hayatımı derinden etkileyen bir Türkçe öğretmenim vardı lisede. derdi ki " veli toplantılarında karşıdan gelen velinin kimin annesi babası olduğunu çıkarabiliyorum." belki bu biraz abartı ama yani kadının demek istediği ailelerimizden izler taşımamız kaçınılmaz bir gerçek. inançlarımızdan, dinlediğimiz müziğe kadar, siyasi görüşlerimize kadar ailelerden esinleniyoruz. kendi çocuğuna bak bir şey öğretirken oturup anlatsan olmaz ama senin yaptığın şeyleri taklit ederken öğrenir. yani eşinin yapısında olanlar da maalesef istem dışı olup genlerin etkilenmesi gibi bir şey. ben bu kadar konuşmaya karşı işte sorun şu diyemedim. geçmiş konularını bilmiyorum ama...
romantizm, heyecan, aşk kaç kişinin evliliğinde dibe kadar var? şimdi sorunsuz evlilik demek sessiz sedasız geçen bir akşam demek aslında gerçekten. ben kendimden örnek vereyim... eve gideriz kızın peşinde koştur koştur, uyur mu diye gözünün içine bakarız, zaten yorgunuz... eşimle nerde romantizm ahh ahh.. maalesef bir noktadan sonra rutine giriyor evlilik.
sen dolu dizgin aşk arıyorsan söylenmeyi bırakıp bir şeyler yap o zaman. lafla peynir gemisi yürümez.