• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten hala duygularım mı var?

KurtlarlaKosanBilgeKadin

Travmanı atlat, iyileş ve devam et..
Kayıtlı Üye
Katılım
21 Nisan 2021
Mesajlar
1.006
Emoji Skoru
2.694
Puanlar
133
Yaş
39
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:
 
Müge anlıda müjdemi veriyorum abiniz tutuklandı diyince herkes seviniyor ya onun gibi oldum (sevinen tarafım) ahshshs. Eşinizden ayrılmanıza çok sevindim inşallah bir an önce davanız sonuçlanır 🥹
bence ne aşk ne takıntı sadece alışılmışlık. Kadınlar olarak daha duygusalız Allah iyi insanlarla karşılaştırsın. Sen de boşanma günü lokma dağıttır, davul zurna çağır nasıl sevinilir görsün 🙉
 
Bu sizin içinizde bulunduğunuz durum sebebiyle saçmalamanızın ortaya çıkardığı bir durum. Adam sizi aldatmış yetmemiş size davayı ilk o açmış inanılmaz bir ş*r*fsizlik örneği. Siz bu adamı hala seviyorsanız zaten aynaya geçin kendinize tükürün lütfen. Kendi kıymetinizi anlamanız için daha ne yaşamanız lazım? Mutlu olsun bırakın sizden uzak olsun.
 
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:
Esinizin baska bir kadindan cocugu olma ihtimali uzerine yazdiginiz yazilar (girdigim şok ve hic hos olmayan duygular) hala aklimda oldugu icin hic elestirmeden, eğmeden bukmeden esinizi unutamadiginizi bu sebeple terapi almaniz gerektigini dusunuyorum.

Allah sabir ve guc versin, kolaylıklar dilerim. 🧿💕
 
Müge anlıda müjdemi veriyorum abiniz tutuklandı diyince herkes seviniyor ya onun gibi oldum (sevinen tarafım) ahshshs. Eşinizden ayrılmanıza çok sevindim inşallah bir an önce davanız sonuçlanır 🥹
bence ne aşk ne takıntı sadece alışılmışlık. Kadınlar olarak daha duygusalız Allah iyi insanlarla karşılaştırsın. Sen de boşanma günü lokma dağıttır, davul zurna çağır nasıl sevinilir görsün 🙉
Ben bu süreçte duygusallığım bitti sanıyordum. Ama onu her şeyi aşmış görünce kötü oldum. Kendi halime üzüldüm.
Amin Allah iyi insanlarla karşılaştırsın..
 
Bu sizin içinizde bulunduğunuz durum sebebiyle saçmalamanızın ortaya çıkardığı bir durum. Adam sizi aldatmış yetmemiş size davayı ilk o açmış inanılmaz bir ş*r*fsizlik örneği. Siz bu adamı hala seviyorsanız zaten aynaya geçin kendinize tükürün lütfen. Kendi kıymetinizi anlamanız için daha ne yaşamanız lazım? Mutlu olsun bırakın sizden uzak olsun.
Eşime duygularımın bitmiş olması gerekiyordu bitti sanıyordum. Onu öyle çok mutlu görünce kötü oldum ondan konu açtım.
Mutlu olmasını temenni etmiyorum açıkcası. Bana yaptığı kötülüklerin bir bedeli olmalı. Umarım duygularım bitmiştir.
 
Bir yardim aldim. Sizin icin bildiginiz , sorunlu olsada icinde bulunduugunuz iliski ve eviniz yok artik ve bu sizde endise ile birlikte kaygi yaratiyor. Birde bilerek zaten oyle davraniyorlardir, bir nevi psikolojik siddet
Evet olabilir bu aklıma gelmemişti. Sanırım aşırı neşeli olması beni tetikledi. Gerçi orada bende neşeliydim yüzüm gülüyordu.
 
Siz davayı uzatıp, kendinizce intikam alıp, eşinizin bedel ödeyeceğini düşünmeye devam ettiğiniz sürece bu duygularınız bitmeyecek. Kendisine zannettiğiniz,umduğunuz gibi bir bedel ödetemeyeceksiniz üstelik.

Eşiniz neden mutlu olmasın? Hayatına, keyfine bakıyor. Onun mutlu olmasına, neşeli haline şok olmanız enteresan geldi bana. Dava sonuçlanmadan bu duygulardan kurtulmanız çok zor.
 
Eşime duygularımın bitmiş olması gerekiyordu bitti sanıyordum. Onu öyle çok mutlu görünce kötü oldum ondan konu açtım.
Mutlu olmasını temenni etmiyorum açıkcası. Bana yaptığı kötülüklerin bir bedeli olmalı. Umarım duygularım bitmiştir.
Boşanın bir yıl sonra dönün arkanıza bir bakın, ben ne yaşamışım diyeceksiniz. O sizden vazgeçeli çok olmuş zaten mutlu olması hayatına bakması çok normal. Hayat bir kişinin ellerinde harcanmayacak kadar kıymetli bir kere geliyorsunuz bu dünyaya.
 
O seni aldattı çünkü seni umursamadı senin gibi sana karsi duyguları yoktu. Sen duygularını bitirme sürecine biraz geriden başladın, bitirmek için kendine izin ver bence, escort düşkünü adamı düşünüp duracağına kendini düşün.
 
Adliyedeki o dik duruşunuzu bence evde kendinize de gösterin. Size bu acıları yaşatan bir yükten kurtulacaksınız, adam bile diyemiyorum.
Bence odak noktanızı değiştirin, geleceğinize çevirin.
 
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:
Çok fazla şeyle mücadele ediyorsunuz. Duygularınız sinir, üzüntü, sevgi hepsi olabilir. Belki de sadece boşanma sürecinin sizi yormasının yansımasıdır. Size bunları yapan kişiden boşandıktan sonra her kadın gibi siz de çok daha iyi hissediceksin. Kendinize zaman tanıyın gerekirse de psikolojik destek alın
 
Siz davayı uzatıp, kendinizce intikam alıp, eşinizin bedel ödeyeceğini düşünmeye devam ettiğiniz sürece bu duygularınız bitmeyecek. Kendisine zannettiğiniz,umduğunuz gibi bir bedel ödetemeyeceksiniz üstelik.

Eşiniz neden mutlu olmasın? Hayatına, keyfine bakıyor. Onun mutlu olmasına, neşeli haline şok olmanız enteresan geldi bana. Dava sonuçlanmadan bu duygulardan kurtulmanız çok zor.
Siz avukatsınız. Bana anlaşma için geldiler. Bende isteklerimi söyledim kabul etmediler. Bende o zaman çekişmeli sürecek dedim. Zaten davayı kazanırsam istinafı düşünmüyorum. Zaten en iyi ihtimal 2027de bitecek gibi. 2024ten beri 3 yıl sürmüş olacak. İstediklerimi verseydi anlaşmalı bitirirdim ama evet ya maddi ya manevi bedel ödeyecek. Ve farkındayım manevi bedeli bende ödüyorum maalesef.

Avukat olarak bir tavsiyeniz var mı?
 
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:
Yaşadığınız duygular çok normal yaşayın bitsin ertelemekten iyidir, geçmiş olaun
 
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:
Bence aşk değil. nefret ve öfke de bir duygudur neticede ve bence şu an bu duyguları aşkla sevgiyle karıştırıyorsunuz. Bi de kötü olan şey siz belki geceleri üzüntüden uyuyamıyorsunuz biten bi şeyin yasını tutuyorsunuz ama onu neşeli görünce dediniz ki ben böyle üzülürken o niye mutlu. Bi nevi ilahi adaletin hemen tecelli etmesini istediniz. Ama öyle olmuyor zamanla ahınız çıksın inşallah 🙏🏻
 
Herkese Merhaba,

Tek başıma işin içinden çıkamadığım bir konu var. O yüzden değerli görüşlerinize ihtiyacım var.

Ben yaklaşık 1,5 yıldır çekişmeli boşanma aşamasındayım. Eşim beni eskort kadınlarla aldattı, aldatıldığımı yakaladım sonrasında çekişmeli olarak boşanma aşamasına geçtik. Şu anda şahitlerin dinlenme aşamasındayız. En son annem, kız kardeşim dinlendi. Bir sonraki duruşmada şahit dinlenmesine devam edilecek. Sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi. En son olan duruşmaya o ve ailesi ( annesi ve babası) beraber geldiler. Ve eşim çok neşeliydi, sürekli kahkahalar attı. Bizimkiler dinlenirken sürekli güldü, tebessüm etti. Sonraki duruşma erkene alınsın diye çok rica ettiler ama yoğunluktan bir sonraki duruşma 8 ay sonraya verildi.

Son duruşmadan sonra sürekli eşimi düşünmeye başladım. Sürekli ne kadar neşeli olduğunu, hiçbir şeyin umrunda olmadığını, bitsin artık diye beklediğini anladım. Bende ise hala ona karşı inanılmaz bir öfke, nefret ve hiddet var. Hala da hiçbiri geçmiyor. Son zamanlarda hala eşime duygum olduğundan şüpheleniyorum. Bazen hala ağlıyorum, hatta bugün de ağladım. Yıkılan yuvama ağladım. Boşandıktan sonra eşimin başka bir kadınla evlenecek olmasına da ağladım.

Boşanacağım orası kesin, orayla ilgili sorun yok. Bana rezil iftiralar atmış, benim için kılını bile kıpırdatmamış, beni eskortlara kötüleyip aldatmış biriyle zaten evli kalamam. (Ki zaten eşim de boşanmak istiyor. Hatta benden çok daha hızlı bir şekilde boşanmak istiyor.) Ben halime hala çok üzülüyorum. Bana neler yaşattığını hala hatırlıyorum ama yaşama hevesim gitti. Diyelim boşandım, ileride başka biriyle olma, başka birini tanıma hevesim hiç yok. Daha 39 yaşındayım çok yaşlı değilim ama artık hiçbir erkeğe kalbimi, ruhumu açmak istemiyorum.

Bu arada dava sürecinde adliyede çok katıyım, asla duygusal değilim. Sonuna kadar hakkımı arama konusunda kararlıyım. Ama kendi başıma kalınca melankolik bir hale bürünüyorum. Önceki duruşmada böyle olmamıştım, bu duruşmada eşimin çok neşeli halini görünce şok oldum. Orada çaktırmadım ama bana her türlü kötülüğü yaptığı halde ne kadar neşeli, belki hayatında biri bile var, mutluluğu bulmuş diye düşündüm, kendime çok üzüldüm.

Hala eşime duygularım olduğundan şüpheleniyorum. Benimki kaybetmenin takıntısı mı, yoksa gerçekten duygularım mı var? Bu arada ilk boşanma davasını o açtı. Benim aldatıldığımı anladığımı fark edip hemen iftiralarla çekişmeli dava açtı. Ben ondan sonra dava açtım.

Fikrinizi yazarsanız çok sevinirim. Aşk mı takıntı mı? Gerçekten hala eşimi seviyor muyum, yoksa onu neşeli ve mutlu görünce takıntı mı yaptım, nasıl bu kadar tasasız, neşeli bir halde hayatına devam eder mi dedim. Eğer hala seviyorsam da duygularımı nasıl bitireceğim?

Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler :KK200:

Aldatıldığınız için tazminat almanız gerekmiyor mu? Aldatıldığınızı kanıtlayamadınız mı?

Karşı taraf için aşk duymuyorsunuzdur diye düşünüyorum, pavyondan çıkmış kadınların yataklarından yanınıza gelmiş yüzsüzce. Büyük ihtimal karşı tarafın keyifli olması size dokundu.
 
Back
X