• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Çok seviyorum ama kültürel, ekonomik, ailesel farklılıklar ve evlilik

Kendimi ezdiren alttan alan biri hiç olmadım. Sınırımı çizebildiğim takdirde olabilir mi peki?
Bence olmasın ya dengin birini bul. Eşinin duruşu aileci, aksiyon alamaz senin ve kendisi için... hele ki evlendiktem sonra badem göz erkekler hepten dengelemek adina kadından alttan al beklentileri oluyor.
İyi kötü günlerde hep bir arada olunuyor karşılıklı beklenti oluyor. Bak sadece ufacık noktalardan bile arıza çıkarabilir oluyorlar tahammül seviyen azalır yavaş yavaş sonra çekirdek ailenden bütün hıncını çıkarabilirsiniz bu durumda.
Tekrar söylüyorum evlilik boyunca yaşayacaklarımı bilseydim ya da akıl veren birisi olsaydı asla ailemi bırakıp eşimin de ailesinin olduğu bir yerde yaşamazdım. Tayinini kaldırmasını beklerdim. Gerekirse 4 sene beklerdim kabul etmeseydide ayrılırdım. Bazen sadece kendinizi düşünün ailenize değer verin sizi doğurup büyüten insanları arkanızda bırakmayın bir erkek için
 
Babama değil kendi çocuklarına küfür ettiler, o kadar da uzun boylu değil ne ben ne ailem müsade ederiz. Dediğiniz gibi aileler için olan oldu zaten dönüşü olmaz. Rest çekilebilse bir şeyler değişir mi arada biz kaynadık.
Rest çekse çekerdi zaten . İlerde evlendiniz diyelim bu kez adam size küfür etti alesiniz de oturur ağlar orada . Bakın eğer bir erkek sinir çizen biri olursa ailesi çevresi asla kız arkadaşına eşine vs karışmaz çekinir en ufak laf söyleyemez. O cekinceyi vermemiş erkek arkadaşınız o kumaş yok demekki
Rest çekse o rezillik çıkan gün rest çekerdi zaten. Bakın boşanan herkes büyük aşk ile evlenip sonunda alamet olsun seni tanıdığıma diyerek boşanıyor.
Sizin gibi bir tanidigim vardı, kayınvalide rezillik çıkarttı resmi nikah vardı, düğüne bir hafta kalmıştı. Kızın ailesi nikah iptali yaptırdı vs ama bunlar girusuyormus bir yıl yine. Baktılar olmuyor evlendiler.
Şimdi mutlu değil, üstelik ben adamı yeni gördüm öküzün teki. Ama işte başta anlamamış kız demekki. Ailesinde hata o iyi deyip duruyordu.
 
Maalesef yine 6 sayfa boşuna konuştuk🤦‍♀️Umarım baba geri adım atmaz da bile bile kendini ateşe atmaz konu sahibi.
Konu sahibinde bir şekilde babasını ikna edip, ex nişanlıyla evlenir intibaı uyandı bende.
Evlenirse, 3. 4. Ayda siz haklıydınız bla bla diye yeni konusunu açar.
 
Merhaba kızlar,
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.

Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.

Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.

Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.

Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.

Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.

Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.

Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.

Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.

Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.

Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.

Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.

Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.

Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.

Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.

Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.
Hiç kafanız karışmasın. Bu evlilik olursa çok üzülürsünüz.babanızı dinleyin. Hadi iyi kötü anlaştık deseniz, gene bence ol asın ama belki mi denir. Siz de işin oluru yok. Aileler o kadar farklı ki, daha görüşür görüşmez birbirine girmiş. Ataerkil yapıda bir aile, tam bir kara delik bence. Uzak durun. Kendi denginiz birini bulun. İnanın hayat çok zor. 40lı yaşlarda daha iyi anlıyorsun gerçekleri
 
Ay babanın ileri görüşlülüğü şaka mı peki? Sen babanı al başının tacı yap. Adam yaşanacak her şeyi o kadar güzel özetlemiş ki. Dediği her şey doğru her şey. Uzak dur sana abla kardeş arkadaş tavsiyesi. Başını yakacaksın. İnşallah babası sözünden dönmez de kızcağız kendini ateşlere atmaz amin
 
Merhaba kızlar,
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.

Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.

Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.

Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.

Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.

Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.

Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.

Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.

Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.

Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.

Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.

Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.

Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.

Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.

Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.

Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.
Sınır çizebilen bir insan değil nişanlın. Ayrı yaşamak sınır çizebilmek değildir. O kendi alanında öyledir ailesine. Ama ailesinin karşısında sen olunca susturamamış babasını.
Bu sana örnek.

Senin yerinde olsam babamı dinlerdim. Baban iyilğini istiyor başta olmayacak şeye şansda vermiş. Yazık adamı yüz göz etme şunlarla. Aydın görüşlü olmak böyle bişey değil. Hoşgörü eksik biraz çingenemsi geldi.

Kız onu geçtim herkes kaynanadan yakınırken sen kayınbabadan yakınmışsın🤣

Eğer oldurcam ben bu işi diyosan ozaman sus. Geri çek kendini bırak gelen kişi gelsin tutsun elini cesareti varsa, kendine güveniyosa üzmeyecekse..

Yazma arama, usulüne uygun olsun bu saaten sonra. Bi nişanlı bi sevgili olcak iş değil.
 
Valla benim eşim G.dogulu ben Marmara. Eşim 10 kardeş. Biz yaptık mutluyuz. Mutsuz oldugumuz zamanların sebebi kültürel değil ben de zaten köylüyüm eşim de köylü.
 
Merhaba kızlar,
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.

Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.

Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.

Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.

Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.

Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.

Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.

Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.

Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.

Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.

Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.

Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.

Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.

Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.

Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.

Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.
babanı dinle şimdi ailesiyle konuşmuyor ama evlenince değere binecekler cok pişman olacaksın cokkkk.
 
Kendi ailenizin 1 milim altından gelen adam dünya iyisi olsa da olmaz. Gördük duyduk yaşadık. Kendisi süper olsa bile ailesinden birisi bir laf eder uyuyamazsınız. Ayrıca ben bu hikayede en çok babanıza üzüldüm, ona ne kadar büyük bir acı yaşatmışsınız. Siz bu hanzo oğlandan kurtulursunuz ama babanız ikinci bir hanzo bulmanızdan korkuyordur kesin. Ailenizle zaman geçirin, daha iyi karaklar alacağınıza dair içlerine su serpin biraz.

Adam hem haklı, hem üst bir pozisyonda hem de kız babası olmasına rağmen özür dilemiş karşı taraftan. Gönlünü alın.
 
Babası rest çektikten sonra nişanlım ne yapayım diye babama danıştı. Babam da kimse için aileni karşına alma et tırnaktan ayrılmaz dedi. Bu lafın üzerine de nişanlım yüzüğü masaya bıraktı. Uzatmak istemediğim için kısa kesmeye çalışmıştım.
Ben seviyorum kızınızı, aileme rest çekerim gene de ayrılmam. Bundan sonra siz de babamsınız niye demedi? Bu adamdan koca olmaz.net
 
Nişanlınız babasının lafıyla hareket ediyorsa siz de babanızın lafıyla hareket ediyorsunuz. Haklı haksız demiyorum babanız için ama eleştirdiğini sen de yapıyorsun. Bir de ben de karşıyım ya böyle farklı memleket farklı kültürden biriyle evlenmeye.
 
1. Babanizin önünde et tirnaktan ayrilmaz diyen babanizi dinleyip yuzugu cikaran adam sizinle gorusmeye devam ediyor. Babaniza ayip.
2. Yapmasi gereken ailesiyle bu konuyu halledip babanizin karsisina mertce cikmasi, sizinle gorusmeye devam etmesi degil.
3. Evlenseniz ve cocuklariniz olsa o kocaman aileden parca parca gen tasiyacak.
 
Merhaba kızlar,
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.

Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.

Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.

Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.

Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.

Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.

Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.

Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.

Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.

Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.

Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.

Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.

Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.

Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.

Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.

Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.
Öncelikle babanın ellerinden öpmek istedim tam baba gibi baba. Kendi babam gözümün önüne geldi. Babanızı dinleyin aşk bugün var yarın yok. Öyle bie aileye kümse sınır çzemez. Çizebilseydi dediğini gibi o gün yüzüğü atmaz babasını sustururdu. Kendinizi kandırmayın üzülürsünüz vazgeçin önünüze bakın çok gençsiniz neler neler kimler çıkar önünüze kendinizi değerinizi böyle bi ailede düşürmeyin
 
Dediğiniz gibi çok arada kaldı ne yapacağını bilemedi. Denklik konusunda maalesef haklısınız. Her türlü aileden uzakta gurbette yaşayıp çalışacağız bu durumu hafifletmez mi?
Malesef hayır babası zaten eşinizden geçiniyor bence evlenmesi işine gelmiyor zaten. Daha okutması gereken oğulları var kızlrı var. Para kasası evlenirse nası yapsın?
 
Herkese tekrardan merhaba, buradaki bulabildiğim tüm ilgili konuları tekrar tekrar okuyacak kadar kendimi kaptırmıştım. Yorumlarınız için de hepinize teşekkür ederim. Oturup düşündükçe bazı taşları yerine oturtuyorum. Kendimi de tüm bu olanları da sorguluyorum tekrar tekrar düşünüyorum.

Tamamen etkisinden çıkmam maalesef zaman alacak. Ama kendi hayatıma odaklanmam önceliği kendime vermem gerektiğinin de farkındayım. Bu sebepten önce kendimi ve geleceğimi seçiyorum. Geriye kalan her şeyi akışına bırakıyorum. Daha başka şeyler de oldu ama inanın hiçbir önemi de yok.
Çok yıprandım daha fazla da yıpranmak istemiyorum hayat bir şekilde devam ediyor.
 
Back
X