Ayrılık mevzusu

Tabiki yaşanmadı. Bu konuda tavrım hep netti. Evlilikten önce birşeyler yaşanmasına karşıyım.

Belkide olmaması daha hayırlıdır. Ama insan üzülüyor yinede
muhtemelen bahane etmiş o zaman
boş ver böylesi daha iyi
ya evlenince görseydin gerçek yüzünü
 
kızların ve erkeklerin aynı anda 3 5 kişiyle konuştuğu dönemde benim ciddi niyetle birilerine fırsat vermem neresi yanlış.
Gerçekten soruyorum. Bunu mu anladınız size söylenenlerden? Size kızanlar bunun için mi kızdı sizce.

Çuvaldızı kendinize batırın. Yanlış yolda yürüyorsunuz. Bu tavrınız sizi itici gösterir.

Son adam zaten hayatımda gördüğüm en embesil tiplerden biri. Sokakta görsem eve gidip gözlerimi yıkarım. Ve birileri böyle boş beleş bir adamı size önerebiliyor? Neden önerebiliyor bunun hakkında düşündünüz mü hiç?

Başkalarının 3 4 kişiyle aynı anda konuşuyor olması sizin meseleniz değil. Ona bakarsan insanlar katil oluyor, ben de hafifçe bi kediyi yaraladım ne var bunda dersem bu mantıklı bir çıkış olur mu?

Yanlışa yanlış diyemeyeceksen, hep bu döngüyü yaşarsın. Yanlış yapmak başka, yanlışta ısrarcı olmak bambaşka.

Hatanı al kabul et ve düzeltmeye bak.

Abla olarak tavsiye istiyorsan evlenme merakını bırak. Akışta kal.

Sevgilin olursa da ev, evlenme, evlilik, evcilik vb kelimeleri ağzına dahi alma. Sevgilin seni seviyorsa havada karada kapar zaten.

Erkekler seninle evlenmek için imkanları zorlayacak. Sen zorlamayacaksın. Sevmeyen erkeklerin ne kadar zalim olabileceğini de sen çok iyi biliyorsun.

Aklını başına topla. Mağrur güçlü ve iddialı dur.
 
Son düzenleme:
İşte böyle gerçekçi tavsiyeler istiyorum. Tokat etkisi yaratsın da kendime geleyim istiyorum. Sınava hazırlanıyorum bir soruyu 3 4 dk da ancak çözüyorum niyee aklıma sürekli şöyle olsaydı böyle olsaydı gibi eskiler yeniler beynimi yiyor.

Ya siz beni tanımıyorsunuz ben sizi tanımıyorum. Ama her söylenen şey iyi yada kötü olsun sanki benim tersime söyleniyor gibi algılıyorum. Bundan bende kurtulmak istiyorum inanın.

Yüzmeye giderim. Kitap okumaya parka giderim. Cebimde param var. Sağlığım yerinde. Mesleğim var atanmamış olsamda. Ailem her zaman destek bana boşanma konusunda bile biz senin arkandayız diyen insanlar. Benim sorunum en ufak bir olayda kendimi psikolojik olarak kurban rolünde bulmam. Bunu aşamıyorum bir türlü.

İlk iki ilişki cahillik diye tanıyabilirim lise aşkı geçici çocuksu ama sözlendik. Aileleri ikna ettik mücadele verdik. Sonunda düğün yapmamak için masraftan kaçmak için sözü attı.
İkincisi benimde aileminde hatası. mantık evliliği ney yaaa sonradan severim neee . Armut dibinden elma beklemekti benimkisi yürümedi. Bir Bebek kaybettim. Ruhsal çöküş yaşadım. Tesellisi bile olmayan bir durum benim için. Kokusunu bile alamadığım bebeğim öldü. Aradan zaman geçti
Kendime çeki düzen verdim. Hayatımdan zevk aldığım içtiğim kahvenin tadını aldığım huzurumun olduğu dönemde biriyle tanıştım yine aynı döngüye girdim.
Ben bu döngüyü nasıl kırcam. 29 yaşında evlilik delisi biri değilim ben. Ama hayat dönüp dolaşıp aynı noktaya aynı tip insanlarla karşılaştırıyor beni.

İlk konu açtığım yazıda da belirttim bitmesi geç te olsa doğru olandı. Ama ben kafamın içini o yediremedigim sindiremediğim duyguyu nasıl atlatcam. Belkide adamın aklına bile gelmiyorum. Benim niye aklımda da sınav sürecimi etkiliyor.
 
Ben bu döngüyü nasıl kırcam. 29 yaşında evlilik delisi biri değilim ben. Ama hayat dönüp dolaşıp aynı noktaya aynı tip insanlarla karşılaştırıyor beni.
Senlik bir durum yok konu sahibesi , orta sınıf erkeklerin çoğu embesil
 
3 tane ilişki diyoruz ya hani. Bunların haricinde arkadaş çevrem olsun aile akraba çevrem olsun birilerini önermeye devam ettiler. Ben istemedim. Olmuyorsa olmasın kafasındaydım.

Ki ben bu en son ki adamla konuşurken Boşandığımı söyledim. Mesleğim olsun yaşım olsun hayallerim olsun aile yapım olsun tüm şeffaflığı ile anlattım. Konuşmak tanışmak için bir 6 ay yeterli sonrası için ya devam tamam deriz dedim. Hepsine tamam diyip diyip bir bahene ile bir mesajla hayatımdan çıkması saygısızlık değil mi bana. Söyleyemediklerim haykıramadıklarım içime dert oldu .
 
Türkiyede yaşıyorsunuz kendinizi bu tür tepkilere ve davranışlara hazırlamalısınız burası ortadoğu toplumu boşanmak bir tabu. Biraz Gardınızı alarak ilişkiye başlayın, bu kadar hassas olursanız ilişkiler alemi sizi yer.
 
Daha çok gençsin, sadece sen ikili ilişkilerinde hayal kırıklığı yaşamıyorsun.
Bi çok kadın geçiyor bu yollardan ve bu şekilde olgunlaşıp güçleniyor zaten.
Sen bu deneyimleri fırsat olarak gör.
İyi tarafından bak.

İlk aşklar zaten genelde biter. Senelerce sürse de beraber büyüsen de biter. Sen değişirsin, o değişir, insan 15 yaşındaki halinde kalabilir mi ? Mümkün değil.
Benim de o yaşlarda 4 senelik sevgilim vardı, askere gitti sırf hemen aradan çıksın da evlenelim diye.
Çok masumdu çok saftı ama bitti, bitmesi gerekiyordu çünkü ben büyüyordum, genç bi kadına dönüşüyordum, ona aşık olduğum saf kız değildim ki.

Başarısız bi evliliğin olmuş, ne güzel bak, başkası olsa senelerce düzelir diye beklerdi, sen 4 ayda fark etmiş kendini kurtarmışsın, bunu herkes yapamaz. Evlilik delisi diyenler olmuş, evlilik delisi koca delisi bi kadın 4 ayda kötü giden bi evliliği bitirmez zaten =)

Boşanmış olmak asla kusur değil, tam tersi kendini seçen , kendi hayatına 2. bi şansı veren bi kadının onurlu bir tavrı. Ben de boşandım. Ben senin gibi 4 ayda da değil 8 sene sonra boşandım. Ama olsun, kendime yeni bi hayat kurmaya cesaret edebildim.

Evet bu ilişkinde de hataların var. İlki şu, hayatına alacağın adamı sen kendin tanı. Başkası vesilesiyle de tanışmış olsan hemen ben bunla evlenirim gözüyle bakma. İlk 1 sene sadece gözlemle , tanımaya çalış. Kimse kimseyi bi kaç ayda tanıyamaz. Bu mümkün değil. Hayatına her aldığın adamı o kategoriye koyma. İnsan tanı, flört et, baktın uyum var sonra evlilik konularını açın ve aileleri devreye sokun.

Son olarak şunu söylemek istiyorum, her zaman seni hayal kırıklığına uğratabilecek, seni incitebilecek, göklere çıkarmışken bir anda bırakabilecek birileri girecek hayatına, ister sevgili ister arkadaş, bunu çok çok kontrol edemeyiz. Güveniriz, yanılırız, inanırız,yanılırız, hayat bu. Sen kendini korumayı öğrenmelisin. Yere çakılmamayı , dağılmamayı öğrenmelisin. O yüzden belirli bi mesafeden başla ilişki kurmaya. Bi insanı hayatına alınca (sevgili/arkadaş) direkt 100 puan verme, tanıdıkça ver puanını. Tavırları, alt mesajları, arka plandaki niyetleri okumayı öğren. Bu adam kesinlikle önceden mesaj vermiştir sen görmemişsindir, ya da görmek istememişsindir bunların da özeleştirisini yap, sonra git makyajını yap, en güzel kıyafetlerini giy, git kendine bi kahve ısmarla ve yeniden başla =)
 
Hepsine tamam diyip diyip bir bahene ile bir mesajla hayatımdan çıkması saygısızlık değil mi bana. Söyleyemediklerim haykıramadıklarım içime dert oldu .

Boşuna embesil yazmadım, o sözcüğü bilinçli seçtim. Kocaman yetişkin adam neyse derdin düzgünce söylersin, bir telefon açarsın adam gibi bitirirsin. Bunu da yapamayan, bahaneler uyduran, mesajla bitiren adama kim saygı duysun... embesil yazdım diye taşlayacaklar okusun rica ederim.
 
Senlik bir durum yok konu sahibesi , orta sınıf erkeklerin çoğu embesil
Adam bilgisayar bağımlısı denecek kadar oyunu seviyor. Kötü alışkanlığım yok bi bilgisayarım var diyordu. Alkol sigara kullanmaz kahve alışkanlığı da yoktu. Ama bilgisayar başında geçince başka bir dünyaya geçiyordu.
Oturdum bu ilişki için artıları neler eksileri neler diye tek tek düşündüm.

Lazere gidiyorum. Başkalarına çıplak mı görünüp yapıyorsun olmaz öyle şey
Yüzmeye giderim kapalı havuza kadınlar arası bir yere. Senden beklemezdim. Şaşırdım
Atanıp farklı şehre gitme fikri ben nere olursa giderim. O , Ben gelemem uzaktan ilişki de olmaz nasıl olucak
Ki biz görüştük görüşeli iş yeri sürekli onu şehir dışına göreve gönderiyor. Tam tersi bir durum oldu .
Embisel kelimesi tam yerinde oldu
 
Çok teşekkür ederim. Okurken çok duygulandım. Aynı yollardan geçmeyince kimse kimseyi anlamıyor.
Birşeyleri değiştirmem için insan sarrafı olabilmem için kaç kez daha yenik düşücem ben acaba.
 
Birde bişey daha sorayım sizlere. Sosyal medya olarak sadece Instagram kullanıyorum
Ordada onlar beni ben onları engelledim. Profil fotoğrafınıda flan kaldırdım. Hesabımı bomboş bıraktım. Doğru mu sizce? O hiç hesabıyla oynama yapmamış
Hatta birlikte gittiğimiz yerlerde onun fotoğrafıni çekmiştim. Onları hesabında paylaşmıştı. Onları flan kaldirmamiş bile. Bense herşeyi sildim. Alınan hediyeleride çöpe koyayım diyorum.
 
Son düzenleme:
E bu herifi sen biraksaymissin? Muhakeme yeteneğin düşük deyince de kızıyorsun bir ton laf ediyorsun. Lazere gidince başkasına çıplak mi yapiyorsun diyen adama ver parasını 20 bine IPL cihazı al o zaman canım diyeceksin aldırıp tekmeyi basacaksın. Böyle hanzolarla bir de evlenmeye kalkıyorsunuz ya
 
Haklısın. diyorum yaa kafa yeni yerine geliyor.
 
Erkeklerle ve aileleriyle bu kadar çok paylaşıma girmeniz sizin kabahatiniz, değeriniz olmamış.Mesafeli olmak her zaman iyidir.
 
29 yaş için söyledikleriniz sanki 49 gibi.

Gayet normal düşünmemesi. Daha ergenlikten yeni çıkmış. Çevresinde de olumsuz evlilikler varsa endişe etmesi normal olan kısımları.

Bu kadar güzel zaman geçirdiğinize göre ve 9 ay sürdüğüne göre denek ki etrafındakilerin dolduruşuna geldi. Herkesten etkilenen birine gerçekten ihtiyacınız var mı, bunu bir düşünün.

Öte yandan eğer kişi/olay her ne olursa. sizin kader planınızda varsa bunu bir insan bozamaz. Hiç kimse kaderi bozacak güce sahip değil. Ancak o bozulan işin dünyevi düzlemdeki görevlisi olabilir. Yani sonuç olarak, kaderinizde olmayan bir kişi bu. Net.

Kendinizi, onu bunu suçlamayı bırakmanız lazım çünkü bunun size en küçük bir faydası olamadığı gibi, büyük zararı var.

Sizin yapacağınız tek şey şu; merede hata yaptığınız farkederek o konulardan ders çıkarmak ve yeni ilişkinizde bunları yapmamak. Hepsi bu.
 

Çok kaos ve toksik bir kişiliğin var. Bu özelliklerini düzeltmeden normal-huzurlu ilişki yaşayamazsın. Bu kadar hayatını erkek odaklı yaşamana gerek yok. Kendinle ilgilen kendine odaklan. Ne bu erkek erkek erkek daha 30 bile değilsin.
 
Bugün 3 buçuk haftanın üzerine benimle konuştu. Ben alttan alan taraf oda üstünlük taslayan taraf oldu. Mesajlaştık sesli konuşmadık.
Anlatıyorum kii bi doz da ahmaklığıma ağlamak için.
Beni sevmiyormuş istemiyormuş. Zamanında ben onu kırmayacakmışım. Ben ve ailem onu evlilik için cok darlamışız.

Ailemin hiç birseyden haberi yok. Sadece Annem ve abimler öğrendi bizi tanıştır dediler bende önce kendisiyle konuşayım demiştim. Konuştum ailem öğrendi tanışmak istiyorlar diye o da bunu zorlama olarak adlandırıyor.

Buluşmalarımız bizimkiler öğrendikten sonra kısıtlandı biraz. Neymiş o benim ailemin isteğine göre mi yaşayacakmış buluşacak mış.
Babasına mesaj atmıştım. Neymiş ailesiyle konuşmuş şimdiden böyleyse sizden olmaz vs diye aralarında konuşmuşlar.

Evi vardi kirada kiracı çıkınca düğün flan işlerine girmeyi konuşmuştuk. Neymiş ben şakayla kiracıyı çabuk çıkartsakta çabucak evimize geçelim sevgilim dediğim için. Ben bunu psikolojik baskı uygulamaşım

Kafası şimdi çok rahatmış rahat uyku çekiyormuş. İnsanlar neleri unutuyor unuturuz diyo. Bide bana her kelimede kardeşim diyo. Son konuşmasıymış helallik veriyor alıyor.

Tek haklı yönü ailesiyle sosyal medyada ekli olup babasının benim numarami alması. Gerek yokmuş bunlara akılsız kafam. Ben babasını annesini samimi sanıp hal hatır soruyordum. Böyle tartışınca onlara yansıttım olayları ekle çıkart durumu oldu.
Ben daha birşeyler yazarken 10 kez engelledi beni daha da çok sinir etmeye.

Bu konuşmada da hiç boşanmış olmamı öne sürmedi. Benim ailemin haberi yok olanlardan onları öne sürdü. İstemiyorum sevmiyorum bittiler havada uçuştu.
 
Toksik derken ? Biraz açar mısınız
 
Kendimize kıymet vermeyi ne zaman öğrenirsek, karşımızdaki de sözlerinde, hareketlerinde o kadar dikkat eder.
Hemen hemen tüm yorumlarını okudum, farkettiğim şeyler ki yanılabilirim; toplum baskısını yalayıp yutmuş gibi davranıyorsun. Çok gençsin, ömrün uzun olsun inşallah daha yolun uzun. Bir döngü içinde dönüp durduğunu kendin hayıflanıyorsun, ee o zaman ne yapmak gerekiyor? Döngünü tanımaya çalış, sindir, nasıl kırılması gerekir yollarını araştır ve harekete geç. Bunun için yok mu profesyonel insanlar zaten?
Ya bir de Allah’ın sevdiği kuluymuşsun, yine hüsran bir evlilik yapmaktan seni kurtarmış, sadaka verip sevinmen gerekmez mi?
Neden beni buluyor? Niye hep aynısı oluyor? Ne zaman bitecek bu döngü? sorularını değiştir, cevaplarında değişecek
 
Çok teşekkür ederim
 
`