cevap için teşekkürler:)
bende koçum.
eşinizin değiştiğine sizin adınıza çok sevindim gerçekten.
eşim hayvanları sevmez değil, sever, beslerde bahçede, eşimdeki sorun kendisinin temizlik ve genel takıntı durumu, evde asla tahammül edemiyor hayvana, ve değişmeside çok zor, onun dışında hayvanları sever, bakar, kendisinin iş yerinde köpeği bile var özenle baktığı, hatta kediside var
sorunu onun takıntıları, bilirsiniz takıntılarda kolay kolay değişmez......
ama evde çok çok zor bi kedi istemesi, ben sizi çok iyi anladım, ama kuşa seslenmiyo, 2tane kuşumuz var evde, balık alsam onada ses etmicek ama kedi tüyüne falan katlanamıyo malesef
birde kişideki karakterde önemli galiba, uyumlu yumuşak başlı karakterdeki kişilere sevgi aşılamak daha kolay ama bunun aksi olan karaktere ise daha zor sevgi aşılamak, büyük ihtimal eşiniz su grubudur, oyüzden daha kolay olmuştur aşılamanız:)
benim eşim ise boğa, boğalar biraz zordur malesef..... inattır, inatta bi murat o da ayrıdır tabiki
D
eşinizin burcu ne peki diye sorcam ama gereksiz bi soru olur belki diye soramıyorum şuan bunu size, ama muhtemelen su grubudur, yumuşak başlıdır bence, heleki sizin için yengeçse eşiniz boğa-yengeç uyumu şahanedir genelde.
bu arada kaplumbağanızı merak ettim
büyük mü?? bi görüntü olsamıydı acaba sayın kaplumbaaadan?:)
sevgiler
çok ilginç, belki de haklısın, eşim de inattır ama benim nasıl candan sevdiğimi gördükçe şaşırdı, anlamaya çalıştı belki de, evde asıl takıntılı olan benim
benim gibi biri nasıl hayvanlara karşı bu kadar toleranslı çok şaşırıyordu
eşim terazi burcu, hiç bilmiyorum su mu oluyor, yumuşak başlı mı demek bu
burçlardan sadece koç ve yayı biliyorum koç arkadaşım çok inattı yay arkadaşım da gerilmiş bir ok gibi her an fırlamaya hazır hiç yerinde duramaz kıpır kıpır fıkır fıkır bir şeydi
koç arkadaşım da liderdi inatçı lider emir veren tüm grubu yönlendiren önder birisiydi.
asıl takıntılıo lan benim dedim ya; astım, küf mantar polen hayvan tüyü ve arılara allerjim var, onun dışında köpek korkusu, hastalık korkusu ve mikrop korkusu teşhislerim var
hiçbir yere oturamam, dokunamam, kimseyle tokalaşıp öpemem, biri dokunduğu zaman gidip banyo yaparım :26:
ama kedilerin çok temiz olduğunu biliyorum, devamlı temizlik halindeler, biri sevdiği zaman iki saat dokunulan yeri yalıyorlar
bana çok benziyorlar, dilleri çok steril, tüyleri tertemiz
insandan tiksinirim ama kediden tiksinmem
köpek korkusunu ise arkadaşım sayesinde yendim, köpek gördüğüm an kasılıp titriyordum, eve iki tane kocaman köpekle gelmişti, bir süre onlara baktık, ilk başlarda çıldıracak gibiydim, çünkü kapını açık bıraktığın an gelip yatağına yatıyorlardı, nevresimlerimi değiştirmekten helak olmuştum. biri çok hisliydi de diğeri korktuğumu anladığı için üzerime hırlıyordu, ama zamanla alıştık birbirimize korkumu yenmeme çok yardımcı oldular, şimdi sokakta gördüğüm köpeklere ben saldırıyorum, severken çıldırasım geliyor
insan korkularının üzerine gitmeli gitmeli de insanlar da pek pis ama kediler öyle mi
hiç unutmam kumunu açmayı unutan arkadaşın kedisi veterinerlik olmuştu, o kadar çok tutmuş ki çişini hastalanmış, eğer öğretirsen kesinlikle sağı solu pisleteyim her yere dışkılayım demiyorlar. illa da kumuna yapacaklar, sonra bir köşeye çekilip iyice temizlenmelerine bayılıyorum
kaplumbağalarımız çok büyük, yabancı birini görünce hırt diyeısırıveriyorlar küçücük ağızları var ama açınca kocaman oluyor
şu an yanımda değiller, arkadaşa bıraktım, eğitim için yurt dışına çıktım onları da yanımda götüremezdim, aslında gelmeden önce göle bırakacaktım ama çok acil oldu apar topar hazırlanıp gitmem gerekti, ama içim rahat arkadaşımın da onlarla çok iyi ilgilendiğini biliyorum. akvaryumları çok geniş rahat rahat yüzüyorlar ve iyileşince salacağımıza karar verdiğimiz için doğal beslendirdik, canlı kurtlarla böceklerle canlı balıklarla beslendiler, elbet ağızlarına tutmadık onlar yakalamaya çalışıyorlardı, artık çok iyi avlanıyorlar, ikisi de çok uyanık tipler, gözleri çok sağlıklı, odaya minicik birsinek bile girse hemen kafalarını gözlerini hızla çevirip bakıyorlar, içgüdüleri yerinde, gölde en az yirmi sene daha yaşar onlar.