Her gune mutsuz uyaniyorum

Sizin çocuksuz versiyonunuz da benim. Çok mutsuzum, sanki hayat amacımı kaybettim. Eşimle de sizin durumları yaşıyoruz üstüne üstlük o şu an çalışmıyor da! O ilgisiz durdukça benim dilimin ayarı kaçıyor, ağır konuşuyorum. Dünyası oyun, bilgisayar ve araba videoları üstüne kuruldu, hatta geçenlerde konu açmıştım ama linçlediler beni adam depresyonda üstüne gitme diye. E peki ya ben? Ama sizin aksinize ben terapinin işe yarayacağına inanıyorum. Maddi olarak sizi zor duruma sokmayacaksa terapi öneririm. Bizim için malesef o da lüks.

Böyle biriyle neden hala evlisiniz
 
Eşinizin evde olduğu bir kaç saatte yürüyüşe çıkın. Gelip duş alın ve kahvenizi için.

Muhakkak kendinize bu zamanı ayırın. Söylenir , zorlanıyor gibi görünür , sakin aldirmayin.

Mecbur kalacak çocuğuna bakmaya.

Sizin kendinize ait bir zamana ihtiyacınız var.

Eşim terapiste karşı çıkar diyorsunuz. Öğretmenimiz, maaşınız var ; siz gidin öyleyse.

Rahatlarsiniz ,öfke kontrolü sağlar, bu evlilikte neler yapılması gerektiğini öğrenirsiniz.

Beraber gitmenize gerek yok.

Benim öfke kontrol sıkıntım var diye işin içinden sıyrılmaya hakkınız yok. Çoğu kişi böyle söyleyip kenara çekiliyor.

Terapi almak boynunuzun borcu ; kendiniz için , çocuğunuz yuvanız için.
..

Orneklerinizde hep bagirarak triplerle , kavga anlarında anlatıyorsunuz derdinizi.

Mesela çocuk arkada , araba koltuğunu bağlıyor eşiniz ; çok büyük sorumsuzluk evet ama sizin orada bagirmaniz hem çocuğun buna şahit olmasına , hem olayın büyümesine , hem de eşinizin olayı kavrayamamasina sebep oluyor.
..

Daha sakin olmak zorundasınız. Bu şekilde daha geniş bakabilirsiniz.

Evde sürekli uyarmak zorunda kalan kişi uyardığı kişiden daha çok yıpranır ve yorulur.
 
Eşiniz aslında böyleymiş. Çocuk ona kılıf olmuş sadece siz başından gitmişsiniz.
Buda işine gelmiş.
Çocuktan önce hadi şunu yapalım dediğinizde bahanesi yokken çocukla istediğine kavuşmuş aslında. Yani belli ki huyu bu.
Allah yardımcınız olsun inşallah düzelir.
Yoksa çok zor bu şekilde yürütmek çok iyi anlıyorum
Evet o hep boyleydi dogru. Daha rahat oldugumuz icin
O yapamaz yapmaz diyerek bütün sorumluluğu alınca hata orada başlıyor sabah uykum varsa kalkmıyorum ben yataktan paşa paşa kalkıp bakıyor doğduğundan itibaren mamasını içirir bezini alır ben pna yayılma şansı vermedim açıkçası birazda yapmayı seviyor tabi ama abimle babam çok miskin insanlardı çok çektiğim için eşime tolerans gösteremiyorum bütün işler ortak olmalı yoksa ne diye evli kalalımki yani
Yani ben de boyle dusunuyorum. Tum sorumluluklari ben ustleniyorsam, cocugumaben bakiyor ev islerini tamamiyle sirtlaniyorsam ustune ystluk eve maddi katkim da varsa ne diye evlendim; kendimi daha cok sikintiya sokmak icin mi ? Hani musterekti hayat? Boyle dusunsukce esimedaha cok kiziyorum
 
Eşinizin evde olduğu bir kaç saatte yürüyüşe çıkın. Gelip duş alın ve kahvenizi için.

Muhakkak kendinize bu zamanı ayırın. Söylenir , zorlanıyor gibi görünür , sakin aldirmayin.

Mecbur kalacak çocuğuna bakmaya.

Sizin kendinize ait bir zamana ihtiyacınız var.

Eşim terapiste karşı çıkar diyorsunuz. Öğretmenimiz, maaşınız var ; siz gidin öyleyse.

Rahatlarsiniz ,öfke kontrolü sağlar, bu evlilikte neler yapılması gerektiğini öğrenirsiniz.

Beraber gitmenize gerek yok.

Benim öfke kontrol sıkıntım var diye işin içinden sıyrılmaya hakkınız yok. Çoğu kişi böyle söyleyip kenara çekiliyor.

Terapi almak boynunuzun borcu ; kendiniz için , çocuğunuz yuvanız için.
..

Orneklerinizde hep bagirarak triplerle , kavga anlarında anlatıyorsunuz derdinizi.

Mesela çocuk arkada , araba koltuğunu bağlıyor eşiniz ; çok büyük sorumsuzluk evet ama sizin orada bagirmaniz hem çocuğun buna şahit olmasına , hem olayın büyümesine , hem de eşinizin olayı kavrayamamasina sebep oluyor.
..

Daha sakin olmak zorundasınız. Bu şekilde daha geniş bakabilirsiniz.

Evde sürekli uyarmak zorunda kalan kişi uyardığı kişiden daha çok yıpranır ve yorulur.
Kendimi savunmak icin soylemedim aslinda. Ben deofkemi kontrol edememekten sikayetciyim. Bu sebeple her tartismamizdaben hakliyken haksiz oluyorum. Konu nolursa olsun benim sesimi yukseltmeme geliyor hep cozumsuz kaliyoruz. Simdi anlamiyor belki ama ilerde cocugumun bu anlara sahit olmasini hic istemiyorum. Bu yuzden dediginiz gibi ben bu konuda yardim almak isterim
 
Burada birisi "çocuk gerçek evlilikleri ileriye taşır " demişti.Ben bu cümle için aylarca düşündüm. Üzüldüm, Safmışım o ayrı da.Söyleyeni de bir halt sanmışım. Benzer şeyleri yaşadım, yaşadık. Eşim de eşinin senden yana şikayetlerinden dem vuruyordu. Ben de senin taleplerinle geliyordum hep ona.Bizim sanırım ilk 3 yılımız böyle geçti. Çok ama çok zordu, kızım zor bir çocuktu eşim , çocuğun bakımına katılıyordu ama ben çok fazla vericiydim.Ücretsiz izne ayrıldım, evde yalnızdım, çocuğun ilk yıllarında onu doğru şekillendirmek için mükemmel anne olmaya çalıştım. Eşim işkolik bir adam seviyor yani alanında iyi bir noktada, ona sığındı, evde çalıştığı için daha az rol üstlenme hakkı olduğunu düşündü. Özetle dedim ya ilk 3 yıl böyle geçti, tekrar tekrar yazmayayım yaşadıklarımız benzer. Sonra ben bir cinnet geçirdim 😂 herşey çözüldü son 3 yılımızda gittikçe iyiye doğru gitti. Tabii çocuğun büyümesinin etkisi de büyük. Herkes yavaş yavaş özgürlük alanına döndü bu da bireyleri rahatlattı. Cinnete gerek yok ama yardım almalısınız. Eşin işine geldiği gibi davranıyor, kolaya kaçıyor , kaybetme korkusunu hissetmeli , düşün biraz daha teklifle git. Reddecektir bizim sorunumuz yok ki sen yaratıyorsun diyecektir 😬 sonra harekete geçersin kaybetme duygusunu yaşatırsın.
Ben sesimi yukselttikce tartismani dozu arttikca esim kebdini iyice kapatiyor. Tam dirdirciya donusuyorym gozunde. Ufak capta cinnetler gecirmisligim vardir :) ama resmen su anda daha fazla konismanin bi anlami yok deyip sagiri oynuyor. Ben de iyice zivanadan cikiyorum. Konynun ozunden uzaklasiyoruz. Kirgin ve magruru oynamaliyim belki. Ama bunalmisken onu da beceremiyorum.
 
Kendimi savunmak icin soylemedim aslinda. Ben deofkemi kontrol edememekten sikayetciyim. Bu sebeple her tartismamizdaben hakliyken haksiz oluyorum. Konu nolursa olsun benim sesimi yukseltmeme geliyor hep cozumsuz kaliyoruz. Simdi anlamiyor belki ama ilerde cocugumun bu anlara sahit olmasini hic istemiyorum. Bu yuzden dediginiz gibi ben bu konuda yardim almak isterim

19 aylık bir bebeğin evdeki kavgayı, huzursuzluğu anlamamasinin imkanı yok. Elbette ki anlıyor ve işliyor.

Yardım almak için eşinizi beklemeyin. Önce siz gidin. Yolunuzu çizmiş olursunuz en azından. İnşallah duzelir her şey.
 
Sizi cok iyi anliyorum zamanla erkekler aksi yönde degisiyor maalesef..cocugunuz buyuyunce duzelme ihtimaliniz yüksek.benimde esim hamileliklerimde cok degismisti cocuklar buyudu adam duzeldi derken yine hamileyim kocami taniyamaz oluyorum.o monotonluk bosvermislik genellikle oluyor zamanla duzelebiliyor kendimce öyle..biraz zamana birakin
 
10 yildir buraya uyeyim, herhalde en cok konuyu son bir iki aydir aciyorum. Cunku uzerime oly topragi atilmis gibi, yasadigimi hissetmiyorum sanki. Artik bitsin istiyorum. Ruh esim oldugunu dusundugum bir adamla evliyim. 6 yillik beraberlik, 5 yillik evlilik, dunyalar guzeli 19 aylik bir evlat...ama ozellikle bebegin dogumundan itibaren birbirinden uzaklasan iki kisi...esim bunu kabul etmiyor tabii. Her seyin benim kafamda oldugunu, beni hala cok sevdigini soyluyor ama yaptiklari-ya da yapmadiklari- sanki bunun tersini gosteriyor... ne evle ne bebegimizle ilgili sorumluluk aliyor. Her seyle ilgilenen ben ama yorulan o, surekli yatmak dinlenmek isteyen o. Uzun zamandir bana ettigi tek bir guzel soz yok, ruhumu oksayan hicbir hareketi yok, cinsellik yok. Ben sarilmasam sarilip opmek yok...bebegi anneme birakip beraber bir ssyler yapma firsatimiz da var. O da kirk yilda bir anca ben istersem oluyor. Esime kalsa tum gun yatip tv de mac izleyebilir, veya play station oynayabilir. Bunca yildir nasil boyle bir adamla beraberdin derseniz, her zaman biraz miskin oldugunu biliyordum ama bu denli degildi. Hadi dedim mi, iki yureklendirdim mi kalkar bir seyler yapardik. Yurt ici ve yurt disi cok gezdik, tatiller yaptik. Ama simdi donup bakinca hep ben iteklemisim. Eglence anlayislarimiz da birbirine uymuyor aslinda. Ben hep deli dolu, yemeyi icmeyi alkolu, dans etmeyi seven bir tip, o hep kontrolcu, tetikte, tanistigimizda icen ama sonra birakan, gurultulu muzik sevmeyen, ye ic yatci...En azindan aramizda cekim vardi, surekli temas ederdik, cinsellik iyiydi. Simdi o da kalmadi. Evet kalbi cok temiz, durust, evine bagli, cocuguna asik, soyledigine gore beni hala cok seviyor...ama benim icim soguyor...artik kavgalarimizda sayginin da kalmadigini hissediyorum.

Benim en buyuk sorunum ofke kontrolunu beceremeyisim. Bu hissettiklerimi ona defalarca anlattim. Hatta bagira cagira...ev islerini ben de saldim, cocuga bakmadiginda play station oynarken goturup cocugu kucagina da koydum. Bu fevri hareketlerim onu daha da itti. Onceden bana sesini yukseltmekten imtina eden adam artik cok rahat kalp kirar oldu. Veya sagiri oynuyor, bana cevap dahi vermiyor. Kaale alinmadigimi dusunup degersiz hissettiriyor. Sanki duvara konusuyorum...aslinda ondan bekledigim kucuk jestler, kucuk mutluluklar. Mesela cocuk bi sabah erken kalktiginda gel anne yarim.saat daha uyusun biz oyun oynayalim desin...cok yoruldugum bir gunun aksami cocugu parka o gotursun bana nefes alma zamani tanisin...veya ay sonu dogum gunum var tek bir gun cocugu anneme birakalim bir kac saatligine basbasa bir yere gotursun beni...bir aksam cocuk uyuduktan sonra ozledim seni diye sarilip opsun, koltukta uyuyakalmasin...bunlari ona da soyledim ama sanki sen bana yapiyorsun, sadece benden bekliyorsun diyor. Ne desem bir karsi argumani var zaten. Bazen bunu da paylasmaya dahi gerek duymuyor, gulup geciyor...

Bazi takintilari da var. Mesela bir yere gidilecekse sabah kahvalti edip cikilacak. Bir mesire yerine gidelim termosumuzu alip dedik. Onun ailesi de gelecekti. Ogleden sonra hava biraz daha serinleyince gider iki saat kadar kalir doneriz dedim. Zaten oglum ogle uykusundan 14-14:30 gibi uyaniyor. Esim evden kahvalti yapip cikamadigimiz icin cok soylendi. Surekli surat asti, kalabalik olacak, disarda uyurdu ne var vs..oglum disarda asla uyumuyor. Eve de bitkin halde gelip bicimsiz saatte uyudugunda gece uykusuna gec daliyor veya dalamiyor vs...bunlari kac kez yasadik ama tabii cocugu yedirip icirip yatiran, gece kalkan sadece ben oldugum icin bunlar onu baglamiyor...isin ozu onceden onda olan takintilar artik cocuk olunca iyice su yuzune cikti ve beni cok rahatsiz ediyor.

Konusmayla veya evlilik terapisiyle yol katedebilecegimize de inanmiyorum. Cunku esim asla kendinde hata bulmaz. Ona gore o elinden geleni yapiyor. Cocukla gun icinde yarim saat oynayinca is bitti saniyor. Benden uzaklastigini dile getirdigimde ise guluyor, ne alaka diyor. Tum bunlari kafamda kurdugumu soyluyor ama sonuc gene ayni. Belki elle tutulur ciddi sorunlarimiz yok ama benim icim bombos, her gune mutsuz uyaniyorum, her seyi tek basima sirtlanmaktan yoruldum. Bosanirsam daha mi mutlu olurum? Surekli bunu dusunuyorum...eski gunlerimizi ozluyorum. Ama o gunlere asla donus yok, cok yiprandik biliyorum...karsimda beni ciddiye almayan, sikayet edince gulen veya sagiri oynayan, ben kizdikca beni ofke kontrol problemini hallet sakinles de gel diyen bir adam var...sorunlarimiza cozum ne olabilir bilmiyorum. Sadece ic dokmek istedim.
Şu piknik olayında sizi pek anlayamadım.Yani kahvaltı yapmadan çıkmak istemiyor olabilir bence bunda takılacak bir şey yok.Yani ona takıntılı demek yerine bu konuda onu anlayabilirsiniz.
Onun dışında çocuktan sonra galba hemen hemen bu tarz şeyler yaşanıyor.Siz biraz daha gayret etseniz tatlı dilli güler yüzlü olsanız playstation oynamayı seviyorsa beraber oynasanız...Bir süre şikayetlerinizi bir kenara bırakıp ona olumlu özelliklerini söyleseniz..Bir süre böyle deneseniz?
 
Şu piknik olayında sizi pek anlayamadım.Yani kahvaltı yapmadan çıkmak istemiyor olabilir bence bunda takılacak bir şey yok.Yani ona takıntılı demek yerine bu konuda onu anlayabilirsiniz.
Onun dışında çocuktan sonra galba hemen hemen bu tarz şeyler yaşanıyor.Siz biraz daha gayret etseniz tatlı dilli güler yüzlü olsanız playstation oynamayı seviyorsa beraber oynasanız...Bir süre şikayetlerinizi bir kenara bırakıp ona olumlu özelliklerini söyleseniz..Bir süre böyle deneseniz?
Mesele kahvaltisiz cikmak degil. Esim nereye gidilecekse erkenden gitmek ister. Erken kalkar erken kahvalti ederiz biz. En gec 9da filan. 9 30 da evden cikmis olalim ister mesela. Bebekle disari cikmak eskisi gibi olmuyor haliyle bebek cantasi, oyuncagi, yanimiza alacagimiz yiyecegi atistirmaliklari vs...o eskisi gibi giyinip cikalim hizlica istiyor ama artik mumkun degil.kaldi ki hazirlanma asamasinda bana destek oldugu da yok. Kendi giyinip kusanip hadi artik saat kacoldu demektn baska bsy yapmaz. O gun gidecegimiz yer de sabahin korunde gtmemiz gereken bi yer degildi. Ondan takinti dedim. Bu arada ben de play station oynarim. Mesele o ddgil. Mesele benim artik cocuksuzken yaptigim seylere vakit bulamayisim. Cunku diger tum isleri tamamen ben ustlenmis durumdayim
 
Çocuk iyi güzel hoş da çiftleri birbirine düşman ediyor bu bı gerçek. En çok kavgalar çocuk yüzünden. Çocuğun büyümesini bekleyeceksiniz başka çare yok. Ev işleri için de tartışmaya degmez. Virüs dönemi geçtiğinde haftalık bir yardımcı alırsınız eve temizlik için olur biter. Ne siz ne de eşiniz yapmak zorunda kalmazsınız.

Sizi bu kadar bunaltan şey ustunuzdeki işler. Madem eşiniz yardım etmiyor, başka alternatifler bulun. Bir adamdan 5 şey istemek var 2 şey istemek var. Bu konulari kendiniz çozebilirseniz en azından ilgi alaka cinsellik konularinda isteklerinizi söylediginizde sizi ciddiye alır. Ama devamlı birşey isteyen birisi durumuna düştüğünüz icin bı sure sonra bütün isteklerinize duyarsizlasir. Bana öyle gibi geldi yani.
 
Konusmayla veya evlilik terapisiyle yol katedebilecegimize de inanmiyorum. Cunku esim asla kendinde hata bulmaz.
Evlilik terapisti size kesin çözüm sunar...

Siz eşinize hatalısın dediğinizde tabiki hayır diyecek, kendini savunacak.

Psikologların yöntemi hatalı bulmak değilki
Size eşinizin duygu durumunu, eşinize de sizin duygu durumunuzu farkettirip hataları kendi kendinize görmenizi kendinizi düzeltmenizi sağlamak.

Bi Aile-ilişki uzmanıyla muhakkak görüşün, tek sefer, tmm oldu diyene kadar...
 
Mesele kahvaltisiz cikmak degil. Esim nereye gidilecekse erkenden gitmek ister. Erken kalkar erken kahvalti ederiz biz. En gec 9da filan. 9 30 da evden cikmis olalim ister mesela. Bebekle disari cikmak eskisi gibi olmuyor haliyle bebek cantasi, oyuncagi, yanimiza alacagimiz yiyecegi atistirmaliklari vs...o eskisi gibi giyinip cikalim hizlica istiyor ama artik mumkun degil.kaldi ki hazirlanma asamasinda bana destek oldugu da yok. Kendi giyinip kusanip hadi artik saat kacoldu demektn baska bsy yapmaz. O gun gidecegimiz yer de sabahin korunde gtmemiz gereken bi yer degildi. Ondan takinti dedim. Bu arada ben de play station oynarim. Mesele o ddgil. Mesele benim artik cocuksuzken yaptigim seylere vakit bulamayisim. Cunku diger tum isleri tamamen ben ustlenmis durumdayim
Anladım biraz sizin ne kadar yorulduğunuzu anlaması lazım gerçi umrunda olur mu bilmiyorum rahatlığa fazla alışmış...Ama tek değilsiniz iş arkadaşlarım da hep aynı dertten muzdaripti.Şimdi bizim de bebeğimiz olacak.Hayırlısı...
 
Bence terapiye tek başınıza gitseniz bile yeter...ablam da benzer durumlardan ayrılma noktasına geldi ailr düzenleri terapist sayesinde oturdu. Izmirdeyseniz bizim terapisti tavsiye edebilirim.
Bu arada ben de pandemi surecinde doğurdum her şeyi kocamla ikimiz yapmak zorunda kaldık mecburen benle birlikte o da öğrendi.
 
Konu sahibi kardeşim ben sizi sorumluluk duygusu haddinden fazla yüksek biri olarak gördüm, "ben yapmasam kim yapacak, kalacak bu işler" enerjisi aldım yazdıklarınızdan, bilmem yanılıyor muyum. Evliliğiniz dışındaki ilişkilerinizde ortada yapılacak bir iş varsa bunu yapmak gerek diye düşünüp el atar mısınız örneğin? Eşiniz de anne evinde alıştığı düzeni devam ettirmekte zorluk çekmemiştir, mesela çocuğu eline verdiyseniz içinizin rahat etmeyeceğini bilir ve endişe etmeyip keyfine bakar. Ev dağınıksa da sorun etmez, bilir ki birkaç gün siz de ellemeseniz bile eninde sonunda el atacaksınız. Öfke kontrolü yaşamanız bunun doğal sonucu, öfke kontrolünü sizdeki kötü bir huy gibi görmeyin, bilakis bedeniniz kendine fazla yükleniyorsun diye size bir şey anlatmaya çalışıyor.
 
X