merhabalar,
arada girip okuduğum bir forumdu. kendimi buraya yazarken buldum. çünkü çok çaresiz hissediyorum. yaşım30, eşim32. 1,5 yıldır evliyiz. ve 7 aylık hamileyim. ikimizde hemşireyiz. kısaca ben: hayatta evliliği zorunlu görmeyen, evliliğin nasip kısmet işi olduğuna inanan biriyim. eşimle 27 yasıma girdiğim zamanda tanısmıştık ve hayatımda nerdeyse 3-4 yıl kimse yoktu, tabii ki doğru ilgiyi, sevgiyi her kadın sever fakat gerçekten evliliktir, nişandır vs meraklı olduğum konular değildi. hep şunu söylerdim “evleneceğim kadar aşık olacağım biri olursa evlenirim onun dışında olmasa da olur”. eşimde böyle biriymiş. tanıştığımızda 29 yasına girmişti, o da evliliği bir zorunluluk olarak görmeyen, “hadi yaşım geldi” diye evlenmek istemeyen biriymiş. ilk tanıştığımızda böyle düşünmesi çok hoşuma gitmişti. ikimizin ailesi de muhafazakar ama biz o kadar değiliz. size yaşadığımız sorunlardan bahsetmek istiyorum ama önce ben; ilgiyi seven, şımartılmayı seven, mantığıma oturtulduğu sürece bir çok şeye anlamlı bakabilen, hobileri olan, gezmeyi eğlenmeyi seven, genelde ‘çemkirme’ diye tabir ettiğimiz kelimeye uzak olan bir kadınım. eşimi severim, eşimde bana ilgili olsun, bana saygı göstersin, üzüldüğümde nazımı, tribimi çeksin isterim. eşimden sanırım en büyük isteğim bunlar. onun dışında aman bana şunu al, bunu almazsan olmaz, şunu kesinlikle istemem, asla yapmam gibi direkt negatif cümleler kullanmayı ve negatif enerjiyi sevmiyorum. her zaman konuşup mesele her ne ise halletmek isterim. birbirimize kırgınlığımız uzun sürmesin isterim. hatta eşime hep şunu derim “bak ben seni 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl sonra da sevmek istiyorum” bunu söylüyorum çünkü çevremde, iş ortamında vs mutsuz çok kadın var. hayattan bezmişler. sevmek, sevilmek duygularından çok uzaklar. ve onlara hep üzülürdüm, keşke evlilikler hep sağlıklı olsa derdim. eşim de çok dışa dönük, sosyal, eğlenmeyi, tatil yapmayı, şakalaşmayı seven, hobileri olan ama maalesef ki hemen gerilen ve fevri birisi. en büyük sıkıntıyı bu noktada yaşıyoruz. son zamanlarda evde olmanın getirdiği boşluktan mı(sanmıyorum) çok ama çok huzursuz hissetmeye, sürekli üzülmeye basladım. bu arada dediğim gibi eşim çabuk gerildiği için sürekli fikir ayrılığı yaşarız mesela 2-3 güne bir. arkadaşlar ben hayatımda iletişim konusunda bu kadar sıkıntı yaşadığım başka biri tanımıyorum. insan eşiyle normal bir şekilde konuşup, tartışamaz mı ya? asla olmuyor. örneğin geçen gün mutfakta bulasıkları makineye koymuş sağolsun, girdim içeriye baktım fayansı silmeden bırakmış. bende dedim ki “sevgilim eline sağlık, ama bak bu fayansı da siliver bi daha ki sefere” dedim. o da “iyi de sen bana bunu söylemedin ki” dedi. “tamam canım sorun değil bilmiyorsan söylüyorum işte, mutfak tezgahında işler bittikten sonra fayansı da şöyle bir silinir” demeye kalmadan lafımı bölüp aksilik yaptı. “ben sana ne diyorum, dinlemiyorsun beni vs vs” ben tabi mal gibi kaldım. gittim moralim bozuldu ağladım. çünkü en basit konuda bile aksilik, huysuzluk, gerginlik. yemin ederim gücüm kalmadı. ve bu konu 1 gün sürdü, bu konu tam 3 kez açıldı. belki bir noktada beni anlayıp “ya tamam canım bir dahakine öyle yaparız” tarzı bir aydınlanma yaşamasını bekledim ama ısrarla bana “sen beni orda dinlemedin ki, şöyle oldu böyle oldu” konuyu aşır uzattı. bazen diyorum ki bu adam normal zamanda bana sürekli hediyeler alan, süprizler yapan, iltifatlar eden, gelip sarılan öpen biri. hatta çevremizde hep ilişkimizi takdir ederler, çok tatlısınız keşke sizin gibi eğlenceli çift olabilsek vs tarzında şeyler söylerler(lütfen kendini beğenmişlik olarak algılamayın) hatta eşimden için “senin için yapmayacağı şey yok” derler. ama ben algılayamıyorum, böyle bir adam en basit konuda nasıl dünyanın en anlayıssız kişisi oluyor? bu adam bu şekilde beni gerçekten seviyor mu? sürekli bu düşünceler dönüyor kafamda. çünkü benim sevgi dilim, kavgadan tartışmadan sonra sakinleşince gelip iki güzel söz söyleyip, şefkatini hissettirebilmek. yani en çekilmez zamanlarda bile “işte benim eşim” diyebilmek. ama bu mümkün değil. bu arada eşime bunları söylediğimde aldığım cevaplar şunlar “hamilesin evet ama sen hamile değilkende hemen ağlardın” , “sen benden sana gelmemi bekliyorsan bende senden bekliyorum”, “sen yorgun ve üzgünsen bende üzgünüm sadece kendini düşünme” gibi aşırı duvar ören cevaplar. sanki eşimle konuşurken karşımda bir duvar var veya şöyle anlatayım ben çince o almanca konuşuyor sanki, o kadar bulusamıyoruz ortak noktada. ve hamileliğin de verdiği hormonlarla ben iyice kötü oluyorum. “hamileyken bile anlayıs göstermedi, hamileyken bile alttan almadı” diye öyle kötü bir hâle giriyorum ki. çok çaresizim. psikologa gideceğim 3 gün sonra. kendimi anlattıktan sonra eşimle görüşmesini isteyeceğim. daha önce gitmiştik ara vermiştik vs. ama psikologtan da sanırım faydalanamıyor çünkü tartıştığımızda şöyle demişti “psikologta söyledi sana bunları yapma diye” halbuki psikolog ona da bir sürü şey söyledi… çıkmazdayım. ben böyle mutsuz huzursuz hissetmek için evlenmedim. aynı şekilde eşimi de mutsuz görmek için evlenmedim. beklediğim sadece arada bir alttan alınmak, hoş görülmek, vs.(tartıştığımız zamanlardan bahsediyorum)
bana yardım eder misiniz? belki de her yolu denedim ama olsun, belki bir çare oluruz birbirimize…
uzun oldu kusura bakmayın lütfen