• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Çok üzgünüm gençliğim gitti

alsa27

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
8 Haziran 2026
Mesajlar
14
Emoji Skoru
-18
Puanlar
1
Yaş
27
Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki? 😢 Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.

Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mı 😢 Yani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..

Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
 
Hayatınızdan memnun olmadığınız için tutunacak bir dal arıyorsunuz ama o tutunacak dal seneler önce kırılmış gitmiş bir tane olmamalı.

Size sağlıklı geliyor mu seneler önce size ilgi duymuş bir erkeğin bu sıkıntılı döneminizde kurtarıcı olarak aklınıza gelmesi? Ayrıca insan ilişkileri 2+2 = 4 değil, sizi isteme olasılığı bile çok düşük. Belki hayatında başka birisi vardır çoktan vesaire vesaire. Adınızı bile unutmuş olabilir.
 
Direkt neden evlilige odaklisiniz ki? Aşk, heyecan hissetmeniz icin imza atmak zorunda degilsiniz akişina birakin ve insanlardan korkmayin. Sadece kizinizdan/oglunuzdan uzak tutun, adamlari tanistirmayin cocukla bana kalirsa onun disinda gezin tozun arada tabi ki cocuksuz gibi olmaz sorumlulugunuz var ama yine de yasayabilirsiniz.

Ayrica zamaninda sizi istemis olan kişinin ne yasatacagini da bilemezsiniz ve bence adim atmayin, zamaninda adami istememissiniz baskasiyla evlenip cocuk yapip durduk yere geri donuyorsunuz yani azcik akli olan enayi ariyor aklina ben geldim herhalde diye dusunur. 🙄
 
Son düzenleme:
Neden böyle düşundüğünüzü ve hissettiğinizi anlamak zor değil. Ama kendinize toplumun ve dışarının gözunden bakmaya devam ederseniz tekrar evlenseniz bile mutlu olmakta zorlanırsınız. Onun ailesi, kendi aileniz çocukla aday arasında kuracağınız köprü, bir arada kalma kaygıları vs. sizi yiyip bitirir.

İkinci evliliğini yapıp mutlu olanların sayısı çok değil gibi görünüyor. Ama dikkat ederseniz aynı durum ilk evliliğini yapanlar için de geçerli. Aralarında oran olarak pek bir fark göremiyorum ben. Ve gerçekten tek taraf yada iki taraf çocuklu iken evlenip gayet güzel, huzurlu bir aile kuran insanlar var. Daha kırılgan ve daha özveri isteyen ilişkiler olduğu doğru. Diğer yandan feleğin çemberinden geçmişsiniz, siz de daha tecrübeli olmalısınız.
Mesele biraz da kendi üzerinde çalışmak. İnsanların kime nasıl davranacaklarına dair farklı ölçüleri vardır unutmayın. Bize nasıl davranildığını kimse tamamen yönetemez ama üzerindeki etkimiz oldukça fazla. Ve devamını kabul edip etmemek elimizde.

Son olarak 30 insanın kendini bulduğu yaş diyorum. Öncesinde biraz daha aile için, biraz daha toplum için yaşıyor belki insan. Kendini gerçekten yaşamayı ise 30'da buluyor. Geç bir yaş olduğunu düşünmeyin.
 
Aşk yaşamanıza engel bir durum yok evlilik diye tutturup kızınızı da kendinizle beraber ikinci bir çıkmaza sokma ihtimaliniz sorun sadece.

Hayatta aldığımız bazı yanlış kararların sonuçlarını öyle yada böyle göğüslemek zorundayız, ben bu tabloda üç yaşındaki kız çocuğu ile empati yaparım üzgünüm, onun üstün yararı neyse o.

Sizin de gençliğiniz falan geçmiş bitmiş değil, çocukla muhatap etmediğiniz sürece flörtleşin ne istiyorsanız yapın.

Ama şu şartlarda evlilik falan hayır diyorum ben.
 
Yaşça senden büyüğüm ve bu zamana kadarki hayat + evlilik tecrübemden yola çıkarak söyleyebilirim ki, ilerde yaşayacağın ilişkilerde belirleyici olacak olan senin geçmişin değil şu an kendini nasıl tanımladığın ve buna göre aldığın tavır.Sen kendini “ikinci el” olarak tanımlarsan o muameleyi görürsün.Sana o gözle bakacak adamın kızına da zararı dokunur.Seçilmeyi bekleyen bir zavallı değilsin.Namusunla evlenmişsin,olmamış bitmiş.Sosyalleş,parla,geçmişin altında ezilip oturma.
 
Son düzenleme:
Sizin icin evlenip bosanmis bir kadin “ ikinci el “ mi ? Ayni seyi evlenmis ve bosanmis bir erkek icinde soyleyebiliyor musunuz ?

Oncelikle deger yargilarinizi en basta kendinize karsi degsitirmeniz gerekiyor. Yeniden hayatiniza birini almak yerine psikolojik destek alin. Eski ozguveninizi yeniden kazanin . Yasadiginiz evliligin enkazlarini ustunuzden atin ve sonra bir iliskiye baslayin.

Herseyden once kendi kendini sevmeyi ve sefkat etmeyi ogrenmelisin. Sonrasi zaten gelir.
 
Sosyal medyadaki incel erkeklerin yorumlarını üstünüze alıp kişisel algılamayın. Onlar her gönderinin altına saçma sapan yorumlar yazıyor. Kendinize 2. el muamelesi yapmayın. Gencecik kadınsınız ,yeniden sever sevilirsiniz. Ama sizin önce kendinizi sevmeniz gerekiyor. Boşanmak ayıp bir şey değil. İlk boşanan değilsiniz son da olmayacaksınız. Zamana ihtiyacınız var.
 
Oooo sizi kim ne yapsin! Negatif dusuncelerle örülüsünüz.Sizi suistimal edecek erkekler bu durumunuzun kokusunu alir. Erkekler beklediginiz anlamda teselli ve anlayis gosteremez. Olmasi gereken minicik cocuguyla mutlu huzurlu bir anne olmak, hayatinin kontrolunu eline almis bir kadin olmak, gecmisi gecmiste birakmis ve gelecege hevesle bakan bir insan olmak. Bu ışığı yakabilirsen kendinde, yani ışık olursan pervaneler toplaşir :) Ama su halinle ikinci el falan..iyyygh.. nasil kotu bir bakis acisi. Sen su durumunu ustunluk haline getirsene bir kere. Evlenmemis bekar bir erkege boyle ezik buzuk ,eksik, kusurlu kendini kakalamaya calisan, acinasi halde kadinmissin hissi gecirirsin. Ne gerek var. Önce bir kendin ol. Kendinle mutlu ol, cocugunla mutlu ol. Insanlar pozitife cekilir. Bakma 2.evlilik, cocuklu kadin vb.. Bundan sonrasi kendine yol arkadasi bulmak olmali. Evlenmek de gerekmiyor bunun icin. Neyse.
 
Herkes kendi zamanını yaşar ve her çiçek farklı mevsim ve şartlarda açar bu genellemeler ve kıyas sizi ömür boyu mutSuz eder .sizin değerinizi belirleyen şey başka bir erkeğin gözünde nasıl göründüğünüz değil kendinizi nasıl ve ne şekilde Mutlu hissettiğinizde saklı. Zor ve sarsıcı şeylerden sonra duygular birbirine karışmış ve ister istemez öz sevginiz zedelenmiş. Önce kendinize ve kızınıza odaklanın zaten yol da yoldaşda zamanla sizi bulur 🌸birisi tarafından aldatıyor olmanız sizi değersiz ve sevgiye layık olmayan birisi yapmaz ama o kişiyi Şerefs.z yapar bu doğru 🙈
 
İkinci evlilik pişmanlık mıdır değil midir orasını bilemem ama bu kişiden kişiye değişen göreceli bir süreç. Herkesin evlilikten beklentisi aynı değil. Her ilişkinin dinamiği farklı. Doğru kişiyle hayatı birleştirmek için seçici ve dikkatli olmak lazım.
 
Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki? 😢 Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.

Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mı 😢 Yani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..

Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
kendinize yüklenmek yerine biz uzmandan tavsiye almanızı öneririm
Ayrıca daha 30bilde değilsiniz asıl hayatınızın en güzel yılları şimdi başlıyor.
Siz hayata pozitif bakın gerisi gelir.
Kimsenin hayatı mükemmel değil
Kendiniz için bir daha da iğrenç tabirler kullanmayın lütfen.
 
Ay bu “ikinci el” meselesi beni aşırı sinirlendirdi sen kendine nasıl yakıştırdın bu sıfatı !!!!!

Kendine gel ve acilen şu saçmalamayı bırak! Sen bir eşya mısın ki kendine ikinci el diyorsun? Yaşadığın talihsizlikler, gördüğün ihanetler seni değersiz yapmaz sadece yanlış bir adamla karşılaştığını gösterir. Sen bir savaştan sağ çıkmış, aslanlar gibi evlat büyüten 27 yaşında gencecik bir kadınsın. Hayatının neresi bitmiş? Asıl şimdi başlıyor!!!!!

İnternetteki o vizyonsuz, cahil cühela yorumlarını okuyup kendi infazını kendin imzalama. Dünyada çocuklu bir kadını baş tacı edecek, hem ona hem evladına şahane bir yuva kuracak binlerce kaliteli insan var. Sorun senin çocuklu olman değil; sorun senin kendine sevilmeyi, saygı duyulmayı layık görmemen. Bu ezik psikolojiden hemen çık.

O geçmişteki adama gelince, sırf şu an sevgiye açsın diye zihnin sana oyun oynuyor, geçmişi gözünde büyütüyorsun. Oturup bana bakmaz diye hayıflanacağına, madem adam bekâr, medenice bir merhaba yaz, nabzını yokla. Olursa olur, olmazsa önünü görürsün. Hayat cesurları sever, evde oturup ağlayanları değil.

Toparlan, o gözyaşlarını sil ve aynaya bak. Sen bir annesin, güçlü bir kadınsın. Sen kendine acımayı bırakıp hak ettiğin değeri vermezsen, kimse sana o değeri vermez. Kendine hakaret etmeyi kes!
 
Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki? 😢 Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.

Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mı 😢 Yani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..

Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
Tekrar evlenmeyi takıntı yapmışsınız.
Bakın böyle devam ederseniz karşınıza yanlış biri gelir sırf evlenmek için evlenirsiniz. Yapmayın.

Hayatta kriterleriniz olacak. Bunları önce kendiniz için koyacaksınız. Mesela sizi aldatan, psikolojik şiddet yapan birinden boşandınız. İyi ki boşanmışsınız. Önce kendinize sevginiz, saygınız olmalı.

Siz sevilmeyi dışarıdan bekliyorsunuz. Tabi ki karşınıza biri gelir sizi sever çok güzel. Ama siz kendinizi hatalarınıza rağmen seviyor musunuz? Kendinizi tüm yaşadıklarınızla aldığınız tüm dersler ile kabul ediyor musunuz?

Bende eski eşim tarafından aldatıldım. Bende psikolojik mobbing gördüm. Sizin sorgulamalarinizi zamanında bende yaptim. Fark ettim ki eski eşimi 7 yıl önce seçen kişiyle alakam bile yok. Şu anki kazanımlarım ile 7 yıl önceki kendime kızdığımı fark ettim. O zaman bana doğru gelen seçimi yaptığımı sanıyordum. O zamanki yaptıklarım veya yapmadıklarım ile kendimi şu an değerlendirdiğimi fark ettim. Bu en büyük aydınlanmayı sağladı. 7 yıl önceki ben ile şu anki ben arasında okyanuslar kadar fark var..Şu an çok farklıyım. Tabi ki şu an o kişi önüme gelse onu seçmem. Ama geçmişi değiştiremem ondan sadece ders alabilirim. Bunu fark ettim. Geçmişten derslerimi aldım ve konuyu öyle bıraktım.

Burada bir sürü üye var. Çoğu da 30 yaş üstü. Mesela ben 39 yaşındayım. İlerleyen yaşlarda çok güzel evlilikler, ilişkiler yaşayan kişiler var. İlla 20li yaşlarda o kişiyi bulacağız diye bir senet mi imzaladık? Hayır. Bazı kişilerin nasibinde sonraki yaşlarda hayat arkadaşı ile tanışmak vardır.

Siz zoru başardınız. Mutsuz bir evlilikten çıktınız. Kızınızla ayaktasınız. Siz ikinci el değilsiniz. Bu inançtan çıkın. Böyle düşünen birinin hayatınızda zerre yeri yok. Siz kusurlu ve eksik değilsiniz.

Geçmişe dönmeyi bırakın. Pişmanlık olumlu kullanılırsa kazanım sağlıyor. Alın elinize bir defter. Ben bu evlilikten ne kazanımlar elde ettim? Neler konusunda farkındalık oluşturdum? diye yazın. Ve her gün okuyun. İnanın çok aşama kaydettiğinizi göreceksiniz.

Evlilik biraz da benim inancıma göre nasip kısmet. Zorlayınca olmuyor. Olsa bilse istenildiği gibi olmuyor. Mesela ben, ilk evliliğimde evladım olsun diye çok dua ettim, çok çabaladım. Eski eşim çocuk istemedi anne olamadım. Şu an teslimiyete bıraktım. Bazı şeyler bizim elimizde değil. Elinden geleni yapıp bırakman gerekiyor.

Bu sitede boşanmış erkekle evlenen üyeler var. Eğer neden boşandığını iyi analiz edip uyaptan gerekli araştırmayı vs yaparsanız tüm boşanmış erkekler de çöp değil. Ama neden boşandığını kanıtlarla öğrenmeniz lazım. Bunun en iyi yolu da eski eşinin dilekçelerini okumak ve varsa ortak çevrede tanıdıklara sormaktır. Öyle bodoslama ikinci evliliğe atlanmaz.

Her bekar erkek de melek değil. Size bekar boşanmış birinden ziyade olgun, ne istediğini bilen, kızınızın önceliğiniz olduğunu bilip ona göre ilişki kuracak, işinde gücünde, gerçekten yuva kurmak isteyen biri lazım. Bunlar yoksa bir daha evlenmeye gerek var mı? Evladınız da var. Çocuk için acele etmenize de gerek yok.

Kendinize yüklenmeyi bırakın. Bu kizinizla ilişkinizi de etkiler. Yıllar önce en doğru kararı verdiğinizi düşünüp öyle seçim yaptınız. Hepimiz öyle seçimler yaptık. Biz yıllar önceki kişiler değiliz. Siz de değilsiniz. Derenin altından çok sular aktı. Önce kendinize yüklenmeyi bırakın. Şimdiki yapacaklariniza bakın, odaklanın. Ve size ikinci el muamelesi yapmaya yeltenen herkesi bakın herkesi ( kök aile de dahil) hayatınızdan def edin.
 
Son düzenleme:
Back
X