William Blake Şiirleri

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Ah, Günebakan!

Ah, Günebakan! zamandan bezmiş,
Güneş'in adımlarını sayar;
Gezginin yolculuğunun bittiği yerin,
O parlak diyarın peşinden koşar;

Genç adamlar tutkudan sararıp solar orada,
Ve solgun Bakireler, kardan kefenler içinde,
Kalkarlar mezarlarından, ve yükselirler,
Günebakan'ımın gitmek istediği yere.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Asla Uğraşma :Aşkını Anlatmaya

asla uğraşma aşkını anlatmaya,
aşk varolur yalnızca dile gelmeden;
nasıl hareket ederse soylu rüzgar
sessizce, görünmeden.

anlattım aşkımı, anlattım aşkımı,
anlattım ona tüm yüreğimdekileri;
titreyerek dehşetli korkularla, buz gibi,
ah! yanımdan ayrıldı.

uzaklaştıktan az sonra benden,
bir gezgin onu elde etti,
sessizce, görünmeden:
ah, bu inkar edilmezdi.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Hasta Gül

Ah Gül, hastasın sen!
Uluyan fırtınada
Gece vakti uçan
Görünmez kurt
Keşfetti fesrengi neşeden
Oluşma yatağını;
Ve karanlık gizli aşkı
Yokediyor yaşamını.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Kaplan

Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
Işıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabildi o korkunç simetrini?
Hangi uzak derinlerde, göklerde
Yandı senin ateşin gözlerinde?
O hangi kanatla yükselebilir?
Hangi el ateşi kavrayabilir?
Ve hangi omuz ve hangi beceri
Kalbinin kaslarını bükebildi?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi dehşetli el? ayaklar ya da
Neydi ki çekiç? ya zincir neydi?
Beynin nasıl bir fırın içindeydi?
Neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
Ölümcül korkularını alabilir avcuna?
Yıldızlar mızrakların aşağıya atınca,
Göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
Güldü mü o, görünce eserini?
Kuzu'yu yaratan mı yarattı seni?
Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
Işıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabilir o korkunç simetrini?

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Senden Bütün İstediğim

Senden bütün istediğim;
Küçük bir sevgidir.
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden...

Ve senden bütün istediğim;
Ümit dolu güneşli bir gün
Sevgi dolu bir kucaklayış
Değil, kucaklayış sonra da gidiş...

Senden bütün istediğim;
Beni kırmamak,
Beni bekletmemek.

Yarın çok geç olabilir.
Unutma ki vermek almaktır.
Senden bütün istediğim
Küçük bir sevgidir,
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden...

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
İlkyaz



Çalsana kavalı

Bak sustu sesi

Kuşlarda neşe

Gündüz ve gece

Şarkı söylüyor

Vadide bülbül

Tarla kuşu gökte

Neşe içinde

Neşe içinde, neşe içinde, kutlayalım yeni yılın gelişini



Sen! delikanlı!

Mutlusun belli

Ya küçük kız, sen!

Tatlı, sevecen

Horoz ötüyor

Şakıyorsun sen de

Sesler neşeli

Çocuk sesleri

Neşe içinde, neşe içinde, kutlayalım yeni yılın gelişini



Sen küçük kuzu

Beyaz boynumu

Gelip yalasana

Burdayım işte

Yumuşak yününü

Bırak çekeyim

Gel bir öpeyim

O tatlı yüzünü

Neşe içinde, neşe içinde, kutlayalım yeni yılın gelişini



William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Yankılanan Çimenler



İşte güneş yükseliyor

Gökleri şenlendiriyor

Çalıyor neşeyle çanlar

İlkyazı selamlıyorlar

Ardıç kuşu, tarla kuşu

Diğer kuşlar çalıdaki



Şakıyorlar çevremizde

Çanın neşeli sesine

Oyun oynuyoruz biz de

Yankılanan çimenlerde



John, şu kır saçlı ihtiyar

Nasıl tasasız gülüyor

Meşe ağacının altında

Oturmuş tüm yaşlılarla

Bakıp bize gülüyorlar

Sonra şöyle diyorlar:

“Böyle mutluyduk böyle şen

Biz de oğlanken, genç kızken

Görmeliydiniz bizi de

Yankılanan çimenlerde”



Derken çocuklar yoruldu

Şen koşuşturmaca durdu

Güneş batmaya başladı

Oyun vakti tamamlandı

Annelerin kucağında

Abi kardeş bir arada

Yuvadaki kuşlar gibi

Uykuya hazırlar şimdi

Artık yok oynayan kimse

Kararan bu çimenlerde.



William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Küçük Zenci Çocuk

vahşi güneyde doğurmuş annem beni,
karayım ben,ah! ruhum beyazdır ama:
ingiliz çocuk beyaz, tıpkı bir melek gibi,
karayım ben sanki ışık deymemiş tenime,

annem bana bir ağacın altında öğretti,
oturuyorduk, gün ısınmamıştı daha,
kucağına aldı öptü okşadı beni,
şöyle dedi uzatıp parmağını doğuya .

güneşin doğduğu yere bak, orada tanrı,
yaşar ve ışığını, sıcaklığını gönderir bize,
çiçeklere, ağaçlara, hayvanlara, insalara,
sabahları huzur verir, öğleleri neşe.

dünyada küçük bir yere yerleştirildik biz,
aşk ışınlarına dayanabilelim diye;
bu kara gövdelerimiz ve bu yanık yüzümüz
karanlık bir korudur, buluttur aslında.

ne zaman ki ruhlarımız sıcağa dayanacak,
yok olacak bulut duyacağız onun sesini
çıkın korudan ey sevgim, kaygım! diyecek
altın çadırımın etrafında eğlenin kuzular gibi."

böyle söyledi sonra da öptü beni annem,
ben de böyle söylüyorum işte ingiliz çocuğa
bulutlardan kurtulup da tanrının çadırının,
etrafında eğlenirken kuzular gibi.

onu sıcaktan ben koruyacağım, ta ki
o babamızın dizine neşeyle çökene dek,
sonra durup o gümüş saçlarını okşayacağım,
ona benzediğim için o da beni sevecek.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
WILLIAM BLAKE
(1757-1827)

İngiliz şair, ressam ve gravürcü. Yoğun bir coşkunun ve göksel esinin egemen olduğu ilk şiirleri 1783 yılında "Şiir Taslakları" adıyla yayımlanır. Kendi gibi gravürcü olan kardeşinin ölümü (1787) Blake'in ruh ve akıl sağlığını bozar.
Düşler dünyasıyla gerçekler dünyasını ayıramaz hale gelir.

"Ayda bir Ada" , "Tüm Dinler Birdir" , "Doğal Din Yoktur" (1788) , "Masumiyet Şarkıları" , "Thel'in Kitabı" (1789) , "Cennet ve Cehennemin Evliliği" , "Deneyim Şarkıları" , "Fransız Devrimi" , "Cennetin Kapıları" , "Bir Özgürlük Şarkısı" (1790-1792) , "Urizen Kitabı" , "Los Kitabı" , "Ahania Kitabı" (1793-1795) , "Vala" ,
"Dört Zoa" (1795-1799) , "Kudüs" (1803-1807) ve "Sonsuz İncil" (1818-1827) sanatçının diğer yapıtlarıdır.
 

Lereenim

Onur Üyesi
Pro Üye
17 Ağustos 2006
4.338
1.698
Senden bütün istediğim

Senden bütün istediğim;
Küçük bir sevgidir.
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden...

Ve senden bütün istediğim;
Ümit dolu güneşli bir gün
Sevgi dolu bir kucaklayış
Değil, kucaklayış sonra da gidiş...

Senden bütün istediğim;
Beni kırmamak,
Beni bekletmemek.

Yarın çok geç olabilir.
Unutma ki vermek almaktır.
Senden bütün istediğim
Küçük bir sevgidir,
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden


Che hepsi çok hoş şiirler,bu şiir hoşuma gitti .Paylaştığın için teşekkürler.
 

melody

Nirvana
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
311
8
45
çok teşekkürler emeğiniz için..
en çok Senden Bütün İstediğim i beğendim...
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
Senden bütün istediğim

Senden bütün istediğim;
Küçük bir sevgidir.
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden...

Ve senden bütün istediğim;
Ümit dolu güneşli bir gün
Sevgi dolu bir kucaklayış
Değil, kucaklayış sonra da gidiş...

Senden bütün istediğim;
Beni kırmamak,
Beni bekletmemek.

Yarın çok geç olabilir.
Unutma ki vermek almaktır.
Senden bütün istediğim
Küçük bir sevgidir,
Gelen ve ağır ağır büyüyen
Değil, gelen ve giden


Che hepsi çok hoş şiirler,bu şiir hoşuma gitti .Paylaştığın için teşekkürler.

CANIM BEĞENMENE SEVİNDİM. BENİM SEVEREK OKUDUĞUM ŞAİRLERDENDİR.
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
ÇOBAN

Ne kadar güzelmiş çobanın alın yazısı!
Gece gündüz demez gider sürünün peşinden;
Gezinir durur avare, bütün bir gün boyu,
Şükran duaları düşmek bilmez hiç dilinden.

Masum meleyişlerini dinler kuzuların,
Annelerin sevecen meleyişini dinler;
Çoban tetikte, sürüyse huzur içindedir
Çoban ne zaman yanlarında, bunu bilirler.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
GONCA

Ey kıpır kıpır Serçe!
Yeşil yapraklar altında
Mutlu bir gonca
Görüyor yuvanı aradığını
bir ok gibi hızlı
Kalbimin yakınında.

Ey güzel Narbülbülü!
Yeşil yapraklar altında,
Mutlu bir gonca
İşitiyor hıçkırıklarını
Ey güzel Narbülbülü
Kalbimin yakınında.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
KAYIP OĞLAN ÇOCUĞU

"Baba! Baba! nereye gidiyorsun?
Ah! yürümesene bu kadar hızlı.
Konuş baba, konuş küçük oğlunla,
Yoksa kaybedeceğim yolumu."

Gece karanlıktı, babam görünmüyordu;
Islatmıştı çocuğu çiy;
Bataklık derindi, çocuk ağlıyordu,
Dağılıyordu sis perdesi.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
BULUNAN OĞLAN ÇOCUĞU

Issız bataklıkta kayboldu küçük oğlan,
Takılıp gezgin bir ışığın peşine,
Başladı ağlamaya, derken, hep yanımızda olan,
Tanrı, göründü babası gibi, beyazlar içinde.

Öptü çocuğu ve tutup onu elinden
Götürüp teslim etti annesine,
Issız vadide, acılar içinde ve solgun,
Çocuğunu arıyordu ağlayarak anne.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
GİRİŞ

Kimsesiz vadilerde kavalımla
Ezgiler çalıyordum neşeli,
Birden bir çocuk gördüm bir bulutta,
Gülerek bana o şöyle dedi:

"Bir şarkı çal bana kuzuyu anlatsın."
Çaldım sevinçle ona bir şarkı.
"Kavalcı, bunu baştan alır mısın?"
Çaldım, gözünden yaşlar boşaldı.

"Şimdi o güzel kavalını bırak,
Neşeli şarkılarını sen söyle."
Aynı şarkıyı okudum yeniden
O, mutluluktan ağlıyordu yine.

"Kavalcı otur ve tüm insanların
Anlayacağı bir kitap yaz şimdi."
Dedi ve gözden yitiverdi o an,
Ben de bir kamışa attım elimi,

Yonttum, bir kalem yaptım o kamıştan,
Batırdım ucunu duru sulara,
Şarkılar yazdım mutlulukla dolu
Çocuklar sevinsin diye duyunca.

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
KUZU

Kim yarattı seni ey küçük kuzu?
Ey küçük kuzu, seni kim doğurdu?
Kim yaşam verdi, ot verdi sana
Irmak kıyılarında, çayırlarda;
Bu güzel giysiyi sana kim ördü?
Bu yumuşacık, bu bembeyaz yünü;
Kime borçlusun o tatlı sesini?
Sevince boğarsın bütün vadiyi
Kim yarattı seni ey küçük kuzu?
Ey küçük kuzu, seni kim doğurdu?

Ey küçük kuzu, söyleyeyim sana,
Ey küçük kuzu, söyleyeyim sana;
'Kuzu' senin gibi onun ismi de,
O da bu ismi vermiş kendisine.
O da sevgi dolu, o da mütevazı,
O da bizim gibi çocuk yürekli.
Ben bir çocuğum, sen de bir kuzu
Senin ismin kuzu, benim ismim kuzu
Kutsasın küçük kuzu seni tanrı!
Kutsasın küçük kuzu seni tanrı!

William Blake
 

Che

Guru
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.707
26
BACA TEMİZLİKÇİSİ

Annem öldüğünde çok küçüktüm,
Babam sattığında henüz dilim
Bile dönmüyordu "temizle" sözüne
İste yatıp baca temizliyorum işte.

Bir Tom Dacre var, kıvırcık saçlarını
Kuzu gibi kırkdıklarında ağladı.
Dedim ki ona "Takma hiç kafana"
Artık saçların kirlenmez kurumla."

Kesti ağlamayı böyle deyince,
Neler neler gördü düşünde o gece!
Çocuklar; Dick, Joe, ve binlercesi,
Kara kara tabutlar içindeydi.

Bir melek gelip tabutları açtı,
Işıl ışıl parlayan bir anahtarla;
Bütün çocuklar hoplaya zıplaya,
Güneşe koştu, ırmağa koştu.

Bulutlara ağdılar çıplak ve pak,
Dansettiler rüzgarda ve o melek
Tom'a dedi ki "iyi bir çocuk ol
Tanrı baban olsun, sen de mutlu ol."

Tom uyandı, sabah karanlıkta kalktık,
İşe çıktık çantamızı fırçamızı alıp,
Mutluydu Tom, üşümüyordu soğukta,
Herkes işini yapsın, gerek yok korkmaya.

William Blake
 
X