• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Neden boşanmıyorsunuz?

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Alt Komşum çalışıyor evi geçindiren bir kadın. Kirayı ödüyor. Çocuğu özel okula gönderiyor. bakıcıyı ödüyor. Evin alışverişini yapıyor vs vs. Akşam ben eve gelmiş oğlanı uyutmuş spora giderken kadın eve yeni geliyor oluyor 9da falan.
Asalak kocası çalışmadığı gibi ne çocukla ilgileniyor ne de evde bir tabağı alıp bulaşık makinesine koyuyor. düzenim bozulmasın diye de katlanıyor. Benim bildiğim kısım bu. Ben evde bir asalak beslemek istemezdim. Adamın başka kötü özellikleri olduğuna da adım gibi eminim ama bana bu kadardan bahsetti… bu kadın akıllı bir kadın boşan demek haddime de değil ama üzülüyorum onun adına.
benim eski sevgilimin ablası
küçük bankalardan birinde yönetim kurulunda filandı

şu hani "ingilizce işletme" en iyi okullardandı bir dönem, o dönemin çocuklarından.
bu kız sabah 6 da kalkıp çocuğu kreşe (sonra okul zamanı gelince okula) bırakıp işe gidip onu alıp eve getirip bırakıp, tekrar işe gidip (bazen 10-11lere kadar mesailerle) yaşadı senelerce (bizim ilişkimiz kısaydı da dinledim yani öyle olmuş hep)

neden
efendim eşi beyzade (genelde çalışmayan bir beyefendi) sevmiyormuş da sabah kalkıp bırakamazmış da...
eşi beyzade bi giyinip süslenip gezmeyi bilen değişik bir tipti

kız da okul biter bitmez mok var gibi evlenmiş işte özel okul, evde tam zamanlı bakıcı, araba, ev kredisi bir de üstüne arsa fon falan filan yatırımlar her şey bu kızdaydı...ev işi de bundaydı bakıcı yardımcı bişekilde götürüyordu.
artık o kadarını bilmiyorum da herhalde arabayı sanayiye de kız götürüyordur diye tahmin ediyorum.

boşansa kızın çalışıp aldığının yarısı bir de adamın olacak...şimdi boşanmıyor diye kızsan olmuyor, kızmasan olmuyor.
 
Oyuncu İpek Tuzcuoğlu zamanında Türkiye'de kadınlar ekonomik nedenlerden ötürü boşanamıyor, maddi imkanları olsa %95'i boşanır demişti. Aslında dediği çok doğru burdaki kullanıcılar çok kolayca boşan diyebiliyor ama arka planı kimse görmüyor. Aile evi de istisnalar olsa da bir daha asla eskisi gibi olmuyor bir de çocuk varsa iş daha da karmaşık hale geliyor.
Maddi imkanı olmayıp boşanamayan insanı anlıyorum empati kurabiliyorum ama ayakları üzerinde durup kariyeri olan buna rağmen mutsuz evliliklerine devam eden kadınları hiç anlayamıyorum. Üniversitede bir arkadaşım vardı kız çok güzel bir ünivesitenin mimarlık bölümünü okuyodu. Uzun süreli bir ilişkisi vardı, çocuk kendi okulundan bölümündendi. İlk bakışta denk gibi duruyolar ama içten içe çocuk her fırsatta kızı aşağılar, manipüle eder, kafasına göre soğuk davranır, özel günlerini kutlamaz, hatta “istesem seni aldatırım ama yapmıyorum kıymetimi bil” diyen hırtın tekiydi. Arkadaşımı çok uyardım, kendi değerinin farkına var, bak ileride evlenirsen her şey daha kötü olur dedim. Her defasında kız ağladı zırladı, daha iyisini bulamam dedi, evlenince aynı evde daha iyi oluruz dedi, şöyleydi böyleydi derken evlendiler. Sonuç her şey daha kötü… Adam daha da huysuzlaşmış, evde hiçbir işe yardım bile etmezmiş, sürekli hır gür. Kızın o kadar güzel mesleği var kariyeri var ama kendine değer vermiyor işte. Anlamıyorum bu kadar ezilmek neden. Elin şeyi boklu erkeğini bu kadar pohpohlandırmak neden yani. Böyle adamlar da kendini bir halt sanıyor böyle güzel kariyerli kadınlar onları alttan aldıkça daha da bir tarafları kalkıyor…
 
Maddi imkanı olmayıp boşanamayan insanı anlıyorum empati kurabiliyorum ama ayakları üzerinde durup kariyeri olan buna rağmen mutsuz evliliklerine devam eden kadınları hiç anlayamıyorum. Üniversitede bir arkadaşım vardı kız çok güzel bir ünivesitenin mimarlık bölümünü okuyodu. Uzun süreli bir ilişkisi vardı, çocuk kendi okulundan bölümündendi. İlk bakışta denk gibi duruyolar ama içten içe çocuk her fırsatta kızı aşağılar, manipüle eder, kafasına göre soğuk davranır, özel günlerini kutlamaz, hatta “istesem seni aldatırım ama yapmıyorum kıymetimi bil” diyen hırtın tekiydi. Arkadaşımı çok uyardım, kendi değerinin farkına var, bak ileride evlenirsen her şey daha kötü olur dedim. Her defasında kız ağladı zırladı, daha iyisini bulamam dedi, evlenince aynı evde daha iyi oluruz dedi, şöyleydi böyleydi derken evlendiler. Sonuç her şey daha kötü… Adam daha da huysuzlaşmış, evde hiçbir işe yardım bile etmezmiş, sürekli hır gür. Kızın o kadar güzel mesleği var kariyeri var ama kendine değer vermiyor işte. Anlamıyorum bu kadar ezilmek neden. Elin şeyi boklu erkeğini bu kadar pohpohlandırmak neden yani. Böyle adamlar da kendini bir halt sanıyor böyle güzel kariyerli kadınlar onları alttan aldıkça daha da bir tarafları kalkıyor…
Bu hikayeler gibi örnekler de çok bence aile bunun sebebi
Baba ya da anne sevgisi eksikliği tabi özdeğer eksikliği de olabilir.
 
Zaman zaman sorun ise hangi birini sayayım ki?
Ama şu popüler konularla benzer.
Gerçekten sağlıklı düzgün evliliği ya da ilişkisi olanlar neyi doğru yapıyor, nasıl 12den vuruyor ?
Yoksa alttan alıp problemleri görmezden mi geliyorlar?
Bir şeyi farkettim.Erkek üzerine düşeni ,yapması gerekeni yapıyorsa anlayış hoşgörü ve empati sahibiyse o evlilikte sorun olmuyor.Böyle bir erkeğe rağmen sorun çıkaran kadın yok mu var bence.O da Allahtan belasını arıyordur.Teyzem eşimi gördüğünde şu cümleyi kullanmıştı.”Yapılması gerekeni sen söylemeden yapıyor.”Bu çok önemli bir şey bence.Sizin eşinizden şikayetçi olduğunuz şeyler nedir mesela?Alttan alınan şeylerin ne olduğu da önemli.Atıyorum eşim her türlü fedakarlığı yapar.Yeri gelir baba şefkati gösterir yeri gelir korur kollar.Hatta babamdan görmediğim iyiliği ondan gördüm.Ama işi gereği çok stresli.(Ağır ceza avukatı).Çok stresli davalar alıyor ve bazen sebepsiz yere parlayabiliyor.Ben onu alltan alıyorum öyle durumlarda.
 
Maddi imkanı olmayıp boşanamayan insanı anlıyorum empati kurabiliyorum ama ayakları üzerinde durup kariyeri olan buna rağmen mutsuz evliliklerine devam eden kadınları hiç anlayamıyorum. Üniversitede bir arkadaşım vardı kız çok güzel bir ünivesitenin mimarlık bölümünü okuyodu. Uzun süreli bir ilişkisi vardı, çocuk kendi okulundan bölümündendi. İlk bakışta denk gibi duruyolar ama içten içe çocuk her fırsatta kızı aşağılar, manipüle eder, kafasına göre soğuk davranır, özel günlerini kutlamaz, hatta “istesem seni aldatırım ama yapmıyorum kıymetimi bil” diyen hırtın tekiydi. Arkadaşımı çok uyardım, kendi değerinin farkına var, bak ileride evlenirsen her şey daha kötü olur dedim. Her defasında kız ağladı zırladı, daha iyisini bulamam dedi, evlenince aynı evde daha iyi oluruz dedi, şöyleydi böyleydi derken evlendiler. Sonuç her şey daha kötü… Adam daha da huysuzlaşmış, evde hiçbir işe yardım bile etmezmiş, sürekli hır gür. Kızın o kadar güzel mesleği var kariyeri var ama kendine değer vermiyor işte. Anlamıyorum bu kadar ezilmek neden. Elin şeyi boklu erkeğini bu kadar pohpohlandırmak neden yani. Böyle adamlar da kendini bir halt sanıyor böyle güzel kariyerli kadınlar onları alttan aldıkça daha da bir tarafları kalkıyor…
Annem mesela.Boşansa gidecek yeri yoktu çalışmadığı için de malesef 55 yıldır babama katlanıyor.Ben atandıktan sonra çok ısrar ettim boşan diye ama bu kadar sene çektim artık gitmem bir yere dedi.
Ama çalışan ayakları üzerinde duran insanları ben de anlamıyorum.Öğretmen bir arkadaşım iki çocuğuyla dayanılmayacak kadar mutsuz bir evlilik sürdürüyor.Kendine ait bir evi var mesleği var çalışıyor.Boşansa ailesi destek ve babası dağ gibi arkasında .Ama psikopat bir adamla yaşamayı tercih ediyor.
 
Oyuncu İpek Tuzcuoğlu zamanında Türkiye'de kadınlar ekonomik nedenlerden ötürü boşanamıyor, maddi imkanları olsa %95'i boşanır demişti. Aslında dediği çok doğru burdaki kullanıcılar çok kolayca boşan diyebiliyor ama arka planı kimse görmüyor. Aile evi de istisnalar olsa da bir daha asla eskisi gibi olmuyor bir de çocuk varsa iş daha da karmaşık hale geliyor.
Aynen öyle bana evine hele ki çocukla döndü isen acaba aldatilmayi kabul edip otursamıydım diye düşünürken buluyorsun kendin
Kadınlar için hiç kolay değil bazı seyler malesef
 
Benım ablam kısa zaman önce bosandı.
Benım gördüğüm şey şu en çok kadınlarda toplumsal baskı.
Milletin aha beceremedi basaramadı lafları.
Ya da işte kadının suratsızlıgının huysuzluğunun buna baglanması gibi.
En modern gördüğümüz adamlar bıle boşanmış kadın hakkında ılerı gerı konuşması her negatif yaklaşımı buna baglaması gıbı nedenler. Ben calısan kadınların bosanmama nedenini en çok toplumsal kaygıya bağlıyorum.
Konfor alanı olayı da var.
Bırde beynımıze işlenen kodlar.
Boşanmak için kumar içki dayak bunlar elzem gözüküyor diğerleri faso fıso.
Bır de ne kadar özgürüz felan desek bıraz lafta.
Topluma bır sekılde bağlıyız.
Mesela ablam bosanınca annem hemen şunu dert ettı zaten ablam ıcın huysuzluğunun diyecekler dedı.
Eniştemın hiçbir olumlu yanı yok kendı anası hıc dert etmedı bosanırken.
Hayırdır neden dıye sormadı ne torununu ne ablamı.
Ama kız annesı olarak benım annem hep dertleniyor.
Bız ablama destek olmak için mahkeme gunu gıttık yanında olduk esımle.
Karşı taraftan kımse yoktu o kadar sallamadılar.
Ama ablamın yuzde 30 kusuru varsa yuZde 70 enıstemındır.
Ama sorgulanan ve laf edılen hep ablam olacak.
Aılemın cevresı ya da ablamın okulundakı arkadaşları vs.
Kısaca kadınların çoğu bunlarla yüzleşmek yerine büyük olaylar yoksa kumar şiddet gibi bır sekılde katlanıyor.
Benım bır tanıdıgım ogretmen kadın vardı çok marjinal bır yasamı vardı evliydi.
Esı ile sorunları vardı ve o kadın hayatta çekmez dersın o adamı tam 17 yıl cektı.
Yenı bosandı ve kendı de diyor son ana kadar mücadele ettım.
Aılesı seküler bır aıle ve o aıle bıle ısrarla surdurmesını istemiş.
Ve kadın boşandıktan sonra yaklasık 1 yıl sonra yenıden evlendi.
Rahat bır kadın çocuğu var yıllarca evlenmeden yaşayabilirdı.
Ama o kadın bıle bosanır bosanmaz evlendi.
Toplumda yıne evlı kadına verılen bır değer var.
Çoğu kadın bu imajı zedelemişim istemiyor.
Eve gitmemek ıcın nöbet tutan arkadaslarım vardı benim.
Haftanın ıkı günü pansıyon da nöbet tutardı.
Ikı gün ıkı gün derdı.
 
Siz konularımda linç yedim diyince konularınızı okudum ve neden linç yediğinizi anladım.

Bir kere size kimse boşan dememiş, tam tersine sorunun sizde olduğunu söylemişler siz asla kabul etmemişsiniz. Şu anda sanki insanlar size imkanınız olmamasına rağmen boşan demişler gibi davranıyosunuz ama tam tersine size hatalarınızı göstermeye çalışmışlar.

Cidden şurda yazdıklarınızla konularınızdaki yorumların hiçbir alakası yok.
Mirta sen diyince konuya baktım. Esasında büyük bir sorunları da yok tamamen saygıyı korumamanın verdiği bir sorun var.
Konu sahibi düzgün evlilik nasıl yürüyor diyorsun ya saygıyla yürüyor en temelde.
On senedir evliyiz neredeyse 14 senedir beraberiz, bir kere bile küfürlü aşağılamalı kavga etmedik. Bu nedenle birbirimize saygımızı sürdürüyoruz.
Bundan sonrasında toparlar mısınız bilmem. Ama böyle yürümez. Tartışma adabı olmazsa aynı evde yürümez.
Sizin iki tarafta da çocukça bir itişme saçma bir şakalaşma anlayışı ve kavgalarda ağız bozma küfür var. Bu şekilde yürümez elbette.
Saygı sınırını korumak lazım evlilikte
 
Aynen öyle bana evine hele ki çocukla döndü isen acaba aldatilmayi kabul edip otursamıydım diye düşünürken buluyorsun kendin
Kadınlar için hiç kolay değil bazı seyler malesef
Evet çocukluysan daha da zor yük gibi hissettiriyorlar. Hala kadınlar suçlanıyor aldatıldıklarında sende kadınlık yapsaydın, surat asmasaydın diye.
 
Maddi imkanı olmayıp boşanamayan insanı anlıyorum empati kurabiliyorum ama ayakları üzerinde durup kariyeri olan buna rağmen mutsuz evliliklerine devam eden kadınları hiç anlayamıyorum. Üniversitede bir arkadaşım vardı kız çok güzel bir ünivesitenin mimarlık bölümünü okuyodu. Uzun süreli bir ilişkisi vardı, çocuk kendi okulundan bölümündendi. İlk bakışta denk gibi duruyolar ama içten içe çocuk her fırsatta kızı aşağılar, manipüle eder, kafasına göre soğuk davranır, özel günlerini kutlamaz, hatta “istesem seni aldatırım ama yapmıyorum kıymetimi bil” diyen hırtın tekiydi. Arkadaşımı çok uyardım, kendi değerinin farkına var, bak ileride evlenirsen her şey daha kötü olur dedim. Her defasında kız ağladı zırladı, daha iyisini bulamam dedi, evlenince aynı evde daha iyi oluruz dedi, şöyleydi böyleydi derken evlendiler. Sonuç her şey daha kötü… Adam daha da huysuzlaşmış, evde hiçbir işe yardım bile etmezmiş, sürekli hır gür. Kızın o kadar güzel mesleği var kariyeri var ama kendine değer vermiyor işte. Anlamıyorum bu kadar ezilmek neden. Elin şeyi boklu erkeğini bu kadar pohpohlandırmak neden yani. Böyle adamlar da kendini bir halt sanıyor böyle güzel kariyerli kadınlar onları alttan aldıkça daha da bir tarafları kalkıyor…
Bence bu durum biz kadınların düzeltme isteğinden kaynaklı. Yani umut ediyoruz evlenince düzelir, çocuk olursa düzelir diye diye adamlar daha da arsızlaşıyor. Halbuki evlenince olumsuz özellikler iki kat daha artıyor.
 
Evet çocukluysan daha da zor yük gibi hissettiriyorlar. Hala kadınlar suçlanıyor aldatıldıklarında sende kadınlık yapsaydın, surat asmasaydın diye.
Yaşadım en alasını neler neler duydum kimler dostum kim düşmanım ortaya çıktı 😔
 
Şans olduğunu çok düşünmüyorum. Buradaki konulara bakarsanız çoğu sinyali alıp düzeltirim ben zaten çoğu erkek böyledir diye devam etmiş. Sevgiliyken aldatılan da evlenmiş cimri olduğunu gören de. Bekarlıkta evliliği bir seviye atlamak gibi görüp evlenmeye aşırı hevesli oldukça da bunlar yaşanıyor.
Benim mesela asla katlanamayacağım şeyler belliydi ve o tip erkeklerden uzak durdum. Kıskançlık, muhafazakarlık, aşırı ilgi, toksik maskülenlik. Bunlara asla dayanamam. Bakınca çoğu kadının sevdiği özellikler. Ay sevgilim beni kıskanıyor çok seviyor diyenler de dolu.
Neticede kendime sessiz sakin, uyumlu, kıskançlığı olmayan, öfkesini yönetebilen birini seçtim. Dışarda garsona tavrından gerginlik esnasındaki tavrına kadar baktım.
Şu an mesela bakınca evlilikte değişen bir şey olmadı aslında kocam aynı insan. O zamanlar sinir eden şeyler daha çok sinir ediyor sadece. Özetle iki taraf da tahammül edebileceği şeyleri görmeli bilmeli.
Benim eşim mesela sakindir ama kavga edilmez. Susar oturur. Bu mesela beni sevgiliyken de zorluyordu hala zorluyor. Ağız tadıyla kavga edemeyip deliriyorum.
Ama karşılıklı tolerans olmalı, kavgada saygı sınırı asla aşılmamalı. Tolerans gösterebilecek kadar çok sevmeli iki tarafta.
Çok şükür 10 senedir evliyiz öyle ne büyük kavgamız oldu ne saygısızlığımız. Ne olursa olsun kötü cümle kurmadık. Aramızda kırgınlık da yok haliyle.

Ay valla yazdıklarınıza sonsuz katılıyorum. Burada da görüyorum, kocasının yapmadığı şey yokmuş, evlenmiş, adam evliliğin ilk zamanlarından kendini belli etmiş, hemen çocuk yapılmış, bazısı kendini sevmeyen adama ısrarla yapışmış, şiddeti, ihaneti bile normalleştirmiş.

Sizin eşiniz gibiyim ben de kavga edemiyorum, susup ağlıyorum 😅 eşimin de huyu tartışma anında susmaz. Birbirimizi öğrendik, evlendiğimizden beri şükür ciddi bir tartışmamız bile olmadı zaten. Şimdilik çocuk yok çocukla ne olur bilemem.

Ama eşim inanılmaz anlayışlı ben de öyleyim bence 😅 ben ona en küçük kötü söz söylemedim sevgililiktwn itibaren, o da bie iki basit bir şey söylemişti başlarsa uyardım, söz verdi, sözünü de tutuyor valla.

Herkes malını göre göre alıyor. Eşimin olumsuz huyu yok mu var benim yok mu var, ama göre göre evlendik. Alıştık öğrendik
 
Ay valla yazdıklarınıza sonsuz katılıyorum. Burada da görüyorum, kocasının yapmadığı şey yokmuş, evlenmiş, adam evliliğin ilk zamanlarından kendini belli etmiş, hemen çocuk yapılmış, bazısı kendini sevmeyen adama ısrarla yapışmış, şiddeti, ihaneti bile normalleştirmiş.

Sizin eşiniz gibiyim ben de kavga edemiyorum, susup ağlıyorum 😅 eşimin de huyu tartışma anında susmaz. Birbirimizi öğrendik, evlendiğimizden beri şükür ciddi bir tartışmamız bile olmadı zaten. Şimdilik çocuk yok çocukla ne olur bilemem.

Ama eşim inanılmaz anlayışlı ben de öyleyim bence 😅 ben ona en küçük kötü söz söylemedim sevgililiktwn itibaren, o da bie iki basit bir şey söylemişti başlarsa uyardım, söz verdi, sözünü de tutuyor valla.

Herkes malını göre göre alıyor. Eşimin olumsuz huyu yok mu var benim yok mu var, ama göre göre evlendik. Alıştık

Hepimizin mutlaka kötü yanları var. Olmaması mümkün değil. Ama bunu karşılıklı tolere edebilmek, anlayışlı olmak, olgun olmak lazım.
Yani çocuk ilk senelerde özellikle yorgunluk hormonlar birleşince zorluyor. Ama evlilik sağlamsa düzeliyor yine
Önemli olan üslubu bozmamak saygı sınırını aşmamak
 
Çocuk olsaydı boşanamazdim, ama boşandım şimdi düşünüyorum da ailem destek olmasa gelirim çok yoktu. Çevrem yani komsumlarim beni desteklemeseydi, belki bende boşanmaya bilirdim. Bir arkadaş var , mesela boşanmak istiyor, aile desteği yok. Gelir yok. Çocuk ta var. Sonra tekrar eşine dönüyor. Acıklı acıklı durumlar atıyor. Daha sonra eşiyle mutluluk pozları atıyor. Çaresizlik gibi bir şey . Bir donguye giriliyor. Yada kadın en basit evini seviyor.
 
Boşanmak isteyipte boşanamayanlar sizce neden boşanamıyoruz?
Emekler mi, geçmiş günlerin hatrı mı, düzenimiz bozulmasın diye mi, çevre baskısı mı, çocuk için mi?
Bu erkeklerde keşke yok olsalar da bunları yaşamasak.
Ben henüz evlenmedim ama gördüğüm kadarıyla Türkiye'de pek çok evliliği ayakta tutan iki şey var:alışkanlıklar ve bahaneler
 
Boşanmak isteyipte boşanamayanlar sizce neden boşanamıyoruz?
Emekler mi, geçmiş günlerin hatrı mı, düzenimiz bozulmasın diye mi, çevre baskısı mı, çocuk için mi?
Bu erkeklerde keşke yok olsalar da bunları yaşamasak.
Çünkü evli değilim.
 
İnsan denen varlık genellikle konfor alanı dışına çıkmayı tehdit olarak görür. Çıkınca da aslında o kadar korkunç olmadığını görür. Her konuda böyle.
Konfor alanı ile ilgisi yok. Çoğu evlilik çocuk olduktan sonra çocuk için devam ediyor.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X