Eş ailesi nedeniyle evliliğimi benimseyemiyorum

Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Böyle bir ailesi olan adamı altın olsa evime sokmam, çünkü eninde sonunda o düzen bozulur o sevgi saygı biter.Akıllı ve iradeli bir adam olsa bunları hiç yaşamazdınız Şimdi siz sakin olup alttan aldığınız için eşinizle evlilik sürüyor,siz yeter dediğinizde o da annem babam diyecek ve ne uğruna bu yola girdiğiniz gördükçe kafanızı taşlara vuracaksınız Bazı şeyler başından bellidir ama bazı kadınların evlilik romantizmi gerçekleri görmesini engeller,sonra saçma bir şekilde neden diye sorarlar......
 
Evet doğru, aile çok çok önemli bir faktör. Ben bu kadar kötü niyetli olduklarını fark edemedim maalesef. Çünkü çevrelerine karşı çok iyi oynuyorlar, bütün hayatlarını bu role adayabilecekleri aklımın ucundan geçmezdi. Ben de birçok şeyi aslında neden/nasıl yaptıklarını evlendikten sonra, evlerinin içine girince anladım. Öncesinde bu resmi bu kadar net tarif edemezdim. Şu anda hiçbir şeyi alttan almıyorum, bir süre önce bıraktım uyumlu olmayı. İleride kafamı taşlara vurmamak için şu anda süreci değerlendirip nasıl hareket etmem gerektiğini planlamaya çalışıyorum. Eşim düzelme gösterirse ve bunun kalıcı olacağını kanıtlarsa devam ederim, değilse de biter ve bu da benim için dünyanın sonu değil.
 
Bitmeye mahkum bir evlilik. Çok tanıdık bu senaryo. Erkekler boşanma lafını ilk duyduklarında her şeyi kabulleniyorlar. Kısa bir süre sonra bu fikre onlarda alışmaya başlıyor hatta daha önce affedildikleri için yine affedilebileceklerini düşündüklerinden kolayca daha büyük hatalar yapıyorlar. Ne kadar ailesinin karşısında sizin yanınızda gibi görünse de içten içe ailesine haksızlık yaptığınızı düşünerek dolduruyor kendini. İlk fırsatta da o zehiri döküyor ve siz şok oluyorsunuz. Aslında size hiç hak vermediğini sadece gönlünüz olsun diye yanınızda olmaya çabaladığını anlıyorsunuz. Çünkü sizi bu konuda gerçekten anlayan birisi olsaydı olaylara sizden önce kendisi tepki verir ve olacakları engellemek için harekete geçerdi. Önce sizin haksız olduğunuzu söyleyip sizi razı etmeye çalışıyor siz kabul etmeyip tepki gösterince mecburen sizi tutuyor. Çünkü anne baba çok baskın olunca eşiniz sadece kabullenmeyi öğrenmiş tepki göstermeyi değil. Şimdiye kadar aldığım en önemli hayat dersi bir insanın huyunun değişmediği, ikincisi de bir erkeğin ailesi problemliyse o erkeğin er ya da geç mutlaka ailesini haklı görüp o evliliğin bittiği. (gelinlikle girer kefenle çıkarım diyen kadınlardan olmaması şartıyla)
 
Bitmeye mahkum bir evlilik. Çok tanıdık bu senaryo. Erkekler boşanma lafını ilk duyduklarında her şeyi kabulleniyorlar. Kısa bir süre sonra bu fikre onlarda alışmaya başlıyor hatta daha önce affedildikleri için yine affedilebileceklerini düşündüklerinden kolayca daha büyük hatalar yapıyorlar. Ne kadar ailesinin karşısında sizin yanınızda gibi görünse de içten içe ailesine haksızlık yaptığınızı düşünerek dolduruyor kendini. İlk fırsatta da o zehiri döküyor ve siz şok oluyorsunuz. Aslında size hiç hak vermediğini sadece gönlünüz olsun diye yanınızda olmaya çabaladığını anlıyorsunuz. Çünkü sizi bu konuda gerçekten anlayan birisi olsaydı olaylara sizden önce kendisi tepki verir ve olacakları engellemek için harekete geçerdi. Önce sizin haksız olduğunuzu söyleyip sizi razı etmeye çalışıyor siz kabul etmeyip tepki gösterince mecburen sizi tutuyor. Çünkü anne baba çok baskın olunca eşiniz sadece kabullenmeyi öğrenmiş tepki göstermeyi değil. Şimdiye kadar aldığım en önemli hayat dersi bir insanın huyunun değişmediği, ikincisi de bir erkeğin ailesi problemliyse o erkeğin er ya da geç mutlaka ailesini haklı görüp o evliliğin bittiği. (gelinlikle girer kefenle çıkarım diyen kadınlardan olmaması şartıyla)
Eşim anne ve babasını körü körüne savunmuyor, en çok kendilerine ayıp ettiklerini söylüyor, aklına geldikçe üzülüyor ama iletişimlerinin problemli olduğunu kabul edip unutmak istiyor (asıl sorun bu). Yani temeldeki saygı ve sevgi sorununu iletişim problemine indirgiyor çünkü kendilerini sevmedikleri ve saymadıklarıyla yüzleşecek cesareti yok.

Anne ve babasıyla özelde görüşmüyor, ben birkaç haftalığına memlekete ailemin yanına gittiğimde mesela ev yakın olmasına rağmen yanlarına gitmiyor çaya çorbaya. Evin en büyük çocuğu, bu zamana kadar alışılagelmiş bir düzen söz konusu. Yapılacak bir şeyler olduğunda, koşturacak adam gerektiğinde, evlerine kalabalık bir misafir geldiğinde, yani ya yapılacak işleri ya da kandıracak birileri olduğunda bir araya geliniyor. Benden de aynısını yapmamı bekliyorlar, yapmayınca beni sorunlu ilan ediyorlar. Mesela insanlar varken eşimin annesi bana karşı aşırı sıcak davranıyor, sürekli benim yanımda oturmaya çalışıyor, bana bir şeyler ikram ediyor, övüyor. İnsanlar ayrılır ayrılmaz suratıma bile bakmıyor, konuşmayı kesiyor, tamamen yok sayıyor. Ben mesafeli ve soğuk davrandığımda ise insanlar sorunun bende olduğunu zannediyorlar normal olarak. Eşim tepki veriyor ama bir ay sonra yine aynı döngüye giriyoruz. Annesi eşimi özelde değil kalabalık içerisinde arıyor ki hem insanlar araları iyi diye görsün hem de eşim sesini çıkarıp annesinin isteklerine itiraz edemesin. Böyle bir akıl oyunu işte. Ben de kişiliğimize, evliliğimize saygı duyulup adam yerine bile konmadığımız halde elaleme oynamayı, aramız çok iyi yalanlarını sürdürmeyi, o gerilimin içerisinde kalmayı kabul etmiyorum. Bu saçma sapan aile ilişkileri beni rahatsız ediyor. Eşim istediği kadar görüşsün ama bunu normal bir şeymiş gibi benden istemelerini kabul etmiyorum.

Boşanma lafını eden de kendisiydi ve o değil ben artık boşanma fikrine alışmaya başladım. Hem bireysel hem de çift terapisine başlamayı kabul etti, bakalım altından daha neler neler çıkacak. Eğer sevilmediği ve sayılmadığı (ve bunun olma ihtimalinin bulunmadığı) gerçeğiyle yüzleşir ona göre tavır alırsa ve kendisini ayrıştırmayı becerebilirse devam ederim. Olmazsa da kendi ailesi kendi imtihanı, ben artık yokum. Psikolojim çok yıprandı bu ruh hastalarını izlemekten. Kefenle falan da çıkmam evden, boşanma davasına bile gelinlikle giderim görürler asıl deli kim.
 
Eşinizin ailesi belli ki geçimsiz kötü niyetli insanlar o net o konuda yapılacak bir şey yok amaaaa eşinizin daha evliliğin ilk aylarında dahi size hakaret edip defol filan demesi çok kabul edilir bir şey değil bence asıl mesele bu
 
Eşinizin ailesi belli ki geçimsiz kötü niyetli insanlar o net o konuda yapılacak bir şey yok amaaaa eşinizin daha evliliğin ilk aylarında dahi size hakaret edip defol filan demesi çok kabul edilir bir şey değil bence asıl mesele bu
Evet bu doğru, eşimin ailesiyle ilgili temel problemi anlattım bir önceki yorumumda. Eşimin benimle ilişkisinde de dediğiniz gibi kavgada tehdit dili kullanması, aile problemlerini benim sorunum haline getirmesi en büyük problemlerimiz. Nereden baksam elimde kalıyor maalesef.
 
Sonu baştan belli bir evlilik olmuş, ruh sağlığınızı korumak ve ileride sağlıklı ilişkiler kurabilmek adına boşanma seçeneğini gündeminize alsanız iyi olur.
 
Sonu baştan belli bir evlilik olmuş, ruh sağlığınızı korumak ve ileride sağlıklı ilişkiler kurabilmek adına boşanma seçeneğini gündeminize alsanız iyi olur.
Teşekkür ederim, şu anda gündemimde. İleride keşke dememek için terapi deneyeceğiz. Bakalım hayat ne gösterecek.
 
Evet bu doğru, eşimin ailesiyle ilgili temel problemi anlattım bir önceki yorumumda. Eşimin benimle ilişkisinde de dediğiniz gibi kavgada tehdit dili kullanması, aile problemlerini benim sorunum haline getirmesi en büyük problemlerimiz. Nereden baksam elimde kalıyor maalesef.
Eşinizin psikolojisi de ailesi yüzünden bozulmuş kendisine saygı duyulmadığını düşünüyor bir erkek olarak bu onu daha da hırçın hale getirmiş. Sizin bunlara şahit olmanız erkeklik gururunu incitmiş. Eşinin gözünde güçlü görünmek istiyor fakat ailesi her defasında bunu baltalıyor ve o da bunu en yakınında olan size aksettiriyor. Onu da anlamak lazım. Ailesinden daha uzak bir yere taşının mümkün olduğunca iletişim kurmayın aileyle ona sevginizi ve saygınızı gösterin kendini güçlü ve saygın hissetsin. Tüm bunlara rağmen yine de tartışma ve kavgalarınız devam ederse, size saygısızlık yaparsa boşanmayı düşünün.
 
Eşinizin psikolojisi de ailesi yüzünden bozulmuş kendisine saygı duyulmadığını düşünüyor bir erkek olarak bu onu daha da hırçın hale getirmiş. Sizin bunlara şahit olmanız erkeklik gururunu incitmiş. Eşinin gözünde güçlü görünmek istiyor fakat ailesi her defasında bunu baltalıyor ve o da bunu en yakınında olan size aksettiriyor. Onu da anlamak lazım. Ailesinden daha uzak bir yere taşının mümkün olduğunca iletişim kurmayın aileyle ona sevginizi ve saygınızı gösterin kendini güçlü ve saygın hissetsin. Tüm bunlara rağmen yine de tartışma ve kavgalarınız devam ederse, size saygısızlık yaparsa boşanmayı düşünün.
Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. Tespitinizde haklısınız. Ben de en başta ona saygı ve sevgi gösterirsem her şeyin yoluna gireceğini düşündüm. Bazı şeyler yoluna girdi dediğiniz gibi ama şiddetli kavgalarda iplerin elinde bulunduğundan emin olmak için mevzuyu ayrılığa getirdi. Belki de kendince beni test ediyor. Terk eder miyim diye yokluyor çünkü ailesi benim annem ve babam boşandığı için ilk fırsatta boşanıp onu terk edeceğime, aile nedir bilemeyeceğime veya eğitim seviyemle onu ezip adam yerine koymayacağıma dair çok fazla telkinde bulunmuş arkaplanda. Annesi psikolog bu arada ve eşimi evlilikten vazgeçirememiş ama böyle zehirleyerek, güvensizlik aşılayarak evlendirmiş.

Eşim erkeklik gururunun incindiğini ve evlilik içerisinde kendisine saygı duyulduğunu hissetmediğini dile getiriyor kendisini savunurken (sizin tespitinizde olduğu gibi). Bu konuda haklı da. Bütün bu süreçlerdeki başarısız koruma çabaları, şamar oğlanı gibi gördüğü muamele bende kriz anlarında onun çocuk gibi olduğuna dair bir algı uyandırdı, denk olduğumuzu düşünemez bir noktaya geldim. Saygımı ve güvenimi kaybettim, bunları da geri yerine koyamıyorum.

Günlerdir pişmanlığını dile getiriyor, ne istersem yapıyor, affedeyim diye çok çabalıyor. İçimde hiç umut kalmadı, güvenmedikten sonra sevse ne olur... Bu noktada dediğim gibi terapi işe yaramazsa kendimi korumak için ayrılmaktan başka bir seçeneğim kalmıyor. Terapi sürecinde eğer eşimin iyi niyetli olduğuna ve değişebileceğine dair inancım oluşursa devam ettirmek için ben de çaba göstereceğim.
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Ay bana bir şeyler oluyor. Kültürlü ama cahil davranışlar sergileyen bir aile. İşiniz zor imam nikahı istememek sizi araması. Altınları istemeleri eşya yeniletmeleri. Bnaa pek devam edebilecek gibi bir ilişki gelmedi. Bilemiyorum.
 
Ay bana bir şeyler oluyor. Kültürlü ama cahil davranışlar sergileyen bir aile. İşiniz zor imam nikahı istememek sizi araması. Altınları istemeleri eşya yeniletmeleri. Bnaa pek devam edebilecek gibi bir ilişki gelmedi. Bilemiyorum.
Öyle maalesef, en kötüsü de kendilerini çok haklı görüyorlar. Ailesiyle tamamen görüşmeyi kestim, eşim görüşürse de kendisi bilir. Beraber terapiye başlıyoruz, bakalım bir faydası olabilecek mi....
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Bacım yarısına kadar okudum allah sana sabır versin, belli ki sevip evlenmişsin. Şimdi önemli ipucu şu; eşin bu ailede bir ezilmiş, yok sayılmış, ne yapsa onların istediği gibi olmadığı için duygusal kopukluk var. Senin yapacağın iş şu eşini kendi tarafına çekmek, zeki ve eğitimli kızsın. Kendini biraz farklı yönde geliştir. Yani cinsellik konusu. Bu konu önemli. Ne alaka deme? Duygusal bağınızı bu arttıracak. Eşin sana düşkün oldukça ipler sende olacak, eşinin suyuna göre gideceksin. Onu öveceksin, onunla gurur duyduğunu beyan edeceksin, arada bir birlikte yemek yapın örnek veriyorum mısır patlatın eşin karıstırmasına izin ver. Sonra da onun sonucu senin ne kadar mutlu ettiğini, onun bir şeyler başarıp senin takdir ettiğini görsün. Sen arkasında dur. Mesela ailenin kızdığı ama eşinin tutkun olduğu bir aktivite vardır ; ona o konuda bir hediye al. Örnek veriyorum bilgisayar oyunudur, onunla ilgili bir kupa hediyesi. Sürekli pohpohla. Buna eşin alışacak ve senin yanında kendine güvenecek. Her konuda bu sefer sana çekilmeye başlayacak. Bu sırada kayınvaliden evlilik hakkında senden bilgiler sızıntı almak isteyecek, asla anlatma. Hiçbir şey bahsetme. Rutin hayatınız olduğunu iyi gittiğini de. Başka bilgi asla verme. Şunu aldık, bunu yaptık deme. Eşin duygusal yakınlık artacak ve eşin sana güvenmeye başladıkca bu sefer onların etkisinden çıkacak. Çünkü onlar onu mutsuz ettiğini anlayacak, bu sürecte seninle aile olduğunu anladıkca onlarla farkında olmadan mesafe koyucak, sınır cizicek. Sen dediğimi uygula biraz sabır gerektiriyor ama zekice hamle yapmalısın
 
Merhabalar
Bende şu konuya takıldım,
Ailesinin borçları için büyük hatta bir çok kişinin yapmayacağı, hayatını etkileyecek bir karar vermiş,okulu dondurmuş, bırakmış yani,
Bu aile çocuklarından böyle bir fedakarlık gördüyse, maalesef ömür boyu beklentide olur,eşiniz de kendini kurtarıcı gibi hissetmiştir,ve her ihtiyaç olduğunda imdat kolu gibi eşinizi çekistirmeye devam ederler,maddi manevi eşinizim onlara verdiği çabayı özlüyor onlar, aslında en büyük sorun bu, alışmışlar devamını bekleyecekler, hastalık var yaşlılık var, boşanın demem ama, onların çıkaracağı her türlü zıkkıma hazırlıklı olmak zorunda kalmak çok zor,Allah yardımcınız olsun.
 
Bacım yarısına kadar okudum allah sana sabır versin, belli ki sevip evlenmişsin. Şimdi önemli ipucu şu; eşin bu ailede bir ezilmiş, yok sayılmış, ne yapsa onların istediği gibi olmadığı için duygusal kopukluk var. Senin yapacağın iş şu eşini kendi tarafına çekmek, zeki ve eğitimli kızsın. Kendini biraz farklı yönde geliştir. Yani cinsellik konusu. Bu konu önemli. Ne alaka deme? Duygusal bağınızı bu arttıracak. Eşin sana düşkün oldukça ipler sende olacak, eşinin suyuna göre gideceksin. Onu öveceksin, onunla gurur duyduğunu beyan edeceksin, arada bir birlikte yemek yapın örnek veriyorum mısır patlatın eşin karıstırmasına izin ver. Sonra da onun sonucu senin ne kadar mutlu ettiğini, onun bir şeyler başarıp senin takdir ettiğini görsün. Sen arkasında dur. Mesela ailenin kızdığı ama eşinin tutkun olduğu bir aktivite vardır ; ona o konuda bir hediye al. Örnek veriyorum bilgisayar oyunudur, onunla ilgili bir kupa hediyesi. Sürekli pohpohla. Buna eşin alışacak ve senin yanında kendine güvenecek. Her konuda bu sefer sana çekilmeye başlayacak. Bu sırada kayınvaliden evlilik hakkında senden bilgiler sızıntı almak isteyecek, asla anlatma. Hiçbir şey bahsetme. Rutin hayatınız olduğunu iyi gittiğini de. Başka bilgi asla verme. Şunu aldık, bunu yaptık deme. Eşin duygusal yakınlık artacak ve eşin sana güvenmeye başladıkca bu sefer onların etkisinden çıkacak. Çünkü onlar onu mutsuz ettiğini anlayacak, bu sürecte seninle aile olduğunu anladıkca onlarla farkında olmadan mesafe koyucak, sınır cizicek. Sen dediğimi uygula biraz sabır gerektiriyor ama zekice hamle yapmalısın
Tavsiyeniz için çok çok teşekkür ederim. Eşim evlilik birliğini hiçe sayan tehditkar konuşmalarını söz verdiği gibi bırakırsa o zaman böyle bir şansı verebilirim, bir de böyle deneriz. Yaşanan gerginlikler benim bedenimi bastırmama ve cinselliği ikinci plana atmama neden oluyor, o yeterince çabalayıp beni ikna edebilirse ben de çabalayacağım. Dışarıya karşı, özellikle de ailesine karşı çok temkinli, bana da sürekli gereksiz bilgi verme, iyi veya kötü bir şey bilmesinler diyor. Aslında o güvenlik duvarını kendisi örmüş ama normal ilişkiler nasıl olur bilmediği için farkında değil.
 
Tavsiyeniz için çok çok teşekkür ederim. Eşim evlilik birliğini hiçe sayan tehditkar konuşmalarını söz verdiği gibi bırakırsa o zaman böyle bir şansı verebilirim, bir de böyle deneriz. Yaşanan gerginlikler benim bedenimi bastırmama ve cinselliği ikinci plana atmama neden oluyor, o yeterince çabalayıp beni ikna edebilirse ben de çabalayacağım. Dışarıya karşı, özellikle de ailesine karşı çok temkinli, bana da sürekli gereksiz bilgi verme, iyi veya kötü bir şey bilmesinler diyor. Aslında o güvenlik duvarını kendisi örmüş ama normal ilişkiler nasıl olur bilmediği için farkında değil.
Birlikte bir cift terapisine baslayip sonrasinda bireysel olarak devam etmeniz size iyi gelebilir. Esiniz olanlarin farkinda olmayan biri degil ama durumlari yonetme konusunda yetersiz cunku belliki surekli asagilik kompleksiylede yetistirilmis “ bunuda beceremedi” gibi cumlelerle.

Cocuk dusunuyorsaniz da erteleyin bu durumlar en azindan biraz rayina oturana kadar
 
Merhabalar
Bende şu konuya takıldım,
Ailesinin borçları için büyük hatta bir çok kişinin yapmayacağı, hayatını etkileyecek bir karar vermiş,okulu dondurmuş, bırakmış yani,
Bu aile çocuklarından böyle bir fedakarlık gördüyse, maalesef ömür boyu beklentide olur,eşiniz de kendini kurtarıcı gibi hissetmiştir,ve her ihtiyaç olduğunda imdat kolu gibi eşinizi çekistirmeye devam ederler,maddi manevi eşinizim onlara verdiği çabayı özlüyor onlar, aslında en büyük sorun bu, alışmışlar devamını bekleyecekler, hastalık var yaşlılık var, boşanın demem ama, onların çıkaracağı her türlü zıkkıma hazırlıklı olmak zorunda kalmak çok zor,Allah yardımcınız olsun.
Bu konuda haklısınız, annesi ihtiyacı olduğunda kendi eşi yerine eşime koşan birisi. Ama ortada bir ihtiyaç yoksa eşimin yüzüne bakmıyorlar. Mesela, geçtiğimiz hafta annesinin ufak bir sağlık durumu oldu, devlet hastanesinde acile götürdüler ama kadın test vermeyi reddedip özele gitmek istedi. Tabii ki evde kendi eşi dururken benim eşimden götürmesini istediler, masrafları da eşime ödetmek için. Talep edilen tedaviyi sigorta karşılamadı ve çok büyük bir rakam istediler. Eşim bana sordu. Babası dururken böyle bir karar almanın eşime düşmediğini ve devlet hastanesinde de çok iyi doktorlar olduğunu kibarca söyledim. Benim kendi ebeveynlerim de ben de bir sağlık durumumuz olduğunda devlet hastanesine gidiyoruz. Kaldı ki eşimin böyle bir birikimi yok, para benim cebimden çıkacak. Ve babası top kendisine geri dönünce bu rakamı verebilecek durumda olmasına rağmen tabii ki devlet hastanesine götürdü eşini. Yani şimdiden hastalık sağlık durumlarının provasını yaşıyoruz. Sürekli yeni bir şeyle imtihan oluyoruz. Böyle böyle öğrenmek zorundalar o sınırları. Öğrenmezlerse de ben elimden geleni yaptım diyerek gönlüm rahat bir karar vermek istiyorum.
 
Birlikte bir cift terapisine baslayip sonrasinda bireysel olarak devam etmeniz size iyi gelebilir. Esiniz olanlarin farkinda olmayan biri degil ama durumlari yonetme konusunda yetersiz cunku belliki surekli asagilik kompleksiylede yetistirilmis “ bunuda beceremedi” gibi cumlelerle.

Cocuk dusunuyorsaniz da erteleyin bu durumlar en azindan biraz rayina oturana kadar
Teşekkür ederim, çok doğru. Çocuk düşünmüyoruz. Hem bireysel hem de çift terapisi alacağız. Eşim kendisini geliştirmeye kapalı değil, şimdiden değişim görüyorum ama kalıcı olmaz belki diye tedirginim. Umarım aşarız bu saçmalıkları.
 
Bu konuda haklısınız, annesi ihtiyacı olduğunda kendi eşi yerine eşime koşan birisi. Ama ortada bir ihtiyaç yoksa eşimin yüzüne bakmıyorlar. Mesela, geçtiğimiz hafta annesinin ufak bir sağlık durumu oldu, devlet hastanesinde acile götürdüler ama kadın test vermeyi reddedip özele gitmek istedi. Tabii ki evde kendi eşi dururken benim eşimden götürmesini istediler, masrafları da eşime ödetmek için. Talep edilen tedaviyi sigorta karşılamadı ve çok büyük bir rakam istediler. Eşim bana sordu. Babası dururken böyle bir karar almanın eşime düşmediğini ve devlet hastanesinde de çok iyi doktorlar olduğunu kibarca söyledim. Benim kendi ebeveynlerim de ben de bir sağlık durumumuz olduğunda devlet hastanesine gidiyoruz. Kaldı ki eşimin böyle bir birikimi yok, para benim cebimden çıkacak. Ve babası top kendisine geri dönünce bu rakamı verebilecek durumda olmasına rağmen tabii ki devlet hastanesine götürdü eşini. Yani şimdiden hastalık sağlık durumlarının provasını yaşıyoruz. Sürekli yeni bir şeyle imtihan oluyoruz. Böyle böyle öğrenmek zorundalar o sınırları. Öğrenmezlerse de ben elimden geleni yaptım diyerek gönlüm rahat bir karar vermek istiyorum.
Ama ben sizden şöyle bir vibe da aldım, (yetiştirilme veya kendini yetiştirme ile alakalı bir durum) iyi niyeti ilk baştan sezseydiniz, çok verici olurdunuz, iyi ki yüzlerini ilk baştan göstermişler, ilk başta canım cicim olup iyi niyetinizi sömürmemişler,o zaman çok üzülürdünüz,bence bu da iyi bir şey, olabildiğince çirkinleşmesinde bile bir hayır var,insanın yaptığı iyilik ve güzelliklerin önüne gerildiğine inanırım hep,sizde de böyle olmuş, inşallah göz açıp kapayıncaya kadar geçen kabuslardan olsun bu insanlar
🙏
 
Back
X