- Katılım
- 11 Nisan 2022
- Mesajlar
- 1.369
- Emoji Skoru
- 1.077
- Puanlar
- 83
- Yaş
- 27
Daha önceden şöyle bir konu açmıştım ARKADAŞ NASIL BULABİLİRİM? TAVSİYELERİNİZE ÇOK İHTİYACIM VAR
Orada çoğu kişi yaşa, medeni duruma falan çok takıldığımı söylemişti. Ben de bunu biraz düşündüm ve daha esnek davranmalıyım o zaman dedim. Ve birlikte çalıştığım benden yirmi yaş kadar büyük evli çocuklu bir ablayı ve birkaç yaş büyük evli bebekli bir iş arkadaşımı akşam yemeğine davet ettim. Abla çok sevdiğim bir abladır gerçekten. İşle ilgili büyük sıkıntılar yaşadığımda da bana çok yardımcı olmuştu, başım sıkıştığında da destek olur. Kendisini gerçekten severim. Diğer arkadaş da iyi anlaştığım, sohbeti güzel biri.
Şimdi şöyle ki benim evim 1+1 eşyalı küçük öğrenci evi tarzı bir ev. Bir de onları davet ettiğim gün sular kesildi. Ona rağmen içme suları ile güzel bir menü hazırladım. Ana yemeği kendi fırınımda bile pişirmedim, ekmek fırınına götürdüm sırf daha güzel olsun diye. Ve el lezzetim de güzeldir bir de malzemeyi bol koyup özenli yapınca güzel yemekler çıkartıyorum, bunu da herkes söylüyor. Titiz de bir insanım, hani öncesinde halılardan pencerelere her yeri silmiştim hatta şöyle söyleyeyim yıkanmış temiz bardak tabağı bile bulaşık makinesi olmamasına rağmen baştan yıkadım aman tozlanmış ya da yıkarken kirli kalmış olmasın ayıp olmasın diye. Tabi bu temizlik aşamalarını normalde de yapıyorum hani normalde de temizlik seven biriyim onlar gelmeden de yapmış bulundum. Kendi evim kendi eşyam olmamasına rağmen pür paktı evim yani. Bunları şunun için anlatıyorum bir özen gösterdim ben.
İlk olay abla oğlunu da getirdi. Bu normal mi bilmiyorum çünkü çocuk büyük, ortaokul öğrencisi ve evde babası abisi de var. Hani bir öğrenci evi için kendisinin gelmeyi istemesi de bana garip geldi. Ben olsam odamda takılmayı tercih ederdim o yaşlarda böyle bir seçenek durumunda. Çocuk da zaten küçücük evde haklı olarak sürekli sıkıldı, annesinden telefonunu istedi falan.
Diğer olay getirdikleri. Abla muz ve eski tarz bir kahve yanı bardağı getirmişti bir de turşu bir tabak. O bana işle ilgili bir sıkıntıda çok destek oldu diye ben ona yazın gittiğim üç farklı şehirden oranın meşhur olan üç farklı hediyesini oralarda onu düşünerek alıp hediye kutusu yapıp hediye etmiştim. Hani bardağın modelini internetten aratınca çıkmıyor muhtemelen yeni bile değil. Onun benim hediyeme asla ihtiyacı yok asla muhtaç değil ben de karşılık bekleyen aç gözlü biri gerçekten değilim yanlış anlaşılmak gerçekten istemiyorum ama eski bir bardağa layık bulunmam gerçekten normal mi? Hani benim ki bir tık romantik kaçıyor onu geçmiş bir örnek olarak yazdım bir ev ziyareti için bu kadar romantik hediyeler de beklemiyorum tabi ki ama ben birinin evine gidince en kötü dört beş çeşit meyve ya da birkaç çeşit tatlı alıp gidiyorum kıymet verdiğim anlaşılsın diye. Ve onlar ilk defa geldiler. Diğer arkadaş da altı tane ekler getirmiş. Hani neden altı hiç bilmiyorum . Eli boş gitmeyeyim ama çok da önemli değil demişler gibi hissettim. Bu arada bu şekilde yazıyorum ama gerçekten kimseden bir şey istediğimden bir şey beklediğimden değil hani ben mi abartıyorum bu işin normali mi böyle gerçekten anlamadım.
Diğer arkadaş bebeğini getirmişti. Bebek gerçekten çok tatlıydı, çok sevdim huysuzluk yapmasına asla takılmadım çünkü çocuk bu yani tabi ki yapacak. Ve bebekli birini davet ederken tabi ki de bunu bilerek davet ediyoruz sonuçta. Ben de zaten sürekli bir şey olmaz ben sonra toplarım temizlerim tarzı konuştum. Ama annesi çocuğun altını pat halının üstünde açınca bir şok oldum. Bundan yirmi yıl önce bile annemin alt değiştirme örtüsü vardı kardeşime kullandığı, halı koltukla falan asla temas ettirmezdi. O halıyı defalarca çeşit çeşit malzeme ile silmiştim ben gerçekten bu normal bir davranış mı? Hani fark etsem ben hemen bir örtü bulup uzatırdım ser diye ama sonradan gördüm.
Bu konuyu açtım çünkü acaba ben mi fazla hassas ve özenli düşünüyorum yoksa gerçekten değer mi görmüyorum açıkçası bunu merak ettim.
Orada çoğu kişi yaşa, medeni duruma falan çok takıldığımı söylemişti. Ben de bunu biraz düşündüm ve daha esnek davranmalıyım o zaman dedim. Ve birlikte çalıştığım benden yirmi yaş kadar büyük evli çocuklu bir ablayı ve birkaç yaş büyük evli bebekli bir iş arkadaşımı akşam yemeğine davet ettim. Abla çok sevdiğim bir abladır gerçekten. İşle ilgili büyük sıkıntılar yaşadığımda da bana çok yardımcı olmuştu, başım sıkıştığında da destek olur. Kendisini gerçekten severim. Diğer arkadaş da iyi anlaştığım, sohbeti güzel biri.
Şimdi şöyle ki benim evim 1+1 eşyalı küçük öğrenci evi tarzı bir ev. Bir de onları davet ettiğim gün sular kesildi. Ona rağmen içme suları ile güzel bir menü hazırladım. Ana yemeği kendi fırınımda bile pişirmedim, ekmek fırınına götürdüm sırf daha güzel olsun diye. Ve el lezzetim de güzeldir bir de malzemeyi bol koyup özenli yapınca güzel yemekler çıkartıyorum, bunu da herkes söylüyor. Titiz de bir insanım, hani öncesinde halılardan pencerelere her yeri silmiştim hatta şöyle söyleyeyim yıkanmış temiz bardak tabağı bile bulaşık makinesi olmamasına rağmen baştan yıkadım aman tozlanmış ya da yıkarken kirli kalmış olmasın ayıp olmasın diye. Tabi bu temizlik aşamalarını normalde de yapıyorum hani normalde de temizlik seven biriyim onlar gelmeden de yapmış bulundum. Kendi evim kendi eşyam olmamasına rağmen pür paktı evim yani. Bunları şunun için anlatıyorum bir özen gösterdim ben.
İlk olay abla oğlunu da getirdi. Bu normal mi bilmiyorum çünkü çocuk büyük, ortaokul öğrencisi ve evde babası abisi de var. Hani bir öğrenci evi için kendisinin gelmeyi istemesi de bana garip geldi. Ben olsam odamda takılmayı tercih ederdim o yaşlarda böyle bir seçenek durumunda. Çocuk da zaten küçücük evde haklı olarak sürekli sıkıldı, annesinden telefonunu istedi falan.
Diğer olay getirdikleri. Abla muz ve eski tarz bir kahve yanı bardağı getirmişti bir de turşu bir tabak. O bana işle ilgili bir sıkıntıda çok destek oldu diye ben ona yazın gittiğim üç farklı şehirden oranın meşhur olan üç farklı hediyesini oralarda onu düşünerek alıp hediye kutusu yapıp hediye etmiştim. Hani bardağın modelini internetten aratınca çıkmıyor muhtemelen yeni bile değil. Onun benim hediyeme asla ihtiyacı yok asla muhtaç değil ben de karşılık bekleyen aç gözlü biri gerçekten değilim yanlış anlaşılmak gerçekten istemiyorum ama eski bir bardağa layık bulunmam gerçekten normal mi? Hani benim ki bir tık romantik kaçıyor onu geçmiş bir örnek olarak yazdım bir ev ziyareti için bu kadar romantik hediyeler de beklemiyorum tabi ki ama ben birinin evine gidince en kötü dört beş çeşit meyve ya da birkaç çeşit tatlı alıp gidiyorum kıymet verdiğim anlaşılsın diye. Ve onlar ilk defa geldiler. Diğer arkadaş da altı tane ekler getirmiş. Hani neden altı hiç bilmiyorum . Eli boş gitmeyeyim ama çok da önemli değil demişler gibi hissettim. Bu arada bu şekilde yazıyorum ama gerçekten kimseden bir şey istediğimden bir şey beklediğimden değil hani ben mi abartıyorum bu işin normali mi böyle gerçekten anlamadım.
Diğer arkadaş bebeğini getirmişti. Bebek gerçekten çok tatlıydı, çok sevdim huysuzluk yapmasına asla takılmadım çünkü çocuk bu yani tabi ki yapacak. Ve bebekli birini davet ederken tabi ki de bunu bilerek davet ediyoruz sonuçta. Ben de zaten sürekli bir şey olmaz ben sonra toplarım temizlerim tarzı konuştum. Ama annesi çocuğun altını pat halının üstünde açınca bir şok oldum. Bundan yirmi yıl önce bile annemin alt değiştirme örtüsü vardı kardeşime kullandığı, halı koltukla falan asla temas ettirmezdi. O halıyı defalarca çeşit çeşit malzeme ile silmiştim ben gerçekten bu normal bir davranış mı? Hani fark etsem ben hemen bir örtü bulup uzatırdım ser diye ama sonradan gördüm.
Bu konuyu açtım çünkü acaba ben mi fazla hassas ve özenli düşünüyorum yoksa gerçekten değer mi görmüyorum açıkçası bunu merak ettim.