• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Sevgililik mi?

içimde tek bir boşluk var, buna adımdan daha da eminim. sevgi :) ne yaptıysam şimdiye dek hep bu boşluğu doldurmak içindi. 10 yıllık ihanetle dolu evliliğe katlanmak (gerçi onun son zamanları tamamen konfor alanımdan çıkmak istemememdi) kabul görmek için ekstra efor sarfetmek, böyle bir ilişki içinde yer almak. bitmesi gereken şeyleri gerektiği zamanlarda bitirememek vs. hepsi sevgisizliğin yerini doldurmaya çalıştığım için.

Aslında yaşadığımız ilişkiler içimizdeki boşlukları dolduralım diye değil de fark etmemiz için var. Bu yüzden hüsranla bitebiliyor bi çok ilişki. Ben de mutsuz bi evlilik yapmış ve boşanmış bi kadınım, anlıyorum sizin neden senelerce bırakamadığınızı, neden o döngüden çıkamadığınızı, işte bu döngüyü kırmayı öğrenelim kendimize yetelim diye yaşayıp duruyoruz benzer ilişkileri.

Ben şuanki ilişkinize yorum yapmayacağım, sizi sevmediğini, size değer vermediğini kesinlikle iddia edemem çünkü ne adamı tanıyoruz ne de elimizde yeterince veri var. 40 yaşındayım ve bi erkeğin ilişkisini ulu orta yaşamasının, yürürken elini tutmasının, ilişkisini herkese söylemesinin ille de çok sevdiği anlamına gelmediğini bilecek kadar ilişkim oldu. Eski eşim benim için tüm sülalesini karşısına aldı, sosyal medyada fotografımı paylaşıp altına şiirler döşedi, ne yani beni çok mu seviyordu ? Hayır tabi ki.

Burda siz ne istiyorsunuz, ilişkiden ne bekliyorsunuz , bunlar ne kadar karşılanıyor bu önemli.
Belki sevgiliniz ihtiyatlı davranmak istiyor, resmi bi adım atana kadar ilişkisini herkesin bilmesini istemiyor, olabilir, ben de sosyal medyada falan paylaşmam sevgilimi, abim hala bilmiyor mesela. Ne gereği var. Bakalım zaman ne gösterecek.

Önemli olan tek şey kendinizi dinlemeniz, ne istediğinizi ne istemediğinizi bilmeniz ve açık iletişim kurmanız. Adama rahatsızlık duyduğunuz her şeyi söyleyin. Geçiştirip önemsemiyorsa mesafe koyun. Birden ayrılmak çok zor geliyorsa da tavır koyun, sınır çizin, bırakın çarpsın duvarlarınıza. Size verdiği kadarıyla yetinmeyin. Duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı yerde durmayın.
 
10 yil bir erkegin kahrini cekmis bir kadinin iliskiden beklentilerinin netlesmesmis olmasi gerekir. Boyle bir iliskiden kendini kurtarip da yeniden romantizmin zayif oldugu, icinde supheler barindiran, el ele bile tutusulmayan ama evli gibi ayni evin icinde yasanan bir iliskinin mantigi nedir? Sevgililigin guzel kisimlarinin yasanmadigi, evliligin sıkıcı kisimlarinin yasandigi bir iliski gibi. Adamin bahanelerinin de konuyla alakasi yok. Oylece yolda yururken elini tutmak bir saniyeyi almiyor. İs stresiyle ne ilgisi var? Daha net olmaniz lazim ve cignendiginde arkanizi donup gideceginiz net sinirlar cizmeniz lazim. Kimsenin yarim gonlune razi olmayin.
 
Kendimden bir şeyler bulmuştum bu sözü görünce.Konu sahibi sizde bir düşünün.
 

Eklentiler

  • IMG_1398.webp
    IMG_1398.webp
    37,8 KB · Görüntüleme: 42
bu konu geçtiğimiz günlerde tekrar açıldı, bir akrabası ile toplu bir kaç kişilik bir ortamda beni ''bu da arkadaşımız xxx'' şeklinde tanıştırması üzerine. halbuki o akrabası sözde zaten hayatında biri olduğunu biliyordu vs.vs.

bu garip tanıştırılma üzerine konu kendiliğinden açılınca yine konuştum ancak bu kez çok sakin ve ifadesiz bir ses tonuyla. hatta sordum da ''şuan bulunduğun konumdan dolayı kısmetini mi kapatmak istemiyorsun'' diye sinirlendi, böyle bir şey düşündüğüne inanamıyorum dedi. senden utandığımı da düşündün mü yoksa dedi. hayır tabii ki ben kendimin utanılacak ya da saklanılacak biri olmadığımın farkındayım dedim. ama açıkçası o ihtimal de aklıma gelmişti.

bu konuşmayı yolda yaptık, avm'ye gidiyorduk. girince elimi tutmak istedi, hayır bu konunun üzerine bunu yapman benim için daha incitici olur istemiyorum artık zaten konusunu sen açmasaydın ben bu konuşmayı da yapmayacaktım dedim.

sonrasında bir kaç kez dışarı çıktık, avm'de yine elimi tutayazdı bir kez daha. sonrakilerde aynı şekilde yan yana, önlü arkalı yürümeye devam :)

açıklamalarından biri de el ele tutuşunca kendini çocuk gibi hissediyormuş??

bilemiyorum. beni asla sevmiyor diyemem ama tabii beni ne için sevip yanında istediği de önemli.

ama o günden sonra gerçekten ben bu konudan ve kafamdaki bazı başka soru işaretlerinden kurtulamadım. ve artık ilişkimizde eskisinden daha neşesiz, daha az konuşan biri oldum.

daha önceki ilişkilerime ve evliliğime bakarak, bende duygular ve insanlar böyle yavaş yavaş ve parça parça bitiyor olduğunu görüyorum. sanırım bu kişi ile olan ilişkimde de öyle olacak.

çünkü elimi tuttuğunda heyecanlanmıyorum, ya da güzel bir yer, güzel bir manzara, güzel bir yemek gördüğümde onunla gidebileceğim yerlermiş ya da keyif alabileceğim şeylermiş gibi hissetmiyorum artık.

hevesim de azalarak bitti anlayacağınız.
 
Kendimden bir şeyler bulmuştum bu sözü görünce.Konu sahibi sizde bir düşünün.
sebebi zaten tamamen bununla ilgili şeyler. kök ailemde de gereken ya da bana verilmesini istediğim şekilde sevilmedim. o yüzden sevdiğim biri olduğunda mümkün olan bütün imkanları hatta imkansız şeyleri bile denerim. bu kadar çok verici olmak zamanla karşı tarafın gözünde değersizliğe yol açıyor. ya da sizin beklentileriniz olduğunda ben senden bu kadar özen, ihtimam, ilgi istemedim ki yapmasaydına dönüyor olay.
 
10 yil bir erkegin kahrini cekmis bir kadinin iliskiden beklentilerinin netlesmesmis olmasi gerekir. Boyle bir iliskiden kendini kurtarip da yeniden romantizmin zayif oldugu, icinde supheler barindiran, el ele bile tutusulmayan ama evli gibi ayni evin icinde yasanan bir iliskinin mantigi nedir? Sevgililigin guzel kisimlarinin yasanmadigi, evliligin sıkıcı kisimlarinin yasandigi bir iliski gibi. Adamin bahanelerinin de konuyla alakasi yok. Oylece yolda yururken elini tutmak bir saniyeyi almiyor. İs stresiyle ne ilgisi var? Daha net olmaniz lazim ve cignendiginde arkanizi donup gideceginiz net sinirlar cizmeniz lazim. Kimsenin yarim gonlune razi olmayin.
ben adını bu kadar net koyamamıştım, siz çok güzel ifade etmişsiniz teşekkür ederim. tam olarak böyle. heyecansız, monoton, sürprizsiz vs vs liste uzar gider. sanırım 10 yıllık evliliğim bile bu kadar durağan ve sıkıcı değildi.
 
bu konu geçtiğimiz günlerde tekrar açıldı, bir akrabası ile toplu bir kaç kişilik bir ortamda beni ''bu da arkadaşımız xxx'' şeklinde tanıştırması üzerine. halbuki o akrabası sözde zaten hayatında biri olduğunu biliyordu vs.vs.

bu garip tanıştırılma üzerine konu kendiliğinden açılınca yine konuştum ancak bu kez çok sakin ve ifadesiz bir ses tonuyla. hatta sordum da ''şuan bulunduğun konumdan dolayı kısmetini mi kapatmak istemiyorsun'' diye sinirlendi, böyle bir şey düşündüğüne inanamıyorum dedi. senden utandığımı da düşündün mü yoksa dedi. hayır tabii ki ben kendimin utanılacak ya da saklanılacak biri olmadığımın farkındayım dedim. ama açıkçası o ihtimal de aklıma gelmişti.

bu konuşmayı yolda yaptık, avm'ye gidiyorduk. girince elimi tutmak istedi, hayır bu konunun üzerine bunu yapman benim için daha incitici olur istemiyorum artık zaten konusunu sen açmasaydın ben bu konuşmayı da yapmayacaktım dedim.

sonrasında bir kaç kez dışarı çıktık, avm'de yine elimi tutayazdı bir kez daha. sonrakilerde aynı şekilde yan yana, önlü arkalı yürümeye devam :)

açıklamalarından biri de el ele tutuşunca kendini çocuk gibi hissediyormuş??

bilemiyorum. beni asla sevmiyor diyemem ama tabii beni ne için sevip yanında istediği de önemli.

ama o günden sonra gerçekten ben bu konudan ve kafamdaki bazı başka soru işaretlerinden kurtulamadım. ve artık ilişkimizde eskisinden daha neşesiz, daha az konuşan biri oldum.

daha önceki ilişkilerime ve evliliğime bakarak, bende duygular ve insanlar böyle yavaş yavaş ve parça parça bitiyor olduğunu görüyorum. sanırım bu kişi ile olan ilişkimde de öyle olacak.

çünkü elimi tuttuğunda heyecanlanmıyorum, ya da güzel bir yer, güzel bir manzara, güzel bir yemek gördüğümde onunla gidebileceğim yerlermiş ya da keyif alabileceğim şeylermiş gibi hissetmiyorum artık.

hevesim de azalarak bitti anlayacağınız.
Arkadaşımız X ne ya halı saha maçına çağırdığı biri misin sen? Zamanını boşa harcama artık ya, kendinize verdiğiniz değer bu mu? Yalandan tutmuş elini konuşma diye işte
 
"Arkadaşımız X" diye tanıtmasına ne bahane öne sürdü çok merak ettim, sorun olmazsa anlatır mısınız?
O an aklında başka şeyler varmış, haklıymışım beni o şekilde tanıştırması yanlışmış halbuki o kişi zaten beni adımı sanımı biliyormuş, hatta sonra çay içmeye gittiler beni de çağırabilirmiş ama bazen pratik düşünemiyormuş vs. Bunları söyledi
 
Arkadaşımız X ne ya halı saha maçına çağırdığı biri misin sen? Zamanını boşa harcama artık ya, kendinize verdiğiniz değer bu mu? Yalandan tutmuş elini konuşma diye işte
Etrafımızda başkaları da olduğu için bunu yaptığını düşünüyorum. Bu da beni özellikle sakladığına, belki kısmeti kapanmamasına, belki beni tanıştırmaya değer bulmamasına varıyor
 
"Arkadaşımız X" demesinden sonra artık bu ilişkinin sürmesinin hiçbir bahanesi kalmamış demektir. Seven erkek,yanındaki kadına kimse farklı gözle bakmasın, hakkında başka biriyle yakıştırma yapılmasın diye her yerde sevgilisi, sevdiği kadın olarak tanıtır. Bu kafa yapısının kişisellikle de alakası yok hepsi belli bir zaman yol kat etmiş oldukları ve sevdikleri kadınlara karşı böyle davranırlar. Hadi bizi dinlemiyorsunuz ama çevrenizde sizi bu saçma sapan fbuddy iliskisinden kurtulmanıza vesile olacak sizi uyandıracak biri yok mu? Gerçekten sizi tanımama gerek yok ama iyi niyetli, tek istediği sevilmek olan bir hemcinsime gösterilen bu saygısızlığın üzüntüsünü ben burdan hissediyorum. Resmen bu rezil adamla kendi kısmetinizi kapatıyorsunuz. Kötü olanın gitmesine izin vermezseniz hak ettiğiniz iyiyi bulamayacaksınız bu net. Bu yazdıklarımız kişisel gelişim sayfalarının klasik özlü sözleri değil hayatın birebir gerçekleri. Kırıldığınız yerden tekrar kırılmayacaksınız, daha güzel yeşermek için budanacaksınız sadece :)
 
"Arkadaşımız X" demesinden sonra artık bu ilişkinin sürmesinin hiçbir bahanesi kalmamış demektir. Seven erkek,yanındaki kadına kimse farklı gözle bakmasın, hakkında başka biriyle yakıştırma yapılmasın diye her yerde sevgilisi, sevdiği kadın olarak tanıtır. Bu kafa yapısının kişisellikle de alakası yok hepsi belli bir zaman yol kat etmiş oldukları ve sevdikleri kadınlara karşı böyle davranırlar. Hadi bizi dinlemiyorsunuz ama çevrenizde sizi bu saçma sapan fbuddy iliskisinden kurtulmanıza vesile olacak sizi uyandıracak biri yok mu? Gerçekten sizi tanımama gerek yok ama iyi niyetli, tek istediği sevilmek olan bir hemcinsime gösterilen bu saygısızlığın üzüntüsünü ben burdan hissediyorum. Resmen bu rezil adamla kendi kısmetinizi kapatıyorsunuz. Kötü olanın gitmesine izin vermezseniz hak ettiğiniz iyiyi bulamayacaksınız bu net. Bu yazdıklarımız kişisel gelişim sayfalarının klasik özlü sözleri değil hayatın birebir gerçekleri. Kırıldığınız yerden tekrar kırılmayacaksınız, daha güzel yeşermek için budanacaksınız sadece :)
sanırım ben bu ilişkinin artık adı ilişki mi her ne ise, fbuddy ilişkisi olduğuna inanamıyorum. çünkü başta söylenen sözler, iltifatlar vs hiç böyle değildi. bu süreçte neredeyse beraber yaşama derecesine geldik, ama ben onun evine sadece 1 kez gittim ve kaldım (aile apt. anne babası üst katta, onlar tatildeyken gitmiştik) doğum günümde pastama yazdırdığı yazı bile sahiplik, iyelik eki içermiyordu :) şimdi hatırladım. ona da bahanesi bizim aramızdaki her şey özelmiş ve herkesle paylaşılmazmış. pastanesci neden o pastayı sevgilisine aldığını bilsinmiş ki ne gerek varmış :) ay yazarken bile sinirden güldüm. ömründe 1 kez göreceği pastacıya bile ''iyi ki doğdun sevgilim'' yazdıramamış bir adam var karşımda.

çevremde ilişkimi bilenler de artık yorum yapmıyorlar çünkü bunun normal şartlar altında bir ilişki olmadığını anladılar sanırım. bir de ben zaten biteceğini biliyorum ama ne zaman olduğunu bilmiyorum şeklinde anlatıyorum. ve neden biteceğini de biliyorum. bu sebeplerden.
 
sanırım ben bu ilişkinin artık adı ilişki mi her ne ise, fbuddy ilişkisi olduğuna inanamıyorum. çünkü başta söylenen sözler, iltifatlar vs hiç böyle değildi. bu süreçte neredeyse beraber yaşama derecesine geldik, ama ben onun evine sadece 1 kez gittim ve kaldım (aile apt. anne babası üst katta, onlar tatildeyken gitmiştik) doğum günümde pastama yazdırdığı yazı bile sahiplik, iyelik eki içermiyordu :) şimdi hatırladım. ona da bahanesi bizim aramızdaki her şey özelmiş ve herkesle paylaşılmazmış. pastanesci neden o pastayı sevgilisine aldığını bilsinmiş ki ne gerek varmış :) ay yazarken bile sinirden güldüm. ömründe 1 kez göreceği pastacıya bile ''iyi ki doğdun sevgilim'' yazdıramamış bir adam var karşımda.

çevremde ilişkimi bilenler de artık yorum yapmıyorlar çünkü bunun normal şartlar altında bir ilişki olmadığını anladılar sanırım. bir de ben zaten biteceğini biliyorum ama ne zaman olduğunu bilmiyorum şeklinde anlatıyorum. ve neden biteceğini de biliyorum. bu sebeplerden.
Gitgide dediğimiz noktaya geliyorsun. Bu saçma adamdan kurtulunca ferahlayacağına emin olabilirsin. Pastacıdan bile çekiniyorsa kuzenini çok normal karşıladım açıkçası. Cidden burda benim bile kalbim kırıldı. Tez zamanda kurtulman dileğiyle...
 
Gitgide dediğimiz noktaya geliyorsun. Bu saçma adamdan kurtulunca ferahlayacağına emin olabilirsin. Pastacıdan bile çekiniyorsa kuzenini çok normal karşıladım açıkçası. Cidden burda benim bile kalbim kırıldı. Tez zamanda kurtulman dileğiyle...
yani pastacının benim hayatımda ne gibi bir yeri ve önemi olabilir ki asla ve asla aklıma bile gelmez böyle bir şey yapmak. ama onun kafası nasıl çalışıyorsa pastayı kime aldığını bile gizliyor.

o pastanın resmini çekmiştim (çünkü doğum günümde beraber resmimiz bile yok, hatta gittiğimiz mekanda yan masadakiler kutlama olduğunu görünce sizi fotoğraf çekelim demişlerdi, kabul etmedim) pastayı çektim ki arada dönüp bakıp iyice hazmediyorum, sinirleniyorum ama bu şartlarda bizden de ilişkiden de bir şey olmayacağını anlamama yardım ediyor.
 
yani pastacının benim hayatımda ne gibi bir yeri ve önemi olabilir ki asla ve asla aklıma bile gelmez böyle bir şey yapmak. ama onun kafası nasıl çalışıyorsa pastayı kime aldığını bile gizliyor.

o pastanın resmini çekmiştim (çünkü doğum günümde beraber resmimiz bile yok, hatta gittiğimiz mekanda yan masadakiler kutlama olduğunu görünce sizi fotoğraf çekelim demişlerdi, kabul etmedim) pastayı çektim ki arada dönüp bakıp iyice hazmediyorum, sinirleniyorum ama bu şartlarda bizden de ilişkiden de bir şey olmayacağını anlamama yardım ediyor.
Ben inanıyorum yapacaksın. Ama o gün gelenekadar umarım kalbini daha kötü bir şekilde kırmaz. Zaten çok yıpranmışsın. Ama ben bi tırtıl olarak düşünüyorum seni. Kozadasın ve bir gün çıkıp kelebek olacaksın. Renklerin umarım şahane olur. :KK16:
 
Ben inanıyorum yapacaksın. Ama o gün gelenekadar umarım kalbini daha kötü bir şekilde kırmaz. Zaten çok yıpranmışsın. Ama ben bi tırtıl olarak düşünüyorum seni. Kozadasın ve bir gün çıkıp kelebek olacaksın. Renklerin umarım şahane olur. :KK16:
güzel sözleriniz ve iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim:KK200: okuduklarım çok iyi geldi.
 
O an aklında başka şeyler varmış, haklıymışım beni o şekilde tanıştırması yanlışmış halbuki o kişi zaten beni adımı sanımı biliyormuş, hatta sonra çay içmeye gittiler beni de çağırabilirmiş ama bazen pratik düşünemiyormuş vs. Bunları söyledi
bacı bu adam seni yeterince istemiyor ve sevmiyor, gerçekten seven biri ufak bi el ele tutuşmayı bile bu kadar büyütmezdi bu kadar monoton, sıkıcı bi ilişkide olmaktansa yalnız kalıp kendi elini kendin tut bence
 
bu konuyu diğerinden ayrı olarak güncelleme yaparak, ve ilişkinin (çoğunluğun hem fikir olduğu olmayan ilişkinin) nereye gittiğini kendim de dönüp bakmak amacıyla olaylar günlüğü gibi kullanmak istedim.

Tabii yeni bir güncelleme ile geldim.

Geçtiğimiz akşam babasının kendine bir kız bulduğundan bahsetti. Ailesi muhafazakar, babasının bulduğu kız da öyleymiş. Hatta baya kapalı bir hanımmış. Ben de ilk tepki olarak, normal insanlar seni yalnızsın diye biliyor dedim. Babasına aşırı muhafazakar ve kapalı biri ile görüşmek istemediğini hatta kimseyle tanıştırılmak istemediğini söylemiş. Söyleyemezmiş çünkü ailesi ve aile yapısı biriyle evlenmeden kalmaya, yaşamaya müsaade etmezmiş. Bunu anlayabilecek zihin yapısına sahip değillermiş. Muhtemelen bende kaldığı zaman ailesi onu ofiste yatıyor diye biliyor. (ofiste koltuk, banyo mutfak, tv vs her şey var)

Sonrasında bak hayatında asla biri yokmuş gibi davranmak böyle şeylere yol açıyor, yarın bir gün benim annem bana birini bulmaya kalksa sen rahatsız olmayacak mısın bu fikirden dedim, hayır sen gidip görüşmediğin sürede sorun yok normal dedi.

O gece daha bir kaç şey konuştuk ama bu olay beni baya silkeledi pek hatırlamıyorum kalan konuları.


Burada bazı arkadaşlar söylemişti, kendine ya da hem kendine ve ailesine uygun birini bulduğunda sana yol verecek sen şuan onun için güvenli limansın diye. Bu konuyu anlatınca aklıma direkt o yorumlar geldi.

Konuya da sinirlenmedim ya da kıskanmadım çok da bir şey hissetmedim. Çünkü ona göre çok normal. Görüşülmediği sürece sorun yok. Yani o sevdiği insana başkalarının yakıştırılmasına fikren de olsa karşı değil. Bu da aynı şekilde burada yazılmıştı.

Sadece şaşırdım. Şimdi niye şaşırdın biz burada sana bas bas bağırdık diyenler olacaktır. Ama yine de paylaşmak istedim. Hiç yorum gelmese dahi kendi kendime ettiğimi arada dönüp okumak için yazdım bunları.
 
bi de gelip marifet gibi anlatıyor, başkasından duymuyorsunuz

bunu hep sizi daha da kırmak parçalamak için yapıyor. daha da güçsüzleşin ve her dediğine evet deyin diye. umarım bu acıyı çektiğinize değiyordur ne diyeyim.
 
bu konuyu diğerinden ayrı olarak güncelleme yaparak, ve ilişkinin (çoğunluğun hem fikir olduğu olmayan ilişkinin) nereye gittiğini kendim de dönüp bakmak amacıyla olaylar günlüğü gibi kullanmak istedim.

Tabii yeni bir güncelleme ile geldim.

Geçtiğimiz akşam babasının kendine bir kız bulduğundan bahsetti. Ailesi muhafazakar, babasının bulduğu kız da öyleymiş. Hatta baya kapalı bir hanımmış. Ben de ilk tepki olarak, normal insanlar seni yalnızsın diye biliyor dedim. Babasına aşırı muhafazakar ve kapalı biri ile görüşmek istemediğini hatta kimseyle tanıştırılmak istemediğini söylemiş. Söyleyemezmiş çünkü ailesi ve aile yapısı biriyle evlenmeden kalmaya, yaşamaya müsaade etmezmiş. Bunu anlayabilecek zihin yapısına sahip değillermiş. Muhtemelen bende kaldığı zaman ailesi onu ofiste yatıyor diye biliyor. (ofiste koltuk, banyo mutfak, tv vs her şey var)

Sonrasında bak hayatında asla biri yokmuş gibi davranmak böyle şeylere yol açıyor, yarın bir gün benim annem bana birini bulmaya kalksa sen rahatsız olmayacak mısın bu fikirden dedim, hayır sen gidip görüşmediğin sürede sorun yok normal dedi.

O gece daha bir kaç şey konuştuk ama bu olay beni baya silkeledi pek hatırlamıyorum kalan konuları.


Burada bazı arkadaşlar söylemişti, kendine ya da hem kendine ve ailesine uygun birini bulduğunda sana yol verecek sen şuan onun için güvenli limansın diye. Bu konuyu anlatınca aklıma direkt o yorumlar geldi.

Konuya da sinirlenmedim ya da kıskanmadım çok da bir şey hissetmedim. Çünkü ona göre çok normal. Görüşülmediği sürece sorun yok. Yani o sevdiği insana başkalarının yakıştırılmasına fikren de olsa karşı değil. Bu da aynı şekilde burada yazılmıştı.

Sadece şaşırdım. Şimdi niye şaşırdın biz burada sana bas bas bağırdık diyenler olacaktır. Ama yine de paylaşmak istedim. Hiç yorum gelmese dahi kendi kendime ettiğimi arada dönüp okumak için yazdım bunları.
Bunu sana gelip anlatması bile absürt. Bizim yazmamizla senin yaşaman farklı çünkü hala umudun var(di?). Beraber kaliyoruz demesin (essssek kadar adam neyden cekinecek o da ayrı, geçsin o ayakları) ama sevgilim var desin. Diyemiyorsa zamanini almasın bunu söyle artık. Yok iş stresi yok bilmem ne diye diye seneye adamın düğününü görürsün artık köyden buldukları bir kızla.
 
Back
X