• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Yeni evlilik yeni ülke

adam kadını alıp başka ülkeye götürüyor, kadın işsiz güçsüz sudan çıkmış balığa dönüyor. adam da kadına destek olacağına (eşi ya hani??) ayıplı mal almış gibi gocunuyor ve burada sorun kültür şoku öyle mi?
 
Geri dön diyenleri şok içinde okuyorum. Kadın daha evleneli 4 ay olmuş ve bambaşka bir ülkede attan inmiş eşege binmiş gibi bişey şuan işini kaybetmiş ailesi uzakta hayatını yeniden inşa edecek birine boşan diyebiliyorsunuz cinsellik sorunuda adapte olamadığı için kadın hiç yazmamış eşim cimri kendi pis şu buyu var diye biraz mantıklı yorum yapılmalı
Bence de şuan boşanma düşünülecek bir eş yok burada psikolojik destek alsa atlatılabilecek şeyler cinsel isteksizliği de içinde bulunduğu durumdan kaynaklı
 
Kadın kimlik krizi yaşıyor oradan biri de demiş ki eşini sevseydin 😂 kimlik krizi zor oluyor arkadaşlar yaşamanız için biraz da farkındalık lazım. Bu bir yol yolun sonu da var unutma.
Bana mı diyorsunuz? Siz kimlik krizi yaşadınız diye herkes sizin gibi olacak değil. Konu sahibinin mesajını tekrar okumanızı tavsiye ederim.
Kendisi evlilik zamani evlenmekten vazgeçecek hale gelmiş, ne yani konu sahibinin kimlik krizi Türkiye’de mi başlamış? :)
Uzak mesafe yaşadığı adamla mantık evliliği yapıyor, aşk yok çekim yok… nasıl mutlu olsun? Hadi bunu da kimlik krizine bağlayın.
 
Bana mı diyorsunuz? Siz kimlik krizi yaşadınız diye herkes sizin gibi olacak değil. Konu sahibinin mesajını tekrar okumanızı tavsiye ederim.
Kendisi evlilik zamani evlenmekten vazgeçecek hale gelmiş, ne yani konu sahibinin kimlik krizi Türkiye’de mi başlamış? :)
Uzak mesafe yaşadığı adamla mantık evliliği yapıyor, aşk yok çekim yok… nasıl mutlu olsun? Hadi bunu da kimlik krizine bağlayın.
kadın kocasından başka insanla iletişime geçemiyor ki kimlik krizi yaşasın. çalışıyor olsa iş yerinde ırkçılığa uğrasa falan anlarım da kimlik krizi ne alaka
 
Hangi ülkeye gittiğinizi neden yazmıyorsunuz? Bilgisi olan biri çıkar illa ki
 
kadın kocasından başka insanla iletişime geçemiyor ki kimlik krizi yaşasın. çalışıyor olsa iş yerinde ırkçılığa uğrasa falan anlarım da kimlik krizi ne alaka
Aynen öyle. Hem herkes evlenmek zorunda değil ki. Belki de sadece evlilik ona göre değil. Bu kadar derinlere inmeye gerek yok.
 
Bu özerklik meselesi il veya ülke değiştirmemiş olmama rağmen bende de olmuştu o açıdan sizi anlıyorum. Üstüne bir de ülke değiştirmişsiniz. 1 yılı bulur geçer bi düzene oturtmanız. Eşiniz 2 gün dışarda çalışsın kendinizi eve, evi de size ait hissedebilin. Bu durumda çalışmamak bi artı bence ben çalıştığım için akşamdan akşama evde oluyordum onda da hep eşimleydim ev de küçüktü nefes alacak bi alanım yok gibi hissediyordum. Mantık evliliğiyle alakası yok çok aşık olarak evlenmiştim. Biraz karakter meselesi yalnız kalmak beni deşarj eder ki siz yıllarca tek yaşamışsınız onun konforuna alışmışsınız. Hem kendinize hem eşinize zaman tanıyın. Sizi bunaltan konuları paylaşın ortak çözümler düşünün, eşiniz sizi iyi hissettirmek için çaba gösterdikçe eminim cinsel olarak da çekiciliği artacak gözünüzde :) karar vermek için acele etmeyin bence boşanılacak bir mesele değil ama bir gün başınıza gelecekse de amaann kim ne derse desin 3 gün konuşur bırakılar elalem için yaşanılmaz. O konuşanlar çok mu mükemmel hayatlara sahipler sanki
 
Ben de Kanadadayım😂 Kanada büyüklüğü ile insanı yutacak bir ülke ve hiçbir şey burada kolay değil ama ben döneceğim Sevgili arkadaşım ne istediğim ne istemediğimle ilgili farkındalık sahibi oldum. İlk geldiğimde böyle değildi tabi tam bir ilüzyon her yer yemyeşil bisikletle ile yolculuk yapabiliyorum vesaire düzen sessizlik sakinlik. Kendi ülkemde de o kader bıkmıştım ki senin gibi neresi olursa gideceğim dedim kimseyi görmek istemiyorum. Bana ağır geliyordu kendi ülkemde yaşanan her şey ama gitmek çözüm değilmiş hem uzak hissediyorum hem de kendi ülkeme çok yakın çünkü burda kimsede bir bağ yok Türk olanlarda bozulmuş. Dönmek de ağır geliyor kariyerimi bıraktım. Bu arada kimlik konusuna gelince yaptığınız seçimler evlendiğiniz kişi sevme biiçiminiz hepsi kimliğinizle ilgili. 20-30 yaşlarında bunlar üzerine pek düşünmüyorsunuz ama 40 da zor oluyor zaten inşaa edilmiş bir şeyleri yıkıp bir de üstüne o yorgunlukla tekrar başlamak herkes yiyemez bu boku g.t ister Yani. Kocanı sevsen de sevmesen de sevdiğini sansan da belli zihinlerde her şey birbirine karışıyor ve hepsi birbirinden bağlantısız şekilde ilerlemiyor. Yani kocanı sevsen de eski günlerini özleyip depresyona girip ondan uzaklaşabiliyorsun. Yaşam libidon düşüyor. Neyse yalnız değilsin. Yataktan her çıkamadığında sana sarılmak isterdim:(
 
Ben de 38 yaşımda evlendim evlenirken içimden kendimi evliliğe hic hazır hissetmiyorum diyordum artık ne zaman hazır olacaksam.Şu an hayatınız komple değiştigi icin böyle hissediyorsunuz ama biraz çaba gösterin.Şu şartlar altında eşinize hak verdim.Silkelenin kendinize gelin dil kursuna gidin belki arkadaş edinirsiniz.Cocuk düşünüyormusunuz çocugunuz olursa zaten günleriniz dolar.Bir de hangi ülke Almanyamı
 
kadın kocasından başka insanla iletişime geçemiyor ki kimlik krizi yaşasın. çalışıyor olsa iş yerinde ırkçılığa uğrasa falan anlarım da kimlik krizi ne alaka
Siz başkaları ile iletişime geçtiğinizde hayatı sorguluyorsunuz herhalde. Yani referans noktanız başkaları.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Sizin acilen bir aktivite edinmeniz gerekiyor. Aynı şeyi ben de yaşadım. Şuan daha iyiyim yani alıştım bu duruma. Eskiden sürekli ertelediğim müzik ve resim hobilerime başladım. Kitap okumak istiyordum ama vakit bulamıyordum şuan kitap okuyorum. Bunları yaparken kendinize bir hedef belirleyin(amaçsız yapılan hiçbir işte motivasyon yoktur). Mesela burdaki Türk hanımlarla tanıştım her ay okuduğumuz kitabın kritiğini yapıyoruz. İlk zamanlar tam da sizin gibi hissettiğim için ev işlerini hep aksatıyordum, çoğu zaman dışardan söylerdik çünkü enerjim yoktu. Şuan evde kendime ait bir alan oluşturunca ev dizaynı ve temizliğini sevmeye başladım zaten bu işlerle uğraşmak bile gün içinde vaktimi alıyor iyi hissettiriyor artık severek yapıyorum. Hareketsiz kalınca daha çok yorulursunuz. Uyku düzeni çok önemli. Erken uyanmak çok işe yarıyor. Hatta müzik eşliğinde ufak bir yürüyüş iyi gelecektir. Diyet yapın, yeni arkadaşlıklar edinin, illa ki hoşunuza giden şeyler vardır.
 
Yorumlariniz için tesekkurler, dil kursuna gidiyorum, arkadaş da edindim.. koca buldum evleneyim yazan arkadaş da kendi bakış acisini yazmış sanırım… öyle olsaydım 40 yaşını beklemezdim :) aslında sormak istediğim şu size, tabi ki burdaki kimse çözüm bulamaz herkes kendi bakış açısından bişeyler yazar… ben kapsamlı bi şekilde hem evlililigimi, hem burdaki yaşantımı düşünüyorum. Kendime ve evliligime bir zaman taniyacagim… sadece sonunda yurutemezsek donecek olmak yenilgi mi sizce? Ya da utanilacak bişey mi ? Ben bu zamana kadar düzgün bir hayat yaşadım o yüzden aile, akraba vs yorumlarini da maalesef ciddiye alan biriyim.. elalem ne der duygusu var bende..
Size şöyle bir şey anlatacağım
Kuzenim nişanlıyken ayrılmak istedi annesi aman laf olur küçük yer diye engel oldu
Sonra evlendi kuzenim 3çocultan sonra ayrıldı insanlar konuştu etti 2gün sonra da unuttu.
Hatta annesine şunu dedi ne farketti ? Yine konuştular..

Elalemi umursamayın onlar hep konuşur siz kendinize bakın.
 
kimlik krizinden kastınız nedir o zaman? ancak bilinmeyen kimliklerle karşılaşmış olması lazım kendini krize sokması için
Of arkadaşım git biraz oku ya Allah aşkına! Nolur bak. Kimlik doğuştan getirdiklerinle beraber inşaa edilen bir şey. Bilinmeyen kimlik nedir?
 
Of arkadaşım git biraz oku ya Allah aşkına! Nolur bak. Kimlik doğuştan getirdiklerinle beraber inşaa edilen bir şey. Bilinmeyen kimlik nedir?
peki neden yurtdışına gittiğinde bu krizi geçirdi? sizi anlamaya çalışıyorum aşağılamak yerine düzgün cevap verebilirseniz sevinirim
 
peki neden yurtdışına gittiğinde bu krizi geçirdi? sizi anlamaya çalışıyorum aşağılamak yerine düzgün cevap verebilirseniz sevinirim

Hayattaki rollerimiz değişince kimlik krizine gireriz ya. Ben girdim mesela boşanınca.

Konu sahibi kariyer sahibi, bağımsız bi kadınken şu an işsiz ve eşine bağımlı bi duruma düştü. Elbette kimlik krizi yaşaması, ben kimim neyim burada ne işim var ? diye sorgulaması çok normal. Kimi daha çabuk adapte olur yeni yaşantısına ve rollerine, kimi de biraz sancı çeker. Tüm bu sancılar kocasına duyduğu duygularla çok alakalı değildir yani Kocasını sevmiyor diyemeyiz. Ha, aşktan gözü kör olsaydı, aralarında yoğun bi cinsel çekim olsaydı işler biraz daha kolaylaşabilirdi ama gene de bu kriz kaçınılmaz olurdu.

Kaldı ki Kanada'daymış. Avrupa ülkesi olsa gelip gitmek nispeten kolay. Şimdi maddi manevi git-gel yapmak çok zordur.

Eşini de doğru düzgün tanıma fırsatı olmamış sanki. Yıllarca yalnız yaşa, sonra pat diye elin herifiyle 7/24 aynı evdesin. Sürekli görüyorsun sürekli. Biraz ürkütücü =) Yalnız kaldığın bi an yok, yanında yabancı bi adam. Ne kadar kocası da olsa öyle yıllarını geçirmemiş, aynı şehirde uzun bi sevgililik süreci yaşamamış, ülke yabancı, yanında yatan adam yabancı, zor yani...

Umarım ferahlarsın konu sahibi. Ben yapamazdım şahsen. Yaşıtız sizle. Böyle şeyler ilk gençlikte kolay gibi geliyor bana. 40 yaşından sonra ülke değiştir, işini gücünü bırak falan , gerçekten risk. Ama her zaman her yerden dönülür. Hiç kimsenin düşüncesi de senin huzurundan önemli değil. Hataysa da hata.. Hata yapma lüksümüz de olsun n'apalım..
 
Bence kendinize çok yükleniyorsunuz, evlenip yeni bir ülkeye taşınalı sadece dört ay olmuş. Bir anda hem medeni durumunuz hem yeriniz değişmiş oldu kolay şeyler değil, ki belirli bir yaşın üstünde hayat standardı olan birisiniz. Sizin durumunda olan herkes az çok aynı şeyleri yaşar. Bizim ülkemiz genel olarak insanların çok macera yaşadığı, sürekli gezdiği bir ülke değil. Bu yüzden insanlar yurtdışına taşınmayı veya yabancı ile evliliği gözlerinde çok büyütüyor ve sadece iyi yanlarına odaklanıyor. (Sizin eşiniz yabancı değil ama genel olarak yazıyorum) Tabii bunlar kötü şeyler değil ama her insana göre de değil, çok çaba ve uyum gerektiriyor. Bazen Türkiye'den güzel ve şirin bulduğun, yaparım dediğin şey oraya gidince öyle olmuyor.Uyum sağlayıp sağlayamayacağını da ancak yurtdışına taşınınca anlıyorsun. Türkler olarak genelde kültürümüze çok bağlıyız ve milliyetçiyiz, aile ve dost illişkilerimiz de çok sıkı. Bu yüzden dört ay karar vermek için çok erken. Eğer Avrupa'da yaşıyorsanız benim bildiğim artık çoğu işi remote olmuş, kocanız bu durumda bir şey yapamaz. Olumsuz şeylere odaklanmak yerine aranızdaki bağı geliştirmeye çalışın. Dili bilmiyorsanız dil kursuna yazılın, bir dört ay daha sonra çok daha iyi hissedersiniz.
 
Öncelikle merak ettiğim bir şey var. Türkiye'deyken emekli olmanıza ne kadar kalmıştı? Dönünce aynı işte çalışabilecek misiniz? Dışardan sigorta ödüyor musunuz şimdi?
Asıl konunuza gelecek olursak, kendi köyümden biriyle evlenip memlekette yaşamaya başladım. Ailelerimizle yakınız, 2 evladım oldu. Tüm bunlara rağmen evliliğe o kadar zor alıştım ki. 5 yıl oldu, hala her gün sorguluyorum öyle söyleyeyim. Sizin durumunuz daha zor, çok uzak bir yere gitmişsiniz, çevrenizi, işinizi, 40 yıllık yaşamınızı bırakmışsınız. Yine de daha karar vermek için çok erken. Kendinize bir kaç ay, yıl daha verin. Bu süreyi Kanada'da yaşama deneyimi olarak görün. Eşinizi sevip sevmediğinizi iyi düşünün.
Yalnız yaşamak zor ama sevmediğin biriyle yaşamak tam bir işkence.
Elalemi de bu kadar takmayın lütfen. Kimse boş zamanlarında sizi düşünmüyor. ☘️
 
peki neden yurtdışına gittiğinde bu krizi geçirdi? sizi anlamaya çalışıyorum aşağılamak yerine düzgün cevap verebilirseniz sevinirim
Özür dilerim haklısın. Çok doğru bir noktaya değindin aslında. Neden yurtdışına gittiğinde bu yaşandı? Hayatında verdiği en radikal karar olabilir. Kırılma noktaları yaşanıyor bu kararları verirken ve verdikten sonra ve muazzam acılar çekiyoruz aslında. Kendimden baz alarak konuşmak istiyorum belki ben de kendini görürsün ya da başkası. Ben Türkiye’de yaşarken hayatın olağan akışına o kadar kendimi kaptırmıştım ki iş güç sevgili günlük uğraşlar bir şeyleri bilinçsiz içimde hissetsem de günlük mutluluklarla yetinen ama içten acı çeken biri olduğumu hissediyordum. Sonra yansıttım bu ülkeden gitmem lazım sorun burada herkes mutsuz vesaire kurtulurum sandım. Tabi kolay geliyor zaten tatile falan gidiyorum yurtdışına hani özgüvenim var sanıyorum. Kendi karakter güçlerime de güveniyorum sanıyordum. Yaparım ederim falan filan.. ama yas kayıp her zaman yaşıyoruz bu yaşımıza kadar çevremizle kendimizle nesnelerimizle kurduğumuz ilişki birden bitiyor bambaşka bir çevreye doğaya ait olmaya çalışıyor yeni bir benlik oluşuyor. Ne eski sensin ne yeni sen olabilecek gücün ve sabrın kalıyor. Aslında çok şey anlatırım bu konular üzerine o kadar ki düşünmek benim yeni işim oldu. Beni düşündürttüğün için ayrıca teşekkür ederim yine. Yani demme o ki kayıb ve yas ile beraber eski kimliğimizle veda etmek krize sebep oluyor çünkü belki o rutinler içinde de biraz da olsa mutluydu düşünmüyordu. Örneğin anne karnından çıktığımızda ağlıyoruz , ilk evden ayrılışımızda ağlıyoruz. Kına yakılırken ağlarız anne olduğunda bir tandan da depresyona girersin. Eski sene veda ediyorsun o da bilinçli ya da bilinçsiz tüm bu değişimlerin yasını tutuyoruz. Yeni bir Bebek gibi büyümek Zorunda kalıyoruz ne eskisi ile aynı, Ne de ondan farklı. Hayatımda verdiğim her karar beni kim olduğumu sorgulatıyor ama genellikle hep acı ile birlikte:( Bu arada kimlik krizini her zaman yaşıyoruz bazılarını tolere edebiliyor bazılarını edemiyoruz. Dağınık yazdım kusura bakma! Umarım sen bu denli bir kriz yaşamazsın çünkü depresyonla beraber geliyor libidon yok oluyor:(
 
Back
X