geldi.. Sözleriyle adeta bugünü anlatıyor... :ssz:

Kimse askeri darbe istemez,kışlada kalsınlar bir zahmet.. Ama bir şey yapmalı..böyle de gitmez,gitmiyor..sustuk bir yerde dururlar dedik!Ama durmuyorlar.. Çok ilginç değil mi sustukça daha fazlasını yapıyorlar.. artık ne hukuk devleti kaldı ne sosyal devlet.. suç oranı %1000leri aştı.. Yeni gelen farklı mı olacak bilmiyoruz ama böyle de gitmez.. En azından bir yerde "dur"maları gerektiğini anlatmalıyız...

Hee sandık? Sandık bizim değil..Ölüler oy kullandı..pusulalar yakıldı.. inşaatlarda aileler varmış gibi gösterildi..hepsini gördük..sandık :ssz: Benim oy vereceğim kimse yok..istediğimin de zaten meclise girmesi bile mucize olur.. :ssz: Meclis zaten ayrı dünyada..Bir prof. vekil olmuştu adı aklıma gelmiyor ama bir şey söyledi "Meclisten nefret ettim kimsenin ülke yada seçim bölgesi umurunda değil tek düşündükler ihale almak.bütün gün tek konuşulan konu bu" naapalım,meclisi kapatacak değiliz.. ama en azından biraz vicdan sahibi,derdimizden anlayacak bir yönetici arıyoruz.. Bulunur mu..bilmiyorum :ssz:

Halk kimsenin umurunda değil.Biri eylemcileri yok etme derdinde biri bunlardan nemalanma derdinde.. O kadar yapmacıklar ki.. :19:

Yani bana kalırsa bu işin içinden çıkılmaz..Yönetenler işin suyunu çıkardıkça, halk eylem yapacak bir şekilde denge sağlanacak.. :ssz:

[video=youtube;O2Jbryj_tyk]http://www.youtube.com/watch?v=O2Jbryj_tyk[/video]
 
insanık nerede,nerede bu merhamet,vicdan
tarih hep mi tekrar eder
devlet hep mi bunu yapacak
özgürlüğü arayanı,doğru konuşanı öldürecekmi
kendi öldüremezse öldüreni ödüllendirecekmi
Mahir,Deniz,Erdal,Yusuf niceleri yaşasaydı
şu an çok başka bir ülkeydi burası
halk hala o idamların etkisinde
konuşmaktan korkmuşlar bir kere
apolitik olmayı seçmişler
halk haklı ne yapsın
idam kalktı ama bak sokaklarda göz göre göre öldürüldü fidanlar
faşist aramayın uzaklarda tepemizdekiler varya
bu Denize,Yusufa,Erdala rahat mı batmış da çıkmışlar sokaklara
kaç insan öldürüldü ozamanlar meydanlarda,ara sokaklarda,evlerinde,kahvede,kampüste
insanlık şerefi için çıktılar sokaklara
gelecek için çatıştılar
Mahir niye bastı tetiğe
gençler ölüme değil özgürlüğe gün saysın diye
ya o sağcı gençler
vatan sevgilerini kullandılar onların
kandırılıp arkadaşlarına karşı bilediler o çocukları
ne oldu sonuçta
bu vatan için gerçekten iyi birşeyler için çabalayan gençleri soldurdular
halkın bir kesimi hala o gençlere terörist diyor
yazıklar olsun bu kadar kör ve insanlıktan bir haber oldukları için
ruhları şad olsun,ematleri bizde
belki biz değil ama çocuklarımız görecek özgürlüğün,eşitliğin,refahın olduğu
hırsızların katillerin kanlı pis ellerini çekip defolup gittikleri bir ülkeyi
 
AVUKATA MI IHTIYACIMIZ VAR?
Avukat ihtiyacı için TUM baroların her sehirdeki telefon numaraları:
(not almakta fayda var)

‪
Avukat ihtiyacı için TUM baroların her sehirdeki telefon numaraları: cep tlflariniza kendi sehirlerinizi KAYDEDIN; pic.twitter.com/EhzwJWKn24

Barolar Birliği Çağrı Merkezi: 444 22 76 KRIZ MERKEZI

İstanbul Barosu : (0212) 251 63 25
Ankara Barosu : (0312) 416 72 00
İzmir Barosu : (0232) 463 00 14
Antalya Barosu : (0242) 238 61 55
Adana Barosu : (0322) 351 21 21
Hatay Barosu : (0326) 213 40 80
Tunceli Barosu : (0428) 213 16 23
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X