Ay benim bile yordu burdan.. kimsenin kimseye mükemmel olma borcu yok. Hepimiz allahın kuluyuz çula çaputa da bu kadar takıntılı olmayı anlamıyorum. Valla dicek bir şey yok ben olsam arkadaş olmam bu insanla. Size ne faydası var ki bu arkadaşlığın? Enerji emici gibi duyuluyor burdanÇocukluk arkadaşım kendisi, küçükken maddi durumları çok iyi değildi. Evlendi ve evlendikten sonra zaman içerisinde maddi durumları iyi oldu ve gitgide değişmeye başladı. O uzun yıllardır evli, ben yeni evli sayılırım. İlk oturduğu ev küçük, eski bir binaydı mesela ama şu an dubleks ev yaptırdılar. Benim oturduğum ev de nezih bir site içinde, konumu ve hizmetleri güzel ama ev eski bir ev. Kiracı olduğum için evin içine masraf yapmak da istemedim.
Daha iyi anlamanız için biraz detaylı yazıyorum uzun olabilir.
Ben normalde bir misafir gelecekse muhakkak wcve banyoyu temizlerim hijyen açısından, ortalığı elimden geldiğince toplarım ama sırf misafir için dip köşe temizliğe girmeyebilirim mesela. Ama mutfak konusunda her zaman çok dikkat ederim hijyene. Sebzeyi, meyveyi, yeşillikleri detaylı ve temiz yıkarım, sirkeli suyla falan. Yemek tattığım kaşığı bir daha kullanmam, maalesef kullanan çok var. Ama mesela sürekli yer silmem ya da dolap içlerini ya da camları; kirlendikçe silerim ya da gözüme kir geldikçe veya canım istedikçe gibi…
Bu arkadaşım da temizlik hastası. Her gün temizlik yapıyor, her telefon konuşmamızda bana sürekli yaptığı temizlikleri detaylı bir şekilde anlatır ve “sen ne yaptın?” diye sorar. “Bak seninki takıntı, aşırı boyutta normal değil, hastalık yani” diyorum ama o hep aynı şeyleri anlatmaya devam ediyor ve ben bu durumdan çok sıkıldım. Uyarmama rağmen değişmiyor çünkü ve üslubu sanki şey gibi; ben çok titizim, temizim, sen değilsin tarzında.
Ne zaman evime gelse kapıları, camları, halıları , koltukları her yeri inceliyor. Duşakabinin içine bile açıp bakmış. Bir de her aldığını anlatır, gösterir. Benim mesela aldığım şeyleri arkadaşlarıma gösterme gibi bir huyum yok, bu da tuhaf geliyor bana. Hani arada bazen insan gösterir ama bu her aldığını abarta abarta göstermesinden de sıkıldım.
Bir şey ikram etsem tabağı inceler. Çay koysam bardağı inceler, havaya falan kaldırıp bakar. Beğendiyse güzel der, beğenmediyse “şu markanınki daha güzel, keşke onu alsaydın” der.
Bu arada maddi olarak ben hep aynıydım; evlenmeden önce de her istediğini alabilen, her zaman kaliteli giyinen, yurt dışına seyahat eden biriydim. Evlendim, eşimle de aynı şekilde hayatımız. Standartlarım değişmedi.
Bu konularda kendisini önce şaka yollu uyardım, sonra daha ciddi söyledim ama davranışları değişmiyor.
Bu arada ben yapı olarak zaten ciddi biriyim, öyle sınır koyamayan, yumuşak yüzlü biri değilim. Konuşmam bazen insanlara sert bile gelebiliyor. Zaten çevremde de çok fazla insan yoktur, herkesle kolay samimi olamam, seçiciyimdir ve hayatımdan çıkardığım insanlar da olmuştur.O yüzden bazen kendimi de sorguluyorum; sorun hep başkalarında mı, yoksa bende mi diye. Hep mi karşıma karakter olarak bana uymayan insanlar çıkıyor yoksa ben mi abartıyorum diye düşünüyorum. Birçok açıdan düşündüm ama sizlerin de yorumlarınızı ve tespitlerinizi merak ettiğim için fikir almak istedim kızlar.
Ben evlenmeden önce böyle değildi arkadaşlığımız açıkçası. dışarda buluşuyorduk çoğunlukla. Ben evlendikten sonra bana gelmeye başlayınca böyle oldu konularımız.Ay benim bile yordu burdan.. kimsenin kimseye mükemmel olma borcu yok. Hepimiz allahın kuluyuz çula çaputa da bu kadar takıntılı olmayı anlamıyorum. Valla dicek bir şey yok ben olsam arkadaş olmam bu insanla. Size ne faydası var ki bu arkadaşlığın? Enerji emici gibi duyuluyor burdan
Ben o kısımları daha iyi analiz edilsin diye yazdım. Acaba arkadaşımın içinde bastırılmış böye bir duygusu olabilir mi geçmişten gelen diye düşünüyorum çünkü? çocukluğumuzda benimle ilgili her detaya hakim mesela ben çoğu şeyi hatırlamıyorum bile.Arkadaşınız sıkıntılı bir tipmiş evet ama sanki aranızda bir yarış var gibi hissettim.O sonradan gördü benim imkanım hep vardı demeye de getirmişsiniz.
Her ne sebeple olursa olsun rahatsız olduğum insanla görüşmem genelde. Benim enerjim kıymetli.
Zaten bu gidişle ben de tek kalıcam gibi duruyor.Ben olsam rahatsızlık duyduğum bir arkadaşlığı daha fazla devam ettirmezdim. Ben de sizin gibi sınır koyabilen ve rahatsız olduğum konuları net bir şekilde ifade eden birisi olduğum için çevremde pek bir kişi kalmadı. Ama beni rahatsız eden tavırlar sergileyen birisiyle konuşmaktansa yalnız kalmayı tercih ederim
Yani işte rahatsız oluyorsan nedeni çok da önemli değil. Niyet okumaya da gerek yok bence. Belli ki hoşlanmadığın şeyler olmuş ve olmaya da devam edecek. Koy mesafeni gitsin. Gelmek istediği zamanlar müsait değilim de çağırdığı zamanlar işim var de. 3-5ten sonra o soğukluk ve mesafe kendiliğinden oluşur.Ben o kısımları daha iyi analiz edilsin diye yazdım. Acaba arkadaşımın içinde bastırılmış böye bir duygusu olabilir mi geçmişten gelen diye düşünüyorum çünkü? çocukluğumuzda benimle ilgili her detaya hakim mesela ben çoğu şeyi hatırlamıyorum bile.
Benim aklımdan geçen bu arkadaşlığı bitirmek.Yani işte rahatsız oluyorsan nedeni çok da önemli değil. Niyet okumaya da gerek yok bence. Belli ki hoşlanmadığın şeyler olmuş ve olmaya da devam edecek. Koy mesafeni gitsin. Gelmek istediği zamanlar müsait değilim de çağırdığı zamanlar işim var de. 3-5ten sonra o soğukluk ve mesafe kendiliğinden oluşur.
Ben de öyle birisi olmak isterdim ama yapım elvermiyor... Görmezden gelemiyorumben takmam ki dinlemem bile onu aman ne takıcam ya he he der geçerim Sen her şeyi çok takıyorsun diyor.
Ben de öyleyimBen de öyle birisi olmak isterdim ama yapım elvermiyor... Görmezden gelemiyorum
Arkadaşınızın problemli olduğunu zaten yazmışlar. O konuyu tekrar etmicem. Ama siz de bu insnla arkadaşlık yapma meselesine fazla anlam yüklemeyin. Hep karşımıza bize uymayan insanlar çıkacak. Her zaman çocukluğunu bildiğimiz insanlar bambaşka insanlara dönüşecek. Herkesin başına geliyor. Siz de aynı şekilde 10 yıl sonra başka bir insan olacaksınız. Önemli olan niyet bence. Görmek isteyen evde ya da dışarda bir şekilde buluşur.Bu arada ben yapı olarak zaten ciddi biriyim, öyle sınır koyamayan, yumuşak yüzlü biri değilim. Konuşmam bazen insanlara sert bile gelebiliyor. Zaten çevremde de çok fazla insan yoktur, herkesle kolay samimi olamam, seçiciyimdir ve hayatımdan çıkardığım insanlar da olmuştur.O yüzden bazen kendimi de sorguluyorum; sorun hep başkalarında mı, yoksa bende mi diye. Hep mi karşıma karakter olarak bana uymayan insanlar çıkıyor yoksa ben mi abartıyorum diye düşünüyorum. Birçok açıdan düşündüm ama sizlerin de yorumlarınızı ve tespitlerinizi merak ettiğim için fikir almak istedim kızlar.
Evet malesef o modeller değişmiyor işin daha kötü tarafı ise hasta olduklarını ve tedavi olmaları gerektiğini kabul etmiyorlar. Arada akrabalık yok bir şey yok direk çıkarın hayatınızdan.Çocukluk arkadaşım kendisi, küçükken maddi durumları çok iyi değildi. Evlendi ve evlendikten sonra zaman içerisinde maddi durumları iyi oldu ve gitgide değişmeye başladı. O uzun yıllardır evli, ben yeni evli sayılırım. İlk oturduğu ev küçük, eski bir binaydı mesela ama şu an dubleks ev yaptırdılar. Benim oturduğum ev de nezih bir site içinde, konumu ve hizmetleri güzel ama ev eski bir ev. Kiracı olduğum için evin içine masraf yapmak da istemedim.
Daha iyi anlamanız için biraz detaylı yazıyorum uzun olabilir.
Ben normalde bir misafir gelecekse muhakkak wcve banyoyu temizlerim hijyen açısından, ortalığı elimden geldiğince toplarım ama sırf misafir için dip köşe temizliğe girmeyebilirim mesela. Ama mutfak konusunda her zaman çok dikkat ederim hijyene. Sebzeyi, meyveyi, yeşillikleri detaylı ve temiz yıkarım, sirkeli suyla falan. Yemek tattığım kaşığı bir daha kullanmam, maalesef kullanan çok var. Ama mesela sürekli yer silmem ya da dolap içlerini ya da camları; kirlendikçe silerim ya da gözüme kir geldikçe veya canım istedikçe gibi…
Bu arkadaşım da temizlik hastası. Her gün temizlik yapıyor, her telefon konuşmamızda bana sürekli yaptığı temizlikleri detaylı bir şekilde anlatır ve “sen ne yaptın?” diye sorar. “Bak seninki takıntı, aşırı boyutta normal değil, hastalık yani” diyorum ama o hep aynı şeyleri anlatmaya devam ediyor ve ben bu durumdan çok sıkıldım. Uyarmama rağmen değişmiyor çünkü ve üslubu sanki şey gibi; ben çok titizim, temizim, sen değilsin tarzında.
Ne zaman evime gelse kapıları, camları, halıları , koltukları her yeri inceliyor. Duşakabinin içine bile açıp bakmış. Bir de her aldığını anlatır, gösterir. Benim mesela aldığım şeyleri arkadaşlarıma gösterme gibi bir huyum yok, bu da tuhaf geliyor bana. Hani arada bazen insan gösterir ama bu her aldığını abarta abarta göstermesinden de sıkıldım.
Bir şey ikram etsem tabağı inceler. Çay koysam bardağı inceler, havaya falan kaldırıp bakar. Beğendiyse güzel der, beğenmediyse “şu markanınki daha güzel, keşke onu alsaydın” der.
Bu arada maddi olarak ben hep aynıydım; evlenmeden önce de her istediğini alabilen, her zaman kaliteli giyinen, yurt dışına seyahat eden biriydim. Evlendim, eşimle de aynı şekilde hayatımız. Standartlarım değişmedi.
Bu konularda kendisini önce şaka yollu uyardım, sonra daha ciddi söyledim ama davranışları değişmiyor.
Bu arada ben yapı olarak zaten ciddi biriyim, öyle sınır koyamayan, yumuşak yüzlü biri değilim. Konuşmam bazen insanlara sert bile gelebiliyor. Zaten çevremde de çok fazla insan yoktur, herkesle kolay samimi olamam, seçiciyimdir ve hayatımdan çıkardığım insanlar da olmuştur.O yüzden bazen kendimi de sorguluyorum; sorun hep başkalarında mı, yoksa bende mi diye. Hep mi karşıma karakter olarak bana uymayan insanlar çıkıyor yoksa ben mi abartıyorum diye düşünüyorum. Birçok açıdan düşündüm ama sizlerin de yorumlarınızı ve tespitlerinizi merak ettiğim için fikir almak istedim kızlar.
Açıkçası çok eski bir arkadaşlık olduğu için ve çok fazla da arkadaşım olmadığı için acele karar almak istemedim bu nedenle konu açtım. Bir yanım bitir diyor ama bir yanım da yüzeysel takıl dışarda kahve içmelik diyor kararsızım.Arkadaşınızın problemli olduğunu zaten yazmışlar. O konuyu tekrar etmicem. Ama siz de bu insnla arkadaşlık yapma meselesine fazla anlam yüklemeyin. Hep karşımıza bize uymayan insanlar çıkacak. Her zaman çocukluğunu bildiğimiz insanlar bambaşka insanlara dönüşecek. Herkesin başına geliyor. Siz de aynı şekilde 10 yıl sonra başka bir insan olacaksınız. Önemli olan niyet bence. Görmek isteyen evde ya da dışarda bir şekilde buluşur.
Evet malesef o modeller değişmiyor işin daha kötü tarafı ise hasta olduklarını ve tedavi olmaları gerektiğini kabul etmiyorlar. Arada akrabalık yok bir şey yok direk çıkarın hayatınızdan.
Daha iyi anlaşılsın diye biraz detaylı yazmaya çalışmıştım, dertleşmek ve fikir almak için. Ama gereksiz ayrıntıya girmiş de olabilirim.Psikolog değilsin psikiyatrist de değilsin.Şu anda onun davranışından sen rahatsız oluyorsun arkadaşın değil.O yüzden kızın geçmişini anlatman gereksiz olmuş.Etrafında kimse yoksa tek kalıyorsan kendi geçmişini anlatabilirdin.Ya da konuyu arkadaşın açsaydı ve kendi geçmişini anlatsa böyleyim dese bu konularda uzman olan arkadaşlar yardımcı olurdu.Velhasılı kelam senin evinin iyi bir semtte oluşu,onun kötü bir durumdayken dublekse geçişi gereksiz ayrıntı olmuş.Muhtelen içinde bir yerde sonradan görme,ben senin geçtiğin yerden çoktan geçtim.Birde beni beğenmiyor hissiyatı geçiyor.Haa ben olsam görüşmezdim.Rahatsızsan görüşmeyebilirsin.
Başından beri böyle değildi aramız bu haliyle tercih etmedim aslında ben evlendikten sonra zamanla gelişen süreci anlattım bu durumda siz olsanız bitirir miydiniz arkadaşlığı ?Gorgulu kuslar gordugunu isler demisler, arkadasiniz gorgusuz ve okb'li, sizinde arkadas tercihiniz yanlis.
Bana sormamissin ama yazacağım. Evime gelip benim bardağımı temiz mi diye havaya kaldıracak, tabağımı inceleyecek "arkadaş"la görüşmezdim. Otursun evinde kendi çamaşır sulu tabaklarinda zikkimlansinBaşından beri böyle değildi aramız bu haliyle tercih etmedim aslında ben evlendikten sonra zamanla gelişen süreci anlattım bu durumda siz olsanız bitirir miydiniz arkadaşlığı ?