• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Anksiyete, panik atak, pcos, histamin intoleransı, Sibo vsvs

Sağlık anksiyetesi çok zor gerçekten en ufak bir ağrıyı çok kötü yorumlamak beyin bunu amigdala açıldığı için yapıyor ben de beslenmeme düzen getireyim o çok önemli gerçekten bir de yürüyüş çok önemli sindirim sorunu yazanlar için, ki ben sindirim sorunlarını pik yaşamış biriyim Endoskopi kolonoskopi dahi oldum. Safra reflüsü tespit edildi. Yürüyüş ve beslenme çok önemli gerçekten. Olumsuz telkinlerden uzak durmamız lazım ama duyduk duyacağımızı bu yaşa kadar tabii. O zaman tersini yapmamız lazım olumlulamalar yapıp beynimize tehlikede olmadığımızı bir şekilde inandırmak gerekir. Ben de ilacıma başladım bu süreçte yardımı olacaktır henüz 13. Gün 2-3 haftadan önce etki çok etmiyor kullananlar bilir. Bir de reflünün yapmadığı ağrı yok onu bilmek de ağrının nedenini anlamak başka kötü düşünceleri bertaraf etmek ediyor.
 
Bende de bu şekilde, panik ve alarm hissiyle beraber ani tansiyon yüksekliği öncesi hep latte içtiğim anlara denk geldiğini farkettim, ayda yılda bir türk kahvesi sorun yaratmıyor ama o da miktarı az olduğundan sanırım, onu da bıraktım diyebilirim. Bir de farklı bi bilgi paylaşmak isterim bi paylaşımda denk gelmiştim ‘yavaş comt’ genine sahip insanların nasıl beslenmesi gerektiğiyle ilgili, ben gen testi yaptırmadım ama o şekilde beslendiğimde sorun yaşamıyorum. Kafein, fazla bitterli çikolatalar mesela araştırdığınızda bunlar vücutta dopamin fazlalığı yaptığı ve sistem yavaş çalıştığı için sorun yaratıyormuş, daha bilimsel bir açıklaması da vardı tabi. Protein, sebze ve sağlıklı yağlarla beslenme düzeni değiştiğinde bendeki ataklar düzeldi. Paylaşmak istedim, belki size de kahveyi çikolatayı azaltmanız iyi gelebilir
Paylaşımda yer alan içeriklerin teknik niteliği göz önünde bulundurulduğunda, bu tür bilgilerin bir uzman tarafından değerlendirilmesi ve yorumlanmasının daha uygun olacağını belirtmek isterim. Kendi tecrübemdir, tıbbi tavsiye değildir.
 
Benzer problemleri bende yaşıyorum. Ama ben artık doktor doktor gezmekten yorulduğum için psikiyatrik destek aldım. İlaç kullanıyorum. Çarpıntılarım geçti,daha iyiyiyim ama sindirim sistemi problemlerim geçmediği için yine tetikleniyor kaygılarım.Kısır döngüdeyim. Fonksiyonel tıp doktorlarından da destek aldım avuç avuç takviyeler aldım,diyetler uyguladım doktor kontrolünde. Tam bir iyileşme olmadı olmuyor. Şimdi yine uzandım midem yanıyor benim gibi derdi olan var mı diye destekçi arıyorum.;(
Başka ne gibi belirtilerini var
 
Benzer problemleri bende yaşıyorum. Ama ben artık doktor doktor gezmekten yorulduğum için psikiyatrik destek aldım. İlaç kullanıyorum. Çarpıntılarım geçti,daha iyiyiyim ama sindirim sistemi problemlerim geçmediği için yine tetikleniyor kaygılarım.Kısır döngüdeyim. Fonksiyonel tıp doktorlarından da destek aldım avuç avuç takviyeler aldım,diyetler uyguladım doktor kontrolünde. Tam bir iyileşme olmadı olmuyor. Şimdi yine uzandım midem yanıyor benim gibi derdi olan var mı diye destekçi arıyorum.;(
Mide sorunları gerçekten anksiyete depresyon yapıyor yaşamasam inanmazdım. Bu arada ben ilk panik atağımı yaptığım bir diyet sonrası aşırı aç kaldığım bir gün geçirdim
 
Mide sorunları gerçekten anksiyete depresyon yapıyor yaşamasam inanmazdım. Bu arada ben ilk panik atağımı yaptığım bir diyet sonrası aşırı aç kaldığım bir gün geçirdim
Hali hazırda şiddetli reflülü günler geçiriyorum. İlaçlar fayda etmiyor. Ne yapsam çare olmadı. Herkes diyor ya sakin ol düşünme mşdem alev almışken nasıl düşünmeyeyim
 
Yaklaşık 2–3 yıldır yaşadığım bir süreci en başından anlatmak istiyorum. Çünkü ben bu yola çıktığımda kendimi inanılmaz yalnız hissettim. Gitmediğim doktor, yaptırmadığım test kalmadı ama çoğu zaman “bir şeyin yok” ya da “psikolojik” denilerek geri gönderildim. Belki benim yaşadıklarım birilerinin yaşadıklarıyla örtüşür ve kendini sorgulamaya başlar.

Her şey bir gün aniden başladı. Daha önce anksiyete nedir bilmeyen, hayatını rahat yaşayan, hiçbir şeyi kafasına takmayan biriydim. Bir akşam dışarıda yemek yerken bir anda kendimi çok kötü hissettim. Gözüm karardı, bayılacak gibi oldum, içimi tarif edemediğim bir sıcaklık kapladı. O an bunun ne olduğunu anlamadım, sıcaktan ya da yediklerimden olduğunu düşündüm. Ama o an geçti, asıl süreç ondan sonra başladı.

O günden sonra hayatım ikiye bölündü gibi oldu.

Bir anda vücudum bana yabancılaştı. Çarpıntılar başladı. Tansiyonum yükseliyor gibi hissediyordum. Bazen soğuk terleme, bazen ani sıcak basmaları, bazen de nefes alamıyormuş gibi his. Bağırsaklarım inanılmaz etkileniyordu, şişkinlikler yaşıyordum, bazen bir anda tuvaletim geliyordu. Aylarca süren baş dönmesi yaşadım, her gün. Gerçekten her gün.

Bu süreçte sürekli doktora gittim. Kardiyoloji, dahiliye, acil servis… sayısını hatırlamadığım kadar çok. Tahliller, görüntülemeler, kontroller. Ama sonuç hep aynıydı: bir şey yok.

Bir süre sonra psikiyatriye yönlendirildim. Anksiyete denildi. İlaçlar kullandım. Evet, bazı dönemler biraz iyi hissettirdi. Ama hiçbir zaman “tamam, bu geçti” diyemedim. Çünkü içimde hep bir şey eksik kalıyordu. Sanki bir şey gözden kaçıyordu.

Asıl kırılma noktası şuydu: Ben bu belirtileri yaşarken her zaman panik halinde değildim. Bazen tamamen sakinken bile çarpıntı oluyordu, başım dönüyordu, nefesim daralıyordu. Bu da bana şunu düşündürdü; bu sadece psikolojik olamaz.

Zamanla araştırdıkça ve farklı bir bakış açısına sahip doktorlarla görüştükçe bağırsak sağlığı, histamin hassasiyeti ve SIBO gibi kavramlarla tanıştım. Ve ilk defa yaşadıklarımın bir karşılığı olduğunu hissettim.

Şunu çok net söyleyebilirim: Bu süreç sadece “zihinde” olan bir şey değil. Ama sadece “bedende” olan bir şey de değil. İkisi birbirini besleyen bir döngü.

Bağırsak etkileniyor, vücut reaksiyon veriyor.
Vücut reaksiyon verince zihin alarm veriyor.
Zihin alarm verince vücut daha da tetikleniyor.

Ve bu döngü böyle devam ediyor.

Bu süreçte en zor şeylerden biri de anlaşılmamaktı. İnsanlar yaşamadığı şeyi anlamıyor. Doktorların bir kısmı da yüzeysel bakabiliyor. Ve bir noktadan sonra kendi bedeninle tek başına kalıyorsun.

Benim için en yıpratıcı olan şeylerden biri de kontrol etme ihtiyacıydı. Sürekli nabzımı dinlemek, tansiyonumu ölçmek istemek, bir şey olacak mı diye kendimi izlemek. Bir noktadan sonra bu durum günlük hayatımı yönetir hale geldi.

Dışarı çıkarken eskisi kadar rahat değildim. Bir yerde otururken hep tetikteydim. Yediğim her şeyi sorguluyordum. Bir belirti hissettiğim anda zihnim en kötü senaryoya gidiyordu.

Ve şunu fark ettim: Bu durum sadece fiziksel belirtilerle değil, aynı zamanda kontrol etme ihtiyacıyla büyüyor.

Çünkü kontrol ettikçe beyin şunu öğreniyor: “Demek ki tehlike var.”

Ama aslında olan şey çoğu zaman şu: Vücut alarm veriyor ama ortada gerçek bir tehlike yok.

Bu süreç bana çok şey öğretti. Belki de hayatımda hiç öğrenmek istemeyeceğim şeyleri. Ama en önemlisi şu oldu:

Her şeyi tek başıma kontrol etmek zorunda değilim.

Ben yıllarca her şeyi kendi başıma halleden biriydim. Yardım istemeyen, dayanıklı, güçlü olduğunu düşünen biri. Ama bu süreç bana şunu gösterdi; bazen mesele güçlü olmak değil, doğru yerden destek almak.

Şu an hâlâ tamamen “bitti” diyemem. Ama eskisi gibi de değilim.

Beslenmeme dikkat ettiğimde, bağırsak sağlığıma odaklandığımda, stresimi biraz daha yönetebildiğimde belirtiler ciddi anlamda azalıyor. Ama en büyük fark şu oldu:

Artık her hissi kontrol etmeye çalışmıyorum.

Çünkü şunu öğrendim: Kontrol etmek iyileştirmiyor, aksine uzatıyor.

Eğer bu yazıyı okuyup kendinden bir şey bulan biri varsa şunu bilsin:

Yalnız değilsin.
Bu hisler gerçek.
Ama bu durumdan çıkış da var.

Sadece bazen doğru soruyu sormak gerekiyor:
“Bende ne var?” değil
“Bu sistem neden böyle çalışıyor?”

Cevap orada başlıyor.

Benim önerim yaşadığınız şehir de iyi bir fonksiyonel tıp doktoru bulmak evet biraz maliyetli ama bu süreç benden bi 20 sene götürdü ruhen keşke giden maddiyat olsaydı ama ruhum aynı kalsaydı
Öncelikle çok geçmiş olsun. Bu yazdıklarınizin çoğunu bende yaşıyorum bir çok branşa ve doktora gittim birçok şey denedim. Benimde nabzım en küçük bir heyecan streste ve eforda yada dışardayken istemedigim sevmediğim bir yerdeysem ve yemek yedikten sonra yükseliyor. Yemek yemekten korkar hâle geldim mide bağırsak sistemim mahvoldu benim de sol ön göğsume sanki bıçak saplanmasi tarzında bir ağrı oluyor ve sol taraf olduğu için sürekli kalp zannediyorum ama kalbimde bişey yok ona rağmen sürekli tansiyonumu nabzimi satürasyonumu ölçüyorum. Gerçekten çok yoruldum o an odak noktami değiştirsemde ağrı oluyor gerçekten sadece psikolojik değil vücut da ağrı oluyor ve sen agridigina kimseyi İnandiramiyorsun en kötüsü de bu. Hacamat yaptırdım dört seans biraz fayda gördüm ama yine ağrılarım oluyor nabzım yükseliyor bazen çarpıntım oluyor. Sol göğüs ağrımi boyun düzlesmesinden olabilir diyor doktorlar yada mideyle alakalı. Stresten en çok etkilenen organ da mide ve bağırsaklar oluyor. Siz nasıl bir yol izlediniz destek aldınız mı? Neler yaptınız lütfen paylaşın en azından bizde faydalanalim. Ben ilaçsız bir şekilde baya iyi yol kat ettim spora yazıldım yeni hobiler buldum odak noktami değiştirdim ama bazen yine de sakin durumdayken bile otururken yada eğilip kalkarken bile ağrılarim oluyor ne yapmalıyım hiç bilmiyorum
 
Sağlık anksiyetesi çok zor gerçekten en ufak bir ağrıyı çok kötü yorumlamak beyin bunu amigdala açıldığı için yapıyor ben de beslenmeme düzen getireyim o çok önemli gerçekten bir de yürüyüş çok önemli sindirim sorunu yazanlar için, ki ben sindirim sorunlarını pik yaşamış biriyim Endoskopi kolonoskopi dahi oldum. Safra reflüsü tespit edildi. Yürüyüş ve beslenme çok önemli gerçekten. Olumsuz telkinlerden uzak durmamız lazım ama duyduk duyacağımızı bu yaşa kadar tabii. O zaman tersini yapmamız lazım olumlulamalar yapıp beynimize tehlikede olmadığımızı bir şekilde inandırmak gerekir. Ben de ilacıma başladım bu süreçte yardımı olacaktır henüz 13. Gün 2-3 haftadan önce etki çok etmiyor kullananlar bilir. Bir de reflünün yapmadığı ağrı yok onu bilmek de ağrının nedenini anlamak başka kötü düşünceleri bertaraf etmek ediyor.
Stres ve anksiyeteden en çok etkilenen sindirim sistemi yani mide ve bağırsaklarmis aynı şekilde benimde mide ağrılarım oluyor bazen sol kaburga altında bazen tam modemin ortasında yemeklerden sonra nabzım yükseliyor sonra bir saat içinde normale dönüyor. Bende bir rutin oluşturdum yemeklerden sonra hafif tempolu en az 15 dk yürüyüş yapıyorum hafif beslenmeye çalışıyorum probiyotik alıyorum. Benim artı olarak sol üst omuzumun altına bıçak saplanmasi tarzında ağrı oluyor o ağrı beni mahvediyor kardiyoloji de gittim birşey çıkmadı bir anlık oluyor geçiyor. Doktorda dedi böyle bıçak saplanmasi tarzında ağrılardan biz korkmuyoruz kas ağrısı olabilir mide mide gazı ağrı yapıyor olabilir dedi ama yine de korkuyorum. Tansiyonumu ölçüyorum sürekli nabzima bakıyorum
 
Yapay zeka yazısı gibi olmuş ama biraz amatürce yazdığım için yazımı Chatgbt ile daha sadeleştirdim herkes rahat okusun anlasın diye😂 sorularınızı keyifle yanıtlayabilirim çünkü ben aylarca yıllarca bu forumu aradım belki ilk belirtiler de karşıma böyle bir yazı çıksa şuan bu belirtiler ile 3. Seneme girmez ömrümden ömür çalmazdım
 
Back
X