- Katılım
- 5 Mart 2026
- Mesajlar
- 2
- Emoji Skoru
- -6
- Puanlar
- 1
- Yaş
- 33
- Konu Sahibi sadecebiri11
- #1
.
Son düzenleme:
Aşağıdaki videoyu izleyerek sitemizi ana ekranınıza web uygulaması olarak nasıl kuracağınızı öğrenebilirsiniz.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda mevcut olmayabilir.
Asker dimi bu yada polisMerhabalar herkese. Okuyup bir öneri sunarsanız çok mutlu olurum...
Eşimle 2 buçuk yıldır evliyiz. Çocuğumuz yok. Onunla iletişim problemleri yaşıyoruz. Daha önce de kavgalarımız zaman zaman olurdu ancak bir şekilde aşılır, sükunet sağlanırdı. Eşimin agresif tavırlarından çok mutsuzum. Ben üniversite bittikten sonra iş bulamadım, çalışmıyorum. Kendi içsel problemlerin zaten yeterince yorucu. Eşimin son aylardaki değişimi de üstüne eklenince çok dayanılmaz oldu. Nolur bana bir akıl verin. Eşim kadın bir iş arkadaşını işe bırakıyordu. Ara sıra olmak kaydıyla tabiki bırak yeni boşandı, bizde destek olalım sakın para alma dedim. Aradan bir yıl geçti. Eşim bir ameliyat geçirdi ve o kadının geçmiş olsun aramasını hoparlöre almıştım. Samimi konuşmasından rahatsız oldum eşimde kadına abla diyor ama aralarında 3-4 yaş var. Canım, kıyamam tarzındaki söylemlerinden rahatsız oldum. Kadının birazda konuşma tarzı öyle ancak bilmiyorum. Aralarında bu denli bir samimiyet olduğunu bilmiyordum. Eşime uygun bir dille dedim bak olmaz iş yerinde yanlış anlaşılır artık sen bırakma uygun bir dille söyle dedim. Bir iki mırın kırın etti tamam dedi. Eşim ameliyat sürecini atlattı iki ay geçti. Bir akşam bana dedi ki sana bir şey söyleyeceğim ama kızma bugün onu işe bıraktım dedi. Ona sordum bak iş yerinde zor duruma mı düşüyorsun bırakmasan, ayıp mı olacak diye endişeleniyorsun dedim. Bana dedi ki üzülüyorum haline dedi. İş yerindeki arkadaşlarda bırak diyorlar dedi. Kan beynime sıçradı. Bana bunu dediği gün evde kahvaltılık yoktu. Bana para vermez, evde yiyecek var mı umursamaz ama başkasına gelince acımış. Ben o gün kahvaltı yapamadım. Tabi bunu duyunca çok sinirlendim dedim ki git söyle aerık bırakmıyorsun. Büyük bir kavga sürecimiz başladı. Ben hiç kıskanç biri değilimdir inanın ki . Ben eşime güvenirdim çünkü ama yıkıcı bir kavga süreci. Beni sadakatsizlikle suçladı. Abi dediğim insanlarla, çocukluk arkadaşlarımla imalarda bulundu. Ve bu konuyu benim aileme kadar taşındı aileme karşı bile böyle şeyler anlattı sarhoş bir vaziyette. Ailem tabiki çok sinirlendiler ona. Biz gittiği her yeri biliyoruz diye çıkıştılar. Ben evden bile çıkmıyorum, işsizlik belimi büktü. Beni kaynanam hakkında sinirle söylediğim şeylerle tehtit etti. Ona söylemekle. Ben de annesini aradım dedim beni sinirle ettiğim laflarla tehtit ediyor sana bunları bunları söyledim. Oğlun bunkarı bunları yaptı. Neyse kadın da ne yapsın bana hak verdi. Götürmemesi gerek dedi. Oğluna da öğüt verdi zaten yeni bir şehre taşındık oturup konuştuğum bir iki insandan başka kimsem de yok. Kaldı ki bu imayı hakedecek hiçbir şey yapmadım. Çok zoruma gitti. Tabi o iki günde ben 20 yıl yaşlandım sanki. İlk defa ondan korktum. Sonra birkaç hafta sonra bir gece uyandı sen kimle konuşuyorsun dedi. Gecenin bir vakti yine kavga kıyamet. Sürekli ekimden beri ağır kavgalar ediyoruz. Ameliyat olmasının sebebi buzdolabına yumruk atıp elini kırmasıydı. Sinirlenince gözü görmüyor. Televizyonu kırdı. Emanet televizyonu kullanıyoruz aylardır. Olaylar böyle sürdü gitti. Bugün lavabodan çıktı kimle konuşuyorsun dedi. Ya inanamıyorum belki bana niye orda duruyorsun diye kızacaksınız, çocuğunda yok ama gidecek bir yerim olsa bir dakika durmazdım. Atanmaya çalışıyorum mücadele etmeye çalışıyorum. Ama sürekli suçlamaktan, kavgacı olduğuma inandırılmaktan, alttan almaktan yoruldum. Belki laflarını sineye çeksem büyümezdi olaylar. Bende sinirli biriyim dönüp gidemiyorum öteki odaya, duymazdan gelemiyorum. Uzun oldu, okuyup zahmet verdiysem hakkınızı helal edin. Boşanmam yakın zaman için mümkün görünmüyor. Psikoloğa gitmeye yanaşmıyor. Kamu çalışanı olduğu için sorun olabilri bahanesinin arkasına sığınıyor. Ailesi konuşuyor, dinlemiyor. Benim ailem konuştu, tamam diyor tekrar aynı hareketlerine devam ediyor. Tartışmaları kavgaya çekmek konusunda uzman birisi ve doğuştan bir zeytinyağı özelliği var. Ona karşı haklı olmak imkansız. Bende de suç var sınır çizemiyorum. Bütün gün evde tek başımayım, insan bi ses arıyor. Konuşmayayım desem yapamıyorum kaldı ki bunu yaptığım zamanlarda da pek değişen bir şey yok. Asla hata kabul etmiyor, iyi şeyler Ona ait tüm kötü şeyler bana. Önümde iki sonuç kaldı. Ya o kadına gerçekten bir şeyler hissediyordu, ben bir şeyleri bozdum. Ya da bir psikolojik rahatsızlığın eşiğinde. ( ailesinde bipolar tanısı mevcut) zaten bu isteğimi söylerken onu suçlamadım. Tamam arkadaşın ama işte zor duruma düşebilirsin, bu şekilde olmaz. Onunda düşünmesi lazımdı. Sende bana karşı sorumlusun sonucta ona mahcup olacağın bir şey yok diye defalarca söyledim. Kaldı ki inanın ben kıskanç biri değilim. Hatta belki kıskanmama durumum bazı kişilerce anormal bile bulunabilinir. Ben çıkamadım işin içinden. Evlilikte böyle zorlu süreçler geçiren kişiler varsa bu süreci nasıl aşabilirim ne olur bir tavsiye verin. Elimden geleni yapmak istiyorum. Bir söz verdim, kapıyı vurup çekip gitmeden önce vicdanım rahat olsun istiyorum. Kadınla aralarında yine de bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kadınlar sezer, bilirsiniz. Ama bu değişimi açıklamanın bir anlamı var mı bilmiyorum. Halbuki çocuk yapalım kararı almıştık, bu sürece hazırlanıyorduk bu kavgalar başlamadan önce. Ne olur bana bir akıl verin saygı-sevgi çerçevesinde, nasıl dinecek bu fırtına. Artık çok yorgunum...
Evli olan eşine karşı sorumlu olan kişi konu sahibinin kocası. Koca sınır çizemiyor sorumluluk alamıyor diye konu sahibi kendini rezil mi etsin. İstersen bir de buluşma ayarlasın kadınla saç başa kavga etsinler. Erkek de paylaşılamayan erkeğim diye iyice egosunu şişirsin daha neler yazarım da neyseherkes eşinize yüklenmiş denilecek olanları demis. Ama ben o kadın için konuşacam o kadın da mı salak gerizekali düşünemiyor. Benim yüzümden eşiyle kavga eder mi diye arabasına biniyor eşinizin. Birde uzun süredir yani kadın iyi rahata alismis masallah. Ben sizin yerizinde olsam ararım kadını. Eşimin arabasına binmenizden onu şoförünüz gibi kullanmanızdan rahatsız oluyorum diye söylerim. Eşimde kadınla konuşuyorum diye benimle kavga edecekse anında kapı dışarı ederim. Es mi önemli o kadın mı?
Eşinize söyleyin sen söylemezsen ben konuşacam diye Hergun eşinizi ise giriş çıkış saatinde görüntülü arayın tek olduğuna emin olun. Madem o size güvenmiyor sizde ona güvenmeyin.
Birde şunu anlamadım neden sürekli sen kimle konuşuyorsun diye soruyor. Siz sürekli biriyle mi konuşuyorsunuz
Bu sizin bahaneniz bence, ne sözü Allah aşkına?Bir söz verdim, kapıyı vurup çekip gitmeden önce vicdanım rahat olsun istiyorum.
Burdan bakınca boşanmak tek çözüm gibi ama boşanamam demişsiniz.Atanıncaya kadar ailenizin yanına gitseniz kabul etmezler mi?Sorun diğer kadın değil gibi sanki.Kadından bağımsız eşinizin öfke problemi var .Kadından sonra böyle olduysa o da problem.Başkasına meyli olan biriyle birarada durmamanız lazım.Sağlıklı bir evlilik değil.Gidecek yerim yok diyorsanız muhatap olmamaya çalışın.Atanmak için ya da bir işe girmek için çabalayın Sonra yolunuzu çizersinizMerhabalar herkese. Okuyup bir öneri sunarsanız çok mutlu olurum...
Eşimle 2 buçuk yıldır evliyiz. Çocuğumuz yok. Onunla iletişim problemleri yaşıyoruz. Daha önce de kavgalarımız zaman zaman olurdu ancak bir şekilde aşılır, sükunet sağlanırdı. Eşimin agresif tavırlarından çok mutsuzum. Ben üniversite bittikten sonra iş bulamadım, çalışmıyorum. Kendi içsel problemlerin zaten yeterince yorucu. Eşimin son aylardaki değişimi de üstüne eklenince çok dayanılmaz oldu. Nolur bana bir akıl verin. Eşim kadın bir iş arkadaşını işe bırakıyordu. Ara sıra olmak kaydıyla tabiki bırak yeni boşandı, bizde destek olalım sakın para alma dedim. Aradan bir yıl geçti. Eşim bir ameliyat geçirdi ve o kadının geçmiş olsun aramasını hoparlöre almıştım. Samimi konuşmasından rahatsız oldum eşimde kadına abla diyor ama aralarında 3-4 yaş var. Canım, kıyamam tarzındaki söylemlerinden rahatsız oldum. Kadının birazda konuşma tarzı öyle ancak bilmiyorum. Aralarında bu denli bir samimiyet olduğunu bilmiyordum. Eşime uygun bir dille dedim bak olmaz iş yerinde yanlış anlaşılır artık sen bırakma uygun bir dille söyle dedim. Bir iki mırın kırın etti tamam dedi. Eşim ameliyat sürecini atlattı iki ay geçti. Bir akşam bana dedi ki sana bir şey söyleyeceğim ama kızma bugün onu işe bıraktım dedi. Ona sordum bak iş yerinde zor duruma mı düşüyorsun bırakmasan, ayıp mı olacak diye endişeleniyorsun dedim. Bana dedi ki üzülüyorum haline dedi. İş yerindeki arkadaşlarda bırak diyorlar dedi. Kan beynime sıçradı. Bana bunu dediği gün evde kahvaltılık yoktu. Bana para vermez, evde yiyecek var mı umursamaz ama başkasına gelince acımış. Ben o gün kahvaltı yapamadım. Tabi bunu duyunca çok sinirlendim dedim ki git söyle aerık bırakmıyorsun. Büyük bir kavga sürecimiz başladı. Ben hiç kıskanç biri değilimdir inanın ki . Ben eşime güvenirdim çünkü ama yıkıcı bir kavga süreci. Beni sadakatsizlikle suçladı. Abi dediğim insanlarla, çocukluk arkadaşlarımla imalarda bulundu. Ve bu konuyu benim aileme kadar taşındı aileme karşı bile böyle şeyler anlattı sarhoş bir vaziyette. Ailem tabiki çok sinirlendiler ona. Biz gittiği her yeri biliyoruz diye çıkıştılar. Ben evden bile çıkmıyorum, işsizlik belimi büktü. Beni kaynanam hakkında sinirle söylediğim şeylerle tehtit etti. Ona söylemekle. Ben de annesini aradım dedim beni sinirle ettiğim laflarla tehtit ediyor sana bunları bunları söyledim. Oğlun bunkarı bunları yaptı. Neyse kadın da ne yapsın bana hak verdi. Götürmemesi gerek dedi. Oğluna da öğüt verdi zaten yeni bir şehre taşındık oturup konuştuğum bir iki insandan başka kimsem de yok. Kaldı ki bu imayı hakedecek hiçbir şey yapmadım. Çok zoruma gitti. Tabi o iki günde ben 20 yıl yaşlandım sanki. İlk defa ondan korktum. Sonra birkaç hafta sonra bir gece uyandı sen kimle konuşuyorsun dedi. Gecenin bir vakti yine kavga kıyamet. Sürekli ekimden beri ağır kavgalar ediyoruz. Ameliyat olmasının sebebi buzdolabına yumruk atıp elini kırmasıydı. Sinirlenince gözü görmüyor. Televizyonu kırdı. Emanet televizyonu kullanıyoruz aylardır. Olaylar böyle sürdü gitti. Bugün lavabodan çıktı kimle konuşuyorsun dedi. Ya inanamıyorum belki bana niye orda duruyorsun diye kızacaksınız, çocuğunda yok ama gidecek bir yerim olsa bir dakika durmazdım. Atanmaya çalışıyorum mücadele etmeye çalışıyorum. Ama sürekli suçlamaktan, kavgacı olduğuma inandırılmaktan, alttan almaktan yoruldum. Belki laflarını sineye çeksem büyümezdi olaylar. Bende sinirli biriyim dönüp gidemiyorum öteki odaya, duymazdan gelemiyorum. Uzun oldu, okuyup zahmet verdiysem hakkınızı helal edin. Boşanmam yakın zaman için mümkün görünmüyor. Psikoloğa gitmeye yanaşmıyor. Kamu çalışanı olduğu için sorun olabilri bahanesinin arkasına sığınıyor. Ailesi konuşuyor, dinlemiyor. Benim ailem konuştu, tamam diyor tekrar aynı hareketlerine devam ediyor. Tartışmaları kavgaya çekmek konusunda uzman birisi ve doğuştan bir zeytinyağı özelliği var. Ona karşı haklı olmak imkansız. Bende de suç var sınır çizemiyorum. Bütün gün evde tek başımayım, insan bi ses arıyor. Konuşmayayım desem yapamıyorum kaldı ki bunu yaptığım zamanlarda da pek değişen bir şey yok. Asla hata kabul etmiyor, iyi şeyler Ona ait tüm kötü şeyler bana. Önümde iki sonuç kaldı. Ya o kadına gerçekten bir şeyler hissediyordu, ben bir şeyleri bozdum. Ya da bir psikolojik rahatsızlığın eşiğinde. ( ailesinde bipolar tanısı mevcut) zaten bu isteğimi söylerken onu suçlamadım. Tamam arkadaşın ama işte zor duruma düşebilirsin, bu şekilde olmaz. Onunda düşünmesi lazımdı. Sende bana karşı sorumlusun sonucta ona mahcup olacağın bir şey yok diye defalarca söyledim. Kaldı ki inanın ben kıskanç biri değilim. Hatta belki kıskanmama durumum bazı kişilerce anormal bile bulunabilinir. Ben çıkamadım işin içinden. Evlilikte böyle zorlu süreçler geçiren kişiler varsa bu süreci nasıl aşabilirim ne olur bir tavsiye verin. Elimden geleni yapmak istiyorum. Bir söz verdim, kapıyı vurup çekip gitmeden önce vicdanım rahat olsun istiyorum. Kadınla aralarında yine de bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kadınlar sezer, bilirsiniz. Ama bu değişimi açıklamanın bir anlamı var mı bilmiyorum. Halbuki çocuk yapalım kararı almıştık, bu sürece hazırlanıyorduk bu kavgalar başlamadan önce. Ne olur bana bir akıl verin saygı-sevgi çerçevesinde, nasıl dinecek bu fırtına. Artık çok yorgunum...