Kaynana ve sütten kesilmemiş eş

Merhabalarr

3 yıllık evliyim. Çok severek olmasada bir evlilik yaptım. Evlenmeden önce çok güzel kazanmasamda kendimi geçindirecek kendi evimin kirasını vs karşılayıp dışarıda yiyip içebilecek kadar paramı kazanıyordum ve en güzeli deniz kenarında güzel bir yerde yaşıyordum.Herşey o kadar güzeldi ki saygı,sevgi dedim ki evlen bu adamla e yaşta geliyor. Tabii eşimin tayini dolayısı ile şehir değiştirmem ve işimi bırakmam gerekecek sorun etmedim. Çocuk hayalleri,gezmeler,yemek,içmek bir yana bir sorunum olduğunda göz ardı etmiyor herşeyimle ilgileniyor hep destekçim oluyordu.. Sonra evlendik . 2 ay sonra hamile kaldım. Belki de hayatımın dönüm noktasıydı çoğul gebelik... tabii çok sevindik herşey güzel vs. Sonra benim hormonlarım yavaş yavaş kendini göstermeye başladı sürekli birilerinin doğum hatıralarını okuyordum bir yandan bebek bakımı ile ilgili kitaplarda okuyordum tabii. Kadınların kayınvalideleriyle veya anneleriyle yaşadıkları problemler doğum sonrası unutulmayan anılar,bunalımlar. Dedim ki doğumda hiç kimse gelmesin gidelim doğumu yapıp çıkalım sonra bi 10-15 gün sonra herkes gelsin. İlk kavgamız burada patladı “sen benim ailemi istemiyorsun” e dedim kendi ailemide istemiyorum kimseyi istemiyorum. Kendi ailemdende onun ailesindende olabilecekleri kestirebiliyordum. Bir evin bir oğlu sendromu. Nişan yaptık annesi darılacak birşey buldu. Düğün olacak farklı şehirlerde yaşadığımız için 2 tane düğün yaptık 2 düğündede darılacak birşeyler buldu saçma sapan kız kardeşine mesajlar yazdırdı neden böyle dedin neden şunu yaptın annem darıldı,ağladı,üzüldü. O mutlu günümüzde birde annesini düşündük ,dertlendik. Yine gölgesini düşürmeyi başardı. Herneyse doğum zamanı yaklaştıkça benim ailemdende baskı arttı biz gelmeyelim o gelsin oğlan anası.. Tamam dedim gelsin hemde eşim sevinir. Baksın dediğimde torunlarını görsün yoksa çocuklarıma kendim bakarım asla yardım almam diye söyledim. Çünkü destek değil herzaman köstek olacağını biliyordum. Velhasıl kelam bu tartışmalar sürerken sinir stres 8 aylıkken apar topar doğumum oldu bir gece. Sabah annesi geldi çocuklar o gece önlem amaçlı yoğun bakımda kaldılar sabah getirecekler. Annesinin arkasından bebeklerde geldi . Birtanesini aldığımda hani sevinsin mutlu olsun diye aaa Anne aynı halasına benziyor dedim yine Hep gülüyorum, sürekli sağol iyi ki geldin falan diyorum ama bunun surat asık yine. O arada en yakın arkadaşımda doğum yaptığımı duyunca şehir dışından kalktı geldi ki iyiki gelmiş. Annem babam çok yoğun çalıştığı için bi uğrayıp gittiler. Seçim zamanı herkes çalışıyor. Sonra işkence başladı çocuklar ağladıkça “neden ağlıyorlar,neden ağlıyorlar” ya küçükler daha ağlamaları normal ama serzeniş hiç bitmiyor “neden ağlıyorlar,ağrı kesici iğnemi yaptırsak” demeler. Sallama diyorum çocuğu sallamalar.. sallama dedikçe tekrar tekrar sallayıp “ama ağlıyorlar” demeler. Sürekli sürekli hiç susmadan “neden ağlıyorlar” Sonra hemşire geldi emzirmeyi göstermek için sütüm daha yok ama yinede emzir gelir diyorlar . Bebekler ağızlarını açamıyorlar zaten 2 kg prematüre doğdular hemşireden önce atlayıp göğüslerimi çekiştirmeler,bebeklerin ağzına sokmaya çalışmalar ben yine susuyorum... Sürekli telefonu çalıyor akrabaları arıyor emziriyormu?Göğüslerinin ucu varmı? Buda bir güzel bağıra bağıra anlatıyor. Emziremiyor,yok göğüslerinin ucu... Allah’ım diyorum kötü niyetli yapmıyor sabır.. 3-4-5-6 kişi her arayana göğüslerimi anlatmaya devam ediyor eşim olacakta öyle susup dinliyor en son dedim ki kim ya o terbiyesiz ayıp denen birşey var emziriyor de kapat kime neymiş?? Tabii sessizlik 5 dk sonra telefon çalışı ve kapının önüne çıkıp bağıra bağıra yine göğüslerimi,emziremeyişimi anlatışla güne devam. Akşama doğru artık aynı muhabbetler devam edince eşime dedim ki sen anneni götür yorgundur dinlensin sende birkaç saat dinlen sonra gelirsin sonra arkadaşım eve gider biz kalırız birlikte hastanede. Tabii sonra ben arkadaşımla dedikodu yapmak için onları eve göndermiş oldum orası ayrı. Gidiş o gidiş arıyorum eşimin telefonu kapalı,annesini arıyorum sabahtan beri herkesi duyan annesi nedense asla benim aramalarımı duymuyor. Eşim sabah 6 da çıkıp geliyor ben yine susuyorum. Ama ilk kırılma orada başlıyor hayatımda ilk kez kendimi bu kadar değersiz hissediyorum. O gün taburcu oluyoruz bebeklerin sarılık değerleri sınırda 2 gün sonra kontrole gideceğiz. Eve bir geliyorum hamileyken hep dalga geçiyordum gelinini sevmeyen kayınvalideler kuru fasulye yapıyorlarmış diye ve bingo yemekte kurı fasulye. Bir kez daha o değersizlik hissi gelip yapışıyor yakama. Ama susuyorum. İtiraf eşimden geliypr gaz çıkarmadan taburcu olamaz dediğinde anneme kuru fasülye yapalım demiştim o da lohusaya kuru fasülye yapılmaz demişti diyor. Sonra annesine sen böyle demiştin şimdi neden kuru fasülye yaptın dediğinde yooo ben öyle birşey söylemedim diyor..bebekler sürekli uyuyorlar bu arada sütüm geliyor ama çocuklar ağızlarını,gözlerini açmadan uyuyorlar sağıp biberonla onu bile zorla verebiliyorum göğüslerim hep yara ve kayınvalidem başımda “tühhh keşke emselerdi sanki biberonla verdiğim süt değil” bir teselli yok üzülme kızım demek yok.. Ağlıyorlar suçlanıyorum,sütüm gelmiyor suçlanıyorum,süt geliyor biberonla veriyorum yine suçlanıyorum ama hep susuyorum. Allah’ım diyorum sabır! 2 gün sonra kontrole gittiğimizde çocukların ikiside sarılık ve yatış yapılması gerekiyor. Eve gidip biberon,emzik vs alacağız yolda diyorum ki lütfen annen gelmesin ben çok panikliyorum strese sokuyor sürekli serzenişte diyorum nasıl olduysa bu sefer kopmayı başarıyor ve tamam diyor. Sonraki sabah eve döndüğümüzde odadayım sesi geliyor annesi oğlum ben şu yere pike serdim orda yattım ,banyo yaptım suyunu kıyafetlerime silindim diyor. Ben yine susuyorum yine kötü düşünmek istemiyorum . O gün doğum günüm arkadaşım geliyor gece 12 de sürprizzzz pasta kesiliyor sarılmalar,öpüşmeler kayınvalidem bir kez dönüp iyi ki doğdun kızım demeye tenezzül etmiyor. Sonraki gün babaannem geliyor kutluyor sarılıp öpüyor kayınvalidem yine seslenmiyor. Konuşuyoruz normalde çalışıyordun seçimdende kurtuldun hadi iyisin diyorlr bende espri yapıyorum ben doğurdum öyle kurtuldu diye kayınvalidem hemen atlayıp “hııı çocuklar doğmak istemese doğurabilcekmiydin” diyor... ve ben yine susuyorum. O gece çocuklar hiç uyumuyor eşimde uykuya bayılır yeni doğum yapmış karısını ve çocuğunu hastanede bırakıp gidip uyuyabilecek kadar rahattır yani. Her neyse eşime diyorum ki sen git içeride yat bu gece ben bakayım bebeklere sabahta siz bakarsınız tamam diyor gidiyor. Bebek ağlamaya devam ederken patt yatakodasının kapısı açılıyor kapıya vurmak yok,müsaade istemek yok kocaman sesiyle kayınvalidem yine o meşhur sözünü söylüyor “niye ağlıyor bu” işte orada bütün sabrım taşıyor... Yardım edeyim mi değil,birşeye ihtiyacın varmı değil derdi aslında bir çocuğa bakamıyorun neden ağlıyor bu?? Diyorum ki nerden bileyiö ben doğduklarından beri neden ağlıyor diyorsun bebek bu ağlayacak ben bakıyorum işte sen git yat.. Bebeklerin saat başı beslenmesi gerekiyor 30 dk sağ 30 dk sağ göğsümü sağıyorum. Uyusalarda zorla uyandırıp 30 dk birini 30 dk diğerini besliyorum. Sonra yine başa dönüyorum sağ,besle,sağ,besle. Odadan bile çıkamıyorum. Derken eşim geldi içeriye ağlıyor. Kardeşi mesaj yazmış “annemi oraya ağlatmayamı çağırdınız,insan bi gidip bakar o senin annen” bu arada eşimde sabahtan beri annesinin yanında oturuyor. Annesi sürekli ağlıyormuş bu sordukça birşey yok diyormuş ama arayıp kızına dert yanmış. Ben daha ne olduğunu anlayamadan eşim kalktı hadi topla çantalarını seni garaja bırakayım dedi. Ben hala ya saçmalamayın oturalım konuşalım ben birşey yaptıysam özür dilerim falan diyorum. Neyse bu annesini götürüp otobüse bindiriyor birdaha da beni aramayın diyor. Annemler geliyor o gün olur böyle şeyler arasın özür dilesin birşeye alınmıştır falan diyorlar ben hala herşeyi bırakıp arayayım annen o küslük olmaz falan diyorum. Eşimde aramıcaksın falan diye bana kızıyor. Sonra bir duyuyorum k.wlidem anneme demiş çocuğu elimden çekti aldı beni odadan kovdu hiçbirini yapmadım. Anneanneme diyor hastaneye gittiler oda tuttular beni götürmediler sanki 5 yıldızlı otele tatile gittik. Nitekim eşim 15 gün anasının arkasından ağlıyor ve yine benim en mutlu günlerim zehir oluyor. Oraya gittikten sonra göğüslerimi anlatmaya devam etmiş yok ucuna silikon takıp emziriyordun diye arayıp 2-3 kişi daha hala takıyomusun diye sordu. Ha birde arkamdan oğlunun yanına “cılbır yılan” girince nasılda değişiyor dediğini duydum. Sonuç olarak arkamdan konuştuğunu duyduktan sonra bir yandan keşke önceden patlasaydım diye pişman oldum,bir yandan yine de saygısızlık etmediğim için sevindim,8 ay gitmedim gelmelerine müsade etmedim. Eşim halasına birgün anlatırken bana şunu yaptı bana bunu yaptı diyerek anlattı beni rezil etti annem falan diye ozaman anladım ki suçlu yine ben oldum. Zerre değerim yoktu. Dedim ki ya neden bana yaptıklarını anlatmıyorsun ne yaptı ki sana dedi ... ne değerli göğüslerin varmış dedi... Arkadaşınla dedikodu yapmak için annemi hastaneden gönderdin dedi... Annemi evden kovdun dedi... Bu tartışmalar sürerken kendi halasına benziyor dediğim çocuğu kucağından düşürmeyip beslenme sorunu olan çocuğu hiç ellemedi ve beni çocukları ayırmakla suçladı. Bebekte dil bağı olduğu için biberonu bile ememez beslenemez hale geldi bulduğum doktor şehir dışındaydı ben gidemem dedi,sende götüremezsin dedi. Sonra anlaşıldı derdi ben çocuk ölüyor kilo kaybı başladı Dedikçe bu annem 8 aydır gelmiyor dedi. Ben ama bebeğin acil ameliyat olması lazım dedikçe bu annem gelmiyor dedi. Dedi de dedi... Tiksindirdi...Zar zor kavga kıyamet doktora gidildi bebek ameliyata girdi bu sefer diğer bebeği getirmedik diye beni azarladı ameliyathane kapısında başkaları teselli etti.Ameliyattan sonra her tartışmada bu çocuk iyileşmesin görüşürüz seninle dedi bebek gayet iyi beslenebilir duruma geldi ama dönüp birkez bile iyi ki götürdük demedi. Hadi dedim küslük olmasın bir bayramda davet ettim ailesini hediye aldım Annesine verdim yüzüme bile bakmadı , sıfır tepki elini bile uzatıp almadı yanına koydum çekildim sığıntı gibi. 9 aylık bebeğin eline vermeyin sakın dediğim halde çekirdeğiyle kiraz verdi sonra yine o meşhur sözünü söyledi “ama ağlıyordu” yani ağlamasın ama ölsün mü diyorsun dedim eşim sustu yine ben suçlu oldum. Bu süreçte ev taşıdık 16 saatlik mesafe benim ailem geldi yerleştirdi birkez arayıp bir ihtiyacınız varmı diyen olmadı. Daha bir sürü örnek var . Ben bu süreçte boşanmaya kalktım ailem yanımda olmadı güya yuva yıkılmasın diye hep onun tarafını tuttular mecbur barıştım ki anneme laf söyleyeceksen barışmayalım ömür boyu çocukları görmemeye razıyım bile dedi. Ama aile arkada durmayınca 2 tane bebeklede küçük olduklarından dolayı çalışamayacağım için mecbur geldim. Beni yok saymalar,konuşmamalar,herşeyi sorgulamalar başladı . Ve pskolojik baskı en sonunda yerini şiddete bıraktı. Bu kez ailem arkamda durdu gel dedi fakat somra yine geri vites uaptılar...Affetmiyorum. Affedilmeyi bekleyende yok zaten. Çünkü hep haklılar herzaman haklılar. Bir kayınvalideyi daha oğlunun yuvasını yıktığı için tebrik ediyor ve böylelerinden Allah korusun deyip burdan kurtulmak için gün sayıyorum. Siz olsanız ne yapardınız???
İyi sabır varmış sende ben hayatta o kadar sabredemezdim ve eşimde çok şükür ben ve çocuğum onun için hep önceliktir.
 
Adam cocugunu doktora götürmek istemiyor. Bu cümleyi tekrar oku, adam çocugunu doktora götürmek istemiyor.

Ve sen halen kv'de diye tutturuyorsun. En büyük sorun esin. Adam herseyi yapti ve sen daha halen kv'deni davet edip hediye veriyorsun. Bosanacagin yerde.

Ki halen bosanabilirsin. Ailen bir iki konusur, 3üncüde susar, senin kararli oldugunu görünce. Cocuguna bile merhamet etmeyen adama hayatini harcama.
 
Valla.usenmeden hepsini okudum ama baya uzun
Aslında hep sustum demissiniz susmayip cingar cikarsaydiniz keske
En azindan sesimi çıkardım icime atmadim.suclu oldum derdiniz simdi hem.susup.hem suclanmissiniz haksizliga uğramak sizi daha cok yıpratmış
Bir de bu kişiyi cok sevmeden, tanimadan sahip oldugunuz mutlu hayattan vazgecmissiniz. Insan kendiyle mutluysa, eş kişisi bu mutluluğu arttirmali ya da bu mutluluğa ortak olmalı ama kesinlikle asagi çekiyorsa bırakılmalı
Evlilik hedef olmamalı, varsa nasipte o olmaz baskasi olur. Hic kimse vazgeçilmez degil
Bir de aileniz arkanizda olsun olmasın ailenize "ben bu adamla aile olmak istedim ama o annesinin pesinden gitti ben bosaniyorum cekemem" deyip net olsaydınız aileniz de size derdi ki kizim arkandayiz. Olmasalar da siz yine çalışır cocuklara bakarsınız. Hala bosanmali miyim dediğinize göre siz bu adami çekersiniz.
 
Bunları okudukça, bu ülkede bebek sahibi olmak istemememin ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlıyorum. Bende eş ailesinden çeken biriyim görüşmüyorum ama bebek konusunda çirkef ailesinin kapıları yumruklayıp bebeğimi görmeye geleceklerini biliyorum, hemde ne hakaretler etmelerine rağmen. Çocuğum büyürken annesini kötüleyeceklerini kavga bağırış huzursuz bir ortama şahit edeceklerini bunu beklediklerini çok iyi biliyorum. Allah kolaylık versin. Adam gibi adam olmayınca eş böyle oluyor
 
Merhabalarr

3 yıllık evliyim. Çok severek olmasada bir evlilik yaptım. Evlenmeden önce çok güzel kazanmasamda kendimi geçindirecek kendi evimin kirasını vs karşılayıp dışarıda yiyip içebilecek kadar paramı kazanıyordum ve en güzeli deniz kenarında güzel bir yerde yaşıyordum.Herşey o kadar güzeldi ki saygı,sevgi dedim ki evlen bu adamla e yaşta geliyor. Tabii eşimin tayini dolayısı ile şehir değiştirmem ve işimi bırakmam gerekecek sorun etmedim. Çocuk hayalleri,gezmeler,yemek,içmek bir yana bir sorunum olduğunda göz ardı etmiyor herşeyimle ilgileniyor hep destekçim oluyordu.. Sonra evlendik . 2 ay sonra hamile kaldım. Belki de hayatımın dönüm noktasıydı çoğul gebelik... tabii çok sevindik herşey güzel vs. Sonra benim hormonlarım yavaş yavaş kendini göstermeye başladı sürekli birilerinin doğum hatıralarını okuyordum bir yandan bebek bakımı ile ilgili kitaplarda okuyordum tabii. Kadınların kayınvalideleriyle veya anneleriyle yaşadıkları problemler doğum sonrası unutulmayan anılar,bunalımlar. Dedim ki doğumda hiç kimse gelmesin gidelim doğumu yapıp çıkalım sonra bi 10-15 gün sonra herkes gelsin. İlk kavgamız burada patladı “sen benim ailemi istemiyorsun” e dedim kendi ailemide istemiyorum kimseyi istemiyorum. Kendi ailemdende onun ailesindende olabilecekleri kestirebiliyordum. Bir evin bir oğlu sendromu. Nişan yaptık annesi darılacak birşey buldu. Düğün olacak farklı şehirlerde yaşadığımız için 2 tane düğün yaptık 2 düğündede darılacak birşeyler buldu saçma sapan kız kardeşine mesajlar yazdırdı neden böyle dedin neden şunu yaptın annem darıldı,ağladı,üzüldü. O mutlu günümüzde birde annesini düşündük ,dertlendik. Yine gölgesini düşürmeyi başardı. Herneyse doğum zamanı yaklaştıkça benim ailemdende baskı arttı biz gelmeyelim o gelsin oğlan anası.. Tamam dedim gelsin hemde eşim sevinir. Baksın dediğimde torunlarını görsün yoksa çocuklarıma kendim bakarım asla yardım almam diye söyledim. Çünkü destek değil herzaman köstek olacağını biliyordum. Velhasıl kelam bu tartışmalar sürerken sinir stres 8 aylıkken apar topar doğumum oldu bir gece. Sabah annesi geldi çocuklar o gece önlem amaçlı yoğun bakımda kaldılar sabah getirecekler. Annesinin arkasından bebeklerde geldi . Birtanesini aldığımda hani sevinsin mutlu olsun diye aaa Anne aynı halasına benziyor dedim yine Hep gülüyorum, sürekli sağol iyi ki geldin falan diyorum ama bunun surat asık yine. O arada en yakın arkadaşımda doğum yaptığımı duyunca şehir dışından kalktı geldi ki iyiki gelmiş. Annem babam çok yoğun çalıştığı için bi uğrayıp gittiler. Seçim zamanı herkes çalışıyor. Sonra işkence başladı çocuklar ağladıkça “neden ağlıyorlar,neden ağlıyorlar” ya küçükler daha ağlamaları normal ama serzeniş hiç bitmiyor “neden ağlıyorlar,ağrı kesici iğnemi yaptırsak” demeler. Sallama diyorum çocuğu sallamalar.. sallama dedikçe tekrar tekrar sallayıp “ama ağlıyorlar” demeler. Sürekli sürekli hiç susmadan “neden ağlıyorlar” Sonra hemşire geldi emzirmeyi göstermek için sütüm daha yok ama yinede emzir gelir diyorlar . Bebekler ağızlarını açamıyorlar zaten 2 kg prematüre doğdular hemşireden önce atlayıp göğüslerimi çekiştirmeler,bebeklerin ağzına sokmaya çalışmalar ben yine susuyorum... Sürekli telefonu çalıyor akrabaları arıyor emziriyormu?Göğüslerinin ucu varmı? Buda bir güzel bağıra bağıra anlatıyor. Emziremiyor,yok göğüslerinin ucu... Allah’ım diyorum kötü niyetli yapmıyor sabır.. 3-4-5-6 kişi her arayana göğüslerimi anlatmaya devam ediyor eşim olacakta öyle susup dinliyor en son dedim ki kim ya o terbiyesiz ayıp denen birşey var emziriyor de kapat kime neymiş?? Tabii sessizlik 5 dk sonra telefon çalışı ve kapının önüne çıkıp bağıra bağıra yine göğüslerimi,emziremeyişimi anlatışla güne devam. Akşama doğru artık aynı muhabbetler devam edince eşime dedim ki sen anneni götür yorgundur dinlensin sende birkaç saat dinlen sonra gelirsin sonra arkadaşım eve gider biz kalırız birlikte hastanede. Tabii sonra ben arkadaşımla dedikodu yapmak için onları eve göndermiş oldum orası ayrı. Gidiş o gidiş arıyorum eşimin telefonu kapalı,annesini arıyorum sabahtan beri herkesi duyan annesi nedense asla benim aramalarımı duymuyor. Eşim sabah 6 da çıkıp geliyor ben yine susuyorum. Ama ilk kırılma orada başlıyor hayatımda ilk kez kendimi bu kadar değersiz hissediyorum. O gün taburcu oluyoruz bebeklerin sarılık değerleri sınırda 2 gün sonra kontrole gideceğiz. Eve bir geliyorum hamileyken hep dalga geçiyordum gelinini sevmeyen kayınvalideler kuru fasulye yapıyorlarmış diye ve bingo yemekte kurı fasulye. Bir kez daha o değersizlik hissi gelip yapışıyor yakama. Ama susuyorum. İtiraf eşimden geliypr gaz çıkarmadan taburcu olamaz dediğinde anneme kuru fasülye yapalım demiştim o da lohusaya kuru fasülye yapılmaz demişti diyor. Sonra annesine sen böyle demiştin şimdi neden kuru fasülye yaptın dediğinde yooo ben öyle birşey söylemedim diyor..bebekler sürekli uyuyorlar bu arada sütüm geliyor ama çocuklar ağızlarını,gözlerini açmadan uyuyorlar sağıp biberonla onu bile zorla verebiliyorum göğüslerim hep yara ve kayınvalidem başımda “tühhh keşke emselerdi sanki biberonla verdiğim süt değil” bir teselli yok üzülme kızım demek yok.. Ağlıyorlar suçlanıyorum,sütüm gelmiyor suçlanıyorum,süt geliyor biberonla veriyorum yine suçlanıyorum ama hep susuyorum. Allah’ım diyorum sabır! 2 gün sonra kontrole gittiğimizde çocukların ikiside sarılık ve yatış yapılması gerekiyor. Eve gidip biberon,emzik vs alacağız yolda diyorum ki lütfen annen gelmesin ben çok panikliyorum strese sokuyor sürekli serzenişte diyorum nasıl olduysa bu sefer kopmayı başarıyor ve tamam diyor. Sonraki sabah eve döndüğümüzde odadayım sesi geliyor annesi oğlum ben şu yere pike serdim orda yattım ,banyo yaptım suyunu kıyafetlerime silindim diyor. Ben yine susuyorum yine kötü düşünmek istemiyorum . O gün doğum günüm arkadaşım geliyor gece 12 de sürprizzzz pasta kesiliyor sarılmalar,öpüşmeler kayınvalidem bir kez dönüp iyi ki doğdun kızım demeye tenezzül etmiyor. Sonraki gün babaannem geliyor kutluyor sarılıp öpüyor kayınvalidem yine seslenmiyor. Konuşuyoruz normalde çalışıyordun seçimdende kurtuldun hadi iyisin diyorlr bende espri yapıyorum ben doğurdum öyle kurtuldu diye kayınvalidem hemen atlayıp “hııı çocuklar doğmak istemese doğurabilcekmiydin” diyor... ve ben yine susuyorum. O gece çocuklar hiç uyumuyor eşimde uykuya bayılır yeni doğum yapmış karısını ve çocuğunu hastanede bırakıp gidip uyuyabilecek kadar rahattır yani. Her neyse eşime diyorum ki sen git içeride yat bu gece ben bakayım bebeklere sabahta siz bakarsınız tamam diyor gidiyor. Bebek ağlamaya devam ederken patt yatakodasının kapısı açılıyor kapıya vurmak yok,müsaade istemek yok kocaman sesiyle kayınvalidem yine o meşhur sözünü söylüyor “niye ağlıyor bu” işte orada bütün sabrım taşıyor... Yardım edeyim mi değil,birşeye ihtiyacın varmı değil derdi aslında bir çocuğa bakamıyorun neden ağlıyor bu?? Diyorum ki nerden bileyiö ben doğduklarından beri neden ağlıyor diyorsun bebek bu ağlayacak ben bakıyorum işte sen git yat.. Bebeklerin saat başı beslenmesi gerekiyor 30 dk sağ 30 dk sağ göğsümü sağıyorum. Uyusalarda zorla uyandırıp 30 dk birini 30 dk diğerini besliyorum. Sonra yine başa dönüyorum sağ,besle,sağ,besle. Odadan bile çıkamıyorum. Derken eşim geldi içeriye ağlıyor. Kardeşi mesaj yazmış “annemi oraya ağlatmayamı çağırdınız,insan bi gidip bakar o senin annen” bu arada eşimde sabahtan beri annesinin yanında oturuyor. Annesi sürekli ağlıyormuş bu sordukça birşey yok diyormuş ama arayıp kızına dert yanmış. Ben daha ne olduğunu anlayamadan eşim kalktı hadi topla çantalarını seni garaja bırakayım dedi. Ben hala ya saçmalamayın oturalım konuşalım ben birşey yaptıysam özür dilerim falan diyorum. Neyse bu annesini götürüp otobüse bindiriyor birdaha da beni aramayın diyor. Annemler geliyor o gün olur böyle şeyler arasın özür dilesin birşeye alınmıştır falan diyorlar ben hala herşeyi bırakıp arayayım annen o küslük olmaz falan diyorum. Eşimde aramıcaksın falan diye bana kızıyor. Sonra bir duyuyorum k.wlidem anneme demiş çocuğu elimden çekti aldı beni odadan kovdu hiçbirini yapmadım. Anneanneme diyor hastaneye gittiler oda tuttular beni götürmediler sanki 5 yıldızlı otele tatile gittik. Nitekim eşim 15 gün anasının arkasından ağlıyor ve yine benim en mutlu günlerim zehir oluyor. Oraya gittikten sonra göğüslerimi anlatmaya devam etmiş yok ucuna silikon takıp emziriyordun diye arayıp 2-3 kişi daha hala takıyomusun diye sordu. Ha birde arkamdan oğlunun yanına “cılbır yılan” girince nasılda değişiyor dediğini duydum. Sonuç olarak arkamdan konuştuğunu duyduktan sonra bir yandan keşke önceden patlasaydım diye pişman oldum,bir yandan yine de saygısızlık etmediğim için sevindim,8 ay gitmedim gelmelerine müsade etmedim. Eşim halasına birgün anlatırken bana şunu yaptı bana bunu yaptı diyerek anlattı beni rezil etti annem falan diye ozaman anladım ki suçlu yine ben oldum. Zerre değerim yoktu. Dedim ki ya neden bana yaptıklarını anlatmıyorsun ne yaptı ki sana dedi ... ne değerli göğüslerin varmış dedi... Arkadaşınla dedikodu yapmak için annemi hastaneden gönderdin dedi... Annemi evden kovdun dedi... Bu tartışmalar sürerken kendi halasına benziyor dediğim çocuğu kucağından düşürmeyip beslenme sorunu olan çocuğu hiç ellemedi ve beni çocukları ayırmakla suçladı. Bebekte dil bağı olduğu için biberonu bile ememez beslenemez hale geldi bulduğum doktor şehir dışındaydı ben gidemem dedi,sende götüremezsin dedi. Sonra anlaşıldı derdi ben çocuk ölüyor kilo kaybı başladı Dedikçe bu annem 8 aydır gelmiyor dedi. Ben ama bebeğin acil ameliyat olması lazım dedikçe bu annem gelmiyor dedi. Dedi de dedi... Tiksindirdi...Zar zor kavga kıyamet doktora gidildi bebek ameliyata girdi bu sefer diğer bebeği getirmedik diye beni azarladı ameliyathane kapısında başkaları teselli etti.Ameliyattan sonra her tartışmada bu çocuk iyileşmesin görüşürüz seninle dedi bebek gayet iyi beslenebilir duruma geldi ama dönüp birkez bile iyi ki götürdük demedi. Hadi dedim küslük olmasın bir bayramda davet ettim ailesini hediye aldım Annesine verdim yüzüme bile bakmadı , sıfır tepki elini bile uzatıp almadı yanına koydum çekildim sığıntı gibi. 9 aylık bebeğin eline vermeyin sakın dediğim halde çekirdeğiyle kiraz verdi sonra yine o meşhur sözünü söyledi “ama ağlıyordu” yani ağlamasın ama ölsün mü diyorsun dedim eşim sustu yine ben suçlu oldum. Bu süreçte ev taşıdık 16 saatlik mesafe benim ailem geldi yerleştirdi birkez arayıp bir ihtiyacınız varmı diyen olmadı. Daha bir sürü örnek var . Ben bu süreçte boşanmaya kalktım ailem yanımda olmadı güya yuva yıkılmasın diye hep onun tarafını tuttular mecbur barıştım ki anneme laf söyleyeceksen barışmayalım ömür boyu çocukları görmemeye razıyım bile dedi. Ama aile arkada durmayınca 2 tane bebeklede küçük olduklarından dolayı çalışamayacağım için mecbur geldim. Beni yok saymalar,konuşmamalar,herşeyi sorgulamalar başladı . Ve pskolojik baskı en sonunda yerini şiddete bıraktı. Bu kez ailem arkamda durdu gel dedi fakat somra yine geri vites uaptılar...Affetmiyorum. Affedilmeyi bekleyende yok zaten. Çünkü hep haklılar herzaman haklılar. Bir kayınvalideyi daha oğlunun yuvasını yıktığı için tebrik ediyor ve böylelerinden Allah korusun deyip burdan kurtulmak için gün sayıyorum. Siz olsanız ne yapardınız???
Bu nasıl bir aile yahu vallahi ben yükseldi burdan. Siz geri adım atmayın, aileniz gerekirse laf etsin. Böyle bir hayat yaşanır mı ya? Allah kurtarsın sizi en yakın zamanda.
 
Kv inizin yaptıkları çok ayıp ya , kocanız bu kadar anneci ise niye evinde annesi ile yaşamaya devam etmiyor da evleniyor , bebek hastayken annem de annem diye tutturması kabul edilebilir gibi değil , sizin aileniz babanız yada varsa abiniz eşinizi karşısına alıp adamakıllı sertçe konuşsa işe yarar mi size fiziksel şiddet uygulaması da çok kötü sizin için üzüldüm :KK43:

ben evli değilim , bdv de takıldıkça evlilikten de kv lerden de nefret ettim , umarım siz bebeklerinizle mutlu olursunuz :KK43:
 
Konu açılalı baya olmuş. Okurken sinir seviyem yükseldi. Allah böyle anlayissiz ve hadsiz insanları bildiği gibi yapsın. Eşiniz adam değil. Adamligin a'sı bile yok. Lohusayken bende çok kötü şeyler yaşadım ilk çocuğumda. Hamileligimide lohusaligimida burnumdan getirdiler allahın cezaları. Ben kayinvalidelerin gelinlerine karşı zerre kadar iyi niyet taşıdığına inanmıyorum. Oğlum evlensin eşiyle çocuğuyla mutlu olsun düşüncesi yok. Evlendirelimde bizde havamizi atalım oğlumuz evlendi gelin getirdik diye. Gelin kadar başlarına taş yağsın.
 
Öncelikle neden evlendin evlenmeseydin diyenleri umursamayın bayılırlar burda konudan sapıp insan suçlamaya boş boş.. Valla sevgi bekleyen kaynana ve şeytan görümce vakası. Ailenizin size destek olması ve ayrılmaniz gerektiğini inanıyorum çünkü böyle adamlardan bi halt olmaz.
 
Konu açılalı baya olmuş. Okurken sinir seviyem yükseldi. Allah böyle anlayissiz ve hadsiz insanları bildiği gibi yapsın. Eşiniz adam değil. Adamligin a'sı bile yok. Lohusayken bende çok kötü şeyler yaşadım ilk çocuğumda. Hamileligimide lohusaligimida burnumdan getirdiler allahın cezaları. Ben kayinvalidelerin gelinlerine karşı zerre kadar iyi niyet taşıdığına inanmıyorum. Oğlum evlensin eşiyle çocuğuyla mutlu olsun düşüncesi yok. Evlendirelimde bizde havamizi atalım oğlumuz evlendi gelin getirdik diye. Gelin kadar başlarına taş yağsın.
Valla doğru
 
Konu sahibi ne olur boşanın. Oğlunu annesiyle başbaşa bırakın. Konuyu okuyunca delirdim. Çocuklarınız biraz büyümüştür. Boşanın yalvarırım, böyleleri kendisini bir halt sanmasın. Çocukları da bir daha göstermeyin. Zaten görmek istemiyormuş.
 
Merhabalarr

3 yıllık evliyim. Çok severek olmasada bir evlilik yaptım. Evlenmeden önce çok güzel kazanmasamda kendimi geçindirecek kendi evimin kirasını vs karşılayıp dışarıda yiyip içebilecek kadar paramı kazanıyordum ve en güzeli deniz kenarında güzel bir yerde yaşıyordum.Herşey o kadar güzeldi ki saygı,sevgi dedim ki evlen bu adamla e yaşta geliyor. Tabii eşimin tayini dolayısı ile şehir değiştirmem ve işimi bırakmam gerekecek sorun etmedim. Çocuk hayalleri,gezmeler,yemek,içmek bir yana bir sorunum olduğunda göz ardı etmiyor herşeyimle ilgileniyor hep destekçim oluyordu.. Sonra evlendik . 2 ay sonra hamile kaldım. Belki de hayatımın dönüm noktasıydı çoğul gebelik... tabii çok sevindik herşey güzel vs. Sonra benim hormonlarım yavaş yavaş kendini göstermeye başladı sürekli birilerinin doğum hatıralarını okuyordum bir yandan bebek bakımı ile ilgili kitaplarda okuyordum tabii. Kadınların kayınvalideleriyle veya anneleriyle yaşadıkları problemler doğum sonrası unutulmayan anılar,bunalımlar. Dedim ki doğumda hiç kimse gelmesin gidelim doğumu yapıp çıkalım sonra bi 10-15 gün sonra herkes gelsin. İlk kavgamız burada patladı “sen benim ailemi istemiyorsun” e dedim kendi ailemide istemiyorum kimseyi istemiyorum. Kendi ailemdende onun ailesindende olabilecekleri kestirebiliyordum. Bir evin bir oğlu sendromu. Nişan yaptık annesi darılacak birşey buldu. Düğün olacak farklı şehirlerde yaşadığımız için 2 tane düğün yaptık 2 düğündede darılacak birşeyler buldu saçma sapan kız kardeşine mesajlar yazdırdı neden böyle dedin neden şunu yaptın annem darıldı,ağladı,üzüldü. O mutlu günümüzde birde annesini düşündük ,dertlendik. Yine gölgesini düşürmeyi başardı. Herneyse doğum zamanı yaklaştıkça benim ailemdende baskı arttı biz gelmeyelim o gelsin oğlan anası.. Tamam dedim gelsin hemde eşim sevinir. Baksın dediğimde torunlarını görsün yoksa çocuklarıma kendim bakarım asla yardım almam diye söyledim. Çünkü destek değil herzaman köstek olacağını biliyordum. Velhasıl kelam bu tartışmalar sürerken sinir stres 8 aylıkken apar topar doğumum oldu bir gece. Sabah annesi geldi çocuklar o gece önlem amaçlı yoğun bakımda kaldılar sabah getirecekler. Annesinin arkasından bebeklerde geldi . Birtanesini aldığımda hani sevinsin mutlu olsun diye aaa Anne aynı halasına benziyor dedim yine Hep gülüyorum, sürekli sağol iyi ki geldin falan diyorum ama bunun surat asık yine. O arada en yakın arkadaşımda doğum yaptığımı duyunca şehir dışından kalktı geldi ki iyiki gelmiş. Annem babam çok yoğun çalıştığı için bi uğrayıp gittiler. Seçim zamanı herkes çalışıyor. Sonra işkence başladı çocuklar ağladıkça “neden ağlıyorlar,neden ağlıyorlar” ya küçükler daha ağlamaları normal ama serzeniş hiç bitmiyor “neden ağlıyorlar,ağrı kesici iğnemi yaptırsak” demeler. Sallama diyorum çocuğu sallamalar.. sallama dedikçe tekrar tekrar sallayıp “ama ağlıyorlar” demeler. Sürekli sürekli hiç susmadan “neden ağlıyorlar” Sonra hemşire geldi emzirmeyi göstermek için sütüm daha yok ama yinede emzir gelir diyorlar . Bebekler ağızlarını açamıyorlar zaten 2 kg prematüre doğdular hemşireden önce atlayıp göğüslerimi çekiştirmeler,bebeklerin ağzına sokmaya çalışmalar ben yine susuyorum... Sürekli telefonu çalıyor akrabaları arıyor emziriyormu?Göğüslerinin ucu varmı? Buda bir güzel bağıra bağıra anlatıyor. Emziremiyor,yok göğüslerinin ucu... Allah’ım diyorum kötü niyetli yapmıyor sabır.. 3-4-5-6 kişi her arayana göğüslerimi anlatmaya devam ediyor eşim olacakta öyle susup dinliyor en son dedim ki kim ya o terbiyesiz ayıp denen birşey var emziriyor de kapat kime neymiş?? Tabii sessizlik 5 dk sonra telefon çalışı ve kapının önüne çıkıp bağıra bağıra yine göğüslerimi,emziremeyişimi anlatışla güne devam. Akşama doğru artık aynı muhabbetler devam edince eşime dedim ki sen anneni götür yorgundur dinlensin sende birkaç saat dinlen sonra gelirsin sonra arkadaşım eve gider biz kalırız birlikte hastanede. Tabii sonra ben arkadaşımla dedikodu yapmak için onları eve göndermiş oldum orası ayrı. Gidiş o gidiş arıyorum eşimin telefonu kapalı,annesini arıyorum sabahtan beri herkesi duyan annesi nedense asla benim aramalarımı duymuyor. Eşim sabah 6 da çıkıp geliyor ben yine susuyorum. Ama ilk kırılma orada başlıyor hayatımda ilk kez kendimi bu kadar değersiz hissediyorum. O gün taburcu oluyoruz bebeklerin sarılık değerleri sınırda 2 gün sonra kontrole gideceğiz. Eve bir geliyorum hamileyken hep dalga geçiyordum gelinini sevmeyen kayınvalideler kuru fasulye yapıyorlarmış diye ve bingo yemekte kurı fasulye. Bir kez daha o değersizlik hissi gelip yapışıyor yakama. Ama susuyorum. İtiraf eşimden geliypr gaz çıkarmadan taburcu olamaz dediğinde anneme kuru fasülye yapalım demiştim o da lohusaya kuru fasülye yapılmaz demişti diyor. Sonra annesine sen böyle demiştin şimdi neden kuru fasülye yaptın dediğinde yooo ben öyle birşey söylemedim diyor..bebekler sürekli uyuyorlar bu arada sütüm geliyor ama çocuklar ağızlarını,gözlerini açmadan uyuyorlar sağıp biberonla onu bile zorla verebiliyorum göğüslerim hep yara ve kayınvalidem başımda “tühhh keşke emselerdi sanki biberonla verdiğim süt değil” bir teselli yok üzülme kızım demek yok.. Ağlıyorlar suçlanıyorum,sütüm gelmiyor suçlanıyorum,süt geliyor biberonla veriyorum yine suçlanıyorum ama hep susuyorum. Allah’ım diyorum sabır! 2 gün sonra kontrole gittiğimizde çocukların ikiside sarılık ve yatış yapılması gerekiyor. Eve gidip biberon,emzik vs alacağız yolda diyorum ki lütfen annen gelmesin ben çok panikliyorum strese sokuyor sürekli serzenişte diyorum nasıl olduysa bu sefer kopmayı başarıyor ve tamam diyor. Sonraki sabah eve döndüğümüzde odadayım sesi geliyor annesi oğlum ben şu yere pike serdim orda yattım ,banyo yaptım suyunu kıyafetlerime silindim diyor. Ben yine susuyorum yine kötü düşünmek istemiyorum . O gün doğum günüm arkadaşım geliyor gece 12 de sürprizzzz pasta kesiliyor sarılmalar,öpüşmeler kayınvalidem bir kez dönüp iyi ki doğdun kızım demeye tenezzül etmiyor. Sonraki gün babaannem geliyor kutluyor sarılıp öpüyor kayınvalidem yine seslenmiyor. Konuşuyoruz normalde çalışıyordun seçimdende kurtuldun hadi iyisin diyorlr bende espri yapıyorum ben doğurdum öyle kurtuldu diye kayınvalidem hemen atlayıp “hııı çocuklar doğmak istemese doğurabilcekmiydin” diyor... ve ben yine susuyorum. O gece çocuklar hiç uyumuyor eşimde uykuya bayılır yeni doğum yapmış karısını ve çocuğunu hastanede bırakıp gidip uyuyabilecek kadar rahattır yani. Her neyse eşime diyorum ki sen git içeride yat bu gece ben bakayım bebeklere sabahta siz bakarsınız tamam diyor gidiyor. Bebek ağlamaya devam ederken patt yatakodasının kapısı açılıyor kapıya vurmak yok,müsaade istemek yok kocaman sesiyle kayınvalidem yine o meşhur sözünü söylüyor “niye ağlıyor bu” işte orada bütün sabrım taşıyor... Yardım edeyim mi değil,birşeye ihtiyacın varmı değil derdi aslında bir çocuğa bakamıyorun neden ağlıyor bu?? Diyorum ki nerden bileyiö ben doğduklarından beri neden ağlıyor diyorsun bebek bu ağlayacak ben bakıyorum işte sen git yat.. Bebeklerin saat başı beslenmesi gerekiyor 30 dk sağ 30 dk sağ göğsümü sağıyorum. Uyusalarda zorla uyandırıp 30 dk birini 30 dk diğerini besliyorum. Sonra yine başa dönüyorum sağ,besle,sağ,besle. Odadan bile çıkamıyorum. Derken eşim geldi içeriye ağlıyor. Kardeşi mesaj yazmış “annemi oraya ağlatmayamı çağırdınız,insan bi gidip bakar o senin annen” bu arada eşimde sabahtan beri annesinin yanında oturuyor. Annesi sürekli ağlıyormuş bu sordukça birşey yok diyormuş ama arayıp kızına dert yanmış. Ben daha ne olduğunu anlayamadan eşim kalktı hadi topla çantalarını seni garaja bırakayım dedi. Ben hala ya saçmalamayın oturalım konuşalım ben birşey yaptıysam özür dilerim falan diyorum. Neyse bu annesini götürüp otobüse bindiriyor birdaha da beni aramayın diyor. Annemler geliyor o gün olur böyle şeyler arasın özür dilesin birşeye alınmıştır falan diyorlar ben hala herşeyi bırakıp arayayım annen o küslük olmaz falan diyorum. Eşimde aramıcaksın falan diye bana kızıyor. Sonra bir duyuyorum k.wlidem anneme demiş çocuğu elimden çekti aldı beni odadan kovdu hiçbirini yapmadım. Anneanneme diyor hastaneye gittiler oda tuttular beni götürmediler sanki 5 yıldızlı otele tatile gittik. Nitekim eşim 15 gün anasının arkasından ağlıyor ve yine benim en mutlu günlerim zehir oluyor. Oraya gittikten sonra göğüslerimi anlatmaya devam etmiş yok ucuna silikon takıp emziriyordun diye arayıp 2-3 kişi daha hala takıyomusun diye sordu. Ha birde arkamdan oğlunun yanına “cılbır yılan” girince nasılda değişiyor dediğini duydum. Sonuç olarak arkamdan konuştuğunu duyduktan sonra bir yandan keşke önceden patlasaydım diye pişman oldum,bir yandan yine de saygısızlık etmediğim için sevindim,8 ay gitmedim gelmelerine müsade etmedim. Eşim halasına birgün anlatırken bana şunu yaptı bana bunu yaptı diyerek anlattı beni rezil etti annem falan diye ozaman anladım ki suçlu yine ben oldum. Zerre değerim yoktu. Dedim ki ya neden bana yaptıklarını anlatmıyorsun ne yaptı ki sana dedi ... ne değerli göğüslerin varmış dedi... Arkadaşınla dedikodu yapmak için annemi hastaneden gönderdin dedi... Annemi evden kovdun dedi... Bu tartışmalar sürerken kendi halasına benziyor dediğim çocuğu kucağından düşürmeyip beslenme sorunu olan çocuğu hiç ellemedi ve beni çocukları ayırmakla suçladı. Bebekte dil bağı olduğu için biberonu bile ememez beslenemez hale geldi bulduğum doktor şehir dışındaydı ben gidemem dedi,sende götüremezsin dedi. Sonra anlaşıldı derdi ben çocuk ölüyor kilo kaybı başladı Dedikçe bu annem 8 aydır gelmiyor dedi. Ben ama bebeğin acil ameliyat olması lazım dedikçe bu annem gelmiyor dedi. Dedi de dedi... Tiksindirdi...Zar zor kavga kıyamet doktora gidildi bebek ameliyata girdi bu sefer diğer bebeği getirmedik diye beni azarladı ameliyathane kapısında başkaları teselli etti.Ameliyattan sonra her tartışmada bu çocuk iyileşmesin görüşürüz seninle dedi bebek gayet iyi beslenebilir duruma geldi ama dönüp birkez bile iyi ki götürdük demedi. Hadi dedim küslük olmasın bir bayramda davet ettim ailesini hediye aldım Annesine verdim yüzüme bile bakmadı , sıfır tepki elini bile uzatıp almadı yanına koydum çekildim sığıntı gibi. 9 aylık bebeğin eline vermeyin sakın dediğim halde çekirdeğiyle kiraz verdi sonra yine o meşhur sözünü söyledi “ama ağlıyordu” yani ağlamasın ama ölsün mü diyorsun dedim eşim sustu yine ben suçlu oldum. Bu süreçte ev taşıdık 16 saatlik mesafe benim ailem geldi yerleştirdi birkez arayıp bir ihtiyacınız varmı diyen olmadı. Daha bir sürü örnek var . Ben bu süreçte boşanmaya kalktım ailem yanımda olmadı güya yuva yıkılmasın diye hep onun tarafını tuttular mecbur barıştım ki anneme laf söyleyeceksen barışmayalım ömür boyu çocukları görmemeye razıyım bile dedi. Ama aile arkada durmayınca 2 tane bebeklede küçük olduklarından dolayı çalışamayacağım için mecbur geldim. Beni yok saymalar,konuşmamalar,herşeyi sorgulamalar başladı . Ve pskolojik baskı en sonunda yerini şiddete bıraktı. Bu kez ailem arkamda durdu gel dedi fakat somra yine geri vites uaptılar...Affetmiyorum. Affedilmeyi bekleyende yok zaten. Çünkü hep haklılar herzaman haklılar. Bir kayınvalideyi daha oğlunun yuvasını yıktığı için tebrik ediyor ve böylelerinden Allah korusun deyip burdan kurtulmak için gün sayıyorum. Siz olsanız ne yapardınız???
doğumdan sonra neredeyse aynı şeyleri yaşamışız bana kuru fasulye değil de nohut yemeği pişirdi ama o da giriyor mu acaba ? ben bir kere patladım ama sonra hemen evimden göndermeden geri vites yaptım çünkü arkası böyle tatsız olaylar tahmin ettim eğer bu raddeye kadar gelseydi de yine sizin yaptığınız gibi yapardım
 
doğumdan sonra neredeyse aynı şeyleri yaşamışız bana kuru fasulye değil de nohut yemeği pişirdi ama o da giriyor mu acaba ? ben bir kere patladım ama sonra hemen evimden göndermeden geri vites yaptım çünkü arkası böyle tatsız olaylar tahmin ettim eğer bu raddeye kadar gelseydi de yine sizin yaptığınız gibi yapardım
Ciddimisiniz. Nohut olayında😲 gerçekten bir insan bi insana neden bunu yapar
 
Şu yazdıklarınızı okuyunca gerçekten bende iki ay öncesine gittim.Lohusa yada degil insanların su had bilmez tavırları mide bulandırıcı.Yok sut gelmiş gelmemis yok ucu varmış yokmuş bi bitin gidin artık ya.Malesef insanların ağzını buzemiyorsun,laf ağızdan çıkıp gidiyor ama sakin kalıp lafı da gedigine oturtmak ve düzgün bir şekilde cevap vermek gerekiyor.Herseyi içinize atamazsınız.Hele ko birde böyle bir donemde.Gonul isterdi ki eşiniz de sizin yanınızda olsin hatta bunlara musade etmesin.bebeklerinze odaklanıp herşeyi güzelce değerlendirip yolunuza bakin.
 
Nefret ediyorum böyle olgunlaşamamış şımarık kaynanalardan. Resmen şımarıklık başka bir şey değil.Böyle kocalar zaten Allah'a havale.
 
Merhabalarr

3 yıllık evliyim. Çok severek olmasada bir evlilik yaptım. Evlenmeden önce çok güzel kazanmasamda kendimi geçindirecek kendi evimin kirasını vs karşılayıp dışarıda yiyip içebilecek kadar paramı kazanıyordum ve en güzeli deniz kenarında güzel bir yerde yaşıyordum.Herşey o kadar güzeldi ki saygı,sevgi dedim ki evlen bu adamla e yaşta geliyor. Tabii eşimin tayini dolayısı ile şehir değiştirmem ve işimi bırakmam gerekecek sorun etmedim. Çocuk hayalleri,gezmeler,yemek,içmek bir yana bir sorunum olduğunda göz ardı etmiyor herşeyimle ilgileniyor hep destekçim oluyordu.. Sonra evlendik . 2 ay sonra hamile kaldım. Belki de hayatımın dönüm noktasıydı çoğul gebelik... tabii çok sevindik herşey güzel vs. Sonra benim hormonlarım yavaş yavaş kendini göstermeye başladı sürekli birilerinin doğum hatıralarını okuyordum bir yandan bebek bakımı ile ilgili kitaplarda okuyordum tabii. Kadınların kayınvalideleriyle veya anneleriyle yaşadıkları problemler doğum sonrası unutulmayan anılar,bunalımlar. Dedim ki doğumda hiç kimse gelmesin gidelim doğumu yapıp çıkalım sonra bi 10-15 gün sonra herkes gelsin. İlk kavgamız burada patladı “sen benim ailemi istemiyorsun” e dedim kendi ailemide istemiyorum kimseyi istemiyorum. Kendi ailemdende onun ailesindende olabilecekleri kestirebiliyordum. Bir evin bir oğlu sendromu. Nişan yaptık annesi darılacak birşey buldu. Düğün olacak farklı şehirlerde yaşadığımız için 2 tane düğün yaptık 2 düğündede darılacak birşeyler buldu saçma sapan kız kardeşine mesajlar yazdırdı neden böyle dedin neden şunu yaptın annem darıldı,ağladı,üzüldü. O mutlu günümüzde birde annesini düşündük ,dertlendik. Yine gölgesini düşürmeyi başardı. Herneyse doğum zamanı yaklaştıkça benim ailemdende baskı arttı biz gelmeyelim o gelsin oğlan anası.. Tamam dedim gelsin hemde eşim sevinir. Baksın dediğimde torunlarını görsün yoksa çocuklarıma kendim bakarım asla yardım almam diye söyledim. Çünkü destek değil herzaman köstek olacağını biliyordum. Velhasıl kelam bu tartışmalar sürerken sinir stres 8 aylıkken apar topar doğumum oldu bir gece. Sabah annesi geldi çocuklar o gece önlem amaçlı yoğun bakımda kaldılar sabah getirecekler. Annesinin arkasından bebeklerde geldi . Birtanesini aldığımda hani sevinsin mutlu olsun diye aaa Anne aynı halasına benziyor dedim yine Hep gülüyorum, sürekli sağol iyi ki geldin falan diyorum ama bunun surat asık yine. O arada en yakın arkadaşımda doğum yaptığımı duyunca şehir dışından kalktı geldi ki iyiki gelmiş. Annem babam çok yoğun çalıştığı için bi uğrayıp gittiler. Seçim zamanı herkes çalışıyor. Sonra işkence başladı çocuklar ağladıkça “neden ağlıyorlar,neden ağlıyorlar” ya küçükler daha ağlamaları normal ama serzeniş hiç bitmiyor “neden ağlıyorlar,ağrı kesici iğnemi yaptırsak” demeler. Sallama diyorum çocuğu sallamalar.. sallama dedikçe tekrar tekrar sallayıp “ama ağlıyorlar” demeler. Sürekli sürekli hiç susmadan “neden ağlıyorlar” Sonra hemşire geldi emzirmeyi göstermek için sütüm daha yok ama yinede emzir gelir diyorlar . Bebekler ağızlarını açamıyorlar zaten 2 kg prematüre doğdular hemşireden önce atlayıp göğüslerimi çekiştirmeler,bebeklerin ağzına sokmaya çalışmalar ben yine susuyorum... Sürekli telefonu çalıyor akrabaları arıyor emziriyormu?Göğüslerinin ucu varmı? Buda bir güzel bağıra bağıra anlatıyor. Emziremiyor,yok göğüslerinin ucu... Allah’ım diyorum kötü niyetli yapmıyor sabır.. 3-4-5-6 kişi her arayana göğüslerimi anlatmaya devam ediyor eşim olacakta öyle susup dinliyor en son dedim ki kim ya o terbiyesiz ayıp denen birşey var emziriyor de kapat kime neymiş?? Tabii sessizlik 5 dk sonra telefon çalışı ve kapının önüne çıkıp bağıra bağıra yine göğüslerimi,emziremeyişimi anlatışla güne devam. Akşama doğru artık aynı muhabbetler devam edince eşime dedim ki sen anneni götür yorgundur dinlensin sende birkaç saat dinlen sonra gelirsin sonra arkadaşım eve gider biz kalırız birlikte hastanede. Tabii sonra ben arkadaşımla dedikodu yapmak için onları eve göndermiş oldum orası ayrı. Gidiş o gidiş arıyorum eşimin telefonu kapalı,annesini arıyorum sabahtan beri herkesi duyan annesi nedense asla benim aramalarımı duymuyor. Eşim sabah 6 da çıkıp geliyor ben yine susuyorum. Ama ilk kırılma orada başlıyor hayatımda ilk kez kendimi bu kadar değersiz hissediyorum. O gün taburcu oluyoruz bebeklerin sarılık değerleri sınırda 2 gün sonra kontrole gideceğiz. Eve bir geliyorum hamileyken hep dalga geçiyordum gelinini sevmeyen kayınvalideler kuru fasulye yapıyorlarmış diye ve bingo yemekte kurı fasulye. Bir kez daha o değersizlik hissi gelip yapışıyor yakama. Ama susuyorum. İtiraf eşimden geliypr gaz çıkarmadan taburcu olamaz dediğinde anneme kuru fasülye yapalım demiştim o da lohusaya kuru fasülye yapılmaz demişti diyor. Sonra annesine sen böyle demiştin şimdi neden kuru fasülye yaptın dediğinde yooo ben öyle birşey söylemedim diyor..bebekler sürekli uyuyorlar bu arada sütüm geliyor ama çocuklar ağızlarını,gözlerini açmadan uyuyorlar sağıp biberonla onu bile zorla verebiliyorum göğüslerim hep yara ve kayınvalidem başımda “tühhh keşke emselerdi sanki biberonla verdiğim süt değil” bir teselli yok üzülme kızım demek yok.. Ağlıyorlar suçlanıyorum,sütüm gelmiyor suçlanıyorum,süt geliyor biberonla veriyorum yine suçlanıyorum ama hep susuyorum. Allah’ım diyorum sabır! 2 gün sonra kontrole gittiğimizde çocukların ikiside sarılık ve yatış yapılması gerekiyor. Eve gidip biberon,emzik vs alacağız yolda diyorum ki lütfen annen gelmesin ben çok panikliyorum strese sokuyor sürekli serzenişte diyorum nasıl olduysa bu sefer kopmayı başarıyor ve tamam diyor. Sonraki sabah eve döndüğümüzde odadayım sesi geliyor annesi oğlum ben şu yere pike serdim orda yattım ,banyo yaptım suyunu kıyafetlerime silindim diyor. Ben yine susuyorum yine kötü düşünmek istemiyorum . O gün doğum günüm arkadaşım geliyor gece 12 de sürprizzzz pasta kesiliyor sarılmalar,öpüşmeler kayınvalidem bir kez dönüp iyi ki doğdun kızım demeye tenezzül etmiyor. Sonraki gün babaannem geliyor kutluyor sarılıp öpüyor kayınvalidem yine seslenmiyor. Konuşuyoruz normalde çalışıyordun seçimdende kurtuldun hadi iyisin diyorlr bende espri yapıyorum ben doğurdum öyle kurtuldu diye kayınvalidem hemen atlayıp “hııı çocuklar doğmak istemese doğurabilcekmiydin” diyor... ve ben yine susuyorum. O gece çocuklar hiç uyumuyor eşimde uykuya bayılır yeni doğum yapmış karısını ve çocuğunu hastanede bırakıp gidip uyuyabilecek kadar rahattır yani. Her neyse eşime diyorum ki sen git içeride yat bu gece ben bakayım bebeklere sabahta siz bakarsınız tamam diyor gidiyor. Bebek ağlamaya devam ederken patt yatakodasının kapısı açılıyor kapıya vurmak yok,müsaade istemek yok kocaman sesiyle kayınvalidem yine o meşhur sözünü söylüyor “niye ağlıyor bu” işte orada bütün sabrım taşıyor... Yardım edeyim mi değil,birşeye ihtiyacın varmı değil derdi aslında bir çocuğa bakamıyorun neden ağlıyor bu?? Diyorum ki nerden bileyiö ben doğduklarından beri neden ağlıyor diyorsun bebek bu ağlayacak ben bakıyorum işte sen git yat.. Bebeklerin saat başı beslenmesi gerekiyor 30 dk sağ 30 dk sağ göğsümü sağıyorum. Uyusalarda zorla uyandırıp 30 dk birini 30 dk diğerini besliyorum. Sonra yine başa dönüyorum sağ,besle,sağ,besle. Odadan bile çıkamıyorum. Derken eşim geldi içeriye ağlıyor. Kardeşi mesaj yazmış “annemi oraya ağlatmayamı çağırdınız,insan bi gidip bakar o senin annen” bu arada eşimde sabahtan beri annesinin yanında oturuyor. Annesi sürekli ağlıyormuş bu sordukça birşey yok diyormuş ama arayıp kızına dert yanmış. Ben daha ne olduğunu anlayamadan eşim kalktı hadi topla çantalarını seni garaja bırakayım dedi. Ben hala ya saçmalamayın oturalım konuşalım ben birşey yaptıysam özür dilerim falan diyorum. Neyse bu annesini götürüp otobüse bindiriyor birdaha da beni aramayın diyor. Annemler geliyor o gün olur böyle şeyler arasın özür dilesin birşeye alınmıştır falan diyorlar ben hala herşeyi bırakıp arayayım annen o küslük olmaz falan diyorum. Eşimde aramıcaksın falan diye bana kızıyor. Sonra bir duyuyorum k.wlidem anneme demiş çocuğu elimden çekti aldı beni odadan kovdu hiçbirini yapmadım. Anneanneme diyor hastaneye gittiler oda tuttular beni götürmediler sanki 5 yıldızlı otele tatile gittik. Nitekim eşim 15 gün anasının arkasından ağlıyor ve yine benim en mutlu günlerim zehir oluyor. Oraya gittikten sonra göğüslerimi anlatmaya devam etmiş yok ucuna silikon takıp emziriyordun diye arayıp 2-3 kişi daha hala takıyomusun diye sordu. Ha birde arkamdan oğlunun yanına “cılbır yılan” girince nasılda değişiyor dediğini duydum. Sonuç olarak arkamdan konuştuğunu duyduktan sonra bir yandan keşke önceden patlasaydım diye pişman oldum,bir yandan yine de saygısızlık etmediğim için sevindim,8 ay gitmedim gelmelerine müsade etmedim. Eşim halasına birgün anlatırken bana şunu yaptı bana bunu yaptı diyerek anlattı beni rezil etti annem falan diye ozaman anladım ki suçlu yine ben oldum. Zerre değerim yoktu. Dedim ki ya neden bana yaptıklarını anlatmıyorsun ne yaptı ki sana dedi ... ne değerli göğüslerin varmış dedi... Arkadaşınla dedikodu yapmak için annemi hastaneden gönderdin dedi... Annemi evden kovdun dedi... Bu tartışmalar sürerken kendi halasına benziyor dediğim çocuğu kucağından düşürmeyip beslenme sorunu olan çocuğu hiç ellemedi ve beni çocukları ayırmakla suçladı. Bebekte dil bağı olduğu için biberonu bile ememez beslenemez hale geldi bulduğum doktor şehir dışındaydı ben gidemem dedi,sende götüremezsin dedi. Sonra anlaşıldı derdi ben çocuk ölüyor kilo kaybı başladı Dedikçe bu annem 8 aydır gelmiyor dedi. Ben ama bebeğin acil ameliyat olması lazım dedikçe bu annem gelmiyor dedi. Dedi de dedi... Tiksindirdi...Zar zor kavga kıyamet doktora gidildi bebek ameliyata girdi bu sefer diğer bebeği getirmedik diye beni azarladı ameliyathane kapısında başkaları teselli etti.Ameliyattan sonra her tartışmada bu çocuk iyileşmesin görüşürüz seninle dedi bebek gayet iyi beslenebilir duruma geldi ama dönüp birkez bile iyi ki götürdük demedi. Hadi dedim küslük olmasın bir bayramda davet ettim ailesini hediye aldım Annesine verdim yüzüme bile bakmadı , sıfır tepki elini bile uzatıp almadı yanına koydum çekildim sığıntı gibi. 9 aylık bebeğin eline vermeyin sakın dediğim halde çekirdeğiyle kiraz verdi sonra yine o meşhur sözünü söyledi “ama ağlıyordu” yani ağlamasın ama ölsün mü diyorsun dedim eşim sustu yine ben suçlu oldum. Bu süreçte ev taşıdık 16 saatlik mesafe benim ailem geldi yerleştirdi birkez arayıp bir ihtiyacınız varmı diyen olmadı. Daha bir sürü örnek var . Ben bu süreçte boşanmaya kalktım ailem yanımda olmadı güya yuva yıkılmasın diye hep onun tarafını tuttular mecbur barıştım ki anneme laf söyleyeceksen barışmayalım ömür boyu çocukları görmemeye razıyım bile dedi. Ama aile arkada durmayınca 2 tane bebeklede küçük olduklarından dolayı çalışamayacağım için mecbur geldim. Beni yok saymalar,konuşmamalar,herşeyi sorgulamalar başladı . Ve pskolojik baskı en sonunda yerini şiddete bıraktı. Bu kez ailem arkamda durdu gel dedi fakat somra yine geri vites uaptılar...Affetmiyorum. Affedilmeyi bekleyende yok zaten. Çünkü hep haklılar herzaman haklılar. Bir kayınvalideyi daha oğlunun yuvasını yıktığı için tebrik ediyor ve böylelerinden Allah korusun deyip burdan kurtulmak için gün sayıyorum. Siz olsanız ne yapardınız???
 
kv niz sıkıntılı ama eşiniz ilk başta size gereken değeri verseydi cesaret edebilir miydi bunları yapmaya . yaşadıklarınızda tek suçlu eşiniz. Allah ıslah etsin ne diyeyim . böyle adamları 2. ayda neden baba yaptınız. yazık çok yazık.
 
X