Onkoloji - Kanser ve Türevleri Göğüse estetik yaptırmak Kemoterapiden daha kolay...

yaren_76

mareşal
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.066
66
Estetik yaptırmak kemoterapiden daha kolay

Kanser nedeniyle bir memesi alındıktan bir yıl sonra sağlam memesini kendi isteğiyle boşalttıran modacı Meral Gökçaylı, "Kanser riski varsa meme boşaltılmalı" diyerek, kadınlara şu önerilerde bulunuyor:

* Memenin alınması mantıklı bir uygulama. Hatta ben fibrokistik memesi (memede kitle olması) bulunan kadınlara, kafayı buna takmamak için göğüslerini boşalttırmayı tavsiye bile ediyorum. Ben bu yöntemi bilseydim, kanser olmadan iki göğsümü birden boşalttırırdım. Çünkü estetik, kanser tedavisinden çok daha kolay. Zaten ben de iki yıl sonra protez taktırdım.

* Fibrokistikseniz ve ailenizde de meme kanseri vakaları varsa, çok büyük bir risk altındasınız demektir. Bu durumda ya tedavi riskini üstlenirsiniz ya da memenizi aldırırsınız; tercih sizin. Ben bir mememi kanser nedeniyle aldırdıktan bir yıl sonra sağlam olan diğer göğsümü kendi isteğimle boşalttırdım.

* Her kemoterapide tartılıyordum. Kilom hiç değişmedi. Hatta bütün şişkinliklerinden kurtuluyor insan. Serum aldığınız için durmadan tuvalete gidiyorsunuz. Devamlı sıvı aldığınız için cilt güzelleşiyor. Artistler bile Oscar törenlerine gitmeden önce ciltleri gerginleşsin diye serum taktırıyorlarmış. Ben zaten kızartma ve tatlı yemem. Kalorili şeylerden uzak dururum. Tabii bu arada 'hastasın, iyi beslenmen lazım' diye herkes elinde bir şeyle gelecektir; bunlardan korunmak lazım. Dengeli beslenmek ve kilo almamak, kanser tedavisi sırasında özellikle önem taşıyor.

* Bu hastalığın tedavisinin iki büyük şartı var; birincisi erken teşhis, diğeri moral. Kanser tedavisi sırasında benim de üzüldüğüm dönem oldu ama hiç depresyona girmedim. Çünkü hayatımı hiç bozmadan sürdürdüm. Çıkan aksiliklere çözüm yolları, kendime teselli yolları buldum. Mesela ben moral olsun diye kendimin ve evin alışverişini radyoterapinin ardından yapmaya başlamıştım.

Kanserin ardından yeniden doğdum
* Kanserin ardından yeniden doğdum; böyle bir hastalık başıma gelince hayatta yapmayacağım şeyleri yaşadım. Üzüldüm ama sonunda güçlü olduğumu gördüm, ki bu da bir tecrübe. Yıllarca uzun saçla dolaşmıştım, saçımı değiştirdim. Bir yıl sonra dökülen saçlarımın yerine yenileri çıktı. Üstelik eskisinden daha gürdü ama kısa saçın yakıştığını söylediler. Kendime yeni bir saç şekli yaratmış oldum. Dökülen kirpiklerim de aynen çıktılar. Alınan mememin yerine iki yıl sonra yenisini yaptırdım. Ve bütün bunların sonunda şunu gördüm; önemli olan insanın hastalık süresince iç huzurunu koruyabilmesi. Çünkü diğerlerini bir şekilde yerine koyabiliyorsunuz.
 
Sırf kocasını kaybetmemek için memesini aldırmayanlar var

"Memeniz olmasa da, saçlarınız ve kirpikleriniz dökülse de güzelliğiniz bitmez" diyen Meral Gökçaylı, hastalıkla savaşan kadınlara sesleniyor: Sırf kocalarını kaybetmekten korktuğu için tedavi olmayıp, kendini ölüme bile terk edebilen kadınlar var. Oysa bu zor günlerde size destek vermeyecek biri yanınızda olmasın daha iyi!.

Meme kanseri teşhisi sonrası verdiği dört yıllık savaştan zaferle çıkan modacı Meral Gökçaylı; meme kanseri tedavisi sırasında hastaların yeni görünümlerine karşı neler yapabileceklerini anlattı:

* Sizce meme kanseri kadınların seksiliğini de elinden alıyor mu?
Almasına izin verirseniz alır! Bu durum kanser olan kadınlar için büyük bir korkudur. Benim çevremde bile kocasını kaybetmemek uğruna hastalığını tedavi ettirmek yerine kendini ölüme terk edenler, memesini aldırmayanlar var. Ben olsam 'bana bu zor günümde destek olmayacak biri zaten yanımda olmasın daha iyi' diye düşünürüm.

* Kadının, erkeği hastalık dönemine hazırlaması gerekiyor mu?
Burada kadının yapabileceği bir şey yok; iş tamamen erkekte bitiyor. Eşinizle her türlü sorununuzu paylaşın. Oyun oynamayın; hiç sorun yokmuş gibi davranmayın. Tam tersi tedavi göreceksiniz ama normal yaşantınızdan da elinizden geldiği kadar vazgeçmemeye çalışacaksınız. 'Ben hastayım' deyip evde kalmak çok daha kötü. Hem kendinizi hem de çevrenizdeki insanları kendinizle birlikte bunalıma sokabilirsiniz. Bu durumda psikolojik yardım alın. Benim tedavi sırasında gerçekten en büyük şansım eşim Vural'dır. Vural'dan ve ailemden çok çabuk destek aldım. Ama bu desteği alıp yine başa çıkamayanlar var. O bağlantıyı kadınlar kurmayacak, erkek daima destek olacak karısına. Hasta kimse zaten o anda şefkate, ilgiye ve psikolojik yardıma muhtaçtır.

* Hasta olmasına karşın bir kadın eşinin karşısına her zaman bakımlı çıkarsa, eşini kandırmış olmaz mı?
Kandırmakla bakımlı olmak arasında fark var. Bakımlı olmak, onun hayata bağını gösterir. Hastalığınız yokmuş gibi davranmayın ama hastalığın izlerini açık açık her fırsatta etrafa göstermeniz de gerekmiyor. Bakımlı olmakta her zaman fayda var ama bazı kadınlar kendini bırakıyor. Belki bu insanın karakterinden kaynaklanıyor. O şekilde rahat ediyorsa bilemiyorum ama ben etmezdim. Tabii bunda maddi güç de çok önemli.

* Sizce alınan memesinin yerini kadınlar eşlerine göstermeli mi?
O tamamen eşlerin kendi tercihi. Bazen erkekler çok zayıf olurlar; bunu bilmek gerekli. Görmek istemiyorsa ya da eşi ona göstermek istemiyorsa bunu bir sorun olarak kabul etmesinler. Zorlamaya gerek yok. Zaten bu durum bir kadın olarak çok rahat kamufle edilebilir. Örneğin Vural, yaram iyileşmeden görmek istemedi. Herhangi bir yaraydı ama sonra gördü.

Erkeği siz alıştıracaksınız

* Cinsellik hasar görüyor mu?
Tedavi sırasında görüyor ama bu eşlerin birbirlerinden uzaklaşmaları anlamına gelmesin. Birbirlerinin elini tutmayı, sarılmayı unutmasınlar. Bazı erkekler etkileniyorlar. Sizi beğenmediğini düşünmeyin ve kendinizi buna şartlandırmayın; belki de sizi inciltmekten korkuyordur. Ama bunu ona telkin etmek sizin elinizde. Onu siz alıştıracaksınız. Kocalarını da yönlendirecek olan kadınların kendisi. Cinsellik, doktorun izin verdiği noktadan sonra yaşanabilir ve bu da ameliyattan çok kısa bir süre sonradır. Ama bazen kadınlar bu süreci kolay atlatamıyor. Örneğin geçenlerde bana bir telefon geldi. Zaten iş yerimiz tembihli; bu konu için bizi arayan olursa mutlaka telefon bağlantım sağlanıyor. Bir hanım aradı beni. O da bu hastalığı geçirmiş ve eşiyle seks hayatı bitmiş. Üstelik henüz kırklı yaşlarında bir hanım. 'Eşim beni istemiyor' dedi. 'Ben böyle mutluyum' diyormuş. Çok üzüldüm.

* Tedavi sırasında spor yapabildiniz mi?
Spor, kemoterapi sırasında yapılmıyor. Ben de üst üste çok ameliyat olduğum için spor yapamadım. Ama şimdi yeniden başlayacağım. Şu anda ağırlık kaldırmama izin yok ama yer hareketleri ve kardiyo çalışabilirmişim. Kolumdan lenfler alındığı için 4 kilodan fazla ağırlık kaldırmamak gerekiyor.
ESRA TÜZÜN
 
Banyoya eşinizle birlikte girin

Meme kanseri teşhisi ve tedavisi sonrasında çiftlerin yaşadığı cinsel sorunların çözüm yollarını Uzman Klinik Psikolog Pınar Çelikoğlu anlattı: Meme kanserinin diğer kanser türlerinden farklılık gösteren bir özelliği var. O da mastektomi, yani kanserli memenin tümü ile alınması. Göğsün alınması birçok kadın tarafından cinsel kimliğe bir tehditmiş gibi algılanıyor. Bunu kabullenmek, kanseri kabullenmekten daha zor gelebiliyor kadına. Hatta bazı kişiler kanser oldukları için değil, memelerini aldırmak zorunda oldukları için üzüntü yaşıyorlar. Bu durumda özellikle eşin verdiği tepki büyük önem taşıyor. Aynada kendine çıplak bakabilmek ve eşinin yanında rahatça soyunabilmek bazı kadınlar için imkansız hale gelebiliyor. Bunu kolaylaştırmak için Batı'da şöyle bir uygulama yapılıyor: Ameliyat sonrası yapılacak ilk banyoyu eş yaptırıyor. Çünkü memesizlik; eş ile ne kadar çabuk paylaşılırsa, bunun kabullenilmesi o denli rahat oluyor.

Erkek incitmekten korkuyor

Pek çok kadın, mastektomi sonrası eşlerinin onları artık cinsel yönden çekici bulmadığını düşünür. Halbuki eşlerle konuşulduğunda ortaya çıkan gerçek şudur: Onlar eşlerinin canını acıtabilecekleri endişesi ile veya eşleri kendilerinden uzak durduğu için cinsel beraberlikten kaçınırlar. Birçok erkek için karısının hayatta ve yanında olması önemlidir; memesiz olmasının önemi yoktur. Aslında eşler arası ilişki, kanser teşhisi öncesinde güven dolu ve paylaşıma dayalı bir ilişki ise bu sorunun üstesinden gelmek daha kolay oluyor. Ama eğer eşler arasında öteden beri var olan bir iletişimsizlik ve geçimsizlik var ise devreye kanser girdiğinde sorunlar daha da başa çıkılmaz bir hal alıp, kopmalara sebep olabilir. Bu durumda ayrılıkların sebebi kanser değil, o ilişki içindeki geçmişten gelen çözülmemiş problemlerdir. Böyle durumlarda kanseri, sorunları başlatan bir neden olarak değil de, zaten var olan sorunları tetikleyen bir unsur olarak görmek gerekir. Kanser teşhisi çoğu kez insanları değiştirir ve bu çoğu kez olumlu yönde olur; yani biraz daha 'hayır' demeyi öğrenerek, kendi ihtiyaçlarını arka plana atmayarak, belki eski hırslarının yerini yeni bir hayat biçimine bırakarak ve yeni dostlar edinerek değişebilir insan. Bu değişim, tüm bu evreleri yaşayıp sindirmeden, sihirli bir değnek ile dokunurcasına çabuk olmaz; sabır göstererek, inanarak ve en önemlisi de sevdiklerinden aldığı destekle ve bilgi edinerek olur.
 
Bu yazıyı okurken benim başıma bir gün gelse ne yapardım diye düşündüm. çok ama çok zor bir durum. düşünmek bile acı verirken yaşamak nasıldır :çok üzgünüm:
Allah kanser hastalarının yardımcısı olsun :a015:
 
X