- Katılım
- 21 Nisan 2021
- Mesajlar
- 1.006
- Emoji Skoru
- 2.694
- Puanlar
- 133
- Yaş
- 39
- Konu Sahibi KurtlarlaKosanBilgeKadin
- #1
Herkese Merhaba,
Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.
Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.
Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.
Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.
Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.
Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.
Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?
Değerli yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiler
Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.
Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.
Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.
Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.
Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.
Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.
Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?
Değerli yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiler