Maşide ismini bende çok seviyorum maşide hatunun hikayesini okuyun gerçekten çok güzel dini isim arıyorsanız çok hoş...
Sizin için buldum
Firavunun hazine işleriyle görevli bir veziri, bunun da
Maşide adında bir hanımı vardı. Firavunun kızının
dadılığını yapıyordu. Kendisi Musa aleyhisselamın dinine inandığı halde imanını gizliyor, ibadetlerini de gizli yapıyordu.
Maşide hatun bir gün hamamda Firavunun kızının
saçını tararken, tarak yere düştü. Tarağı yerden gayri
ihtiyari besmele çekerek aldı. Firavunun kızı bu söze
kızarak dedi ki:
-Ey dadı! Bu nasıl sözdür. Benim babamdan başka
tanrı mı vardır? Babamın adını değil de, bir başkasının
adını nasıl söylersin?
-Evet yavrum Allah vardır. Hem yeri, göğü ve
içindekileri yoktan var eden, seni beni, babanı ve bütün
varlıkları yaratan bir Allah vardır.
Firavunun kızı bu sözlere daha da kızarak dedi ki:
-Seni babama şikayet edeceğim. Hak ettiğin cezaya
çarptırılacaksın.
Durumu babasına söyledi. Firavun Maşide hatuna dedi
ki:
- Sen benden başka bir tanrıya inanıyormuşsun. Söyle,
benden başka yer yüzünde tanrı var mıdır?
- Ey Firavun sen de biliyorsun ki sen ilâh değil, âciz bir
kulsun. Seni de yaratan Allahtır. Sen fânisin, yok
olacaksın. Fakat Allah ebedidir. Fâni değildir. Musa
aleyhisselam da Onun Peygamberidir.
Bu sözlere çok kızan Firavun onu hemen
öldürmektense, her gün bir uzvunu keserek
başkalarına da bir ders olmasını istedi. Önce
tırnaklarını çektirdi. Saçından tavana asıldı. Kamçılarla
vücudundan kan çıkıncaya kadar kırbaçlandı. Bunlara
rağmen dininden dönmeyince, Firavunun kini günden
güne fazlalaşıyordu. Maşide hatunu bir ağaca bağlattı.
Biri 5 yaşında, diğeri de 5 aylık olan iki kız çocuğundan
büyüğünü karşısına getirerek şöyle söyledi:
-Ey Maşide, beni tanrı olarak kabul edersen seni
serbest bırakacağım.
Maşide, yavrusunun acıklı hâline, bir de Firavunun
hâline baktı. Sonra dedi ki:
- Ben ancak bir olan Allaha inanıyorum.
Firavun eline geçirdiği bıçakla 5 yaşındaki yavrunun
gırtlağını annesinin gözü önünde kesti. Kanını da
Maşidenin ağzına yüzüne sürdürdü. Sonra tekrar
hiddetlenerek şöyle sordu:
- Söyle, benden başka tanrı var mıdır?
- Allah birdir, Allahtan başka ilâh yoktur.
Bu sefer Firavun 5 aylık kundaktaki yavruyu
getirmelerini istedi. Getirilen yavruyu annesine
yaklaştırdıklarında saatlerdir süt emmeyen yavru,
meme aramaya başladı.
Maşide hatun önceki yavrusunun uğratıldığı akıbetini
düşündü. İkinci yavrusunun da hunharca kesilmesine
bir anne olarak dayanamayacaktı, kararını verdi.
Firavuna Rabbim sensin diyecek, fakat kalben
inanmayacaktı. Tam Rabbim sensin diyeceği sırada
küçük yavru dile gelerek dedi ki:
- Hayır anne, hayır! sabreyle! Rabbim sensin deme!
İmanından asla dönme. Firavuna inanma! Benim için,
ablam için, senin için, Allahın Cennette hazırlamış
olduğu makamı görüyorum. O makamı, etrafında sana
hizmet etmek için pervane gibi dönen hurileri de
görüyorum.
Firavun ve orada hazır olanlar bu sözü duydular. Tevbe
edeceklerine daha da hiddetlenen Firavun, 5 aylık
yavruyu da hemen boğazlattı. Fakat Maşide hatun
ağlamıyor, gülüyordu. Kızının gördüklerini artık o da
görüyordu. Ölümünün bir an evvel gelmesini
arzuluyordu. Firavun, kocasıyla beraber Maşide hatunu
ve yavrusunu kaynar kazanın içine attı. Fakat kini hâlâ
yatışmamıştı. Telefondan giriyorum düzeltmedım kusura bakmayın