Blog

  • Tırnaklarınızı Hızlı Uzatmanın Yöntemleri

    Tırnaklarınızı Hızlı Uzatmanın Yöntemleri

    Tırnak Uzatma Karışımı

    Bir tas ılık suya bir çorba kaşığı tuz, birer tatlı kaşığı limon suyu ve sirke, bir çay kaşığı zeytinyağı koyun ve ellerinizi tutabildiğiniz kadar bu suda tutun. Her akşam bunu uygulamaya devam edin, tırnaklarınızı güçlendirecektir. Ayrıca tırnaklarınızı limonla ve badem yağıyla ovabilirsiniz. Bu formülleri ölçülerini artırarak ayaklarınız için de uygulayın. Tırnak kırılmaları neden olur Tırnaklarınızın çatlamasının nedeni sizin demir eksikliği ve kansızlık yaşamanızdır. Bence önce bir doktora gidin ve tahlil yaptırın. B12 ve A vitamini alın. Her sabah bir çorba kaşığı çökelek yiyin. Kara üzüm ile beslenin.

    Bir önceki yazımız olan Ten Rengi Oje Modelleri 2012 başlıklı makalemizde 2012 oje, 2012 Oje Modası ve 2012 oje modelleri hakkında bilgiler verilmektedir.

    İlgili Konular ;

    – Tırnakların çabuk uzaması için neler yapılabilir?
    – Tırnak uzatmak için hangi doğal yöntemlerden faydalanabiliriz?
    – Tırnak uzatırken nelere dikkat etmeliyiz?
    – Tırnaklarımda şekil bozukluğu var, ne yapmalıyım?
    – Tırnaklarımızı nasıl güçlendirebiliriz?
    – Tırnaklarım yavaş uzuyor, neden olabilir?
    – Kozmetik malzemelerin tırnaklara faydası var mı?

  • Makyajsızda Güzel Olabilirsiniz

    Makyajsızda Güzel Olabilirsiniz

    “Çok hafif makyaj ya da ‘hiç makyaj’ ile nasıl iyi görünürüm?” diyorsanız, bu önerilere kulak verin! Cildin pul pul olmaması için cildi nemlendirmek önemlidir. İyi nemlendirilmemiş bir cilde uygulanan fondöten, derideki gözeneklere hücum ettiğinden, yüzdeki kusurları ön plana çıkarır.

    Makyaj, kadınların vazgeçilmezi. Birçok erkek tarafından kadınların ‘savaş boyaları’ olarak algılansa da, yalnızca ‘boyanmaktan’ ibaret bir uygulama değildir aslında. Sağlıklı görünmek isteyen, ancak sorunlu cildi olan kadınlar ve genç kızlar, bazı küçük ‘hilelerle’ hem makyajlı gibi görünmez, hem de istediği sonuca ulaşır. İşte örnek öneriler…

    Pul pul dökülen dudaklar: Tüm vucüdumuz gibi dudaklarımız da deri değiştirir. Arada bir diş fırçasıyla nazikçe fırçalayabilirsiniz, ya da bir tülbent yardımıyla vazelinle masaj yapabilirsiniz.

    Aydınlatıcı kullanın: Daha parlak ve aydınlık bir cilt istiyorsanız, aydınlatıcı kremleri tek ya da fondöten ile karıştırarak kullanın. Ama aşırıya kaçmayın.

    Yara izlerini saklayın: Yüzünüzde yara izi yada leke varsa mat bir fondötenle kapatın. İzler derinse koyu renkli fondötenleri kullanmayın. Renkli fondöten veya kapatıcı, sorunlu bölge için ideal olacaktır.

    Kaşlarınızı düzeltin: İyi şekillendirilmiş kaşlar, parlak ve anlamlı bakışlar kazandırır. Çok kalın olması, gözlerin daha küçük ve çökük görünmesine neden olurken; çok ince alınmış kaşlar olduğunuzdan yaşlı gösterir. Parlaması için, kaş diplerine ten renginizden 1-2 ton açık aydınlatıcı uygulayın.

    Pudra kullanımı: Cildinizde yağlanmadan oluşan parlamayı, yarı saydam bir pudra yardımıyla giderin. Uygulamayı küçük başlı fırçayla yuvarlaklar çizerek yapın.

    Kirpikler: Kirpiklerin en dibinde, gözle görülmesi zor bir şekilde koyu renkli eye liner çekin. Daha belirgin ve parlak bakacaksınız.

  • Vanilyalı Waffle

    Vanilyalı Waffle

    Gerekli Malzemeler

    – •6 çorba kaşığı tereyağı
    •- •250 ml tam yağlı süt
    -• 160 gr un
    •-• 3 paket vanilya
    – •4 yumurta
    -• 3-4 adet sert elma
    – •2-3 çorba kaşığı limon suyu
    – •4 çorba kaşığı tozşeker
    – •4 çorba kaşığı
    – •Elma suyu
    -• 1 çorba kaşığı pudra şekeri

    • Ayrica: Waffle yapmak için ızgara

    Yemeğin Hazırlanışı

    Bir tavada 3 çorba kaşığı tereyağını eritip süt, un, vanilya ve yumurtalarla karıştırın. Waffle’ ın yumuşak olmasını istiyorsanız yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın.Yumurta aklarını köpürünceye kadar çırpın ve en son olarak karışıma ilave edin.

    Waffle ızgaralarını yağlayın. Arka arkaya altın sarısı renginde waffle pişirin.
    Bu arada elmaları soyup dörde bölüp çekirdeklerini ayıklayın ve dilimleyin. Dilimlere limon suyu damlatın.
    Şekeri bir tavada kahverengileşince kadar pişirin. Şeker erirken karıştırmayın. Kalan tereyağı, elma ve elma suyunu ilave edin. Şeker tamamıyla eriyince kadar dikkatlice ve yavaşça karıştırın. Elmalar ve şeker tamamen harmanlanana kadar karıştırmayı sürdürün.

    Vanilyalı waffel’ lara pudra şekeri serpin ve elmalarla birlikte servis yapın.

    Afiyet olsun…

  • Çörek Otu ve Zayıflama

    Çörek Otu ve Zayıflama

    Eğer bitkisel otlarla kilo vermek istiyorsanız bir de çörekotu ile zayıflamayı deneyin. Doğru kullanıldığı takdirde sizde kilo verebilirsiniz.

    Çörektotu bitkisi, dünyanın birçok yerinde yetişen ve destekleyici tedavi olarak bolca kullanılan bir bitkidir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumları siyah renkli ve oval bir şekildedir. Ölüm hariç her derde deva olarak bilinen çörekotu %21 protein, %38 karbonhidrat ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. Ayrıca içerisinde palmitik asit, Omega-3, Omega-6, kalsiyum, sodyum, potasyum, fosfor, A,B,C ve B2 vitaminleri bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan nigellon ve thymoquinon gibi etken maddelerinin olması çörekotunun dengeleyici bir bitki olduğunu göstermektedir.
    Çok çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan çörekotunun zayıflama üzerinde de önemli bir etkisi bulunmaktadır. Hiçbir yan etkisi bulunmayan çörekotunu herkes tüketebilir. İdeal kiloyu korumak ve zayıflamak isteyenler çörekotunu bol bol tüketebilirsiniz. Günde üç defa yemeklerden yarım saat önce yani aç karnına 1 tatlı kaşığı yiyerek sağlıklı bir şekilde zayıflayabilirsiniz.

  • Listerine

    Listerine

    Listerine | 31Dişlerdeki lekeler, iyi bir ağız bakımı yapılmadığının işareti olarak kabul edildiğinden çoğu kişi için rahatsızlık vericidir. Diş lekelerine, kötü ağız hijyeni, sigara kullanımı yada tükettiğimiz besinler kadar dişin yapısını içten etkileyen yaşlanma, uzun süreli antibiyotik kullanımı da neden olur.

    Günlük ağız bakımına özen göstermek diş lekelerini daha oluşmadan engellemeye neden olur. Bakteri plağına karşı etkili ve sürekli kullanıma uygun bir ağız gargarası, fırça ve diş ipi, günlük etkin bir ağız temizliği sağlar ve diş lekesi oluşumunu engeller.

    İşte diş lekelerinin nedenleri;

    • Kötü ağız hijyeni – Dişlerin çevresinde bakteriler ve yiyecek artıklarından oluşan yapışkan ve renksiz bir bakteri tabakası olan plaklar,iyi temizlenmediklerinde, dişlere yapışarak , zaman içinde dişlerin sararmasına neden olur.
    • Çay,kahve gibi içecekler, köri gibi baharatlar içerdikleri kafein ve doğal renkendiriciler nedeniyle dişlerde leke bırakır.
    • Gazlı içecekler içindeki asit nedeniyle, kırmızı şarap ise yoğun renginden ötürü dişlerde lekenmeye neden olur.
    • Enerji içecekleri ve hazır gıdalarda bulunan gıda boyaları diş lekelerine sebep olur.
    • Bazı antibiyotikler ve demir tabletleri de leke oluşturur.
    • Yaşlandıkça incelen diş minesi zaman içinde dişlerde kahve rengi lekelerin oluşmasına sebep olur.
    • Sigara içmek dişlerdeki lekenin en temel sebeplerindendir.

    SADECE DİŞ FIRÇALAMAK YETMEZ!
    FIRÇALAMA SONRASI LISTERINE STAY WHITE AĞIZ BAKIM ÜRÜNÜ İLE TEMİZLENEN DİŞLER DAHA BEYAZ

    Ağız ve diş bakımının tam yapılmadığı durumlarda diş çevresinde biriken yiyecek artıkları bakteri plağı oluşumuna ve ağız kokusuna neden olur. Ağızdaki temizlenmemiş plak tükürük ile birleşerek tartar (diştaşı)oluşturur. Biriken tartar sebebiyle dişeti iltahaplanabilir, çekilebilir ve ileri safhalarda diş kaybedilebilir.

    Diş fırçalama sonrasında kalan ve plak oluşumuna neden olan bakterileri ağız bakım ürünüyle temizlemek gerekir.

    Listerine® StayWhite ağız bakım ürünü diğer Listerine® ağız bakım ürünleri çeşitlerinin de sahip olduğu plak oluşumunu engelleyen ve diş iltihaplanmasını önleyen etkisinin yanı sıra anti-tartar etkiyi ek bir içerik ile daha kuvvetli bir şekilde sunmaktadır.

    Listerine® StayWhite ağız bakım ürünü günde 2 kez kullanıldığında plak oluşumuna karşı 24 saat koruma sağlar.

    Listerine® StayWhite ağız bakım ürünü esansiyel yağ içeriği ile plak oluşumunu azalttığı gibi Çinko Klorür içeriğiyle tartar birikimini azaltır ve bu sayede diş lekelerini önler.

    Listerine® StayWhite’ın leke oluşumunu önlemek için plak ve tartar birikimini azalttığı klinik olarak kanıtlanmıştır.

    Dişleri daha temiz, parlak ve doğal beyazlığında tutar.

    Diş Lekeleri Nasıl Temizlenir

    – Dişteki lekeleri temizlemek için evde neler yapılabilir?
    – Diş lekeleri nasıl temizletilebilir?
    – Diş lekelerini temizletmek dişe zarar verir mi?
    – Neler diş lekesi yapar?
    – Diş lekelerinin temizliğinde püskürtme yöntemi nasıl kullanılır?

  • Migren Belirtileri

    Migren Belirtileri

    Migren , ataklarla karakterize bir baş ağrısı hastalığıdır. Auralı ve aurasız başta olmak üzere çeşitli tipleri vardır. Özellikle son 20 yılda yapılan araştırmalar migrenin başlıbaşına bir hastalık olduğunu ve toplumlarda geniş kesimleri etkilediğini ortaya koymuştur. İnsanların çoğu yaşamlarının bir döneminde baş ağrısıyla karşılaşmışlardır. Çoğunlukla migren diğer tip baş ağrılarıyla karıştırılma eğilimi gösterir. Bu nedenle gerekli muayene ve tetkikler yapıldıktan ve hasta hikayesi incelendikten sonra teşhis konulabilir. Belirtiler , sorunlar kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için tedavisi de kişiye özel yapılır.

    Migrenin de kendi içerisinde çeşitleri vardır. Auralı migren en sık görülen tipidir. Migrende görülen baş ağrısı genellikle zonklama , nabız atması şeklindedir ve tek taraflıdır. Halk arasında yarım baş ağrısı olarak da isimlendirilir. Ağrı ataklarla gelir. Bu atakların süresi değişkenlik göstermekle birlikte 3-72 saat arasında etkili olur. Daha sonra ağrılar geçmeye ve hasta düzelmeye başlar.

    Bazı hastalar ağrının başlayacağını önceden hissedebilirler.

    Migren , 4 aşamalı bir süreç gösterir.

    1- Ön belirti evresi
    2- Aura evresi
    3- Ağrı evresi
    4- Ağrı sonrası evre

    Ön belirti evresi kişiden kişiye değişmekle birlikte bazı ortak noktalarda buluşmak mümkündür. Bunlar ensede başlayan sertlik , davranış değişiklikleri , gerilme duygusu , huzursuzluk , yorgunluk ve uyku eğilimidir. Bazı hastalar ağrının başlayacağını bu evrede hissedebilirler.

    Aura evresinde atak öncesi yine değişkenlik gösteren semptomlar yaşanır. Görme bozuklukları, görüntüde siyah noktalar , ışık çakmaları , görüntüde şekil bozuklukları , konuşmada güçlük , işitsel bozukluklar , ellerde ve baş kısmına doğru ilerleyen uyuşma ve karıncalanmalar görülür.

    Ağrı evresinde 3-72 saat süren , tek taraflı , zonklama tarzında , orta veya ağır şiddette bir baş ağrısı görülür. Atakların şiddeti kişiden kişiye değişir. Ağrı sırasında hasta ışık ve sesten rahatsız olur. Ağrının şiddeti gözde basınç hissi yaratabilir. Bazı gıdalar , kokular ve fiziksel aktivite ağrının şiddetini arttırabilir. Bu durumda kişi karanlık ve sessiz bir ortam arayışına girer. Ağrı evresine bulantı ve kusma eşlik edebilir. Migrenin atak evresi kişiyi sosyal yaşamdan uzaklaştıran , fiziksel aktiviteyi ve günlük yaşamı hatta aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilen bir süreçtir.

    Ağrı sonrası evrede de farklılıklar gözlenir. Kimi hasta halsiz , bitkin ve uyku eğilimli olurken kimisi de yeniden doğmuş , coşkulu ve mutlu bir ruh tablosu çizebilir.

    Migreni tetikleyen bazı etkenler vardır. Hipoglisemi , fazla şekerli gıdalar, süt, çikolata , yumurta , asitli içecekler, nikotin , baharatlı yiyecekler , kırmızı et, alkol , su kaybı , öğün atlama , ağır fiziksel aktivite , az ya da fazla uyku , stres gibi unsurlar migren ağrılarını tetikleyebilir.

    Su içmek , dinlenmek , sık aralıklarla beslenmek , açık havada yürüyüş yapmak , huzurlu ortamlarda bulunmak ağrıların hafiflemesinde etkili yöntemlerdir.

    Tüm bunların dışında uzman bir doktordan yardım alıp tedavi olmak hem migrenin kolay atlatılmasında hem de yaşam kalitesini korumak anlamında yapılması gerekli en doğru yöntemdir.

    İlgili Konular ;

    – Migren ağrısı çekenler ne tür ilaçlar kullanabilir?
    – Migren hastaları nelere dikkat etmeli?
    – Migrenden tamamen kurtulmak mümkün mü?
    – Uyumak migren atağının geçmesini sağlar mı?
    – Migren tedavi edilmezse ataklar sıklaşır mı?
    – Yoga ve pilates migren tedavisinde kullanılıyor mu?
    – Migren nasıl bir hastalıktır?
    – Kimler migren ağrılarına daha yatkındır?
    – Migrenin türleri nelerdir?
    – Hangi durumlar migren atağına neden olabilir?
    – Hangi yiyecekler migreni tetikleyebilir?
    – Tansiyon ile migren arasında bağlantı var mı?
    – Baş ağrısının migrenden kaynaklandığını nasıl anlayabiliriz?

  • Yeni duvar ünitesi modelleri

    Yeni duvar ünitesi modelleri

    LCD ve LED TV televizyonlar için farklı firmaların hazırladığı yeni duvar ünitesi modellerini bir araya getirmeye çalıştık. Duvar ünitesi modellerini görünce eminim çok beğeneceksiniz hatta benzer duvar ünitesi modellerini tercih etmek isteyeceksiniz. Evini değiştireceklere, salonlarını yenileyeceklere en yeni duvar ünitesi modelleri…


  • Menopozun ilacı şefkat olabilir mi?

    Menopozun ilacı şefkat olabilir mi?

    Türkiye’de menopoza girme yaşı ortalama 48. Bu dönemde uygulanan hormon replasmanı, bu dönem sıkıntılarını rahatlatan bir tedavi . Yorgunluk, konsantrasyon kaybı, depresyon, eşlerin cinsel yaşamını olumsuz etkiliyor.

    Menopoz, bir hastalık değilse neden ilaç tedavisi uygulanıyor?

    Koruyucu hekimlik ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla kullanılmalılar. Bu çalışmalarla yaşam süreleri de artıyor.

    Hormon tedavisi bu çalışmalara nasıl katkıda bulunuyor?

    Kadınlarda kalça kırıkları azalıyor. Kalın bağırsak kanserinde de azalma olduğu görüldü.

    Bu dönemde cinsel problemler neler?

    Cinsel istek kaybı, vajinada yanma, kuruluk, kaşıntı, cinsel temasta ağrı. Sık idrara çıkma veya tutamama.

    Problemler neden ortaya çıkıyor?

    Vajen dokusu, kaygan kalabilmek ve elastikiyetini devam ettirebilmek için östrojene ihtiyaç duyar. Östrojen seviyesi menopozda düşer.

    Eşler arasında bu dönem nasıl yaşanıyor?

    Kadın, psikolojik olarak kadınlığını kaybettiğini düşünüyor. Sıcak basması, terleme, uykusuzluk gibi değişiklikler yaşıyor .Bu dönem anlayış gerektiriyor.

  • Düğünlerdeki gelenekler

    Düğünlerdeki gelenekler

    Pastadan gelin buketine, pirinç atmaktan gelinliğin rengine birçok alışkanlığın bir nedeni var!

    Pastadan gelin buketine, pirinç atmaktan gelinliğin rengine birçok alışkanlığın küçük birer hikayesi var. İşte bazıları…

    Gelinler neden beyaz giyer?

    Beyaz, Romalılar zamanından beri kutlamaların rengi olarak kabul ediliyor. O dönemden beri de gelinler beyazı tercih ediyor. 20.yy’ın başında bu renk masumiyetin, temizliğin ve saflığın da sembolü olmuş. Günümüzde beyaz aynı zamanda hem eğlence ve neşenin hem berraklığın rengi.

    Düğün pastası nasıl çıkmış?

    Pasta verimliliğin ve iyi şansın sembolü olarak kabul edilir. Eski dönemlerde, düğün törenlerinin sonunda gelinin başında ekmek kırılırmış. Davetliler de şans getirmesi için ekmek kırıntılarından alırmış. Orta çağda gelin ve damat küçük ekmeklerden oluşan bir hare içinde öpüşürlermiş. 17. yy’da bir Fransız aşçı bu ekmeğe daha güzel bir şekil vermiş ve ilk düğün pastasını ortaya çıkarmış.

    Gelin neden buketini havaya atar?

    Gelinin fırlattığı buketi yakalayan kişinin şanslı olduğuna ve kısa sürede onun da evleneceğine inanılır.

    Nikah kıyılınca neden damat gelini öper?

    Gelini öpmek eski çağlarda evlilik anlaşmasının mührü olarak kabul edilirmiş. Aynı zamanda gelinin ruhundan bir parçanın damada, damadın ruhundan bir parçanın da geline geçtiğine inanıldığı için bu gelenek günümüze kadar gelmiş.

    Neden yeni evlenen çiftin üzerine pirinç atılır?

    Bizim geleneklerimiz arasında yer almasa bile birçok ülkede davetlilerin uyguladığı bir adettir. Hemen hemen bütün kültürlerde pirinç bolluğun ve bereketin simgesi olarak kabul edilir ve yeni evli çiftin yaşamlarının bolluk içinde geçmesi dileği ile atılır. Yine aynı dilekle bazı ülkelerde gelinler, ellerinde başak dallarından oluşan bir demet taşırlar ve konuklara da şans getirsin diye bu dalları dağıtırlar.

    Alyans neden sol ele takılır?

    Çok eski çağlarda bilim adamları sol elin ikinci parmağından kalbe doğru kesintisiz uzanan bir damar olduğuna inanırlarmış. Aşkın sembolü alyanslar o dönemden beri bu parmağa takılmakta.

    Nikahta neden ayağa basılır?

    Nikah kıyılırken kim diğerinin ayağına basarsa evlilikte onun sözünün geçeceğine inanılması tıpkı tüm diğer gelenekler gibi düğünün eğlenceli anılarından bir diğeri.