kızacaksınız bana ama bela bağıra bağıra geliyorum demiş siz de kucak açmışsınız.
iyiliğin, merhametin, adalet duygusunun her zaman hak edene gösterilmesinden yanayım.
ne olur kusuruma bakmayın ama işlerin bu noktaya gelmesi biraz da sizin suçunuz...
ilk olaylarda serpile ve fırsatçı ailesine tekmeyi basacaktınız. kardeşinizi kaybetme korkusundan yapmak istememiş olabilirsiniz ama eninde sonunda gerçeği görecekti.
şimdi ses çıkarmayarak ona iyilik değil kötülük ettiğinizi düşünüyorum.
ama hiçbirşey için geç değil.
sizin yerinizde olsam kardeşimi o hayattan koparabilmek ve yeniden kazanmak için ciddi bir mücadeleye girişirdim.
benim kız kardeşim, yeni nişan attı. damat adayı ile 5-6 yıl önce görüşmeye başlamıştı. ben hiç benimseyemedim. araştırdım soruşturdum şüphelerimde haklı çıktım. uçkur düşkünü bir pislikti ve öyle yalanlar söylüyor kardeşimi öyle suçluyordu ki kızcağız kendinden utanıyordu "ben nasıl böyle düşünürüm?" diye. yaklaşık bir sene kardeşimle konuşmadım. gerçekleri söyledim diye düşman oldu bana. bundan 3 sene önce bir gece annemlerde kaldım. sabaha kadar kardeşimle konuştuk, ağlaştık.
"bu çocuğu hiç gözüm tutmuyor ne olur ayrılmıyorsan da bari gözünü kulağını açık tut" dedim. bana söz verdi. geçen sene emrivaki istemeye geldiler. ben babam biraz uzatır diye düşündüm çünkü biraz araştırsa oğlanın foyası ortaya çıkacaktı. babam verdi gitti kızı, ben şok! neyse, herşeye koşturdum "ben yanılmış olayım, kardeşim mutlu olsun" diye dualar ettim.
daha nişanlanalı bir ay olmuştu. babam bir telefon konuşmalarına şahit olmuş yanlışlıkla, oğlanın sesi telefondan koridora geliyormuş, kız ağlıyor o pislik konuşturmadan habire azarlıyor. babamın nevri döndü, evde kıyametler koptu, "ayrılacaksın bu herif sana değer vermiyor" diye...
ben yine ortalık yatıştırıcısı, kardeşimle ayrı konuşuyorum babamla ayrı. bu arada babam araştırmaya kurcalamaya başlıyor oğlanın pislikleri tek tek dökülüyor. babam özellikle kardeşime söylemiyor ki, iftira ettiğini düşünüp daha fazla bağlanmasın.
babama "ne olur üstüne gitme kendi görsün, senin lafınla ayrılırsa ömür boyu seni suçlar"
kardeşime" babam dedi diye ayrılma, kendin gör aç gözünü, bu adam bugüne kadar ne dese çıktı, tecrübesine güven. ama ayrılacaksan %100 kendi kararınla ayrıl" diyorum.
o kız bir yıl nişanlı kaldı 1 yıl yüzü gülmedi.
sonra bir ayrıldılar ki film senaryosu gibi. benim küçük, elbebek gülbebek büyüdü diye çocuk gördüğüm kardeşim hafiye gibi araştırmış nerelerden ne bağlantılar, kaç tane kızla görüşüyormuş aynı zamanda, hepsini ortaya çıkardı.
bunları ispatladığında ilk lafı "ben nasıl babamı ve seni dinlemedim? nasıl bu hataya düştüm?" oldu.
ve hemen kurban kestirdi böyle bir beladan kurtulduğu için...
tabi olay sonrası ailesinin de gerçek yüzünü gördük. Allaha havale ediyorum hepsini...
şimdi düşünüyorum, biz kardeşimi kendi haline bıraksaydık herşeye eyvallah deseydik nasıl bir evliliği olurdu? baba evine ne şekilde dönerdi? Allah korumuş....
yürekten diliyorum inşallah sizin kardeşiniz de hatasından döner, hiçbirşey için geç değil...