• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Naptıysam Kendimi Toparlayamıyorum

Günaydın kızlar

Daha önceki açtığım konuları bilen varsa adı olmayan bir ilişkide erkek arkadasimdan ayrildim bugün 15. Gün hiç abartmıyorum 15 gündür her sabah uyandığımda kalbimin üstünde fiziksel bi sancıyla uyanıyorum
Onun eve ilk gelmediği gece uyandığımda bu his vardı sonrasinda hiç geçmedi istisnasız her sabah var bu his

Bu durumdan sonra aktif spora gitmeye başladım yürüyüş yapmaya çalışıyorum evde uzun süre yalnız kalmamaya calisiyorum arkadaşlarımı ariyorum uzun süre yalnız kalmamaya çalışacak seyler yapiyorum ama dünyam başıma yıkılmış gibi bir his var ve geçmiyor normalde beraber çalıştığım biriydi ve görevlendirme çıkmış bi sure(ne kadar olduğunu bilmiyorum ) başka bir yerde olacak yani onu görme durumumda olmayacak normalde benim toparlanmam için iyi bisey ama ben bunu duyunca daha da uzuldum

15 gün olacak toplasanız 3 kere adam akilli yemek yediğim olmadi evde ocak falan açılmadı normalde uzun yol gitmek bana iyi gelir yıllık izin aldim sehir disina ciktim 20 saat yol gittim 20 saat döndüm ama neredeyse tüm yol aglaya aglaya gecti otel odasından cikmadim sayilir maddi olarak cok sarpa sardığım bi dönemdeyiz suan öncelik olarak düşünmem gereken durum maddiyatım ama ben aklımı 10 dk olsun ondan uzaklastiramiyorum

Psikiyatriye gittim verdiği ilaçları düzenli kullanıyorum ama hala bu hal geçmiyor üstümden illa bu süreçlerden geçenler oldu nolur süreci nasıl anlattığınız paylaşıp destek olun
bu site dahil onu size hatırlatacak sosyal medyadan kaçınmanız lazım. hatta şarkı bile dinlemeyin. Adem Güneş'in Bırak ve Rahatla isimli bir kitabı var. Aşk değil ama benzer bir buhrandan çıkmama çok yardımcı olmuştu, tavsiye ederim. Orada bir çeşit detokstan bahsediyor. Uygularsanız gerçekten işe yarıyor. Siz şu an aşkınızdan değil kendinizi değersiz hissettiğiniz için sıkıntı çekiyorsunuz.
 
öncelikle o ciğersizden kurtulduğun için tebrik ederim gözünaydın. ama şu acılı hallerini kenara bırak. adam senin yanındayken başkası için hazırlanıp süslenip püslenip gidiyor. o hayatını yaşasın sen de arkasından ağla. kalk toparla kendini sen de başkalarıyla tanış sen de birileriyle flört et makyaj yap süslen kendine odaklan. o kendine odaklandığı için sen de ona odaklanıyosun. ama sen kendine odaklanırsan etrafındaki de sana odaklanır. işe giderken sakın perişan halde gitme. uykunu al gözaltların morarmasın parlasın. en güzel halinle git hergün işe. neşeli enerjili görün. o kendisi pişman olsun seni kaybettiğine. ha olmazsa da olmasın o da onun sorunu. kendisi kaybeder
 
O ne yaparsa yapsın naif davranıp yaptıklarını alttan aldınız, sineye çektiniz. Artık o kadar şımarmış ki muhabbet etmek istediğinizi söylemiştiniz ona bile yanaşmamıştı. Siz her zaman onun aklının bir köşesinde olacaksınız ama tabiki de duygu anlamında değil. Yanında barınabileceğim beni her halimle kabul eden bugün yazsam kabul edecek biri var diye düşünecek. Cebindesiniz yani. Bu olaydan sonra bir kere daha birlikte olursanız işte o zaman size geçmiş olsun. Daha yakanızı bırakmaz, siz de ona kapıldığınız için sağlıklı ilişki nedir bilmeden yıllarınızı heba edersiniz.
 
Çünkü genelde 15'li yaşlarda yaşanılan deneyimi daha fazla bilgi ve açlık halinde olduğunuz 30'lu yaşlarda yaşadınız. İnsanın küçükken derinliğinin farkına varamadığı yalnızlık, çaresizlik, güvensizlik gibi hisler ilerleyen yaşlarda aniden ortaya çıkınca tarumar ediyor. Sizin şimdiye değin alışa alışa bugünlere güçlü halde gelmeniz gerekirdi. Şuan hayat size biraz geç kalmış bir ders veriyor, acı bu yüzden fazla.
Şuan kendi halinde zihniniz hiçbir şeyi olumlu göremez, bu yüzden bence ne kadar umut barındıran şey varsa sürekli kendinizi ona maruz bırakın. Neşeli şarkılar açın, fon müziği gibi evde hep çalsın. Sakin, huzurlu filmler izleyin.
Size sanki hayatınızda bir dönem kapandı ve geriye sadece umutsuzluk, sıradanlık, boşluk kaldı gibi geliyordur. En değerli bulduğunuz parçanız, çocuksu, romantik yanınız öldürülmüş de bundan böyle kuru, yavan, hayallerin olmadığı bir hayata mahkum kalmışsınız gibi. Ama bitmedi hiçbir şey, değişmediniz siz. Yani karakterinizi saçma bir insanın saçma hareketleri sebebiyle değiştirmek, hayallerinizi aşağı çekmek zorunda değilsiniz. Bin kat daha fazla sevgi dolu, huzur, güven veren, yarı yolda bırakmayan, güçlü, onurlu insanlar var. Kaybetmediniz, bir şey bitmedi. Hayat sayısız ihtimalle sizin tarafınızdan deneyimlenmeyi bekliyor. Yaşamayı ertelemeyin.
O sorunlu insan nasılda hayatın tadını çıkarıyor, hiç yataklara düşüyor mu? Haksızlık değil mi bu? Sen niye acı çekecek mişsin, 15 günde üç defa yemek ne demek? Üzüntünü öfkeye çevir.
Sana daha öncede aynı öneride bulunmuştum, yine söyleyeyim; dağa taşa da olsa derdini anlat. Düşünürken sesli konuş. Düşüncelerin dışarı çıkması lazım. Anlattıkça etkisi azalacaktır.
 
Çünkü genelde 15'li yaşlarda yaşanılan deneyimi daha fazla bilgi ve açlık halinde olduğunuz 30'lu yaşlarda yaşadınız. İnsanın küçükken derinliğinin farkına varamadığı yalnızlık, çaresizlik, güvensizlik gibi hisler ilerleyen yaşlarda aniden ortaya çıkınca tarumar ediyor. Sizin şimdiye değin alışa alışa bugünlere güçlü halde gelmeniz gerekirdi. Şuan hayat size biraz geç kalmış bir ders veriyor, acı bu yüzden fazla.
Şuan kendi halinde zihniniz hiçbir şeyi olumlu göremez, bu yüzden bence ne kadar umut barındıran şey varsa sürekli kendinizi ona maruz bırakın. Neşeli şarkılar açın, fon müziği gibi evde hep çalsın. Sakin, huzurlu filmler izleyin.
Size sanki hayatınızda bir dönem kapandı ve geriye sadece umutsuzluk, sıradanlık, boşluk kaldı gibi geliyordur. En değerli bulduğunuz parçanız, çocuksu, romantik yanınız öldürülmüş de bundan böyle kuru, yavan, hayallerin olmadığı bir hayata mahkum kalmışsınız gibi. Ama bitmedi hiçbir şey, değişmediniz siz. Yani karakterinizi saçma bir insanın saçma hareketleri sebebiyle değiştirmek, hayallerinizi aşağı çekmek zorunda değilsiniz. Bin kat daha fazla sevgi dolu, huzur, güven veren, yarı yolda bırakmayan, güçlü, onurlu insanlar var. Kaybetmediniz, bir şey bitmedi. Hayat sayısız ihtimalle sizin tarafınızdan deneyimlenmeyi bekliyor. Yaşamayı ertelemeyin.
O sorunlu insan nasılda hayatın tadını çıkarıyor, hiç yataklara düşüyor mu? Haksızlık değil mi bu? Sen niye acı çekecek mişsin, 15 günde üç defa yemek ne demek? Üzüntünü öfkeye çevir.
Sana daha öncede aynı öneride bulunmuştum, yine söyleyeyim; dağa taşa da olsa derdini anlat. Düşünürken sesli konuş. Düşüncelerin dışarı çıkması lazım. Anlattıkça etkisi azalacaktır.
Yorumunuza bayıldım. Gerçekten de öyle. Hayata geç atılmak, tecrübesizlik ya da tecrübelerin az olması ayrılık sonrası duyguların yoğun yaşanmasına sebep olabilir. Hepimizin stresli, zorlu anlarda olaylara verdiği tepki çok farklı. Çocukluk ve ergenlik döneminde eksik kalan şeyler, yetişkinlikte biriyle ilişki kurmaya çalışırken patlak veriyor. Konu sahibi şu an ne yapacağını şaşırmış durumda. Duygularını yoğun yaşıyor ama kendisini hiç ama hiç hak etmeyen biri için üzülüyor. Bu bahsettiğimiz ilişki de sevgililerin el ele yürüyüp dışarda yemek yediği gezip tozduğu sarmaş dolaş sevgi dolu normal bir ilişki değildi. Eğer bütün bunları tekrar tekrar kendine hatırlatırsa kendine geleceğini düşünüyorum. Ama bu süreçte psikologla da devam etmesi lazım bir süre.
 
Üzüldüğünüz kişinin tam bir parazit olduğunu ve sizi her açıdan kullandığını hatırlıyorum. 15 gün bu herife üzülmek için çok fazla. En güzel ilişkilerimden birine 4 gün üzülüp 5. Gün amaaaaan banane diye uyanmıştım. Çocuğunuzun babasıyla ayrılmıyorsunuz, sevgilim bile diyemediğiniz bir asalaktan kendinizi kurtardınız o kadar. Ayrıca geçen konunuzda da yanlış hatırlamıyorsam maddi sıkıntılar ve intihardan bahsediyordunuz. Çevrenizde nasıl insanlar var bilmiyorum ama güvendiğiniz ve mantıklı olduğunu düşündüğünüz arkadaşlarınızla, yakınlarınızla dertleşin, paylaşmak üzüntüyü azaltır ve olaylara daha objektif bakabilmenizi sağlar.
 
Niye paraliyorsun ki kendini, koskoca kadına yakışıyor mu şu haller ergen gibi, e ağla sürün devam et bari başka adam mı kalmadı neyin ızdırabi bu 🙄

Kendinizi zorlamayın, olmuyor iyileşemiyorum diyerek kendinizi sabote etmeyin. Ben de ilaca ilk başladığımda aynı böyle düşündüm. İşe yaramıyor ,boşuna uğraşıyormuşum gibi geliyordu. Her zaman mutlu, huzurlu olmamız mümkün değil. Kendinizi akışa bırakmaya çalışın. Hayat böyle. Üzüntü, öfke ,korku,kaygı,mutluluk vs bütün bunlar hayatın bir parçası. Her zaman yükseliş olacak diye bir şey yok.

Yeme biseyler iç yani kac yasindasin sacma sapan seyler yapma. 12 yillik evliyim kocami da seviyorum bir sorunum yok evlilikte ama bosansam kendimi gebertmem.
Hala gencligin guzelligin varken git takil guzel degilsen de git guzelleş bir suru seyler cikti.
Bi tane birine uzulerek zaman olduruyorsunuz da bu yaslar gececek yaslaninca dedeler olacak bi tek etrafinda 😃

Kendinizi aç bırakmayın yemek için zorlayın. Ben de üzülünce iştahı kesilen gruptayım. Nasıl ki arabanın çalışmak için benzine ihtiyacı var bizim de hayata sağlıklı şekilde devam etmemiz için düzenli uyku ve beslenmeye ihtiyacımız var. Uyku düzeniniz nasıl bu aralar ? Bu arada kan tahlili yapıp vitaminlere baktırdınız mı ?

Önceki konu ne? Link paylaşır mısınız

Önceki konuları bilmiyorum ama bir erkeğin ardından bu hale gelmek, ölmek istemek falan biraz abartılı tepkiler değil mi? Hayatınızda hiç gerçek acı yaşamamış olmalısınız bir adamın arkasından bu hale gelmek için. Ne mutlu size.

Yas süresi 40 gündür. Kendine zaman vermen lazım. Herhangi bir şey yapmak için kendini zorlama, acını yaşa. En zorunu atlatmışsın, geriye kabullenme ve sakinleşme evresi kalmış.

Bir de şöyle düşünün siz aslında sevgili değildiniz ,sadece ev arkadaşıydınız. Sohbet etmek yok, ilgi göstermek yok, başkalarıyla görüşüp flört ediyor size açık açık sadakat borcu olmadığını söyleyen birisi. Kendinizi böyle berbat birine ve buna benzer ilişkiye layık görmeyin. Siz daha iyi ,sağlıklı bir ilişkiyi hak ediyorsunuz. Gerçek sevgide karşılıklı saygı, ilgi,özen ,güven ,sadakat vardır. O kişi aklınıza her geldiğinde bir kağıda yaşadığınız tüm sorunları yazın. Üzülüp ağlamak çok normal bir şey. Boşanma sürecinde ben de bitik haldeydim gecem gündüzüm karışmış, yemek uyku nedir unutmuştum. İnsan birine, belli düzene alışınca sarsılıyor. Ama daha önemli bir sorun var ortada. Sevginizin, ilginizin karşılığını vermeyen birisi olmasına rağmen ısrarla o durakta durmak kendinize saygısızlık. Toparlanmanız için öz sevgi, öz güven,öz saygı kavramları üzerinde de çalışmanız gerekiyor.

Önceki konuya baksanız üzüldüğü ağlayıp durduğu kişinin nasıl biri olduğuna baksanız çok şaşırırsınız. Yani cidden böyle biri için kurtulduğuna sevineceğine kendini paralaması ayrı, kendini o kişi için bunca zamandır getirmiş olduğu hal ayrı üzücü

Önceki konunuzu bilmiyorum ama yazilanlardan anldigim kadariyla rezil birinden ayrilmissiniz ne kadar rezil bir oldugu akliniza hep gelsin. Caniniz yanabilir normal sonucta bir iliskiden cikmissiniz yeni hayatiniza adapte olmak biraz zorlayabilir sizi . Kendinizi kasmayın, ablam boyle cok deli gibi asik oldugu nişanlisindan ayrildiginda yıkılmisti boyle agliyordu her yerde agliyordu . 70 kilo kiz 50 kiloya düşmüstu ben küçüktüm cok destekte olamiyordum ama ablam tek basina asti bir ay kadar agladi kilo verdi sonra bi ay kadar sonra yenilenmis gibiydi. Unuttu o iliskisini adam dönmeye calisti yalvardi hatta 5 sene kadar falan sürdü adamin yalvarmasi yuzune bile bakmadi ablam. Suan evli cocuklu. Sağlık olsun geri kalan her şey çözülür. Geçecek yani hicbir aci sonsuza kadar sürmeyecek.

bu site dahil onu size hatırlatacak sosyal medyadan kaçınmanız lazım. hatta şarkı bile dinlemeyin. Adem Güneş'in Bırak ve Rahatla isimli bir kitabı var. Aşk değil ama benzer bir buhrandan çıkmama çok yardımcı olmuştu, tavsiye ederim. Orada bir çeşit detokstan bahsediyor. Uygularsanız gerçekten işe yarıyor. Siz şu an aşkınızdan değil kendinizi değersiz hissettiğiniz için sıkıntı çekiyorsunuz.

öncelikle o ciğersizden kurtulduğun için tebrik ederim gözünaydın. ama şu acılı hallerini kenara bırak. adam senin yanındayken başkası için hazırlanıp süslenip püslenip gidiyor. o hayatını yaşasın sen de arkasından ağla. kalk toparla kendini sen de başkalarıyla tanış sen de birileriyle flört et makyaj yap süslen kendine odaklan. o kendine odaklandığı için sen de ona odaklanıyosun. ama sen kendine odaklanırsan etrafındaki de sana odaklanır. işe giderken sakın perişan halde gitme. uykunu al gözaltların morarmasın parlasın. en güzel halinle git hergün işe. neşeli enerjili görün. o kendisi pişman olsun seni kaybettiğine. ha olmazsa da olmasın o da onun sorunu. kendisi kaybeder

O ne yaparsa yapsın naif davranıp yaptıklarını alttan aldınız, sineye çektiniz. Artık o kadar şımarmış ki muhabbet etmek istediğinizi söylemiştiniz ona bile yanaşmamıştı. Siz her zaman onun aklının bir köşesinde olacaksınız ama tabiki de duygu anlamında değil. Yanında barınabileceğim beni her halimle kabul eden bugün yazsam kabul edecek biri var diye düşünecek. Cebindesiniz yani. Bu olaydan sonra bir kere daha birlikte olursanız işte o zaman size geçmiş olsun. Daha yakanızı bırakmaz, siz de ona kapıldığınız için sağlıklı ilişki nedir bilmeden yıllarınızı heba edersiniz.

Çünkü genelde 15'li yaşlarda yaşanılan deneyimi daha fazla bilgi ve açlık halinde olduğunuz 30'lu yaşlarda yaşadınız. İnsanın küçükken derinliğinin farkına varamadığı yalnızlık, çaresizlik, güvensizlik gibi hisler ilerleyen yaşlarda aniden ortaya çıkınca tarumar ediyor. Sizin şimdiye değin alışa alışa bugünlere güçlü halde gelmeniz gerekirdi. Şuan hayat size biraz geç kalmış bir ders veriyor, acı bu yüzden fazla.
Şuan kendi halinde zihniniz hiçbir şeyi olumlu göremez, bu yüzden bence ne kadar umut barındıran şey varsa sürekli kendinizi ona maruz bırakın. Neşeli şarkılar açın, fon müziği gibi evde hep çalsın. Sakin, huzurlu filmler izleyin.
Size sanki hayatınızda bir dönem kapandı ve geriye sadece umutsuzluk, sıradanlık, boşluk kaldı gibi geliyordur. En değerli bulduğunuz parçanız, çocuksu, romantik yanınız öldürülmüş de bundan böyle kuru, yavan, hayallerin olmadığı bir hayata mahkum kalmışsınız gibi. Ama bitmedi hiçbir şey, değişmediniz siz. Yani karakterinizi saçma bir insanın saçma hareketleri sebebiyle değiştirmek, hayallerinizi aşağı çekmek zorunda değilsiniz. Bin kat daha fazla sevgi dolu, huzur, güven veren, yarı yolda bırakmayan, güçlü, onurlu insanlar var. Kaybetmediniz, bir şey bitmedi. Hayat sayısız ihtimalle sizin tarafınızdan deneyimlenmeyi bekliyor. Yaşamayı ertelemeyin.
O sorunlu insan nasılda hayatın tadını çıkarıyor, hiç yataklara düşüyor mu? Haksızlık değil mi bu? Sen niye acı çekecek mişsin, 15 günde üç defa yemek ne demek? Üzüntünü öfkeye çevir.
Sana daha öncede aynı öneride bulunmuştum, yine söyleyeyim; dağa taşa da olsa derdini anlat. Düşünürken sesli konuş. Düşüncelerin dışarı çıkması lazım. Anlattıkça etkisi azalacaktır.

Yorumunuza bayıldım. Gerçekten de öyle. Hayata geç atılmak, tecrübesizlik ya da tecrübelerin az olması ayrılık sonrası duyguların yoğun yaşanmasına sebep olabilir. Hepimizin stresli, zorlu anlarda olaylara verdiği tepki çok farklı. Çocukluk ve ergenlik döneminde eksik kalan şeyler, yetişkinlikte biriyle ilişki kurmaya çalışırken patlak veriyor. Konu sahibi şu an ne yapacağını şaşırmış durumda. Duygularını yoğun yaşıyor ama kendisini hiç ama hiç hak etmeyen biri için üzülüyor. Bu bahsettiğimiz ilişki de sevgililerin el ele yürüyüp dışarda yemek yediği gezip tozduğu sarmaş dolaş sevgi dolu normal bir ilişki değildi. Eğer bütün bunları tekrar tekrar kendine hatırlatırsa kendine geleceğini düşünüyorum. Ama bu süreçte psikologla da devam etmesi lazım bir süre.

Üzüldüğünüz kişinin tam bir parazit olduğunu ve sizi her açıdan kullandığını hatırlıyorum. 15 gün bu herife üzülmek için çok fazla. En güzel ilişkilerimden birine 4 gün üzülüp 5. Gün amaaaaan banane diye uyanmıştım. Çocuğunuzun babasıyla ayrılmıyorsunuz, sevgilim bile diyemediğiniz bir asalaktan kendinizi kurtardınız o kadar. Ayrıca geçen konunuzda da yanlış hatırlamıyorsam maddi sıkıntılar ve intihardan bahsediyordunuz. Çevrenizde nasıl insanlar var bilmiyorum ama güvendiğiniz ve mantıklı olduğunu düşündüğünüz arkadaşlarınızla, yakınlarınızla dertleşin, paylaşmak üzüntüyü azaltır ve olaylara daha objektif bakabilmenizi sağlar.
Internetten ayrılık sürecinin daha sağlıklı nasıl atlatılacagina dair ne kadar video varsa izledim izliyorum söylenenleri uygulamaya calisiyorum
Yemek yemek için kendimi zorluyorum ama bugün küçük bir parça tavuğu bile bitiremedim

Kendi kendime kafamı dağıtacak uğraşlar bulmaya çalışıyorum ama aklımdan bi turlu çıkaramıyorum

Söylemiştim daha önce bana kendimi kotu hissetmeme sebep olacak yaşattığı yada yaşanmadığı seyleri yazıyorum normalde bu durumda ondan soğumam gerekirken daha xok uzuluyorum ben kendime neden bunu yapıyorum niye diye

Bugun internetten bulduğum farkli bi psikologla görüşme yaptım sansimi denemek istedim o da ilk ilişkimi bu yaşta yaşadığım için yaşadığım durumun gayet normal olduğunu bu durumun tam olarak bir yoksunluk oldugubu suan herhangi bir sigara ve alkol bağımlısınin sigara ve alkolü bıraktığı süreçle aynı şeyi yaşadığımı söyledi

Burda kim ne yazıyorsa yorumlarda ne yazılıyorsa hepsini tek tek uygulamaya calisiyorum hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim
 
Çünkü genelde 15'li yaşlarda yaşanılan deneyimi daha fazla bilgi ve açlık halinde olduğunuz 30'lu yaşlarda yaşadınız. İnsanın küçükken derinliğinin farkına varamadığı yalnızlık, çaresizlik, güvensizlik gibi hisler ilerleyen yaşlarda aniden ortaya çıkınca tarumar ediyor. Sizin şimdiye değin alışa alışa bugünlere güçlü halde gelmeniz gerekirdi. Şuan hayat size biraz geç kalmış bir ders veriyor, acı bu yüzden fazla.
Şuan kendi halinde zihniniz hiçbir şeyi olumlu göremez, bu yüzden bence ne kadar umut barındıran şey varsa sürekli kendinizi ona maruz bırakın. Neşeli şarkılar açın, fon müziği gibi evde hep çalsın. Sakin, huzurlu filmler izleyin.
Size sanki hayatınızda bir dönem kapandı ve geriye sadece umutsuzluk, sıradanlık, boşluk kaldı gibi geliyordur. En değerli bulduğunuz parçanız, çocuksu, romantik yanınız öldürülmüş de bundan böyle kuru, yavan, hayallerin olmadığı bir hayata mahkum kalmışsınız gibi. Ama bitmedi hiçbir şey, değişmediniz siz. Yani karakterinizi saçma bir insanın saçma hareketleri sebebiyle değiştirmek, hayallerinizi aşağı çekmek zorunda değilsiniz. Bin kat daha fazla sevgi dolu, huzur, güven veren, yarı yolda bırakmayan, güçlü, onurlu insanlar var. Kaybetmediniz, bir şey bitmedi. Hayat sayısız ihtimalle sizin tarafınızdan deneyimlenmeyi bekliyor. Yaşamayı ertelemeyin.
O sorunlu insan nasılda hayatın tadını çıkarıyor, hiç yataklara düşüyor mu? Haksızlık değil mi bu? Sen niye acı çekecek mişsin, 15 günde üç defa yemek ne demek? Üzüntünü öfkeye çevir.
Sana daha öncede aynı öneride bulunmuştum, yine söyleyeyim; dağa taşa da olsa derdini anlat. Düşünürken sesli konuş. Düşüncelerin dışarı çıkması lazım. Anlattıkça etkisi azalacaktır.
Aslinda sadece duygusal ilişki anlamında değil ben bazı nedenlerden dolayı hayata cok gec başlamış biriyim aileden kaybakli çevrem olmadi okul arkadaşı vs ikili ilişkilerle bile çok geç tanıştım iş hayatına geç başladım o yuzden ilişkilerimde düzeni tutturmak biraz zor oluyor maalesef ama iş duygusal ilişkiye bağlanınca bide kaygılı bağlanan biriyim bu yaşanan beni iyice tepe taklak etti

Söylediklerinizi tek tek uygulamaya calisicam
 
O ne yaparsa yapsın naif davranıp yaptıklarını alttan aldınız, sineye çektiniz. Artık o kadar şımarmış ki muhabbet etmek istediğinizi söylemiştiniz ona bile yanaşmamıştı. Siz her zaman onun aklının bir köşesinde olacaksınız ama tabiki de duygu anlamında değil. Yanında barınabileceğim beni her halimle kabul eden bugün yazsam kabul edecek biri var diye düşünecek. Cebindesiniz yani. Bu olaydan sonra bir kere daha birlikte olursanız işte o zaman size geçmiş olsun. Daha yakanızı bırakmaz, siz de ona kapıldığınız için sağlıklı ilişki nedir bilmeden yıllarınızı heba edersiniz.
Aslinda bu ayrılmanın oncesinde ben kendisiyle net olarak konuşmuştum bir dahaki bir ayrılıkta ayrılık ondan yada benden kaynaklı olsun hic birleşimde geri dönüşünün olmayacagini söylemiştim ona o yuzden gitmek istersen herzaman gidebilirsin ama geri dönüşü olmaz o yüzden iyi düşünüp olna göre karar ver demistim
 
Günaydın kızlar

Daha önceki açtığım konuları bilen varsa adı olmayan bir ilişkide erkek arkadasimdan ayrildim bugün 15. Gün hiç abartmıyorum 15 gündür her sabah uyandığımda kalbimin üstünde fiziksel bi sancıyla uyanıyorum
Onun eve ilk gelmediği gece uyandığımda bu his vardı sonrasinda hiç geçmedi istisnasız her sabah var bu his

Bu durumdan sonra aktif spora gitmeye başladım yürüyüş yapmaya çalışıyorum evde uzun süre yalnız kalmamaya calisiyorum arkadaşlarımı ariyorum uzun süre yalnız kalmamaya çalışacak seyler yapiyorum ama dünyam başıma yıkılmış gibi bir his var ve geçmiyor normalde beraber çalıştığım biriydi ve görevlendirme çıkmış bi sure(ne kadar olduğunu bilmiyorum ) başka bir yerde olacak yani onu görme durumumda olmayacak normalde benim toparlanmam için iyi bisey ama ben bunu duyunca daha da uzuldum

15 gün olacak toplasanız 3 kere adam akilli yemek yediğim olmadi evde ocak falan açılmadı normalde uzun yol gitmek bana iyi gelir yıllık izin aldim sehir disina ciktim 20 saat yol gittim 20 saat döndüm ama neredeyse tüm yol aglaya aglaya gecti otel odasından cikmadim sayilir maddi olarak cok sarpa sardığım bi dönemdeyiz suan öncelik olarak düşünmem gereken durum maddiyatım ama ben aklımı 10 dk olsun ondan uzaklastiramiyorum

Psikiyatriye gittim verdiği ilaçları düzenli kullanıyorum ama hala bu hal geçmiyor üstümden illa bu süreçlerden geçenler oldu nolur süreci nasıl anlattığınız paylaşıp destek olun
Çok mu hassas takıntılı birisiniz düşünsenize hayatta yirmi sene otuz sene evli olup ayrılan insanlar var evladını kaybeden binlerce insan var hemde genç yaşta onlara bile allah sabrını veriyor hayatlarına bir şekilde devam ediyorlar bu insanla her ne yaşamış olursanız olun her ne kadar severseniz sevin bence bu kadarı fazla ben olsam anammı babammı amaan eder geçerdim yani herkes geçiyor bu süreçlerden hatta durumu sizden kötü olanlar var çocuğu olup ayrılan insanlar var ama bir yere kadardır yani yemeden içmeden kesilip böyle hayatı bırakma raddesine gelecek kadar ne var arada açık söylym bu kadar hassas bir yapıya sahipseniz emin olun hayatta sevgilinizden ayrılmaktan ağır şeylerle imtihan edileceksiniz demekki siz onları hiç kaldıramazsınız psikolojik olarak kendinizi bu kadar düşüşe geçiren de bence kendinizsiniz elin adamı çekmiş gitmis yiyip içip keyfine bakıyor siz yemek yemeden kesiliyor onbeş gün hayattan kopuyorsunuz kara sevdaya düşmediniz ya bence sirkelenip ayağı kalkmalısınız
 
Neden ayrıldınız yani bunu bir kopuş ölüm gibi algılıyorsunuz .algınızı değiştirmezsiniz bu süre uzar gider .Bana hayatınızdaki tek sorun bu değil gibi geldi hepsi üst üste geldi o yüzden mi toparlanmak zor geliyor size( .Bu arada önceki konularınızı bilmiyorum a detayli olarak )
 
Eski konularınıza biraz göz attım bence sizin temel probleminiz sosyal izolasyon. Bu adamı unutsanız başkası olsa onla da aynı şeyleri yaşarsınız. Kafanızın içinde sizi baskılayan düşünceler var. Hayata tam açılamıyorsunuz. Bu adam iyi kötü biraz renk katmış, başta ufaktan ilgi göstermiş. Dış görünüşünü de beğenince kaptırıp gitmişsiniz. Gerekirse birileriyle sık sık flört edin ama bu seçeneksizlik halinden çıkın.
 
Internetten ayrılık sürecinin daha sağlıklı nasıl atlatılacagina dair ne kadar video varsa izledim izliyorum söylenenleri uygulamaya calisiyorum
Yemek yemek için kendimi zorluyorum ama bugün küçük bir parça tavuğu bile bitiremedim

Kendi kendime kafamı dağıtacak uğraşlar bulmaya çalışıyorum ama aklımdan bi turlu çıkaramıyorum

Söylemiştim daha önce bana kendimi kotu hissetmeme sebep olacak yaşattığı yada yaşanmadığı seyleri yazıyorum normalde bu durumda ondan soğumam gerekirken daha xok uzuluyorum ben kendime neden bunu yapıyorum niye diye

Bugun internetten bulduğum farkli bi psikologla görüşme yaptım sansimi denemek istedim o da ilk ilişkimi bu yaşta yaşadığım için yaşadığım durumun gayet normal olduğunu bu durumun tam olarak bir yoksunluk oldugubu suan herhangi bir sigara ve alkol bağımlısınin sigara ve alkolü bıraktığı süreçle aynı şeyi yaşadığımı söyledi

Burda kim ne yazıyorsa yorumlarda ne yazılıyorsa hepsini tek tek uygulamaya calisiyorum hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim

Siz hayatınız boyunca hep böyle takıntılı bir insanmışsınız, özellikle duygusal konularda hep aynı döngüde dönüp durmuşsunuz. Hala aynı yerdesiniz.

Bu konuya yazdığınız ilişki ki ilişki bile değilmiş kendiniz yazmışsınız adı konmamış bir şey diye, adamla beş aydır görüşüyormuşsunuz. Ne yaşadınız ne kadar hayatı ne kadar zamanınızı paylaştınız bu hale geliyorsunuz? Ortada gerçek ilişki, duygular yok. Siz de adamı sevmiyorsunuz. Sadece hayatınızdaki boşluğu doldurmak istemişsiniz adamla, ee adam gidince boşlukta kalmışsınız.

Daha önce yine birisini takıntı yapmışsınız. Sürekli konularınız hayatınızda erkek olmamasından yakınmakla geçmiş. Yanlış okumadıysam atanmış, düzenli geliri, garanti işi olan birisiniz. 40 yaşına gelmişsiniz nerdeyse.

Bu kadar sağlıklı olmayan ruh hali ve zihinle hayatınızı zorlaştırırsınız, yaptığınız işi düzgün yapamazsınız. Gerekirse yatarak tedavi olsun.

Yatarak tedaviye ihtiyacım yok diyorsanız, kalkın gidin iş bulun, ek iş yapın çalışın. Gerçek hayata karışın.

Gerçekten üzüntüden duygusal anlamda zor süreç geçiren aklı başında biri olsanız, üzülürdüm daha farklı yazı yazardım. Ama hayatını aynı döngüde geçirip duran birine başka şey yazılacağını sanmıyorum.



 
Çok toksik bir insansınız. İyi gidin pas pas olun adama öyle daha iyi hissedecekseniz. Ölüyorum bitiyorum mahvoldum ne bekliyordunuz kendinizden ayrılır ayrılmaz iyi olmayacağınız belliydi. Acıya acıya kanata kanata geçecek izin verirseniz dayanamıyorum yapamıyorum diyorsanız adamın kuklası olun bu size daha iyi geliyorsa 😒
Yok valla haklısın. Bu ne böyle ? Sanki evladı vefat etti , sanki çok sevdiği annesi genç yaşta kanser oldu, sanki bir kaza geçirdi . Elin adamı ki kendisine bırak evlenmeyi sevgili olmayı bile layık görmüyordu . Bu herif için bunalımlara giriliyor ölmek isteniyor . Artık valla akıl da vermeyeceğim . Hayatını istediği kadar boşa harcayabilir . Böyle hemcinsim de varmış der geçerim artık. Valla yeter billa yeter.
 
Back
X