Eş Ailesinden Nefret Ediyorum.

Şu an o kadar sinirlerim bozuk ki. Duyduklarımı sindiremedim henüz ama buraya da hemen yazmak istedim. Yine çok uzun olacak sanırım.

Daha önce açtığım bir konu vardı.

Eşimle sorunlarımız. Bana bu konuda yol gösterir misiniz?

Merak ederseniz diye ekledim linkini. Özetle şöyle oldu eşimin kardeşi dükkan açarken ortak olalım dedi biz nakit para koyduk ama kendi çektiği krediye başta bizi de ortak etti. Yani bizim aylık kar almamız gerekirken kardeşi kredi çekerek ortak olduğu için onun borcunu birlikte ödüyorduk. Ben itiraz ettim eşimle kavgalar ettim ve kardeşinden aylık hakkımızı istemeye ikna ettim. Kardeşine aylık bizim payımıza düşeni vermesi gerektiğini söyledi ve ayda 4 bin para gelmeye başladı. Bu parayı sadece 3 ay verdi. 4.ay ben işe başladım diye bi anda ne hikmetse dükkanın işleri kötüye gitti ve para vermemeye başladı.

Konuda olayların ne kadarını yazdım hatırlamıyorum şu an ama biz olayların devamında şöyle şeyler yaşadık. Eşim işten çıkarıldı. Küçük bir çocuğumuz var. Aylık ödememiz gereken bir kredimiz vardı. Ben de yarı zamanlı çalıştığım için 6 bin gibi bir ücret alıyordum. Eşim de 4 bin küsür işsizlik maaşı. Bu şekilde aylarca idare etmeye çalıştık. Eşim kardeşine bana ya ortaklıktan payımı ver ben çekileyim ya da aylık kardan payımı ver dedi. Kardeşi de dükkanı satılık ettik satılınca paranı vereyim dedi tamam dedik. Bizi birkaç ay da böyle oyaladı. Bu süreçte tabi asla aylık payımızı alamıyoruz. Üstelik asgari 5500₺ iken kendisi 10 bin maaş alıyor ordan ve bunu kendisi belirliyor kimseye sormadan. Ben üç kuruşa çalışıyorum eşim işsiz bi de geçmiş karşımıza diyor ki asgariye zam geldi ama kendime hala zam bile yapmadım. Beyinsiz.

Neyse bir süre sonra eşim yine satılmıyorsa benim payımı ver o zaman ben aradan çıkayım dedi. O da güya çıkma yıl sonunu bekle para kazanırsın demiş. Eşim de çıkmayacaksam bari aylık kredimi öde hakkım olanı versen zaten bu kadar zorlanmayacağım demiş. Eğer aylık halkımı vereceksen çıkmayacağım demiş. Kardeşi de dükkanın işleri kötü ödeyemem demiş. Ben sana payını vereyim demiş. o günkü dükkanı satılık ettikleri değerden dükkanın ortak borçlarını düşüp bize 170 bin gibi bir rakam çıkardı. Yani dükkan 1 milyon 400 bine satılacaktı. Borçları düşünce kalan parayı da 3 e böldüler ortak sayısına. Ve bize o para düştü. 100 bini mayısta verdi geriye kalanı da en geç temmuzda vereceğini söyledi. Ve temmuzun son gününe kadar bekletti bizi. Kalan 70 bini temmuzun sonunda verdi.

Tabi ben o süreçte kafayı yedim delirdim parayı resmen pula çevirdi. Üstelik dükkanı satmaktan da vazgeçtiler çünkü iyi kazanıyor adım gibi emindim. Amacı bizi çıkarmaktı. Zaten başta nakite ihtiyacı olduğu için bizi ortak etmişti. Dükkan da işler kötü diye diye bizi sürekli oyaladı paramıza değer kaybettirdi ve üç kuruşla ortada bıraktı. Bir de bize parayı vermek için babasının üzerinden kredi çekmiş bilmiyorum doğru mu değil mi. Eşim de madem aylık kredi ödeyeceksin babama kredi çekeceğine benim kredimi ödeseydin ben de ortaklıktan çıkmasaydım demiş. O da ama sen paranı istedin ben de çektim verdim demiş.

Son olarak bu akşam eşimin kuzenine gittik. Kuzenin eşi de ayrı bir olay zaten onu da anlatacağım. Bana direkt X araba almış dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Eşimin kardeşi güya işleri kötü giden dükkana rağmen kendisine araba almış. Üstelik arabayı çok uzun süre önce almış ve ben yeni duyuyorum. Düşünsenize eşimin annesi babası bile asla araba lafı etmiyor. Çünkü onlar da yapılan haksızlığın farkındalar başından beri ama tabi ki paradan yanalar. Dükkandan her şey bedava geliyor üstelik bir de para geliyor. Resmen bizden bunu gizlemişler. Çünkü kv normalde bir çöp bile alsa on defa söyler yeni aldık diye. Belli ki bu araba özenle gizlenmiş.

Yani o kadar sinirlerim bozuk ki. Kime ne diyeyim bilmiyorum. Bir taraftan diyorum ki boşver hepsi Allah’ından bulsun. Hakkımı asla helal etmiyorum ve elbet bir yerden bunun acısı çıkar diye kendimi avutmaya çalışıyorum ama yok.

Eşime de ayrı kızgınım. Hem olayları en başından bu noktaya getirdiği için, pasif davrandığı için. Hem de bu araba mevzusunu benden önce duymuş ama bana söylememiş. Kuzeninden dönerken arabada sordum duydum ben de ama canım sıkıldı bir şey demek istemedim sana dedi. Çünkü biliyor tepki göstereceğimi.

Bir de bunların üzerine kuzeninin eşi de başıma bela olacak herhalde. Şehir dışında yaşıyorlardı buraya tayin oldular. Normalde öyle çok iletişimimiz yoktu telefonda. Ancak geldiklerinde bir iki görüşürdük. Şimdi buradalar diye sürekli bir iletişime geçme çabası var kızda. Ben genel olarak eşimin ailesine mesafeliyim zaten bu mevzulardan dolayı. Çok net bir şekilde uzağım. Çağırırlar gitmem, çok vakit geçirmem. Öyle arada bir eşimle gidip dönerim. Ki o bile çok bundan sonra onu da yapmayacağım artık nefret ettim hepsinden.

Bu kızın kayınvalidesi de beni güya çok seviyor. Sürekli beni övüyormuş ben yokken. Bir de mesafeli oluşum mu cazip geliyor anlamıyorum beni sürekli bir yerlere davet etmeler ama bariz diğer kızdan daha özenli davranıyorlar bana. Benim kp hariç tabi onunla ezeli düşmanız. Bu bahsettiğim kız benim tam tersim bu insanlarla inanılmaz içli dışlı. Her çağırdıklarında gider evine davet eder falan. Üstelik 3 aydır burada henüz. Neyse o da sanırım bana gösterilen ilgiden mi rahatsız yoksa beni seviyor da bileyim diye mi anlatıyor bilmiyorum ama benimle ilgili konuşulanları falan da anlatıyor bana. Bu araba mevzusunu da o anlattı zaten.

Mesele şu. Eşimin Allah’ın cezası kardeşinin ortağının yazlığı var bize günübirlik mesafede. Bunlar hep birlikte oraya gidecekler birkaç günlüğüne. Tabi bize kimse hadi sizde gelin demiyor ama baştan gitmeyeceğimi bildikleri için çağırmıyorlar diye üzerinde durmadım. Gitmem de zaten. Neyse eşimin halaları yani bu kızın kv benim kv kp falan hepsi gidecekler. Sonra bu kızla eşine siz de gelin demişler. Kız diyor ki bizi normalde çağırmaz ama X in arabasında yer kalmadığı için kendini götürelim diye çağırıyor. Sonra kayınvalideme bizi sormuş kv daha aramadık demiş. Kız da son dakika mı söyleyeceksiniz ayıp ayıp olmaz mı diye üstelemiş sonra o da ama onlar da hiçbir şeye katılmıyorlar demiş. Eşimin halası da evet dün de bize davet ettik ama sadece kocası geldi kendi gelmedi demiş. Oysaki eşim bana davet edildik demedi. Yöresel bir yemekleri var halam onu yapmış gel al dedi onu alıp geleceğim dedi. Neyse zaten iyiki de gitmemişim oh. Bu kızı davet etmemişler o yemeğe. Diyor ki beni davet bile etmediler. Muhtemelen ona bozuldu ve bana onları kötüledi. Ay bilmiyorum ama bu aile komple canımı sıkıyor. İletişimim yok denecek kadar azdı şimdi kökünden keseceğim herhalde.

Şu araba olayını sindirmem çok zor olacak. Eşime de aşırı kızgınım. Şimdi ben ne yapayım nasıl davranayım?

Bu sene oğlumu kreşe verecektik kv vermeyin ben bakayım dedi ısrarla. Bize geliyor haftada iki gün. Yüzünü bile görmek istemiyorum. Şu an arayıp sakın bi daha gelme diyesim var. Bir taraftan da diyorum ki gelsin ağzını arayayım. Yazlığa nasıl gittiniz falan diyeyim. Bakalım oğlunun araba aldığını söyleyecek mi. Söylerse zaten şu ana kadar içimde biriktirdiğim her şeyi söyleyeceğim. Madem dükkan iş yapmıyordu nasıl araba aldı. Yok dükkan iş yapıyordu o zaman bizi neden aradan çıkardı. Bilmiyorum hiç sağlıklı düşünemiyorum şu an. İnanılmaz üzgünüm. Sadece bu insanlardan sonsuza kadar kurtulmak uzak olmak istiyorum. Ne yapayım sizce arkadaşlar?

Bakın bir şekilde herkes birbirinin arkasından konuşuyor ama günün sonunda hep bir aradalar. Sanki ben oyunbozanmışım gibi gösteriyorlar. Tabi bu umrumda bile değil ama böyle insanlara karşı nasıl davranılır hiç bilmiyorum. Ben dümdüz bir insanım en son göstereceğim tepkiyi başta pat diye söyleyip haklıyken haksız duruma düşüyorum hep. Şu olaylar karşısında nasıl bir yol izlemeliyim sizce?

Hem araba meselesiyle ilgili birlerine tepki göstermek içimdekileri dökmek istiyorum hem de arkamdan konuştuklarını yüzlerine vurmak istiyorum. Kız damarıma basmak için mi anlatıyor onu nasıl anlayacağım mesela? Eğer öyleyse nasıl davranmalıyım? Bugün hiç umursamamış gibi yaptım. Ne isterlerse öyle düşünsünler kendi ailemle keyfime bakıyorum dedim ama içim içimi yiyordu o dakikalarda. Arkamdan bu kadar bariz hep bir ağızdan konuşacaklarını tahmin etmezdim. Haklılar gerçi hiçbir yere gitmiyorum da ne bileyim duyunca böyle bir garip hissettim.
Çok afedersiniz ama Eşek olana semer vuran çok olur , tüm suç eşinizin, sizi saydırmayan da sizi bu hale sokan da bizzat eşiniz...
 
Yahu nasıl bu kadar yazdınız. Biz kredi çekmedik ki nakit paramızla girdik. Kardeşi kredi çekti. Maaş alması da baştan bildiğimiz bir şeydi anlaşırken böyle konuşuldu. Kardeşi dükkanda kimse işime karışsın istemiyorum kar ortağı olsun işi ben yürüteyim dedi. Gerçekten de yürüttü maşallah. Haliyle dükkanda çalışan kişi maaş alır yani bunu bilerek bu işe girdik.
Siz bu kaynı önceden tanımıyor muydunuz? Benim eşimde kardeşlerini işlerine ortak eder ama gidip onlara ortak olmaz. Görümcem uyanıktır mesela ona izin vermiyorum diye ilk aylarımızda benden gizli iş yapmıştı yakaladım bozdum o işi. Zaten o işte zarar edecekti kendisi de sonradan anladı. Belli oluyor bencil tipler önceden onu demek istiyorum.
 
Bir de galiba siz kar ortağı olmuşsunuz. Eşinize demediniz mi? Sana bir şey olsa hak iddia edemem diye. Eşiniz pasif siz de safsınız. Bir de galiba gizli ortak olmuş. Elinizle vermişsiniz. Sizin parayı işletmiş, üstüne kazanmış, TL olarak paranızı geri vermiş. Bari o günkü enflasyona göre belirleseydiniz alacağınızı.
 
Emekten kastınız neydi bilmiyorum da genelde herkes aynı şeye yorum yapmış yani kardeşin dükkanda çalışması durumundan bahsediyorsanız maaş alıyordu kendisi. Yani hem çalıştığı için maaş hem de ortaklıktan payını alıyordu.

Evet eşimi hayatımdan çıkarırsam tüm bunlardan tamamen kurtulmuş olacağım. Benim sorunum eşimle zaten. Onun yüzünden yaşıyorum bunları. Ama bu aile bireylerinin karaktersiz olduklarını da değiştirmiyor. Eşim pasif diye hakkını yemek, kardeşi geçtim de anne baba buna nasıl göz yumar aklım almıyor. Üstüne üstlük bir de insanlara beni sorunlu gösteriyorlar. Bir şeye katılmıyormuşuz. Siz insan oldunuz da ben mi iletişim kurmadım mesela?


Tamam bu maasin hangi paradan alınacağı net konuşulmaliydi. Toplam kar paylaşıldıktan sonra kardeşe emeği için düşen miktar mi? Yoksa belli maaş gider gösterilip kar paylaşımı mi? Gelir sabit olmaz o yüzden formul oran vs net olmalıydı. Aileye gelirsek eşiniz çizgisini belli etmiş onlarda sorun görmemiş. E bunca yıllık ailenin niyeti bu olayda çıkmış olamaz.
Hiç bir şey konusulmamis krediyi hile net bilmiyordunuz artık ya dibine kdr gidip ayrılın yada tamamen kapatın bence orta çizgide kalmanın zamanı gecmis
 
Bir de galiba siz kar ortağı olmuşsunuz. Eşinize demediniz mi? Sana bir şey olsa hak iddia edemem diye. Eşiniz pasif siz de safsınız. Bir de galiba gizli ortak olmuş. Elinizle vermişsiniz. Sizin parayı işletmiş, üstüne kazanmış, TL olarak paranızı geri vermiş. Bari o günkü enflasyona göre belirleseydiniz alacağınızı.


Söylediğiniz her şeyi eşime söyledim ama dinletemedim. Üzerine bir de paragöz olduğumu düşünüyordu ben bunları söylerken.
 
Tamam bu maasin hangi paradan alınacağı net konuşulmaliydi. Toplam kar paylaşıldıktan sonra kardeşe emeği için düşen miktar mi? Yoksa belli maaş gider gösterilip kar paylaşımı mi? Gelir sabit olmaz o yüzden formul oran vs net olmalıydı. Aileye gelirsek eşiniz çizgisini belli etmiş onlarda sorun görmemiş. E bunca yıllık ailenin niyeti bu olayda çıkmış olamaz.
Hiç bir şey konusulmamis krediyi hile net bilmiyordunuz artık ya dibine kdr gidip ayrılın yada tamamen kapatın bence orta çizgide kalmanın zamanı gecmis

Bildiğim kadarıyla önce maaşlar alınıyordu kalan paylaşılacaktı ama hiç paylaşılmadı zaten. Çünkü güya dükkanın hep borcu vardı. Borç bitene kadar kimse para almayacak dendi. Ben buna itiraz ettim çünkü dükkana ait bir borç değildi ödediğimiz. Kardeşinin ortak olmak için çektiği krediyi ödüyorduk resmen. Dükkan borçları zaten ortaktır ama onun kişisel payını bize yıkması dolandırıcı olduğunu gösteriyordu zaten. O durumdan sonra eşime sürekli söyledim dükkana git sık sık oralarda ol bir şeyler sor takip et dedim ama dinletmedim.
 
Şu an o kadar sinirlerim bozuk ki. Duyduklarımı sindiremedim henüz ama buraya da hemen yazmak istedim. Yine çok uzun olacak sanırım.

Daha önce açtığım bir konu vardı.

Eşimle sorunlarımız. Bana bu konuda yol gösterir misiniz?

Merak ederseniz diye ekledim linkini. Özetle şöyle oldu eşimin kardeşi dükkan açarken ortak olalım dedi biz nakit para koyduk ama kendi çektiği krediye başta bizi de ortak etti. Yani bizim aylık kar almamız gerekirken kardeşi kredi çekerek ortak olduğu için onun borcunu birlikte ödüyorduk. Ben itiraz ettim eşimle kavgalar ettim ve kardeşinden aylık hakkımızı istemeye ikna ettim. Kardeşine aylık bizim payımıza düşeni vermesi gerektiğini söyledi ve ayda 4 bin para gelmeye başladı. Bu parayı sadece 3 ay verdi. 4.ay ben işe başladım diye bi anda ne hikmetse dükkanın işleri kötüye gitti ve para vermemeye başladı.

Konuda olayların ne kadarını yazdım hatırlamıyorum şu an ama biz olayların devamında şöyle şeyler yaşadık. Eşim işten çıkarıldı. Küçük bir çocuğumuz var. Aylık ödememiz gereken bir kredimiz vardı. Ben de yarı zamanlı çalıştığım için 6 bin gibi bir ücret alıyordum. Eşim de 4 bin küsür işsizlik maaşı. Bu şekilde aylarca idare etmeye çalıştık. Eşim kardeşine bana ya ortaklıktan payımı ver ben çekileyim ya da aylık kardan payımı ver dedi. Kardeşi de dükkanı satılık ettik satılınca paranı vereyim dedi tamam dedik. Bizi birkaç ay da böyle oyaladı. Bu süreçte tabi asla aylık payımızı alamıyoruz. Üstelik asgari 5500₺ iken kendisi 10 bin maaş alıyor ordan ve bunu kendisi belirliyor kimseye sormadan. Ben üç kuruşa çalışıyorum eşim işsiz bi de geçmiş karşımıza diyor ki asgariye zam geldi ama kendime hala zam bile yapmadım. Beyinsiz.

Neyse bir süre sonra eşim yine satılmıyorsa benim payımı ver o zaman ben aradan çıkayım dedi. O da güya çıkma yıl sonunu bekle para kazanırsın demiş. Eşim de çıkmayacaksam bari aylık kredimi öde hakkım olanı versen zaten bu kadar zorlanmayacağım demiş. Eğer aylık halkımı vereceksen çıkmayacağım demiş. Kardeşi de dükkanın işleri kötü ödeyemem demiş. Ben sana payını vereyim demiş. o günkü dükkanı satılık ettikleri değerden dükkanın ortak borçlarını düşüp bize 170 bin gibi bir rakam çıkardı. Yani dükkan 1 milyon 400 bine satılacaktı. Borçları düşünce kalan parayı da 3 e böldüler ortak sayısına. Ve bize o para düştü. 100 bini mayısta verdi geriye kalanı da en geç temmuzda vereceğini söyledi. Ve temmuzun son gününe kadar bekletti bizi. Kalan 70 bini temmuzun sonunda verdi.

Tabi ben o süreçte kafayı yedim delirdim parayı resmen pula çevirdi. Üstelik dükkanı satmaktan da vazgeçtiler çünkü iyi kazanıyor adım gibi emindim. Amacı bizi çıkarmaktı. Zaten başta nakite ihtiyacı olduğu için bizi ortak etmişti. Dükkan da işler kötü diye diye bizi sürekli oyaladı paramıza değer kaybettirdi ve üç kuruşla ortada bıraktı. Bir de bize parayı vermek için babasının üzerinden kredi çekmiş bilmiyorum doğru mu değil mi. Eşim de madem aylık kredi ödeyeceksin babama kredi çekeceğine benim kredimi ödeseydin ben de ortaklıktan çıkmasaydım demiş. O da ama sen paranı istedin ben de çektim verdim demiş.

Son olarak bu akşam eşimin kuzenine gittik. Kuzenin eşi de ayrı bir olay zaten onu da anlatacağım. Bana direkt X araba almış dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Eşimin kardeşi güya işleri kötü giden dükkana rağmen kendisine araba almış. Üstelik arabayı çok uzun süre önce almış ve ben yeni duyuyorum. Düşünsenize eşimin annesi babası bile asla araba lafı etmiyor. Çünkü onlar da yapılan haksızlığın farkındalar başından beri ama tabi ki paradan yanalar. Dükkandan her şey bedava geliyor üstelik bir de para geliyor. Resmen bizden bunu gizlemişler. Çünkü kv normalde bir çöp bile alsa on defa söyler yeni aldık diye. Belli ki bu araba özenle gizlenmiş.

Yani o kadar sinirlerim bozuk ki. Kime ne diyeyim bilmiyorum. Bir taraftan diyorum ki boşver hepsi Allah’ından bulsun. Hakkımı asla helal etmiyorum ve elbet bir yerden bunun acısı çıkar diye kendimi avutmaya çalışıyorum ama yok.

Eşime de ayrı kızgınım. Hem olayları en başından bu noktaya getirdiği için, pasif davrandığı için. Hem de bu araba mevzusunu benden önce duymuş ama bana söylememiş. Kuzeninden dönerken arabada sordum duydum ben de ama canım sıkıldı bir şey demek istemedim sana dedi. Çünkü biliyor tepki göstereceğimi.

Bir de bunların üzerine kuzeninin eşi de başıma bela olacak herhalde. Şehir dışında yaşıyorlardı buraya tayin oldular. Normalde öyle çok iletişimimiz yoktu telefonda. Ancak geldiklerinde bir iki görüşürdük. Şimdi buradalar diye sürekli bir iletişime geçme çabası var kızda. Ben genel olarak eşimin ailesine mesafeliyim zaten bu mevzulardan dolayı. Çok net bir şekilde uzağım. Çağırırlar gitmem, çok vakit geçirmem. Öyle arada bir eşimle gidip dönerim. Ki o bile çok bundan sonra onu da yapmayacağım artık nefret ettim hepsinden.

Bu kızın kayınvalidesi de beni güya çok seviyor. Sürekli beni övüyormuş ben yokken. Bir de mesafeli oluşum mu cazip geliyor anlamıyorum beni sürekli bir yerlere davet etmeler ama bariz diğer kızdan daha özenli davranıyorlar bana. Benim kp hariç tabi onunla ezeli düşmanız. Bu bahsettiğim kız benim tam tersim bu insanlarla inanılmaz içli dışlı. Her çağırdıklarında gider evine davet eder falan. Üstelik 3 aydır burada henüz. Neyse o da sanırım bana gösterilen ilgiden mi rahatsız yoksa beni seviyor da bileyim diye mi anlatıyor bilmiyorum ama benimle ilgili konuşulanları falan da anlatıyor bana. Bu araba mevzusunu da o anlattı zaten.

Mesele şu. Eşimin Allah’ın cezası kardeşinin ortağının yazlığı var bize günübirlik mesafede. Bunlar hep birlikte oraya gidecekler birkaç günlüğüne. Tabi bize kimse hadi sizde gelin demiyor ama baştan gitmeyeceğimi bildikleri için çağırmıyorlar diye üzerinde durmadım. Gitmem de zaten. Neyse eşimin halaları yani bu kızın kv benim kv kp falan hepsi gidecekler. Sonra bu kızla eşine siz de gelin demişler. Kız diyor ki bizi normalde çağırmaz ama X in arabasında yer kalmadığı için kendini götürelim diye çağırıyor. Sonra kayınvalideme bizi sormuş kv daha aramadık demiş. Kız da son dakika mı söyleyeceksiniz ayıp ayıp olmaz mı diye üstelemiş sonra o da ama onlar da hiçbir şeye katılmıyorlar demiş. Eşimin halası da evet dün de bize davet ettik ama sadece kocası geldi kendi gelmedi demiş. Oysaki eşim bana davet edildik demedi. Yöresel bir yemekleri var halam onu yapmış gel al dedi onu alıp geleceğim dedi. Neyse zaten iyiki de gitmemişim oh. Bu kızı davet etmemişler o yemeğe. Diyor ki beni davet bile etmediler. Muhtemelen ona bozuldu ve bana onları kötüledi. Ay bilmiyorum ama bu aile komple canımı sıkıyor. İletişimim yok denecek kadar azdı şimdi kökünden keseceğim herhalde.

Şu araba olayını sindirmem çok zor olacak. Eşime de aşırı kızgınım. Şimdi ben ne yapayım nasıl davranayım?

Bu sene oğlumu kreşe verecektik kv vermeyin ben bakayım dedi ısrarla. Bize geliyor haftada iki gün. Yüzünü bile görmek istemiyorum. Şu an arayıp sakın bi daha gelme diyesim var. Bir taraftan da diyorum ki gelsin ağzını arayayım. Yazlığa nasıl gittiniz falan diyeyim. Bakalım oğlunun araba aldığını söyleyecek mi. Söylerse zaten şu ana kadar içimde biriktirdiğim her şeyi söyleyeceğim. Madem dükkan iş yapmıyordu nasıl araba aldı. Yok dükkan iş yapıyordu o zaman bizi neden aradan çıkardı. Bilmiyorum hiç sağlıklı düşünemiyorum şu an. İnanılmaz üzgünüm. Sadece bu insanlardan sonsuza kadar kurtulmak uzak olmak istiyorum. Ne yapayım sizce arkadaşlar?

Bakın bir şekilde herkes birbirinin arkasından konuşuyor ama günün sonunda hep bir aradalar. Sanki ben oyunbozanmışım gibi gösteriyorlar. Tabi bu umrumda bile değil ama böyle insanlara karşı nasıl davranılır hiç bilmiyorum. Ben dümdüz bir insanım en son göstereceğim tepkiyi başta pat diye söyleyip haklıyken haksız duruma düşüyorum hep. Şu olaylar karşısında nasıl bir yol izlemeliyim sizce?

Hem araba meselesiyle ilgili birlerine tepki göstermek içimdekileri dökmek istiyorum hem de arkamdan konuştuklarını yüzlerine vurmak istiyorum. Kız damarıma basmak için mi anlatıyor onu nasıl anlayacağım mesela? Eğer öyleyse nasıl davranmalıyım? Bugün hiç umursamamış gibi yaptım. Ne isterlerse öyle düşünsünler kendi ailemle keyfime bakıyorum dedim ama içim içimi yiyordu o dakikalarda. Arkamdan bu kadar bariz hep bir ağızdan konuşacaklarını tahmin etmezdim. Haklılar gerçi hiçbir yere gitmiyorum da ne bileyim duyunca böyle bir garip hissettim.
Kuzen eşine güvenip sır anlatmayin.Laf taşıyor gibi geldi bana .


Kv sinir bozucu birisi ya kendiniz bakın yada kreşe verin çocuğunuzu .


Kayninizda suç yok bence eşiniz kandirilmayi seçmiş hiç mi aklı yoktu.
 
Eş ailesi ile ortak iş yapilmaz.
Sorun eşte.
Akıllı adam kendini bu duruma düşürmez.
Bir de vicdan olacak insanda.
Bir insanın hakkını yemek vs bizim ailede görülmez.
Böyle şeye vicdanımız asla izin vermez.
Aile terbiyesi kul hakkı bunlar önemli şeyler.
Ama eşimin ailesi de kocamın hakkını bir dukkan paylaşırken yediler.
Eşim biraz dominant olduğu için hakkının birazını aldı ama yine de yenen hakkı var.
Kendilerine daha çok verdiler her neyse.
Bunlar için normal şeyler.
Ben demiştim eşime bu senin ailen sana kazık atarlar diye ve attilar.
He benim kendi paramdan bir gider olmadığı için çok umruma degil.
Ortak paramdan kazık atsalar o zaman yapacağımi bilirdim.
Kisaca eş ailesi ile maddi işlere girmeyeceksin.
 
Kuzen eşine güvenip sır anlatmayin.Laf taşıyor gibi geldi bana .


Kv sinir bozucu birisi ya kendiniz bakın yada kreşe verin çocuğunuzu .


Kayninizda suç yok bence eşiniz kandirilmayi seçmiş hiç mi aklı yoktu.

Kuzen eşi değişik. Anlamıyorum iyi niyetli mi kötü niyetli mi. Dün sabah kv lerin yanında bana mesaj atmış. Seni kıracak bir şey mi yaptım ya da bir şey mi duydun yazmış. Neden böyle düşündün dedim. Buradaki fitneyi gördükten sonra her şeyi beklerim belki söylemediğimiz bir şey söylendi gibi yansıtılmıştır dedi. Çünkü buraya tayin olduklarından beri sadece bayramda kayınvalidesinin evinde karşılaştık. Tabi yeni geldiği ve ev aldığı için hediye almıştım evine gidecektim ama onun dışında çok samimiyet kurmayı düşünmüyordum.

Bu mesele beni rahatsız etti mesela. Bir insan kendinden eminde neden bir şey duymuş olabileceğimi düşünsün dedim. Sonra da evet gerçekten kv lerin fitne sokabileceğini düşünüp açıkça iletişim kurdu güzel bir davranış dedim kendi kendime. Emin olamadım yani. Sonra seni çok seviyorum sen benim canımsın ne zaman istersen gel bana falan yazmış.

Sonra akşam da bari bir çaya gidelim dedim eşime. Belli beni bir şeyler çekmiş zaten. Duyacaklarım varmış demek ki. Hemen konuya girdi işte seni davet ediyorlar gitmiyorsun beni de çocuklarım var diye davet etmiyorlar falan dedi. Beni senden daha yumuşak bulup parmaklarında oynatıyorlar dedi. Sen hiçbir şeye katılmıyormuşsun arkandan öyle konuşuyorlar dedi. Bunları böyle bir çırpıda anlattı bana. Ben çekinirdim açıkçası bu kadar rahat bir şekilde duyduklarımı başkasına anlatmazdım.

Şimdi kv nin yüzüne arkamdan söylediğini vurmak istiyorum ama gidip bu kıza belli eder mi söylediğimi. Ya da ederse etsin banane diye mi düşünmeliyim. Çok doluyum gerçekten.

Çocuğumu baktırmak istemiyorum şu saatten sonra. Geçen yıl da bakayım demişti kabul etmemiştim ama bu sene dedim ki belki ben bir şeyleri abartıyorum hayatı kendime zorlaştırıyorum. İstiyorsa baksın dedim. Geçen hafta bakmaya başladı. İki gün geldi o iki günde evimi bile temizlemiş ben yokken. Normalde o gelecek diye ben temizlik yemek her şeyi yapardım laf etmesin diye. Bu defa saldım kendimi sıkmayacağım demiştim. Dakika bir gol bir yine bütün sinirim bozuldu.

Şeytan diyor ki baktır çocuğuna. Gelsin gitsin işimi yemeğimi de yapsın. Dükkandan yedikleri bedavaların hakkını böyle çıkarayım ben de. Onlar nasıl bizi sömürdüyse ben de sömüreyim. Sonuçta onlar da her şeyi bilip susarak kendi çıkarlarını düşündüler. Arabayı bile kasıtlı gizlediler.

Son olarak evet en hatalı olan eşim zaten. Yine de onun böyle olması diğerlerini haklı çıkarmıyor. Yaptıkları hırsızlık bana göre.
 
Şu an o kadar sinirlerim bozuk ki. Duyduklarımı sindiremedim henüz ama buraya da hemen yazmak istedim. Yine çok uzun olacak sanırım.

Daha önce açtığım bir konu vardı.

Eşimle sorunlarımız. Bana bu konuda yol gösterir misiniz?

Merak ederseniz diye ekledim linkini. Özetle şöyle oldu eşimin kardeşi dükkan açarken ortak olalım dedi biz nakit para koyduk ama kendi çektiği krediye başta bizi de ortak etti. Yani bizim aylık kar almamız gerekirken kardeşi kredi çekerek ortak olduğu için onun borcunu birlikte ödüyorduk. Ben itiraz ettim eşimle kavgalar ettim ve kardeşinden aylık hakkımızı istemeye ikna ettim. Kardeşine aylık bizim payımıza düşeni vermesi gerektiğini söyledi ve ayda 4 bin para gelmeye başladı. Bu parayı sadece 3 ay verdi. 4.ay ben işe başladım diye bi anda ne hikmetse dükkanın işleri kötüye gitti ve para vermemeye başladı.

Konuda olayların ne kadarını yazdım hatırlamıyorum şu an ama biz olayların devamında şöyle şeyler yaşadık. Eşim işten çıkarıldı. Küçük bir çocuğumuz var. Aylık ödememiz gereken bir kredimiz vardı. Ben de yarı zamanlı çalıştığım için 6 bin gibi bir ücret alıyordum. Eşim de 4 bin küsür işsizlik maaşı. Bu şekilde aylarca idare etmeye çalıştık. Eşim kardeşine bana ya ortaklıktan payımı ver ben çekileyim ya da aylık kardan payımı ver dedi. Kardeşi de dükkanı satılık ettik satılınca paranı vereyim dedi tamam dedik. Bizi birkaç ay da böyle oyaladı. Bu süreçte tabi asla aylık payımızı alamıyoruz. Üstelik asgari 5500₺ iken kendisi 10 bin maaş alıyor ordan ve bunu kendisi belirliyor kimseye sormadan. Ben üç kuruşa çalışıyorum eşim işsiz bi de geçmiş karşımıza diyor ki asgariye zam geldi ama kendime hala zam bile yapmadım. Beyinsiz.

Neyse bir süre sonra eşim yine satılmıyorsa benim payımı ver o zaman ben aradan çıkayım dedi. O da güya çıkma yıl sonunu bekle para kazanırsın demiş. Eşim de çıkmayacaksam bari aylık kredimi öde hakkım olanı versen zaten bu kadar zorlanmayacağım demiş. Eğer aylık halkımı vereceksen çıkmayacağım demiş. Kardeşi de dükkanın işleri kötü ödeyemem demiş. Ben sana payını vereyim demiş. o günkü dükkanı satılık ettikleri değerden dükkanın ortak borçlarını düşüp bize 170 bin gibi bir rakam çıkardı. Yani dükkan 1 milyon 400 bine satılacaktı. Borçları düşünce kalan parayı da 3 e böldüler ortak sayısına. Ve bize o para düştü. 100 bini mayısta verdi geriye kalanı da en geç temmuzda vereceğini söyledi. Ve temmuzun son gününe kadar bekletti bizi. Kalan 70 bini temmuzun sonunda verdi.

Tabi ben o süreçte kafayı yedim delirdim parayı resmen pula çevirdi. Üstelik dükkanı satmaktan da vazgeçtiler çünkü iyi kazanıyor adım gibi emindim. Amacı bizi çıkarmaktı. Zaten başta nakite ihtiyacı olduğu için bizi ortak etmişti. Dükkan da işler kötü diye diye bizi sürekli oyaladı paramıza değer kaybettirdi ve üç kuruşla ortada bıraktı. Bir de bize parayı vermek için babasının üzerinden kredi çekmiş bilmiyorum doğru mu değil mi. Eşim de madem aylık kredi ödeyeceksin babama kredi çekeceğine benim kredimi ödeseydin ben de ortaklıktan çıkmasaydım demiş. O da ama sen paranı istedin ben de çektim verdim demiş.

Son olarak bu akşam eşimin kuzenine gittik. Kuzenin eşi de ayrı bir olay zaten onu da anlatacağım. Bana direkt X araba almış dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Eşimin kardeşi güya işleri kötü giden dükkana rağmen kendisine araba almış. Üstelik arabayı çok uzun süre önce almış ve ben yeni duyuyorum. Düşünsenize eşimin annesi babası bile asla araba lafı etmiyor. Çünkü onlar da yapılan haksızlığın farkındalar başından beri ama tabi ki paradan yanalar. Dükkandan her şey bedava geliyor üstelik bir de para geliyor. Resmen bizden bunu gizlemişler. Çünkü kv normalde bir çöp bile alsa on defa söyler yeni aldık diye. Belli ki bu araba özenle gizlenmiş.

Yani o kadar sinirlerim bozuk ki. Kime ne diyeyim bilmiyorum. Bir taraftan diyorum ki boşver hepsi Allah’ından bulsun. Hakkımı asla helal etmiyorum ve elbet bir yerden bunun acısı çıkar diye kendimi avutmaya çalışıyorum ama yok.

Eşime de ayrı kızgınım. Hem olayları en başından bu noktaya getirdiği için, pasif davrandığı için. Hem de bu araba mevzusunu benden önce duymuş ama bana söylememiş. Kuzeninden dönerken arabada sordum duydum ben de ama canım sıkıldı bir şey demek istemedim sana dedi. Çünkü biliyor tepki göstereceğimi.

Bir de bunların üzerine kuzeninin eşi de başıma bela olacak herhalde. Şehir dışında yaşıyorlardı buraya tayin oldular. Normalde öyle çok iletişimimiz yoktu telefonda. Ancak geldiklerinde bir iki görüşürdük. Şimdi buradalar diye sürekli bir iletişime geçme çabası var kızda. Ben genel olarak eşimin ailesine mesafeliyim zaten bu mevzulardan dolayı. Çok net bir şekilde uzağım. Çağırırlar gitmem, çok vakit geçirmem. Öyle arada bir eşimle gidip dönerim. Ki o bile çok bundan sonra onu da yapmayacağım artık nefret ettim hepsinden.

Bu kızın kayınvalidesi de beni güya çok seviyor. Sürekli beni övüyormuş ben yokken. Bir de mesafeli oluşum mu cazip geliyor anlamıyorum beni sürekli bir yerlere davet etmeler ama bariz diğer kızdan daha özenli davranıyorlar bana. Benim kp hariç tabi onunla ezeli düşmanız. Bu bahsettiğim kız benim tam tersim bu insanlarla inanılmaz içli dışlı. Her çağırdıklarında gider evine davet eder falan. Üstelik 3 aydır burada henüz. Neyse o da sanırım bana gösterilen ilgiden mi rahatsız yoksa beni seviyor da bileyim diye mi anlatıyor bilmiyorum ama benimle ilgili konuşulanları falan da anlatıyor bana. Bu araba mevzusunu da o anlattı zaten.

Mesele şu. Eşimin Allah’ın cezası kardeşinin ortağının yazlığı var bize günübirlik mesafede. Bunlar hep birlikte oraya gidecekler birkaç günlüğüne. Tabi bize kimse hadi sizde gelin demiyor ama baştan gitmeyeceğimi bildikleri için çağırmıyorlar diye üzerinde durmadım. Gitmem de zaten. Neyse eşimin halaları yani bu kızın kv benim kv kp falan hepsi gidecekler. Sonra bu kızla eşine siz de gelin demişler. Kız diyor ki bizi normalde çağırmaz ama X in arabasında yer kalmadığı için kendini götürelim diye çağırıyor. Sonra kayınvalideme bizi sormuş kv daha aramadık demiş. Kız da son dakika mı söyleyeceksiniz ayıp ayıp olmaz mı diye üstelemiş sonra o da ama onlar da hiçbir şeye katılmıyorlar demiş. Eşimin halası da evet dün de bize davet ettik ama sadece kocası geldi kendi gelmedi demiş. Oysaki eşim bana davet edildik demedi. Yöresel bir yemekleri var halam onu yapmış gel al dedi onu alıp geleceğim dedi. Neyse zaten iyiki de gitmemişim oh. Bu kızı davet etmemişler o yemeğe. Diyor ki beni davet bile etmediler. Muhtemelen ona bozuldu ve bana onları kötüledi. Ay bilmiyorum ama bu aile komple canımı sıkıyor. İletişimim yok denecek kadar azdı şimdi kökünden keseceğim herhalde.

Şu araba olayını sindirmem çok zor olacak. Eşime de aşırı kızgınım. Şimdi ben ne yapayım nasıl davranayım?

Bu sene oğlumu kreşe verecektik kv vermeyin ben bakayım dedi ısrarla. Bize geliyor haftada iki gün. Yüzünü bile görmek istemiyorum. Şu an arayıp sakın bi daha gelme diyesim var. Bir taraftan da diyorum ki gelsin ağzını arayayım. Yazlığa nasıl gittiniz falan diyeyim. Bakalım oğlunun araba aldığını söyleyecek mi. Söylerse zaten şu ana kadar içimde biriktirdiğim her şeyi söyleyeceğim. Madem dükkan iş yapmıyordu nasıl araba aldı. Yok dükkan iş yapıyordu o zaman bizi neden aradan çıkardı. Bilmiyorum hiç sağlıklı düşünemiyorum şu an. İnanılmaz üzgünüm. Sadece bu insanlardan sonsuza kadar kurtulmak uzak olmak istiyorum. Ne yapayım sizce arkadaşlar?

Bakın bir şekilde herkes birbirinin arkasından konuşuyor ama günün sonunda hep bir aradalar. Sanki ben oyunbozanmışım gibi gösteriyorlar. Tabi bu umrumda bile değil ama böyle insanlara karşı nasıl davranılır hiç bilmiyorum. Ben dümdüz bir insanım en son göstereceğim tepkiyi başta pat diye söyleyip haklıyken haksız duruma düşüyorum hep. Şu olaylar karşısında nasıl bir yol izlemeliyim sizce?

Hem araba meselesiyle ilgili birlerine tepki göstermek içimdekileri dökmek istiyorum hem de arkamdan konuştuklarını yüzlerine vurmak istiyorum. Kız damarıma basmak için mi anlatıyor onu nasıl anlayacağım mesela? Eğer öyleyse nasıl davranmalıyım? Bugün hiç umursamamış gibi yaptım. Ne isterlerse öyle düşünsünler kendi ailemle keyfime bakıyorum dedim ama içim içimi yiyordu o dakikalarda. Arkamdan bu kadar bariz hep bir ağızdan konuşacaklarını tahmin etmezdim. Haklılar gerçi hiçbir yere gitmiyorum da ne bileyim duyunca böyle bir garip hissettim.
Size çok kızdım..onlar dolandırıcı, o belli de eşiniz işsizken evde oturup bekleyeceğine dükkana gidip akşama kadar orada otursa hem işleri görürdü hem giren çıkan parayı. Resmen elimizde avucumuzda ne varsa alın da yiyin diye beklemişsiniz. Nasıl bu kadar rahat olabildiniz anlayamadım.
 
Size çok kızdım..onlar dolandırıcı, o belli de eşiniz işsizken evde oturup bekleyeceğine dükkana gidip akşama kadar orada otursa hem işleri görürdü hem giren çıkan parayı. Resmen elimizde avucumuzda ne varsa alın da yiyin diye beklemişsiniz. Nasıl bu kadar rahat olabildiniz anlayamadım.

Rahat değildim o dönemde eşimle çok kavga ettim söyledim ama dinlemedi. Benim abarttığımı hatta paragöz olduğumu düşündü.
 
Sizin eşiniz size mühendisim diyip aslında okulu bitirmemişti değil mi? Yanlış mı hatırlıyorum sizi? Bence sizin eşiniz de saf değil, baya yalancı ve tuhaf. Aile de sizi resmen dolandirmis. Benim midem almazdı bu kadar şeyi, devam edemezdim sanırım.

Evet doğru hatırlıyorsunuz.
 
Yine bir eş dost akraba vakası :silah: derhal kapatılmalılar derhal 🤭😁
 
Bildiğim kadarıyla önce maaşlar alınıyordu kalan paylaşılacaktı ama hiç paylaşılmadı zaten. Çünkü güya dükkanın hep borcu vardı. Borç bitene kadar kimse para almayacak dendi. Ben buna itiraz ettim çünkü dükkana ait bir borç değildi ödediğimiz. Kardeşinin ortak olmak için çektiği krediyi ödüyorduk resmen. Dükkan borçları zaten ortaktır ama onun kişisel payını bize yıkması dolandırıcı olduğunu gösteriyordu zaten. O durumdan sonra eşime sürekli söyledim dükkana git sık sık oralarda ol bir şeyler sor takip et dedim ama dinletmedim.
Bu da sıkıntı. Evet yeni dükkan açılmış ilk önce borçlar ödenir zaten ilk yıllar borçlara çalışılır fakat herkes eşit koyar. Kardeşin borcu ödeniyorsa formül onunki tek ödensin olmaz. Size de o borç kadar para verilir. Verilemiyorsa her ay kalem kalem yazılır size ödenecek para enflasyon baz alınıp borç olarak dükkanın borç hanesine yazılır. Yani size de kredi ödenir gibi para gelir ya da yazılır. Nakit verememesi kredinin faizi filan onun sorunu. Neyse eşiniz ticaret adamı değilmiş ya da akraba diye göz yummuş.
 
Bu da sıkıntı. Evet yeni dükkan açılmış ilk önce borçlar ödenir zaten ilk yıllar borçlara çalışılır fakat herkes eşit koyar. Kardeşin borcu ödeniyorsa formül onunki tek ödensin olmaz. Size de o borç kadar para verilir. Verilemiyorsa her ay kalem kalem yazılır size ödenecek para enflasyon baz alınıp borç olarak dükkanın borç hanesine yazılır. Yani size de kredi ödenir gibi para gelir ya da yazılır. Nakit verememesi kredinin faizi filan onun sorunu. Neyse eşiniz ticaret adamı değilmiş ya da akraba diye göz yummuş.

Ben aynı bu şekilde söyledim eşime. Hatta 170 bin bile vermiyordu kardeşi. 160 bin düşüyor dedi. Son 3 ay vermediği 4 binleri hesapladım eşime söyledim 12 bin daha vermesi gerekiyor son aylarda vermediği o paraları da ekleyecek dedim öyle 172 bin oldu para. Onun bile 2 binini vermedi karaktersiz.

Eşim ticaretten anlıyor işin kötüsü. Bile bile göz yumdu. Beni en çok delirten bu zaten. Çünkü kardeşinin kendine kazık atmayacağını düşünüyordu. Beni kötü niyetli olmakla suçluyordu. Şimdi arabanın 720 bine alındığını öğrendik diğer kardeşten. Eşim benden daha da kötü durumda. İyi bir darbe yedi oh olsun. Ama yanında bizim de hakkımız yendi.
 
X