Her şehirde üniversite olması, hepsinin üniversite eğitimi verdiği anlamına gelmiyor. İlk 10'da sayılan devlet-vakıf üniversitelerinde eğitim alan-mezun olan ile çorum'daki amasya'daki denk değil. Kimse de kusura bakmasın buna.
Üniversite okurken sadece müfredattaki derslerden başarılı olmuyoruz, üniversitelerin sosyal etkinliklerine de katılıyoruz, daha 19 yaşında kendi okulumuzdan mezunlarla iletişimde kalıp network oluşturuyoruz. Stajlar yapıyoruz. Üstelik belirli bir düzen disiplin kazanıyoruz. Her şey bir yana derslere giren hocalar bile farklı.
Çorum'daki bilgisayar mühendisliğinin müfredatı türkçe ve ders sayısı oldukça az.
Aynı sıfatı alıyor olmaları, aynı bilgi donanıma sahip olacakları anlamına gelmiyor gerçekçi olmak gerek.
Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.
İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.
Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.
Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda
Hıhı evet, tüm sanata aşık, kültürlü insanlar eğitimsiz kalmayı tercih ederken eğitim alanlar ot

Eğitimi bu kadar aşağı görmek de sın on senenin işi. Malum iktidarın etkisiyle olan bir şey daha ziyade.
Fakat üniversiteler sadece mesleki eğitimin verildiği yerler de değildir. Ben mezun olalı çok oldu gerçi de okuduğum dönemde tüm sanat festivallerini takip ederdik arkadaşlarla. Uçan süpürge, if gibi.
Aynı şekilde eğitime önem verip şartlar gereği okumayan insanlar istisnadır. Geneli okumayı sevmediği için okumaz. Bu kadar basit.
Kitap alımı da üniversite mezunlarında daha fazladır.
İstatistik olarak bakarsanız iyi okullarda okuyan insanlar daha kendini geliştirmiş olur. İstisnai üç beş örnek bunu değiştirmez.
Ben üniversitelerle ilgili bakış açımı yukarıda paylaşımda açıklamıştım, tekrar alıntıladım. Ve tekrar aynı şeyi yazıyorum: Fakültelerdeki eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Çok iyi, hatta çok iyinin bir tık altı üniversiteler donanımlı birey yetiştirir bu donanım sanatla ilgili asla değildir, bu bireyin tercihi, merakı ile alakalıdır.
Senin çevrende hiç düzenli kitap okuyan sanatla ilgilenen lise mezunu insan olmaması bu senin kendi sınırlı çevrenle yaptığın bir basit genelleme.
Bu ülkede yakın zamanda değil ama tiyatrolar köylere bile giderdi. Okul imkanı sınırlı insanların talebi olduğu için sayısız gösteri köy yerinde yapıldı. Yani sanat ilgisi hiçbir zaman sadece “okumuşlukla” sınırlı olmadı.
Bir insan sanatla ilgiliyse bu ilgisi üniversitede başlamaz, lise döneminde başlar. Üniversite okurken birkaç etkinliğe gitmek kimseyi sanatla ilgili kişi yapmaz. Sanatla ilgilenmek öyle bir şey değildir.
Lise mezunu olup kendini geliştirmeye çalışan, okuyan kadın gördüm de erkekler nerede tam olarak? Bu bahsettiğim kadınlarda yaşça daha büyük, zamanında aile,çevre faktörlü okuyamamış olanlar.
Cidden soruyorum yani şöyle çok düşünmeden birebir tanıdığınız ve lise mezunu, dediğiniz tarzda kaç erkek var?
Burada okuyorum ama bana şehir efsanesi gibi geliyor, okumadan kendini yetiştiren erkek modeli. Zaten okumaya, kendini geliştirmeye kadınlar daha yatkın bizim toplumda. Erkeklerin okumamışının ortalaması da belli.
Her üniversite okuyan kültür, sanat konularına meraklı değilse de, kültür sanata merakı olanların çoğu eğitimli insanlardır. Mesele sadece kültür sanat da değil tabi.
İstisnalar üzerinden yüksek lisans mezunu bir mühendisle, önlisans mezunu birinin denk olduğunu iddia etmek çok zorlama.
Tahin Helva, senin ve diğer üyelerin doğrusu bu kadar sınırlı çevreleriniz olmasına çok şaşırdım bu konudaki mesajlarda.
Benim dedem ilkokul mezunu bile değil, dayılarım akşam lisesi mezunu, örgün öğretimin bir parçası olmayan insanlar. Dedem özellikle Türk sanat müziğine, Türk edebiyatına çok ilgilidir. Üç dayım ise, edebiyata ve sinemaya çok meraklıdır, üçü de yaşları olmadan ellerine para geçtikçe yurtdışına gittiler, gezmedikleri müze kalmamıştır, buna uzakdoğu dahil. Ki bunlar doğulu erkekler.
Bir başka tanıdığım var lise mezunu, bankadan emekli oldu adam şuan 65 yaşında vardır, adam mezun olunca resim kursuna yazıldı, koroya gidiyor hatta.
Kendi sınırlı çevrenizden basit genellemeler yapıyorsunuz bunlar yanlış bakış açısı taşır. Bugün belediyelerin kursları koroları ne dolu sanıyorsunuz.
Kültür sanat ilgisi ile diploma arasında bağ kurulmamalı.