Herkese merhaba. Anlatacaklarım sadece destek almak, bir iki belki güzel söz duymak içindir. Psikoloğa git, terapi al diyeceksiniz biliyorum yaptım da ama bazen iyileşemiyormuş insan onu kabullendim.
(Epey uzun yazdım, okuyacaklara şimdiden teşekkür ederim ve lütfen yargılamayın, zaten paramparçayım. Hayatın neresinden tutsam elimde kalıyor.)
Ergenliğimde biriyle sevgili oldum, aşık olmuştum. Hastalığımdan dolayı öyle kolay kolay kimseye güvenmezdim ama ona güvenmiştim, buluştuğumuzda çok dikkat ederdi.
Her neyse o korkunç günü anlatayım. Kapalı bir yere gittik. Sohbet ettik sonra öpüştük ama sadece öpüştük. Şehvetli de değildi, onu o derece çıldırtacak bir şey de yapmamıştım. Üstümde de sadece tişört, pantolon vardı.
Boynumu öpmek istedi, istemiyorum haydi gidelim dedim. Bir şey olmayacak sakin ol dedi. Sürekli bunu dedi bir şey olmayacak bir şey olmayacak bir şey olmayacak. Kulaklarımda sürekli bunlar çınladı. Ama oldu.
Kollarımla onu itmeye çalıştım, o sıra çok zayıftım zaten kısayım ona engel olacak pek bir gücüm yoktu. Yalvardım çok yalvardım ama o daha fazla üstüme geldi. Gözyaşlarım, çırpınışlarım umurunda olmadı. Üstüne şşş biri duyacak, kendini kasma rahat bırak söz bir şey yapmayacağım dedi. En sonunda zorladı canımı yaktı, istediği oldu. Kanı görünce beni bıraktı. Çok affedersiniz ama boşalmadı bile, hani öyle git gel olmadı, sanki derdi iki damla kandı. Haydi giyin de götüreyim seni dedi. Daha da kötüsü buydu. Ben eve gidebilmek için kollarımı mosmor eden o ellere muhtaçtım. Defalarca aradı, mesaj attı. Sen benimsin artık bırakamazsın dedi. Üzüntümün bekaret olduğunu düşündü. Hiç muhtaç bir genç kıza bu kötülüğü, çaresizliği yaşattım demedi. Korkuttum, hayatının renklerini çaldım demedi. Hastaydı zaten hayatı zordu bari ben böyle bir acı yaşatmayayım demedi.
Sonrasında şikayet etmedim, bir daha onun sesini duymaya onu görmeye katlanamazdım. Bedenimde izleri vardı büyük ihtimalle ceza alırdı ama olanları yaşanmamış saydım. Hoş ondan önce ben suçlanacaktım. Onun yanında ne işin vardı, onun yanına neden gittin diyeceklerdi. Ama çok pişmanım, tüm alem beni kınasaydı da o en azından 1 yıl içeride kalsaydı.
Onunla ilgili hatırladığım tek şey uzun boylu iri olduğu ve o gün açık renk pantolon giydiğiydi. Çok garip daha fazlası için zorluyorum ama olmuyor. Belki yüzleşsem iyileşirdim.