• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Yeni evlilik yeni ülke

Madem adam uzaktan çalışıyor, gelsin Türkiyeden çalıssin olmaz mı? Ben yurtdışında yaşıyorum, orda yasamayanların yorumlarını boşverin siz beni dinleyin.evlilim iyi hoş ama evi barkı, işi, aileyi het şeyi birvyana atmak çok mantıksız. Bu şekilde mutlu olmaniz mumkun degil. Adam madem bayılıyir size dönsün gelsin memlekete
Artık çok geç cherry
 
Yorumlariniz için tesekkurler, dil kursuna gidiyorum, arkadaş da edindim.. koca buldum evleneyim yazan arkadaş da kendi bakış acisini yazmış sanırım… öyle olsaydım 40 yaşını beklemezdim :) aslında sormak istediğim şu size, tabi ki burdaki kimse çözüm bulamaz herkes kendi bakış açısından bişeyler yazar… ben kapsamlı bi şekilde hem evlililigimi, hem burdaki yaşantımı düşünüyorum. Kendime ve evliligime bir zaman taniyacagim… sadece sonunda yurutemezsek donecek olmak yenilgi mi sizce? Ya da utanilacak bişey mi ? Ben bu zamana kadar düzgün bir hayat yaşadım o yüzden aile, akraba vs yorumlarini da maalesef ciddiye alan biriyim.. elalem ne der duygusu var bende..
Yoo. Boşanmak ayrılmak normal. Hatta üzülmekten daha iyi. Toplumu aileyi boşver. Ten uyumu yoksa depresyon varsa ve olmuyorsa yapacak bir şey yok. Ama evlilik 3 yılda oturuyor. İnsan da alışıyor. Ben 40 yaşımda evlendim. Alışmam tam 3 yıl sürdü. Baktım ki insan alışıyor koşullara.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Eşiniz yabancı uyruklu mu yoksa o ülkede mi doğmuş, büyümüş?
 
Madem adam uzaktan çalışıyor, gelsin Türkiyeden çalıssin olmaz mı? Ben yurtdışında yaşıyorum, orda yasamayanların yorumlarını boşverin siz beni dinleyin.evlilim iyi hoş ama evi barkı, işi, aileyi het şeyi birvyana atmak çok mantıksız. Bu şekilde mutlu olmaniz mumkun degil. Adam madem bayılıyir size dönsün gelsin memlekete
Haklısınız, inanin ben de boyle düşünüyordum. Hatta bu yüzden evlilik noktasında hiç hevesli degildim 20 lerimdeyken de, önce hep iş derdim, sadece para kazanmak için değil insanın kendimi tanımlaması için de iş, meslek önemli diye düşünürdüm, düşünüyorum da hala. Ama hayat çok degisken, insanı söyledikleri ile çelişir hale getiriyor bazen. Yukarıda biri yazmis 20 sinde değilsin 30 unda değilsin diye :)) bu kararımı verirken uzun vadeli düşündüm çalışan koşturan yalnız biri mi olmak istiyordum büyük şehirin kargaşasında yoksa yanimda hayat arkadaşı mı olsun istiyordum. Hayat arkadaşı da öyle istediğiniz bir anda çıkabilen birşey degil belli yaştan sonra…
Bu arada eşimin donme ihtimali yok maalesef…
 
Evleneli dört ay mı oldu? Bence Kırşehir’den Ordu’ya gitseydin bunları yine yaşayacaktın. Ben evlenip şehir değiştirdim. Çalışmaya devam ettiğim halde bocaladım. Gayet normal bir durum yaşıyorsun. Kendine meşguliyetler bulmaya çalış. Eşin spora gidiyormuş ne güzel, sen de git.
 
Valla ben çareyi sporda yürüyüşte buldum. Her gün min.10000 adım attım. Her sokağı ezberledim. Eşin spor yapıyor sen yatıyorsun. Cinsellik de yok. Galiba çekim yok. Eşine de yazık. Kalkıp 1 saat yürüsen psikolojine çok iyi gelirdi. Alışırsın yürümeye. İnsan hep evde durursa tabii ki alışamaz ortama.
 
Evleneli dört ay mı oldu? Bence Kırşehir’den Ordu’ya gitseydin bunları yine yaşayacaktın. Ben evlenip şehir değiştirdim. Çalışmaya devam ettiğim halde bocaladım. Gayet normal bir durum yaşıyorsun. Kendine meşguliyetler bulmaya çalış. Eşin spora gidiyormuş ne güzel, sen de git.

Yok bebişim aynı şey asla degil. Yeni ülje demek sap gibi kalmak demek. Iş,eğitim için gelenlerin bir amacı, düzeni oluyor ama diğer turlüsü kelimenin tam anlamıyla saplık, alakan olmayan bir yere geliyorsun, tanıdık bir yüz yok, arkadaş yok, orda olma amacın yok ... evlenmek için şehir degiştircem iş bırakıcam diyenlere asla yapma diyorum bu onun 1000le çarpılmış olanı inanın.
 
Eşim Türk ama 20 yıldır burda yasiyor. Kardeşleri de burda yasiyor. Onlar da evli farklı şehirlerdeler, duzenleri var..
Eşiniz o ülkede doğmuş, büyümüş değil dolayısıyla sizin geçtiğiniz yollardan o da geçmiştir.

Türkiye'de her sabah 7.30 da kalkarken, orda kalkmamak; eşinizle beraber yürüyüş vb ye gitmemek sizin tercihiniz.

Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.

Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim.
Asıl sorun yeterince arzulamadığınız bir insanla mantık evliliği diyerek bir evlilik yapmanız da. Ülkeye alışsanız da eşinize karşı hissetmediğiniz duyguları nasıl hissedeceksiniz?
 
Evleneli dört ay mı oldu? Bence Kırşehir’den Ordu’ya gitseydin bunları yine yaşayacaktın. Ben evlenip şehir değiştirdim. Çalışmaya devam ettiğim halde bocaladım. Gayet normal bir durum yaşıyorsun. Kendine meşguliyetler bulmaya çalış. Eşin spora gidiyormuş ne güzel, sen de git.
Çok haklısınız bu biraz daha zoru
 
Valla ben çareyi sporda yürüyüşte buldum. Her gün min.10000 adım attım. Her sokağı ezberledim. Eşin spor yapıyor sen yatıyorsun. Cinsellik de yok. Galiba çekim yok. Eşine de yazık. Kalkıp 1 saat yürüsen psikolojine çok iyi gelirdi. Alışırsın yürümeye. İnsan hep evde durursa tabii ki alışamaz ortama.
Tr de Boyle degildim, pilatese giderdim, yürürdüm, spor yapıyorum saniridim ama eşim benim 2-3 mislim yapıyor. Ben ona göre daha ağır kanlıyım. Bir de cinsel anlamda çok istekli değilim bence, premenopoz belirtileri mi yoksa ülke değişikliği mi bilmiyorum tabi.. bu durum da canımi sıkıyor yani onu geri çevirmek ya da istemeden olması..
Hiç yürümüyor değilim bu arada, spora da haftada 2 gün gidiyorum ama yarım saat, 40 dk en fazla.. yürüyüş de yine günde 1 saat filan. Ama o eski aktif hayatıma göre devede kulak bunlar..
 
ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
ben gittikten 1 gün sonra geri döndüm. elalem maksimum 3 gün konuşuyor sonra herkes kendi hayat telaşına geri dönüyor. 3 yıl konuşsalar da bir şey farketmiyor gerçi. o yüzden sizi ne mutlu edecekse onu yapın elalemi hiç düşünmeyin
 
Eşiniz o ülkede doğmuş, büyümüş değil dolayısıyla sizin geçtiğiniz yollardan o da geçmiştir.

Türkiye'de her sabah 7.30 da kalkarken, orda kalkmamak; eşinizle beraber yürüyüş vb ye gitmemek sizin tercihiniz.




Asıl sorun yeterince arzulamadığınız bir insanla mantık evliliği diyerek bir evlilik yapmanız da. Ülkeye alışsanız da eşinize karşı hissetmediğiniz duyguları nasıl hissedeceksiniz?
Arzu kısmı evlenmeden önce vardı tabi ki böyle degildik, evlenmeden önce bişey yaşamadık ama ikimizde de vardi istek… ülke değiştirmek benim beyin formatımi degistirdi sanki.. yani ben halimi ona yorumluyorum. Ülke değiştirmek, sürekli birlikte olmamız ve benim bireysel hayatımin sıfırlanması cinsel anlamda da beni etkiledi bence.
Yoksa eşime sarilarak uyumayı, birlikte gezmeyi, film izlemeyi, yürümeyi seviyorum ama cinsellik gitti bende.
 
Evet 2 gün gidiyorum kursa ve çok iyi geliyor eşim siz olmak. Biz evlenmeden önce herseyi enine boyuna konuştuk, benim işi bırakmam nasıl olur, adapte olur muyum vs vs. Ama herseyi konuşurken bu çok bariz şeyi hiç düşünmedim, onun sürekli evde olacağını hiç ama hiç hesaba katmamışım… ben özel alanı olan biriydim eskiden de, Tr de de hem uzun yıllar yalnız yaşamanin, hem de karakter olarak boyle olmamın etkisi çok…şimdi nerdeyse evlilik bana göre değilmiş noktasına geldim 4 ayda :(
Eşiniz ofisten çalışamaz mı? Bu durumu eşinizle konuşsanız? Dip dibe olmanın size iyi gelmediğini, evlenmeden önce de özel alana ihtiyaç duyduğunuzu, şu anda özel alanınız olmadığı için ruhen iyi hissetmediğinizi ve bunun evliliğinize fazlasıyla zarar vereceğini eşinize söyleyin.

Depresyona girecek gibisiniz. Eşiniz ille de evden çalışacaksa siz işe gider gibi kendinizi dışarı atın 😅

Eğer evliliği yürütemezseniz de başarısız oldunuz gibi yorumlamayın. Başarılı olacaksınız diye depresyona mı giresiniz? Özel alana ihtiyaç duyan biriyim. Deşarj olmam gerekiyor. Evlenme niyetim olursa konuşacağım konuların başında geliyor. Kendimi biliyorum, bu konuda çok zorlanırım.
 
ben gittikten 1 gün sonra geri döndüm. elalem maksimum 3 gün konuşuyor sonra herkes kendi hayat telaşına geri dönüyor. 3 yıl konuşsalar da bir şey farketmiyor gerçi. o yüzden sizi ne mutlu edecekse onu yapın elalemi hiç düşünmeyin
Başka ülkeye mi evlendiniz siz de ?
 
Başka ülkeye mi evlendiniz siz de ?
Yok hayır ben başka şehre gittim yaklaşık 1000km kadar uzağa. ama ülke içinde bile -kendi yaşadığım şehirden çok daha güzel ve gelişmiş bir yere gitmeme rağmen- kültürel olarak adapte olmakta zorlandım yurt dışı eminim çok daha yıpratıcıdır
 
Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Boşan da gel kocandan demiyorum lakin mutsuz olduğunuz bir hayatı , elalem ne diyecek diye düşünüp, devam ettirmeniz kendinize yaptığınız en büyük kötülük.
Elalem üç gün konuşur susar, onların işi konuşmak zaten.
Ama gelmeden göç ve göçmen psikolojisi üzerine çalışan bir uzmandan veya kuruluştan yardım, destek almayı düşünün.
Belki döndüğünüzde de dönmüş olmaya pişman olacaksınız.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Ya bir şey diyeceğim ama seni üzmek için yazmıyorum.

Adamın düzenine gideceğin belliymis. Sürekli yataktan çıkmayan miymiy depresif birisi evde sürekli gözünün önünde sen hayal et, hoş mu? Niye kendine ait özel hayatın yok adam çalışırken çık gez hobi edin dil öğren? Yani gidip adamın başına bela olmuşsun kusura bakma. Cinsellik de yokmuş önceden denemediniz mi bir şeyler?

Yani adamla konuş olmuyor böyle kusura bakma, senin de hayatının içine ettim de dön geri. Yapamadılar bilmem ne dediler diye bu yaşta el âlemin lafına mi bakacaksın?

Ben duzelecegim eşim iyi biri diyorsan online terapi falan bul ya da orada psikiyatrist bul bir tane.

Ya kendini toparla ya da evine dön, eşine haksızlık ediyorsun.
 
Yorumlariniz için tesekkurler, dil kursuna gidiyorum, arkadaş da edindim.. koca buldum evleneyim yazan arkadaş da kendi bakış acisini yazmış sanırım… öyle olsaydım 40 yaşını beklemezdim :) aslında sormak istediğim şu size, tabi ki burdaki kimse çözüm bulamaz herkes kendi bakış açısından bişeyler yazar… ben kapsamlı bi şekilde hem evlililigimi, hem burdaki yaşantımı düşünüyorum. Kendime ve evliligime bir zaman taniyacagim… sadece sonunda yurutemezsek donecek olmak yenilgi mi sizce? Ya da utanilacak bişey mi ? Ben bu zamana kadar düzgün bir hayat yaşadım o yüzden aile, akraba vs yorumlarini da maalesef ciddiye alan biriyim.. elalem ne der duygusu var bende..
Bence sizdeki durum 40 yıllık ortamınızı, alışkanlıklarınızı, ülkenizi bırakıp her şeye sıfırdan başlamanın vermiş olduğu bocalayış. Hem evliliğe hem yeni ülkeye aynı anda adapte olmaya çalışmak kolay değil. Ama sırf bu yüzden eşinizle aranızı bozmayın, ülke olmasa bile evlilik onun için de yeni olan bir şey ama eminim bu konuda sizden daha rahattır. Siz de bu konuda onu örnek alın. Bu zamanları sadece geçici bir uyum süreci olarak görün ve kişilere, olaylara olabildiğince ılımlı yaklaşın.
 
Back
X