siz olsanız ne yapardınız???

inci tanesi83

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
2 Mayıs 2017
20
15
41
Merhaba arkadaşlar!
1 yıl önce ortak tanıdıklar aracılığıyla biriyle tanıştırıldım. Aynı memleketin insanlarıyız. Ben memlekette çalışıyorum o ise farklı bir şehirde. Ben 33 yaşındayım o ise 37. Birkaç gün izin alıp, buraya geldi. 3 defa görüştük. Fikirlerimiz, eşimiz olacak kişiden beklediğimiz özellikler, aile yapılarımız vb. çok benziyordu. 4. gün ailesiyle tanışmamı istedi. Ben çok hızlı hareket ettiğini düşünerek önce istemedim. Ama daha önce görüştüğüm kişilerde bu kadar çok ortak yönüm olmadığı için, bir de konuşmalarından, fiziksel görünüşünden de etkilendiğim için 'neden olmasın' diyerek kabul ettim. Akşam yemeğine onlara gittim. 2 saat kadar onlarda ailesiyle birlikte oturup, sonra yine bir kafeye gidip, sohbet ettik. O da ilk defa benim gibi iyi ve güzel biriyle karşılaştığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra izni bitti ve yaşadığı şehre döndü. 1,5 ay kadar kadar telefon, mesajla görüştük. Bu arada facebookta ekledik birbirimizi. Fotoğraflarımın çoğunu beğendi falan. Hatta kalp bırakmışlığı bile var. Yani bu süre içerisinde her şey çok güzeldi. Sonra Ramazan Bayramı için buraya geldi. (Buraya derken ben il merkezinde yaşıyorum) O yazlığa geldi. Gelmeden önce dedi ki "kardeşlerim de gelecek. hep birlikte olacağız. Hemen yarın gelmesem, bayramın 1. günü gelsem olur mu?" Ben de onu sıkıntıya sokmak istemediğim için ve de ailesiyle vakit geçirsin diye anlayışlı davranarak "olur tabi, sen ne zaman müsait olursan" dedim. Bu arada ertesi gün Arefe. Aradan birkaç saat geçti, mesaj atmış: "Ben önce yarın gelsem, sonra ertesi gün yine gelirim görüşürüz, olmaz mı?" diye. Ben o gün oruç tutamayacaktım bunu biliyordu. Ama evde de yapmamız gereken işler vardı. Ben de: "Senin için zor olmaz mı? Hem Arefe günü dışarıda bir yerlerde oturup, bişeyler yiyip içmemiz doğru olmaz diye düşünüyorum" dedim. Şöyle yazmış: "ben o kadar yoldan geldim, seni görmeye geleyim diyorum ,sen ise yemek yiyip içmek doğru olmaz diyorsun öyle mi?" diye. Bi bakıma haklı evet ama ben de haklıyım. Çünkü telefonda kardeşlerim gelecek onlarla görüşeceğim dedi diye ben de anneme evdeki ilerde yardım ederim diye konuşmuştuk. Sonra hemen bi değişti, bi atar sormayın. "ben kardeşlerimle dışarı çıkıyorum, telefon şarjda kalacak" normalde tuvalete bile telefonsuz gitmez. O akşam öyle geçti. Gelince "biz geldik, iyi geceler" yazmış sadece. Ertesi gün de aynı soğukluk devam etti. Bayramın 1. günü geldi görüştük. Yine öyle buz gibi. Nerde ilk tanıştığım adam nerede o. Özellikle sordum. Arefe Günü görüşmeyelim dedim diye mi hala kızgınsın diye. "yooo, öyle bişey yok. Farklı geldi sadece"dedi. O gün ve ertesi gün yine sohbet ettik hep. Ama ilk tanıştığımız günlerdeki gibi gelecekten, beklentilerden falan bahsetmedi hiç. Ama yine güldük, sohbet ettik. Sonra tatil bitti ve döndü. O ara yine aramız düzeldi.
Yaz tatillerinde ben ve ailem de onların yazlıklarının bulunduğu yerde yaparız hep. Oradan ev tutarız. Yine oraya gidecektik. O da aynı tarihlere denk getirmişti iznini. Tatilde şunu yaparız, bunu yaparız diye konuşuyorduk. Hatta öyle ki ben ve annem de belki orada bizi de ailesiyle tanıştırır diyordu. Ama malum yaşanan olaylardan dolayı izinler kaldırılmıştı. Mesleği gereği bu durumdan çok etkilendi. Bu arada yine soğuk davranmaya başlamıştı. Ben olaylardan dolayı etkilendiğini düşündüğüm için üstüne çok varmadım. Elimden geldiğince alttan aldım hatta. Ama baktım olmuyor, Neden öyle, böyle diye sorduğumda :"bişey yok, ilerleyemiyoruz" diyordu.
Ben tatilimi yaptım, geldim ama onun izni çok sonraki bir güne ertelendi. Yine ev tutup gitmem imkansızdı. Bütün oteller doluydu. Onlarda da kalamazdım. O geldi 1 gün görüştük. Yine bir soğukluk vardı. Özellikle sordum neden böyle, bana söylemek istediğin bir şey mi var? diye. (Ayrılmak falan mı istiyor acaba diye) yooo öyle bir şey yok. yorgunum sadece dedi. yoldan gelmişti. olabilir diye düşündüm. Görüştük ve yazlığa gitti. Sonra yine kardeşleri de gelmiş onlarla beraber takılayım bir kaç gün dedi. "Elbette" dedim. Çünkü her gün buraya gelmesi imkansızdı. o kadar yol. Sonra bir gün mesajlaşırken dedi ki "nasıl görüşeceğiz, yine ben mi geleyim?" ben de dedim ki değişiklik olsun istersen ben geleyim. Sabah otobüsle gittim. Çok güzel bir gündü. Hatta beni yazlıklarına götürdü. Ailesiyle yine oturduk, yemek yedik sohbet ettik. Bana kal gitme falan dediler ama, ailem izin vermedi kalamazdım. Yanındayken sorun yok, sohbet ediyoruz ama yine gelecekten hiç bahsetmiyordu. Ama bu da benim aklıma sürekli takılan bir konuydu. Bir dahaki gelişinde tüm cesaretimi topladım ve sordum: "Bana çok mesafeli davranıyorsun? Bir sorun mu var? benimle bir gelecek düşünüyor musun, görüşmeye devam edecek miyiz?" diye. cevap: "sen insanın iyi gününde, kötü gününde yanında olabilecek birisin, seni kaybetmek istemiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var." Peki dedim.
Çünkü çevresinde mutsuz evlilik yapan, hatta zorunlu evlilik yapmak zorunda kalan arkadaşları varmış. Korkuyorum dedi. Hak verdim ona, çünkü ben de benzer düşünüyordum. Bu devirde güvenilecek insan bulmak zor. Bunu öğrendiğim için rahatlamıştım. Bir de ona şunu da sordum: "Sen de benim ailemle tanışmak istemez misin? Onlar da seni çok merak ediyorlar." "Olur" dedi. Hatta hiç beklemeden "Ara müsaitlerse gidelim" Aradım annemi, onlar da babamla gezmeye gitmişler. yarın gelin" dedi.
Sonra eve gittiğimde aklıma şu geldi :"ya açılmak için benden bir işaret bekliyorsa?!!" Ertesi gün görüşünce döktüm içimi. Dedim ki:" belki elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Bir yerden başlamak gerek. " gülümsedi. "Haklısın" dedi. Sonra bize geldik. 1 saat kadar oturduk gitti. Ertesi gün yine görüştüğümüzde hemen elimi tuttu. O kadar mutlu olmuştum ki. içimden "demek ki gerçekten bunu bekliyormuş"dedim. Ertesi gün yine anne ve babasıyla yazlıklarına gideceklerdi. "sen de bizimle gelir misin?" dedi. Ben de elimi tuttu ya, birşeyler olacak artık, işler yoluna girmeye başlıyor diye kabul ettim. "ailem gece kalmaya izin vermez ama gece son otobüsle dönerim, olur" dedim. Yine onların yazlığına gittim. Çoğunluk süre yine ailesinin yanında geçti. Konuşmalarını bir görseniz annesi de babası da "kızım" diye hitap ediyorlardı. babası hatta bir konudan bahsederken bana "annen" şöyle dedi, böyle yaptı diye anlatıyordu. ben de onları çok sevmiştim. kendimi o gün onların ailesinden biri gibi hissetmiştim. Birkaç saatliğine ikimiz dışarı çıktık. Ama nerde dün akşam elimi tutan adam, nerde o günkü. Ne elimi tutmak ne bir şey.Hiç bir şey olmamış gibi bi soğukluk var yine. İnsan ister istemez bozuluyor. Yine sordum. ne oldu, neden böylesin, benimle görüşmek istemiyor musun artık. bunu bana açıkça söyle lütfen. yine aynı cevap: "çok iyi bi insansın, seni kaybetmek istemiyorum." hep benzer cevaplar. ama ben de moral bozukluğu had safhada. Bol bol sessizlik. Sonra yine evlerine gittik. Akşam yemeği yedik ailesiyle. komşuları geldi, onlarla tanıştık falan. ama bizimki sohbete katılmak yerine telefonda haber okudu bol bol. çok canım sıkıldı ama ailesine çaktırmadım tabi. Sonra otobüs saatim geldi ve döndüm. Soğukluk yine devam etti diğer günlerde. izni bitmeden önceki gün bir daha görüştük. Tavır yine aynı. Sohbetin bir yerinde dedi ki "biz seninle normal arkadaş gibiyiz iş yerinde başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse!!!!!!" O kadar bozuldum ki ama yanlış bi tepki vermekten korktuğum için "heee, evet kanka olacağız yakında" diye espriyle karşılık verdim. Onun söyleyiş tarzı ve konu gereği bu işin olmayacağını resmen anlamış oldum. Ama o an bitirmek istemedi. Bakalım ne yapacak bundan sonra, nasıl davranacak diye. Kendimi tuttum, tuttum, arabadan inerken gözümden yaş süzülerek "kısmet değilmiş demek ki" dedim. Şaşırdı tabi. "Gel bi konuşalım" falan dedi. Ama ben daha çok ağlarım diye sonra konuşuruz diye indim arabadan. eve geldim. o da o arada eve varmıştır. bize yakın evleri. eve gidince mesaj atmış "hala ağlıyor musun, ailen gördü mü" diye. neden ağladın diye sormadı bile. aramadı da. gece mesaj yazmış. "ne oldu küsmüyüz, bıraktın mı beni yoksa" diye. tepkisini ölçmek için yok öyle bişey yazdım. hiç bişey olmamış gibi geyik muhabbetine sardı. Sonraki günlerde bile bişey olmamış gibi davrandı. bir gün kendisi iş yerindeki bir olaydan bahsetti, ben de onun anlatığı olaya karşılık bir espri yaptım. bu espri onun bana söylediğinden çooook daha hafif bir espriydi ayrıca. )tabi onun"başka bekar kız" söylemi espriyse eğer!) bi de üstüne atarlandı yine. özür dilediğim halde ertesi gün ne aradı ne sordu. tabi benim aklımda hala bana söylediği şey varken ben trip yapmıyorum da o mu yapıyor diyerek. Vedalaşalım dedim. Ayrıldık. Aylardır görüşmüyoruz. daha anlatamadığım bir çok olumsuz davranışta bulundu. her ne kadar kendim karar vermiş olsam da buna resmen zorlanmış olduğum için hala aklımdan atamadım. İnanın her gün aklımda. günlük yaşantımı da etkilemeye başladı. bir türlü unutamıyorum. siz olsanız nasıl bir tepki verirdiniz?yanlış mı yaptım sizce?
 
Ay bi an bu soğukluğu hiç bitmeyecek mi bu adamın dedim azmettim okudum :KK53:
O kendinden emin değilmiş ve kesinlikle evliliğe hazır değildi.
Üstüne bir de çok tutarsız bir insan. Bence iyi yapmışsın ayrılmakla.
Bekar kız mevzusuna girmiyorum bile
 
Adam evliliğe hazır değilmiş veya sizinle evliliğe....

Siz elinizden geleni yapmışsınız, bu saatten sonra zorlamayın, yolunuza bakın.
O gün dediğiniz gibi "nasip değilmiş"
 
Ay bi an bu soğukluğu hiç bitmeyecek mi bu adamın dedim azmettim okudum :KK53:
O kendinden emin değilmiş ve kesinlikle evliliğe hazır değildi.
Üstüne bir de çok tutarsız bir insan. Bence iyi yapmışsın ayrılmakla.
Bekar kız mevzusuna girmiyorum bile
ben aslında düşündükçe olayı çözdüm. bu adama başlarda ben farklı geldim. çünkü benimle görüşene kadar 1 yıldır başka kimseyle görüşmemiş -tabi eğer doğruysa- o yüzden ilgi gösterdi. ailesiyle tanıştırdı. bu arada ailesiyle ilk tanıştırdığı kişi benmişim. (annesi ve babası söyledi) onlar da beni çok sevdiler tabi. bu adam da dediğiniz gibi evlilik niyeti yokmuş bence de. ailesi istediği için olmaz, ayrılalım da diyemedi. çünkü, ona kızacaklarını düşündü. o yüzden bana yüklendi. beni kendinden soğutarak ben bırakayım istedi. ben de çok sabırlıyımdır. 2,5 ay sabrettim :) sonunda istediği oldu. ben vedalaşalım dedim. ama giderken onu boş da göndermedim. Öyle bir mektup yazdım ki, içimdekileri boşalttım. Madem ki bana karşı başkası varsa diye soracak kadar bişey hissetmediysen, neden o kadar yazlığa davet ettin, elimi tuttun, ben şöyle düşündüm, böyle hissettim de ondan bu şekilde mücadele ettim gibisinden. En başta hissettiklerimden sonra yaşadıklarıma kadar en azından içimde kalmadı.
 
"nasip degilmis" yolunuza bakın, kafası karışık, birşeyler kafasını kurcalamış... Hiç ısrarcı olup da kendinizi küçük düşürmeyin ...
 
Çok vıcık vıcık geldi bana.Hemen aileler tanışmalar, onun bilmem nesi sana kızım bilmem ne demesi.
Off:olamaz::olamaz:
 
Bu arada yaptıkları yanına kar kalmadı. Az önce bir mesajımda ailesine "o bitirmek istedi" diyebilmek için elinden geleni yaptı yazmıştım. ben de sabrettikçe daha fazlasıyla geldi resmen. Ama Allah büyük. Olayın üstünden 1 ay geçtikten sonra iş yerindeyim. telefon çaldı. tanımadığım bir numara. açtım. iyi günler kızım nasılsın falan. gürültülü bir ortamdı sesi alamadım. "iyiyim, teşekkürler ama tanıyamadım" dedim. "ben tanıtayım kendimi sana. ben ...... annesi" ben şok tabi. biz seni gelinimiz, yani kızımız olarak görmek istiyorduk neden böyle oldu?" ben de dedim ki "onun hayatında bana yer olmadığını anladım." konuşma ilerledikçe dedim "biz neredeyse 1 aydır görüşmüyoruz." kadın bir şaşırdı. yeni öğrenmişler demek ki. o kadar umrunda değilmişim ki adamın ayrıldık bile dememiş. kadın telefonda neler söylüyor bilseniz, ben de iş yerindeyim sonuçta kapatmam lazım dedim. kadın dedi o zaman iş çıkışı bize gel konuşalım. ben olmaz falan dedim. kadın bir ısrar. sonra dedim bugün olmaz ama yarın gelebilirim. eve gidince annemlere anlattım. dedim durum bu ben gideceğim. ertesi gün gittim. annesi ve babasıyla konuştum. o kadar çok şey vardı ki anlatabileceğim. özet geçmek zorunda kaldım. annesi "ne oldu, neden bitti" dedi. "aşık olamamış" dedim ve o meşhur cümlesini söyledim. "başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse dedi bana" dedim :)
 
Allah evlenilecek birisi değil ya da sizinle evlenmeyecek bu çok net. Elinizden gelenin fazlasını bile yapmışsınız. Karşınıza daha iyileri çıkacaktır.
 
Gerçekten bi hayat yaşamak isteyen bi insan siz engel olmak isteseniz bile hemen evlilik yolunda ilerler zamanmış tanımakmış hiç dinlemez... sen doğru olanı yapmışsın hiç canımı sıkma
 
Merhaba arkadaşlar!
1 yıl önce ortak tanıdıklar aracılığıyla biriyle tanıştırıldım. Aynı memleketin insanlarıyız. Ben memlekette çalışıyorum o ise farklı bir şehirde. Ben 33 yaşındayım o ise 37. Birkaç gün izin alıp, buraya geldi. 3 defa görüştük. Fikirlerimiz, eşimiz olacak kişiden beklediğimiz özellikler, aile yapılarımız vb. çok benziyordu. 4. gün ailesiyle tanışmamı istedi. Ben çok hızlı hareket ettiğini düşünerek önce istemedim. Ama daha önce görüştüğüm kişilerde bu kadar çok ortak yönüm olmadığı için, bir de konuşmalarından, fiziksel görünüşünden de etkilendiğim için 'neden olmasın' diyerek kabul ettim. Akşam yemeğine onlara gittim. 2 saat kadar onlarda ailesiyle birlikte oturup, sonra yine bir kafeye gidip, sohbet ettik. O da ilk defa benim gibi iyi ve güzel biriyle karşılaştığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra izni bitti ve yaşadığı şehre döndü. 1,5 ay kadar kadar telefon, mesajla görüştük. Bu arada facebookta ekledik birbirimizi. Fotoğraflarımın çoğunu beğendi falan. Hatta kalp bırakmışlığı bile var. Yani bu süre içerisinde her şey çok güzeldi. Sonra Ramazan Bayramı için buraya geldi. (Buraya derken ben il merkezinde yaşıyorum) O yazlığa geldi. Gelmeden önce dedi ki "kardeşlerim de gelecek. hep birlikte olacağız. Hemen yarın gelmesem, bayramın 1. günü gelsem olur mu?" Ben de onu sıkıntıya sokmak istemediğim için ve de ailesiyle vakit geçirsin diye anlayışlı davranarak "olur tabi, sen ne zaman müsait olursan" dedim. Bu arada ertesi gün Arefe. Aradan birkaç saat geçti, mesaj atmış: "Ben önce yarın gelsem, sonra ertesi gün yine gelirim görüşürüz, olmaz mı?" diye. Ben o gün oruç tutamayacaktım bunu biliyordu. Ama evde de yapmamız gereken işler vardı. Ben de: "Senin için zor olmaz mı? Hem Arefe günü dışarıda bir yerlerde oturup, bişeyler yiyip içmemiz doğru olmaz diye düşünüyorum" dedim. Şöyle yazmış: "ben o kadar yoldan geldim, seni görmeye geleyim diyorum ,sen ise yemek yiyip içmek doğru olmaz diyorsun öyle mi?" diye. Bi bakıma haklı evet ama ben de haklıyım. Çünkü telefonda kardeşlerim gelecek onlarla görüşeceğim dedi diye ben de anneme evdeki ilerde yardım ederim diye konuşmuştuk. Sonra hemen bi değişti, bi atar sormayın. "ben kardeşlerimle dışarı çıkıyorum, telefon şarjda kalacak" normalde tuvalete bile telefonsuz gitmez. O akşam öyle geçti. Gelince "biz geldik, iyi geceler" yazmış sadece. Ertesi gün de aynı soğukluk devam etti. Bayramın 1. günü geldi görüştük. Yine öyle buz gibi. Nerde ilk tanıştığım adam nerede o. Özellikle sordum. Arefe Günü görüşmeyelim dedim diye mi hala kızgınsın diye. "yooo, öyle bişey yok. Farklı geldi sadece"dedi. O gün ve ertesi gün yine sohbet ettik hep. Ama ilk tanıştığımız günlerdeki gibi gelecekten, beklentilerden falan bahsetmedi hiç. Ama yine güldük, sohbet ettik. Sonra tatil bitti ve döndü. O ara yine aramız düzeldi.
Yaz tatillerinde ben ve ailem de onların yazlıklarının bulunduğu yerde yaparız hep. Oradan ev tutarız. Yine oraya gidecektik. O da aynı tarihlere denk getirmişti iznini. Tatilde şunu yaparız, bunu yaparız diye konuşuyorduk. Hatta öyle ki ben ve annem de belki orada bizi de ailesiyle tanıştırır diyordu. Ama malum yaşanan olaylardan dolayı izinler kaldırılmıştı. Mesleği gereği bu durumdan çok etkilendi. Bu arada yine soğuk davranmaya başlamıştı. Ben olaylardan dolayı etkilendiğini düşündüğüm için üstüne çok varmadım. Elimden geldiğince alttan aldım hatta. Ama baktım olmuyor, Neden öyle, böyle diye sorduğumda :"bişey yok, ilerleyemiyoruz" diyordu.
Ben tatilimi yaptım, geldim ama onun izni çok sonraki bir güne ertelendi. Yine ev tutup gitmem imkansızdı. Bütün oteller doluydu. Onlarda da kalamazdım. O geldi 1 gün görüştük. Yine bir soğukluk vardı. Özellikle sordum neden böyle, bana söylemek istediğin bir şey mi var? diye. (Ayrılmak falan mı istiyor acaba diye) yooo öyle bir şey yok. yorgunum sadece dedi. yoldan gelmişti. olabilir diye düşündüm. Görüştük ve yazlığa gitti. Sonra yine kardeşleri de gelmiş onlarla beraber takılayım bir kaç gün dedi. "Elbette" dedim. Çünkü her gün buraya gelmesi imkansızdı. o kadar yol. Sonra bir gün mesajlaşırken dedi ki "nasıl görüşeceğiz, yine ben mi geleyim?" ben de dedim ki değişiklik olsun istersen ben geleyim. Sabah otobüsle gittim. Çok güzel bir gündü. Hatta beni yazlıklarına götürdü. Ailesiyle yine oturduk, yemek yedik sohbet ettik. Bana kal gitme falan dediler ama, ailem izin vermedi kalamazdım. Yanındayken sorun yok, sohbet ediyoruz ama yine gelecekten hiç bahsetmiyordu. Ama bu da benim aklıma sürekli takılan bir konuydu. Bir dahaki gelişinde tüm cesaretimi topladım ve sordum: "Bana çok mesafeli davranıyorsun? Bir sorun mu var? benimle bir gelecek düşünüyor musun, görüşmeye devam edecek miyiz?" diye. cevap: "sen insanın iyi gününde, kötü gününde yanında olabilecek birisin, seni kaybetmek istemiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var." Peki dedim.
Çünkü çevresinde mutsuz evlilik yapan, hatta zorunlu evlilik yapmak zorunda kalan arkadaşları varmış. Korkuyorum dedi. Hak verdim ona, çünkü ben de benzer düşünüyordum. Bu devirde güvenilecek insan bulmak zor. Bunu öğrendiğim için rahatlamıştım. Bir de ona şunu da sordum: "Sen de benim ailemle tanışmak istemez misin? Onlar da seni çok merak ediyorlar." "Olur" dedi. Hatta hiç beklemeden "Ara müsaitlerse gidelim" Aradım annemi, onlar da babamla gezmeye gitmişler. yarın gelin" dedi.
Sonra eve gittiğimde aklıma şu geldi :"ya açılmak için benden bir işaret bekliyorsa?!!" Ertesi gün görüşünce döktüm içimi. Dedim ki:" belki elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Bir yerden başlamak gerek. " gülümsedi. "Haklısın" dedi. Sonra bize geldik. 1 saat kadar oturduk gitti. Ertesi gün yine görüştüğümüzde hemen elimi tuttu. O kadar mutlu olmuştum ki. içimden "demek ki gerçekten bunu bekliyormuş"dedim. Ertesi gün yine anne ve babasıyla yazlıklarına gideceklerdi. "sen de bizimle gelir misin?" dedi. Ben de elimi tuttu ya, birşeyler olacak artık, işler yoluna girmeye başlıyor diye kabul ettim. "ailem gece kalmaya izin vermez ama gece son otobüsle dönerim, olur" dedim. Yine onların yazlığına gittim. Çoğunluk süre yine ailesinin yanında geçti. Konuşmalarını bir görseniz annesi de babası da "kızım" diye hitap ediyorlardı. babası hatta bir konudan bahsederken bana "annen" şöyle dedi, böyle yaptı diye anlatıyordu. ben de onları çok sevmiştim. kendimi o gün onların ailesinden biri gibi hissetmiştim. Birkaç saatliğine ikimiz dışarı çıktık. Ama nerde dün akşam elimi tutan adam, nerde o günkü. Ne elimi tutmak ne bir şey.Hiç bir şey olmamış gibi bi soğukluk var yine. İnsan ister istemez bozuluyor. Yine sordum. ne oldu, neden böylesin, benimle görüşmek istemiyor musun artık. bunu bana açıkça söyle lütfen. yine aynı cevap: "çok iyi bi insansın, seni kaybetmek istemiyorum." hep benzer cevaplar. ama ben de moral bozukluğu had safhada. Bol bol sessizlik. Sonra yine evlerine gittik. Akşam yemeği yedik ailesiyle. komşuları geldi, onlarla tanıştık falan. ama bizimki sohbete katılmak yerine telefonda haber okudu bol bol. çok canım sıkıldı ama ailesine çaktırmadım tabi. Sonra otobüs saatim geldi ve döndüm. Soğukluk yine devam etti diğer günlerde. izni bitmeden önceki gün bir daha görüştük. Tavır yine aynı. Sohbetin bir yerinde dedi ki "biz seninle normal arkadaş gibiyiz iş yerinde başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse!!!!!!" O kadar bozuldum ki ama yanlış bi tepki vermekten korktuğum için "heee, evet kanka olacağız yakında" diye espriyle karşılık verdim. Onun söyleyiş tarzı ve konu gereği bu işin olmayacağını resmen anlamış oldum. Ama o an bitirmek istemedi. Bakalım ne yapacak bundan sonra, nasıl davranacak diye. Kendimi tuttum, tuttum, arabadan inerken gözümden yaş süzülerek "kısmet değilmiş demek ki" dedim. Şaşırdı tabi. "Gel bi konuşalım" falan dedi. Ama ben daha çok ağlarım diye sonra konuşuruz diye indim arabadan. eve geldim. o da o arada eve varmıştır. bize yakın evleri. eve gidince mesaj atmış "hala ağlıyor musun, ailen gördü mü" diye. neden ağladın diye sormadı bile. aramadı da. gece mesaj yazmış. "ne oldu küsmüyüz, bıraktın mı beni yoksa" diye. tepkisini ölçmek için yok öyle bişey yazdım. hiç bişey olmamış gibi geyik muhabbetine sardı. Sonraki günlerde bile bişey olmamış gibi davrandı. bir gün kendisi iş yerindeki bir olaydan bahsetti, ben de onun anlatığı olaya karşılık bir espri yaptım. bu espri onun bana söylediğinden çooook daha hafif bir espriydi ayrıca. )tabi onun"başka bekar kız" söylemi espriyse eğer!) bi de üstüne atarlandı yine. özür dilediğim halde ertesi gün ne aradı ne sordu. tabi benim aklımda hala bana söylediği şey varken ben trip yapmıyorum da o mu yapıyor diyerek. Vedalaşalım dedim. Ayrıldık. Aylardır görüşmüyoruz. daha anlatamadığım bir çok olumsuz davranışta bulundu. her ne kadar kendim karar vermiş olsam da buna resmen zorlanmış olduğum için hala aklımdan atamadım. İnanın her gün aklımda. günlük yaşantımı da etkilemeye başladı. bir türlü unutamıyorum. siz olsanız nasıl bir tepki verirdiniz?yanlış mı yaptım sizce?

Merhaba arkadaşlar!
1 yıl önce ortak tanıdıklar aracılığıyla biriyle tanıştırıldım. Aynı memleketin insanlarıyız. Ben memlekette çalışıyorum o ise farklı bir şehirde. Ben 33 yaşındayım o ise 37. Birkaç gün izin alıp, buraya geldi. 3 defa görüştük. Fikirlerimiz, eşimiz olacak kişiden beklediğimiz özellikler, aile yapılarımız vb. çok benziyordu. 4. gün ailesiyle tanışmamı istedi. Ben çok hızlı hareket ettiğini düşünerek önce istemedim. Ama daha önce görüştüğüm kişilerde bu kadar çok ortak yönüm olmadığı için, bir de konuşmalarından, fiziksel görünüşünden de etkilendiğim için 'neden olmasın' diyerek kabul ettim. Akşam yemeğine onlara gittim. 2 saat kadar onlarda ailesiyle birlikte oturup, sonra yine bir kafeye gidip, sohbet ettik. O da ilk defa benim gibi iyi ve güzel biriyle karşılaştığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra izni bitti ve yaşadığı şehre döndü. 1,5 ay kadar kadar telefon, mesajla görüştük. Bu arada facebookta ekledik birbirimizi. Fotoğraflarımın çoğunu beğendi falan. Hatta kalp bırakmışlığı bile var. Yani bu süre içerisinde her şey çok güzeldi. Sonra Ramazan Bayramı için buraya geldi. (Buraya derken ben il merkezinde yaşıyorum) O yazlığa geldi. Gelmeden önce dedi ki "kardeşlerim de gelecek. hep birlikte olacağız. Hemen yarın gelmesem, bayramın 1. günü gelsem olur mu?" Ben de onu sıkıntıya sokmak istemediğim için ve de ailesiyle vakit geçirsin diye anlayışlı davranarak "olur tabi, sen ne zaman müsait olursan" dedim. Bu arada ertesi gün Arefe. Aradan birkaç saat geçti, mesaj atmış: "Ben önce yarın gelsem, sonra ertesi gün yine gelirim görüşürüz, olmaz mı?" diye. Ben o gün oruç tutamayacaktım bunu biliyordu. Ama evde de yapmamız gereken işler vardı. Ben de: "Senin için zor olmaz mı? Hem Arefe günü dışarıda bir yerlerde oturup, bişeyler yiyip içmemiz doğru olmaz diye düşünüyorum" dedim. Şöyle yazmış: "ben o kadar yoldan geldim, seni görmeye geleyim diyorum ,sen ise yemek yiyip içmek doğru olmaz diyorsun öyle mi?" diye. Bi bakıma haklı evet ama ben de haklıyım. Çünkü telefonda kardeşlerim gelecek onlarla görüşeceğim dedi diye ben de anneme evdeki ilerde yardım ederim diye konuşmuştuk. Sonra hemen bi değişti, bi atar sormayın. "ben kardeşlerimle dışarı çıkıyorum, telefon şarjda kalacak" normalde tuvalete bile telefonsuz gitmez. O akşam öyle geçti. Gelince "biz geldik, iyi geceler" yazmış sadece. Ertesi gün de aynı soğukluk devam etti. Bayramın 1. günü geldi görüştük. Yine öyle buz gibi. Nerde ilk tanıştığım adam nerede o. Özellikle sordum. Arefe Günü görüşmeyelim dedim diye mi hala kızgınsın diye. "yooo, öyle bişey yok. Farklı geldi sadece"dedi. O gün ve ertesi gün yine sohbet ettik hep. Ama ilk tanıştığımız günlerdeki gibi gelecekten, beklentilerden falan bahsetmedi hiç. Ama yine güldük, sohbet ettik. Sonra tatil bitti ve döndü. O ara yine aramız düzeldi.
Yaz tatillerinde ben ve ailem de onların yazlıklarının bulunduğu yerde yaparız hep. Oradan ev tutarız. Yine oraya gidecektik. O da aynı tarihlere denk getirmişti iznini. Tatilde şunu yaparız, bunu yaparız diye konuşuyorduk. Hatta öyle ki ben ve annem de belki orada bizi de ailesiyle tanıştırır diyordu. Ama malum yaşanan olaylardan dolayı izinler kaldırılmıştı. Mesleği gereği bu durumdan çok etkilendi. Bu arada yine soğuk davranmaya başlamıştı. Ben olaylardan dolayı etkilendiğini düşündüğüm için üstüne çok varmadım. Elimden geldiğince alttan aldım hatta. Ama baktım olmuyor, Neden öyle, böyle diye sorduğumda :"bişey yok, ilerleyemiyoruz" diyordu.
Ben tatilimi yaptım, geldim ama onun izni çok sonraki bir güne ertelendi. Yine ev tutup gitmem imkansızdı. Bütün oteller doluydu. Onlarda da kalamazdım. O geldi 1 gün görüştük. Yine bir soğukluk vardı. Özellikle sordum neden böyle, bana söylemek istediğin bir şey mi var? diye. (Ayrılmak falan mı istiyor acaba diye) yooo öyle bir şey yok. yorgunum sadece dedi. yoldan gelmişti. olabilir diye düşündüm. Görüştük ve yazlığa gitti. Sonra yine kardeşleri de gelmiş onlarla beraber takılayım bir kaç gün dedi. "Elbette" dedim. Çünkü her gün buraya gelmesi imkansızdı. o kadar yol. Sonra bir gün mesajlaşırken dedi ki "nasıl görüşeceğiz, yine ben mi geleyim?" ben de dedim ki değişiklik olsun istersen ben geleyim. Sabah otobüsle gittim. Çok güzel bir gündü. Hatta beni yazlıklarına götürdü. Ailesiyle yine oturduk, yemek yedik sohbet ettik. Bana kal gitme falan dediler ama, ailem izin vermedi kalamazdım. Yanındayken sorun yok, sohbet ediyoruz ama yine gelecekten hiç bahsetmiyordu. Ama bu da benim aklıma sürekli takılan bir konuydu. Bir dahaki gelişinde tüm cesaretimi topladım ve sordum: "Bana çok mesafeli davranıyorsun? Bir sorun mu var? benimle bir gelecek düşünüyor musun, görüşmeye devam edecek miyiz?" diye. cevap: "sen insanın iyi gününde, kötü gününde yanında olabilecek birisin, seni kaybetmek istemiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var." Peki dedim.
Çünkü çevresinde mutsuz evlilik yapan, hatta zorunlu evlilik yapmak zorunda kalan arkadaşları varmış. Korkuyorum dedi. Hak verdim ona, çünkü ben de benzer düşünüyordum. Bu devirde güvenilecek insan bulmak zor. Bunu öğrendiğim için rahatlamıştım. Bir de ona şunu da sordum: "Sen de benim ailemle tanışmak istemez misin? Onlar da seni çok merak ediyorlar." "Olur" dedi. Hatta hiç beklemeden "Ara müsaitlerse gidelim" Aradım annemi, onlar da babamla gezmeye gitmişler. yarın gelin" dedi.
Sonra eve gittiğimde aklıma şu geldi :"ya açılmak için benden bir işaret bekliyorsa?!!" Ertesi gün görüşünce döktüm içimi. Dedim ki:" belki elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Bir yerden başlamak gerek. " gülümsedi. "Haklısın" dedi. Sonra bize geldik. 1 saat kadar oturduk gitti. Ertesi gün yine görüştüğümüzde hemen elimi tuttu. O kadar mutlu olmuştum ki. içimden "demek ki gerçekten bunu bekliyormuş"dedim. Ertesi gün yine anne ve babasıyla yazlıklarına gideceklerdi. "sen de bizimle gelir misin?" dedi. Ben de elimi tuttu ya, birşeyler olacak artık, işler yoluna girmeye başlıyor diye kabul ettim. "ailem gece kalmaya izin vermez ama gece son otobüsle dönerim, olur" dedim. Yine onların yazlığına gittim. Çoğunluk süre yine ailesinin yanında geçti. Konuşmalarını bir görseniz annesi de babası da "kızım" diye hitap ediyorlardı. babası hatta bir konudan bahsederken bana "annen" şöyle dedi, böyle yaptı diye anlatıyordu. ben de onları çok sevmiştim. kendimi o gün onların ailesinden biri gibi hissetmiştim. Birkaç saatliğine ikimiz dışarı çıktık. Ama nerde dün akşam elimi tutan adam, nerde o günkü. Ne elimi tutmak ne bir şey.Hiç bir şey olmamış gibi bi soğukluk var yine. İnsan ister istemez bozuluyor. Yine sordum. ne oldu, neden böylesin, benimle görüşmek istemiyor musun artık. bunu bana açıkça söyle lütfen. yine aynı cevap: "çok iyi bi insansın, seni kaybetmek istemiyorum." hep benzer cevaplar. ama ben de moral bozukluğu had safhada. Bol bol sessizlik. Sonra yine evlerine gittik. Akşam yemeği yedik ailesiyle. komşuları geldi, onlarla tanıştık falan. ama bizimki sohbete katılmak yerine telefonda haber okudu bol bol. çok canım sıkıldı ama ailesine çaktırmadım tabi. Sonra otobüs saatim geldi ve döndüm. Soğukluk yine devam etti diğer günlerde. izni bitmeden önceki gün bir daha görüştük. Tavır yine aynı. Sohbetin bir yerinde dedi ki "biz seninle normal arkadaş gibiyiz iş yerinde başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse!!!!!!" O kadar bozuldum ki ama yanlış bi tepki vermekten korktuğum için "heee, evet kanka olacağız yakında" diye espriyle karşılık verdim. Onun söyleyiş tarzı ve konu gereği bu işin olmayacağını resmen anlamış oldum. Ama o an bitirmek istemedi. Bakalım ne yapacak bundan sonra, nasıl davranacak diye. Kendimi tuttum, tuttum, arabadan inerken gözümden yaş süzülerek "kısmet değilmiş demek ki" dedim. Şaşırdı tabi. "Gel bi konuşalım" falan dedi. Ama ben daha çok ağlarım diye sonra konuşuruz diye indim arabadan. eve geldim. o da o arada eve varmıştır. bize yakın evleri. eve gidince mesaj atmış "hala ağlıyor musun, ailen gördü mü" diye. neden ağladın diye sormadı bile. aramadı da. gece mesaj yazmış. "ne oldu küsmüyüz, bıraktın mı beni yoksa" diye. tepkisini ölçmek için yok öyle bişey yazdım. hiç bişey olmamış gibi geyik muhabbetine sardı. Sonraki günlerde bile bişey olmamış gibi davrandı. bir gün kendisi iş yerindeki bir olaydan bahsetti, ben de onun anlatığı olaya karşılık bir espri yaptım. bu espri onun bana söylediğinden çooook daha hafif bir espriydi ayrıca. )tabi onun"başka bekar kız" söylemi espriyse eğer!) bi de üstüne atarlandı yine. özür dilediğim halde ertesi gün ne aradı ne sordu. tabi benim aklımda hala bana söylediği şey varken ben trip yapmıyorum da o mu yapıyor diyerek. Vedalaşalım dedim. Ayrıldık. Aylardır görüşmüyoruz. daha anlatamadığım bir çok olumsuz davranışta bulundu. her ne kadar kendim karar vermiş olsam da buna resmen zorlanmış olduğum için hala aklımdan atamadım. İnanın her gün aklımda. günlük yaşantımı da etkilemeye başladı. bir türlü unutamıyorum. siz olsanız nasıl bir tepki verirdiniz?yanlış mı yaptım sizce?
Liseli degilsiniz ki "bekar kız var mı" üslubunda bir espri yapsın. Çok dogru bir karar vermissiniz. Karsınızdaki insan kararsız ve tutarsız biriymis. Yol yakınken bu işten dönmeniz iyi olmus. Icinizi rahat tutun, olması gerekeni yapmıssınız, gönül rahatlıgıyla hayatınıza kaldıgınız yerden devam edin
 
ben de öyle düşünüyorum. ama konuşmalarına baksan, ahlaktan, edepten bahsederdi.iş yerindeki bir arkadaşı sevgilisi hamile kaldı diye evlenmek zorunda kalmış. çok kötü bir evlilik hayatı var diye anlatmıştı.

Lafa gelince herkes öyle tabi. Ama o cümlesinden bunu çıkardım ben
 
Siz elinizden geleni yapmışsınız adamın evliliğe niyeti yokmuş ve sanırım hep mantık olarak ilerlemeye çalışmış bu nedenle üzülen taraf siz oldumuşsunuz
 
Merhaba arkadaşlar!
1 yıl önce ortak tanıdıklar aracılığıyla biriyle tanıştırıldım. Aynı memleketin insanlarıyız. Ben memlekette çalışıyorum o ise farklı bir şehirde. Ben 33 yaşındayım o ise 37. Birkaç gün izin alıp, buraya geldi. 3 defa görüştük. Fikirlerimiz, eşimiz olacak kişiden beklediğimiz özellikler, aile yapılarımız vb. çok benziyordu. 4. gün ailesiyle tanışmamı istedi. Ben çok hızlı hareket ettiğini düşünerek önce istemedim. Ama daha önce görüştüğüm kişilerde bu kadar çok ortak yönüm olmadığı için, bir de konuşmalarından, fiziksel görünüşünden de etkilendiğim için 'neden olmasın' diyerek kabul ettim. Akşam yemeğine onlara gittim. 2 saat kadar onlarda ailesiyle birlikte oturup, sonra yine bir kafeye gidip, sohbet ettik. O da ilk defa benim gibi iyi ve güzel biriyle karşılaştığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra izni bitti ve yaşadığı şehre döndü. 1,5 ay kadar kadar telefon, mesajla görüştük. Bu arada facebookta ekledik birbirimizi. Fotoğraflarımın çoğunu beğendi falan. Hatta kalp bırakmışlığı bile var. Yani bu süre içerisinde her şey çok güzeldi. Sonra Ramazan Bayramı için buraya geldi. (Buraya derken ben il merkezinde yaşıyorum) O yazlığa geldi. Gelmeden önce dedi ki "kardeşlerim de gelecek. hep birlikte olacağız. Hemen yarın gelmesem, bayramın 1. günü gelsem olur mu?" Ben de onu sıkıntıya sokmak istemediğim için ve de ailesiyle vakit geçirsin diye anlayışlı davranarak "olur tabi, sen ne zaman müsait olursan" dedim. Bu arada ertesi gün Arefe. Aradan birkaç saat geçti, mesaj atmış: "Ben önce yarın gelsem, sonra ertesi gün yine gelirim görüşürüz, olmaz mı?" diye. Ben o gün oruç tutamayacaktım bunu biliyordu. Ama evde de yapmamız gereken işler vardı. Ben de: "Senin için zor olmaz mı? Hem Arefe günü dışarıda bir yerlerde oturup, bişeyler yiyip içmemiz doğru olmaz diye düşünüyorum" dedim. Şöyle yazmış: "ben o kadar yoldan geldim, seni görmeye geleyim diyorum ,sen ise yemek yiyip içmek doğru olmaz diyorsun öyle mi?" diye. Bi bakıma haklı evet ama ben de haklıyım. Çünkü telefonda kardeşlerim gelecek onlarla görüşeceğim dedi diye ben de anneme evdeki ilerde yardım ederim diye konuşmuştuk. Sonra hemen bi değişti, bi atar sormayın. "ben kardeşlerimle dışarı çıkıyorum, telefon şarjda kalacak" normalde tuvalete bile telefonsuz gitmez. O akşam öyle geçti. Gelince "biz geldik, iyi geceler" yazmış sadece. Ertesi gün de aynı soğukluk devam etti. Bayramın 1. günü geldi görüştük. Yine öyle buz gibi. Nerde ilk tanıştığım adam nerede o. Özellikle sordum. Arefe Günü görüşmeyelim dedim diye mi hala kızgınsın diye. "yooo, öyle bişey yok. Farklı geldi sadece"dedi. O gün ve ertesi gün yine sohbet ettik hep. Ama ilk tanıştığımız günlerdeki gibi gelecekten, beklentilerden falan bahsetmedi hiç. Ama yine güldük, sohbet ettik. Sonra tatil bitti ve döndü. O ara yine aramız düzeldi.
Yaz tatillerinde ben ve ailem de onların yazlıklarının bulunduğu yerde yaparız hep. Oradan ev tutarız. Yine oraya gidecektik. O da aynı tarihlere denk getirmişti iznini. Tatilde şunu yaparız, bunu yaparız diye konuşuyorduk. Hatta öyle ki ben ve annem de belki orada bizi de ailesiyle tanıştırır diyordu. Ama malum yaşanan olaylardan dolayı izinler kaldırılmıştı. Mesleği gereği bu durumdan çok etkilendi. Bu arada yine soğuk davranmaya başlamıştı. Ben olaylardan dolayı etkilendiğini düşündüğüm için üstüne çok varmadım. Elimden geldiğince alttan aldım hatta. Ama baktım olmuyor, Neden öyle, böyle diye sorduğumda :"bişey yok, ilerleyemiyoruz" diyordu.
Ben tatilimi yaptım, geldim ama onun izni çok sonraki bir güne ertelendi. Yine ev tutup gitmem imkansızdı. Bütün oteller doluydu. Onlarda da kalamazdım. O geldi 1 gün görüştük. Yine bir soğukluk vardı. Özellikle sordum neden böyle, bana söylemek istediğin bir şey mi var? diye. (Ayrılmak falan mı istiyor acaba diye) yooo öyle bir şey yok. yorgunum sadece dedi. yoldan gelmişti. olabilir diye düşündüm. Görüştük ve yazlığa gitti. Sonra yine kardeşleri de gelmiş onlarla beraber takılayım bir kaç gün dedi. "Elbette" dedim. Çünkü her gün buraya gelmesi imkansızdı. o kadar yol. Sonra bir gün mesajlaşırken dedi ki "nasıl görüşeceğiz, yine ben mi geleyim?" ben de dedim ki değişiklik olsun istersen ben geleyim. Sabah otobüsle gittim. Çok güzel bir gündü. Hatta beni yazlıklarına götürdü. Ailesiyle yine oturduk, yemek yedik sohbet ettik. Bana kal gitme falan dediler ama, ailem izin vermedi kalamazdım. Yanındayken sorun yok, sohbet ediyoruz ama yine gelecekten hiç bahsetmiyordu. Ama bu da benim aklıma sürekli takılan bir konuydu. Bir dahaki gelişinde tüm cesaretimi topladım ve sordum: "Bana çok mesafeli davranıyorsun? Bir sorun mu var? benimle bir gelecek düşünüyor musun, görüşmeye devam edecek miyiz?" diye. cevap: "sen insanın iyi gününde, kötü gününde yanında olabilecek birisin, seni kaybetmek istemiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var." Peki dedim.
Çünkü çevresinde mutsuz evlilik yapan, hatta zorunlu evlilik yapmak zorunda kalan arkadaşları varmış. Korkuyorum dedi. Hak verdim ona, çünkü ben de benzer düşünüyordum. Bu devirde güvenilecek insan bulmak zor. Bunu öğrendiğim için rahatlamıştım. Bir de ona şunu da sordum: "Sen de benim ailemle tanışmak istemez misin? Onlar da seni çok merak ediyorlar." "Olur" dedi. Hatta hiç beklemeden "Ara müsaitlerse gidelim" Aradım annemi, onlar da babamla gezmeye gitmişler. yarın gelin" dedi.
Sonra eve gittiğimde aklıma şu geldi :"ya açılmak için benden bir işaret bekliyorsa?!!" Ertesi gün görüşünce döktüm içimi. Dedim ki:" belki elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Bir yerden başlamak gerek. " gülümsedi. "Haklısın" dedi. Sonra bize geldik. 1 saat kadar oturduk gitti. Ertesi gün yine görüştüğümüzde hemen elimi tuttu. O kadar mutlu olmuştum ki. içimden "demek ki gerçekten bunu bekliyormuş"dedim. Ertesi gün yine anne ve babasıyla yazlıklarına gideceklerdi. "sen de bizimle gelir misin?" dedi. Ben de elimi tuttu ya, birşeyler olacak artık, işler yoluna girmeye başlıyor diye kabul ettim. "ailem gece kalmaya izin vermez ama gece son otobüsle dönerim, olur" dedim. Yine onların yazlığına gittim. Çoğunluk süre yine ailesinin yanında geçti. Konuşmalarını bir görseniz annesi de babası da "kızım" diye hitap ediyorlardı. babası hatta bir konudan bahsederken bana "annen" şöyle dedi, böyle yaptı diye anlatıyordu. ben de onları çok sevmiştim. kendimi o gün onların ailesinden biri gibi hissetmiştim. Birkaç saatliğine ikimiz dışarı çıktık. Ama nerde dün akşam elimi tutan adam, nerde o günkü. Ne elimi tutmak ne bir şey.Hiç bir şey olmamış gibi bi soğukluk var yine. İnsan ister istemez bozuluyor. Yine sordum. ne oldu, neden böylesin, benimle görüşmek istemiyor musun artık. bunu bana açıkça söyle lütfen. yine aynı cevap: "çok iyi bi insansın, seni kaybetmek istemiyorum." hep benzer cevaplar. ama ben de moral bozukluğu had safhada. Bol bol sessizlik. Sonra yine evlerine gittik. Akşam yemeği yedik ailesiyle. komşuları geldi, onlarla tanıştık falan. ama bizimki sohbete katılmak yerine telefonda haber okudu bol bol. çok canım sıkıldı ama ailesine çaktırmadım tabi. Sonra otobüs saatim geldi ve döndüm. Soğukluk yine devam etti diğer günlerde. izni bitmeden önceki gün bir daha görüştük. Tavır yine aynı. Sohbetin bir yerinde dedi ki "biz seninle normal arkadaş gibiyiz iş yerinde başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse!!!!!!" O kadar bozuldum ki ama yanlış bi tepki vermekten korktuğum için "heee, evet kanka olacağız yakında" diye espriyle karşılık verdim. Onun söyleyiş tarzı ve konu gereği bu işin olmayacağını resmen anlamış oldum. Ama o an bitirmek istemedi. Bakalım ne yapacak bundan sonra, nasıl davranacak diye. Kendimi tuttum, tuttum, arabadan inerken gözümden yaş süzülerek "kısmet değilmiş demek ki" dedim. Şaşırdı tabi. "Gel bi konuşalım" falan dedi. Ama ben daha çok ağlarım diye sonra konuşuruz diye indim arabadan. eve geldim. o da o arada eve varmıştır. bize yakın evleri. eve gidince mesaj atmış "hala ağlıyor musun, ailen gördü mü" diye. neden ağladın diye sormadı bile. aramadı da. gece mesaj yazmış. "ne oldu küsmüyüz, bıraktın mı beni yoksa" diye. tepkisini ölçmek için yok öyle bişey yazdım. hiç bişey olmamış gibi geyik muhabbetine sardı. Sonraki günlerde bile bişey olmamış gibi davrandı. bir gün kendisi iş yerindeki bir olaydan bahsetti, ben de onun anlatığı olaya karşılık bir espri yaptım. bu espri onun bana söylediğinden çooook daha hafif bir espriydi ayrıca. )tabi onun"başka bekar kız" söylemi espriyse eğer!) bi de üstüne atarlandı yine. özür dilediğim halde ertesi gün ne aradı ne sordu. tabi benim aklımda hala bana söylediği şey varken ben trip yapmıyorum da o mu yapıyor diyerek. Vedalaşalım dedim. Ayrıldık. Aylardır görüşmüyoruz. daha anlatamadığım bir çok olumsuz davranışta bulundu. her ne kadar kendim karar vermiş olsam da buna resmen zorlanmış olduğum için hala aklımdan atamadım. İnanın her gün aklımda. günlük yaşantımı da etkilemeye başladı. bir türlü unutamıyorum. siz olsanız nasıl bir tepki verirdiniz?yanlış mı yaptım sizce?

Ha gayret bitti bitecek derken okudum :) Banada bi alkış :KK70:
Şaka bi yana aslında seninle iyi anlaşıyor, doğru insan olduğunu düşünüyor ama arada aşk yok gibi geldi bana. Sadece fikirlerin uyuşmasıyla da evlilik olmaz. Bence ne istediğini bilmiyor ve görüşmemekle en iyisini yapıyorsun.
 
Merhaba arkadaşlar!
1 yıl önce ortak tanıdıklar aracılığıyla biriyle tanıştırıldım. Aynı memleketin insanlarıyız. Ben memlekette çalışıyorum o ise farklı bir şehirde. Ben 33 yaşındayım o ise 37. Birkaç gün izin alıp, buraya geldi. 3 defa görüştük. Fikirlerimiz, eşimiz olacak kişiden beklediğimiz özellikler, aile yapılarımız vb. çok benziyordu. 4. gün ailesiyle tanışmamı istedi. Ben çok hızlı hareket ettiğini düşünerek önce istemedim. Ama daha önce görüştüğüm kişilerde bu kadar çok ortak yönüm olmadığı için, bir de konuşmalarından, fiziksel görünüşünden de etkilendiğim için 'neden olmasın' diyerek kabul ettim. Akşam yemeğine onlara gittim. 2 saat kadar onlarda ailesiyle birlikte oturup, sonra yine bir kafeye gidip, sohbet ettik. O da ilk defa benim gibi iyi ve güzel biriyle karşılaştığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra izni bitti ve yaşadığı şehre döndü. 1,5 ay kadar kadar telefon, mesajla görüştük. Bu arada facebookta ekledik birbirimizi. Fotoğraflarımın çoğunu beğendi falan. Hatta kalp bırakmışlığı bile var. Yani bu süre içerisinde her şey çok güzeldi. Sonra Ramazan Bayramı için buraya geldi. (Buraya derken ben il merkezinde yaşıyorum) O yazlığa geldi. Gelmeden önce dedi ki "kardeşlerim de gelecek. hep birlikte olacağız. Hemen yarın gelmesem, bayramın 1. günü gelsem olur mu?" Ben de onu sıkıntıya sokmak istemediğim için ve de ailesiyle vakit geçirsin diye anlayışlı davranarak "olur tabi, sen ne zaman müsait olursan" dedim. Bu arada ertesi gün Arefe. Aradan birkaç saat geçti, mesaj atmış: "Ben önce yarın gelsem, sonra ertesi gün yine gelirim görüşürüz, olmaz mı?" diye. Ben o gün oruç tutamayacaktım bunu biliyordu. Ama evde de yapmamız gereken işler vardı. Ben de: "Senin için zor olmaz mı? Hem Arefe günü dışarıda bir yerlerde oturup, bişeyler yiyip içmemiz doğru olmaz diye düşünüyorum" dedim. Şöyle yazmış: "ben o kadar yoldan geldim, seni görmeye geleyim diyorum ,sen ise yemek yiyip içmek doğru olmaz diyorsun öyle mi?" diye. Bi bakıma haklı evet ama ben de haklıyım. Çünkü telefonda kardeşlerim gelecek onlarla görüşeceğim dedi diye ben de anneme evdeki ilerde yardım ederim diye konuşmuştuk. Sonra hemen bi değişti, bi atar sormayın. "ben kardeşlerimle dışarı çıkıyorum, telefon şarjda kalacak" normalde tuvalete bile telefonsuz gitmez. O akşam öyle geçti. Gelince "biz geldik, iyi geceler" yazmış sadece. Ertesi gün de aynı soğukluk devam etti. Bayramın 1. günü geldi görüştük. Yine öyle buz gibi. Nerde ilk tanıştığım adam nerede o. Özellikle sordum. Arefe Günü görüşmeyelim dedim diye mi hala kızgınsın diye. "yooo, öyle bişey yok. Farklı geldi sadece"dedi. O gün ve ertesi gün yine sohbet ettik hep. Ama ilk tanıştığımız günlerdeki gibi gelecekten, beklentilerden falan bahsetmedi hiç. Ama yine güldük, sohbet ettik. Sonra tatil bitti ve döndü. O ara yine aramız düzeldi.
Yaz tatillerinde ben ve ailem de onların yazlıklarının bulunduğu yerde yaparız hep. Oradan ev tutarız. Yine oraya gidecektik. O da aynı tarihlere denk getirmişti iznini. Tatilde şunu yaparız, bunu yaparız diye konuşuyorduk. Hatta öyle ki ben ve annem de belki orada bizi de ailesiyle tanıştırır diyordu. Ama malum yaşanan olaylardan dolayı izinler kaldırılmıştı. Mesleği gereği bu durumdan çok etkilendi. Bu arada yine soğuk davranmaya başlamıştı. Ben olaylardan dolayı etkilendiğini düşündüğüm için üstüne çok varmadım. Elimden geldiğince alttan aldım hatta. Ama baktım olmuyor, Neden öyle, böyle diye sorduğumda :"bişey yok, ilerleyemiyoruz" diyordu.
Ben tatilimi yaptım, geldim ama onun izni çok sonraki bir güne ertelendi. Yine ev tutup gitmem imkansızdı. Bütün oteller doluydu. Onlarda da kalamazdım. O geldi 1 gün görüştük. Yine bir soğukluk vardı. Özellikle sordum neden böyle, bana söylemek istediğin bir şey mi var? diye. (Ayrılmak falan mı istiyor acaba diye) yooo öyle bir şey yok. yorgunum sadece dedi. yoldan gelmişti. olabilir diye düşündüm. Görüştük ve yazlığa gitti. Sonra yine kardeşleri de gelmiş onlarla beraber takılayım bir kaç gün dedi. "Elbette" dedim. Çünkü her gün buraya gelmesi imkansızdı. o kadar yol. Sonra bir gün mesajlaşırken dedi ki "nasıl görüşeceğiz, yine ben mi geleyim?" ben de dedim ki değişiklik olsun istersen ben geleyim. Sabah otobüsle gittim. Çok güzel bir gündü. Hatta beni yazlıklarına götürdü. Ailesiyle yine oturduk, yemek yedik sohbet ettik. Bana kal gitme falan dediler ama, ailem izin vermedi kalamazdım. Yanındayken sorun yok, sohbet ediyoruz ama yine gelecekten hiç bahsetmiyordu. Ama bu da benim aklıma sürekli takılan bir konuydu. Bir dahaki gelişinde tüm cesaretimi topladım ve sordum: "Bana çok mesafeli davranıyorsun? Bir sorun mu var? benimle bir gelecek düşünüyor musun, görüşmeye devam edecek miyiz?" diye. cevap: "sen insanın iyi gününde, kötü gününde yanında olabilecek birisin, seni kaybetmek istemiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var." Peki dedim.
Çünkü çevresinde mutsuz evlilik yapan, hatta zorunlu evlilik yapmak zorunda kalan arkadaşları varmış. Korkuyorum dedi. Hak verdim ona, çünkü ben de benzer düşünüyordum. Bu devirde güvenilecek insan bulmak zor. Bunu öğrendiğim için rahatlamıştım. Bir de ona şunu da sordum: "Sen de benim ailemle tanışmak istemez misin? Onlar da seni çok merak ediyorlar." "Olur" dedi. Hatta hiç beklemeden "Ara müsaitlerse gidelim" Aradım annemi, onlar da babamla gezmeye gitmişler. yarın gelin" dedi.
Sonra eve gittiğimde aklıma şu geldi :"ya açılmak için benden bir işaret bekliyorsa?!!" Ertesi gün görüşünce döktüm içimi. Dedim ki:" belki elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Bir yerden başlamak gerek. " gülümsedi. "Haklısın" dedi. Sonra bize geldik. 1 saat kadar oturduk gitti. Ertesi gün yine görüştüğümüzde hemen elimi tuttu. O kadar mutlu olmuştum ki. içimden "demek ki gerçekten bunu bekliyormuş"dedim. Ertesi gün yine anne ve babasıyla yazlıklarına gideceklerdi. "sen de bizimle gelir misin?" dedi. Ben de elimi tuttu ya, birşeyler olacak artık, işler yoluna girmeye başlıyor diye kabul ettim. "ailem gece kalmaya izin vermez ama gece son otobüsle dönerim, olur" dedim. Yine onların yazlığına gittim. Çoğunluk süre yine ailesinin yanında geçti. Konuşmalarını bir görseniz annesi de babası da "kızım" diye hitap ediyorlardı. babası hatta bir konudan bahsederken bana "annen" şöyle dedi, böyle yaptı diye anlatıyordu. ben de onları çok sevmiştim. kendimi o gün onların ailesinden biri gibi hissetmiştim. Birkaç saatliğine ikimiz dışarı çıktık. Ama nerde dün akşam elimi tutan adam, nerde o günkü. Ne elimi tutmak ne bir şey.Hiç bir şey olmamış gibi bi soğukluk var yine. İnsan ister istemez bozuluyor. Yine sordum. ne oldu, neden böylesin, benimle görüşmek istemiyor musun artık. bunu bana açıkça söyle lütfen. yine aynı cevap: "çok iyi bi insansın, seni kaybetmek istemiyorum." hep benzer cevaplar. ama ben de moral bozukluğu had safhada. Bol bol sessizlik. Sonra yine evlerine gittik. Akşam yemeği yedik ailesiyle. komşuları geldi, onlarla tanıştık falan. ama bizimki sohbete katılmak yerine telefonda haber okudu bol bol. çok canım sıkıldı ama ailesine çaktırmadım tabi. Sonra otobüs saatim geldi ve döndüm. Soğukluk yine devam etti diğer günlerde. izni bitmeden önceki gün bir daha görüştük. Tavır yine aynı. Sohbetin bir yerinde dedi ki "biz seninle normal arkadaş gibiyiz iş yerinde başka bekar kız varsa diye soracağım neredeyse!!!!!!" O kadar bozuldum ki ama yanlış bi tepki vermekten korktuğum için "heee, evet kanka olacağız yakında" diye espriyle karşılık verdim. Onun söyleyiş tarzı ve konu gereği bu işin olmayacağını resmen anlamış oldum. Ama o an bitirmek istemedi. Bakalım ne yapacak bundan sonra, nasıl davranacak diye. Kendimi tuttum, tuttum, arabadan inerken gözümden yaş süzülerek "kısmet değilmiş demek ki" dedim. Şaşırdı tabi. "Gel bi konuşalım" falan dedi. Ama ben daha çok ağlarım diye sonra konuşuruz diye indim arabadan. eve geldim. o da o arada eve varmıştır. bize yakın evleri. eve gidince mesaj atmış "hala ağlıyor musun, ailen gördü mü" diye. neden ağladın diye sormadı bile. aramadı da. gece mesaj yazmış. "ne oldu küsmüyüz, bıraktın mı beni yoksa" diye. tepkisini ölçmek için yok öyle bişey yazdım. hiç bişey olmamış gibi geyik muhabbetine sardı. Sonraki günlerde bile bişey olmamış gibi davrandı. bir gün kendisi iş yerindeki bir olaydan bahsetti, ben de onun anlatığı olaya karşılık bir espri yaptım. bu espri onun bana söylediğinden çooook daha hafif bir espriydi ayrıca. )tabi onun"başka bekar kız" söylemi espriyse eğer!) bi de üstüne atarlandı yine. özür dilediğim halde ertesi gün ne aradı ne sordu. tabi benim aklımda hala bana söylediği şey varken ben trip yapmıyorum da o mu yapıyor diyerek. Vedalaşalım dedim. Ayrıldık. Aylardır görüşmüyoruz. daha anlatamadığım bir çok olumsuz davranışta bulundu. her ne kadar kendim karar vermiş olsam da buna resmen zorlanmış olduğum için hala aklımdan atamadım. İnanın her gün aklımda. günlük yaşantımı da etkilemeye başladı. bir türlü unutamıyorum. siz olsanız nasıl bir tepki verirdiniz?yanlış mı yaptım sizce?

Ha gayret bitti bitecek derken okudum :) Banada bi alkış :KK70:
Şaka bi yana aslında seninle iyi anlaşıyor, doğru insan olduğunu düşünüyor ama arada aşk yok gibi geldi bana. Sadece fikirlerin uyuşmasıyla da evlilik olmaz. Bence ne istediğini bilmiyor ve görüşmemekle en iyisini yapıyorsun.
 
onun akli "diger bekar kizlar"da kalmis üzülme ama yeteri kadar etkilenmemis senden,senden elinden geleni yapmissin pisman olsaydi sana dönüs yapardi, önüne bakmani tavsiye edicem aylar olmus zaten.
 
X