• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Evlilik yıldönümü sürprizi planlarken eşimin boşanma davası açmaya hazırlandığını öğrendim

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

Gunayyy91

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
tek ayak cezası
Kayıtlı Üye
Katılım
21 Mart 2026
Mesajlar
2
Emoji Skoru
2
Puanlar
1
Öyle bitik haldeyim ki nasıl başlayayım neyi anlatayım inanın onu da bilemiyorum. Tek bildiğim öğrendiğim şeyleri birileriyle konuşmazsam kafayı yemek üzere olduğum. Uzun ve karışık yazacağım muhtemelen şimdiden kusuruma bakmayın. Ama ne aileme ne arkadaşlarıma ne de eşim olacak o adama söyleyebildim böyle bir durumu öğrendiğimi. Lütfen bana bir akıl verin ne yapayım..

Ben 35 eşim 40 yaşında ve yaklaşık 5 yıldır evliyiz. 2 ay sonra evlilik yıl dönümümüz olduğu için eşime bir sürpriz hazırlamaya karar verdim ve en çok gitmek istediği ülkeye bir tatil planladım. İkimizin de iş yerlerinden izinlerini ondan gizli ayarladım ve otel rezervasyonlarını, her şeyi yaptım. En son vize başvurusu için evrakları topluyordum ki bilgisayarında denk geldiğim mesajlarla hayatımın şokunu yaşadım. Eşim bayramdan birkaç gün önce akşam ablasına uğrayıp geleceğini söyledi. Ablası ile aynı site içerisinde farklı bloklarda oturuyoruz. Yeğenlerini görmek için arada iş dönüşü oraya uğrayıp eve geldiği olur. Evrakları toparlarken çıktı almam gerektiğinden, eşimin arada iş için kullandığı bilgisayarı kullandım. Daha önce de ihtiyacım olduğunda kullandığımdan şifresini bilirim ki zaten öylece bütün gün masa da duran bi bilgisayardır. İşlerimi hallettikten sonra en son düzenlediğim birkaç dosyayı da kendime yeniden atmak için whatsapp'a girdim. Eşimin hesabının orda da açık olduğunu biliyodum. Bu arada tüm ilişkimiz boyunca birbirimizin telefonlarına bir kez bile bakmamışızdır. Saklamayız birbirimizden tabiki ama öyle karıştırma huyumuz da asla olmadı. Whatsappa girer girmez en üstte ablasının sohbeti sıralandı. Ve Gunayyy91'e bayramdan sonra söyleyeceğim yazıyordu. Doğal olarak ismimi görünce merak ettim ve konuşmaya girdim. Bayramdan sonra söyleyeceği şey benden boşanmak istediği ve dava açmaya hazırlandığı olacakmış. Ablası avukat olduğundan da davayı onun açmasını rica etmiş. İnanın başımdan aşağı kaynar sular döküldü lafının doğruluğunu o an anladım. Sanki birisi gerçekten kaynar sular dökmüş gibi acıdı canım. Öyle büyük bir şok yaşadım ki size anlatamam. Çünkü evliliğimizde benim bildiğim ufacık bir sorun bile yoktu. Tanıştığımız günden bugüne kadar tek bir kere bile kavga etmedik birbirimize sesimiz yükselmedi. Anlaşamadığımız hiçbir konu olmadı. Eşim ne istediysem yaptı, beni dinledi, saydı, sevdi.Ben de aynı şekilde onu. En azından ben böyle olduğunu zannetmiştim.

Eşimle bir nevi görücü usulü tanıştırıldık. Ben mimarım o da inşaat mühendisi. Ben ve ailem, eşimin anne babasıyla karşılıklı dairelerde oturan komşulardık. O dönemde eşim ve ablası İstanbul'da yaşıyolardı. Korona döneminden önce eşimin babasına kanser teşhisi konuldu ve bir süre sonra eşim ve ablası da anne babalarına destek olmak için işlerini ve evlerini buraya taşıdılar. Ve kayınvalidemin ısrarlarıyla eşimle görüşme kararı aldık. Çok uyumlu, çok çalışkan,sessiz,düzgün bir adamdır. Aşktan ziyade mantığa, saygıya ve sevgiye dayanan bir evlilik yaptık. Ve ben bu evlilikte çok mutluydum. Ama meğerse o değilmiş çünkü zaten aşık olduğu bir kadın varmış. Ablası mesajlarda eşime kızmış,azarlamış,eninde sonunda böyle olacağını en başından ona söylediğini, bana yazık olduğunu vs. bir sürü şey yazmış. Ki normalde öyle çok yakın da değilizdir. Bana karşı hep mesafeli olmuştur. Ama eşim artık daha fazla dayanamayacağını, o kadını bir kere daha gördükten sonra ölene kadar unutamayacağını anladığını, onu gördüğü günden beri benim yüzüme bile bakamadığını söylemiş. Bahsettiği kişinin ismini gördüğümde kim olduğunu anlayamadım bile bir süre. Ama sonra tüm mesajları okuyunca çözdüm. Aralık ayında eşimin yeğeninin doğum günü vardı ama eşim o gün işten geç çıkacağından biz bir gün öncesi hediyemizi ve pastamızı alıp sürpriz yaparak evlerine gittik. İnsan olayları yaşarken gözünün önündekini fark edemiyormuş şimdi geriye dönüp düşününce anlıyorum. Ablası kapıda bizi görünce bir garipsemişti tuhaftı zaten geldiğimize pek mutlu değil gibiydi, İstanbul'dan misafiri olduğunu söyledi. Ben de misafiri var diye biz de kalabalık yapmayalım diye istemiyo bizi diye düşünmüştüm. Ama eşim bir hediye verip çıkacağız diye ısrar edince girdik içeri. Ablasının üniversiteden en yakın arkadaşı ve kardeşi gelmişler. İsmini hep duyardım ama daha önce yüz yüze hiç görmemiştim. Kayınvalidem adı geçtiğinde "hiç sevmiyorum o yobazı" diye laf edip dururdu başı türbanlı olduğundan, görümcem de hep tartışırdı kayınvalidemle bu konuda. Çok durmadık zaten 10-15 dk oturup hediyeyi verip çıktık. Ama ortamdaki gariplik görümcemin kalabalık yaptık diye bizden rahatsız oluşundan değilmiş. Meğer en yakın arkadaşının kardeşi olan kişi eşimin benimle evlenmeden önce yıllarca sevgili olduğu kişiymiş. Böyle bi ilişkiden haberim vardı. Eşim biz tanıştığımızda uzun yıllar süren ve ciddi düşündüğü bir ilişkisinin olduğunu ama aileler arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle yapamayacaklarını anlayıp ayrıldıklarını söylemişti. Ama tabiki o kişi olduğundan haberim yoktu. Görümcem mesajda eşime konuştunuz mu hiç diye sormuş o kişiyle. Eşim, parmağımda bu yüzükle nasıl karşısına çıkayım yüzüme bile bakmadı o gün görmedin mi demiş. Abla ne olur bir an önce hallet bu meseleyi gerekirse gider kapısında yatarım affetsin beni diye demiş. Bayramdan sonra benimle bu konuyu konuşacağını, evi, arabayı(eşim bana hediye olarak almıştı) bana bırakacağını ve ne kadar istiyosam onu kabul edeceğini söylemiş. Buna göre anlaşmalı boşanmak için evrakları hazırlamasını istemiş. Görümcem de boşansa bile o kişinin eşimin yüzüne artık asla bakmayacağını vs söylemiş.

Tüm bunları öğrendikten sonra yıkıldım, rahatsızlandım. Bütün bayram hasta yattım. Ama kimseye bi şey söyleyemedim. Bu konuşmaların hepsinin fotoğraflarını çektim. O kadını sosyal medya da buldum doktormuş, oradan da çalıştığı hastaneye kadar buldum. Ama ne yapacağımı bilemiyorum. Kadının karşısına geçsem, hastaneye rezil etsem bile ne diyebilirim ki anladığım kadarıyla hiç görüşmemişler. Eşimle yüzleşmeye hala gücüm yok. Ama içimde tutmaya da gücüm yok. 5-6 ay önce eşimin kedisi öldü. Uzun yıllardır onunlaydı. Eşimi ilk kez o kadar yıkılmış gördüm, ilk kez hüngür hüngür ağladı. Meğer kediyi yavruyken o kadınla sahiplenmişler. Kadının hesabında gezerken yıllar önce, kedi yavruyken sarıldığı bir resmi paylaşıp (Bal'ımızla ilk gün) diye yazmış onu gördüm. Yıllardır sevip, büyüttüğüm o kedi bile bizim değilmiş.
Şu an öyle dibe battım ki mantıklı düşünemiyorum. Sizce ne yapmalıyım önce bi avukat tutup öyle mi yüzleşmeliyim yoksa direk eşimin karşısına çıkıp sormalı mıyım?
 
Öyle bitik haldeyim ki nasıl başlayayım neyi anlatayım inanın onu da bilemiyorum. Tek bildiğim öğrendiğim şeyleri birileriyle konuşmazsam kafayı yemek üzere olduğum. Uzun ve karışık yazacağım muhtemelen şimdiden kusuruma bakmayın. Ama ne aileme ne arkadaşlarıma ne de eşim olacak o adama söyleyebildim böyle bir durumu öğrendiğimi. Lütfen bana bir akıl verin ne yapayım..

Ben 35 eşim 40 yaşında ve yaklaşık 5 yıldır evliyiz. 2 ay sonra evlilik yıl dönümümüz olduğu için eşime bir sürpriz hazırlamaya karar verdim ve en çok gitmek istediği ülkeye bir tatil planladım. İkimizin de iş yerlerinden izinlerini ondan gizli ayarladım ve otel rezervasyonlarını, her şeyi yaptım. En son vize başvurusu için evrakları topluyordum ki bilgisayarında denk geldiğim mesajlarla hayatımın şokunu yaşadım. Eşim bayramdan birkaç gün önce akşam ablasına uğrayıp geleceğini söyledi. Ablası ile aynı site içerisinde farklı bloklarda oturuyoruz. Yeğenlerini görmek için arada iş dönüşü oraya uğrayıp eve geldiği olur. Evrakları toparlarken çıktı almam gerektiğinden, eşimin arada iş için kullandığı bilgisayarı kullandım. Daha önce de ihtiyacım olduğunda kullandığımdan şifresini bilirim ki zaten öylece bütün gün masa da duran bi bilgisayardır. İşlerimi hallettikten sonra en son düzenlediğim birkaç dosyayı da kendime yeniden atmak için whatsapp'a girdim. Eşimin hesabının orda da açık olduğunu biliyodum. Bu arada tüm ilişkimiz boyunca birbirimizin telefonlarına bir kez bile bakmamışızdır. Saklamayız birbirimizden tabiki ama öyle karıştırma huyumuz da asla olmadı. Whatsappa girer girmez en üstte ablasının sohbeti sıralandı. Ve Gunayyy91'e bayramdan sonra söyleyeceğim yazıyordu. Doğal olarak ismimi görünce merak ettim ve konuşmaya girdim. Bayramdan sonra söyleyeceği şey benden boşanmak istediği ve dava açmaya hazırlandığı olacakmış. Ablası avukat olduğundan da davayı onun açmasını rica etmiş. İnanın başımdan aşağı kaynar sular döküldü lafının doğruluğunu o an anladım. Sanki birisi gerçekten kaynar sular dökmüş gibi acıdı canım. Öyle büyük bir şok yaşadım ki size anlatamam. Çünkü evliliğimizde benim bildiğim ufacık bir sorun bile yoktu. Tanıştığımız günden bugüne kadar tek bir kere bile kavga etmedik birbirimize sesimiz yükselmedi. Anlaşamadığımız hiçbir konu olmadı. Eşim ne istediysem yaptı, beni dinledi, saydı, sevdi.Ben de aynı şekilde onu. En azından ben böyle olduğunu zannetmiştim.

Eşimle bir nevi görücü usulü tanıştırıldık. Ben mimarım o da inşaat mühendisi. Ben ve ailem, eşimin anne babasıyla karşılıklı dairelerde oturan komşulardık. O dönemde eşim ve ablası İstanbul'da yaşıyolardı. Korona döneminden önce eşimin babasına kanser teşhisi konuldu ve bir süre sonra eşim ve ablası da anne babalarına destek olmak için işlerini ve evlerini buraya taşıdılar. Ve kayınvalidemin ısrarlarıyla eşimle görüşme kararı aldık. Çok uyumlu, çok çalışkan,sessiz,düzgün bir adamdır. Aşktan ziyade mantığa, saygıya ve sevgiye dayanan bir evlilik yaptık. Ve ben bu evlilikte çok mutluydum. Ama meğerse o değilmiş çünkü zaten aşık olduğu bir kadın varmış. Ablası mesajlarda eşime kızmış,azarlamış,eninde sonunda böyle olacağını en başından ona söylediğini, bana yazık olduğunu vs. bir sürü şey yazmış. Ki normalde öyle çok yakın da değilizdir. Bana karşı hep mesafeli olmuştur. Ama eşim artık daha fazla dayanamayacağını, o kadını bir kere daha gördükten sonra ölene kadar unutamayacağını anladığını, onu gördüğü günden beri benim yüzüme bile bakamadığını söylemiş. Bahsettiği kişinin ismini gördüğümde kim olduğunu anlayamadım bile bir süre. Ama sonra tüm mesajları okuyunca çözdüm. Aralık ayında eşimin yeğeninin doğum günü vardı ama eşim o gün işten geç çıkacağından biz bir gün öncesi hediyemizi ve pastamızı alıp sürpriz yaparak evlerine gittik. İnsan olayları yaşarken gözünün önündekini fark edemiyormuş şimdi geriye dönüp düşününce anlıyorum. Ablası kapıda bizi görünce bir garipsemişti tuhaftı zaten geldiğimize pek mutlu değil gibiydi, İstanbul'dan misafiri olduğunu söyledi. Ben de misafiri var diye biz de kalabalık yapmayalım diye istemiyo bizi diye düşünmüştüm. Ama eşim bir hediye verip çıkacağız diye ısrar edince girdik içeri. Ablasının üniversiteden en yakın arkadaşı ve kardeşi gelmişler. İsmini hep duyardım ama daha önce yüz yüze hiç görmemiştim. Kayınvalidem adı geçtiğinde "hiç sevmiyorum o yobazı" diye laf edip dururdu başı türbanlı olduğundan, görümcem de hep tartışırdı kayınvalidemle bu konuda. Çok durmadık zaten 10-15 dk oturup hediyeyi verip çıktık. Ama ortamdaki gariplik görümcemin kalabalık yaptık diye bizden rahatsız oluşundan değilmiş. Meğer en yakın arkadaşının kardeşi olan kişi eşimin benimle evlenmeden önce yıllarca sevgili olduğu kişiymiş. Böyle bi ilişkiden haberim vardı. Eşim biz tanıştığımızda uzun yıllar süren ve ciddi düşündüğü bir ilişkisinin olduğunu ama aileler arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle yapamayacaklarını anlayıp ayrıldıklarını söylemişti. Ama tabiki o kişi olduğundan haberim yoktu. Görümcem mesajda eşime konuştunuz mu hiç diye sormuş o kişiyle. Eşim, parmağımda bu yüzükle nasıl karşısına çıkayım yüzüme bile bakmadı o gün görmedin mi demiş. Abla ne olur bir an önce hallet bu meseleyi gerekirse gider kapısında yatarım affetsin beni diye demiş. Bayramdan sonra benimle bu konuyu konuşacağını, evi, arabayı(eşim bana hediye olarak almıştı) bana bırakacağını ve ne kadar istiyosam onu kabul edeceğini söylemiş. Buna göre anlaşmalı boşanmak için evrakları hazırlamasını istemiş. Görümcem de boşansa bile o kişinin eşimin yüzüne artık asla bakmayacağını vs söylemiş.

Tüm bunları öğrendikten sonra yıkıldım, rahatsızlandım. Bütün bayram hasta yattım. Ama kimseye bi şey söyleyemedim. Bu konuşmaların hepsinin fotoğraflarını çektim. O kadını sosyal medya da buldum doktormuş, oradan da çalıştığı hastaneye kadar buldum. Ama ne yapacağımı bilemiyorum. Kadının karşısına geçsem, hastaneye rezil etsem bile ne diyebilirim ki anladığım kadarıyla hiç görüşmemişler. Eşimle yüzleşmeye hala gücüm yok. Ama içimde tutmaya da gücüm yok. 5-6 ay önce eşimin kedisi öldü. Uzun yıllardır onunlaydı. Eşimi ilk kez o kadar yıkılmış gördüm, ilk kez hüngür hüngür ağladı. Meğer kediyi yavruyken o kadınla sahiplenmişler. Kadının hesabında gezerken yıllar önce, kedi yavruyken sarıldığı bir resmi paylaşıp (Bal'ımızla ilk gün) diye yazmış onu gördüm. Yıllardır sevip, büyüttüğüm o kedi bile bizim değilmiş.
Şu an öyle dibe battım ki mantıklı düşünemiyorum. Sizce ne yapmalıyım önce bi avukat tutup öyle mi yüzleşmeliyim yoksa direk eşimin karşısına çıkıp sormalı mıyım?

Kocan ve ablası iğrenç insanlar.

Benim hayatımda hep uzun ilişkilerim oldu, hepsi düzgün ciddi ilişkilerdi ama bitti gitti hepsi. Aralarından bir tanesi evlendi. Zerre beni ilgilendirmez şuan hiçbiri. Bunun ablası beni arasa evine çağırsa asla gitmem. İkincisi büyük ihtimal bu abla kişisi bu eski sevgili ve kocanın arasında hep köprü olmuş.

Kocan ne alaka gidip eski sevgilisinin kapısına gitmeyi düşünüyor belki o kadının hayatında biri var? Ablası belliki sürekli bunun özelini didiklemiş ve kocana anlatmış. Sürekli iletişimde olmalarını sağlamış.

Aklı başında hiçbir kadın hem yıllar önceki eski sevgilisiyle hem de evlenmiş boşanmış eski sevgilisine dönmez. Aileler arasındaki sorundan daha fazla şey vardır bu yüzden ayrılmışlardır.

Lütfen önce iyi bir avukat bul, delil topla kocanın donuna kadar al rezil et şu abla kardeşi.
 
Öyle bitik haldeyim ki nasıl başlayayım neyi anlatayım inanın onu da bilemiyorum. Tek bildiğim öğrendiğim şeyleri birileriyle konuşmazsam kafayı yemek üzere olduğum. Uzun ve karışık yazacağım muhtemelen şimdiden kusuruma bakmayın. Ama ne aileme ne arkadaşlarıma ne de eşim olacak o adama söyleyebildim böyle bir durumu öğrendiğimi. Lütfen bana bir akıl verin ne yapayım..

Ben 35 eşim 40 yaşında ve yaklaşık 5 yıldır evliyiz. 2 ay sonra evlilik yıl dönümümüz olduğu için eşime bir sürpriz hazırlamaya karar verdim ve en çok gitmek istediği ülkeye bir tatil planladım. İkimizin de iş yerlerinden izinlerini ondan gizli ayarladım ve otel rezervasyonlarını, her şeyi yaptım. En son vize başvurusu için evrakları topluyordum ki bilgisayarında denk geldiğim mesajlarla hayatımın şokunu yaşadım. Eşim bayramdan birkaç gün önce akşam ablasına uğrayıp geleceğini söyledi. Ablası ile aynı site içerisinde farklı bloklarda oturuyoruz. Yeğenlerini görmek için arada iş dönüşü oraya uğrayıp eve geldiği olur. Evrakları toparlarken çıktı almam gerektiğinden, eşimin arada iş için kullandığı bilgisayarı kullandım. Daha önce de ihtiyacım olduğunda kullandığımdan şifresini bilirim ki zaten öylece bütün gün masa da duran bi bilgisayardır. İşlerimi hallettikten sonra en son düzenlediğim birkaç dosyayı da kendime yeniden atmak için whatsapp'a girdim. Eşimin hesabının orda da açık olduğunu biliyodum. Bu arada tüm ilişkimiz boyunca birbirimizin telefonlarına bir kez bile bakmamışızdır. Saklamayız birbirimizden tabiki ama öyle karıştırma huyumuz da asla olmadı. Whatsappa girer girmez en üstte ablasının sohbeti sıralandı. Ve Gunayyy91'e bayramdan sonra söyleyeceğim yazıyordu. Doğal olarak ismimi görünce merak ettim ve konuşmaya girdim. Bayramdan sonra söyleyeceği şey benden boşanmak istediği ve dava açmaya hazırlandığı olacakmış. Ablası avukat olduğundan da davayı onun açmasını rica etmiş. İnanın başımdan aşağı kaynar sular döküldü lafının doğruluğunu o an anladım. Sanki birisi gerçekten kaynar sular dökmüş gibi acıdı canım. Öyle büyük bir şok yaşadım ki size anlatamam. Çünkü evliliğimizde benim bildiğim ufacık bir sorun bile yoktu. Tanıştığımız günden bugüne kadar tek bir kere bile kavga etmedik birbirimize sesimiz yükselmedi. Anlaşamadığımız hiçbir konu olmadı. Eşim ne istediysem yaptı, beni dinledi, saydı, sevdi.Ben de aynı şekilde onu. En azından ben böyle olduğunu zannetmiştim.

Eşimle bir nevi görücü usulü tanıştırıldık. Ben mimarım o da inşaat mühendisi. Ben ve ailem, eşimin anne babasıyla karşılıklı dairelerde oturan komşulardık. O dönemde eşim ve ablası İstanbul'da yaşıyolardı. Korona döneminden önce eşimin babasına kanser teşhisi konuldu ve bir süre sonra eşim ve ablası da anne babalarına destek olmak için işlerini ve evlerini buraya taşıdılar. Ve kayınvalidemin ısrarlarıyla eşimle görüşme kararı aldık. Çok uyumlu, çok çalışkan,sessiz,düzgün bir adamdır. Aşktan ziyade mantığa, saygıya ve sevgiye dayanan bir evlilik yaptık. Ve ben bu evlilikte çok mutluydum. Ama meğerse o değilmiş çünkü zaten aşık olduğu bir kadın varmış. Ablası mesajlarda eşime kızmış,azarlamış,eninde sonunda böyle olacağını en başından ona söylediğini, bana yazık olduğunu vs. bir sürü şey yazmış. Ki normalde öyle çok yakın da değilizdir. Bana karşı hep mesafeli olmuştur. Ama eşim artık daha fazla dayanamayacağını, o kadını bir kere daha gördükten sonra ölene kadar unutamayacağını anladığını, onu gördüğü günden beri benim yüzüme bile bakamadığını söylemiş. Bahsettiği kişinin ismini gördüğümde kim olduğunu anlayamadım bile bir süre. Ama sonra tüm mesajları okuyunca çözdüm. Aralık ayında eşimin yeğeninin doğum günü vardı ama eşim o gün işten geç çıkacağından biz bir gün öncesi hediyemizi ve pastamızı alıp sürpriz yaparak evlerine gittik. İnsan olayları yaşarken gözünün önündekini fark edemiyormuş şimdi geriye dönüp düşününce anlıyorum. Ablası kapıda bizi görünce bir garipsemişti tuhaftı zaten geldiğimize pek mutlu değil gibiydi, İstanbul'dan misafiri olduğunu söyledi. Ben de misafiri var diye biz de kalabalık yapmayalım diye istemiyo bizi diye düşünmüştüm. Ama eşim bir hediye verip çıkacağız diye ısrar edince girdik içeri. Ablasının üniversiteden en yakın arkadaşı ve kardeşi gelmişler. İsmini hep duyardım ama daha önce yüz yüze hiç görmemiştim. Kayınvalidem adı geçtiğinde "hiç sevmiyorum o yobazı" diye laf edip dururdu başı türbanlı olduğundan, görümcem de hep tartışırdı kayınvalidemle bu konuda. Çok durmadık zaten 10-15 dk oturup hediyeyi verip çıktık. Ama ortamdaki gariplik görümcemin kalabalık yaptık diye bizden rahatsız oluşundan değilmiş. Meğer en yakın arkadaşının kardeşi olan kişi eşimin benimle evlenmeden önce yıllarca sevgili olduğu kişiymiş. Böyle bi ilişkiden haberim vardı. Eşim biz tanıştığımızda uzun yıllar süren ve ciddi düşündüğü bir ilişkisinin olduğunu ama aileler arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle yapamayacaklarını anlayıp ayrıldıklarını söylemişti. Ama tabiki o kişi olduğundan haberim yoktu. Görümcem mesajda eşime konuştunuz mu hiç diye sormuş o kişiyle. Eşim, parmağımda bu yüzükle nasıl karşısına çıkayım yüzüme bile bakmadı o gün görmedin mi demiş. Abla ne olur bir an önce hallet bu meseleyi gerekirse gider kapısında yatarım affetsin beni diye demiş. Bayramdan sonra benimle bu konuyu konuşacağını, evi, arabayı(eşim bana hediye olarak almıştı) bana bırakacağını ve ne kadar istiyosam onu kabul edeceğini söylemiş. Buna göre anlaşmalı boşanmak için evrakları hazırlamasını istemiş. Görümcem de boşansa bile o kişinin eşimin yüzüne artık asla bakmayacağını vs söylemiş.

Tüm bunları öğrendikten sonra yıkıldım, rahatsızlandım. Bütün bayram hasta yattım. Ama kimseye bi şey söyleyemedim. Bu konuşmaların hepsinin fotoğraflarını çektim. O kadını sosyal medya da buldum doktormuş, oradan da çalıştığı hastaneye kadar buldum. Ama ne yapacağımı bilemiyorum. Kadının karşısına geçsem, hastaneye rezil etsem bile ne diyebilirim ki anladığım kadarıyla hiç görüşmemişler. Eşimle yüzleşmeye hala gücüm yok. Ama içimde tutmaya da gücüm yok. 5-6 ay önce eşimin kedisi öldü. Uzun yıllardır onunlaydı. Eşimi ilk kez o kadar yıkılmış gördüm, ilk kez hüngür hüngür ağladı. Meğer kediyi yavruyken o kadınla sahiplenmişler. Kadının hesabında gezerken yıllar önce, kedi yavruyken sarıldığı bir resmi paylaşıp (Bal'ımızla ilk gün) diye yazmış onu gördüm. Yıllardır sevip, büyüttüğüm o kedi bile bizim değilmiş.
Şu an öyle dibe battım ki mantıklı düşünemiyorum. Sizce ne yapmalıyım önce bi avukat tutup öyle mi yüzleşmeliyim yoksa direk eşimin karşısına çıkıp sormalı mıyım?

Bu iğrenç herif birde utanmadan aklında ayrılık kararı varken hiçbir şey olmamış gibi aynı yatağa giriyordur sizinle. İnsan azıcık utanır bari soğuk yapar. Karaktersiz ya.
 
Son düzenleme:
ah kardeşim... hukuken haklı haksız konumunu bilmiyorum ama o evde durdukça canınız yanacak. o görümcenize de hele kaynananıza yazıklar olsun. madem adamın aklında başkası vardı ne diye yakarsın el kızının başını.

hepsinin yüzünü şeytan görsün. direkt avukatla muhatap olsunlar hiç bakmayın bence.

umarım çocuk yoktur.
 
Yazdıklarınızı ağzım açık okudum size çok üzüldüm ama anladığım kadarıyla bu zaten sadece sizin severek yaptığınız bir evlilik eşiniz zorla evlilik yapmış size yazık etmiş. Dışarıdan bunları söylemek kolay ama madem herşeyi vermeye razı bırakın gitsin siz düzeninizle hayatınıza devam edin sanmayınki o mutlu olucak sanmayınki ahınız kalmayacak. O perişan olurken siz keyfini sürün hayatın. Bence size bu bilgiyi vermesini bekleyip öyle hareket edin fevri olmayın. Ve asla bir erkek için kendinizi rezil etmeyin.
 
Öyle bitik haldeyim ki nasıl başlayayım neyi anlatayım inanın onu da bilemiyorum. Tek bildiğim öğrendiğim şeyleri birileriyle konuşmazsam kafayı yemek üzere olduğum. Uzun ve karışık yazacağım muhtemelen şimdiden kusuruma bakmayın. Ama ne aileme ne arkadaşlarıma ne de eşim olacak o adama söyleyebildim böyle bir durumu öğrendiğimi. Lütfen bana bir akıl verin ne yapayım..

Ben 35 eşim 40 yaşında ve yaklaşık 5 yıldır evliyiz. 2 ay sonra evlilik yıl dönümümüz olduğu için eşime bir sürpriz hazırlamaya karar verdim ve en çok gitmek istediği ülkeye bir tatil planladım. İkimizin de iş yerlerinden izinlerini ondan gizli ayarladım ve otel rezervasyonlarını, her şeyi yaptım. En son vize başvurusu için evrakları topluyordum ki bilgisayarında denk geldiğim mesajlarla hayatımın şokunu yaşadım. Eşim bayramdan birkaç gün önce akşam ablasına uğrayıp geleceğini söyledi. Ablası ile aynı site içerisinde farklı bloklarda oturuyoruz. Yeğenlerini görmek için arada iş dönüşü oraya uğrayıp eve geldiği olur. Evrakları toparlarken çıktı almam gerektiğinden, eşimin arada iş için kullandığı bilgisayarı kullandım. Daha önce de ihtiyacım olduğunda kullandığımdan şifresini bilirim ki zaten öylece bütün gün masa da duran bi bilgisayardır. İşlerimi hallettikten sonra en son düzenlediğim birkaç dosyayı da kendime yeniden atmak için whatsapp'a girdim. Eşimin hesabının orda da açık olduğunu biliyodum. Bu arada tüm ilişkimiz boyunca birbirimizin telefonlarına bir kez bile bakmamışızdır. Saklamayız birbirimizden tabiki ama öyle karıştırma huyumuz da asla olmadı. Whatsappa girer girmez en üstte ablasının sohbeti sıralandı. Ve Gunayyy91'e bayramdan sonra söyleyeceğim yazıyordu. Doğal olarak ismimi görünce merak ettim ve konuşmaya girdim. Bayramdan sonra söyleyeceği şey benden boşanmak istediği ve dava açmaya hazırlandığı olacakmış. Ablası avukat olduğundan da davayı onun açmasını rica etmiş. İnanın başımdan aşağı kaynar sular döküldü lafının doğruluğunu o an anladım. Sanki birisi gerçekten kaynar sular dökmüş gibi acıdı canım. Öyle büyük bir şok yaşadım ki size anlatamam. Çünkü evliliğimizde benim bildiğim ufacık bir sorun bile yoktu. Tanıştığımız günden bugüne kadar tek bir kere bile kavga etmedik birbirimize sesimiz yükselmedi. Anlaşamadığımız hiçbir konu olmadı. Eşim ne istediysem yaptı, beni dinledi, saydı, sevdi.Ben de aynı şekilde onu. En azından ben böyle olduğunu zannetmiştim.

Eşimle bir nevi görücü usulü tanıştırıldık. Ben mimarım o da inşaat mühendisi. Ben ve ailem, eşimin anne babasıyla karşılıklı dairelerde oturan komşulardık. O dönemde eşim ve ablası İstanbul'da yaşıyolardı. Korona döneminden önce eşimin babasına kanser teşhisi konuldu ve bir süre sonra eşim ve ablası da anne babalarına destek olmak için işlerini ve evlerini buraya taşıdılar. Ve kayınvalidemin ısrarlarıyla eşimle görüşme kararı aldık. Çok uyumlu, çok çalışkan,sessiz,düzgün bir adamdır. Aşktan ziyade mantığa, saygıya ve sevgiye dayanan bir evlilik yaptık. Ve ben bu evlilikte çok mutluydum. Ama meğerse o değilmiş çünkü zaten aşık olduğu bir kadın varmış. Ablası mesajlarda eşime kızmış,azarlamış,eninde sonunda böyle olacağını en başından ona söylediğini, bana yazık olduğunu vs. bir sürü şey yazmış. Ki normalde öyle çok yakın da değilizdir. Bana karşı hep mesafeli olmuştur. Ama eşim artık daha fazla dayanamayacağını, o kadını bir kere daha gördükten sonra ölene kadar unutamayacağını anladığını, onu gördüğü günden beri benim yüzüme bile bakamadığını söylemiş. Bahsettiği kişinin ismini gördüğümde kim olduğunu anlayamadım bile bir süre. Ama sonra tüm mesajları okuyunca çözdüm. Aralık ayında eşimin yeğeninin doğum günü vardı ama eşim o gün işten geç çıkacağından biz bir gün öncesi hediyemizi ve pastamızı alıp sürpriz yaparak evlerine gittik. İnsan olayları yaşarken gözünün önündekini fark edemiyormuş şimdi geriye dönüp düşününce anlıyorum. Ablası kapıda bizi görünce bir garipsemişti tuhaftı zaten geldiğimize pek mutlu değil gibiydi, İstanbul'dan misafiri olduğunu söyledi. Ben de misafiri var diye biz de kalabalık yapmayalım diye istemiyo bizi diye düşünmüştüm. Ama eşim bir hediye verip çıkacağız diye ısrar edince girdik içeri. Ablasının üniversiteden en yakın arkadaşı ve kardeşi gelmişler. İsmini hep duyardım ama daha önce yüz yüze hiç görmemiştim. Kayınvalidem adı geçtiğinde "hiç sevmiyorum o yobazı" diye laf edip dururdu başı türbanlı olduğundan, görümcem de hep tartışırdı kayınvalidemle bu konuda. Çok durmadık zaten 10-15 dk oturup hediyeyi verip çıktık. Ama ortamdaki gariplik görümcemin kalabalık yaptık diye bizden rahatsız oluşundan değilmiş. Meğer en yakın arkadaşının kardeşi olan kişi eşimin benimle evlenmeden önce yıllarca sevgili olduğu kişiymiş. Böyle bi ilişkiden haberim vardı. Eşim biz tanıştığımızda uzun yıllar süren ve ciddi düşündüğü bir ilişkisinin olduğunu ama aileler arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle yapamayacaklarını anlayıp ayrıldıklarını söylemişti. Ama tabiki o kişi olduğundan haberim yoktu. Görümcem mesajda eşime konuştunuz mu hiç diye sormuş o kişiyle. Eşim, parmağımda bu yüzükle nasıl karşısına çıkayım yüzüme bile bakmadı o gün görmedin mi demiş. Abla ne olur bir an önce hallet bu meseleyi gerekirse gider kapısında yatarım affetsin beni diye demiş. Bayramdan sonra benimle bu konuyu konuşacağını, evi, arabayı(eşim bana hediye olarak almıştı) bana bırakacağını ve ne kadar istiyosam onu kabul edeceğini söylemiş. Buna göre anlaşmalı boşanmak için evrakları hazırlamasını istemiş. Görümcem de boşansa bile o kişinin eşimin yüzüne artık asla bakmayacağını vs söylemiş.

Tüm bunları öğrendikten sonra yıkıldım, rahatsızlandım. Bütün bayram hasta yattım. Ama kimseye bi şey söyleyemedim. Bu konuşmaların hepsinin fotoğraflarını çektim. O kadını sosyal medya da buldum doktormuş, oradan da çalıştığı hastaneye kadar buldum. Ama ne yapacağımı bilemiyorum. Kadının karşısına geçsem, hastaneye rezil etsem bile ne diyebilirim ki anladığım kadarıyla hiç görüşmemişler. Eşimle yüzleşmeye hala gücüm yok. Ama içimde tutmaya da gücüm yok. 5-6 ay önce eşimin kedisi öldü. Uzun yıllardır onunlaydı. Eşimi ilk kez o kadar yıkılmış gördüm, ilk kez hüngür hüngür ağladı. Meğer kediyi yavruyken o kadınla sahiplenmişler. Kadının hesabında gezerken yıllar önce, kedi yavruyken sarıldığı bir resmi paylaşıp (Bal'ımızla ilk gün) diye yazmış onu gördüm. Yıllardır sevip, büyüttüğüm o kedi bile bizim değilmiş.
Şu an öyle dibe battım ki mantıklı düşünemiyorum. Sizce ne yapmalıyım önce bi avukat tutup öyle mi yüzleşmeliyim yoksa direk eşimin karşısına çıkıp sormalı mıyım?
Kadının suçu ne?
Eşinle konuş sen bu mevzuyu.....
Onurunu, gururunu düşün öyle karar ver. Üzüldüm senin adına.
 
Kadını rezil etme planınızı asla desteklemiyorum evliliğinizi ayakta tutmak sizin ve eşinizin görevi. Hesap soracaksanız rezil edecekseniz muhatabınız eşiniz olmalı. Siz de bir avukatla anlaşın bu adamın hakkından gelsin. İşleriniz rast gider umarım.
 
Kadınla asla iletişime geçmeyin bence size sadakat borcu olan kişi eşiniz.Durum çok üzücü ama asil bir şekilde davayı açıp hızla hayatından çıkın.Neyin yüzleşmesi neyin kavgası olacak ki bu durumda.Bütün maddi haklarınızı almayı ihmal etmeyin elbette bu arada.Allah yardımcınız olsun çok üzdü gece gece bu konu beni🥹
 
Öncelikle kadının bir suçu yok, hastaneye neden rezil edersiniz ki ? Kadın konuşmamış hatta yüzüne bile bakmamış üzerine düşeni yapmış aslinda bakarsanız. Burada kadının hiçbir suçu yok bütün suç eşinizin. Napcaksaniz ona yapın yani. Bunun dışında size haksızlık yapılmış evet resmen sizi yarabandı gibi kullanmış pislik adam. Ama eşinizle konuşup anlaşmalı boşanma dışında mantıklı başka bir seçenek yok gibi. Zaten maddi olarakta size destek sağlayacakmış. En azından yanınıza maddi olarak kâr kalacak ve ömrünüzü aklı başkasında olan bir adamla geçirmeyeceksiniz.. İyi yönünden bakın bunu 40 yıllık evliyken de öğrenebilirdiniz şuan hala genç ve güzelsiniz sizde başkasına aşık olabilirsiniz çocukta yok anladigim kadarıyla. Eminim manevi açıdan şuan sizin için çok zordur ama mantıklı olanı yapın bence uzlaşın ve ayrılın.
 
Şimdi bu aşk meşk işlerinin matematiği yok maalesef. Eşiniz belki de sizinle evlenip yoluna bakmak istemiş ama belli ki olmamış, duyguları bitmemiş bir şekilde. Ki zaten sizi de aldatmamış. Sevmediğini anlamış ve boşanmak istiyor. Hem de sizi maddi olarak mağdur etmeden boşanacak. Daha fazla sevmediği bir kadınla aynı yatağa girmek istemiyor olabilir. Yapacak bir şey yok, yüz göz olmadan yol vereceksiniz gidecek. Sizi sevmeyen bir adamla daha fazla birlikte kalmayın.
 
Sakın hastaneye gidip de kendinizi de yabancı bir kadını da rezil etmeyin. Muhatap olacağınız kişi kocanız.
Güçlü durun, eşiniz boşanma konusunu açmadan siz açmayın. Konuştuktan sonra da gönderin gitsin nereye gidiyorsa.
Anlaşmalı boşanma olacak anladığım kadarıyla, çok uzun sürmez . Dava süresince ve sonrasında da hiçbiri ile görüşmeyin muhatap olmayın. Avukatınız ile görüşsünler.
Ayarladığınız tatile de kendiniz gidip kafa dinleyin.
Başınıza gelenlerin hepsini atlattınız bunu da atlatacağınıza inanıyorum.
Allah kolaylık versin.
 
Kadını rezil edecek bir durum yok ortada.sikayrtci olur durduk yere karakol ifade siz rezil olmayın.
Siz o demeden ayrılmak istediğinizi söyleyin ayrılın.zaten kadin bakmaz herkesi yarıyolda bırakma huyu var eşinizin belli karaktersiz
 
Kadının karşısına niye çıkacaksınız zaten. Niye rezil olacak kadın onu anlamadım. Evli olduğu halde kadını düşünen, onun için sizden ayrılacak olan kocanız. Birine hesap sorulacaksa o eşiniz. Hemen hem cinsinize yönelmeyin.

Yıkımınızı anlayabiliyorum ancak mantıklı olun. Hemen bir avukata tutun ki duygusallikla saçma sapan şeyler yapmayın.
Yaşadığınız şey çok üzücü ancak zararın neresinden dönülürse kardır öyle bakın.
 
Kocanıza ağzınızı açamıyor ama suçsuz bir kadını iş yerinde rezil etme hayali kuruyorsunuz, aferin...
Sizi aldatan, arkanızdan iş çeviren adamın ayaklarına kapanın zorla 1-2 sene tutarsınız olmazsa bir çocuk parlatırsınız😡😡😡Üzüldünüz tamam,yıkıldınız anladık,arabeske bağlamadan hemen bir avukat tutup,haklarınızı sonuna kadar alıp boşayın,düzeninizi kurun sonra oturup biten evliliğin yasını tutarsınız,iyi hissettiğinizde ertelediğiniz tatile iyi bir dostla çıkarsınız....
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X