- Katılım
- 24 Ocak 2026
- Mesajlar
- 35
- Emoji Skoru
- 4
- Puanlar
- 1
- Yaş
- 33
- Konu Sahibi Bilmiyorum n
- #1
Eşim iş yerinde iki bayanla arkadaş olmuştu; Elif ve Sevilay. Başta bunu normal karşıladım çünkü iş ortamı sonuçta. Ancak zamanla bu arkadaşlığın sıradan bir iş arkadaşlığından çıktığını fark ettim. Mesajlaşmalar, aramalar, konum atmalar ve zaman zaman buluşmalar olmuş. Bunlar benim için sınırları aşan davranışlardı.
Bu durum ortaya çıktıktan sonra eşim, aralarında bir şey olmadığını söyledi. Fiziksel bir yakınlık olmadığını, sadece konuşma ve arkadaşlık olduğunu ifade etti. Ancak bu kadar yoğun bir iletişim ve gizlilik olunca, bunun gerçekten masum olup olmadığı konusunda içim rahat etmedi.
Daha sonra eşim bu iki kişiyle de tamamen mesafe koydu ve bir daha asla iletişim kurmadığını söyledi. İletişimin bu kadar net ve ani şekilde kesilmesi, bende “bir şey yaşandı mı da bu yüzden koparıldı?” sorusunu doğurdu. Eğer her şey masum olsaydı, bu kadar keskin bir bitişe gerek olur muydu diye düşünmeden edemiyorum.
Bu olaydan sonra eşim hatasını kabul etti, empati yaptı ve pişman olduğunu söyledi. Ancak kabul etmesine rağmen içimdeki huzursuzluk geçmedi. Çünkü benim kafamda asıl soru şu kaldı: Bu bir aldatma mıydı, yoksa aldatma sayılmayan ama güveni zedeleyen bir gri alan mıydı?
Üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen, bu konu bende kapanmadı. Zaman ilerlese de, yaşananların tam olarak ne olduğu ve bana her şeyin açıkça anlatılıp anlatılmadığı hissi içimde hâlâ duruyor. Asıl yoran şey olaydan çok, bu belirsizlik ve güven duygusunun tam olarak yerine gelmemesi.
Bu durum ortaya çıktıktan sonra eşim, aralarında bir şey olmadığını söyledi. Fiziksel bir yakınlık olmadığını, sadece konuşma ve arkadaşlık olduğunu ifade etti. Ancak bu kadar yoğun bir iletişim ve gizlilik olunca, bunun gerçekten masum olup olmadığı konusunda içim rahat etmedi.
Daha sonra eşim bu iki kişiyle de tamamen mesafe koydu ve bir daha asla iletişim kurmadığını söyledi. İletişimin bu kadar net ve ani şekilde kesilmesi, bende “bir şey yaşandı mı da bu yüzden koparıldı?” sorusunu doğurdu. Eğer her şey masum olsaydı, bu kadar keskin bir bitişe gerek olur muydu diye düşünmeden edemiyorum.
Bu olaydan sonra eşim hatasını kabul etti, empati yaptı ve pişman olduğunu söyledi. Ancak kabul etmesine rağmen içimdeki huzursuzluk geçmedi. Çünkü benim kafamda asıl soru şu kaldı: Bu bir aldatma mıydı, yoksa aldatma sayılmayan ama güveni zedeleyen bir gri alan mıydı?
Üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen, bu konu bende kapanmadı. Zaman ilerlese de, yaşananların tam olarak ne olduğu ve bana her şeyin açıkça anlatılıp anlatılmadığı hissi içimde hâlâ duruyor. Asıl yoran şey olaydan çok, bu belirsizlik ve güven duygusunun tam olarak yerine gelmemesi.