bizim kültürün kısır döngüsü erkek-egemenliğin dozunu fazla kaçırması...
aptal erkek milleti ille de benim olsun diye bastırıp baskıladıkça, bizler kendi bünyevi "yaramazlıklarımıza" tahammülsüz olarak yetişiyoruz. uzak duruyoruz. kendimizi ayıplanmaktan koruyoruz.
o zaman da herifler kendi yaptıkları baskının sonuçlarına katlanıyor işte.
başka ülkelerde, daha liberal kültürlerde erkeklerin 25-30 yaşını geçtikten sonra kudurukluğu yatışıyor...
ama bizimkinde erkekler aç kaldığı, hatunlar da boyuna baskılandığı için, topyekun millette birikmiş yoksunluk sendromu had safhada. olmadık yaşlarda bile patlamak üzere bekleyen volkan gibi herkes.
laf nereye mi gidiyor? işte şuraya: erkeklerden gelen yılışıklıkların, bizim hakedip etmemizle alakası yok. ayrıca onlar kontrolü çatlatıp saçmalamasın diye, dönüp dolaşıp yine kendini sıkması gerekenin biz olmasını sindiremiyorum.
onlar da, biz de, kendi kültürümüzün kötü taraflarının ceremesini yaşıyoruz arkadaşlar. bence "sınırı aşan heriflere" karşı kendimizi öyle böyle hissetmeyi boşverip, sorunu kökünden çözecek düşünce tarzlarını edinmeye bakmak daha önemli.
belki bizden geçmiştir... ama hiç değilse çocuklarımız daha salim kafayla yaşasınlar şu hayatı...