• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Sıkıntıya mı gelemiyorum,sorun bende mi onda mı ben anlayamadım... Canım çok sıkkın

kataraktpenguen17

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
20 Eylül 2025
Mesajlar
257
Emoji Skoru
359
Puanlar
18
Yaş
27
Selam kızlar;

2.5 haftanın sonunda sizinle paylaşmak ve fikirlerinizi almak istedim.
Normalde iyi giden bir ilişkim vardı, nişanlımdan da memnunum genel anlamda ama bu ara psikolojik olarak çok yoruldum sanırım ve artık ne düşünsem bilemedim, herşeyin daha kötü olacağına dair bir algıya sahibim.

Nişanlım çalıştığı işyerinde saygı duyulan, iyi iş yapan birisi. Ancak her gözü açık patron gibi, fazla hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen devamlı az çalışan bir birim varsa orayı da toparlamaya, oranın işlerine yardım etmeye (kendi işlerine ek olarak) gönderiliyor.
Sevgililik sürecimizde de bu durum kendisini çok yıprattı, çok yoruldu, kendi işleri dışında devamlı başkalarının arkasını toplamak, devamlı alan-bölüm değişikliği, tam ayak uydurup rahatlamışken yeniden toparlamaya gönderilmesi... Sinirleri bozulmuştu kısacası bu durumdan
12. ayın ortalarından beri yine düzeltmek için gönderildiği bölümde keyfi yerindeydi, işleri düzenliydi, çok şehir dışına git geli olmuyordu memnundu yani
ocak ayının ortalarında işyerinde kalifiye bir işçi bir anda işten çıktığını duyurdu, işleri de yoğun olduğu için tabiki kalan tüm işler bir anda ''sen halledersin'' demesiyle nişanlımın üzerine kaldı-yani yeniden bir bölüm değişikliği oldu
Bunu öğrendikten sonra başladı devamlı dert yanmaya, aşırı tatsız olmaya, devamlı sinir stres topu, doğru düzgün benimle konuşmuyor-enerjisi düşük ve tatsız olduğu için ben yükseltmeye çalışıyorum devamlı, sinirli yorgun vs vs... Anladınız demek istediğimi...
Bu süreci gerçekten idare etmeye çalıştım, çünkü tabiki sevdiklerimizin yanında olacağız, ama her telefonla konuştuğumuzda tatsız olması, yorgun olması, mutsuz olması, benim git patronunla-müdürünle görüş, kaybetmek istemeyecekleri bir elemansın hayatım dememe rağmen (başka bir çözüm önerisi sunamıyordum malesef) asla yapmaması ama devamlı şikayetçi ruh hali enerjimi emmeye, benim de gittikçe enerjimi düşürmeye başladı, üstelik hep ben bizi üstte tutmaya çalıştığımdan sanırım o süreçte biraz yoruldum. Karşımda çözüm yolu bulmaya çalışan birisi yok, ben devamlı enerjisini yüksek tutmaya çalışıyorum ama benimle (sadece benimle değil bu arada herkesle olduğunu teyit ettim) konuşmaya mecali yokmuş gibi, isteksizmiş gibi ruh hali canımı sıktı...
En sonunda bende biraz sinirlendim sanırım, keşke sana yardımcı olabilsem ama olamıyorum, çözüm önerisi sunuyorum yapmıyorsun, ne yapacağımı bende bilmiyorum, canımı sıktı artık bu durum, bende çok kötüyüm, bir sürü derdim var ama devamlı bana dertle geldiğin için sana anlatamıyorum artık patlama noktasına geldim falan dedim sitem ettim, 1-2 gün sonra gitmiş görüşmüş müdürle, tabiki hiçbirşey değişmemiş. (klasik biz sana güvendiğimiz için, yapabildiğini bildiğimiz için vs demişler) ama en azından rahatlamış gibiydi, idrak da edebildi sanırım

Tam günlük hayatın koşuşturması arasında enerjisinin toparlanması, üzerinden o sitemkar tatsız havanın gitmesi ile düzelmeye başlamış, enerjimiz dengelenmeye başlamıştı ki şu lanet ne hastalığıysa ondan oldu... Gözleri akıyor, burnu akıyor, başı ağrıyor, ateşi var, halsizlik devamlı, boğaz ağrısı, şiddetli öksürük derken bunun 0.3 olan hayat enerjisi yine gitti... Yine karşıma aksi, tatsız, hiçbirşey yapmaya enerjisi olmayan, huysuz, akşamları 9.30-10 da yatmak isteyen (bende kurumsalda çalışıyorum, ikimiz de eve 7 de geliyoruz...), uykudan başka birşey yapmayan birisi geldi, hastaydı ve bende manyak olmadığımdan tabiki yine her türlü özeni göstererek ilgilendim onunla, aynı zamanlarda işe de gitmek zorunda kaldığından ekstra tatsız oluyordu 2 kere hediye gönderdim sırf mutlu olsun diye, devamlı aradım sordum mesaj attım, çok özlememe rağmen dinlendiğinden asla rahatsızlık vermedim aramadım etmedim... 1 hafta-10 günde o olay üzerine bu yaşandı, hastalıktan kafasını kaldıramıyor, ben uzakta olduğumdan birşey yapamıyorum, konuştuğumuzda hastalığından hiç hali yok enerjisi düşük veya tatsız konuşuyor, yinede tabiki birşey demedim ve bu devam etti

Ocak ayından beri bu hastalığı hiç gitmedi(nasıl gitmedi ben anlayamadım gerçekten, kocaman adam, spor yapar, ilaçlarını multivitaminlerini içer, düzenli beslenir-bana çok canı tatlıymış gibi geldi açıkçası...) , gitmediği için Ramazanı da beraber geçirelim bahanesiyle annesi-babası da geldi, annesi sağolsun bugün gitti kadın ama gerçekten ocaktan beri devamlı hastaydı, iyileşemedi, tatsızdı, enerjisi yok, birşey derim isteksizmiş gibi konuşur ay nasıl anlatsam bilmiyorum ki kızlar, huysuzluk üstüne huysuzluk
Bende ailemin en büyük çocuğuyum, 3 kardeşiz(en küçüğümüz engelli) hayatımda hep zorluklarla kardeşlerime bakmakla geçti, insan yardım edecek kimsesi olmayınca kendi içine kapanıyor herhalde, bende derdimi asla anlatamıyorum birine, özellikle de nişanlıma, bu süreçte ben onun dert çöplüğü gibi oldum (normal olanın bu olduğunu, dertlerimizi birbirimize anlatmamız gerektiğini, beni çok sevdiğini ve paylaşım yaparak rahatladığını söylüyor) ama bu süreçte bunların hepsi bana çok ağır geldi sanırım. Kendisinin anlattığı bir sürü derdi olduğu içindir ki benimde bu süreçte bir sürü sıkıntım varken hiçbirini anlatamadım, bunlar içimde birikti kendim hallettim ve hallederken yoruldum(çünkü benim için bir alan yoktu) bir yandan onun asla çözemediğim dertleri bindi omzuma...

Yorgunluğu, halsizliği, tatsızlığı uzun süredir üst üste bindi ve beni çökertti, bir süredir eskisi kadar sıcak değiliz gibi hissediyorum çünkü bir türlü kendini toparlayamıyor,enerjisi hep kötü, devamlı şikayetçi ve huysuz modunda, atık bende ilişkiyi yukarıda tutmaya çalışmaktan yoruldum, üstelik böyle ben arayayımlara falan da alışık değilim-hoşuma gitmiyor, bu şikayetçi mentalitesi mi bi bana tuhaf geliyor, ben neden kendi hayatımda da bu kadar dert tasa varken bir de hiç benim alakam olmayan-asla bir etkimin olmayacağı konularda devamlı sıkıntıya giriyorum anlayamadım,
belirtmeyi unuttum, hastalığının üstüne bir de oruç bindi (ikimizde inançlı insanlarız, bende tutuyorum) yani üstüne ketçap mayonez de geldi kızlar kısaca... ne yapmam gerektiğini artık bilemiyorum
Survivor modunda olduğunu anlayabiliyorum, hatsa yorgun iş güç ama bende insanım... uzun süredir bu halini idare ettiğimi düşünüyorum, bundan da gocunmuyorum ama yoruldum, istenmiyormuş gibi hissetmeye başlamak üzereyim,lütfen beni yanlış anlamayın, bencilsin yorumları yapmayın ben zaten bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum sanki sıkıntılı süreçleri atlatamıyormuş gibi bencil gibi
ama gerçekten çok yoruldum, bugün konuştuk ama tatsız konuşuyor gibiyiz (gibiyim) mesela, eski halimizi özlüyorum, onunla bu konuyu konuşmak istiyorum ama çok ikilemdeyim, verdiği tepkiler de ne yazık ki Seyit onbaşı bana fazla geliyor... anlamlandıramıyorum... ne desem saçma, siz ne yapardınız böyle bir durum yaşayan oldu mu...
 
Son düzenleme:
Selam kızlar;

2.5 haftanın sonunda sizinle paylaşmak ve fikirlerinizi almak istedim.
Normalde iyi giden bir ilişkim vardı, nişanlımdan da memnunum genel anlamda ama bu ara psikolojik olarak çok yoruldum sanırım ve artık ne düşünsem bilemedim, herşeyin daha kötü olacağına dair bir algıya sahibim.

Nişanlım çalıştığı işyerinde saygı duyulan, iyi iş yapan birisi. Ancak her gözü açık patron gibi, fazla hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen devamlı az çalışan bir birim varsa orayı da toparlamaya, oranın işlerine yardım etmeye (kendi işlerine ek olarak) gönderiliyor.
Sevgililik sürecimizde de bu durum kendisini çok yıprattı, çok yoruldu, kendi işleri dışında devamlı başkalarının arkasını toplamak, devamlı alan-bölüm değişikliği, tam ayak uydurup rahatlamışken yeniden toparlamaya gönderilmesi... Sinirleri bozulmuştu kısacası bu durumdan
12. ayın ortalarından beri yine düzeltmek için gönderildiği bölümde keyfi yerindeydi, işleri düzenliydi, çok şehir dışına git geli olmuyordu memnundu yani
ocak ayının ortalarında işyerinde kalifiye bir işçi bir anda işten çıktığını duyurdu, işleri de yoğun olduğu için tabiki kalan tüm işler bir anda ''sen halledersin'' demesiyle nişanlımın üzerine kaldı-yani yeniden bir bölüm değişikliği oldu
Bunu öğrendikten sonra başladı devamlı dert yanmaya, aşırı tatsız olmaya, devamlı sinir stres topu, doğru düzgün benimle konuşmuyor-enerjisi düşük ve tatsız olduğu için ben yükseltmeye çalışıyorum devamlı, sinirli yorgun vs vs... Anladınız demek istediğimi...
Bu süreci gerçekten idare etmeye çalıştım, çünkü tabiki sevdiklerimizin yanında olacağız, ama her telefonla konuştuğumuzda tatsız olması, yorgun olması, mutsuz olması, benim git patronunla-müdürünle görüş, kaybetmek istemeyecekleri bir elemansın hayatım dememe rağmen (başka bir çözüm önerisi sunamıyordum malesef) asla yapmaması ama devamlı şikayetçi ruh hali enerjimi emmeye, benim de gittikçe enerjimi düşürmeye başladı, üstelik hep ben bizi üstte tutmaya çalıştığımdan sanırım o süreçte biraz yoruldum. Karşımda çözüm yolu bulmaya çalışan birisi yok, ben devamlı enerjisini yüksek tutmaya çalışıyorum ama benimle (sadece benimle değil bu arada herkesle olduğunu teyit ettim) konuşmaya mecali yokmuş gibi, isteksizmiş gibi ruh hali canımı sıktı...
En sonunda bende biraz sinirlendim sanırım, keşke sana yardımcı olabilsem ama olamıyorum, çözüm önerisi sunuyorum yapmıyorsun, ne yapacağımı bende bilmiyorum, canımı sıktı artık bu durum, bende çok kötüyüm, bir sürü derdim var ama devamlı bana dertle geldiğin için sana anlatamıyorum artık patlama noktasına geldim falan dedim sitem ettim, 1-2 gün sonra gitmiş görüşmüş müdürle, tabiki hiçbirşey değişmemiş. (klasik biz sana güvendiğimiz için, yapabildiğini bildiğimiz için vs demişler) ama en azından rahatlamış gibiydi, idrak da edebildi sanırım

Tam günlük hayatın koşuşturması arasında enerjisinin toparlanması, üzerinden o sitemkar tatsız havanın gitmesi ile düzelmeye başlamış, enerjimiz dengelenmeye başlamıştı ki şu lanet ne hastalığıysa ondan oldu... Gözleri akıyor, burnu akıyor, başı ağrıyor, ateşi var, halsizlik devamlı, boğaz ağrısı, şiddetli öksürük derken bunun 0.3 olan hayat enerjisi yine gitti... Yine karşıma aksi, tatsız, hiçbirşey yapmaya enerjisi olmayan, huysuz, akşamları 9.30-10 da yatmak isteyen (bende kurumsalda çalışıyorum, ikimiz de eve 7 de geliyoruz...), uykudan başka birşey yapmayan birisi geldi, hastaydı ve bende manyak olmadığımdan tabiki yine her türlü özeni göstererek ilgilendim onunla, aynı zamanlarda işe de gitmek zorunda kaldığından ekstra tatsız oluyordu 2 kere hediye gönderdim sırf mutlu olsun diye, devamlı aradım sordum mesaj attım, çok özlememe rağmen dinlendiğinden asla rahatsızlık vermedim aramadım etmedim... 1 hafta-10 günde o olay üzerine bu yaşandı, hastalıktan kafasını kaldıramıyor, ben uzakta olduğumdan birşey yapamıyorum, konuştuğumuzda hastalığından hiç hali yok enerjisi düşük veya tatsız konuşuyor, yinede tabiki birşey demedim ve bu devam etti

Ocak ayından beri bu hastalığı hiç gitmedi(nasıl gitmedi ben anlayamadım gerçekten, kocaman adam, spor yapar, ilaçlarını multivitaminlerini içer, düzenli beslenir-bana çok canı tatlıymış gibi geldi açıkçası...) , gitmediği için Ramazanı da beraber geçirelim bahanesiyle annesi-babası da geldi, annesi sağolsun bugün gitti kadın ama gerçekten ocaktan beri devamlı hastaydı, iyileşemedi, tatsızdı, enerjisi yok, birşey derim isteksizmiş gibi konuşur ay nasıl anlatsam bilmiyorum ki kızlar, huysuzluk üstüne huysuzluk
Bende ailemin en büyük çocuğuyum, 3 kardeşiz(en küçüğümüz engelli) hayatımda hep zorluklarla kardeşlerime bakmakla geçti, insan yardım edecek kimsesi olmayınca kendi içine kapanıyor herhalde, bende derdimi asla anlatamıyorum birine, özellikle de nişanlıma, bu süreçte ben onun dert çöplüğü gibi oldum (normal olanın bu olduğunu, dertlerimizi birbirimize anlatmamız gerektiğini, beni çok sevdiğini ve paylaşım yaparak rahatladığını söylüyor) ama bu süreçte bunların hepsi bana çok ağır geldi sanırım. Kendisinin anlattığı bir sürü derdi olduğu içindir ki benimde bu süreçte bir sürü sıkıntım varken hiçbirini anlatamadım, bunlar içimde birikti kendim hallettim ve hallederken yoruldum(çünkü benim için bir alan yoktu) bir yandan onun asla çözemediğim dertleri bindi omzuma...

Yorgunluğu, halsizliği, tatsızlığı uzun süredir üst üste bindi ve beni çökertti, bir süredir eskisi kadar sıcak değiliz gibi hissediyorum çünkü bir türlü kendini toparlayamıyor,enerjisi hep kötü, devamlı şikayetçi ve huysuz modunda, atık bende ilişkiyi yukarıda tutmaya çalışmaktan yoruldum, üstelik böyle ben arayayımlara falan da alışık değilim-hoşuma gitmiyor, bu şikayetçi mentalitesi mi bi bana tuhaf geliyor, ben neden kendi hayatımda da bu kadar dert tasa varken bir de hiç benim alakam olmayan-asla bir etkimin olmayacağı konularda devamlı sıkıntıya giriyorum anlayamadım, çok uzun oldu, aslında daha diyecek şeyim çok ama ellerim yoruldu gjgjgjgjgjg
lütfen beni yanlış anlamayın, bencilsin yorumları yapmayın ben zaten bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum sanki sıkıntılı süreçleri atlatamıyormuş gibi bencil gibi
ama gerçekten çok yoruldum, bugün konuştuk ama tatsız konuşuyor gibiyiz (gibiyim) mesela, onunla bu konuyu konuşmak istiyorum ama çok ikilemdeyim ne desem saçma, siz ne yapardınız böyle bir durum yaşayan oldu mu...
Ben sana hak veriyorum. Sürekli olumsuz mızmız ama durumu düzeltmeye yönelik bir şey yapmayan insanların moralini yukarıda tutmaya çalışmak çok yorucu.

Eşim işiyle ilgili komik/ilginç bir şey yoksa anlatmaz. Bir sürü insanla beraber çalışıyor bir sürü aksilikler yaşanıyor bazen telefonda başkası ile konuşurken anlıyorum ama sormuyorum. Bir kere bahsetmiştim, o da saçma sapan şeylerle canını niye sıkayım anlatsam düzelmeyecek ki demişti.

Bana sorarsan elinden gelenin fazlasını yapmışsın ama o bunun farkında değil. Arama sorma işini azalt. Hediye falan da alma paşaya. İyileşince al karşına konuş, işle ilgili olumsuzluk duymak istemiyorum artık de. Bencilce değil yani sürekli negatif basmak da karşıdakini duygusal çöp kutusuna çeviriyor. Elini çek üzerinden kısaca. Baktın mizildaniyor, modumu düşürme lütfen ben de bir sürü şey yaşadım huzur bulmak için seni arıyorum de.
 
Bencil olan nişanlınız. İş aramiyorsa bir yandan eşek gibi her işe sürülmesi müstahak. Anca ağlar durur, kendiyle birlikte sizi de aşağı çeker.

Siteminiz daha önce işe yaramış tekrar bir ciddi konuşma yapın bence. Sevdiğinizi yalnız bırakmayacaksınız diye hem ona hem kendinize yetip Herkül olunca kimse madalya takmayacak. Siz artık patlayınca da "yapmasaydın, söyleseydin o zaman" denecek. Açık iletişim kurun.
 
Bencil olan nişanlınız. İş aramiyorsa bir yandan eşek gibi her işe sürülmesi müstahak. Anca ağlar durur, kendiyle birlikte sizi de aşağı çeker.

Siteminiz daha önce işe yaramış tekrar bir ciddi konuşma yapın bence. Sevdiğinizi yalnız bırakmayacaksınız diye hem ona hem kendinize yetip Herkül olunca kimse madalya takmayacak. Siz artık patlayınca da "yapmasaydın, söyleseydin o zaman" denecek. Açık iletişim kurun.
iş yerindeki çıkandan sonraki en kıdemlı eleman, iş halledici bir kişilik olduğu içinde nerede bi arıza olsa sen halledersin diyerek onu yönlendiriyorlar, insan yapabiliyor diye bu kadar kullanılmamalı anlayabiliyorum ama bende gerçekten yoruldum, bugün bir konuşma yaparım gibi geldi ama emin de değilim bilmiyorum haklısınız ikiniz de kızlar
 
biz nişanlıyken eşim neler çekti neler. halen daha çekiyor. rabbim kocalarımıza güç kuvvet versin.

valla ben de çok uğraştım onu gaza getirmek ve iyi hissettirmek için ama işe yaramadı yaramıyor. geçiyor köşesine susuyor içinde yaşayıp bitiriyor sonra benimle sorunlarını paylaşıyor. artık ben sadece sen haklısın her şey düzelecek diyorum. ortayı bulmaya çalışıyorum.

sizdeki sorun biraz farklı ama çok bileni çok sıkarlar. nişanlın işten kaçmayı öğrenecek.
 
pasif agresif işte zor oluyor
benim kocada da var pasif agresiflik.. ama benimki sizinki kadar dayanamaz :) patlardı bırakırdı işi falan
çoook anlatır bende haşlarım susar
bende çalışıyorum bana mızırdanıp durma (yengeç burcu) git arkadaşınla hallet işini vs derim
sizinki daha nişanlıyken başlamış
uzak durun mızırdandığı zaman da kısa kesin
 
Sizin gibi zorluklar karşısında direkt çözüme odaklanan pırlanta kızların yada insanların diyeyim sorunlarını anlata anlata abarta abarta ( sürekli çözüme ulaşmayan yada kabullenilmeyen sorun abartılı hale gelir ) kronik alışkanlık edinmiş üstüne üstlük bu kadar anlayışlı ve yapıcı yaklaşıp kendi hayatinin dertlerini bile ona yük etmeyen biriyle nasıl nişan aşamasına geldigini pek anlamadım.Sanirim genel huyları uyumlu yada sevgi fazla her ne ise önemli olan bunu bir ömre yayarak dinleyecek ve bu tarz onun canını sıkan ona zor gelen konularda bu tavrına katlanmak zorunda kalacak olmanız.O zamanda bu sevgiyi ve saygıyı onun bu toksik huyuna rağmen ve artık tolere ederim diyorsanız diyecek birşey yok.Sonucta hayat içinde dizinde yorgunluklariniz olacak bunları paylaşıp halletmek halledemiyorsanda çok çok yansitmanak gerek kendi tavrını ayarlayacak iş yerinde bu suratı hım himlari oraya yapacak aşağıya çeker sizi uzun vadede sadece buna dikkat edin sabrinda bir ömrü vardır
 
Benim derdimi aynı şekilde dinlemeyen ve hayatımda biri varken iliskide sadece onun dertlerinin gündem oldugu gün sonunda kendi derdimi kendim çözüp birde üstüne onun dertlerini kendime yük edindigim biri bana birşey katamaz hayatımdan çıkarırım. Bunu tecrübeyle edindim bol keseden atmıyorum. Bu erkekle evlensen evlenincede aynı evin icinde asık suratla gezicek sürekli bi neyin var hayatım? modunda olucaksınız. Karar sizin ama değişmez. Ben size hak verdim bu arada.
 
niye sıkıntıya gelesin ki?
sıkılmak bunalmak icin degil tam tersi bunaldigimizda yanimizda bize nefes olan, umit olan biri olsun diye evleniyoruz.
muhtemelen iliskinin basindaki hali o heyecanla, seratonik hormonuyla yaptiklariydi. orijinal ve normal hali bu demek ki. iliskinin ilk zamanlari coskulu olan cogu erkek evlendikten sonra tv karsisindan kalkmayan, hep yorgun, hayatini guzellestirecek aktivitelere "icat cikarma" diyen hale geliyorlar. seninki bunu daha fragmandan gostermis.
bence evlilik isini biraz daha düşün. kendini motive etmekten aciz insanla yasamak dunyanin en zor seyi. insanoglusunuz hayat yolunda basiniza neler gelecek. hep mi sen onu pohpohlayacaksin , o dusmesin diye sen gogusleyeceksin sorunlari?
 
Selam kızlar;

2.5 haftanın sonunda sizinle paylaşmak ve fikirlerinizi almak istedim.
Normalde iyi giden bir ilişkim vardı, nişanlımdan da memnunum genel anlamda ama bu ara psikolojik olarak çok yoruldum sanırım ve artık ne düşünsem bilemedim, herşeyin daha kötü olacağına dair bir algıya sahibim.

Nişanlım çalıştığı işyerinde saygı duyulan, iyi iş yapan birisi. Ancak her gözü açık patron gibi, fazla hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen devamlı az çalışan bir birim varsa orayı da toparlamaya, oranın işlerine yardım etmeye (kendi işlerine ek olarak) gönderiliyor.
Sevgililik sürecimizde de bu durum kendisini çok yıprattı, çok yoruldu, kendi işleri dışında devamlı başkalarının arkasını toplamak, devamlı alan-bölüm değişikliği, tam ayak uydurup rahatlamışken yeniden toparlamaya gönderilmesi... Sinirleri bozulmuştu kısacası bu durumdan
12. ayın ortalarından beri yine düzeltmek için gönderildiği bölümde keyfi yerindeydi, işleri düzenliydi, çok şehir dışına git geli olmuyordu memnundu yani
ocak ayının ortalarında işyerinde kalifiye bir işçi bir anda işten çıktığını duyurdu, işleri de yoğun olduğu için tabiki kalan tüm işler bir anda ''sen halledersin'' demesiyle nişanlımın üzerine kaldı-yani yeniden bir bölüm değişikliği oldu
Bunu öğrendikten sonra başladı devamlı dert yanmaya, aşırı tatsız olmaya, devamlı sinir stres topu, doğru düzgün benimle konuşmuyor-enerjisi düşük ve tatsız olduğu için ben yükseltmeye çalışıyorum devamlı, sinirli yorgun vs vs... Anladınız demek istediğimi...
Bu süreci gerçekten idare etmeye çalıştım, çünkü tabiki sevdiklerimizin yanında olacağız, ama her telefonla konuştuğumuzda tatsız olması, yorgun olması, mutsuz olması, benim git patronunla-müdürünle görüş, kaybetmek istemeyecekleri bir elemansın hayatım dememe rağmen (başka bir çözüm önerisi sunamıyordum malesef) asla yapmaması ama devamlı şikayetçi ruh hali enerjimi emmeye, benim de gittikçe enerjimi düşürmeye başladı, üstelik hep ben bizi üstte tutmaya çalıştığımdan sanırım o süreçte biraz yoruldum. Karşımda çözüm yolu bulmaya çalışan birisi yok, ben devamlı enerjisini yüksek tutmaya çalışıyorum ama benimle (sadece benimle değil bu arada herkesle olduğunu teyit ettim) konuşmaya mecali yokmuş gibi, isteksizmiş gibi ruh hali canımı sıktı...
En sonunda bende biraz sinirlendim sanırım, keşke sana yardımcı olabilsem ama olamıyorum, çözüm önerisi sunuyorum yapmıyorsun, ne yapacağımı bende bilmiyorum, canımı sıktı artık bu durum, bende çok kötüyüm, bir sürü derdim var ama devamlı bana dertle geldiğin için sana anlatamıyorum artık patlama noktasına geldim falan dedim sitem ettim, 1-2 gün sonra gitmiş görüşmüş müdürle, tabiki hiçbirşey değişmemiş. (klasik biz sana güvendiğimiz için, yapabildiğini bildiğimiz için vs demişler) ama en azından rahatlamış gibiydi, idrak da edebildi sanırım

Tam günlük hayatın koşuşturması arasında enerjisinin toparlanması, üzerinden o sitemkar tatsız havanın gitmesi ile düzelmeye başlamış, enerjimiz dengelenmeye başlamıştı ki şu lanet ne hastalığıysa ondan oldu... Gözleri akıyor, burnu akıyor, başı ağrıyor, ateşi var, halsizlik devamlı, boğaz ağrısı, şiddetli öksürük derken bunun 0.3 olan hayat enerjisi yine gitti... Yine karşıma aksi, tatsız, hiçbirşey yapmaya enerjisi olmayan, huysuz, akşamları 9.30-10 da yatmak isteyen (bende kurumsalda çalışıyorum, ikimiz de eve 7 de geliyoruz...), uykudan başka birşey yapmayan birisi geldi, hastaydı ve bende manyak olmadığımdan tabiki yine her türlü özeni göstererek ilgilendim onunla, aynı zamanlarda işe de gitmek zorunda kaldığından ekstra tatsız oluyordu 2 kere hediye gönderdim sırf mutlu olsun diye, devamlı aradım sordum mesaj attım, çok özlememe rağmen dinlendiğinden asla rahatsızlık vermedim aramadım etmedim... 1 hafta-10 günde o olay üzerine bu yaşandı, hastalıktan kafasını kaldıramıyor, ben uzakta olduğumdan birşey yapamıyorum, konuştuğumuzda hastalığından hiç hali yok enerjisi düşük veya tatsız konuşuyor, yinede tabiki birşey demedim ve bu devam etti

Ocak ayından beri bu hastalığı hiç gitmedi(nasıl gitmedi ben anlayamadım gerçekten, kocaman adam, spor yapar, ilaçlarını multivitaminlerini içer, düzenli beslenir-bana çok canı tatlıymış gibi geldi açıkçası...) , gitmediği için Ramazanı da beraber geçirelim bahanesiyle annesi-babası da geldi, annesi sağolsun bugün gitti kadın ama gerçekten ocaktan beri devamlı hastaydı, iyileşemedi, tatsızdı, enerjisi yok, birşey derim isteksizmiş gibi konuşur ay nasıl anlatsam bilmiyorum ki kızlar, huysuzluk üstüne huysuzluk
Bende ailemin en büyük çocuğuyum, 3 kardeşiz(en küçüğümüz engelli) hayatımda hep zorluklarla kardeşlerime bakmakla geçti, insan yardım edecek kimsesi olmayınca kendi içine kapanıyor herhalde, bende derdimi asla anlatamıyorum birine, özellikle de nişanlıma, bu süreçte ben onun dert çöplüğü gibi oldum (normal olanın bu olduğunu, dertlerimizi birbirimize anlatmamız gerektiğini, beni çok sevdiğini ve paylaşım yaparak rahatladığını söylüyor) ama bu süreçte bunların hepsi bana çok ağır geldi sanırım. Kendisinin anlattığı bir sürü derdi olduğu içindir ki benimde bu süreçte bir sürü sıkıntım varken hiçbirini anlatamadım, bunlar içimde birikti kendim hallettim ve hallederken yoruldum(çünkü benim için bir alan yoktu) bir yandan onun asla çözemediğim dertleri bindi omzuma...

Yorgunluğu, halsizliği, tatsızlığı uzun süredir üst üste bindi ve beni çökertti, bir süredir eskisi kadar sıcak değiliz gibi hissediyorum çünkü bir türlü kendini toparlayamıyor,enerjisi hep kötü, devamlı şikayetçi ve huysuz modunda, atık bende ilişkiyi yukarıda tutmaya çalışmaktan yoruldum, üstelik böyle ben arayayımlara falan da alışık değilim-hoşuma gitmiyor, bu şikayetçi mentalitesi mi bi bana tuhaf geliyor, ben neden kendi hayatımda da bu kadar dert tasa varken bir de hiç benim alakam olmayan-asla bir etkimin olmayacağı konularda devamlı sıkıntıya giriyorum anlayamadım,
belirtmeyi unuttum, hastalığının üstüne bir de oruç bindi (ikimizde inançlı insanlarız, bende tutuyorum) yani üstüne ketçap mayonez de geldi kızlar kısaca... ne yapmam gerektiğini artık bilemiyorum
Survivor modunda olduğunu anlayabiliyorum, hatsa yorgun iş güç ama bende insanım... uzun süredir bu halini idare ettiğimi düşünüyorum, bundan da gocunmuyorum ama yoruldum, istenmiyormuş gibi hissetmeye başlamak üzereyim,lütfen beni yanlış anlamayın, bencilsin yorumları yapmayın ben zaten bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum sanki sıkıntılı süreçleri atlatamıyormuş gibi bencil gibi
ama gerçekten çok yoruldum, bugün konuştuk ama tatsız konuşuyor gibiyiz (gibiyim) mesela, eski halimizi özlüyorum, onunla bu konuyu konuşmak istiyorum ama çok ikilemdeyim, verdiği tepkiler de ne yazık ki Seyit onbaşı bana fazla geliyor... anlamlandıramıyorum... ne desem saçma, siz ne yapardınız böyle bir durum yaşayan oldu mu...
İş konusunda devamlı size dert yanması gerçekten sıkıcı bana göre. Arada eşim müdürle atışır anlatır bana dinlerken sıkılıyorum.
Hastalık konusunda şunu belirtmek istiyorum, oğlumda Ocak ayından bu yana hasta. Evet o lanet hastalıktan sonra toparlayamadı devamlı baş ağrısı var. Norolojiye gittik hatta bu hafta. Öğretmeni aradı geçen hafta, Kağan’ın enerjisi çok düştü çok durgun dedi. Gerçekten öyle evde okulda hep halsiz yorgun bir hali var. 😢
Ama size bu kadar her sorunu yansıtması çok hoş değil tabi, sizi çok iyi anlıyorum. Oğlum olmasa bende sıkılırdım bu halinden.
 
O işten çıkacak.Başka bir çare yok gibi.Orada devam ettiği sürece ona aynı şekilde davranılacak ve bunun stresi yine size yansıyacak.
 
Hastaysa doktora gitsin tedavi olsun, o nasıl bir hastalıkmış Ocak ayından bu yana.. Biraz ara verin bence. Kendinizi geri çekin ve kendinize zaman ayırıp iyi gelecek uğraşlar bulun. Bu kadar mıç mıç sürekli ilgi sizden karşıya, ondan gelen bir şey yok. Bir durun, uzaklaşın, kafanızı dinleyin. İlgi kesilince ne yapıyor, bir ölçüp tartın.. Bu adam böyle giderse sizi de hasta eder.
 
Bu adamın mizacı böyle devamlı yakınan şikayet eden ama asıl şikayet edilecek yerlere değil de pasif agrasif şekilde mızmızlanan insanın yaşam enerjisini sömüren nanemolla bir tip. Bir ömür nasıl geçer böylesiyle. Hele bu bir de erkek yani daha dirayetli duygusal olarak daha çelik gibi olması gerekirken. Karşına alıp konuşsan da bu adam değişmez. Taşıma suyla değirmen dönmez. Bir iki zaman toparlar yine huylarına devam eder.
 
Selam kızlar;

2.5 haftanın sonunda sizinle paylaşmak ve fikirlerinizi almak istedim.
Normalde iyi giden bir ilişkim vardı, nişanlımdan da memnunum genel anlamda ama bu ara psikolojik olarak çok yoruldum sanırım ve artık ne düşünsem bilemedim, herşeyin daha kötü olacağına dair bir algıya sahibim.

Nişanlım çalıştığı işyerinde saygı duyulan, iyi iş yapan birisi. Ancak her gözü açık patron gibi, fazla hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen devamlı az çalışan bir birim varsa orayı da toparlamaya, oranın işlerine yardım etmeye (kendi işlerine ek olarak) gönderiliyor.
Sevgililik sürecimizde de bu durum kendisini çok yıprattı, çok yoruldu, kendi işleri dışında devamlı başkalarının arkasını toplamak, devamlı alan-bölüm değişikliği, tam ayak uydurup rahatlamışken yeniden toparlamaya gönderilmesi... Sinirleri bozulmuştu kısacası bu durumdan
12. ayın ortalarından beri yine düzeltmek için gönderildiği bölümde keyfi yerindeydi, işleri düzenliydi, çok şehir dışına git geli olmuyordu memnundu yani
ocak ayının ortalarında işyerinde kalifiye bir işçi bir anda işten çıktığını duyurdu, işleri de yoğun olduğu için tabiki kalan tüm işler bir anda ''sen halledersin'' demesiyle nişanlımın üzerine kaldı-yani yeniden bir bölüm değişikliği oldu
Bunu öğrendikten sonra başladı devamlı dert yanmaya, aşırı tatsız olmaya, devamlı sinir stres topu, doğru düzgün benimle konuşmuyor-enerjisi düşük ve tatsız olduğu için ben yükseltmeye çalışıyorum devamlı, sinirli yorgun vs vs... Anladınız demek istediğimi...
Bu süreci gerçekten idare etmeye çalıştım, çünkü tabiki sevdiklerimizin yanında olacağız, ama her telefonla konuştuğumuzda tatsız olması, yorgun olması, mutsuz olması, benim git patronunla-müdürünle görüş, kaybetmek istemeyecekleri bir elemansın hayatım dememe rağmen (başka bir çözüm önerisi sunamıyordum malesef) asla yapmaması ama devamlı şikayetçi ruh hali enerjimi emmeye, benim de gittikçe enerjimi düşürmeye başladı, üstelik hep ben bizi üstte tutmaya çalıştığımdan sanırım o süreçte biraz yoruldum. Karşımda çözüm yolu bulmaya çalışan birisi yok, ben devamlı enerjisini yüksek tutmaya çalışıyorum ama benimle (sadece benimle değil bu arada herkesle olduğunu teyit ettim) konuşmaya mecali yokmuş gibi, isteksizmiş gibi ruh hali canımı sıktı...
En sonunda bende biraz sinirlendim sanırım, keşke sana yardımcı olabilsem ama olamıyorum, çözüm önerisi sunuyorum yapmıyorsun, ne yapacağımı bende bilmiyorum, canımı sıktı artık bu durum, bende çok kötüyüm, bir sürü derdim var ama devamlı bana dertle geldiğin için sana anlatamıyorum artık patlama noktasına geldim falan dedim sitem ettim, 1-2 gün sonra gitmiş görüşmüş müdürle, tabiki hiçbirşey değişmemiş. (klasik biz sana güvendiğimiz için, yapabildiğini bildiğimiz için vs demişler) ama en azından rahatlamış gibiydi, idrak da edebildi sanırım

Tam günlük hayatın koşuşturması arasında enerjisinin toparlanması, üzerinden o sitemkar tatsız havanın gitmesi ile düzelmeye başlamış, enerjimiz dengelenmeye başlamıştı ki şu lanet ne hastalığıysa ondan oldu... Gözleri akıyor, burnu akıyor, başı ağrıyor, ateşi var, halsizlik devamlı, boğaz ağrısı, şiddetli öksürük derken bunun 0.3 olan hayat enerjisi yine gitti... Yine karşıma aksi, tatsız, hiçbirşey yapmaya enerjisi olmayan, huysuz, akşamları 9.30-10 da yatmak isteyen (bende kurumsalda çalışıyorum, ikimiz de eve 7 de geliyoruz...), uykudan başka birşey yapmayan birisi geldi, hastaydı ve bende manyak olmadığımdan tabiki yine her türlü özeni göstererek ilgilendim onunla, aynı zamanlarda işe de gitmek zorunda kaldığından ekstra tatsız oluyordu 2 kere hediye gönderdim sırf mutlu olsun diye, devamlı aradım sordum mesaj attım, çok özlememe rağmen dinlendiğinden asla rahatsızlık vermedim aramadım etmedim... 1 hafta-10 günde o olay üzerine bu yaşandı, hastalıktan kafasını kaldıramıyor, ben uzakta olduğumdan birşey yapamıyorum, konuştuğumuzda hastalığından hiç hali yok enerjisi düşük veya tatsız konuşuyor, yinede tabiki birşey demedim ve bu devam etti

Ocak ayından beri bu hastalığı hiç gitmedi(nasıl gitmedi ben anlayamadım gerçekten, kocaman adam, spor yapar, ilaçlarını multivitaminlerini içer, düzenli beslenir-bana çok canı tatlıymış gibi geldi açıkçası...) , gitmediği için Ramazanı da beraber geçirelim bahanesiyle annesi-babası da geldi, annesi sağolsun bugün gitti kadın ama gerçekten ocaktan beri devamlı hastaydı, iyileşemedi, tatsızdı, enerjisi yok, birşey derim isteksizmiş gibi konuşur ay nasıl anlatsam bilmiyorum ki kızlar, huysuzluk üstüne huysuzluk
Bende ailemin en büyük çocuğuyum, 3 kardeşiz(en küçüğümüz engelli) hayatımda hep zorluklarla kardeşlerime bakmakla geçti, insan yardım edecek kimsesi olmayınca kendi içine kapanıyor herhalde, bende derdimi asla anlatamıyorum birine, özellikle de nişanlıma, bu süreçte ben onun dert çöplüğü gibi oldum (normal olanın bu olduğunu, dertlerimizi birbirimize anlatmamız gerektiğini, beni çok sevdiğini ve paylaşım yaparak rahatladığını söylüyor) ama bu süreçte bunların hepsi bana çok ağır geldi sanırım. Kendisinin anlattığı bir sürü derdi olduğu içindir ki benimde bu süreçte bir sürü sıkıntım varken hiçbirini anlatamadım, bunlar içimde birikti kendim hallettim ve hallederken yoruldum(çünkü benim için bir alan yoktu) bir yandan onun asla çözemediğim dertleri bindi omzuma...

Yorgunluğu, halsizliği, tatsızlığı uzun süredir üst üste bindi ve beni çökertti, bir süredir eskisi kadar sıcak değiliz gibi hissediyorum çünkü bir türlü kendini toparlayamıyor,enerjisi hep kötü, devamlı şikayetçi ve huysuz modunda, atık bende ilişkiyi yukarıda tutmaya çalışmaktan yoruldum, üstelik böyle ben arayayımlara falan da alışık değilim-hoşuma gitmiyor, bu şikayetçi mentalitesi mi bi bana tuhaf geliyor, ben neden kendi hayatımda da bu kadar dert tasa varken bir de hiç benim alakam olmayan-asla bir etkimin olmayacağı konularda devamlı sıkıntıya giriyorum anlayamadım,
belirtmeyi unuttum, hastalığının üstüne bir de oruç bindi (ikimizde inançlı insanlarız, bende tutuyorum) yani üstüne ketçap mayonez de geldi kızlar kısaca... ne yapmam gerektiğini artık bilemiyorum
Survivor modunda olduğunu anlayabiliyorum, hatsa yorgun iş güç ama bende insanım... uzun süredir bu halini idare ettiğimi düşünüyorum, bundan da gocunmuyorum ama yoruldum, istenmiyormuş gibi hissetmeye başlamak üzereyim,lütfen beni yanlış anlamayın, bencilsin yorumları yapmayın ben zaten bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum sanki sıkıntılı süreçleri atlatamıyormuş gibi bencil gibi
ama gerçekten çok yoruldum, bugün konuştuk ama tatsız konuşuyor gibiyiz (gibiyim) mesela, eski halimizi özlüyorum, onunla bu konuyu konuşmak istiyorum ama çok ikilemdeyim, verdiği tepkiler de ne yazık ki Seyit onbaşı bana fazla geliyor... anlamlandıramıyorum... ne desem saçma, siz ne yapardınız böyle bir durum yaşayan oldu mu...
İsterse bana bencil desinler böyle birini iki gün çekmem.Hayatın kendisi zor zaten bir de zorlaştıranlsrla mı uğraşacağım.Karşılıklı anlayış hoşgörü ve fedakarlık olması gerekir belli ölçüde ama ben ebeveynlik yapamam.Sabrınıza hayran kaldım.
 
Ay çekilecek dert değil ya, mızmız erkek hiç çekilmez evlenince aynı evin içinde ne yapacaksınız? İş yerinde herkesin sorunları var, ki bu sınır koyamadığı için başına geliyor. İnsanlar ne dertlerle uğraşıyor beyimiz biraz fazla çalıştı diye ağlıyor. Şimdiden bıktıysanız evlenmeden önce çok iyi düşünün ve değerlendirin derim.
 
hayatta hepimizin bir mücadelesi bir derdi var ama insanlara bu kadar aksetmiyoruz ben dayanamam mesela benım sabır eşiğimi geçer bu çok yorucu sürekli modumu aşağı çeker ayrılırım bencillikse evet bencilim ama nişanlanızın yaptığıda katlanılabılır bi durum değil gitsin psikologa o kadar para kazanıyor
 
biz nişanlıyken eşim neler çekti neler. halen daha çekiyor. rabbim kocalarımıza güç kuvvet versin.

valla ben de çok uğraştım onu gaza getirmek ve iyi hissettirmek için ama işe yaramadı yaramıyor. geçiyor köşesine susuyor içinde yaşayıp bitiriyor sonra benimle sorunlarını paylaşıyor. artık ben sadece sen haklısın her şey düzelecek diyorum. ortayı bulmaya çalışıyorum.

sizdeki sorun biraz farklı ama çok bileni çok sıkarlar. nişanlın işten kaçmayı öğrenecek.
evet, bende söylüyorum, açık açık diyorum yani kızlar sana verilen işelri hızlı hızlı halletmenin snaa hiçbir yararı yok çünkü önüne daha fazla iş veriyorlar diye... yavaş yavaş anlamaya başladı sanırım, dün akşam erken çıkmış, bu dediğime benzer birşey söyledi, sadece kendi işlerini halletmiş, sesi bile daha az yorgun geliyordu inanın ki...
 
pasif agresif işte zor oluyor
benim kocada da var pasif agresiflik.. ama benimki sizinki kadar dayanamaz :) patlardı bırakırdı işi falan
çoook anlatır bende haşlarım susar
bende çalışıyorum bana mızırdanıp durma (yengeç burcu) git arkadaşınla hallet işini vs derim
sizinki daha nişanlıyken başlamış
uzak durun mızırdandığı zaman da kısa kesin
kısa keseceğim
başka yolu yok
aynı iş kolunda çalışıyoruz çok benzer pozisyonlardayız
gün içerisinde benim işimde çok stresli kısaca ama ben kimseye hayatı dar etmiyorum, o da malesef öyle yada böyle öğrenmesi lazım
 
Hastaysa doktora gitsin tedavi olsun, o nasıl bir hastalıkmış Ocak ayından bu yana.. Biraz ara verin bence. Kendinizi geri çekin ve kendinize zaman ayırıp iyi gelecek uğraşlar bulun. Bu kadar mıç mıç sürekli ilgi sizden karşıya, ondan gelen bir şey yok. Bir durun, uzaklaşın, kafanızı dinleyin. İlgi kesilince ne yapıyor, bir ölçüp tartın.. Bu adam böyle giderse sizi de hasta eder.
salı günü size yazdığımdan beri öyle yapıyorum
gerçekten rahatladım sanki, en azından benimde kafamda dönen stres çarkları azıcık durdu, bir süre daha böyle gideceğim inşallah bakalım
 
Back
X