- 28 Eylül 2014
- 1.518
- 1.380
- 158
- Konu Sahibi kesenmakas
- #1
Çok halim yok inanın. Keyfim de. Hem yazmak istiyorum hem de hiç birşey yapmamak.
Kısaca olayımız şu ki asla eşine güvenmeyen, açığını arayan, bulduğu ufak tefek ayrıntılardan olay çıkartıp sonra totosunun üzerine oturan biriyim.
Tabi bunlar sadece benim hatalarım değil. Kiminin kabul edebileceği, kiminin kabul edemeyeceği hataları da oldu eşimin. Ama hep nasıl olduysa çok haklıysam bile öfke kontrolümün olmaması nedeniyle haksız konuma çok düştüm.
Bir kaç kez bu kaygılarım nedeniyle ayrılmayı düşündüm. Olmuyor çünkü güvenemiyorum. Bir oğlumuz var 2 yaşında. Muhasebesini çok yaptım babalı mı babasız mı? Fakat elle tutulur hiç bir şeyim olmadı bugüne kadar.
Eşim bu süreçlerde kah sallamayarak, kah üstünü kapatarak, kah yok sayarak ilişkiyi yürütmeye çalıştı. Tabi ben de aynı şekilde. Bazen o sustu, bazen ben. Ama ilişkiyi kim ayakta tuttu derseniz ikimizde kendimiz olduğunu söyleriz.
Bugün büyük bir halt işledim. Eşim arkadaşlarıyla kampta. Pazartesi de tatile gidecektik. Şeytan dürttü telefonumda kayıtlı kalmış fi tarihindeki mailini açtım. Bir kaç tane denk gelen arka arkaya mail. Kiralanan bir ev abonelik ve kontratı, siparişi verilmiş bir yatak ve nevresim takımı.
Önce durayım buraya gelince konuşayım falan dedim ama yapamadım. Mesaj attım. Tabi kendime hakim olamayıp mesajda da parçaları birleştirip çok ağır şeyler yazdım.
Akşam üstü mesajları görünce aradı. Müthiş bir kavga yaptık. Hele ki açıklamasını duyunca yerin dibine girdim. Erkek kardeşi k.validem ile yaşıyor. Bir arkadaşı eve çıkacakmış eşimin. k. Biraderim de ayrı eve çıkmak istiyordu. Ona ev tutmuşlar. Hatta yatak ve nevresim siparişi de onun içinmiş. Evin temizliğini de kayınvalidenin arkadaşı ayarlamış VS. Sonra da k.birader ile arkadaşı anlaşamayınca ev işi olmamış.
Bütün bunları anlattı ve sonra dedi ki yeter artık istemiyorum seni hayatımda. Evlendiğim güne lanet ediyorum. Tatili iptal ediyorum seninle de hiç bir yere gitmiyorum. Git pazartesi ver dilekçeni defol git hayatımdan dedi. Ne senaryolar yazmışsın aklın ne kadar kötüye çalışıyor falan dedi. Yani dedikçe dedi.
Olayın böyle birşey çıkması ile altüst oldum ben. Utancımı anlatmak mümkün değil.
Daha bir kaç gün önce en yakın arkadaşımla eşimin beni hep manipüle ettiğini bana kendimi değersiz hissettirdiğini düşündüğümü, beni paronayak yaptığını söylemiştim. Hatta artık bu kaygılarla yaşamanın çok zor olduğu için doktora gideceğimi aklımı kaybedeceğimi de söylemiştim.
Eşim bugün bana sen hastasın dedi. Normalde insanın kızgın olması lazım değil mi, kızamıyorum. Durum tespiti doğru çünkü.
Ellerimle evliliğimi berbat ettim.
Bu arada eşime güvensizliğimin temeli yok. Bugüne kadar somut hiç birşeyine rastlamadım. Ancak benim sanrılarım. Eşim insanlarla çok samimi olabilen, ve bana göre zaman zaman mesafesiz olan birisi. Tüm sorun temelde bu aslında. Benim tanıdığım ve bildiğim kişiler ok, onun haricinde hayat çerçevesinde olan kişilerle bu samimiyeti VS benim için hep kurgulanacak ve altında birşey aranacak durum oldu.
Bu saatten sonra olur muyuz bilmiyorum. Bugün bitti artık geri dönüşü yok diye kesin olarak söyledi. Olursak da nasıl oluruz acaba. Belki hayatımın altı üstünden daha iyi kim bilebilir.
Off çok boş hissediyorum şu an kendimi.
Kısaca olayımız şu ki asla eşine güvenmeyen, açığını arayan, bulduğu ufak tefek ayrıntılardan olay çıkartıp sonra totosunun üzerine oturan biriyim.
Tabi bunlar sadece benim hatalarım değil. Kiminin kabul edebileceği, kiminin kabul edemeyeceği hataları da oldu eşimin. Ama hep nasıl olduysa çok haklıysam bile öfke kontrolümün olmaması nedeniyle haksız konuma çok düştüm.
Bir kaç kez bu kaygılarım nedeniyle ayrılmayı düşündüm. Olmuyor çünkü güvenemiyorum. Bir oğlumuz var 2 yaşında. Muhasebesini çok yaptım babalı mı babasız mı? Fakat elle tutulur hiç bir şeyim olmadı bugüne kadar.
Eşim bu süreçlerde kah sallamayarak, kah üstünü kapatarak, kah yok sayarak ilişkiyi yürütmeye çalıştı. Tabi ben de aynı şekilde. Bazen o sustu, bazen ben. Ama ilişkiyi kim ayakta tuttu derseniz ikimizde kendimiz olduğunu söyleriz.
Bugün büyük bir halt işledim. Eşim arkadaşlarıyla kampta. Pazartesi de tatile gidecektik. Şeytan dürttü telefonumda kayıtlı kalmış fi tarihindeki mailini açtım. Bir kaç tane denk gelen arka arkaya mail. Kiralanan bir ev abonelik ve kontratı, siparişi verilmiş bir yatak ve nevresim takımı.
Önce durayım buraya gelince konuşayım falan dedim ama yapamadım. Mesaj attım. Tabi kendime hakim olamayıp mesajda da parçaları birleştirip çok ağır şeyler yazdım.
Akşam üstü mesajları görünce aradı. Müthiş bir kavga yaptık. Hele ki açıklamasını duyunca yerin dibine girdim. Erkek kardeşi k.validem ile yaşıyor. Bir arkadaşı eve çıkacakmış eşimin. k. Biraderim de ayrı eve çıkmak istiyordu. Ona ev tutmuşlar. Hatta yatak ve nevresim siparişi de onun içinmiş. Evin temizliğini de kayınvalidenin arkadaşı ayarlamış VS. Sonra da k.birader ile arkadaşı anlaşamayınca ev işi olmamış.
Bütün bunları anlattı ve sonra dedi ki yeter artık istemiyorum seni hayatımda. Evlendiğim güne lanet ediyorum. Tatili iptal ediyorum seninle de hiç bir yere gitmiyorum. Git pazartesi ver dilekçeni defol git hayatımdan dedi. Ne senaryolar yazmışsın aklın ne kadar kötüye çalışıyor falan dedi. Yani dedikçe dedi.
Olayın böyle birşey çıkması ile altüst oldum ben. Utancımı anlatmak mümkün değil.
Daha bir kaç gün önce en yakın arkadaşımla eşimin beni hep manipüle ettiğini bana kendimi değersiz hissettirdiğini düşündüğümü, beni paronayak yaptığını söylemiştim. Hatta artık bu kaygılarla yaşamanın çok zor olduğu için doktora gideceğimi aklımı kaybedeceğimi de söylemiştim.
Eşim bugün bana sen hastasın dedi. Normalde insanın kızgın olması lazım değil mi, kızamıyorum. Durum tespiti doğru çünkü.
Ellerimle evliliğimi berbat ettim.
Bu arada eşime güvensizliğimin temeli yok. Bugüne kadar somut hiç birşeyine rastlamadım. Ancak benim sanrılarım. Eşim insanlarla çok samimi olabilen, ve bana göre zaman zaman mesafesiz olan birisi. Tüm sorun temelde bu aslında. Benim tanıdığım ve bildiğim kişiler ok, onun haricinde hayat çerçevesinde olan kişilerle bu samimiyeti VS benim için hep kurgulanacak ve altında birşey aranacak durum oldu.
Bu saatten sonra olur muyuz bilmiyorum. Bugün bitti artık geri dönüşü yok diye kesin olarak söyledi. Olursak da nasıl oluruz acaba. Belki hayatımın altı üstünden daha iyi kim bilebilir.
Off çok boş hissediyorum şu an kendimi.