Ondan soğuyorum

Yani adama keyifli vakit geçirmesini saglayacaksin. Halen anlamadin sen bacim. Bide robot süpürge kurutma makinesi diyorsun. Sana kendine deger ver diyoruz, sen robot süpürge diyorsun. Yine esinin hayatini kolaylastiracak sey.

Ne kadar üzücü ki kendine deger vermeye bilmiyorsun artik. Anne rolüne, temizlikçi rolüne, herseye kosturan rolüne o kadar alismissin ki. Queen kim bilmiyorsun artik. Neden zevk alir, neler ister bilmiyorsun. Esinin hatalarini bile örtbaz etmeye çalisiyorsun, bosanma nedeni olarak görmüyorsun.

O cocugu adamin yaninda birak iste. Cocuk sanada bagimli olmasin bu kadar. Herseyi bu kadar kontrol etme. Cocuk kalsin babasinin yaninda. Emin ol, ölmez, travma olmaz. Babasi o. Esin söylenirse söylensin. Sende annene git, arkadaslarina git. Ama nereye gittigini söyleme. Ve aniden git. Yani öglen, aksam gidecegini söyleme. Yoksa adam söylenip sevkini kirar, hem kendi annesini arar sen oglana bakacakmisin diye.
yo hayır çocukla evde kal sen, ben çıkacağım diyeceğim. virgülün azizliği diyelim :KK70: ama o kadar güzel yükselerek yazmışsın ki bayılarak okudum :KK70: robot süpürge benim hayatımı kolaylaştıracak çünkü adam eline süpürge almıyor. al mı yor. kendimi bir yerden atamam ya alması için....bir ara kendisi robot süpürge alalım diye tutturmuştu hatta.
 
Adam kv'desin yaninda, esinin yaninda gidip cep telefonu ile takilip formula 1 izliyor. Hele oglunu hiç gözü görmüyor.

Sende burda yok göl'e git, mektup yaz tavsiyeleri veriyorsun.

Esinin oglu ile zaman arttirmasini sadece esi saglayabilir. Konu sahibin bu durumda yapacagi hiçbirsey yok. Adam belli ki istemiyor. Adam sadece pasa hayatini istiyor.

TheQueeninthenorth TheQueeninthenorth Tepkin yeterici kadar büyük ver sarsici degil esin için. Cift terapisini gidin ve artik o evde hiçbirsey yapma. Yemek disardan gelsin, bulasiklar tezgahta yigilsin. Elini verme. Hele onun kiyafetlerini hiç yikama etme.

Esin için "eeh queen bir iki söylenir, ben daha halen rahat hayatima devam ederim" mantigi var. Senin bu bosanma konusunda ciddi oldugunu bilmesi lazim. Cünkü saydigin seyler ciddi bosanma nedenleri.

Biri atiyorum çok iyi bir evlat ve dost olabilir fakat çok kötü bir estir. Sirf iyi evlat diye bosanilmasinmi? Iyi evlat olmasi evlilige ne katiyor? Hiç. Mesele iyi sevgili olmasi degil ki. Bir este bir sevgilidir. Tüm ömrünü biri ile geçireceksen, elbette deger görmeli, sevilmelisin. Bunlar en basit haklarindir.

Bakma sen bizim külturümüze. Bizde evlilik zaten kadinin "satilik, mal" olarak verilen sey gibi görülür. Kadin sansli ise iyi kötü "rahat" bir evliligi olur (kumar oynamayan, alkolik olmayan bir adam ile, bak standartlar muhtesem dimi). Sansli degilse iste çekecegi var.

Oysa evlilik hayat arkadasligi olmalidir. Birbirinin mutlulugunu gözetmek ile olur. Mücadele ile olur. Deger vermek ile olur,.. Bunlarin hiçbiri evliliginde yok. Ve tahamir etmekte sadece senin sorumlulugun degil.

Esin ile ciddi bir konusma yapmalisin. Eger bu cift terapisine gitmezse, bosanacagini söylemelisin. Ve ardindan dedigim gibi zerre ev isi yapma. Hayir eve yardimci kadinda alma. Adam bir iki sorumluluk ögrensin. Cocuguda adam ile birak, annenlere git arada. Orda kahveni iç, adam ögrensin cocuk ile zaman geçirmenin ne zor oldugunu.

Son olarakta cocuga düzen vermeniz lazim. Cocuk kaç yasinda bilmiyorum ama geç saatte yatmasi çok yanlis bisey. Sadece ebeveyn için degil, o cocuk içinde çok yorucu.
yani şöyle bir durum var ben eve yardımcı kadın alsam da bizim yapmamız gereken işler olacak elbette. kapıcımız yok çöpler düzenli çıkarılıp atılacak, üstten çıkarılan şey kirli sepetine gidecek....çok temel şeyleri bile savrukluğundan yapmıyor adam. yazın sabahları o işe giderken, ben çocukla evdeyken sabah çöpleri hiç almazdı mesela hep unuttum derdi. çünkü annesi çöp bile attırmamış. yediği yemeğin tabağını tezgahın üstüne bırakır çünkü bekarken de öyle yaparmış ve tepki görmezmiş. ben tepki gösterdiğimde ise ya o da atarlanıyor ya da dediğimi yapıyor ama annesinden fırça yiyen ergen havalarında....sinirim bozuluyor haliyle. belli bir yaştan sonra insana bazı alışkanlıklar kazandırmak gerçekten çok zor. anasının eğitemediğine sen eğitim veremiyorsun işte öğretmen olsan da :=) dolayısıyla bari kadın alayım da akıl sağlığım yerinde kalsın....bu ondan bir şey istemeyeceğim anlamına gelmiyor, kendi yükümü hafifletiyorum.
 
yani şöyle bir durum var ben eve yardımcı kadın alsam da bizim yapmamız gereken işler olacak elbette. kapıcımız yok çöpler düzenli çıkarılıp atılacak, üstten çıkarılan şey kirli sepetine gidecek....çok temel şeyleri bile savrukluğundan yapmıyor adam. yazın sabahları o işe giderken, ben çocukla evdeyken sabah çöpleri hiç almazdı mesela hep unuttum derdi. çünkü annesi çöp bile attırmamış. yediği yemeğin tabağını tezgahın üstüne bırakır çünkü bekarken de öyle yaparmış ve tepki görmezmiş. ben tepki gösterdiğimde ise ya o da atarlanıyor ya da dediğimi yapıyor ama annesinden fırça yiyen ergen havalarında....sinirim bozuluyor haliyle. belli bir yaştan sonra insana bazı alışkanlıklar kazandırmak gerçekten çok zor. anasının eğitemediğine sen eğitim veremiyorsun işte öğretmen olsan da :=) dolayısıyla bari kadın alayım da akıl sağlığım yerinde kalsın....bu ondan bir şey istemeyeceğim anlamına gelmiyor, kendi yükümü hafifletiyorum.
Bizim bir tanıdığın oğlu da oyle
Annesi aşırı rahat yetiştirdi
Şuan evli ve görsen ev kadınından daha iyi yapıyordur.
Çünkü o anne bu eş diyor.
İkimizde çalışıyoruz ikimizin de görevi var diyor.
Ben şundan eminim hadi yemek vs cidden herkes beceremez yani tam tad veremez.
Bende çok iyi değilim yemekte.
Ama temel seyleri de yapmıyorsa kim olursa olsun gerçekten gavurlugundan yapmiyordur.
 
yani şöyle bir durum var ben eve yardımcı kadın alsam da bizim yapmamız gereken işler olacak elbette. kapıcımız yok çöpler düzenli çıkarılıp atılacak, üstten çıkarılan şey kirli sepetine gidecek....çok temel şeyleri bile savrukluğundan yapmıyor adam. yazın sabahları o işe giderken, ben çocukla evdeyken sabah çöpleri hiç almazdı mesela hep unuttum derdi. çünkü annesi çöp bile attırmamış. yediği yemeğin tabağını tezgahın üstüne bırakır çünkü bekarken de öyle yaparmış ve tepki görmezmiş. ben tepki gösterdiğimde ise ya o da atarlanıyor ya da dediğimi yapıyor ama annesinden fırça yiyen ergen havalarında....sinirim bozuluyor haliyle. belli bir yaştan sonra insana bazı alışkanlıklar kazandırmak gerçekten çok zor. anasının eğitemediğine sen eğitim veremiyorsun işte öğretmen olsan da :=) dolayısıyla bari kadın alayım da akıl sağlığım yerinde kalsın....bu ondan bir şey istemeyeceğim anlamına gelmiyor, kendi yükümü hafifletiyorum.

Biliyormusun, bende ayni "egitimi" annemden gördüm. Asla ev isi yapmazdim. Evlendigimde çamasir makinesinin nasil çalistigini dogru düzgün bilmezdim.

Ama bu bahaneler kadinlar için geçerli oluyormu? Hayir. Niye erkekler için "ee annesinden ögrenmedi, dogal tabi" gibi normal karsilaniyor? Bu bir bahanedir, kiliftir. Adam artik 14 yasindaki bir ergen degil. Yetiskin bir insan sorumluluk nedir gayet bilir ve yapar.

Bosandiktan sonra adam tek yasarsa sen bir gör neler yapabildigini. Simdiye kadar saglam bir tepki vermedigindende adam böyle davraniyor. Isin bosanmaya gittigini his etmeli. Tripin daha uzun olmali, evde grevin daha uzun olmali. Cift terapisi olmali,.. Yani artik bunlar son demler Queen. Simdi yapildi yapildi, yoksa ya çok mutsuz bir evliligi sürdereceksin artik aliskanlik diye, yada bosanacaksin.

Ve sakin o robot süpürgeyi alma. Adam önce sorumluluklarini ögrensin. O parayi kendine harca.

Ki bana sorarsan açikçasi çok zor. Ben bosanirdim açikçasi. Ha mücadeleni ver, kesinlikle eger bu seni daha huzurlu his ettirecekse. Bosanmadanda korkma. Olabilir, buna hazirlikli ol.
 
Okurken kendi ilişkimi gördüm. Bu çarptı bana sizin yazdıklarınızda. Benim de 5 yıllık ilişkim var. Aynen sizin gibi düşünüyorum ortada sadakat var, onca yıllık emek, sevgi var diyorum karakterimizdeki tüm farklılıklara rağmen.
Ben de sizin gibi biraz daha dışa dönük biriyim, erkek arkadaşım değil. Benim neşeli olduğum zamanlar bile tüm modumu düşürdüğü zamanlar oluyor. Evliliği hep mutlu son olarak görüyoruz ya acaba yanılıyor muyum diye okudum. Sizin gibi hissedersem ne olur diye düşünmeden emedim.
Benim de ilişkiden beklentim sizin gibi. Erkek arkadaşım da tam eşiniz gibi. Kaç yıldır beraberiz tabi ki de ilk zamanlar gibi olmaz savunması bile aynı.
Ben de bazı zamanlar bırakıp gitsem mi acaba diye çok düşünüyorum. Sonra hep yeni birini tanı, farklı sorunlar yaşayacaksın diye kendimi dizginliyorum. İlişkide kendimi yalnız hissettiğim çok oluyor. Çünkü sorundan bihaber, çözmek için konuşmak desen tartışma bile yürütemiyor.
Demem o ki sizi okurken çok iyi anladım. Allah içinize ferahlık versin. Hakkınızda hayırlı olan karara içinizi ısıtsın
 
Manas destanına dönebilir baştan uyarayım arkadaşlar....Eşimle 6 yıldır evliyiz, öncesinde de 6 yıllık beraberliğimiz vardı. 2.5 yaşında bir oğlumuz var. Çocuk denecek yaşta sevgili olduk, ben 19 dum o 20. O yaşlarda birbirimizin ruh eşi olduğumuzu düşünürdük. Üniversiteyi beraber okuduk, arkadaş gruplarımız ortaktı. Eşim efendi diye tabir edilen, sakin, sessiz, uyumlu, bana saygı gösteren, güvenilir biri oldu her zaman. Beni çok sevdi, ilişkimizin başından beri üstüme düşen, el üstünde tutan oydu. Ancak uzun ilişkilerde görülebileceği üzere evlilik öncesi ilişkimizde mesafeye dayalı yıpranmalar oldu ( ben önce şehir dışına, sonra yurt dışına yüksek lisans yapmaya gittim) ancak bu süreçlerde de kopmadık çünkü aramızda yoğun ve güzel bir şey vardı her zaman. saygıyı ve sadakati yitirmediğimiz için devam edebildik. Zaman içinde ortak zevklerimiz artsa da aslında karakter olarak hep bambaşkaydık. Ben çok hareketli, dışa dönük, gezmeyi eğlenmeyi seven biriyken o ise hep daha sakin, üşengeç, ev kuşu, rahatına düşkün bir tipti. Ama daha gençken ve sorumluluklar yokken bana ayak uydurmakta hem daha hevesli hem becerikliydi. Gelgelelim evlendik, çocuktan önce gene de bazı bariz problemlerimiz olsa da bir şekilde aşabiliyorken çocuktan sonra bu problemler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Problemlerin başında eşimin uyuşukluğu, tembelliği, evde bir çöp dahi kaldırmaması geliyor. Aslında pis bir adam değil, üstüne başına kişisel bakımına özen gösterir zaten aksi olsa bunca yıl beraber olamazdık ancak söz konusu yaşadığı yer oldu mu bu adam duyarsızın önde gideni arkadaşlar. Ev işlerinde de çocuğun bakımında da bana zerre yardımı olmadığıyla alakalı daha önce de konu açmıştım burda ancak o zamandan bu yana bir arpa boyu yol alamadık.

Tek sorumluluğunun çalışıp para kazanmak olduğunu düşünüyor. Bir yıl önce iş değiştirdi ve yeni işi gerçekten daha yoğun ve sorumluluk isteyen bir iş. Ancak evden çalışmak gibi bir opsiyonu da var ve istediği zaman bunu kullanabiliyor. Son bir aydır evden çalışıyor mesela, dolayısıyla zihnen yoğun olsa da bedensel bir yorgunluğu yok. Cinsellik deseniz belki de işin kilit noktası bu. Hiçbir zaman vaoovv noktasında olmadık ancak yaşım küçük olduğu ve zamanında yaşadığımız şeyleri çok ateşli falan sandığım için o zamanlar bana yetiyordu. Şimdi ise zaten çocuktan sonra bitme noktasına geldi. Çünkü oğlan çok geç uyuyor ve ondan sonra da ikimizde de mecal kalmıyor. Eşim zaten pc başında olmadığı zamanlarda tv karşısındaki biricik koltuğunda yatış pozisyonunda. Ben ise sabah çocuğu kreşe bırak, işe git, sonra eve gel yemek hazırla /sofra kur , ortalığı toparla, çocukla ilgilen, güzel havada parka çıkar (Eşim asla oğlunu tek başına parka çıkarmaz, ya vakti yoktur ya oğlan çok hareketli zaptedemem der) vs derken tüm enerjimi tüketmiş oluyorum. Resmen iki çocuğu tek başıma büyütüyor gibiyim.

Bunlar dışında iyi arkadaş mısınız derseniz önceden belki evet ama zamanla bence büyüdük, değiştik. Hayattan keyif aldığımız şeyler farklılaştı. Ben hafta sonu kaçamaklarından, spontan planlardan hoşlanırım o hoşlanmaz. Pazar günleri asla evden çıkmaz istemez. Cumartesi bir yere çıkacaksak sabahtan darlamaya başlar erken çıkalım erken gelelim diye ama çocuğu hazırlarken vs daha hızlı çıkmamız için zerre desteği olmaz sadece giyinir ve bekler. Bir güzel sözü iltifatı yoktur. Ruhumu okşamaz. Anca ben yeni elbise aldıysam bak nasıl olmuşum vs dersem sadece güzel veya yakışmış der sıradan bir şekilde ama kendi içinden gelerek bir hareketi sözü yoktur. Öff belki çok klişe şeyler söylüyorum ama ekslikliğini hissettiğim şeyler çok fazla. Kadın olduğumu, sevildiğimi ve değer gördüğümü hissedemiyorum. Bunları onla konuşmaya kalksam da ciddiye alınmıyorum. O benim her şeyi abarttığımı düşünür. bunların hayatın bir parçası olduğunu, artık çocuklu bir çift olduğumuzu ve cinsellik de dahil her şeyin bu aralar eskisi gibi olmamasının normal olduğunu söyler. Ona göre gerçekten hiçbir problem yok, beni seviyor değer veriyor , benim nelerin eksikliğini hissettiğimi anlayamıyor. Dahası ev işleri ve çocukla ilgilenme konusunda ondan beklentilerimin de gerçekçi olmadığını düşünüyor. Annesi 4 çocuğunu tek başına büyütmüş, hepsini evlendirmiş olsa da hala elini üstlerinden çekmemiş, çocukken onlara tek bir sorumluluk dahi vermemiş bir kadın. Benden de annesi gibi olmamı bekliyor, bunca yorulmamı ve ondan destek bekleyişimi anlamsız buluyor. Çok çağdaş geçinen biri de olsa kadın erkek rolleri konusunda gayet feodal kafada beyefendi.

Mesela dün önce bir kafede bir şeyler atıştıralım, sonra da çocuğun bir iki eksiğini mağazadan alalım diye kararlaştırmıştık. Annemi de aldık ( aynı sitede oturuyoruz). Eşim annem veya kendi annesi bizleyse gene çok rahat davranıp asla çocukla ilgilenmez. Açtı formula yarışlarını izlemeye başladı cafede....Sonra annem oğlan masada durmayınca onu oyun alanına götürdük. Başbaşa kalınca sadece baktım ona, farkında bile olmadı başta. Sonra iki laf edelim kapa şunu deyince hem izleyip hem laf edebilirim dedi.... Bendeki tüm keyfi sömürüyor her zaman böyle....Onunla hiçbir şey yapmaktan keyif almıyorum, tüm gün kanepede yatan kediden farkı yok benim için....Ben aşk, sevgi istiyorum....Daha 32 yaşındayım ama ruhum 55 gibi....Toparlamam gerekirse, boşanmayı bile düşünüyorum ama oğluma baban bana iyi koca oldu ama iyi sevgili olamadığı için ayrıldım mı diyeceğim....Ben öğretmenim, elbette bir şekilde zor da olsa çocuğumu tek başıma da büyütebilirim ama eşimin maaşı benimkinin iki katı, oğlumu daha konforlu büyümekten alıkoymuş olacağım....Kafam çok karışık, paylaşmak istedim sadece mutsuzluğumu...
Bence boşanmaktan önce başka yollara başvurmalısınız.Sizin için sorun olan şeyler eşiniz için doğalmış. O herhangi bir problem görmüyor. Dolayısı ile asla kendini değiştirmez. Bu durumda siz kendinizi değiştirmelisiniz. Eşinizin yetiştirilme tarzına ek olarak onun işinin yoğunluğu ve sizin de öğretmen olmanızdan dolayı mesai saatlerinizin daha kısıtlı olduğunu düşünerek evde size biçilen rolleri kanıksamış.Aslında çocuğunuzun 2,5-3 yaşına kadar anne ilgisine daha fazla muhtaç olduğu da aşikar. Mükemmel evliliklerde bile çocuktan sonra daha fazla problemler yaşanır ya da ilişkiler daha fazla monotonlaşır. Emzirme, yıkama, bakım, yemek yedirme, hijyen, derken biraz da annelik iç güdüsü ile ilk etapta bizler yükü tamamen üstümüze alıyoruz. Tüm bunların üstüne geceleri uykusuzluk da eklenince ve zamanla daha da artan yükünüz eş tarafından paylaşılmayınca bu düşüncelere sapmanız gayet normal. Bu durumda sizin kendinizi değiştirmeniz şart. Üzerinize yıkılan bazi işleri yapmayın. Bırakın eviniz dağınık kalsın, yemek pişmesin, ütü yapılmasın. Hep mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Siz yapmayınca bir şekilde ya yardım edecek ya da her gün size yardımcı biri bulunacak. Artık kendinize özel alan açmalısınız. Eşiniz yanınızda olmasa bile kendiniz, arkadaşlarınızla, ailenizle vakit geçirip kafa dağıtabilirsiniz. Annenizle aynı sitede oturuyormuşsunuz. Ara sıra çocuğu annenize bırakıp kuaföre, alışverişe, kurslara gidip kafa dağıtın. Bu sayede eşinizden beklentileriniz azalacak ve eşinizin davranışları da olumlu anlamda değişecektir. Bahsettiğiniz problemler neredeyse tüm evliliklerde mevcut. Çocuk büyüdükçe dersleri, etkinlikleri de annelerin üzerine kalacak. Kendi adıma çocuklarımın eğitimi, kursları, sağlığı benim ilk önceliğim. Bu görevleri eşime bıraksam bile olması gerektiği gibi olmuyor. Bu nedenle çocuklarla ilgilenmek benim severek üstlendiği görevim. Bunun haricinde ev işleri pek umrumda değil. Ben yemeği yetiştiremiyorum. Mecbur kalınca eşim yapıyor. Evde robot süpürge var ve işlerimizi kolaylaştırıyor. Türkiye'de evli erkeklerin hemen hemen hepsi aynı.Cinsellik de çocuklardan sonra tabi azalıyor. Yorgun da olsanız monotonlaştırmamaya gayret gösterin.
 
Manas destanına dönebilir baştan uyarayım arkadaşlar....Eşimle 6 yıldır evliyiz, öncesinde de 6 yıllık beraberliğimiz vardı. 2.5 yaşında bir oğlumuz var. Çocuk denecek yaşta sevgili olduk, ben 19 dum o 20. O yaşlarda birbirimizin ruh eşi olduğumuzu düşünürdük. Üniversiteyi beraber okuduk, arkadaş gruplarımız ortaktı. Eşim efendi diye tabir edilen, sakin, sessiz, uyumlu, bana saygı gösteren, güvenilir biri oldu her zaman. Beni çok sevdi, ilişkimizin başından beri üstüme düşen, el üstünde tutan oydu. Ancak uzun ilişkilerde görülebileceği üzere evlilik öncesi ilişkimizde mesafeye dayalı yıpranmalar oldu ( ben önce şehir dışına, sonra yurt dışına yüksek lisans yapmaya gittim) ancak bu süreçlerde de kopmadık çünkü aramızda yoğun ve güzel bir şey vardı her zaman. saygıyı ve sadakati yitirmediğimiz için devam edebildik. Zaman içinde ortak zevklerimiz artsa da aslında karakter olarak hep bambaşkaydık. Ben çok hareketli, dışa dönük, gezmeyi eğlenmeyi seven biriyken o ise hep daha sakin, üşengeç, ev kuşu, rahatına düşkün bir tipti. Ama daha gençken ve sorumluluklar yokken bana ayak uydurmakta hem daha hevesli hem becerikliydi. Gelgelelim evlendik, çocuktan önce gene de bazı bariz problemlerimiz olsa da bir şekilde aşabiliyorken çocuktan sonra bu problemler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Problemlerin başında eşimin uyuşukluğu, tembelliği, evde bir çöp dahi kaldırmaması geliyor. Aslında pis bir adam değil, üstüne başına kişisel bakımına özen gösterir zaten aksi olsa bunca yıl beraber olamazdık ancak söz konusu yaşadığı yer oldu mu bu adam duyarsızın önde gideni arkadaşlar. Ev işlerinde de çocuğun bakımında da bana zerre yardımı olmadığıyla alakalı daha önce de konu açmıştım burda ancak o zamandan bu yana bir arpa boyu yol alamadık.

Tek sorumluluğunun çalışıp para kazanmak olduğunu düşünüyor. Bir yıl önce iş değiştirdi ve yeni işi gerçekten daha yoğun ve sorumluluk isteyen bir iş. Ancak evden çalışmak gibi bir opsiyonu da var ve istediği zaman bunu kullanabiliyor. Son bir aydır evden çalışıyor mesela, dolayısıyla zihnen yoğun olsa da bedensel bir yorgunluğu yok. Cinsellik deseniz belki de işin kilit noktası bu. Hiçbir zaman vaoovv noktasında olmadık ancak yaşım küçük olduğu ve zamanında yaşadığımız şeyleri çok ateşli falan sandığım için o zamanlar bana yetiyordu. Şimdi ise zaten çocuktan sonra bitme noktasına geldi. Çünkü oğlan çok geç uyuyor ve ondan sonra da ikimizde de mecal kalmıyor. Eşim zaten pc başında olmadığı zamanlarda tv karşısındaki biricik koltuğunda yatış pozisyonunda. Ben ise sabah çocuğu kreşe bırak, işe git, sonra eve gel yemek hazırla /sofra kur , ortalığı toparla, çocukla ilgilen, güzel havada parka çıkar (Eşim asla oğlunu tek başına parka çıkarmaz, ya vakti yoktur ya oğlan çok hareketli zaptedemem der) vs derken tüm enerjimi tüketmiş oluyorum. Resmen iki çocuğu tek başıma büyütüyor gibiyim.

Bunlar dışında iyi arkadaş mısınız derseniz önceden belki evet ama zamanla bence büyüdük, değiştik. Hayattan keyif aldığımız şeyler farklılaştı. Ben hafta sonu kaçamaklarından, spontan planlardan hoşlanırım o hoşlanmaz. Pazar günleri asla evden çıkmaz istemez. Cumartesi bir yere çıkacaksak sabahtan darlamaya başlar erken çıkalım erken gelelim diye ama çocuğu hazırlarken vs daha hızlı çıkmamız için zerre desteği olmaz sadece giyinir ve bekler. Bir güzel sözü iltifatı yoktur. Ruhumu okşamaz. Anca ben yeni elbise aldıysam bak nasıl olmuşum vs dersem sadece güzel veya yakışmış der sıradan bir şekilde ama kendi içinden gelerek bir hareketi sözü yoktur. Öff belki çok klişe şeyler söylüyorum ama ekslikliğini hissettiğim şeyler çok fazla. Kadın olduğumu, sevildiğimi ve değer gördüğümü hissedemiyorum. Bunları onla konuşmaya kalksam da ciddiye alınmıyorum. O benim her şeyi abarttığımı düşünür. bunların hayatın bir parçası olduğunu, artık çocuklu bir çift olduğumuzu ve cinsellik de dahil her şeyin bu aralar eskisi gibi olmamasının normal olduğunu söyler. Ona göre gerçekten hiçbir problem yok, beni seviyor değer veriyor , benim nelerin eksikliğini hissettiğimi anlayamıyor. Dahası ev işleri ve çocukla ilgilenme konusunda ondan beklentilerimin de gerçekçi olmadığını düşünüyor. Annesi 4 çocuğunu tek başına büyütmüş, hepsini evlendirmiş olsa da hala elini üstlerinden çekmemiş, çocukken onlara tek bir sorumluluk dahi vermemiş bir kadın. Benden de annesi gibi olmamı bekliyor, bunca yorulmamı ve ondan destek bekleyişimi anlamsız buluyor. Çok çağdaş geçinen biri de olsa kadın erkek rolleri konusunda gayet feodal kafada beyefendi.

Mesela dün önce bir kafede bir şeyler atıştıralım, sonra da çocuğun bir iki eksiğini mağazadan alalım diye kararlaştırmıştık. Annemi de aldık ( aynı sitede oturuyoruz). Eşim annem veya kendi annesi bizleyse gene çok rahat davranıp asla çocukla ilgilenmez. Açtı formula yarışlarını izlemeye başladı cafede....Sonra annem oğlan masada durmayınca onu oyun alanına götürdük. Başbaşa kalınca sadece baktım ona, farkında bile olmadı başta. Sonra iki laf edelim kapa şunu deyince hem izleyip hem laf edebilirim dedi.... Bendeki tüm keyfi sömürüyor her zaman böyle....Onunla hiçbir şey yapmaktan keyif almıyorum, tüm gün kanepede yatan kediden farkı yok benim için....Ben aşk, sevgi istiyorum....Daha 32 yaşındayım ama ruhum 55 gibi....Toparlamam gerekirse, boşanmayı bile düşünüyorum ama oğluma baban bana iyi koca oldu ama iyi sevgili olamadığı için ayrıldım mı diyeceğim....Ben öğretmenim, elbette bir şekilde zor da olsa çocuğumu tek başıma da büyütebilirim ama eşimin maaşı benimkinin iki katı, oğlumu daha konforlu büyümekten alıkoymuş olacağım....Kafam çok karışık, paylaşmak istedim sadece mutsuzluğumu...
İlgisizlik dışında bi probleminiz yok gibi yani şiddet, aldatma, küfür vs. Tamam işgisizde olmaz insanın canına tak ettiği yerler oluyor ama karşılıklı konuşun ne beklentileriniz olduğunu mutlaka dillendirin. Bi çözüm bulucaksınızdır bence
 
Aslında bunlar asilamayacak konular değil ama asıl sorun esinin ortada bir sorun var diye düşünmüyor olmasi, o halinden memnun.
Temizlik ya da ev işlerine yardım etmeye meselesi değil asıl mesele bence. Siz sevgi ve şefkat görmek istiyorsunuz, bunu ona anlatmalısiniz. Ev işlerine yardım etmese de, yeterince sevildiğinizi hissediyor olsaydınız, ev işleri meselesini bir şekilde çözerdiniz, mesela eve arada bir yardımcı alarak. Sizin esas meseleniz eşinizin tek başına size ihtiyaç duymadan kendi konforunda hayat yaşamasından memnun olması iken, sizin kendinizi her konuda yalnız hissetmeniz, sevgisizlik, ilgisizlik...
 
Ben burada iki sorun görüyorum;
1. Mesleğiniz
2. Eşinize fazla toleranslı olmanız.

Eşiniz belli ki ataerkil kafada bir adam. Mesleğiniz onun sizinle evlenmesi için itici güç olmuştur çünkü bu kafadaki insanlar öğretmenliği paralı ev hanimligi gibi görüyorlar. Eşinizde bu model. Mesela siz doktor olsanız ne düşünür ne yapardı?

Bunun haricinde eşiniz için neden ayrı yemek pişiyor? Gerek var mı? Yapın yesin yada yapmayın kendi yapsın.

Ne yapılabilir noktasında ise yine eğitim diyorum. Siz ogretmensiniz. Sizin için bir sürü eğitim açılıyor katılın bir tanesine. Yurtdışında master yapmışsınız proje yürütün ( Erasmus vs gibi) Para kazanmaya odakliysaniz özel ders verin. Hem değişiklik olur. Bunlar benim iki dakika da aklıma gelenler siz de düşünürseniz farklı neler neler bulursunuz. Yeter ki isteyin.
 
Aslında bunlar asilamayacak konular değil ama asıl sorun esinin ortada bir sorun var diye düşünmüyor olmasi, o halinden memnun.
Temizlik ya da ev işlerine yardım etmeye meselesi değil asıl mesele bence. Siz sevgi ve şefkat görmek istiyorsunuz, bunu ona anlatmalısiniz. Ev işlerine yardım etmese de, yeterince sevildiğinizi hissediyor olsaydınız, ev işleri meselesini bir şekilde çözerdiniz, mesela eve arada bir yardımcı alarak. Sizin esas meseleniz eşinizin tek başına size ihtiyaç duymadan kendi konforunda hayat yaşamasından memnun olması iken, sizin kendinizi her konuda yalnız hissetmeniz, sevgisizlik, ilgisizlik...
Kesinlikle öyle. Ama artık yavaş yavaş ben de iş yükünü kendi üstümden atarak kendime alan yaratmaya çalışıyorum. En azından kafam rahat olsun, kendimi ve duygularımı dinleyeyim istiyorum. Eşimle konuşarak bir çözüm bulamıyoruz. Daha doğrusu ben ciddi konuşmalar yapmak istemiyorum bir sure. Ben ne istiyorum, ev iş çocuk üçgeninde boğulmadan ne kadar goturebiliyorum ona bakacağım. Ütü ve yemek işini boşladım iyice. Bugün de oğlanı babasıyla evde bıraktım 3 4 saat kuaför işimi hallettim . Ne kadar bunaldigimi görüyor olacak ki bir şey demiyor eşim. Bir de böyle deneyelim...
 
Kesinlikle öyle. Ama artık yavaş yavaş ben de iş yükünü kendi üstümden atarak kendime alan yaratmaya çalışıyorum. En azından kafam rahat olsun, kendimi ve duygularımı dinleyeyim istiyorum. Eşimle konuşarak bir çözüm bulamıyoruz. Daha doğrusu ben ciddi konuşmalar yapmak istemiyorum bir sure. Ben ne istiyorum, ev iş çocuk üçgeninde boğulmadan ne kadar goturebiliyorum ona bakacağım. Ütü ve yemek işini boşladım iyice. Bugün de oğlanı babasıyla evde bıraktım 3 4 saat kuaför işimi hallettim . Ne kadar bunaldigimi görüyor olacak ki bir şey demiyor eşim. Bir de böyle deneyelim...
Sessizlik problemi çözmez. Erkekler kadin susunca anlamaz. Konuşarak çözebilirsiniz. Sevgi dilencisi durumuna soktuğu için o utanmalı. Sizinle sadece hizmeti görülsün diye mi evlenmiş? Temizlik evlilik yürüten şey değil. Muhabbet biterse evlilik de biter.
 
Ben burada iki sorun görüyorum;
1. Mesleğiniz
2. Eşinize fazla toleranslı olmanız.

Eşiniz belli ki ataerkil kafada bir adam. Mesleğiniz onun sizinle evlenmesi için itici güç olmuştur çünkü bu kafadaki insanlar öğretmenliği paralı ev hanimligi gibi görüyorlar. Eşinizde bu model. Mesela siz doktor olsanız ne düşünür ne yapardı?

Bunun haricinde eşiniz için neden ayrı yemek pişiyor? Gerek var mı? Yapın yesin yada yapmayın kendi yapsın.

Ne yapılabilir noktasında ise yine eğitim diyorum. Siz ogretmensiniz. Sizin için bir sürü eğitim açılıyor katılın bir tanesine. Yurtdışında master yapmışsınız proje yürütün ( Erasmus vs gibi) Para kazanmaya odakliysaniz özel ders verin. Hem değişiklik olur. Bunlar benim iki dakika da aklıma gelenler siz de düşünürseniz farklı neler neler bulursunuz. Yeter ki isteyin.
Evlenmeden önce 6 yıllık beraberliğimiz oldu, üni öğrencisiydik sevgili olduğumuzda. Dolayısıyla beni seçmesinde mesleğim bir etken değil. Eşim evet ataerkil kafada kendi kabul etmese de ancak tüm hizmetim görülsün dört dörtlük olsun diye bir beklentisi de yok. mesela ütü işini ben bırakalı uzun zaman oldu. çamaşırlarını dolabına tıkıyorum ordan alıp kendi ütüleyip giyiyor. evde yemek varsa yiyor yoksa dışardan kendi söylüyor. yani ev işleri bir şekilde aksasa da umrunda değil, beni suçlamaz. evet yapmamı bekler ama yapılmıyorsa da ona laf etmiyor. yeter ki işin ucu ona dokunmasın, ondan bir şey beklenmesin. tembel yani düpedüz. yardımcı almamı gereksiz buluyor mesela ama illa da alacağım desem-ki alacağım- hayır alma demez yani. vurdumduymazlığı da benim sinirime dokunuyor aslında. Ayrı yemek pişiriyordum ona çünkü tencere yemeği yemez, sebze yemez. kötü bir beslenme alışkanlığı var ve yıllardır bunu düzeltemedim. mesela kayınvalidem oğluma bakmaya geldiğinde bir hafta bizde kalıyor. hemen x e ne yapalım diye bana sorar mesela. kadın öyle alıştırmış, bizim paşa da o düzenin devam etmesini bekliyor. normal olanı bu sanıyor. son paragraftaki tavsiyeler için teşekkürler ancak zaten yaptığım şeylerden bahsetmişsiniz, eşimle olan ilişkime katkısını anlayamadım :) kendinize ait bir alan açın anlamında söylüyorsanız problem vaktimin olmayışı zaten.
 
Sessizlik problemi çözmez. Erkekler kadin susunca anlamaz. Konuşarak çözebilirsiniz. Sevgi dilencisi durumuna soktuğu için o utanmalı. Sizinle sadece hizmeti görülsün diye mi evlenmiş? Temizlik evlilik yürüten şey değil. Muhabbet biterse evlilik de biter.
kendi işlerinin yoğunluğuna öyle odaklı ki, ben konuşmak istiyorum desem gene ne yumurtlayacak bu diye bakar. bıktım yani....bakış açısını değiştirmesi lazım da bunun için uğraşacak gücüm yok. tabii aradaki şeyler yitip gidiyor öyle de, haklısınız....
 
Kendinize vakit yaratın diye değiştireyim o zaman. Kendinizi her şeyi yetiştirmek için sıkıştırmayın desem daha doğru ifade etmiş olurum. İşi 2 saatte yapacaksınız 4 saatte yapın ve çocuğu eşinize bırakın. O nasıl işim var deyip işin içinden çıkıyor siz de aynısını yapın demek istedim aslında. Hem işim var hem de her işi yapayım olmaz. Olmamalı. Ben nedense eşinizin sizi iş anlamında rahat ve boş gördüğünü düşündüm. Şu klasik 2 ay tatilin var muhabbeti yani. İşte o yüzden bu algıyı yıkın. Eşiniz bu kadın da yoğun derse belki bir şeyler değişir. Çünkü sanki şu an onun gözünde size rahat batıyor.
 
kendi işlerinin yoğunluğuna öyle odaklı ki, ben konuşmak istiyorum desem gene ne yumurtlayacak bu diye bakar. bıktım yani....bakış açısını değiştirmesi lazım da bunun için uğraşacak gücüm yok. tabii aradaki şeyler yitip gidiyor öyle de, haklısınız....
Tek bildiğim bir insan birisiyle vakit geçirmek isterse o vakti yaratıyor, o insanla görüşmek istemezse de bahanesi hep "işim var yoğunum meşgulüm" oluyor.
Simdiye kadar olan konuşmalarınızı anladığım kadarıyla karşı tarafa kendinizi tam olarak anlatamamissiniz. İsler yüzünden hicbirseye yetisemediginizden olaya girdiniz belki de, o da gerçek meseleyi anlayamamış. Erkekler uzun cümlelerden anlamıyor. Kısa ve net konuşmak gerekiyor.
Direk sevildiğimi hissetmiyorum artık gibi kısa cümleler kullanın. Olayı çok dallandirip budaklandirmayin. Bana vakit ayirmani istiyorum deyin. Ve mümkünse eve arkadaşlarınızı çağırın. Birlikte vakit geçirmek için birseyler yapın. Bir film açın, mısır patlatıp birlikte film izleyin. Birlikte saatlerce vakit geçirmek değil mesele, kaliteli vakit geçirin. Birlikte geçirdiğiniz o süre kısa olsa da kaliteli olsun. Seninle gülmeyi unuttum deyin. Dokunulmayi özledim deyin. İçinizdekileri dökün. Sessiz kalarak onun anlamasını beklemeyin. Sessizlik aranızda daha büyük uçurumlar acar. Iletisimsizlik öldürür ilişkileri.
 
Son düzenleme:
X