- Katılım
- 16 Ağustos 2024
- Mesajlar
- 3.866
- Emoji Skoru
- 7.536
- Puanlar
- 88
- Konu Sahibi akrephanim
-
- #1
Gelmiş geçmiş olsun. Geçici mi, kendiliğinden geçecek mi diye bugüne kadar bekledim ama sanki gittikçe şiddetleniyor. Haberleri izlemeyi, sosyal medyada haber takip etmeyi bıraktım ama bu düşüncelerden kurtulmak imkansız. Destek almak en mantıklısıSizi o kadar iyi anlıyorum kisarılıyorum size kocaman. Bende böyleydim şimdi biraz daha kırıldı bu. Bebeğim erken doğdu. 45 gün yoğun bakımda kaldı çok badireler atlattı. Yaşaması mucizeydi. Taburcu olduğunda çok özür dileyerek söylüyorum sürekli onu kaybettiğimi beş dakika sonra kaybedeceğimi düşünüyordum. Bunu psikolojik destek alarak aştım. Size de imkanınız varsa bunu tavsiye ediyorum çünkü çok yorucu
Hemen ikinciyi mi yapsam acaba, düşünmeye vaktim kalmasaİlk çocukta bende öyleydim de 2.de bunları düşünmeye vaktim olmuyor yoğunluktan
Gün yetmiyor sanki
Şuan bebemi uyutuyorum aklım diğer oğlumun 50 sayfa ödevinde
Hemen ikinciyi mi yapsam acaba, düşünmeye vaktim kalmasa
Haber izlemeyi bende bıraktım o konuda maalesef hala gördüğüm şeyleri aşamıyorum. Kötü şeylere bakmayın. İzlediğiniz dizileri filmleri bile sizi mutsuz hissettirecek şekilde seçmeyin. Kayıp balık Nemo da çok ağlamıştım meselaGelmiş geçmiş olsun. Geçici mi, kendiliğinden geçecek mi diye bugüne kadar bekledim ama sanki gittikçe şiddetleniyor. Haberleri izlemeyi, sosyal medyada haber takip etmeyi bıraktım ama bu düşüncelerden kurtulmak imkansız. Destek almak en mantıklısıteşekkür ederim desteğiniz için.
Annelik kalpte hep bir sızıdır..Annelik delilik derlerdi de inanmazdım.
Gerçekten öyleymiş. Bebeğim 3 aylık olmak üzere ve tek bakıyorum, eşim her konuda desteğim. O olmasaydı zaten mutlaka annelerden yardım istemek durumunda kalırdım fakat doğumdan itibaren yardım istemedim. Açıkçası bunun çekirdek aileme zarar verebileceğini düşündüm, bazen ziyaretimize geliyor insanlar ve ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum.
Konu benim yorgunluğum vs değil aslında. Zaten öyle yorgun da değilim. Bebeğim beni yormuyor genel olarak. Uykusuz değilim. Yemekleri eşim yapıyor, evim temiz ve toplu. Hayatımın bu kısmıyla ilgili hiçbir eksiğim yok. Eşimle konuşabiliyorum, bu konudan ona da bahsettiğimde ben de senin gibiyim yalnız değilsin dedi. O da benzer korkulara sahipmiş.
Anne olduktan sonra sürekli kafamın içinde farklı düşünceler dönmeye başladı. Durup dururken ya bebeğimin başına şu gelirse, bu gelirse diye düşünürken kendimi buluyorum. Mesela ya yolda yürürken bir deli kurşun bebeğime isabet ederse, pencerenin yanındayken ya bebeğim aşağıya düşerse, ya bebeğimi biri taciz ederse, bazen daha da kötü oluyor düşünceler. O kadar kötü oluyorum ki, göğüslerim sızlıyor ve süt akmaya başlıyor. Gözlerim doluyor engel olamıyorum ağlamaya başlıyorum.
Düşünceler birden bire aklıma gelmiyor. Ben düşünmeye başlıyorum ve düşünceler birbirine ekleniyor. Bilmiyorum anlatabiliyor muyum ama bu düşünceler yüzünden dışarı çıkamıyorum. Sürekli başımıza bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum. Dışarı çıkınca yalnızca hastaneye ya da hastaneye yakın yerlere götürmek istiyorum bebeğimi. Ya ölürse ya onu kaybedersem diye sürekli tetikteyim.
Tek miyim yoksa bunları anne olan herkes yaşıyor ve hissediyor mu? Lohusalık psikolojisi mi, geçiyor mu yoksa destek mi almalıyım? Yoksa yaşadığımız ülke, her gün duyduğumuz olaylar mı bu psikolojinin sebebi? Bir akıl verin canım analar
Canım yalnız değilsin ben de böyleyimAnnelik delilik derlerdi de inanmazdım.
Gerçekten öyleymiş. Bebeğim 3 aylık olmak üzere ve tek bakıyorum, eşim her konuda desteğim. O olmasaydı zaten mutlaka annelerden yardım istemek durumunda kalırdım fakat doğumdan itibaren yardım istemedim. Açıkçası bunun çekirdek aileme zarar verebileceğini düşündüm, bazen ziyaretimize geliyor insanlar ve ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum.
Konu benim yorgunluğum vs değil aslında. Zaten öyle yorgun da değilim. Bebeğim beni yormuyor genel olarak. Uykusuz değilim. Yemekleri eşim yapıyor, evim temiz ve toplu. Hayatımın bu kısmıyla ilgili hiçbir eksiğim yok. Eşimle konuşabiliyorum, bu konudan ona da bahsettiğimde ben de senin gibiyim yalnız değilsin dedi. O da benzer korkulara sahipmiş.
Anne olduktan sonra sürekli kafamın içinde farklı düşünceler dönmeye başladı. Durup dururken ya bebeğimin başına şu gelirse, bu gelirse diye düşünürken kendimi buluyorum. Mesela ya yolda yürürken bir deli kurşun bebeğime isabet ederse, pencerenin yanındayken ya bebeğim aşağıya düşerse, ya bebeğimi biri taciz ederse, bazen daha da kötü oluyor düşünceler. O kadar kötü oluyorum ki, göğüslerim sızlıyor ve süt akmaya başlıyor. Gözlerim doluyor engel olamıyorum ağlamaya başlıyorum.
Düşünceler birden bire aklıma gelmiyor. Ben düşünmeye başlıyorum ve düşünceler birbirine ekleniyor. Bilmiyorum anlatabiliyor muyum ama bu düşünceler yüzünden dışarı çıkamıyorum. Sürekli başımıza bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum. Dışarı çıkınca yalnızca hastaneye ya da hastaneye yakın yerlere götürmek istiyorum bebeğimi. Ya ölürse ya onu kaybedersem diye sürekli tetikteyim.
Tek miyim yoksa bunları anne olan herkes yaşıyor ve hissediyor mu? Lohusalık psikolojisi mi, geçiyor mu yoksa destek mi almalıyım? Yoksa yaşadığımız ülke, her gün duyduğumuz olaylar mı bu psikolojinin sebebi? Bir akıl verin canım analar
Daha önce böyle düşüncelerim yoktu tabii ki. Psikoloğa gittiğim dönemler oldu fakat hiç anksiyete tanısı almadım. Ne olduysa doğumdan sonra oldu. Hamileliğimde de Mattia Ahmet’in ölümü ve tabi diğer bütün kadın ve çocuk cinayetleri haberlerini aldım. Hamileyken bu kadar etkilenmemiştim ama doğumdan sonra felaket bir korku yüklendi bana. Bilhassa bu olaylarla tetiklendim diye düşünüyorum fakat devamında evde de korkularım olmaya başladı. Yüksek katta oturuyoruz ve hayatımda ilk defa birkaç ay önceki şiddetli depremi burda yaşadım. Yine hamileydim. Hamileyken düşünceler böyle şiddetli ve sürekli değildi. Şimdi deprem olursa bina yıkılır mı, yüksek kat pencereden düşer mi diye düşünüyorum sürekli.Bende sizin gibiydim ilk başlarda, tabiki her anne çocuğunun bütüün hayati boyunca endişe duyuyor ama benimki hoşgeldin anksiyete, güle güle iç huzuru boyutuna erişti bir dönem.
Sizde de var gibi sanki, yani cocuguma sokakta kör kurşun değermi acaba diye düşünmek biraz ileri boyut sanki
Annelik delilik derlerdi de inanmazdım.
Gerçekten öyleymiş. Bebeğim 3 aylık olmak üzere ve tek bakıyorum, eşim her konuda desteğim. O olmasaydı zaten mutlaka annelerden yardım istemek durumunda kalırdım fakat doğumdan itibaren yardım istemedim. Açıkçası bunun çekirdek aileme zarar verebileceğini düşündüm, bazen ziyaretimize geliyor insanlar ve ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum.
Konu benim yorgunluğum vs değil aslında. Zaten öyle yorgun da değilim. Bebeğim beni yormuyor genel olarak. Uykusuz değilim. Yemekleri eşim yapıyor, evim temiz ve toplu. Hayatımın bu kısmıyla ilgili hiçbir eksiğim yok. Eşimle konuşabiliyorum, bu konudan ona da bahsettiğimde ben de senin gibiyim yalnız değilsin dedi. O da benzer korkulara sahipmiş.
Anne olduktan sonra sürekli kafamın içinde farklı düşünceler dönmeye başladı. Durup dururken ya bebeğimin başına şu gelirse, bu gelirse diye düşünürken kendimi buluyorum. Mesela ya yolda yürürken bir deli kurşun bebeğime isabet ederse, pencerenin yanındayken ya bebeğim aşağıya düşerse, ya bebeğimi biri taciz ederse, bazen daha da kötü oluyor düşünceler. O kadar kötü oluyorum ki, göğüslerim sızlıyor ve süt akmaya başlıyor. Gözlerim doluyor engel olamıyorum ağlamaya başlıyorum.
Düşünceler birden bire aklıma gelmiyor. Ben düşünmeye başlıyorum ve düşünceler birbirine ekleniyor. Bilmiyorum anlatabiliyor muyum ama bu düşünceler yüzünden dışarı çıkamıyorum. Sürekli başımıza bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum. Dışarı çıkınca yalnızca hastaneye ya da hastaneye yakın yerlere götürmek istiyorum bebeğimi. Ya ölürse ya onu kaybedersem diye sürekli tetikteyim.
Tek miyim yoksa bunları anne olan herkes yaşıyor ve hissediyor mu? Lohusalık psikolojisi mi, geçiyor mu yoksa destek mi almalıyım? Yoksa yaşadığımız ülke, her gün duyduğumuz olaylar mı bu psikolojinin sebebi? Bir akıl verin canım analar
Haklısınız, biraz umursamaz mı olmak gerekiyor bilmiyorum. Alıp başımı başka ülkeye gidebilsem, oralar da farklı değil. Sadece medyada çok paylaşılmıyor sanırım. O kadar büyük bir çıkmazdaymışım gibi hissediyorum ki kendimi, bugün 3. Ay kontrolümüz var ve yola çıktık. Şu an trafikte eşim biriyle atışmasın ve dayak yemesin diye dualar ederek gidiyorumDaha yenisiniz, hormonlar sebebiyle bu hisler normal kabul edilebilir ama anksiyete başlangıcı da olabilir.
Ben de korona dönemi sinyalleri verdi ve artarak ilerledi. En son geçen sene yazın bu çocuğun okulu ne olacak, acaba iyi bir aile olamadık mı diye krizlere girdimkriz dediğim bilgiğiniz kalp atışı artmalı, ağlamalı ve yemeden içmeden kesilmeli. Tedavi başladık mecburen.
Yani şu ülkede zaten çocuğu için anksiyetik olmayan kaldı mı acaba?