• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Gezi Parkı eyleminin sonuçları ;

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
siz ülkeye genel olarak yoksul diye bakıyorsanız bilemem, fakir olmakla açlıktan ölmek arasında fark olduğunu düşünüyorum, Türkiyenin hep olumsuz yönlerini yazmışsınız, dört dörtlük gördüğünüz ülke olarak hangisinde yaşamak isterdiniz
ülke geneline yoksul olarak baktigim yok,ayni sekilde ülke genelinin tokluktan simariyor gibi göstermeninde geregi yok..

onca yabanci insan bile benim ülkemde yasamak isterken,benim baska ülkede yasamak gibi bir gayretimde yok,yanliz su sartlardami...Hayir...
 
Geçmiş sayfalarda konusu geçmiş mi bilmiyorum,
Ama Türkiye'de açlık çeken yok diyen arkadaşların Tüik 2013 haziran verilerine bir gözatmalarını öneririm.

4 kişilik aile için açlık sınırı: 1.022, yoksulluk sınırı: 3.328 TL

Asgari ücretin ne kadar olduğundan haberiniz var mı?
Türkiye'de milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor.
Binlerce aile bakamadıkları için çocuklarını sokaklara atmak, hastaneye, karakola terketmek zorunda kalıyor.
Özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında kuru ekmekle büyütülmeye çalışılan, yetersiz beslenme nedeniyle çeşitli hastalıklara yakalanıp hayatına kaybeden binlerce bebek ve çocuk var.
Yaşadığınız ülkeye bu kadar yabancı olmayın...

Yaşadığımız ülkeye bu kadar yabancı olmayalım elbette ama yaşadığımız ülkeyi yerden yere vurma gayretinde de olmayalım .

Türkiye'yi 3. dünya ülkesi gibi gösterme çabasına hiç bir zaman anlam veremedim .Bir insan bu yakıştırmayı neden yapar ki ?

Siyasi mi acaba bunun cevabı diye düşünürm hep.

Türkiye sosyal bir devlettir aynı zamanda gelişmektedir .Gelişimini tamamlamış her ülke gibi geride kaldığı , geriden takip ettiği alanlar mevcuttur.


Ama sosyal devlet olma gereğini mümkün mertebe yerine getirmeye çalışarak , yoksulluk sınırındaki bireylere gereken yardımı temin edebilme gücündedir.

Hangi şartlarda nerelere başvurmak gerektiğini öğrenmek zaman alacak biraz ama devlet bu insanlara sırt dönmüş değildir.

Biraz daha ülke için olumlu senaryolar kurabilirsek , sanki herşey daha iyiye gidebilir , pollanyacılık oynamadan pek tabii.

Yazım sorunuz neznindedir , size değildir yani :34:

Bu konuda forumda bir konu açmıştım , Türkiye kaçıncı dünya ülkesi diye , zamanında. Pek itibar görmedi.

Ülkenin ilerleyen cephelerini görmek zor olmasa gerek , böyle bu işler , geriden ve yavaş yavaş .Bir kere geç kalmışız ne yapalım ?
 
olur mu ya olur mu çevremde dediğim yakalanan suçlulardan bahsediyorum. geçim sıkıntısı çekenlere herkes yardım ediyo onu diyorum.burada açlıktaan ölmekten bahsedildi onu diyorum

Yakalanan suclular ayri bi konu... Yasar Kemal romanlarinda neden yaptiklari yaziyor...kilosu 30 tl olan et, gidadir. Insanlar aclar, aclik sinirindalar. Ben tokum sen toksun.. Ben de diyorum ki sistem gelsin, düzen gelsin, kimse calip cirpmasin, cocuklar sokaklara atilmasin... Biz böyle yardim edelim insanlara, sartlar degissin, standartlar yükselsin...
 
ülke geneline yoksul olarak baktigim yok,ayni sekilde ülke genelinin tokluktan simariyor gibi göstermeninde geregi yok..

onca yabanci insan bile benim ülkemde yasamak isterken,benim baska ülkede yasamak gibi bir gayretimde yok,yanliz su sartlardami...Hayir...



bu sorum size değildi ama cevaplamışsınız saygılarımla.
 
emin olun tüm bunlardan haberdarız. açlıktan ölen duymadım ama. nedeniyse evet geçim sıkıntısı çekenler olabilir ama biz millet olarak yardım ediyoruz. çevremize duyarsız kalmıyoruz. bu nedenle açlıktan ölüm biraz uzak geldi açıkçası. ayrıca tabi desteklediğimden değil keşke insanlar o duruma düşmese ama çocuğuna bakamayacak durumda olunca yurtlara teslim ediyor insanlar. çocuklar aileleriyle irtibatı koparmadığı gibi en azından evde daha kötü koşullara maruz kalmaktansa bu yola başvuranlar var. tabi içler acısı bir durum.

bunların arasında dışardan göç aldığımız ülke vatandaşlarının da yer aldığını düşünüyorum, içinde yaşadığımız ülkeye yabancılaşmak bu mudur bir cümlem mi yabancı olduğumu gösteriyor, sözler başka davranışlar başka.. burda böyle herkes ahkam keser ama uygulamada kim ne yapıyor faydalı olmak adına bunu bilemeyiz, ülkede her şey süt liman değil ama bu kadar da yerilmesine tahammül edemiyorum

açlık sınırının 1000 tl nin üzerinde olduğu bir ülkede asgari ücret 773 tl iken daha ne kadar trajik olabilir ki durum?
evet türk toplumu yardımseverdir ama bazı bölgelerimizde kimsenin bir diğerine verecek bir lokma ekmeği yok bilmem farkında mısınız?
ayrıca çalışan bir insan neden yardıma muhtaç olsun ki? adam sabahtan akşama kadar eşek gibi çalışacak, karşılığında aldığı para ailesinin karnını doyurmaya bile yetmeyecek, komşusundan bir tas çorba bekleyecek? bu mudur adalet?
ne yazık ki tok açın halinden anlamıyor...
 
"Rabbim sasirtmasin" annem hep bunu söylerdi. Bana da aliskanlik yapmis. Cok sükür gecim sikintim yok hic olmadi. Akrabalarimda da görmedim ama gözlerimi kapatip ülke genelini görmezden gelemem. Okuyorum, gözlemliyorum.. Yardim ettigim insan verdigim kiyafetleri seciyorsa buna kizamam ki.. O insan fakir diye secme sansi yada zevki olmamali mi... Nedir ettigimiz yardimlari kendi isteklerimize göre kabul buyurmalarini beklersek neden yardim diyoruz bunun adina...

hayata ne oluyor diye baktığımda geçim sıkıntımız vardı. babam pazar günleri akşam yerdeki meyveleri toplar annem iyice temizler önümüze koyardı. şu anda çok şükür hepsini geride bıraktık ve hepimizin eli ekmek tutuyor. ama ben o günlerimide unutmadım. hele annem hafta içi işte çalışırdı fabrikada haftasonu ofis temizliğine giderdi annemi gördüğümü nadir hatırlarım ben yatınca gelirdi sabah gene olmazdı. çok ağladım okula giderken beni neden annem okula götürmüyor 1 kere bile diye..
üniversiteye ilk başladığımda ilk işim tegv e başlamak olsu 2.5 yıl devam ettim. şu anda da yardımcı olduğum bir aile var. tabiiki yaptığım yardımları seçme hakkı var.. kızmıyorumda isterse yardımımı kabul etmeme hakkıda var. benim yardım ettiğim aileden bahsetmiyorum ama birçoğunun dilenmek yerine çalışma hakkıda var ama haklarını hem tembellikten yana kullanıyorlar, hem de belki başkasının bayılarak giyeceklerini çöpe atıyorlar. bu da bir çelişki.
beğenmiyorsa sende al senden daha kötüsüne ver öyle değilmi.. bende komşuların eskileriyle büyüdüm. ama giymeyeceklerimizi de yetim başka bir aileye veriyordu annem.. çöpe birşey atmak ne demek hiç bilmedim ben.. ki annem hala bilmez!! küflü ekmekleri bile köpeklere kuşlara verir ama asla çöpe atmaz.
 
haklisin, bütün kurulan engelleri asmamiz lazim...Kolayliklar degil, zorluklari yenelim diye ömür feda edelim. Neden bütün bu engelleri asmanin ince ve kesin olmayan gelecegini hesaplayacagimiza..Ülkem sartlarinin daha iyi olmasini istemeyelim??? Neden koyulan kurallari zorluklari benimseyip, hersey insanlar icin sözünü unutalim ki... Haklisin üniversite seciminde cok ama cok dikkat etmeliyiz, issiz kalmamak icin bölüm secmeliyiz. Okuyup kültürlenmek meslek sahibi olmak icin degil. Hakkinizdaki görüslerim tamamen degisti, bir egitimci olarak keske düzene uymak yerine insanca yasama düzeni icin ugrassaydiniz...



Alıntı bu yuzden yapmıyorum...Sızden yaptım ama yazdıklarımdan hemen fıkır değiştirdiniz...


Benim bu yıl tayınım Tuncelı den eşımın yanına cıkmadı...Bakanlık bana sosyalbılgıler öğretmenı ol yada memur ol dedı..
Bır çok arkadaşım kabul ettı..Ama ben sısteme ayak uydurmak yerıne ucretsız ızın aldım...Bakanlıgı mahkemeye verdım...

Ocakta bakanlık benı aradı tayınım cıktı...
Sırf sevdıgım meslegı yapayım dıye....Ben sısemlerı kendım kabul etmıyorum kı ogrencılerıme kabul ettıreyım...

Ama

Benım yazdıklarım sız hem memur olmak ısteyeceksınız...Hem paraya ıhtıyacınız var..

Ben tarıh öğretmenlıgı okumak ıstıyorum dıyorsanız tabı desteklerım ama ulkenın değişmeyen şartları var...


O zaman sayımı zaten az kpss 90 alacaksınız..Hayatın başka kurullarıda var gerceklerıde...

Hem unıversıte mezunları işsiz dıyeceksınız hemde çalışmayacaksınız...

Sınav kalkarsa bu ulkeden hep torpıller ışe gırer...Sınavda az da olsa adalet var...

...Ben burdakı kişiler hakkında asla ıkı uc yazılarını okuyarak fıkır uretmem...

İnsan bır derya onu tanımak yaşamını hayatını tecrubelerını hepsını bılmeden yorum yapmak fıkır uretmek bana gore değil...


Yıllardır kk dayım o yuzden sahsı olarak ne kımseyı tanırım ne ınsanlar benı cok tanır...

Ben yazıları kım yazdı dıye bakmıyorum...İçerigine bakıyorum...

Benımle zıt goruş bıle olsa goruşune katılıyorsam begenıyorum....
 
Amerikada aclik siniri 1670 dolar. Asgari maas 1200 dolar. 50 milyon insan aclik sinirinin altinda.
Gelismis ulkeler dahi bu dengeyikuramamisken Turkiye den beklemek biraz haksizlik olmuyor mu?
 

​bunu yapanların çoğu bunu açlıktan veya geçim sıkıntısından yapmıyor.


siz ülkeye genel olarak yoksul diye bakıyorsanız bilemem, fakir olmakla açlıktan ölmek arasında fark olduğunu düşünüyorum, Türkiyenin hep olumsuz yönlerini yazmışsınız, dört dörtlük gördüğünüz ülke olarak hangisinde yaşamak isterdiniz

Evet haklısınız, hırsızı masum göstermek olmaz, çoğu hazır para tatlı geldiğinden yapıyor ama arada gerçekten ihtiyaç sahibi olanlarda var, bu ülkede hamile bir kadın nefsi çekti diye bir kilo portakal çalmak zorunda kaldı ve yıllarca hapis yattı, baklava çalan çocukları da unutmamak lazım, onlarda tokluktan çatlamıyordu, enfes bir yemek sonrası tatlıyı bedavaya getirme derdinde değillerdi, şimdiki iktidar zamanı olan olaylar değil bu vak'alar ama ülkede süre gelen bir yoksulluk ve işsizlik gerçeği var.

Burun kıvırıp her işi beğenmeyenler müstesna, bu ülkede hamallık yapan, inşaatlarda hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın üç kuruş para kazanıp memlekete göndermek için oldukça sağlıksız koşullarda çalışanlar var, sokaktaki insan, tarladaki çiftçi mutsuz, patates fiyatları bir anda fırladı, sebebi üretim yetersizliği, ben her hafta köy pazarında üretici köylüyle ve hal'den sebze meyve getiren pazarcıyla konuşan biriyim, gerçek onların anlattıklarında.

Ben ülkemi seviyorum, ülkem insanını da, ülkemden vazgeçmem benim ve burada yazan herkesin tek bir dileği var, ülkemiz kalkınsın, halk daha iyi şartlarda yaşasın, eğitim sistemimiz külliyen hatalı, üniversiteden mezun olup atanamayan, açıkta kalan iş bulamayan gençler mutsuz. Gelecekle ilgili hayaller kuramıyorlar çünkü geleceklerinden endişeliler, üreten bilim adamları beyin göçü sonucu yurtdışına gitti, sebep burada yeterli imkan tanınmaması, bilir misiniz hayalet uçak üretecek kadar muhteşem bir zekaya sahip bir bilim adamı vardı burada, patent vermediler, imkan sunmadılar adama, kendi hayalet uçağımızı üretme şansımızı teptik.

Bunlar şimdinin sorunları değil biriken sorunlar silsilesi, üretmek yerine tüketmemizi salık verdiler, çoğu şey ithal, bulun bana yerli koyun, yeraltı madenlerimi ben çıkaramıyorum neden?
Bor bizden çıkıyor, avrupada işlenip fahiş fiyatlarla bana satılıyor, ben niye işleyemiyorum?

Burada yazılanları tek bir iktidara yüklemedim hiçbir zaman benim hayıflanmam hepsine...

Geçmiş sayfalarda konusu geçmiş mi bilmiyorum,
Ama Türkiye'de açlık çeken yok diyen arkadaşların Tüik 2013 haziran verilerine bir gözatmalarını öneririm.

4 kişilik aile için açlık sınırı: 1.022, yoksulluk sınırı: 3.328 TL

Asgari ücretin ne kadar olduğundan haberiniz var mı?
Türkiye'de milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor.
Binlerce aile bakamadıkları için çocuklarını sokaklara atmak, hastaneye, karakola terketmek zorunda kalıyor.
Özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında kuru ekmekle büyütülmeye çalışılan, yetersiz beslenme nedeniyle çeşitli hastalıklara yakalanıp hayatına kaybeden binlerce bebek ve çocuk var.
Yaşadığınız ülkeye bu kadar yabancı olmayın...

Dün biz burada kişi başı milli geliri irdeledik, Gabon denilen bir ülkeden bile daha az gelir olduğunu öğrenince bir of çektim, dış borç demişti Kazen, 1 trilyonu bulmuş, imf borcumuzu ödemişiz gözümüz aydın.
 
Yaşadığımız ülkeye bu kadar yabancı olmayalım elbette ama yaşadığımız ülkeyi yerden yere vurma gayretinde de olmayalım .

Türkiye'yi 3. dünya ülkesi gibi gösterme çabasına hiç bir zaman anlam veremedim .Bir insan bu yakıştırmayı neden yapar ki ?

Siyasi mi acaba bunun cevabı diye düşünürm hep.

Türkiye sosyal bir devlettir aynı zamanda gelişmektedir .Gelişimini tamamlamış her ülke gibi geride kaldığı , geriden takip ettiği alanlar mevcuttur.


Ama sosyal devlet olma gereğini mümkün mertebe yerine getirmeye çalışarak , yoksulluk sınırındaki bireylere gereken yardımı temin edebilme gücündedir.

Hangi şartlarda nerelere başvurmak gerektiğini öğrenmek zaman alacak biraz ama devlet bu insanlara sırt dönmüş değildir.

Biraz daha ülke için olumlu senaryolar kurabilirsek , sanki herşey daha iyiye gidebilir , pollanyacılık oynamadan pek tabii.

Yazım sorunuz neznindedir , size değildir yani :34:

Bu konuda forumda bir konu açmıştım , Türkiye kaçıncı dünya ülkesi diye , zamanında. Pek itibar görmedi.

Ülkenin ilerleyen cephelerini görmek zor olmasa gerek , böyle bu işler , geriden ve yavaş yavaş .Bir kere geç kalmışız ne yapalım ?

ben soyut kavramlar üzerinde konuşmuyorum farkındaysanız, somut örnekler vermeye çalışıyorum, açlık sınırı 1000 tl asgari ücret 773 tl, türkiyede milyonlarca insan asgari ücretle çalışıyor, demek ki milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşıyor...
önce bunu kabullenelim, hal böyleyken türkiyenin ekonomik sorunları çözüldü, her şey güllük gülistanlık demenin de anlamı yok, önce türkiyedeki gelir adaletsizliği düzeltilmeli, milletçe karnımız doysun, beynimize kan yürüsün, gerisini hallederiz zaten.
 
hayata ne oluyor diye baktığımda geçim sıkıntımız vardı. babam pazar günleri akşam yerdeki meyveleri toplar annem iyice temizler önümüze koyardı. şu anda çok şükür hepsini geride bıraktık ve hepimizin eli ekmek tutuyor. ama ben o günlerimide unutmadım. hele annem hafta içi işte çalışırdı fabrikada haftasonu ofis temizliğine giderdi annemi gördüğümü nadir hatırlarım ben yatınca gelirdi sabah gene olmazdı. çok ağladım okula giderken beni neden annem okula götürmüyor 1 kere bile diye..
üniversiteye ilk başladığımda ilk işim tegv e başlamak olsu 2.5 yıl devam ettim. şu anda da yardımcı olduğum bir aile var. tabiiki yaptığım yardımları seçme hakkı var.. kızmıyorumda isterse yardımımı kabul etmeme hakkıda var. benim yardım ettiğim aileden bahsetmiyorum ama birçoğunun dilenmek yerine çalışma hakkıda var ama haklarını hem tembellikten yana kullanıyorlar, hem de belki başkasının bayılarak giyeceklerini çöpe atıyorlar. bu da bir çelişki.
beğenmiyorsa sende al senden daha kötüsüne ver öyle değilmi.. bende komşuların eskileriyle büyüdüm. ama giymeyeceklerimizi de yetim başka bir aileye veriyordu annem.. çöpe birşey atmak ne demek hiç bilmedim ben.. ki annem hala bilmez!! küflü ekmekleri bile köpeklere kuşlara verir ama asla çöpe atmaz.

o zaman secme hakkimiz var.. Mahalle muhtarlarinda listeler var. O listelerden deneme yapabilirsiniz. Annem de ayni seyi her zaman söyler, ama ben kizamiyorum... Her insan bir olmuyor iste, eger yaptigin yardimin iyi yere gittigine inanmiyorsan baskasini sec.. Malesef secilecek o kadar cok kisi var ki....

mesela eskiden kurban bayramlarinda et almaya gücü yetemeyecek kimselere bölüstürüdük. Simdi ise kimse kurban kesemiyor... Hangi birine bölüstürelim...
 
Alıntı bu yuzden yapmıyorum...Sızden yaptım ama yazdıklarımdan hemen fıkır değiştirdiniz...


Benim bu yıl tayınım Tuncelı den eşımın yanına cıkmadı...Bakanlık bana sosyalbılgıler öğretmenı ol yada memur ol dedı..
Bır çok arkadaşım kabul ettı..Ama ben sısteme ayak uydurmak yerıne ucretsız ızın aldım...Bakanlıgı mahkemeye verdım...

Ocakta bakanlık benı aradı tayınım cıktı...
Sırf sevdıgım meslegı yapayım dıye....Ben sısemlerı kendım kabul etmıyorum kı ogrencılerıme kabul ettıreyım...

Ama

Benım yazdıklarım sız hem memur olmak ısteyeceksınız...Hem paraya ıhtıyacınız var..

Ben tarıh öğretmenlıgı okumak ıstıyorum dıyorsanız tabı desteklerım ama ulkenın değişmeyen şartları var...


O zaman sayımı zaten az kpss 90 alacaksınız..Hayatın başka kurullarıda var gerceklerıde...

Hem unıversıte mezunları işsiz dıyeceksınız hemde çalışmayacaksınız...

Sınav kalkarsa bu ulkeden hep torpıller ışe gırer...Sınavda az da olsa adalet var...

...Ben burdakı kişiler hakkında asla ıkı uc yazılarını okuyarak fıkır uretmem...

İnsan bır derya onu tanımak yaşamını hayatını tecrubelerını hepsını bılmeden yorum yapmak fıkır uretmek bana gore değil...


Yıllardır kk dayım o yuzden sahsı olarak ne kımseyı tanırım ne ınsanlar benı cok tanır...

Ben yazıları kım yazdı dıye bakmıyorum...İçerigine bakıyorum...

Benımle zıt goruş bıle olsa goruşune katılıyorsam begenıyorum....

bende düsündügümü ifade ediyorum. Ögretmenlere ayri bir ilgim vardir, kendim olmadim cünkü o yetenegin bende olmadigini düsündüm. Ama olan tüm ögretmenlere de ayri bir saygi duyarim. Ayni Atatürk gibi...Cünkü ben kendi cocugumu yetistirmeye calisirip, egerim bükerim vs.. sonuclari en cok beni baglar..Ama ögretmenlik öyle degil, gelecegimiz sizin ellerinizde....Bir nesli egip büküyorsunuz, bu nasil bir kudretttir.. Sisteme boyun egmis görmek beni cok üzdü, ve belirtitim. Sahsiniza söylenmis bir sey degil...
 
Evet haklısınız, hırsızı masum göstermek olmaz, çoğu hazır para tatlı geldiğinden yapıyor ama arada gerçekten ihtiyaç sahibi olanlarda var, bu ülkede hamile bir kadın nefsi çekti diye bir kilo portakal çalmak zorunda kaldı ve yıllarca hapis yattı, baklava çalan çocukları da unutmamak lazım, onlarda tokluktan çatlamıyordu, enfes bir yemek sonrası tatlıyı bedavaya getirme derdinde değillerdi, şimdiki iktidar zamanı olan olaylar değil bu vak'alar ama ülkede süre gelen bir yoksulluk ve işsizlik gerçeği var.

Burun kıvırıp her işi beğenmeyenler müstesna, bu ülkede hamallık yapan, inşaatlarda hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın üç kuruş para kazanıp memlekete göndermek için oldukça sağlıksız koşullarda çalışanlar var, sokaktaki insan, tarladaki çiftçi mutsuz, patates fiyatları bir anda fırladı, sebebi üretim yetersizliği, ben her hafta köy pazarında üretici köylüyle ve hal'den sebze meyve getiren pazarcıyla konuşan biriyim, gerçek onların anlattıklarında.

Ben ülkemi seviyorum, ülkem insanını da, ülkemden vazgeçmem benim ve burada yazan herkesin tek bir dileği var, ülkemiz kalkınsın, halk daha iyi şartlarda yaşasın, eğitim sistemimiz külliyen hatalı, üniversiteden mezun olup atanamayan, açıkta kalan iş bulamayan gençler mutsuz. Gelecekle ilgili hayaller kuramıyorlar çünkü geleceklerinden endişeliler, üreten bilim adamları beyin göçü sonucu yurtdışına gitti, sebep burada yeterli imkan tanınmaması, bilir misiniz hayalet uçak üretecek kadar muhteşem bir zekaya sahip bir bilim adamı vardı burada, patent vermediler, imkan sunmadılar adama, kendi hayalet uçağımızı üretme şansımızı teptik.

Bunlar şimdinin sorunları değil biriken sorunlar silsilesi, üretmek yerine tüketmemizi salık verdiler, çoğu şey ithal, bulun bana yerli koyun, yeraltı madenlerimi ben çıkaramıyorum neden?
Bor bizden çıkıyor, avrupada işlenip fahiş fiyatlarla bana satılıyor, ben niye işleyemiyorum?

Burada yazılanları tek bir iktidara yüklemedim hiçbir zaman benim hayıflanmam hepsine...



Dün biz burada kişi başı milli geliri irdeledik, Gabon denilen bir ülkeden bile daha az gelir olduğunu öğrenince bir of çektim, dış borç demişti Kazen, 1 trilyonu bulmuş, imf borcumuzu ödemişiz gözümüz aydın.
hah işte böyle söylense ne güzel. ülkede elbette geçim sıkıntısı var. elbette herkes her istediğini alamıyor. ama açlıktan ölüyor insanlar denilince artık ben vatandaş olarak kendimi sorumlu hissediyorum. benim etrafımda insanlar açlıktan ölecek ve biz güzelce yaşayacağız. bunu kabul edemedim. hırsızlık konusunda istisnalar elbette var. çoğunluktan bahsettim ben zaten çoğunluk olarak aileden kopukluk, yanlış arkadaşlıklar, madde bağımlılığı var. adam öyle hesap yapıyo ki. yazın sonuna doğru iyi bi vurgun yaparım kışın 6 ay yatarım yazın tekrar çıkınca çaldıklarımı yerim ve bu döngü böyle devam ediyor.
 
ben soyut kavramlar üzerinde konuşmuyorum farkındaysanız, somut örnekler vermeye çalışıyorum, açlık sınırı 1000 tl asgari ücret 773 tl, türkiyede milyonlarca insan asgari ücretle çalışıyor, demek ki milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşıyor...
önce bunu kabullenelim, hal böyleyken türkiyenin ekonomik sorunları çözüldü, her şey güllük gülistanlık demenin de anlamı yok, önce türkiyedeki gelir adaletsizliği düzeltilmeli, milletçe karnımız doysun, beynimize kan yürüsün, gerisini hallederiz zaten.

Yazdıklarımın size olmadığını , sorunuz nezninde konu ile ilgili fikrimi yazdığımı belirtmiştim oysa ki .


Bende somut konuşuyorum , Türkiye sosyal devlet olmanın gereğini daha yeni yeni yerine getirebilmeye başladı diyorum , ne mutlu.

Ha , yeter mi yetmez .

Ama dedim ya daha geliş-mek-teyiz .

Projeleri takip edin lütfen . 1000-773 = 227 hesabıyla olmuyor bu işler . Bu sınırın altında kalanların sayılarını azaltmak hatta sıfırlamak ne kadar mümkün bilemem ama bunun altında kalanlara devlet elini uzatmıyor demek olmaz , anlatmak istediğim özetle budur.
 
Türk olupta bu avrupayi triplere girmekte moda oldu ,onlar görgülüymüşte bilmem neymişte, türkleri yermek niye, senin dedelerin burda yetişmedimi ağaç kovuğundanmı çıktın sen,konu gezi parkından buralara nasıl geldi oda ilginç
 
Türk olupta bu avrupayi triplere girmekte moda oldu ,onlar görgülüymüşte bilmem neymişte, türkleri yermek niye, senin dedelerin burda yetişmedimi ağaç kovuğundanmı çıktın sen,konu gezi parkından buralara nasıl geldi oda ilginç
Görgü konusu nerde gecti acaba,ben ne ara kacirdim bunu...:44:
 
Türkiye sosyal bir devlet mi:53:

Bence de yaşadığımız ülkeye bu kadar yabancı olmayalım.

Sosyal devlet, en basit tanımıyla adalet, eğitim, sağlık konularında vatandaşlarına eşit haklar tanıyan modeldir.
Temelini fırsat eşitliği oluşturur.

Nedir fırsat eşitliği? Kaba tabirle parası olmayanın olanla aynı standartlarda muamele görmesi, aynı haklardan faydalanmasıdır.

18 ağustos depreminden kurtulan çocukların, çadırlarda soğuktan ve yangından öldüğü bir ülke burası.
Burası parası olmadığı için burs almaya çalışan, burs alamadığı için okuyamayan çocuklarla dolu bir ülke.

Sosyal güvencesi olmayan, parası da olmadığı için ölüme terkedilen insanların gırla gittiği bir ülkedeyiz.
Bu ülkede hala kanser hastaları ilaçlarını alamıyor.

Ceza evlerindeki ölümcül hastaların ölüme terkedildiği bir ülkedeyiz.

Sosyal devlet olmanın yegane gereği halkına sahip çıkmaktır.
Halkının sorunlarını omuzlarından alıp, onları rahat ettirmektir.
Beyaz eşya ve gıda takviyesiyle olunmuyor yani sosyal devlet.

Bu ülkede eğitim yok, adalet yok, sağlık yok.
Ama sosyal devletiz.
Yeni anayasayla tacir devlet olarak değiştirelim kimliğimizi de, ne olduğumuzu bilelim bari.
 
Türk olupta bu avrupayi triplere girmekte moda oldu ,onlar görgülüymüşte bilmem neymişte, türkleri yermek niye, senin dedelerin burda yetişmedimi ağaç kovuğundanmı çıktın sen,konu gezi parkından buralara nasıl geldi oda ilginç

gezi parki bir iki agac kesilmesin diye baslamis olabilir, fakat dallanmasinin nedeni bir bas kaldiristir. Gitmiyor demektir. Avrupa abd vs ülklerden verilen örnekler önemlidir. Iyi seyleri örnek almak gelismek, ilerlelem ve yasam standartini yükseltmek hedef olmalidir....Kötü seylerden ders cikarmak da ayni...


ve son olarak avrupayi bir nick kullanmak kesinlikle dedelerinin secmek istedigi nicktir.. :)))Rosalinda asla özenti icermez...
 
hah işte böyle söylense ne güzel. ülkede elbette geçim sıkıntısı var. elbette herkes her istediğini alamıyor. ama açlıktan ölüyor insanlar denilince artık ben vatandaş olarak kendimi sorumlu hissediyorum. benim etrafımda insanlar açlıktan ölecek ve biz güzelce yaşayacağız. bunu kabul edemedim. hırsızlık konusunda istisnalar elbette var. çoğunluktan bahsettim ben zaten çoğunluk olarak aileden kopukluk, yanlış arkadaşlıklar, madde bağımlılığı var. adam öyle hesap yapıyo ki. yazın sonuna doğru iyi bi vurgun yaparım kışın 6 ay yatarım yazın tekrar çıkınca çaldıklarımı yerim ve bu döngü böyle devam ediyor.

Bu konuda size katılıyorum, çoğu hırsızın masum olduğunu düşünmüyorum, bireysel yapanlar yanısıra çeteleşmiş olanları da var, bunlar açlıktan yapmıyor, hazır ve kolay para.
Sizinde ülkedeki geçim sıkıntısına vurgu yapmanıza sevindim zira gerçekten çoğu insan olumsuz şartlarda yaşıyor, erzak ve yakacak yardımı yapılıyor evet ama hakkıyla yerine ulaşıyor mu?
Bir kısmı ihtiyaç sahibine gitmiyor malesef, iftira değil gerçek, ben gözümle gördüm koca apartman sahibi insanların isimlerini muhtara yazdırıp yakacak aldığını, alanlar kapı komşumdu:ssz:

Belki birşeyler yapılmaya çalışılıyor ama uygulamalarda aksaklık var, kanunlar çıkıyor ama iş yaptırıma gelince yine tıkanılıyor, ülkede tartışılması gereken çok sorun var, bu sorunları dile getirmek ülkeyi sevmemek anlamı taşımasın, bunları konuşmak ayıp değil günah değil tabu değil, konuşacağız ki eksiklikler ortaya çıksın, sitede konuşsan ne olur denmemeli buraya kimler üye kimler okuyor bilmiyoruz, hangimizin ne yönde adımlar attığını da bilemeyiz, konuşmalı ve aksayan yönleri ortaya çıkarmalıyız.

Sonuna kadar savunulmasına karşıyım şahsen, o zaman bir iddialaşma inatlaşma oluyor, konuları geniş açıdan ele almak lazım.
 
gezi parki bir iki agac kesilmesin diye baslamis olabilir, fakat dallanmasinin nedeni bir bas kaldiristir. Gitmiyor demektir. Avrupa abd vs ülklerden verilen örnekler önemlidir. ıyi seyleri örnek almak gelismek, ilerlelem ve yasam standartini yükseltmek hedef olmalidir....kötü seylerden ders cikarmak da ayni...


ve son olarak avrupayi bir nick kullanmak kesinlikle dedelerinin secmek istedigi nicktir.. :)))rosalinda asla özenti icermez...

:13:
:60::60::60:
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X