Konu açtığıma pişman olmamıştım ama bu kadar faydalı olabileceğini de sanmıyordum, o sebeple hakaret hariç her yorumcuya teşekkür ederim.
Genel bir cevap olarak, sonradan yazan üyelere topluca açıklayayım.
Bir kısmınız çok şaşırdım mutlu bir evliliğin var sanıyordum derken, bazı üyeler ise sorunların olduğunu yazdığın mesajlardan görüyor ama bu boyutta olabileceğini tahmin etmiyorduk demiş.
Demek ki, bir zamanlar şuan bana çok uzak olsa da iyi giden tarafları varmış evliliğimin.
Yaşananlara objektif bir gözle baktığımda, hayatımızda 2 sene içinde birçok değişkenin mevcut bulmasıyla bu durumlara adapte olamayıp, belki de kişilik problemi oluşturacak kadar derin yaralar açtığını düşünür oldum.
Konunun ortalarında söylenen sözler ve maddiyat konusu hariç, kişisel ve karakter bazlı eleştiriler gelmesi, beni üçüncü göz olarak değerlendirmeye itti.
Elbette adam durduk yere sen kadın mısın muhabbetine girmiyor.
Aynı odada bulunduğumuz bir an diyalog şu şekilde ilerliyor.
- eş kişisi
• ben
-şu yastık 2 saattir yerde, önünden geçip almıyorsun bu kadar gamsız mı olur insan
•gördüysen sen alsana söyleneceğine
-senin gözün kör mü zaten hep ben alıyorum sen ne yapıyorsun ki bu evde, yemek ve bulaşık o kadar
•tabi canım ben zaten sabah akşam yatıyorum bu çocuklar da kendi halledinde geziniyor
-bakıcın yok mu, ütü onda, temizlik onda. Nankörsün sen, bir elin yağda öbürü balda söylenip duruyorsun
•sabahtan akşama aylak aylak gezip bir de ihtiyaçlarını babasına karşılatan adam bana hem nankör, hem tembel diyor. Çok biliyorsan git çalış para kazan erkeklik konuşmakla olmuyor anca dırdır bilirsin sen herkese yüksün aile reisi olacakmış bir de pehh
-seni de hanım diye aldık bakılacak yerin kalmadı, asıl sen bana yüksün ailen kurtuldu benim başıma kaldın
Vs, sonrası iğrenç...
Maddi kısım ise şöyle, aile dükkanları vardı.
Dededen babaya, babadan eşime geçen.
Dükkan kazancının, kira bedeliyle aynı olmasına kadar düşmesi, bari kiraya verip geçinelim, ekstra işe kanalize olalım ki iki gelir olsun mantığıylaydı.
Eşim ortaokul yıllarından beri hem okumuş hem çalışmış , dersten çıkar dükkana giderdi ünideyken.
Karşılığında maaş vs olmadan, sırf kendi istediği için.
Biz gezerdik, o adam dükkan kapanmadan bir yere çıkmazdı.
20 yaşında bile o kadar işkolik, elinden her şey gelen bir karakteri vardı ve en sevdiğim yönlerindendir.
Aynı zamanda evlendiğimizden beri dükkan varken yine de al sat yapıyor, ayda en az 2 araba ile uğraşıyordu.
Şimdi ise 1 senedir tık yok adamda.
O sebeple çalışmaması dilime dolanmış, sürekli başına kakar oldum.
13 senedir tanıyorum, 12 senedir adam iş harici bile işlerle uğraşıyordu, şimdi işi ise beni delirtmek oldu.