• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Denklik meselesi

Komplekse neden gireyim?Benim eğitim durumumu nereden biliyorsunuzda bu kanıya vardınız,ayrıca neden komik olayım okuduğun okul ile evlilikteki denkliğin ne alakası var?Bu tamamen ayrımcılık kim böyle birşey yaparki,ben şuradan mezun oldum dengim değilsin gibi bir bakış açısını neye dayanarak savundunuz,aşırı derecede komik bir durum artı okuduğunuz bölüm standart bir bölüm ise sınıfsal bir fark elbetteki yaratmaz,ben insanlara sizin gözünüzden bakamam ben şu bölümü bitirdim kimse dengim değil diyemem,komik olan cidden sizsiniz keşke görebilseydiniz,tanıdığım bazı lise mezunu insanların yanında 10 üni bitirse konuşamayacak insanlar var okuldaki eğitim mesleki eğitim sadece,şunu kabul edin artık okul size mesleki açıdan artı katar gerisi siz ne iseniz o sunuz boşuna triplere girmeyin...
İyi bir üniversitedeki eğitimle önlisans eğitimi arasında dağlar kadar fark var.
Orada okuyanların girdiği dersler, konferanslar, kulüpler var. Ve bu hayat vizyonuna da çok etkisi olan bir şey.
Oturması , kalkması, görgüsü, konuşma tarzı bile fark ediyor.
Kusura bakmayın ama arada bariz bir fark gözle görünür şekilde oluyor.
Lisede hedefi olup disiplinle çalışan iyi bir yer kazanan ve kendi gibi iyi eğitim almış insanlarla eğitim alan bir insanla liseden sonra ancak önlisansa yerleşen biri denk değil. Ki bu gözle görülür bir şekilde fark demek.
 
İyi bir üniversitedeki eğitimle önlisans eğitimi arasında dağlar kadar fark var.
Orada okuyanların girdiği dersler, konferanslar, kulüpler var. Ve bu hayat vizyonuna da çok etkisi olan bir şey.
Oturması , kalkması, görgüsü, konuşma tarzı bile fark ediyor.
Kusura bakmayın ama arada bariz bir fark gözle görünür şekilde oluyor.
Lisede hedefi olup disiplinle çalışan iyi bir yer kazanan ve kendi gibi iyi eğitim almış insanlarla eğitim alan bir insanla liseden sonra ancak önlisansa yerleşen biri denk değil. Ki bu gözle görülür bir şekilde fark demek.
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
 
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
Kendilerini kötü hissettikleri için hemen savunma moduna geçiyorlar.
 
Komplekse neden gireyim?Benim eğitim durumumu nereden biliyorsunuzda bu kanıya vardınız,ayrıca neden komik olayım okuduğun okul ile evlilikteki denkliğin ne alakası var?Bu tamamen ayrımcılık kim böyle birşey yaparki,ben şuradan mezun oldum dengim değilsin gibi bir bakış açısını neye dayanarak savundunuz,aşırı derecede komik bir durum artı okuduğunuz bölüm standart bir bölüm ise sınıfsal bir fark elbetteki yaratmaz,ben insanlara sizin gözünüzden bakamam ben şu bölümü bitirdim kimse dengim değil diyemem,komik olan cidden sizsiniz keşke görebilseydiniz,tanıdığım bazı lise mezunu insanların yanında 10 üni bitirse konuşamayacak insanlar var okuldaki eğitim mesleki eğitim sadece,şunu kabul edin artık okul size mesleki açıdan artı katar gerisi siz ne iseniz o sunuz boşuna triplere girmeyin...
Bağlaçları doğru yazalım lütfen eğitimli hanımefendi lol 😜
 
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda
 
Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda
Bir de eğitimi, denkliği savunanlar sanki insanlığa önem vermiyor gibi demagoji ve rollenmelere girmeleri :KK53:
“on üniversite mezunu edecek lise mezunları”
Bu yine iyi, geçen biri bi konuda haklı çıkmak için diyor ki "en az 10 tane kadın doğum uzmanı tanıdığım var" 😂😂 kendisi sağlıkçı değildi bu arada, öyle biliyorum yani :KK53:
 
Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda

Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.
 
Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar
Hıhı evet, tüm sanata aşık, kültürlü insanlar eğitimsiz kalmayı tercih ederken eğitim alanlar ot 😆
Eğitimi bu kadar aşağı görmek de sın on senenin işi. Malum iktidarın etkisiyle olan bir şey daha ziyade.
Fakat üniversiteler sadece mesleki eğitimin verildiği yerler de değildir. Ben mezun olalı çok oldu gerçi de okuduğum dönemde tüm sanat festivallerini takip ederdik arkadaşlarla. Uçan süpürge, if gibi.
Aynı şekilde eğitime önem verip şartlar gereği okumayan insanlar istisnadır. Geneli okumayı sevmediği için okumaz. Bu kadar basit.
Kitap alımı da üniversite mezunlarında daha fazladır.
İstatistik olarak bakarsanız iyi okullarda okuyan insanlar daha kendini geliştirmiş olur. İstisnai üç beş örnek bunu değiştirmez.
 
Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.
Lise mezunu olup kendini geliştirmeye çalışan, okuyan kadın gördüm de erkekler nerede tam olarak? Bu bahsettiğim kadınlarda yaşça daha büyük, zamanında aile,çevre faktörlü okuyamamış olanlar.

Cidden soruyorum yani şöyle çok düşünmeden birebir tanıdığınız ve lise mezunu, dediğiniz tarzda kaç erkek var?
Burada okuyorum ama bana şehir efsanesi gibi geliyor, okumadan kendini yetiştiren erkek modeli. Zaten okumaya, kendini geliştirmeye kadınlar daha yatkın bizim toplumda. Erkeklerin okumamışının ortalaması da belli.

Her üniversite okuyan kültür, sanat konularına meraklı değilse de, kültür sanata merakı olanların çoğu eğitimli insanlardır. Mesele sadece kültür sanat da değil tabi.
İstisnalar üzerinden yüksek lisans mezunu bir mühendisle, önlisans mezunu birinin denk olduğunu iddia etmek çok zorlama.
 
Her şehirde üniversite olması, hepsinin üniversite eğitimi verdiği anlamına gelmiyor. İlk 10'da sayılan devlet-vakıf üniversitelerinde eğitim alan-mezun olan ile çorum'daki amasya'daki denk değil. Kimse de kusura bakmasın buna.

Üniversite okurken sadece müfredattaki derslerden başarılı olmuyoruz, üniversitelerin sosyal etkinliklerine de katılıyoruz, daha 19 yaşında kendi okulumuzdan mezunlarla iletişimde kalıp network oluşturuyoruz. Stajlar yapıyoruz. Üstelik belirli bir düzen disiplin kazanıyoruz. Her şey bir yana derslere giren hocalar bile farklı.

Çorum'daki bilgisayar mühendisliğinin müfredatı türkçe ve ders sayısı oldukça az.

Aynı sıfatı alıyor olmaları, aynı bilgi donanıma sahip olacakları anlamına gelmiyor gerçekçi olmak gerek.
Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.

Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda

Hıhı evet, tüm sanata aşık, kültürlü insanlar eğitimsiz kalmayı tercih ederken eğitim alanlar ot 😆
Eğitimi bu kadar aşağı görmek de sın on senenin işi. Malum iktidarın etkisiyle olan bir şey daha ziyade.
Fakat üniversiteler sadece mesleki eğitimin verildiği yerler de değildir. Ben mezun olalı çok oldu gerçi de okuduğum dönemde tüm sanat festivallerini takip ederdik arkadaşlarla. Uçan süpürge, if gibi.
Aynı şekilde eğitime önem verip şartlar gereği okumayan insanlar istisnadır. Geneli okumayı sevmediği için okumaz. Bu kadar basit.
Kitap alımı da üniversite mezunlarında daha fazladır.
İstatistik olarak bakarsanız iyi okullarda okuyan insanlar daha kendini geliştirmiş olur. İstisnai üç beş örnek bunu değiştirmez.

Ben üniversitelerle ilgili bakış açımı yukarıda paylaşımda açıklamıştım, tekrar alıntıladım. Ve tekrar aynı şeyi yazıyorum: Fakültelerdeki eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Çok iyi, hatta çok iyinin bir tık altı üniversiteler donanımlı birey yetiştirir bu donanım sanatla ilgili asla değildir, bu bireyin tercihi, merakı ile alakalıdır.

Senin çevrende hiç düzenli kitap okuyan sanatla ilgilenen lise mezunu insan olmaması bu senin kendi sınırlı çevrenle yaptığın bir basit genelleme.

Bu ülkede yakın zamanda değil ama tiyatrolar köylere bile giderdi. Okul imkanı sınırlı insanların talebi olduğu için sayısız gösteri köy yerinde yapıldı. Yani sanat ilgisi hiçbir zaman sadece “okumuşlukla” sınırlı olmadı.

Bir insan sanatla ilgiliyse bu ilgisi üniversitede başlamaz, lise döneminde başlar. Üniversite okurken birkaç etkinliğe gitmek kimseyi sanatla ilgili kişi yapmaz. Sanatla ilgilenmek öyle bir şey değildir.


Lise mezunu olup kendini geliştirmeye çalışan, okuyan kadın gördüm de erkekler nerede tam olarak? Bu bahsettiğim kadınlarda yaşça daha büyük, zamanında aile,çevre faktörlü okuyamamış olanlar.

Cidden soruyorum yani şöyle çok düşünmeden birebir tanıdığınız ve lise mezunu, dediğiniz tarzda kaç erkek var?
Burada okuyorum ama bana şehir efsanesi gibi geliyor, okumadan kendini yetiştiren erkek modeli. Zaten okumaya, kendini geliştirmeye kadınlar daha yatkın bizim toplumda. Erkeklerin okumamışının ortalaması da belli.

Her üniversite okuyan kültür, sanat konularına meraklı değilse de, kültür sanata merakı olanların çoğu eğitimli insanlardır. Mesele sadece kültür sanat da değil tabi.
İstisnalar üzerinden yüksek lisans mezunu bir mühendisle, önlisans mezunu birinin denk olduğunu iddia etmek çok zorlama.

Tahin Helva, senin ve diğer üyelerin doğrusu bu kadar sınırlı çevreleriniz olmasına çok şaşırdım bu konudaki mesajlarda.

Benim dedem ilkokul mezunu bile değil, dayılarım akşam lisesi mezunu, örgün öğretimin bir parçası olmayan insanlar. Dedem özellikle Türk sanat müziğine, Türk edebiyatına çok ilgilidir. Üç dayım ise, edebiyata ve sinemaya çok meraklıdır, üçü de yaşları olmadan ellerine para geçtikçe yurtdışına gittiler, gezmedikleri müze kalmamıştır, buna uzakdoğu dahil. Ki bunlar doğulu erkekler.

Bir başka tanıdığım var lise mezunu, bankadan emekli oldu adam şuan 65 yaşında vardır, adam mezun olunca resim kursuna yazıldı, koroya gidiyor hatta.

Kendi sınırlı çevrenizden basit genellemeler yapıyorsunuz bunlar yanlış bakış açısı taşır. Bugün belediyelerin kursları koroları ne dolu sanıyorsunuz.

Kültür sanat ilgisi ile diploma arasında bağ kurulmamalı.
 
Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.
Hadi ya, tıp fakültelerinde TSM, hukuklarda bale eğitimi zorunlu diye biliyordum ben, yanlış mı biliyormuşum, tüh.

Dam başında saksağan vur beline kazmayı. Konuyla bağlantısı nedir bu yazdıklarınızın? Herkes biliyor zaten fakültelerdeki eğitimin içeriğini, amacını...

Israrla anlatmaya çalışılan ama sizlerin ısrarla anlamadığı şey şu,

Lisans, yüksek lisans, doktora eğitimi almak yalnızca mesleki yeterlilik, yetkinlik kazandırmakla sınırlı değil. Kişiye bir bakış açısı kazandırarak, düşünme, olayları anlama, kavrama, sebep sonuç ilişkisi kurma, değerlendirme yapma... gibi kişisel becerilerini geliştirme imkanı da tanıyor. Böylece kişilerin hayatın farklı yönlerini keşfetmesi, farklı disiplinlere merak salması daha olası hale geliyor. Kısacası hayatın farklı güzellikleriyle tanışmak, onları merak edebilmek için bir basamak görevi de görüyor eğitim.

Konuyu sadece sanata, tiyatroya, sinemaya indirgeyerek saptırıyorsunuz. İnsanların anlattığı şey bambaşka.
 
Her şehirde üniversite olması, hepsinin üniversite eğitimi verdiği anlamına gelmiyor. İlk 10'da sayılan devlet-vakıf üniversitelerinde eğitim alan-mezun olan ile çorum'daki amasya'daki denk değil. Kimse de kusura bakmasın buna.

Üniversite okurken sadece müfredattaki derslerden başarılı olmuyoruz, üniversitelerin sosyal etkinliklerine de katılıyoruz, daha 19 yaşında kendi okulumuzdan mezunlarla iletişimde kalıp network oluşturuyoruz. Stajlar yapıyoruz. Üstelik belirli bir düzen disiplin kazanıyoruz. Her şey bir yana derslere giren hocalar bile farklı.

Çorum'daki bilgisayar mühendisliğinin müfredatı türkçe ve ders sayısı oldukça az.

Aynı sıfatı alıyor olmaları, aynı bilgi donanıma sahip olacakları anlamına gelmiyor gerçekçi olmak gerek.

Hadi ya, tıp fakültelerinde TSM, hukuklarda bale eğitimi zorunlu diye biliyordum ben, yanlış mı biliyormuşum, tüh.

Dam başında saksağan vur beline kazmayı. Konuyla bağlantısı nedir bu yazdıklarınızın? Herkes biliyor zaten fakültelerdeki eğitimin içeriğini, amacını...

Israrla anlatmaya çalışılan ama sizlerin ısrarla anlamadığı şey şu,

Lisans, yüksek lisans, doktora eğitimi almak yalnızca mesleki yeterlilik, yetkinlik kazandırmakla sınırlı değil. Kişiye bir bakış açısı kazandırarak, düşünme, olayları anlama, kavrama, sebep sonuç ilişkisi kurma, değerlendirme yapma... gibi kişisel becerilerini geliştirme imkanı da tanıyor. Böylece kişilerin hayatın farklı yönlerini keşfetmesi, farklı disiplinlere merak salması daha olası hale geliyor. Kısacası hayatın farklı güzellikleriyle tanışmak, onları merak edebilmek için bir basamak görevi de görüyor eğitim.

Konuyu sadece sanata, tiyatroya, sinemaya indirgeyerek saptırıyorsunuz. İnsanların anlattığı şey bambaşka.

Alıntıladığın mesajım lise mezunu olup asla sanatla ilgilenen birini görmediğini iddia eden kişiye cevaptı. Üstelik benim cevaplarımın hepsi, lise mezunları sanatla ilgilenmez genellemesi yapanlara eleştiri.

En üste üniversitelerle ilgili bakış açımı yazmıştım. Senin yazdığın gibi üniversiteler evet farklı ilgi alanlarına ilgi duyulmasını olası hale getirir ama mutlak değildir, olasıdır, bireyin ilgisine merakına bağlıdır.
 
Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var.

hayır yok. hepimiz 30lu 40lı yaşlarda hanımlarız burada, genç de değiliz tecrübesiz olalım.

belki uzak bir kuzey ülkesinde olabilir. ama Türkiyede yok.
 
Lise mezunu olup kendini geliştirmeye çalışan, okuyan kadın gördüm de erkekler nerede tam olarak? Bu bahsettiğim kadınlarda yaşça daha büyük, zamanında aile,çevre faktörlü okuyamamış olanlar.

Cidden soruyorum yani şöyle çok düşünmeden birebir tanıdığınız ve lise mezunu, dediğiniz tarzda kaç erkek var?
Burada okuyorum ama bana şehir efsanesi gibi geliyor, okumadan kendini yetiştiren erkek modeli. Zaten okumaya, kendini geliştirmeye kadınlar daha yatkın bizim toplumda. Erkeklerin okumamışının ortalaması da belli.

Her üniversite okuyan kültür, sanat konularına meraklı değilse de, kültür sanata merakı olanların çoğu eğitimli insanlardır. Mesele sadece kültür sanat da değil tabi.
İstisnalar üzerinden yüksek lisans mezunu bir mühendisle, önlisans mezunu birinin denk olduğunu iddia etmek çok zorlama.

kesinlikle, süper tespit. erkekler "telefonunu çıkar yeenim" dayıları tamamen. kadınlar okuyor, onlar da zaten geçmişte imkanı olsa yüksek öğrenim almış olacak olan insanlar.
 
Bir insanın tacizci olup olmadığının ayrımını yüksek lisansımla yapamam çünkü tez konumda tacizciyi nasıl tanırsınız diye bir konu üzerine çalışmadım. Merak ediyorsunuz sanırım bu kadar çok üstüne düştüğünüze göre konum blokzinciriydi 😅hatta ekliyorum şu anda da yine yeni bir tez yazıyorum ve biliyor musunuz düne kadar hala taciz olduğunu anlayamamıştım 🙊 ayrıca aynı eve girdiğimde oturup sohbet edemeyeceksem öğretim farkından dolayı böyle bir evlilik tercih etmek istemem. İkisi arasında fark var. Tutkulu da demediğimi belirtmeme rağmen hala devam etmeniz garip geliyor. Eşiniz astsubay sanırım ya da siz önlisans mezunusunuz. Ama sakin olun lütfen sizinle alakalı bi konu değil.
blokzincir :) ...blokzincirdi...
 
vakti zamanında görücü usulü görüştürüldüğüm bir "yüksek mühendis" vardı onu hatırladım. ben 25, o 35 falandı. adam rahat rahat utanmadan "kitap okumam hiç sevmem" demişti, bunu bu kadar rahat söylemesine inanılmaz şaşırmıştım. e yükseği nasıl yaptınız dedim, yaptık bir şekilde dedi. gururla. meğer başka yüksek yerlerle bağlantılıymış. o zaman aklım almadıydı, şimdi haberlerden öğreniyoruz nasıl yapıldığını bu işlerin.

erkeğin "okumuşu" bile böyleyken, lise mezununa niye baksın bu kız ya.
 
Bir de eğitimi, denkliği savunanlar sanki insanlığa önem vermiyor gibi demagoji ve rollenmelere girmeleri :KK53:
“on üniversite mezunu edecek lise mezunları”
Bu yine iyi, geçen biri bi konuda haklı çıkmak için diyor ki "en az 10 tane kadın doğum uzmanı tanıdığım var" 😂😂 kendisi sağlıkçı değildi bu arada, öyle biliyorum yani :KK53:
Konuyu hatırladım vajina mı vulva mı tartışmasıydı hanımefendiyi dış genital bölgenin vulva olduğuna ikna edemedik. Bir kadın doğumcu üye ile birlikte vulva olduğunu savunduk ama onun 10 tane kadın doğumcu tanıdığı varmış galip geldi 😂
 
blokzincir :) ...blokzincirdi...
Yapmayın Allah aşkına 😅 çalıştığım konuda bari ahkam kesmeyin. 3 tane profesör vardı savunmamda onlar bi şey demedi ama siz mükemmel İngilizcenizle burada ders veriyorsunuz öyle mi? Yazmadan önce bari gidip bi baksaydınız neymiş Türkçesi.
 
Back
X