• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Buluşmaya zamanında gitmediğim için terkedildim?

kmygrkiz45

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
26 Ocak 2026
Mesajlar
4
Emoji Skoru
-52
Puanlar
1
Yaş
26
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Yani karşındakine verdiğin değeri gösterir bende karşımda böyle biri olsun istemezdim
 
Kaç defa geç kalmışsın. Adam şehirlerarası yol geliyor o yorgunlukla uyuyakalması gereken kişi O iken sen uyuyorsun üstüne bir de trip atıp hakaret ediyorsun. Ben adamın yerinde olsam selam vermem. Hala da ne var yani nolmuş diyorsun. Zaten adamı da eminim kabahatinden sonraki bu tutumun çıldırtmıştır. Özrü kabahatinden büyük diye buna derler
 
Ama sizin durumunuz pek normal gelmedi bana , adam sonuna kadar hakli. Insanlik hali degil sizinki bir karakter ya da baska bir sorunun sebep olduğu bisey acikcasi ben de boyle biriyle birlikte olmak istemezdim.
 
Sizi böyle kabul etmesi gerekmiyor. Ciddi bir sağlık sorunu olmadığı sürece uyuyakaldım, unuttum vs. gibi bahaneler çoğu kişi tarafından hoş karşılanmaz. Bir de beni böyle kabul etmeli vs. dmeişsiniz, demek ki bu durumun devam edeceğini düşünüyorsunuz. Değişirim vs. yok.
Adam 140 km geliyor, siz hem uyuyakalıyorsunuz hem de kızınca sonra görüşelim diyorsunuz.
Üzgünüm ama haklı olduğunuz bir nokta yok. Adam haklı.
Adam sinirlendiğinde sonra görüşelim diye trip atıp üste çıkmasaydınız iş hiç buralara gelmezmiş aslında. Bir de hala adım bekliyorsunuz, ne diyeyim inşallah döner adam.
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Alarm kursaydın. Belki heyecanla geldi senin sorumsuz olduğunu düşündü ve sinirlendi. Daha önce de bekletmişsin zaten.Üstüne birde engellemişsin.
 
Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Haksızsın. Değil. Gerekmez. Biraz daha uyu geçerrr.

Neden bu kadar alakasız şeyi anlatınız onu da anlamadım. Sigaranın ilk çiçeğin falan konuyla alakası nedir mesela? Neyse sonuç olarak uyuyakaldınız diye değil sorumsuz birisi olduğunuz için terk edilmişsiniz bunu fark etseniz bile bir şeydir sizin için.
 
Bana kızmayın ama böyle uykuya aşırı düşkün insanlara sinir oluyorum ben. :KK53: Ya hu geçen gün bir saatlik ilçe otobüsünde bile uyuyan gördüm. Arkadaş, bulduğunuz her köşede nasıl uyuyorsunuz? Ne uykuymuş arkadaş, ölünce bol bol uyunacak zaten. Yaşarken kalkın şu yataktan be ya hu. :KK53:
Bana fazla uyumak hayatı kaçırmak gibi geliyor. Ki bakın konuda da nolmuş? Konu sahibi 1 saat uyuyacağım diye sevgilisinden olmuş. Hah değdi mi bari?
 
Dalga mı geçiyorsunuz? Sürekli uyuyakaldiğiniz için ilişkiniz bitiyor sonra adam size bi şans veriyor ve yine buluşma saati uyuyup beni böyle kabul etsin mi diyorsunuz? Hayır bir de uyanıp kalktiginiz halde geri yatıp uyumuşsunuz bu nasil umursamazlık? He bir de bazı buluşmalarinizi unuttugunuzu söylemissiniz. Konu bana pek inandırıcı gelmedi ama gerçekse bırakın adam kendine değer veren biriyle olsun siz de istediğiniz kadar uyuyun. Bir de kan tahlili verin.
 
Z kuşağı komple dayaklık ya gerçekten. 2001li kardeşim var. Ortalama arkadaşları da o yaşlarda. 15.00teki buluşma saatine herkes 19.00 civarlarında gitti. Abartmıyorum.

Konunun fake olduğunu düşünmüyorum. Gerçeksiniz. Ve korkunç bi jenarasyonsunuz. Biz sana anlatamayız burda normali. Normaliniz bizden farklı.
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Haksızsınız. Kadın erkek fark etmez kim olursa olsun sevgiliyle görüşmeyi unutmak uyumak nedir ya şaka mı bu. Adam şehir dışından sizi görmeye geliyor siz saat 13.30a kadar uyuyor musunuz? Uyku bozukluğu mu var? Bu şekilde ilişki yaşanmaz.
 
Bana kızmayın ama böyle uykuya aşırı düşkün insanlara sinir oluyorum ben. :KK53: Ya hu geçen gün bir saatlik ilçe otobüsünde bile uyuyan gördüm. Arkadaş, bulduğunuz her köşede nasıl uyuyorsunuz? Ne uykuymuş arkadaş, ölünce bol bol uyunacak zaten. Yaşarken kalkın şu yataktan be ya hu. :KK53:
Bana fazla uyumak hayatı kaçırmak gibi geliyor. Ki bakın konuda da nolmuş? Konu sahibi 1 saat uyuyacağım diye sevgilisinden olmuş. Hah değdi mi bari?
Ben de uyurdum ilçedeydi evim. Yol da 45 dk. Hergün git gel bayıyo yol. Hele eve geç döneceksem ne uyurdum. Son durakta kardeşim beklerdi 2 3 kez dürtüp uyandırmışlığı var.
 
Dalga mı geçiyorsunuz? Sürekli uyuyakaldiğiniz için ilişkiniz bitiyor sonra adam size bi şans veriyor ve yine buluşma saati uyuyup beni böyle kabul etsin mi diyorsunuz? Hayır bir de uyanıp kalktiginiz halde geri yatıp uyumuşsunuz bu nasil umursamazlık? He bir de bazı buluşmalarinizi unuttugunuzu söylemissiniz. Konu bana pek inandırıcı gelmedi ama gerçekse bırakın adam kendine değer veren biriyle olsun siz de istediğiniz kadar uyuyun. Bir de kan tahlili verin.
konu bana da inandırıcı gelmedi çünkü Bi insan bu kadar da haksız olduğundan Bi haber olamaz olmamalı 😅
 
Ben de uyurdum ilçedeydi evim. Yol da 45 dk. Hergün git gel bayıyo yol. Hele eve geç döneceksem ne uyurdum. Son durakta kardeşim beklerdi 2 3 kez dürtüp uyandırmışlığı var.
Yani bence değmez ya, uzun yol olsa tamam ama zaten hınca hınç dolu otobüs. Bir de hiç güvenli değil.
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Yani okudukça ne uykuymuş arkadaş dedim.Sevgiliniz çok haklı..
 
Back
X