• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Naptıysam Kendimi Toparlayamıyorum

Eski konularınıza da göz attım. Dikkatimi çeken şey sorunlar değişiyor gibi görünse de hissettiğiniz duygu pek değişmiyor.
Bir süredir sürekli toparlanamıyorum, yalnızım hissi etrafında dönüyor gibisiniz.
Dışarıdan bakınca sizi en çok yoran şey aynı duyguların sürekli tekrar etmesi gibi.

Eski konularınıza baktığımda, bu ilişkinin iki taraf için aynı anlamı taşımadığı çok net görülüyor. Karşı taraf tamamen fiziksel yakınlık odaklı bir ilişki yaşarken, siz duygusal olarak çok daha fazla bağlanmışsınız.
Siz çağırdığınızda gelmiş, istemediğinizde gitmiş. Belki zamanla size bağlanacağını ya da ilişkinin farklı bir noktaya evrileceğini düşünmüş olabilirsiniz. Ancak görünen o ki bu süreçte duygusal yatırım yapan taraf siz olmuşsunuz.
Açık konuşmak gerekirse, çok uzun süreli veya ciddi bir ilişki olmamasına rağmen kendinizi bu kadar yıpratmanız, onu hayatınızın merkezine koymanız ve yaşadığınız hayal kırıklığının boyutu biraz da beklentilerinizle ilgili görünüyor. Karşı tarafın verdiğinden çok daha fazlasını bu ilişkiye yüklemişsiniz.
Belki de artık Onun bana neden bunu yaptığını düşünmek yerine, Ben neden bu kadar az karşılık gördüğüm birine bu kadar bağlandım? sorusunu kendinize sormanız daha faydalı olacaktır.
Aslinda haklısınız sorun tam olarak kendi yalnızlığımla oldum olası barışık olmamamdan kaynakli olabilir

Çocukluğundan beri hep çok sevilmek isteyen biriydim ama anne babam tarafından hep dislanmisligin yada koşullu sevilmelerin vardi sanki disardaki insanlarda hep daha çok güzel çocukları seviyordu bu sefer sevilmediğimi güzel bir çocuk olmayışından kaynakli olduğunu düşünür uzulurdum ve insanlar beni sevsin diye kimseye hayır diyemeyen birine dönüştüm zamanla insanlar tarafından sevilmek içi onlarin mutluluğu için çırpınan birine döndüm

Bi suredir bu durumun farkindayim degersizlik hissinden dolayi yaşadıklarımın ama bu kişiye gelirsek yaşadıklarımdan illaki bu durumun etkisi var ama yinede seviyordum ve gerçekliğinden hic şüphe etmediğim bi sevgiydi
 
Kullanılmak ve atılmak zaten insanın sinirini bozuyor. İntikam almak istiyor insan bazen, geri dönsün pişman olsun , beter olsun ve reddedelim. Cunku temiz ve güzel bir sevginin değerini bilmiyorlar, aşık taklidi yapıyorlar.. güzel bir ayrılık olsun diye uğraşıyoruz ayrılmak istediğimizi söyleyince de cirkinlesiyorlar. Bu duyguyla nasıl başa çıkacağız peki? İlahi adalet var mi emin değilim.. Yani ister istemez pişman olduğunu görmek dürtüsü geliyor insanın içine.. biz muglu olalım.. Tam biz mutluyken onlar geri dönsün ve reddedelim.bir daha da kimseyi üzmesinler adam olsunlar..bu beklentiyi nasıl aşacağız?
Bazen ben de istiyorum kapıma gelsin pişman olduğunu bensizligin ne kadar kötü etkilediğini söylesin istiyorum ama sonra diyorum ki varsayalım bu istediğim oldu ne kazandıracak

Nasil özlediğimi anlatamam bu şehirde benim hayatımın tek varligi gibiydi her anlamda yapayalnız kalmış gibi hissediyorum ama elden birdey gelmiyor iste
 
Bazen ben de istiyorum kapıma gelsin pişman olduğunu bensizligin ne kadar kötü etkilediğini söylesin istiyorum ama sonra diyorum ki varsayalım bu istediğim oldu ne kazandıracak

Nasil özlediğimi anlatamam bu şehirde benim hayatımın tek varligi gibiydi her anlamda yapayalnız kalmış gibi hissediyorum ama elden birdey gelmiyor iste
Ben de yapayalnız kaldım. O benim hayatıma renk kalmıştı, guzellestirmisti. Onunla yaptığımız şeyler, gittigimiz guzel yerler aklıma geliyor. Arkadaşlarımla aynı sevinci yaşayamıyorum. İnş buna zamanla alışırız ne diyeyim..
 
Önceki konularınızı da hatırlıyorum, yaşadıklarınız ve hissettikleriniz bana bir kitabı anımsattı. Yazarı Annie Ernaux, Yalın Tutku kitabın ismi. İlginizi çekerse kısa bir okuma yapabilirsiniz. Yaşadıklarınızın aynısını uzun yıllar önce başka bir ülkeden, kültürden, yaştan ve yaşantıdan bir kadının yaşaması yalnız olmadığınızı hissettirir belki...
 
Önceki konularınızı da hatırlıyorum, yaşadıklarınız ve hissettikleriniz bana bir kitabı anımsattı. Yazarı Annie Ernaux, Yalın Tutku kitabın ismi. İlginizi çekerse kısa bir okuma yapabilirsiniz. Yaşadıklarınızın aynısını uzun yıllar önce başka bir ülkeden, kültürden, yaştan ve yaşantıdan bir kadının yaşaması yalnız olmadığınızı hissettirir belki...
Ilk defa duydum kitabı mutlaka bakicam elimde okunmayi bekleyen bir kaç kitap var belki araya sıkistiririm
 
Önceki konularınızı da hatırlıyorum, yaşadıklarınız ve hissettikleriniz bana bir kitabı anımsattı. Yazarı Annie Ernaux, Yalın Tutku kitabın ismi. İlginizi çekerse kısa bir okuma yapabilirsiniz. Yaşadıklarınızın aynısını uzun yıllar önce başka bir ülkeden, kültürden, yaştan ve yaşantıdan bir kadının yaşaması yalnız olmadığınızı hissettirir belki...
@desdemona kitabı demin pdf den aglaya aglaya okuyarak bitirdim kitaptaki a adlı karakterin evli olması dışında hersey o kadar benzerdi ki neredeyse her sayfada kendimi okuduk biri bana beni anlatmis gibi

Öneriniz için teşekkür etmek istedim
 
@desdemona kitabı demin pdf den aglaya aglaya okuyarak bitirdim kitaptaki a adlı karakterin evli olması dışında hersey o kadar benzerdi ki neredeyse her sayfada kendimi okuduk biri bana beni anlatmis gibi

Öneriniz için teşekkür etmek istedim
Rica ederim~

Aşk, takıntı, tutku... Bu hisler şaşırtıcı derecede evrensel ve belki de şiddetine ve mantık dışılığına rağmen olağan. Ancak toplumda tabu kabul edildiğinden kendimizi yalnız hissedebiliyoruz. Ağlamanız, anlaşıldığınızı hissetmenizdendir umuyorum. Merak etmeyin zamanla geçecek -yazar, sonraki kitaplarında bu kişiden bahsetmiyor bile mesela-, siz yeter ki dirayetli olun.
 
Rica ederim~

Aşk, takıntı, tutku... Bu hisler şaşırtıcı derecede evrensel ve belki de şiddetine ve mantık dışılığına rağmen olağan. Ancak toplumda tabu kabul edildiğinden kendimizi yalnız hissedebiliyoruz. Ağlamanız, anlaşıldığınızı hissetmenizdendir umuyorum. Merak etmeyin zamanla geçecek -yazar, sonraki kitaplarında bu kişiden bahsetmiyor bile mesela-, siz yeter ki dirayetli olun.

Ya hani okuduğum bir çok sayfada bu kadar mı dededirten seyler vardi ama yazarın söz konusu kişinin son içtiği içki bardağını yıkamadan saklaması ve bornozunu yıkamadan saklaması son iciçtiği sosodanin şişesi 28 gundur masanın üstünde duruyor kahvkahve kupasida yıkamadan bekliyor o satırları okuyunca Bi sure masanin ustundeki soda şişesiyle bakistik havlusuda hala öylece duruyor

Ama kitapta geçtiği gibi zamanla normalleşmesi bekliyorum onsuzlugu kabul ettim ama özlem duygusu çok fena
 
Ya hani okuduğum bir çok sayfada bu kadar mı dededirten seyler vardi ama yazarın söz konusu kişinin son içtiği içki bardağını yıkamadan saklaması ve bornozunu yıkamadan saklaması son iciçtiği sosodanin şişesi 28 gundur masanın üstünde duruyor kahvkahve kupasida yıkamadan bekliyor o satırları okuyunca Bi sure masanin ustundeki soda şişesiyle bakistik havlusuda hala öylece duruyor

Ama kitapta geçtiği gibi zamanla normalleşmesi bekliyorum onsuzlugu kabul ettim ama özlem duygusu çok fena
Yav at soda şişesini mazoşist misin nesin sen de aaaa

Havlusu bardağı batsın at hepsini
 
artık bu konuyu ciddiye alacak halim kalmadı.

1782592026747.webp
 
Ya hani okuduğum bir çok sayfada bu kadar mı dededirten seyler vardi ama yazarın söz konusu kişinin son içtiği içki bardağını yıkamadan saklaması ve bornozunu yıkamadan saklaması son iciçtiği sosodanin şişesi 28 gundur masanın üstünde duruyor kahvkahve kupasida yıkamadan bekliyor o satırları okuyunca Bi sure masanin ustundeki soda şişesiyle bakistik havlusuda hala öylece duruyor

Ama kitapta geçtiği gibi zamanla normalleşmesi bekliyorum onsuzlugu kabul ettim ama özlem duygusu çok fena
mahalle teyzesine bağlayacağım ama yani bu kadar dert yaratmayı da Allah çok pis sınar, siz bu adama tanrı gibi tapıyorsunuz ya. vallahi gözünüze görünecek başınıza gelecek var. yapmayın yahu
 
Ya hani okuduğum bir çok sayfada bu kadar mı dededirten seyler vardi ama yazarın söz konusu kişinin son içtiği içki bardağını yıkamadan saklaması ve bornozunu yıkamadan saklaması son iciçtiği sosodanin şişesi 28 gundur masanın üstünde duruyor kahvkahve kupasida yıkamadan bekliyor o satırları okuyunca Bi sure masanin ustundeki soda şişesiyle bakistik havlusuda hala öylece duruyor

Ama kitapta geçtiği gibi zamanla normalleşmesi bekliyorum onsuzlugu kabul ettim ama özlem duygusu çok fena

Siz gerçek hayatın sorumluluklarından kaçmak için adamı bilinçli takıntı haline getirmişsiniz. Adamı sevmiyorsunuz. Sevgi-ayrılık böyle bir şey değil. Özlemek hiiiiç böyle bir şey değil.

İnsanların burada size ahh, vahh etmesiyle onların duygularını istismar ediyorsunuz.

Yeni hedef bulduğunuzda yine aynı döngüyü yaşayacaksınız.

Size tek tavsiyem, çamaşır suyu alın, uzun süre beklemiş kahve lekelerinin ve havluların temizliğini çok kolaylaştırıyor.

Siz hayatınız boyunca hep böyle takıntılı bir insanmışsınız, özellikle duygusal konularda hep aynı döngüde dönüp durmuşsunuz. Hala aynı yerdesiniz.

Bu konuya yazdığınız ilişki ki ilişki bile değilmiş kendiniz yazmışsınız adı konmamış bir şey diye, adamla beş aydır görüşüyormuşsunuz. Ne yaşadınız ne kadar hayatı ne kadar zamanınızı paylaştınız bu hale geliyorsunuz? Ortada gerçek ilişki, duygular yok. Siz de adamı sevmiyorsunuz. Sadece hayatınızdaki boşluğu doldurmak istemişsiniz adamla, ee adam gidince boşlukta kalmışsınız.

Daha önce yine birisini takıntı yapmışsınız. Sürekli konularınız hayatınızda erkek olmamasından yakınmakla geçmiş. Yanlış okumadıysam atanmış, düzenli geliri, garanti işi olan birisiniz. 40 yaşına gelmişsiniz nerdeyse.

Bu kadar sağlıklı olmayan ruh hali ve zihinle hayatınızı zorlaştırırsınız, yaptığınız işi düzgün yapamazsınız. Gerekirse yatarak tedavi olsun.

Yatarak tedaviye ihtiyacım yok diyorsanız, kalkın gidin iş bulun, ek iş yapın çalışın. Gerçek hayata karışın.

Gerçekten üzüntüden duygusal anlamda zor süreç geçiren aklı başında biri olsanız, üzülürdüm daha farklı yazı yazardım. Ama hayatını aynı döngüde geçirip duran birine başka şey yazılacağını sanmıyorum.



 
Siz gerçek hayatın sorumluluklarından kaçmak için adamı bilinçli takıntı haline getirmişsiniz. Adamı sevmiyorsunuz. Sevgi-ayrılık böyle bir şey değil. Özlemek hiiiiç böyle bir şey değil.

İnsanların burada size ahh, vahh etmesiyle onların duygularını istismar ediyorsunuz.

Yeni hedef bulduğunuzda yine aynı döngüyü yaşayacaksınız.

Size tek tavsiyem, çamaşır suyu alın, uzun süre beklemiş kahve lekelerinin ve havluların temizliğini çok kolaylaştırıyor.
Çamaşır suyunu içer falan şimdi dur aman
 
Yav at soda şişesini mazoşist misin nesin sen de aaaa

Havlusu bardağı batsın at hepsini
Bu kadar kafası gitmiş birine önerilen kitap da ayrı bir komedi. Kadın zaten dramdan arabeskten ölecek ne diye böyle bir kitap önerilir anlamıyorum daha da depresyona girmiştir okuyunca kesin.
 
Back
X