Ben kimseyi mutlu edemiyorum, kimseye iyi gelmiyorum. Herkesi tek tek kaybediyorum. Eski eşim, arkadaşlarım.. hiç kimsem kalmadı. Vajinismus tanısı almadım ama öyle olduğumu düşündüğü için 10 ayda terk edildim. Evlendim ama evlilik yaşayamadım ve karşımdaki kişi tarafından hiç sevilmediğimi anladım. Çok mutsuzum ve hiçbir şeyi düzeltemiyorum. Kendimi eksik hissediyorum. Her şey çok yordu beni artık sürekli panik atak geçiriyorum ve çok yoruldum. Artık iyi olmak istiyorum zaman dedim ama yine olmadı bu duygular hiç geçmeyecek mi
Mutluluğu başkasına verip onun üzerinden kendine yansıtmaya çalışıyorsun. Niye direkt kendin için çabalayıp, uğraşıp kendi kendini memnun etmek yerine başkasını araya koyarak onun keyfi sürecinden geçip mutluluğun sana ulaşmasını bekliyorsun. Çok dolambaçlı bir yol.
Hayatta her insan mutluluğu arar. Hedeftir o. Ancak bazen insan kendiyle kurduğu ilişkinin derin olmayışından ötürü arayışını dışarıda sürdürür, başka kalplerde mesela.
Diğer insanları sevip sayalım, onlar için uğraşalım, iyiliklerini isteyelim elbette. Ama mesela birine iyi davranmamızın altında karşılık alma beklentisi yatıyorsa, bu çok riskli bir yatırım oluyor. Artık senin kontrolünden çıkıyor, sende on puana karşılık gelen çiçek karşı tarafın nezdinde üç puan edebiliyor. Başkasının puanlama kriterini belirleyemezsin. Belkide hiç kriteri yok, anlık kararlarla, kimyasal dalgalanmalarla hareket ediyor ve sende zamanını onu anlamaya ve yaranmaya çalışmakla geçiriyorsun. Biyolojisini sil baştan yaratmadığın sürece sonuca ulaşamazsın.
Bu nedenle ya karşılık beklemeden mutlu etmeye, iyi gelmeye çalış ve bu çabanın kendisi seni mutlu etsin ya da "ben beklentisiz hareket edemiyorum" gerçeğini kabul et ve seni yarı yolda bırakmayacak tek şey olan kendine odaklan. Kendini zirveye koyar ve diğerlerine ancak seni rahatsız etmeyecek kadar verirsen günün sonunda vefalı mı çıktılar yoksa nankör mü umursamazsın. Çünkü zaten kendinden değil, arta kalanlardan vermiş olacaksın.
Yani, ya İsa gibi fedakar olmaktan haz al ve bu uğurda kullan ya da ne ekerseniz onu biçersiniz diyerek kontrollü hareket et, kendini hep öncelik olarak tut.
Gece yatağa "bugün çok kişiyi sevindirdim, faydalı oldum, bu bana yeter" diyerek de mutlu girilir, "bugün kendimi çok sevdim, karşılığını verebilecek yetiye sahip olmayan kimseyi memnun etmeye çalışmayarak kendimi kullandırmadım, oh ne güzel" diyerek de. Hangi senaryoda huzurla uykuya dalabiliyorsun?