• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Affettiğimden beri sürekli düşünüyorum

Öyle tabi ama bu şuan yaptığım şey benim tarzım değil. Geçici bir süre olarak yapıyorum.
kıyamam kız.

lütfen kendini açıklamak zorunda hissetme. bugün böyle mutlusundur ve böyle mutlu ol. yara bandı ben de denedim ve işe yaradı da :D

3 günlük dünya üzülmeye değemeyecek kadar kısa zaten.

hikayemiz güzel olsun
 
Yaptıgı yarattığı bütün kötülük üzüntüleri hayal kırıklığını ve o an neler hissettiklerinizi detaylıca bir deftere yazın sonra istediğiniz hayatı hedeflerinizi yazın yüksek sesle kendinize okuyup kendinizle hayatınızı kurtaran kahraman gibi gurur duyun.
 
Son düzenleme:
Yaptıgı yarattığı bütün kötülük üzüntüleri hayal kırıklığını ve o an neler hissettiklerinizi detaylıca bir deftere yazın sonra istediğiniz hayatı hedeflerinizi yazın yüksek sesle kendinize okuyup kendinizle hayatınızı kurtaran kahraman gibi gurur duyun.
Aslında yazılı olan bir sürü kağıt var, okuduğum zaman daha başında sıkılıp bunları ben mi yaşadım diyorum. Bazılarını okuyunca unuttuğumu farkediyorum. İnsanın kendisine unuttuğu şeyleri hatırlatması eziyet sayılmaz mı? Dediğiniz gibi hedeflerimi yazacağım tekrardan, teşekkürler.
 
Hatırlıyorum bunları, aklıma istemsizce gelmesini de istemiyorum ama geliyor. Bu nasıl geçer demek istemiştim. Yoksa ne dönmek ne de onun geri dönmesini istemiyorum.
Ama son zamanlarda şunu farkettim kendimde. Evlilik düzeni arayışındayım galiba. Tek başıma mutlu olmadığımdan değil bu durum. Hayatı paylaşma isteğim olduğu için. Ne kadar sosyal olarak da kurslara yazılsam dışarda gezsem yine de bu istek var.
yanlızlık duygusu ağır basıyor sanırım

eski konunuzu okudum da hakaret küfür ne ararsan varmış
size bu kadar değer vermeyen birini içsel olarak isteseniz de affedemezsiniz zaten
affetmeyin de
ama yolunuza bakın
aklınız ve algınız devamlı biten ilişkide olmasın
 
yanlızlık duygusu ağır basıyor sanırım

eski konunuzu okudum da hakaret küfür ne ararsan varmış
size bu kadar değer vermeyen birini içsel olarak isteseniz de affedemezsiniz zaten
affetmeyin de
ama yolunuza bakın
aklınız ve algınız devamlı biten ilişkide olmasın
Dediğiniz gibi de olabilir. Mesela konu açtığımdan bugüne kadar ki süreçte eskisi kadar aklıma gelmiyor. Sanırım ağrı gibi bir zaman gelip bir zaman gidecek🤷🏻‍♀️
 
Dediğiniz gibi de olabilir. Mesela konu açtığımdan bugüne kadar ki süreçte eskisi kadar aklıma gelmiyor. Sanırım ağrı gibi bir zaman gelip bir zaman gidecek🤷🏻‍♀️
ara sıra akla gelir
tamamen unutmak mümkün değil
ama hayatınızda kapladığı alan azalır
 
İçsel olarak affetmek zorunda değilsiniz bu arada
Bize sürekli affet affet diye pompalıyor spiritüelciler de öyle bir şey yok
Kendinizi affetmeye zorlamayın

Bu demek değil ki sürekli öfke besleyin, aklınızda sürekli bu olsun
Affetmiyorum ama konuyu kapattım demek daha sağlıklı

Çocukken size tecavüz eden birini affetmeye zorlasanız kendinizi, ne kadar gerçek olur?
Neden affedesiniz?
Öğrenmeniz gereken affetmek değil hayata devam edebilmek
 
İçsel olarak affetmek zorunda değilsiniz bu arada
Bize sürekli affet affet diye pompalıyor spiritüelciler de öyle bir şey yok
Kendinizi affetmeye zorlamayın

Bu demek değil ki sürekli öfke besleyin, aklınızda sürekli bu olsun
Affetmiyorum ama konuyu kapattım demek daha sağlıklı

Çocukken size tecavüz eden birini affetmeye zorlasanız kendinizi, ne kadar gerçek olur?
Neden affedesiniz?
Öğrenmeniz gereken affetmek değil hayata devam edebilmek
Size çok katılıyorum. Bu dayatılan 'affetmek hafifletir' düşüncesini de hiç sağlıklı bulmuyorum. Kinlenip içimizde öfke de büyütmeyelim elbette ama bazı konuları, bazı insanları affetmek kendime yapacağım bir saygısızlık gibi geliyor asıl
 
İçsel olarak affetmek zorunda değilsiniz bu arada
Bize sürekli affet affet diye pompalıyor spiritüelciler de öyle bir şey yok
Kendinizi affetmeye zorlamayın

Bu demek değil ki sürekli öfke besleyin, aklınızda sürekli bu olsun
Affetmiyorum ama konuyu kapattım demek daha sağlıklı

Çocukken size tecavüz eden birini affetmeye zorlasanız kendinizi, ne kadar gerçek olur?
Neden affedesiniz?
Öğrenmeniz gereken affetmek değil hayata devam edebilmek
Affetmek yada yaşananları tam anlamıyla kabul etmek ne olduğunu bilmiyorum. Kin besleyen birisi değilim ama bazen kendimi kendim dolduruşa getiriyorum, çekseydi canı acısaydı diyorum. Ayrılık aşamasında da ne pişmandı nede suçlu hissetti. Hiçbir şey yapmadı. Ayrıldığımız zaman bile mahkeme sonrası yürüdü gitti. Hiçbir şey olmadı yani. Sanki basit bir iş halledip ayrılmış gibi bitince insan diyor ki, ben neler çektim hem ondan hemde ondan sonrasında, ama başkasından duyuyorum ki başka birisiyle görmüşler. Bu dediğim kıskanmak falan değil önemsemiyorum da. Benim hayatım altüst olurken onun kısa sürede evlenmek için biriyle görüşebilmesi. Yani hiç mi insan etkilenmez. Ama şununda farkındayım, ona ne yaparsam yapayım (benlik değil ihtimal vermiş olsak) bu içimdeki şeyi rahatlatmayacak. Allah ona belasını verdiğinde belki adalet yerini bulur gibi olacak sanki. Bilmiyorum kendimi anlatamıyorum.

Hayatıma devam etmeye çalışıyorum ancak düzen oturmuyor. Elimi attığım şey kalıyor. Bir düzene giremedikçe sürekli onun yüzünden bu halde olduğumu hatırlıyorum. Kısır döngü burada başlıyor.
 
Tam olarak , hayatı paylaşma , birlikte yaşama , çoğaltma , mutlu ederken mutlu olma isteği.

Aynısını yaşıyorum ve derinden hissediyorum.

Adamı değil ama evli olma halini özlüyorum. Kendime ait üzen ve evimin olmasını özlüyorum sanırım .

Doğru kişi evlenip mutlu bir hayat sürmeyi başaranlar bu dünyadaki cenneti yaşıyorlar gibi geliyor .

İsyan etmek değil ama çoğu zaman şunu demiyor değilim. Ben hak etmedim mi ?

Dedim ya sorun içimizdeki hayal kırıklığı galiba , ve o güzel hisleri çok berbat şekilde tüketmiş olmak .
daha iyi anlatılamazdı...
 
İnsanın durduğu yerde durmasi kadar kötüsü yok birde hiç düşünmeyen insanları düşünmesi kadar kötü bir durumda yok .Bazen kendisi çalar kendisi oynar insan hayat durmaz çok hızlı geçiyor birde hak etmek yok hayatın kimseye borcu yok ya çabalar anlar uzlaşır yeniden başlarız yaşamaya yada kendimize acıma düşünme yada birini suçlama ile duraksayarak vakit kaybederiz En nihayetinde hayat kendini seveni sever önce can Geçmişte yaşamak insanı çok hızlı yaşlandırır ana bakın bir dahası olmayacak
 
Affetmek yada yaşananları tam anlamıyla kabul etmek ne olduğunu bilmiyorum. Kin besleyen birisi değilim ama bazen kendimi kendim dolduruşa getiriyorum, çekseydi canı acısaydı diyorum. Ayrılık aşamasında da ne pişmandı nede suçlu hissetti. Hiçbir şey yapmadı. Ayrıldığımız zaman bile mahkeme sonrası yürüdü gitti. Hiçbir şey olmadı yani. Sanki basit bir iş halledip ayrılmış gibi bitince insan diyor ki, ben neler çektim hem ondan hemde ondan sonrasında, ama başkasından duyuyorum ki başka birisiyle görmüşler. Bu dediğim kıskanmak falan değil önemsemiyorum da. Benim hayatım altüst olurken onun kısa sürede evlenmek için biriyle görüşebilmesi. Yani hiç mi insan etkilenmez. Ama şununda farkındayım, ona ne yaparsam yapayım (benlik değil ihtimal vermiş olsak) bu içimdeki şeyi rahatlatmayacak. Allah ona belasını verdiğinde belki adalet yerini bulur gibi olacak sanki. Bilmiyorum kendimi anlatamıyorum.

Hayatıma devam etmeye çalışıyorum ancak düzen oturmuyor. Elimi attığım şey kalıyor. Bir düzene giremedikçe sürekli onun yüzünden bu halde olduğumu hatırlıyorum. Kısır döngü burada başlıyor.

İnsanın durduğu yerde durmasi kadar kötüsü yok birde hiç düşünmeyen insanları düşünmesi kadar kötü bir durumda yok .Bazen kendisi çalar kendisi oynar insan hayat durmaz çok hızlı geçiyor birde hak etmek yok hayatın kimseye borcu yok ya çabalar anlar uzlaşır yeniden başlarız yaşamaya yada kendimize acıma düşünme yada birini suçlama ile duraksayarak vakit kaybederiz En nihayetinde hayat kendini seveni sever önce can Geçmişte yaşamak insanı çok hızlı yaşlandırır ana bakın bir dahası olmayacak
Durumum bu mesajdaki son kısım gibi...
 
Durumum bu mesajdaki son kısım gibi...
Belkide kendinize biraz rahatlamaya keyif almaya izin vermelisiniz olan oldu biten bitti siz varsınız .Hala sizi siz yapan şeyler var çocukluktan o kız çocuğundan genckizliga o kurduğunuz hayallere kadar .Sonuçta siz ayakta ve yaşamın hala içinde devam ediyorsunuz.Bir zamanlar hicbirseyden korkmazdik hani daha küçükken oyunlar kurar bozar oynarken.Buyidukce hayatın içinde herşeyi verince bize birşey kalmadı.Belkide o anları hatırlamak lazım bir cesaret yeniden keyif mutluluk kendimizi onemsemek lazım.Yani demem o ki nolmuş öyle olduysa daha hayat bitmediki kalan yerleri daha iyi de olabilir biraz merak birazda coşku lazım .Umudunuzu kendinizden kesmeyin .Bence içinde bizim olmadığımiz şeyleri düşünmek manasız .Kendim için ne yapabilirim soru bu hayata keyif almaya enerjimi yeniden kazanmaya dair
 
Belkide kendinize biraz rahatlamaya keyif almaya izin vermelisiniz olan oldu biten bitti siz varsınız .Hala sizi siz yapan şeyler var çocukluktan o kız çocuğundan genckizliga o kurduğunuz hayallere kadar .Sonuçta siz ayakta ve yaşamın hala içinde devam ediyorsunuz.Bir zamanlar hicbirseyden korkmazdik hani daha küçükken oyunlar kurar bozar oynarken.Buyidukce hayatın içinde herşeyi verince bize birşey kalmadı.Belkide o anları hatırlamak lazım bir cesaret yeniden keyif mutluluk kendimizi onemsemek lazım.Yani demem o ki nolmuş öyle olduysa daha hayat bitmediki kalan yerleri daha iyi de olabilir biraz merak birazda coşku lazım .Umudunuzu kendinizden kesmeyin .Bence içinde bizim olmadığımiz şeyleri düşünmek manasız .Kendim için ne yapabilirim soru bu hayata keyif almaya enerjimi yeniden kazanmaya dair
Öyle dediğiniz gibi ama gerçekten düzen kuramıyorum. Kendimi rahatlatmaya çalışıyorum sonra boş duruyorum diye kendi kendime kızıyorum. Bi şeyler önüme aynı anda çıkıyor ben ne yapmak istediğimi de anlamıyorum. Eski zamanki gibi heyecan duyamıyorum. Bir işe herhangi bir şey yani meslek anlamında değil sadece, başlamaya niyet ediyorum o anlık heves oluşuyor sonra gidiyor.
 
Öyle dediğiniz gibi ama gerçekten düzen kuramıyorum. Kendimi rahatlatmaya çalışıyorum sonra boş duruyorum diye kendi kendime kızıyorum. Bi şeyler önüme aynı anda çıkıyor ben ne yapmak istediğimi de anlamıyorum. Eski zamanki gibi heyecan duyamıyorum. Bir işe herhangi bir şey yani meslek anlamında değil sadece, başlamaya niyet ediyorum o anlık heves oluşuyor sonra gidiyor.
Başlamak için heves etmeyi beklemeyin o zaman fırsatlar köşe başında beklemiyor sonuçta sizin seçimleriniz harekete geçirecek motivasyon bekleyerek gelmez herşey öyle degilmi rejim yapmaya karar verip bir saate bozanlar boşanmaya karar verip öbür aya cayanlar spora başlayıp iki haftaya vazgeçerler ortak noktaları nedir istedikleri her neyse sahip olamamak sebebi nedir dışardan bunu değiştirecek birşey beklemek .Bunu sağlayacak koşulları sizden başkası yapamaz yapmayacakda .
 
Başlamak için heves etmeyi beklemeyin o zaman fırsatlar köşe başında beklemiyor sonuçta sizin seçimleriniz harekete geçirecek motivasyon bekleyerek gelmez herşey öyle degilmi rejim yapmaya karar verip bir saate bozanlar boşanmaya karar verip öbür aya cayanlar spora başlayıp iki haftaya vazgeçerler ortak noktaları nedir istedikleri her neyse sahip olamamak sebebi nedir dışardan bunu değiştirecek birşey beklemek .Bunu sağlayacak koşulları sizden başkası yapamaz yapmayacakda .
Mesela iş arıyorum ama iş verenler dönmüyor. Yurtdışına gidebileceğim bir durum oluştu gönüllülük esaslı bir şey. Ama ben açıktan üniversite okuyorum. Sürekli git gel yapmak zor olacak diye düşünerek gitmekten çekiniyorum. Ben oraya gitmeye niyet edince başvurduğum işlerden güzel dönüş gelirse mesela iptal ederim diye çekiniyorum. O kadar fazla ihtimal var ki ben bir şeye başlayamıyorum.
İşe girmek için o kadar yurtındım dualar ettim girdiğim işte hakkımı alamadım, mobinge uğradım. Patron temel haklarımı bile vermedi. Bende yeter ki iş olsun gözüyle baktığım için sabrettim. En sonunda dayanamadım çıktım. Başka iş bakın diyeceksiniz belki sorun şu ki çalıştığım yerde günde sayamadığım kadar çok sigara molasına çıkardı abi, ben kışa yakın vakitte vakitler daraldığı için 2 namaz vakti iş yerine denk geldiği için namaz kılmak için vakit ayırmam rahatsız ederdi. Bu konuda anlayış göstermeyen bir yerde nasıl çalışır ki?
 
Mesela iş arıyorum ama iş verenler dönmüyor. Yurtdışına gidebileceğim bir durum oluştu gönüllülük esaslı bir şey. Ama ben açıktan üniversite okuyorum. Sürekli git gel yapmak zor olacak diye düşünerek gitmekten çekiniyorum. Ben oraya gitmeye niyet edince başvurduğum işlerden güzel dönüş gelirse mesela iptal ederim diye çekiniyorum. O kadar fazla ihtimal var ki ben bir şeye başlayamıyorum.
İşe girmek için o kadar yurtındım dualar ettim girdiğim işte hakkımı alamadım, mobinge uğradım. Patron temel haklarımı bile vermedi. Bende yeter ki iş olsun gözüyle baktığım için sabrettim. En sonunda dayanamadım çıktım. Başka iş bakın diyeceksiniz belki sorun şu ki çalıştığım yerde günde sayamadığım kadar çok sigara molasına çıkardı abi, ben kışa yakın vakitte vakitler daraldığı için 2 namaz vakti iş yerine denk geldiği için namaz kılmak için vakit ayırmam rahatsız ederdi. Bu konuda anlayış göstermeyen bir yerde nasıl çalışır ki?
Namaz kilmaniza izin veren bir yerde iş arayın yada evde kazasını yapın birseylerden verip birşeyler alabiliriz pes etmeden birşeyleri kendimize kolaylastirdığımızda Allah bizi anlar keyfi değil bu sonuçta .
 
Hatırlıyorum bunları, aklıma istemsizce gelmesini de istemiyorum ama geliyor. Bu nasıl geçer demek istemiştim. Yoksa ne dönmek ne de onun geri dönmesini istemiyorum.
Ama son zamanlarda şunu farkettim kendimde. Evlilik düzeni arayışındayım galiba. Tek başıma mutlu olmadığımdan değil bu durum. Hayatı paylaşma isteğim olduğu için. Ne kadar sosyal olarak da kurslara yazılsam dışarda gezsem yine de bu istek var.
Aklınıza istemsizce gelen düşünceleri “bunları düşünmemeliyim” diye kendinize baskı kurarsanız geçiremezsiniz aksine daha çok aklınıza gelir. Bunun yerine aklınıza bu fikirler geldiğinde yönünüzü yumuşakça başka bir şeye dönün. “Bunu düşünmeyeyim” değil de “başka bir şey düşüneyim” şeklinde. Bir de affetmek sizin kendiniz için yaptığınız bir şey. Hani kendi kendime madem affedebiliyordum neden evliliğimi bitirdim diyorum yazmışsınız ya. Affetmek kendiniz için, yoluna bakabilmek içindir. Karşı tarafa hak vermek anlamına gelmiyor. Bir yandan size yaptıklarını yanlış bulup/ona hak vermeyip ve size bir daha öyle davranamamasını sağlayıp (boşanmışsınız zaten) diğer yandan kendiniz için/olanları geride bırakabilmek için affedebilirsiniz.
 
Aklınıza istemsizce gelen düşünceleri “bunları düşünmemeliyim” diye kendinize baskı kurarsanız geçiremezsiniz aksine daha çok aklınıza gelir. Bunun yerine aklınıza bu fikirler geldiğinde yönünüzü yumuşakça başka bir şeye dönün. “Bunu düşünmeyeyim” değil de “başka bir şey düşüneyim” şeklinde. Bir de affetmek sizin kendiniz için yaptığınız bir şey. Hani kendi kendime madem affedebiliyordum neden evliliğimi bitirdim diyorum yazmışsınız ya. Affetmek kendiniz için, yoluna bakabilmek içindir. Karşı tarafa hak vermek anlamına gelmiyor. Bir yandan size yaptıklarını yanlış bulup/ona hak vermeyip ve size bir daha öyle davranamamasını sağlayıp (boşanmışsınız zaten) diğer yandan kendiniz için/olanları geride bırakabilmek için affedebilirsiniz.
Yukarıda da yazdığım gibi kendi kendimi dolduruşa getirebiliyorum düşündüğüm zaman. Bir eyleme dönmüyor tabi. Dediğiniz düşünce üzerine affetmeyi düşündüm zaten, daha rahat ve aklen rahat olmak için. Ama anlaşılan bu şey de bir anda olan bir şey değil.:110:
 
Back
X