Okudum ama..
Asıl ilgimi çeken bölümlerin altı yeterince doldurulmamıştı. Özet gibiydi biraz.. sanırım yazarın kadın olmasından kaynaklanıyor bu durum.. Tarihi ya da fonda tarihin olduğu otobiyografik bir kitabı eğer bir kadın yazar yazıyorsa (Alev Alatlıyı şiddet dışarıda tutuyorum, Oya Baydar da bu konuda saygıyla yaklaştıklarımdan birisi elbette unutmayayım) işin duygu bölümüne ve her türlü gerekli gereksiz ayrıntıya girilirken (nasıl öpüşmüşler mesela) asıl önemli olan bölümler tatmin edici olamıyor...
Üstelik Murat Bardakçı da belge olarak destek vermiş... Yani dayanak konusunda bir sıkıntı yok.
Hele hele, belki de vicdani yükümlülük olarak görebileceğimiz, tarihin suçladığı akrabalarını temize çıkartma işi için yazıldıysa bu kitap... daha da ayrıntıcı olunmalıydı..
Dediğim gibi.. beğendim ama doymadım. Sofradan biraz aç kalktım yani.. yerimseniben