Okul başarısızlığını nasıl engelleyebilirsiniz?

isabel

La Vie En Rose
Yönetici
Super Moderator
Doğa Severler Kulübü
6 Mart 2012
17.542
19.924
45
fft99_mf5360357.Jpeg


ÇOCUĞUM OKULDA NEDEN BAŞARISIZ?

Kimi öğrenciler vardır, hemen hemen tüm derslerden başarısız olurlar. Gelişim düzeylerinin gerektiği bilgi ve beceriyi edinemezler.
Pek çok veli ve hatta eğitimci, öğrencilerin okul başarısındaki farklılıkların zeka düzeylerindeki farklılıktan kaynakladığına inanır. Fakat yapılan araştırmalar, başarılı ve başarısız öğrencilerin zeka düzeyleri arasında bir fark olmadığını göstermektedir.

Okul başarısızlığı nedir?

Okul başarısı, öğrencinin bulunduğu sınıf ve derse göre hedeflenen bilgi, beceri ve davranışları kazanmasıdır. Başarısızlık ise, en az bir öğretim dönemi boyunca süren, hemen hemen her dersten, gelişim düzeyinin ve yeteneklerinin çok altında başarı göstermesi ve bu durumu bir türlü telafi edememesidir.

Okul başarısızlığının belirtileri nelerdir?

Sık sık öğretmeninden, çocuğunuzun derste başarısız olduğuna dair uyarı alıyorsanız;

Saatlerce çalıştığı halde, çocuk konuları anlamadığından şikayet ediyorsa;

Çalışmaya harcadığı zamanın karşılığı olan notları alamıyorsa;

Ödevlerini baştan savma yapıyorsa;

Sınıfta derse katılmıyorsa;

Çocukta amaç ve değer eksikliği varsa;

Sınıfta çok sessiz ve uslu ya da çok gürültücü ve yaramaz ise;

çocuğunuzun okul başarısı düşük demektir.

Anne-baba, çocuğun başarısızlığının nedenlerini bulmaya çalışmalıdır

Okul başarısının düşük olmasının pek çok sebebi vardır. Her çocuk farklı sebeplerden dolayı beklenilen başarıyı yakalayamayabilir. Öncelikle ebeveyn, çocuğunun başarısız olmasının altında yatan sebepleri araştırmalı ve çocukla birlikte çözüm yolları bulmaya çalışmalıdır. Eğer çocuğunuzun başarısızlık nedeni, normal zihinsel gelişiminde geri kalması ise, ebeveyn sabırlı olmalı, çocuğun ilgi, yetenek, zeka ve becerilerini iyi gözlemlemeli ve gerek gördüğü takdirde bir uzmandan yardım almalıdır.

Çocuk okulda neden başarısız olur?

1-Okul başarısı için zihinsel olgunluk tek başına yeterli değildir. Duygusal olarak henüz olgunlaşmamış çocuklar, kendilerine bir hedef koymada güçlük çekerler ya da okul ortamının gerektirdiği sosyal becerileri edinemedikleri için okulda bulunmaktan zevk almazlar. Bu tip çocuklar okuldan kaçma davranışı gösterebilirler.

2-Çocuğun kendisini nasıl algıladığı okul başarısı için önemli bir faktördür. Çocuk yeteneksiz veya aptal olduğunu düşünüyor olabilir. Ya da tam olarak kendisini değerlendiremediği için ne yapmak istediğine karar vermekte güçlük çekebilir. Bu sebeple kendisine bir hedef koymada yetersiz kalır.

3- Bazı çocuklar öğrenmek için daha kontrollü bir ortama ihtiyaç duyarlar. Bu çocuklara neyin, nasıl yapılacağı basamak basamak anlatılmalıdır.

4-Ders çalışma alışkanlığı kazanamamış öğrenciler başarısız olurlar.

5-Anne-babanın okula ve öğrenmeye karşı tutumu çok önemlidir. Okula ve öğrenmeye karşı olumsuz yaklaşan, eğitim hayatını gereksiz gören ebeveynler, çocuklarına farkında olmadan negatif duygular aşılamaktadır.

6-Sürekli eleştirilen ve olduğu gibi kabul edilmeyen çocukların öz değerleri düşük olur. Öz değeri düşük bir öğrenci, kapasitesinin altında performans sergiler.

7-Anne-babanın, çocuğun kapasitesinin üzerinde başarı beklentisi, çocukta kaygı oluşturur. Çocuk başarısız olmaktan o kadar çok korkar ki, sonunda başarısız olur. Yine, anne-babanın düşük başarı beklentisi çocuğun motivasyonunu düşürür.

8-Anne-baba arasında sağlıklı bir ilişkinin olmaması, evde huzursuz ve kaygı verici bir ortamın olması, çocuğun zihnini sürekli meşgul eder. Duygusal gerilim içindeki çocuk okulda başarı gösteremez.

9-Çocuğa sınırsız televizyon izleme, oyun, bilgisayar oynama hakkının tanınması, bu konularda gereken sınırlamaların getirilmemesi, çocuğun vaktini iyi değerlendirememesine neden olur.

10-Bazı geleneksel aileler, çocuktan sadece itaat ve bağlılık bekler. Çocuğun kendisini ifade edememesi, merak ve girişimciliğinin kabul görülmemesi, kendine güvenin hoş karşılanmaması, çocuğun kendine özgü bir kişilik geliştirmesine engel olur.

11-Çocuk, herhangi bir nedenle anne-babasına kızgın olabilir. Onları cezalandırmak için okulda başarısız olur.

12-Ebeveynin çocuktan sürekli ders çalışmasını beklemesi, oyun, müzik, resim gibi faaliyetleri, spora veya televizyona harcanacak vakti lüzumsuz görmesi sonucu çocukta oluşan baskı, başarısızlığa neden olur.

13-Ailenin çocuğu disiplin ederken bedensel cezalar kullanması, dayak atma gibi, başarısızlığa neden olmaktadır.

14-Ailenin çocuğa yeterince ilgi ve sevgi göstermemesi.

15-Okulda öğretmenin sınıfların kalabalık oluşundan dolayı öğrencilerle birebir ilgilenememesi.


Aileler ne yapmalı?

Öncelikle çocuğunuzun başarısızlık nedenlerini tespit edin.

Başarısızlığın utancını çocuğunuza yaşatmayın. Bunun yerine çabalaması için onu teşvik edin.

Çocuğunuzla yeteneklerine uygun hedefler belirleyin.

Çocuğunuza, zamanını doğru kullanması hususunda örnek olun. Mesela, ona gezme veya televizyon izleme konusunda ölçülü olmasını tavsiye ederken, siz de bunları ölçülü yapın.

Çocuğunuzda her gün takdir edebileceğiniz bir davranış bulun. Onu sık sık övün.

Her zaman başarısının arkasından maddi bir ödül vermeyin. Başarısının başlı başına bir ödül olduğunu anlamasını sağlayın.

Küçük yaştan itibaren yaşına uygun sorumluluklar verin. Kendi problemlerini çözme becerisini kazanmasını sağlayın.

Kendi hayatınızdaki sıkıntılardan dolayı çocuğa eleştirel ve sabırsız davranıp davranmadığınızı kontrol edin.

Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkan verin.

Onun yerine ödev ve sorumluluklarını yerine getirmeyin.

Birlikte bir çalışma saati belirleyin. O saatte televizyonu kapatın, telefon görüşmelerini kabul etmeyin ve ders dışında bir şeyle ilgilenmesine izin vermeyin. O saatte anne-babadan biri evde bulunarak gerektiğinde çocuğa yardımcı olabilir. Çalışma saatinde çocuğunuzun odasına girip kapısını kapatmasına izin vermemelisiniz. Çocuk ders çalışmasa bile, o saat içinde diğer tüm şeylerden mahrum bırakılmalıdır. Anne-baba etkili bir sonuç alabilmek için bu yöntemi uygulamada kararlı ve sabırlı olmalıdır.

Çocuğa ders çalışabilmesi için bir oda ya da bir köşe hazırlayın. Eğer evde küçük bir kardeş varsa, ders çalışan çocuğunuzu rahatsız etmesine engel olun.

Onu kardeşleri veya diğer akranları ile kıyaslamayın.

Ders çalışırken ya da kitap okurken çocuğunuzu yerinden kaldırmayın, ondan bir iş yapmasını istemeyin.

Çocuğunuzla bilgi alışverişi yapın, onunla tartışın, birlikte ilginç şeyler okuyun.

Spor, sanat gibi faaliyetlerde bulunmasını teşvik edin.

Sık sık okulunu ziyaret edin, öğretmenleri ile konuşun.

Çocuklar doğal olarak öğrenme güdüsüne sahiptirler. Bebeğin bir oyuncağa uzanmak için gösterdiği çaba, yürümesi, kendi kendine yemek yemesi öğrenme güdüsünün örnekleridir.

Erken dönemde gözlemlenen öğrenme güdüsüyle çocuk okul çağında okuma-yazma gibi etkinliklere yönelir. Çocuklar doğal öğrenme güdüleri olumsuz olarak etkilendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermezler.

Çocukların öğrenme yeteneklerini etkileyen bazı durumlar vardır:

Özel Öğrenme Bozukluğu dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerin kazanılmasında ve kullanılmasında kendine gösteren bir bozukluktur ve okul başarısını olumsuz etkiler.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu okul çağındaki çocukların % 3-5’inde görülen nörobiyolojik kökenli sorundur. En yaygın belirtileri dikkatsizlik, düşünmeden hareket etme, aşırı hareket veya hareketsizliktir. Hiperaktivite okul başarısını olumsuz açıdan etkileyen psiko-eğitimsel bozukluktur.

Zihinsel gelişimin yaş düzeyinin altında olduğu vakalarda okula uyumsuzluk ve akademik başarısızlık görülebilir.

Astım, kanser gibi kronik hastalıklar çocuğun okula devamını etkilediği için onun akademik gelişim ve başarısını olumsuz olarak etkiler.

Boşanma, ayrılık, ölüm, kayıplar, çevre ve okul değişiklikleri gibi strese yol açan yaşam olayları öğrenme güdüsünü etkileyebilir.

Önceki dönemlerde sınıflarını geçemeyen öğrenciler başarısız olacakları inancıyla çaba göstermezler. Başarılı olamayan veya çabaları takdir edilmeyen öğrencilerin öğrenme güdüleri zayıflar.

Yetişkinlerin tutumları öğrencilerin akademik başarıya ilişkin inançlarını etkiler. Anne-babaların çocukların ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek, gerçekçi olmayan beklentiler içinde olmaları veya eğitime önem vermemeleri öğrenme güdüsünün azalmasına yol açabilir.

Çocuğunuzun öğrenmeye karşı ilgisini ve okul başarısını nasıl artırabilirsiniz?

Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın.

Çocuğunuzla okulu hakkında konuşun. Onu dinleyin.

Tüm ailenin katılabileceği etkinlikler düzenleyin, örneğin müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi.

Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun. Öğrenme deneyimlerini geliştirmesi için ilgi alanlarından yararlanın, örneğin çocuğunuz basketboldan hoşlanıyorsa onu basketbol tarihi veya oyuncuları hakkında bilgi toplaması için yönlendirin.

Ödül ve yaptırımları dengeleyin. Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir.

Evinizin sakin bir köşesini çalışma alanı olarak düzenlemesi için çocuğunuza yardım edin. Günlük ödev yapma saatini birlikte belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. TV izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme süresini kısıtlayın.

Öğretmenlerine saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterin. Bir eğitimciyle yaşadığınız anlaşmazlığı çocuğunuzun önünde çözümlemekten kaçının. Sık sık öğretmenleriyle konuşun. Evde ve okulda geçen olaylar hakkında karşılıklı olarak bilgi paylaşımında bulunun.

Öğrencinin kronik bir hastalığı varsa, hastalık ve tedavi konusunda öğretmeni bilgilendirin. Okul idaresi ve rehberlik servisiyle görüşerek okulun sağlayacağı hizmetlerden yararlanın.

Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün. Belli konularda başarılı olamayan öğrencilere yönelik okulun kurs, etüt gibi özel düzenlemelerinden yararlanın.

Ailenizde ve çevrenizde size bu konuda destek olabilecek insanları belirleyin.

Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun.