Arkadaşlar merhaba benimki genel bi şikayet aslında kendim hiçbir şekilde çözüm bulamadım sizlere danışmak istedim. Eşimle gayet güzel bir 2 yıllık evliliğimiz var. Eşimle evlenme kararını ailesinin baskısı yüzünden almıştık açıkçası. Allah var seviyorum pişman değilim ama AİLESİ BENİ DELİRTECEK. Aile baskısı demiştim onu hemen açayım. Eşim 25 yaşını geçmiş aklı başında işi olan bi adam. Bekar dönemlerinde eğlence mekanlarından çıkmamış alkoldür şatafattır yaşamış gezmiş. Ne kadar tasvir edilmesi tartışmaya açıksa da ailesi o zamanlar hiç üstüne düşmemiş. Benimle tanıştığı yeni zamanlarda beraber geziyoruz diye annesigile mahalleden herkes oğlun nerede diye soruyormuş oğlu kaçmış diyorlarmış. (Hala düşündükçe sinir oluyorum) her neyse arkadaşlar bu durumlardan kaynaklı beni arayıp oğlumu çaldın senin yüzünden hasta olduk diye bağırdı. Henüz sevgiliydik. Tabi ben yine akıllanmadan ilişkiye devam ettim. O sıralar öğrenciydim kendi evim vardı eşim de o zamanlarda bazen benle kalır zaman geçirirdik. Babası bundan rahatsız olmuş ve emri vaki şekilde kendine uygun olan buymuş damdan düşer gibi imam nikahı kıydırdı. Akıllarından ne geçti bilmiyorum lakin aramızd o dönem hiçbir cinsel temas yoktu. Utanmadan bekaretimi bile sormuş eşime. Kafasına göre gidip söz yüzüğü aldırdı.Kendi ailem de bana ilgisizdi her zaman ve akıl veren bi annem ya da babam yoktu. Hoş hala yok. Neyse biz sanıyoruz artık rahat bırakırlar ama öyle olmadı. Sürekli onlarla zaman geçirdiğimizde sorun yoktu ama ne ben ne eşim sevgililik nedir yaşayamadık. Eşimin iş yeri annesigile yakındı sürekli ya annesi ya babası ya kardeşi oraya gidiyorlardı. Yadırgamadım başta ama ben gidince sorun oluyor diye eşimi o zaman doldurmuşlar.Bu olaylar üzerine artık dayanamadım roller bildiğiniz tersine döndü. Üzerinden biraz zaman da geçince gittik bi hışımla nikah tarihi aldık. Eşim arayıp söylediğinde annesi ağlayıp dövünerek elaleme ne dicem diyordu. Nikahtan önce isteme bari olsun dedim yapay ama güzel gül buketlerinden istedim. 1500₺ diye üç tane eski tip gülü ellerine tutuşturup gelmişler. İsteme çikolatamı da kendimiz almıştık zaten…İlk kez annesigille tanışmaya gittiğimde ise halası da vardı ve sürekli fakiriz altın bekleme diye bu telden dem vurdular yine aynı şekilde FAKİRLERMİŞ…Gerçekten kendi öz anneme hakkım haramdır beni hiç arayıp sormadığı için bu olaylar yaşanırken. Neyse biz nikahı kıydık ama kaynanagilin suratı beş karış. Annemlere zaten bir acayipler. Biz fotoğraf çekimi için ayrıldığımızda Annemler kaynanamlardaydı. Benim için buldukları 2. El gelinliği övüp beni gelinlik giymeye ikna etmesini istemişler. Ben sade bi şekilde evlenip tüm bu kaostan çıkmak istiyordum. Nikah elbisesi ile evlenmiştim gelinlik ne alaka dedim. Meğer bizim yerimize karar verip kendilerince düğün tarihi ayarlamışlar. Bize zerre sormak yok. Gelin evi diye çıktığım evde nikah elbisesinin yırtmacı var diye kaynanam orada da bunu dikelim diyip durdu. Eşimin babası zaten kendi babam yanımdaylen kapat bacağını diyip durdu. Velhasıl ben delirdim.Herkese kendilerini acındırıp topladıkları paralarla düğün yaptılar. Üstüne birde bir gram altın dahi takamayacaklarmış YOKMUŞ. Düğün yaptık diye övünmesi değil dedim eşime benim babamın taktığı takı vaat ettiğinden az olmuş da ondan yokmuş onlarda altın alacak para neyse güç bela bi çeyrek almışlar sağolsunlar. düğünü sokak düğünü yaptılar ve ben asla istemiyodum bi gün bunu söylicekken sohbet arasında karşıma geçip biz öyle istedik dediler. Şimdiki aklım başta olsaydı diye az dövünmedim değil. Neyse zaman geçmiyor ki müdahale etmesinler. Eşim rahatsızlandı annesi bakmak istedi onlarda aylar geçirdik ama sürekli bizi dinlediler geceleri kaldığımız odaya oturma odası muamelesi yapıp çıkmadılar. Bir gün tartıştık eşimle ve bu bizim aramızda dedim diye kaynanam gidip kayınpederi doldurmuş. Ağızlarına geleni söylediler. Ben eşimi doldurmuşum, eskiden yemek yaparmışım odadan çıkmıyormuşum(öğrenciliğim sürüyordu ve final haftam vardı) eşimi itip merdivenlerden düşürmeye bile çalıştı babası. En son bana sen itaat etmezmişsin dedi annesi ve o ana kadar bir dediğini iki etmedim. Dayanamadım evden çıkıp gittim eşim arkamdan geldi diye kendini yollara attı bağırdı çağırdı. Eşim gidip bi hafta sonra barıştı (arkamda duracağı bu kadar işte.) Ne diyim daha ne laflar duydum. Düğünden sonra hediye olarak gelen kaplara bile ortak oldu annesi. 50-100 ₺ ilk kaplara ya. Ki ben ev düzmedim kirada eşyalı evde kalalım dedim atanırım diye. Yani anlayacağınız BESBEDAVA GELİN OLDUM.Bi ara kaynananın evinde bi poşet dolusu para gördüm ve telaşla üstünü kapattı… içim acıdı beni kandırdıkları zamana. İnanın paragöz olduğuma değil ama insan bi hakkı yenmiş hissediyo. Düğünden sonra gelemeyenler takılarını getirmiş duydum. Biri bile bana ulaşmadı.Üstüne çektiklerim de cabası. Anneme bu yüzden hakkım haram maalesef. Güncel zamana geleceğim. Aldığımız arabamıza laf eden babası sürekli halinden şikayet edip çocuk gibi dert yakan eşim beni bezdirdi. Mesela Bir arabayı pert ettirdi babası sağolsun sanayiye yaptırtacam diye yine kendi kafasına göre karar verip arabayı kullanılmaz vaziyette teslim ettirdi. Onun aptallığı yüzünden sattığımız arabadan daha beterini aldık. Sürekli tamir ettiricem ayağına arabaya karışmasına deli oluyorum zaten. Eşim ben hallederim bile demiyor . Para ondan çıkmasın da kim ne yaparsa yapsın kafasında. Kazandığı para yetmediği için annesigil destekliyor. Hadi o onların arasında. Kendi kurduğu ailenin sınırlarını bile öğretemedim. Annesigile haftada 4 kez gitmek istemiyorum diye nikahtan 3 gün sonra kavga ettik onu bile annesigilin evine taşıdı. Bana ağıza alınmıcak laflar etti eşim annesigilden gaz alıp. Neyse eşim sürekli onlardan maddi destek talep ediyor sonuç olarak geldiğim bu noktada ve onlarda karışma hakkı görüyor kendilerinde. Gidip gezeceğimizi bile söylemiyoruz yeri geliyor çünkü karışıyorlar. Geçenlerde hastane için sehirdısına gittik bi gece kalmamız gerekti orta halli bi otelde bi gece kışı başı 1000₺ den konakladık. Babasına söyletince eşim öğretmenevinde niye kalmadınız orası elit semt falan diyor. Eşim de ucuzu varsa gel sen kal dedi sonunda… ben onlarla tek gittiğimde de aynı şeyleri bana söyleyip ağzımı aradı utanmadan babası. Eşime söylediğimde boş yapıyo farkındayım sende tatile mi gittik sanki diye niye yanıt vermedin dedi. Kendi söylese ya ben niye söylüyorum her şeye karıştıran kendi. Anlam veremedim zaten. Toz kondurmazdı annesigile.
Aynı günün akşamı annesi acillik olmuş geçmiş olsuna gittim eşimi zaten her olan olmayan olaya aradıkları için. Normal tansiyondaylen yükseleceğini hissetmiş de ondan götürtmüş kendini ne hikmetse eşim tam eve geleceği saatlerde hasta oluyorlar. Geçmiş olsun bile demeden bi baktım sapasağlam kadın ben şok. Oturdu sohbet ediyor sohbeti de kocam ona çocukken nasıl bağlı nasıl düşkün olduğu. Şöyle dibimden ayrılmaz böyle her yere götürürüm bildiğiniz kadın yüzüme vuruyor sen kimsin der gibi. Dayanamadım inşallah benim de bi oğlum olsun da seninki gibi düşkün olsun anne o zaman dedim. Kal geldi buna aklı çıkıyor zaten çocuğumuz olur diye. Daha dün ziyaretlerine gittik artık haftalık gitmeyi öğrettim eşime de annesigile de kendi aile düzenim için. Hiçbir şey yokken ortada sizin arabayı geçen kahvede sattıydım çok güzel dedi babası. Nasıl delirdim. Ne demek sattı bize sormadan. Keşke bize sorsaydın kendini boşa strese sokma ben istemiyorum satılmasını dedim. Lafımın üstüne laf söylemeye devam ediyor zaten. Eşim de biz bi karar aldık maddi durumumuz iyileşene kadar arabayı satmıyoruz dedi. Bende ekledim evet avrupa bi araba daha iyi olacak bize dedim. Öyle olunca bozulmuyor mu diyor babası. Akrabaların aldı ya hangisi biz kadar sanayiye gidiyor dedim. eşim bi süre izinliydi her Allah’ın günü gribini sormak için arayıp durdular gece gündüz demeden. İşe geldin mi gelmedin mi diye sormak için bile aradılar.Değişen bi şey yok dedikçe aradılar. Bir gün babası aramış gelmek istemiyorsun bize gelsen para verirdim diyor eşime. Çocuk mu bu adam? Yeni kalktık gelmek istemediğine değiş dedim saat geç olunca . E ben de yeni kalktım ne var diyor. Gelemedik başka zaman baba diye çıkıştım telefonu kapattı hemen. Gribi geçip de işe başlayacağını söyledi eşim. Babası hemen o zaman ben de işe başlamış oluyorum diyor. Gidip orada saatlerce eşimin başını beklemezse içi rahat etmezmiş. Arkadaşlar aklımı yitireceğim az kaldı lütfen bi akıl verin hangi dilden anlar bu insanlar. Yaşım 23 yaşadıklarım 43 yaptı beni. Artık dayanamıyorum kavga edip koparayım istiyorum ipleri eşimin saflığından faydalanırlar diye ona bile güvenemiyorum